coronavirüs nedeniyle işçiler ücretsiz izne gönderilebilir mi

Coronavirüs Nedeniyle İşçiler Ücretsiz İzne Çıkarılabilir mi?

İşçilerin büyük çoğunluğunun şu yaşadığımız karantina günlerinde çalıştırılmadığını biliyoruz. Peki bu işçiler işverenlerinden ücret alabilecek mi, işverene karşı hakları neler, ne gibi bir süreç onları bekliyor? Yazımızda bu soruları kanun ve Yargıtay uygulamasına göre cevaplandıracağız.

Malum olduğu üzere tüm dünyaya yayılmış olan Corona virüsü ülkemizde de ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Buna bağlı olarak bir çok işyeri çalışanlarına tatil verdi. Bazı işyerleri ise idari kararla geçici süreliğine kapatıldı. Sonuç olarak işçilerin çalışmadığı ama iş sözleşmesinin de sona ermediği bir durum ortada. 

Buradan doğan en büyük sorun, işçilerin ücret alıp alamayacağı meselesi. Esasen burada işçilerin de işverenlerin de olaya sağduyu ile yaklaşması gerekir. Ancak kanuni hak ve yetkiler de zedelenmemeli. 

Bu kapsamda belirtmemiz gerekir ki Corona nedeniyle çalıştırılmayan işçilerin çoğu durumda ücret almaları gerekiyor. Ancak bunun hangi hal ve şartlar altında olabileceğini aşağıda ayrıntılı açıklayacağız. Önemli bir konudan bahsettiğimiz için yazımızı dikkatlice okuyunuz.

Güncelleme: Konumuzda corona sebebiyle ücretsiz izin uygulamasından bahsettik ancak diğer detaylar için corona sürecinde işçi-işveren ilişkilerinden soru cevap şeklinde bahsettiğimiz “corona sürecinde işçi-işveren ilişkisi” yazımızı mutlaka okumanızı öneririz.

Not: Yazımızda coronaya yakalanan işçinin ücretsiz izne çıkarılması değil corona süreci sebep gösterilerek ücretsiz izne çıkarılma durumundan bahsedilmektedir.

Ücretli ve Ücretsiz İzin Nedir?

İşçilerin yılın her zamanı çalışmaya devam etmesi mümkün değil. Bazı özel durumlarda çalıştırılmadıklarını biliyoruz. İşte bu çalışmama hallerinin bir kısmında ücret almaya devam ederlerken bazı durumlarda ise ücret almadan tatil yaparlar.

İşçinin fiilen çalışmadığı ama ücret almaya devam ettiği izin türü ücretli izindir. En bilindik örneği yıllık izindir. Bununla birlikte doğum izni, mazeret izni, babalık izni, ölüm izni vs. gibi hallerde de ücretli izin verildiği görülebiliyor.

İşçinin fiilen çalışmadığı ve ücret de almadığı izin türüne ücretsiz izin diyoruz. Ücretsiz izin çok istisnai hallerde olabilir. Kanunun öngördüğü bazı hallerde söz konusu olabilir ve bazı durumlarda ise işçi ile işverenin anlaşmasıyla söz konusu olabilir. Örneğin 16 haftalık doğum izninden sonra işçi isterse 6 aylık ücretsiz izne çıkabilir. 

Burada şu husus çok büyük önem taşıyor: işçinin ücretsiz izne çıkabilmesi ancak işçinin buna onay vermesi ile mümkündür. Aksi halde işveren tek taraflı olarak işçilerini ücretsiz izne çıkaramaz.

4857 sayılı İş Kanunu ve buna bağlı çıkarılan diğer mevzuat düzenlemelerinde, iznin ücretli olması asıldır. Ücretsiz izin ise istisnadır. Yani işverenin tek taraflı olarak işçisini izne çıkarması durumunda onun ücretini ödemesi gerekiyor.

Esasen İş Kanunu, ücretsiz izin ile ilgili çok fazla ayrıntı içermiyor. Bu konuda Yargıtay kararlarına göre süreç işliyor. Yargıtay, işçinin ücretsiz izne çıkarılabilmesi için şu şartların gerçekleşmiş olması gerektiğini söylüyor:

  • İşveren işçiye yazılı olarak ücretsiz izin teklifinde bulunmalıdır.
  • İşçi 6 iş günü süresi içerisinde bu teklifi yazılı olarak kabul etmelidir. Kabul etmez veya sessiz kalırsa reddetmiş demektir.
  • İşçinin kabul etmesi ile ücretsiz izin başlar. İşçi herhangi bir yanıt vermez ancak izne fiilen başlarsa kabul etmiş sayılır. Ancak işçi aşağıda da belirteceğimiz üzere gerçekteki durumu her türlü delil ile ispatlayabilir.
  • İşçinin işverene bunu teklif etmesi de mümkündür. Bu durumda da aynı işlemler takip edilmelidir. Ücretsiz izin dilekçesi diye adlandırdığımız bir metin burada söz konusu olur ki bu metin çok önemlidir. Doğru bir şekilde hazırlanmadığı takdirde işverenin bunu kötüye kullanması söz konusu olabilir.
  • Yargıtay, ücretsiz izin döneminde iş sözleşmesinin askıya alındığını kabul ediyor.

Ücretsiz İzinde Sigorta Yatar mı? → Ücretsiz izin süresinde iş sözleşmesi yukarıda da bahsettiğimiz üzere askıda kalır. Dolayısıyla işçinin sigorta primi bu süre içerisinde yatmaz.

Ücretsiz İzin Nasıl Alınır? → Ücretsiz izin almak, işçinin talebi ile de mümkün. Bu ancak bir ücretsiz izin dilekçesi ile sağlanabilir. Bu dilekçe, hakkın doğumu ve ispatı bakımından çok büyük önemi haizdir. Bu nedenle bir avukat yardımı ile hazırlanmalıdır. Hatalı olması durumunda işveren işçiyi sanki işi terk etmiş gibi haklı nedenle işten çıkarabilir.

Ücretsiz İzin Süresi? → Ücretsiz izin, işçi ile işverenin anlaşması ile söz konusu olabilir dedik. Yargıtay, bu anlaşmanın içerisinde ücretsiz izin süresi de olmalı diyor. Yani sürekli olarak ücretsiz izin söz konusu olamaz. Bir süre belirlenmelidir. Ancak bazı durumlarda bu tür bir süre belirlemek mümkün olmayabiliyor. Burada somut olayın şartlarına göre ücretsiz izin süresi koşulları belirlenebilir.

Ücretsiz İzinde İşsizlik Maaşı → Ücretsiz izinde işsizlik maaşı alınamaz. Çünkü işçinin işten çıkması veya çıkarılması gibi bir durum söz konusu değildir. Yalnızca iş sözleşmesi askıda kalır. İş sözleşmesi sona ermediği için ücretsiz izinde işsizlik maaşı söz konusu olmaz.

Coronavirüs Nedeniyle İşçiler Ücretsiz İzne Çıkarılabilir mi?

Corona virüsü veya başka ekonomik krizlere bağlı olarak işçinin ücretsiz izne çıkarılması, “ekonomik riskin işçiye yükletilmesi” olarak yorumlanıyor. Dolayısıyla bu tür durumlar hukuka uygun olmaz. Yani Corona bahanesi ile işçiler ücretsiz izne çıkarılamaz.

Aslında yukarıda da belirttiğimiz üzere böyle ekonomik çalkantılarda en iyisi işçilerin de işverenlerin de sağduyulu olmaları ve ortak bir çözüm üretmeleridir. Ancak işverenler çoğu zaman işçilerini ücretsiz olarak izne çıkarmaktadır. 

İşçiye Yarım Ücret Ödenmesi → Belirtmemiz gerekir ki idari olarak verilen tatiller için farklı şeyler söyleyebiliriz. İş Kanunu madde 24 ve 25 düzenlemelerinde zorlayıcı nedenlerden bahsediliyor. Burada zorlayıcı bir nedenin olduğunu söyleyebiliriz. Bu tür mücbir nedenlerden ötürü çalışma tamamen durdurulduğu zaman ilk hafta işçiye ücretin yarısı ödenir. Bu durum İş Kanunu madde 40 hükmünde yer alıyor.

Burada iki yol mevcut. İşçi, yarım ücret aldığı bu ilk haftadan sonra sözleşmeyi haklı nedenle feshedip şartları varsa kıdem, fazla mesai yıllık izin vs gibi tüm haklarını talep edebilir. Yahut feshetmez, işveren ile farklı bir yola giderek işçiye kısa çalışma yaptırılarak ücretin Devlet tarafından ödenmesi sağlanır. Peki bu nasıl olacak?

İşçinin Ücretinin İşsizlik Sigortası Fonundan Ödenmesi

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ek madde 2 düzenlemesinde; genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı nedenlerin varlığı ele alınıyor. Corona virüsünden ötürü işyerlerinin kapatılması şüphesiz bunlar arasına girer. Bu şartların varlığı durumunda, çalışma süreleri önemli ölçüde azaltılmış veya işyerindeki faaliyetin tamamen yahut geçici olarak durması söz konusu olmuşsa o işyerinde üç ayı geçmeyecek şekilde geçici çalışma yapılabilir.

Sigortalı çalışanlarını hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işveren derhal bu kısa çalışma durumunu gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna ve varsa toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendikaya gönderir.

Bundan sonra kısa çalışma başlamış olur ve kısa çalışma ödeneği (işçinin ücreti) İşsizlik Sigortası Fonundan ödenir. Tabi bunun için işçinin işsizlik sigortası hak etme şartlarını taşıyor olması gerekir. Taşımaması halinde ne olacağına aşağıda değineceğiz.

Günlük Kısa Çalışma Ödeneği Ne Kadardır? → Burada sigortalının son 12 aylık prime esas kazancı dikkate alınır. Buna göre hesaplanan günlük ortalama brüt kazancın %60 kadar bir ödenek söz konusu olur. Tabi bu şekilde hesaplanacak çalışma ödeneği, 16 yaşından büyük işçiler için aylık asgari ücret brüt miktarının %150’sinden fazla olamaz.

İşçinin ücretinin işsizlik sigortası fonundan ödenmesi, mücbir nedenle çalışmanın durmasını takip eden bir haftadan sonra başlar. 3 ay boyunca devam eder. Bu süreyi 6 aya kadar uzatma yetkisi Cumhurbaşkanı’ndadır.

Peki Corona nedeniyle ücretsiz izne zorlanan işçi ne yapabilir? Şimdi bu soruyu yanıtlayacağız.

İşçi İşsizlik Sigortası Şartlarını Taşımıyorsa

Zorlayıcı nedenle işçinin 1 haftalık yarım ücretinin ödenmesi ve sonradan ücretinin İşsizlik Sigortası Fonundan ödenmesi için işçinin işsizlik sigortası şartlarını taşıyan işçi olması gerekir. Bununla ilgili olarak ‘işsizlik maaşı’ başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. Peki işçi bu şartları taşımıyorsa ne olacak?

Böyle bir durumda İş Kanununda hüküm bulunmadığı için Türk Borçlar Kanununda yer alan hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlere bakılır. Bu çerçevede söyleyebiliriz ki tarafların karşılıklı olarak borçlarını yerine getirmesini engelleyen mücbir nedenler olduğu için sözleşme askıda kalır ve işçiye ücret ödenmez. Yani bir nevi ücretsiz izin söz konusu olur. Ya da işçi 1 hafta yarım ücret ödemesinden sonra sözleşmesini haklı nedenle feshederek tüm haklarını alabilir.

Zorla Ücretsiz İzne Çıkarılan İşçi Ne Yapabilir?

Haksız olarak ücretsiz izne çıkarılan işçi iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirme hakkına sahip olur. Haksız olarak ücretsiz izin uygulamasının ilk sonucu budur. 

İşçi bu şekilde iş sözleşmesini sona erdirecekse ayrıca kıdem tazminatı hakkına sahip olur. Tabi bunun için kıdem tazminatı şartlarını yerine getirmiş olması gerekiyor. Bununla ilgili olarak “kıdem tazminatı” başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

Ayrıca varsa fazla mesai, yıllık izin gibi diğer hakları da almak mümkündür.

Tabi ücretsiz izne çıkarılan işçi, iş sözleşmesini sona erdirmek istemiyor olabilir. Yani işinden memnundur ancak ücretli izin hakkının da farkındadır. Bu halde işveren ücretsiz izne çıkarmış olabilir. Böyle bir durumda aslında ücretsiz izin hukuka aykırı olduğu için işverenin ücret ödemesi gerekiyor. Bu nedenle ücretin ödenmemesinden dolayı işçi alacağı davası açmak mümkün. Bununla ilgili olarak “işçinin maaşının ödenmemesi” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. Yahut bu alacak hakkı o an dava açmadan sonraya da saklanabilir. Ücret alacağının 5 yıl zamanaşımı süresi mevcuttur.

Esasen Corona gibi durumlarda belirli şartların gerçekleşmesi halinde işçilerin ve işverenlerin zaten iş sözleşmesini sona erdirme hakkı vardır.

Ayrıca merak edebilirsiniz: “corona sürecinde işçi işten çıkarılabilir mi

Bu Süreçte İşverenlerin Dikkat Etmesi Gerekenler

Söz konusu virüsün tüm ülke ekonomisini sıkıntıya soktuğu bir gerçek. Böyle durumlarda işçiye yüklenmek ne kadar yanlışsa, tüm yükü işverenin yüklenmesi de o kadar yanlıştır. İşveren ile işçi, bu süreçte ücretin nasıl olacağına ilişkin anlaşma yapabilirler. 

Dolayısıyla bu tür durumlar için işverenler de düşünülmüş ve kanunda bazı haklar tanınmıştır. Bunlardan en önemlisi İş Kanunu madde 25 düzenlemesinde yer alan sözleşmenin haklı nedenle fesih hakkıdır. 

Ayrıca iş sözleşmesi her ne kadar askıda da olsa izin sürecinde sadakat yükümü devam eder. Dolayısıyla işveren buna ilişkin haklarını da işçilerine yöneltebilir. Onların uzaktan çalışmasını isteyebilir. Yahut işyerinde gerekli tedbirleri aldıktan sonra işçilerin fiilen çalışmasını isteyebilir. 

Bunlar tamamen somut olayın şartlarına bağlıdır. Bunlarla ilgili ayrıntılar için “Corona salgını sürecinde işverenlerin hakları” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Sonuç

Yukarıda Corona’ya bağlı olarak işverenlerin ücretsiz izin uygulamasından bahsettik. Süreç genel olarak bu şekilde. Ancak her somut olay kendine has özellikleri içinde barındırır. Her somut olayda farklı hukuk kurallarına temas eden noktalar vardır. Bu nedenle söz konusu meselenin tecrübeli iş avukatları ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. 

Hukuki süreç öncesinde alınan avukat yardımı, hak kaybını önceden engeller. Aksi halde telafi etmesi güç zararlar doğabilir. Kişi haklı iken haksız konuma düşebilir. Dolayısıyla bu tür durumlarda deneyimli avukatlarla çalışmak en sağlıklısı olacaktır. 

Bu makale faydalı mıydı?