basın iş kanunu gazeteci hakları

Basın İş Kanununda Gazetecilerin Hakları

(7 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Yasal haklarını en çok bilmesi gereken meslek grubu belki de gazetecilerdir. Hem farklı kanuna tabi olmaları hem de hak ihlalinin yoğun olması bakımından basın çalışanlarının yasal hakları önem taşıyor. Bu yazıda Basın İş Kanunu düzenlemelerine göre gazetecilerin yasal haklarından bahsedeceğiz. 

Öncelikle belirtmemiz gerekiyor ki basın çalışanları için 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanmaz. Gazeteciler 5953 sayılı ‘Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’ düzenlemesine tabidir. Biz bu kanuna kısaca ‘Basın İş Kanunu’ diyoruz.

Aslında gazeteci hakları genel başlıklar altında baktığımız zaman diğer işçi haklarına benzer ama kurallar bakımından farklılıklar görülebiliyor. Peki gazeteci kimdir? Gazeteci gene kanunda tanımlanıyor. 

Hukuken Kim Gazetecidir? → Türkiye’de yayınlanan gazete ve mevkutelerde haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat alanlarında çalışan ve İş Kanununun ‘işçi’ olarak tanımladığı kişilerden olmayan fikir – sanat çalışanları gazetecidir.

Şimdi genel olarak basın çalışanlarının hakları nelerdir sorusunu cevaplandırdıktan sonra bunların önemli noktalarını izah edeceğiz. Konunun önemini yukarıda izah ettik. Bu nedenle yazımızı dikkatlice okuyunuz.

Genel Olarak Gazetecilerin Hakları Nelerdir?

Gazetecilerin hakları genel olarak Basın İş Kanununda yer alıyor. Bunlar yakından bakıldığı zaman birçok başlık altında toplanabilse de en önemlileri; ücret hakkı, ölüm tazminatı, haftalık izin, yıllık izin, olağanüstü izin, fazla mesai alacağı, sendikalaşma hakkı, sözleşmeyi fesih hakkı, kıdem ve diğer tazminat haklarıdır. Şimdi bunların her birine daha yakından bakacağız.

Basın İş Kanununa Göre İş Sözleşmesi Nasıl Olmalı

Basın İş Kanunu, gazetecinin yapacağı iş sözleşmesinin yazılı olmak zorunda olduğunu söylüyor. Yani normal iş sözleşmelerindeki serbestlik burada yok. Bu aslında basın çalışanlarını korumaya yönelik bir zorunluluk.  

Kanun bununla da kalmıyor, sözleşmede bazı hususların özellikle yer alması gerektiğini söylüyor. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Gazetecinin yapacağı işin türü
  • Alacağı ücretin miktarı
  • Gazetecinin kıdemi 

Eğer işin türü ve ücrette sonradan herhangi bir değişiklik olursa bunun sözleşmeye eklenmesi şarttır. Bununla birlikte kanuni düzenlemeye göre eğer bir gazeteci 2 yıl çalışmışsa terfi ettirilmek zorundadır. Terfii, sözleşmede yer alan yüzdeye göre yapılacaktır.

Basın İş Kanunu Düzenlemelerinde Ücrete İlişkin Hükümler

Basın çalışanlarının ücretinin sözleşmede yer alması gerektiğinden bahsettik. İşte Basın İş Kanunu madde 14 hükmüne göre bu ücret her ay peşin olarak ödenmek zorundadır. Eğer gazeteciye ilave ücretler veriliyorsa bunların da sigorta primlerinin ödenmesi kanuni bir zorunluluktur. 

Ayrıca gazetecinin ücreti, primi, ikramiyesi ve bunlar gibi diğer alacakları özel olarak o gazeteci adına açılan banka hesabına yatırılmış olması zorunludur. Bu konudaki prosedürle işlemlerle ilgili kuralları belirleme yetkisi; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığına aittir. Bu kurumlar bu belirleme yetkisini birlikte ‘yönetmelik çıkararak’ kullanırlar.

Eğer sözleşmede yer alan süre dolmadan gazetecinin sözleşmesine son verilmişse ve gazetecinin bir kusuru yoksa, peşin aldığı ücret ve diğer ödemelerin kalan kısmını geri vermek zorunda değildir.                      

Gazeteci İkramiyesi → Gazetecilerin her hizmet yılı sonunda bir aylık ücreti tutarında ikramiye hakkı vardır. Bu ikramiyeyi işveren ödemek zorundadır. Basın İş Kanunu madde 14 düzenlemesinde yer alan bu ikramiye zorunluluğu, gazetecinin işverene sağladığı karın kendi emeğine düşen karşılığı olarak gösterilmiştir.

Gazetecinin Sözleşmede Yazmayan İşler Yapması → Basın İş Kanunu madde 15 hükmü gereğince gazeteciye normal işinin haricinde işveren tarafından iş verilir veya yazı sipariş edilir ise bu işlerden ötürü gazeteci ayrıca ücrete hak kazanır. Dahası, gene ikramiyede olduğu gibi bu fazlalık işlerden ötürü de sigorta primi yatmak zorundadır.

Askere Giden Gazetecinin Ücret Hakkı → Askere giden gazeteci Basın İş Kanunu madde 16 düzenlemesi uyarınca askerlik süresince ücret almaya devam eder. Ancak bu ücret son aldığı aylık ücretin yarısı kadardır. Yani ücret hakkını yarı oranında muhafaza eder. Tabi bu muvazzaf askerlik yani herkes için zorunlu olan askerlik ödevidir.

Eğer asker gazeteci, talim veya manevra gibi nedenlerle askere çağrılmışsa bu sefer işveren normal ücretin tamamını askerlik süresince ödemek zorundadır. Eğer seferberlik söz konusu ise bu sefer ilk üç ay için ücret ödenir. 

Tabi burada şöyle bir istisna vardır: Eğer gazeteci, askerlik statüsünden ötürü maaş alıyorsa (astsubay maaşı vs.) hangi maaşın daha fazla olduğuna bakılır. Gazetecilikten aldığı ücret daha fazla ise işveren arada kalan tutarı ödemek zorundadır. Eğer astsubay ücreti daha fazla ise işverenin bir ödeme yapmasına gerek kalmaz.

Kadın Gazetecinin Ücret Hakkı → Kadın gazeteci için sırf kadın olmasından ötürü erkek gazetecilere göre daha az ücret verilmesi söz konusu olamaz. Böyle bir durumda işveren ayrımcılık tazminatı ödemek durumunda kalır. Kadın gazetecinin hamileliği döneminde 7. aydan itibaren bebeğin doğup iki aylık oluncaya kadar geçen sürede gazeteci izinli sayılır ve bu sürede en son aldığı ücretin yarı oranında her ay ücrete hak kazanır. Eğer doğum olmazsa yahut bebek ölü doğarsa bu sefer bu olayın gerçekleşmesini takiben 1 ay boyunca ücret ödenmeye devam edilir. Kadın gazeteci sigortadan veya bağlı olduğu farklı kuruluşlardan yardım vs. şeklinde ödeme alabilir ve bu durum işverenden alacağı ücrete etki etmez.

Cezaevindeki Gazetecinin Ücret Hakkı → Bağlı olduğu gazete veya medya kuruluşu nedeniyle hürriyeti kısıtlanan (tutuklanan veya mahkum edilen) gazeteci, işverenden normal ücretini almaya devam eder. Ancak tutuklamaya veya mahkumiyete neden olan yayının söz konusu gazeteci tarafından hazırlanması ve sorumlu müdürün bundan haberinin olmaması veya sorumlu müdürün onayladığı metin üzerinde ondan habersiz değişiklik yapıldığı durumlarda gazeteci bu ücretini alamaz. Gazeteci cezaevindeyken diğer çalışanlara zam yapılırsa, kendisi de aynı şekilde zamdan yararlanır. Eğer gazetecinin o gazete nedeniyle cezaevine alınması olayı, gazetecinin işten ayrılmasından sonra gerçekleşmişse gazeteci bu sefer işverenden ücret değil tazminat alır.

Yayımı Durdurulan veya Tatil Edilen Medya Kuruluşunda Çalışanların Ücret hakkı → Sebebi ne olursa olsun bir gazete veya medya kuruluşu yayımı durdurur, tatil eder vs. durumlarda 2 ay boyunca basın çalışanlarının ücretini ödemek zorundadır. Bu ücret gazetecinin kanuni tazminat hakkını engellemez.

Ücrete ilişkin gazetecinin bu hakları, kanunda yer alan asgari haklardır. Dolayısıyla basın çalışanlarının bu hakları, herhangi bir sözleşme ile daha da artırılabilir, genişletilebilir. Ancak sözleşme ile gazeteci aleyhine bu kurallar geri çekilemez. Yani taraflar anlaşmış olsa bile basın çalışanlarının aleyhine bir durum oluşturulamaz.

Basın İş Kanununda Çalışma Süresi ve Fazla Mesai Alacağı

Yukarıda gazeteci olarak tanımladığımız kişilerden bir ofis, işyeri, matbaa, idare binası vs. gibi yerlerde mesai ile çalışanlar için günlük çalışma süresi 8 saattir. Gece veya gündüz çalışma farketmeksizin, günlük normal çalışma süresi 8 saati aşamaz. 

Basın çalışanlarının günlük 8 saati aşması veya ulusal bayram, genel tatil yahut hafta tatilinde çalıştırılması halinde fazla saatlerle çalışma söz konusu olur ve fazla mesai ücreti hakkı doğar. Eğer gazeteci pazar günü çalıştırılıyorsa ama o hafta başka gün tatil yapıyorsa fazla mesai yapmış olmaz.

Gazeteci fazladan çalıştığı her saat için normal saatlik ücretinin %50 fazlasına yani %150’sine hak kazanır. Eğer fazla çalışılan saatler gece saatlerine denk gelmişse (gece 12’den sonraya denk gelmişse) bu sefer fazla mesai ücreti her bir saat için normal saatlik ücretin 1 misli fazlası olur. Yani %200 oranında ücrete hak kazanılır.

Fazla çalışma olarak 3 saat 24 dk çalışılmışsa burada 3,5 saat fazladan çalışılmış gibi hesap edilir. Eğer 3 saat 40 dk fazladan çalışılmışsa 4 saat fazladan çalışılmış gibi hesap edilir. Yani 1 saate varmayan son kısım yarım saatten az ise yarım saat, yarım saatten fazla ise 1 saat olarak hesaplanır.

Bir gazeteci parça başı çalışıyor olabilir. Yani yazdığı yazı, editlediği video, hazırladığı belgesel vs. üzerinden ücreti hesaplanabiliyor. Bunlar için de fazla mesai alacağı söz konusu olur. Yani bir basın çalışanının yaptığı iş başına normal alacağı ücret bellidir, normal anlaşılan iş kapasitesinden fazla iş yaptığı takdirde aynı ücreti değil fazla mesai ücretini alır. 

Fazla mesai ücreti, Basın İş Kanunu ek madde 1 düzenlemesinde yer alıyor ve burada fazla çalışmaya dair ücretin bir sonraki ücret ödeme işleminde ödenmesi gerektiği yazıyor. Ayrıca fazla mesai de günde 3 saatten fazla olamaz. Bu da basın çalışanlarının Basın İş Kanunu hükümlerine göre korunmasını sağlıyor.

Gazetecilerin Sendikal Hakları

Gazeteciler, diğer meslek kuruluşları gibi sendika kurma veya sendikaya üye olma hakkına sahiptirler. Sendikaya üye olmalarından ötürü işveren tarafından ayrı bir muameleye tabi tutulamazlar. İşverenin sendikal nedenle gazeteci aleyhine davranması onun ayrıca sorumluluğunu doğurur.

Gazeteci Ölürse Yakınlarının Alacağı Tazminat

Gazeteci öldüğü zaman iş akdi kendiliğinden sona erer. Böyle bir durumda ölenin eşi ve çocuklarına, eğer bunlar yoksa gazetecinin geçimini sağladığı aile efradına gazetecinin 3 aylık ücretinden az olmayacak şekilde kıdem hakkı tutarı kadar ölüm tazminatı verilir. Bu tazminattan işveren sorumludur.

Gazetecinin İzin Hakkı

Basın İş Kanunu madde 19 ve devamında basın çalışanlarının izin hakkı ile ilgili hükümler yer alıyor. Belirtmemiz gerekir ki bu izinlerin tamamı ücretli izindir. Yani gazeteci bu süreler boyunca ücretini almaya devam eder. 

Ayrıca bu sayacağımız izin haklarında önceden feragat etmek mümkün değildir. Yani iş sözleşmesinde bundan daha az süreler öngörülürse bu maddeler geçersiz olur. Ama bu sürelerin gazeteci lehine artırılması mümkündür. 

Bunları genel olarak şu şekilde izah etmemiz mümkündür:

Hafta Tatili → Her 6 günlük çalışmadan sonra gazetecinin 1 gün dinlendirilmesi zorunludur. Eğer gazetecinin iş tanımı, sürekli olarak gece çalışmasını gerektiriyorsa bu sefer hafta tatili en az 2 gün olur. 

Doğum, Ölüm, Evlilik vs. İzinleri → Gazetecinin çocuğu doğarsa 3 gün, eşi-çocuğu veya ana-babası ölürse 4 gün, çocuğu evlendiğinde 2 gün, kardeşi veya dede-nenesi yahut torunu öldüğü zaman 2 gün ekstra izin hakkı vardır. Bu izinlerin yıllık izinden düşülmesi mümkün değildir.

Yıllık İzin Hakkı → Günlük yayın yapan bir gazetede en az 1 yıl çalışmış olan gazetecinin yolda 4 hafta yıllık izni vardır. Eğer en az 10 yıldan beri çalışan bir gazeteci söz konusu ise bu sefer yıllık izin en az 6 hafta olmak zorundadır. Tabi gazetecinin kaç yıldır gazeteci olduğu yani kıdemi, o gazetede çalışma süresine göre değil, gazetecilik mesleğinde ne kadar çalıştığına bakılır. Yani farklı medya kuruluşlarındaki çalışmaları toplu hesaplanır.

Tablo 1: Gazetecinin Ücretli İzin Hakkı

İzin Türü İzin Süresi
Hafta Tatili 1 gün (haftada)
Gece Çalışan Gazetecinin Hafta Tatili 2 gün (haftada)
Çocuğu Doğan Gazetecinin İzni 3 gün
Eşi veya Çocuğu Ölen Gazetecinin İzni 4 gün
Anne veya Babası Ölen Gazetecinin İzni 4 gün
Çocuğu Evlenen Gazetecinin İzni 2 gün
Kardeşi, Dedesi, Nenesi veya Torunu Ölen Gazetecinin İzni 2 gün
En Az 1 Yıl Çalışmış Gazetecinin Yıllık İzni 4 hafta (yılda)
En Az 10 Yıl Çalışmış Gazetecinin Yıllık İzni 6 hafta (yılda)

Basın İş Kanununda Sözleşmenin Sona Ermesi

Basın İş Kanunu, çeşitli fesih hallerine yer veriyor. Buna göre basın çalışanı veya işveren, sözleşmeyi sona erdirebilir. Ancak somut olayın şartlarına göre, gazetecinin haklılık durumuna göre bazı haklar doğar veya bazı haklar kaybedilir. Öncelikle sözleşmenin nasıl bittiğine bakarız.

Basın çalışanlarının işvereni ile arasındaki sözleşme birkaç şekilde sona erebilir: 

  • Tarafların anlaşması ile sözleşmenin feshi 
  • Sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi
  • Sözleşmenin fesih bildirimi ile tek taraflı olarak sona erdirilmesi
  • Sözleşmenin ihbar süresine uyularak sona erdirilmesi
  • Sözleşmenin haklı nedenle derhal tek taraflı olarak sona erdirilmesi

Sözleşmenin Tarafların Anlaşması ile Sona Ermesi → Sözleşme ister belirli süreli olsun, ister belirsiz süreli olsun, basın çalışanları ile işveren aralarında anlaşarak sözleşmeyi her zaman sona erdirebilir. Feshin hukuki sonuçları üzerinde anlaşabilir. Ancak kanunun gazeteci için zorunlu koştuğu asgari haklar gazeteci aleyhine düşürülemez. Gazeteci bunu kabul etse bile sonradan dava açarak bu hakları elde edebilir.

Sözleşmenin Kendiliğinden Sona Ermesi → .Eğer belirli bir süre için sözleşme yapılmışsa bu sürenin sonunda sözleşme kendiliğinden sona erer. Tabi bunun ne şekilde olacağına veya aksi yönde hükümler sözleşmede yer alabilir. Normal şartlar altında kendiliğinden sona eren sözleşmelerde gazetecinin işverene karşı bir talep hakkı yoktur. Tekrar etmek gerekirse sözleşmede yer alan haklar hariç tabii ki.  Eğer süre dolmuş ancak gazeteci ile işveren sanki sözleşme devam ediyormuş gibi faaliyete devam ederse sözleşme 1 yıllığına uzamış olarak kabul edilir. Bunların yanında gazeteci öldüğü zaman sözleşme gene kendiliğinden sona erer.

Bu iki sona erme halinden başka, sözleşmenin tek taraflı olarak sona ermesi gelir. Gazeteci veya işveren sözleşmeyi feshedebilir.

Fesih Bildirimi ile Sona Erme → Her iki taraf da bozucu yenilik doğuran feshi hakkını kullanarak sözleşmeyi her zaman sona erdirebilir. Ancak sözleşmeyi herhangi bir haklı gerekçe olmadan veya feshi ihbar süresine uymadan sona erdirmek tavsiye edilmez. Bu her zaman kişinin aleyhine bir durum oluşturur.

İhbar Süresine Uyularak Sözleşmenin Sona Erdirilmesi → 5 seneden az çalışan gazeteci 1 ay önceden, 5 seneden fazla çalışan gazeteci 3 ay önceden fesih ihbarı ile işten çıkarılabilir. Gazeteci ise her halükarda 1 ay önceden fesih ihbar bildirimine uyarak sözleşmeyi sona erdirebilir. Bunlar bu yazımızın konusu olmadığı için ayrıntısına burada girmiyoruz.

Sözleşmenin Haklı Nedene Dayanılarak Derhal Feshi → Bazı hallerde işverenin veya basın çalışanlarının davranışları, derhal fesih hakkı verir. Bu hallerde fesih ihbar süresine uymak gerekmez. Bunlar daha çok gazetecinin veya işverenin diğerine karşı şeref ve haysiyetine karşı yapılan kusurlu davranışlarıdır.

Bu saydıklarımız basın iş kanununda sözleşmenin sona erebildiği ihtimallerdir. Her biri kendine has hukuki sonuçlar doğurur. Burada bunların ayrıntısına girmiyoruz. Bununla ilgili olarak ‘İstifa Eden veya İşten Çıkarılan Gazetecinin Hakları’ başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

Basın İş Kanunu Kıdem Tazminatı

Bir gazetecinin kıdem tazminatı elde edebilmesi için en az 5 sene çalışmış olması gerekiyor. Ayrıca kıdem tazminatı, sözleşmenin sona ermesi ile işlenebilen bir tazminattır. Tabi kıdem tazminatı ile ilgili hususlar somut olayda sözleşmenin ne şekilde sona erdiği ile de yakından ilgilidir. 

Örnek olarak, haklı nedenle işten çıkarılan gazeteci gerçekten kanunda yer alan haklı neden hallerinden biri söz konusuysa kıdem tazminatı alamaz. Bunun için ‘gazetecilerin kıdem tazminatı’ başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

Basın İş Kanununda kıdem tazminatı hesabında meslekte geçirdiği tüm süre hesap edilir. Yani sadece son işveren değil, eski işverenler nezdinde geçen süreye göre de hesaplanır. Tabi çalışılmadan geçirilen yahut başka bir meslekle geçirilen süreler hesaba katılmıyor. Ayrıca deneme süresi de kıdem hesabına dahil ediliyor.

Gazetecinin kıdem tazminatını ödeyen işveren eski işverenlere onların çalıştırma süresi oranında rücu edebilir. Kıdem tazminatının hesaplanmasında gazetecinin son aldığı ücret üzerinden hesaplama yapılır Bu ücretin giydirilmiş ücret mi yoksa çıplak ücret mi olduğu konusunda farklı yargı kararları ile karşılaşabiliyoruz.

Gazetecinin İhbar Tazminatı

Basın çalışanlarının önemli haklarından biri de ihbar tazminatı hakkıdır. Yukarıda Feshi ihbar süresine uyularak sözleşmenin sona erdirildiğinden bahsettik. Burada belirli fesih süreleri vardır. Bu sürelere uyularak sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerine ihtarname ile bu durumu bildirmek durumundadır.

Eğer bildirmezse bu süreler tutarında ihbar tazminatı ödemek zorunda kalınır. Yalnızca bildirim yetmez, bildirimden sonra feshi süresi kadar çalışmaya devam edilmelidir.

İşveren Gazetecinin Haklarına Uymazsa Ne Olur?

Yukarıda basın çalışanlarının haklarına değindik. Peki işverenin bu haklara uyması nasıl sağlanacak? Öncelikle işveren gazeteciye bu hakları sağlamadığı zaman alacak davası açılabilir, icra takibi yapılabilir.

Ancak bunun haricinde Basın İş Kanunu, bu haklara uygun hareket etmeyen işveren için bazı ceza yaptırımları düzenliyor. Bunları şu şekilde açıklayabiliriz:

  • Yukarıda gazetecinin yapacağı sözleşmenin yazılı olacağından ve içeriğinde bazı hususlara yer verileceğinden bahsettik. İşte işveren bu yükümlülüğüne uymazsa her sözleşme için 700 TL
  • Kıdem tazminatı yükümüne uymayan işveren için 2500 TL
  • Yukarıda bahsettiğimiz basın çalışanlarının yakınlarına verilen ölüm tazminatı yükümüne uymayan işveren için 2500 TL 
  • Gazetecinin ücretini, primini, ikramiyesini ve diğer ödemelerini yukarıda bahsettiğimiz hükümlere göre ödemeyen işverene her bir gazeteci için 1500 TL
  • Askere giden gazeteciye ödenmesi gereken ücrete yukarıda bahsettiğimiz şekilde riayet etmeyen işveren için 1500 TL
  • Mahkumiyet veya tutukluluk hallerinde gazeteciye ödenmesi gereken ücreti yukarıda bahsettiğimiz kurallara göre ödemeyen işveren için gene 1500 TL
  • Gazeteciye yıllık izin hakkını gerektiği gibi kullandırmayan işveren, gazetecinin yıllık iznine karşılık gelen ücret tutarının 3 katı kadar
  • Gazetecinin fazla mesai ücretini ödemeyen veya kanunda yazanın altında bir hesaplama ile ödeyen işveren ödemediği yahut eksik ödediği fazla mesai tutarının  tutarın 5 katı kadar

idari para cezasına hükmedilir ve haklara uygun davranması sağlanır. Yıllık izinle ilgili konuda gazeteciye normal ödemenin iki katı ödeme yapılır. Bahsi geçen idari para cezalarını o yerde bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüğü veriyor.

Sonuç

Yukarıda genel olarak basın çalışanlarının haklarını hukuki zeminde açıklamaya çalıştık. Burada yer alan hususlar tabii ki genel nitelikli meselelerdir. Bunların her biri kendi içerisinde hukuk tekniği bakımından önemli ayrıntılar içeriyor.

Ayrıca her somut olay kendine has özellikler barındırdığı için başkaca hukuki çarelerin üretilmesini gerektirebiliyor. Bu nedenle yapılması gereken en önemli şey tecrübeli avukatlar ile çalışmaktır. 

Basın İş Kanununda gazetecilerin hakları çok ayrıntılı olmayacak şekilde ve uygulama bakımından yetersiz düzenlenmiştir. Dolayısıyla hukuki süreçte yargı kararları, somut olayla ilgili diğer mevzuat hükümleri vs. dikkatlice araştırılmalı, konunun üzerine düşülmelidir. Bunu sağlamanın en doğru yolu da hukuki yardım almaktır.

Bu makale faydalı mıydı?