deniz iş hukuku

Deniz İş Hukuku

(7 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Denizlerdeki işveren – işçi ilişkileri, tamamen kendi hukuki kurallarına sahiptir. Bu kurallar deniz iş hukuku ile belirlenir. Normal kara ticaretindeki işçi işveren hak ve yükümlülükleri temel olarak burada da mevcuttur ancak ayrıntıya girildiği zaman farklı şart ve hükümlere sahip olduğu görülür.

854 sayılı Deniz İş Kanunu, deniz göl ve akarsularda Türk Bayrağı taşıyan gemiler ve bunların çalışan ve işverenleri için düzenlenmiş bir kanundur. Deniz iş hukuku ile uyuşmazlıklara bu kanun ve buna bağlı çıkarılan yönetmelik düzenlemeleri uygulanır. 

Biz de bu düzenlemeler etrafında ve uygulamadaki işleyişi göz önünde bulundurarak sizlere deniz iş hukuku hakkında genel bir çerçeve çizeceğiz. Bazı kavramları izah edeceğiz. Deniz çalışanlarının kanundaki adı gemi adamıdır ve Deniz İş Kanunu yalnızca belirli gemi ve çalışanlara uygulanır. 

Deniz İş Hukuku’na Göre Gemi Adamı Nedir → Bir gemide hizmet akdi ile (iş sözleşmesi ile) çalışan tayfa hukuken gemi adamı olarak kabul edilir. Kaptan, zabit ve diğer bütün çalışanlar gemi adamıdır ve kanunun gemi adamına tanıdığı hak ve yükümlülüklere sahip olur. Güverte sınıfı tayfalar, miço, gemici, usta demirci, güverte lostromosu, makine sınıfı tayfalar, silici, yağcı, makine lostromosu, yardımcı hizmet sınıfı tayfalar, kamarot, aşçı ve bunlar gibi diğer çalışanlar tayfadan yani gemi adamından sayılıyor.

Deniz İş Kanunu Kimlere Uygulanır → 854 sayılı Deniz İş Kanunu; deniz, göl ve akarsularda Türk Bayrağı ile seyreden ve 100 veya üzerinde grostonilatoya sahip gemilerde çalışan gemi adamlarına ve bunların işverenlerine uygulanır. Yani en temel iki unsur Türk Bayrağı taşıma ve geminin en az 100 grostonilato büyüklüğünde olmasıdır. Groston, bir gemi büyüklük birimidir ve uluslararası kuruluşlarca geminin bu büyüklüğü belirlenir. 

Belirtmemiz gerekir ki eğer aynı işveren en az 5 tane gemi işletiyorsa artık bu gemilerin büyüklüğü önemli değildir. Çok küçük dahi olsalar Deniz İş Kanunu’na tabi olur. Ayrıca sandal, şat, salapurya gibi araçlar da deniz iş hukuku açısında gemi olarak kabul ediliyor.

Yabancı Gemi Adamları → Yabancı uyruklu ama Deniz İş Kanunu kapsamındaki gemilerin yabancı çalışanlarına bu kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için ilgili yabancı Devlet, Türk çalışanlara aynı hakları tanıyor olmalıdır. Yani mütekabiliyet esası çerçevesinde Deniz İş Kanunu hükümleri yabancı gemi adamlarına da uygulanabiliyor. 

Aşağıda gemi adamının hak ve yükümlülükleri ile işverenin hak ve yükümlülüklerinden bahsedeceğiz. Bu hak ve yükümlülüklerin önemli olan bazıları hakkında önemli ayrıntılara değineceğiz. Deniz iş hukuku kuralları oldukça önemli ayrıntılara sahiptir, bu nedenle yazımızı dikkatlice okumanızı tavsiye ederiz.

Gemi Adamının Hak ve Yükümlülükleri Nelerdir?

854 sayılı Deniz İş Kanunu ve buna bağlı çıkarılan yönetmelik düzenlemeleri gemi adamına bazı hak ve yükümlülükler yükler. Bunları genel olarak şu şekilde sıralamamız mümkündür:

  • Ücret, iaşe ve ikamet hakkı
  • Yıllık izin hakkı
  • Hafta tatili ve diğer tatil hakları
  • Ara dinlenmesi hakkı (var mı diye kanuna bak)
  • Fazla çalışma ücreti hakkı
  • Sosyal güvenlik hakkı
  • Kıdem ve ihbar tazminatı hakkı

Aşağıda yazımız genel olarak bu hakların izahı yönünde ilerleyecektir. Bunların yanında işçinin bazı yükümlülükleri vardır. İlk olarak iş görme borcu vardır. Bu yükümlülük iş sözleşmesinden kaynaklanır ve işçinin bizzat yerine getirmesi gereken bir borçtur. Ayrıca gemi adamı işverenine karşı özen ve sadakat yükümlülüğü altındadır. Bununla birlikte işverenin düzenleme ve talimatlarına uymakla yükümlüdür. Ayrıca işveren ile belirli düzeyde rekabet etmeme yükümlülüğü vardır.

Deniz İş Hukukunda İşverenin Hak ve Yükümlülükleri Nelerdir?

Deniş iş hukukunda işverenin; ücret ödeme borcu, iş sağlığı ve güvenliği önlemi alma borcu, eşit davranma yükümlülüğü, engelli ve eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğü, gemi adamının ikameti ve iaşesi gibi genel nitelikli yükümlülükleri vardır. Ayrıca işçinin yukarıda saydığımız borçları aynı zamanda işveren için hak niteliğindedir.

Deniz İş Kanununa Göre İş Sözleşmesi Nasıl Olmalıdır?

Deniz İş Kanunu madde 5 düzenlemesine göre gemi adamı iş sözleşmesi yazılı olmak zorundadır. İki nüsha olarak düzenlenir ve birisi işverende diğeri işçide bulunur. Ayrıca 6. maddede iş sözleşmesinde bulunması zorunlu olan hususlar yer alıyor. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • İşverenin ve gemi adamının adı-soyadı, ikamet adresi
  • Gemi adamının doğum tarihi ve yeri, sicil numarası
  • Gemi adamının çalışacağı geminin adı, sicil numarası, groston cinsinden değeri, kayıtlı olduğu sicil dairesi
  • Eğer gemi adamının aynı işverene ait başka gemilerde çalıştırılabileceği gibi bir durum var ise bu da sözleşmede yer alır
  • Sözleşmenin yapıldığı yer ve tarih
  • Gemi adamının ne iş yapacağı ve çalışmaya başlayacağı tarih ve yer
  • Sözleşmenin süreli olup olmadığı, eğer süreli yapılmışsa bu süre, eğer belirli bir sefer için yapılmışsa bu sefere ilişkin bilgiler
  • Gemi adamının alacağı ücrete ilişkin esaslar ve bunun miktarı
  • Ücretin ödenme zamanı ve yeri, eğer anlaşılmışsa prim, ikramiye ve diğer ödeneklere ilişkin bilgiler, banka hesap bilgileri
  • Avans ve diğer ödemelere ilişkin bilgiler
  • Diğer iş şartları

Deniz İş Hukukuna Göre Fesih Halleri

Gemi Adamının İşten Çıkarılması

İşveren gemi adamını istediği zaman işten çıkarabilir. İş sözleşmesine mutlak olarak katlanma yükümlülüğü ne işçi için ne de işveren için söz konusudur. Yani hem gemi adamı hem işçi istediği zaman iş sözleşmesine son verebilir. Ancak haliyle bunun bazı hukuki sonuçları olur. Bunlar kıdem tazminatı ve diğer bazı ödemelere ilişkin sonuçlardır. Bunlara aşağıda yeri geldikçe değineceğiz.

Deniz İş Kanunu madde 14 düzenlemesinde önelsiz fesih ve infisah düzenleniyor. Bu aslında haklı nedenle sözleşmenin sona erdirilmesi olarak anlaşılabilir. Madde 14/1 düzenlemesinde işverenin haklı nedenle feshi düzenleniyor. Buna göre şu hallerde işveren veya işveren vekili tarafından iş sözleşmesi feshedilebilir:

  • Herhangi bir limanda gemi adamı gemiye hiç dönmez veya dönüp de hizmete girmez ise
  • Tutukluluk, hapis yahut gemide çalışmaktan men edilme gibi nedenlerle gemi adamının gemide çalışması imkansız hale gelmiş ise
  • Gemi adamı, işveren yahut işveren vekiline karşı; kanuna, hizmet sözleşmesine veya sair iş ve çalışma şartlarına aykırı hareket etmiş ise
  • Gemi adamı, işveren veya vekiline karşı denizcilik kural ve teamüllerine veya ahlaka ve adaba aykırı bir harekette bulunmuşsa haklı nedenle fesih gerçekleştirilir.

Gemi adamı işten çıkarıldığı zaman bunun gerekçeleri ile birlikte gemi adamına yazılı olarak bildirilmesi zorunludur. Eğer yazılı bildirim imkanı yok ise bu durum tutanakla tespit edilir. 

Gemi Adamının İstifa Etmesi

Gemi adamı da benzer şekilde istediği zaman iş sözleşmesine son verebilir. Tabii ki bunun da bir takım hukuki sonuçları olur. Bunlara da aşağıda yeri geldikçe değineceğiz. Ancak gemi adamının haklı nedenle iş sözleşmesine son verebileceği haller Deniz İş Kanunu madde 14/2 düzenlemesinde yer alıyor. Bu halleri şu şekilde sıralamamız mümkündür:

  • İşveren ücret ödeme borcunu kanun hükümlerine veya sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemiş ise
  • İşveren veya işveren vekili, gemi adamına karşı kanuna yahut sözleşmeye veya sair iş şartlarına aykırı bir harekette bulunmuşsa
  • İşveren veya vekili, gemi adamına karşı denizcilik kural ve teamüllerine yahut ahlak ve adaba aykırı bir harekette bulunmuşsa gemi adamı sözleşmeyi haklı nedenle sona erdirebilir. 

Hem Gemi Adamının Hem De İşverenin Sözleşmeyi Sona Erdirebileceği Haller

Yukarıda ilk olarak işverenin sözleşmeyi haklı olarak sona erdirebileceği hallerden ikinci olarak da gemi adamının sözleşmeyi tek taraflı ve haklı olarak sona erdirebileceği hallerden bahsettik. Bazı hallerde de hem gemi adamının hem de işverenin fesih hakkı doğar. Bu halleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Gemi herhangi bir nedenden ötürü 30 günün üzerinde bir süre boyunca seferden kaldırılırsa
  • Gemi adamı herhangi bir nedenden ötürü sürekli olarak gemide çalışmasını engelleyen bir hastalığa yakalanır yahut engelli hale gelirse hem işveren hem de gemi adamı sözleşmeyi sona erdirebilir.

Sözleşmenin Kendiliğinden Sona Ermesi

Deniz İş Kanunu madde  14/4 hükmüne göre; gemi kaybolur, terk edilir yahut savaş ganimeti olarak el konulursa yahut Türk bayrağı çekme hakkını kaybederse iş sözleşmesi kendiliğinden sona erer. Herhangi bir bildirim, dava vs. hukuki işleme gerek olmaksızın otomatik olarak sözleşmenin sona eriyor olması söz konusudur.

Fesih Hakkının Kullanılma Süresi ve Sonuçları

Yukarıda Deniz İş Kanunu madde 14/1. maddede işverenin ve 14/2. maddede işverenin fesih hakkından bahsettik. Bu fesih hakkının kullanılması 6 günlük hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Yani fesih hakkını doğuran olayın gerçekleştiğinin öğrenilmesinden itibaren 6 gün içerisinde bu hak kullanılmalıdır. Eğer bu olay öğrenilmez ise her türlü olayın üzerinden 1 yıl geçmekle fesih hakkı sona erer. Bu hükümlere göre sözleşme sona erdiği zaman dava açılarak sözleşmenin diğer tarafından tazminat talep edilebilir. 

Deniz İş Hukukuna Göre Haklar

Gemi Çalışanının Ücreti

Ücret, gemi adamının çalışması karşılığı hak ettiği paradır. Normal iş hukukundaki asgari ücret hükümleri deniz çalışanları için de geçerli olur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müşterek olarak gemi adamı ücretinin ne şekilde ödeneceği konusunda karar alma yetkisine sahiptir. 

Bugün için gemi adamının ücreti banka hesabına yatırmak suretiyle ödenmek zorundadır. Bunun haricinde iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde ücrete ilişkin yazan kurallar uygulanır. Gemi adamının ücreti en geç ayda bir defa ve belirli bir günde ödenmek zorundadır.

Burada çok önemli bir husus vardır. Deniz İş Kanunu madde 29 düzenlemesi uyarınca haklı bir neden olmaksızın işini yapmayan gemi adamının bu tutumu gemi jurnaline yazılır, eğer jurnal tutulmuyorsa başka şekilde tutanağa bağlanır. Çalışmadığı kısım için ücretinden kesinti yapılır. Ayrıca işveren gemi adamının bu şekilde çalışmayarak kendini zarara uğratması halinde tazminat talep edebilir.

İşverenin gemi adamlarına avans verme yükümlülüğü de vardır. Avansa ilişkin olarak iş sözleşmesinde yazan esaslara göre hareket edilir. Ayrıca deniz iş hukukunda ücret ödeme defteri vardır. Her gemide noterden tasdikli bir ücret ödeme defteri bulundurulur. Eğer gemi liman seferi yapıyorsa bu defterin işveren bürosunda tutulması da mümkündür. Gemi adamı isterse bu defterden örnek alabilir.

Gemi adamının ücretine belirli kurallar çerçevesinde haciz işlemi uygulanabilir. Hakim, gemi adamının ailesine bakması için gereken kısmını tespit eder. Bu kısım +240 TL’lik kısım haczedilemez. Ancak nafaka ile ilgili hükümler istisnadır. Nafaka alacağı için maaş haczi sınırsızca yapılabiliyor.

Gemi Adamının Kıdem Tazminatı

Deniz işçilerinin kıdem tazminatı hakkı da Deniz İş Kanununda düzenlenmiştir. Burada kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için sözleşmenin belirli şekillerde sona ermesi gerekiyor. 

Öncelikle belirtelim ki sebepsiz yere istifa eden işçinin kıdem tazminatı alması mümkün olmaz. Gemi adamının kıdem tazminatı alabilmesi yukarıda bahsettiğimiz fesih halleri ile yakından ilişkilidir. Buna göre şu hallerde gemi çalışanı kıdem tazminatına hak kazanır:

  • İşverenin madde 14/1 haricinde yaptığı tüm fesih hallerinde
  • Gemi adamının madde 14/2 ve 14/3’e göre sözleşmeyi feshettiği hallerde
  • Zorunlu askerlikten ötürü gemi adamının işten ayrıldığı durumlarda
  • Gemi adamının emeklilik, yaşlılık, malüllük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla sözleşmeyi feshettiği hallerde
  • Gemi kaybolduğunda, terk edildiğinde, savaş ganimeti olduğunda yahut Türk Bayrağı çekme hakkını kaybettiğinde
  • Gemi adamı öldüğünde

Gemi adamının kıdem tazminatı aslında çok ayrıntılı ve önemli bir konudur. Burada bu ayrıntılara girmiyoruz. Bununla ilgili olarak “Deniz İş Hukukuna Göre Kıdem Tazminatı” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Deniz İş Kanununda İhbar Tazminatı

İş hukukunda ihbar tazminatı vardır. Haklı nedenle derhal fesih hakkı veren haller hariç olmak üzere işçi veya işveren iş sözleşmesine son vermeden önce bu durumu belirli bir süre önceden sözleşmenin karşı tarafına bildirmekle yükümlüdür. Aynı yükümlülük deniz iş hukukunda da mevcuttur. Bu süreler şu şekildedir:

  • 6 aya kadar çalışmış olan gemi adamı, fesih ihbar bildiriminin işverene ulaşmasından itibaren iki hafta sonra iş sözleşmesine son vermiş olur.
  • 6 ay ile 1,5 yıl arasında çalışmış olan gemi adamı, fesih ihbar bildiriminin işverene ulaşmasından itibaren dört hafta sonra iş sözleşmesine son vermiş olur.
  • 1,5 yıl ile 3 yıl arasında çalışmış olan gemi adamı, fesih ihbar bildiriminin işverene ulaşmasından itibaren altı hafta sonra iş sözleşmesine son vermiş olur.
  • 3 yıldan fazla çalışmış olan gemi adamı, fesih ihbar bildiriminin işverene ulaşmasından itibaren sekiz hafta sonra iş sözleşmesine son vermiş olur.

İşte bu bildirim şartına uyulmadan sözleşme feshedilirse, sözleşmeyi fesih ihbar süresine uymadan sona erdiren taraf diğer tarafa ihbar tazminatı ödemek zorunda kalır. 

Eğer iş sözleşmesinin sona ermesi; gemi adamının sendikaya üye olması ile ilgili ise veya şikayete başvurması gibi nedenlerle ilgili ise veyahut hizmet akdini bozma hakkının kötüye kullanılması söz konusu ise bu sefer yukarıda bahsettiğimiz sürelere ilişkin tazminatın 3 katı ödenir.

Deniz İş Kanununda Fazla Çalışma

Deniz iş hukuku kurallarına göre gemi çalışanının günlük normal çalışması en fazla 8 saat ve haftalık en fazla çalışması 48 saattir. Bu saatleri aşacak şekilde çalışma yapılıyorsa artık fazla çalışma hükümleri yürür ve gemi adamı fazla mesai ücretine hak kazanır. Gemi adamları genellikle gemide ikamet ettiği için bu sürelerin nasıl hesaplanacağı da hükme bağlanıyor. Buna göre bu süreler gemi adamının iş başında çalıştığı veya vardiya tuttuğu sürelere göre hesaplanır. 

Bazı gemi çalışanları deniz iş hukuku çalışma sürelerine tabi olmazlar. Bunlar şu kişilerdir:

  • Birden fazla kaptan varsa birinci kaptan ve vekili
  • Birden fazla makinist varsa başmakinist
  • Doktor ve diğer sağlık personeli
  • Hemşire ve hastabakıcılar
  • Kurtarma gemilerinde çalışan ve asli görevleri can, mal ve gemi kurtarma olan gemi adamları
  • Gemide işverenin değil de kendi nam ve hesabına çalışan kişiler

Fazla çalışma yapan gemi adamına fazladan çalıştığı her saat için normal saatlik çalışma ücretinin %25 fazlası ödenir. Bundan daha fazla ödenmesi de mümkündür.

Ancak bazı haller vardır ki bu hallerde fazla çalışılmış sayılmaz. Bu haller şunlardır:

  • Geminin, gemide bulunan kişilerin yahut gemide taşınan eşyanın selameti için gemi kaptanının zorunlu gördüğü hallerde yapılan çalışmalar
  • Gümrük işlemleri, karantina olayı vesair sıhhi formalite işler nedeniyle yerine getirilmesi zorunlu olan işler
  • Acil durumlar için yapılan tatbikat vb. talimler

Fazla çalışmalar, noterden onaylı bir defterde tutulur. Bu defter içerisinde fazla çalışma ile alakalı tüm detaylar yazılır.

Deniz İş Kanununda Yıllık İzin

Deniz iş hukuku kurallarına göre deniz çalışanlarının yıllık izin hakkını kullanabilmesi için aynı işveren altında en az 6 ay çalışmış olması gerekir. Eğer gemi adamı 6 ay ile 1 yıl arasında çalışmış ise yıllık izni 15 günden az olamaz. Eğer gemi adamı 1 yıldan daha fazla çalışmış ise yıllık izni 1 yıl içinde 1 aydan az olamaz.

Yıllık iznin ne zaman kullanılacağına işveren karar verir. Ancak bunun yabancı memleket limanında yahut sözleşmenin yapıldığı yerden başka bir yerde kullanılması konusunda gemi adamı zorlanamaz. Yıllık izin hakkından önceden feragat etmek mümkün değildir. 1 aylık yıllık izin hakkı, eğer işveren de gemi adamı da uygun görürse ikiye bölünebilir.

Gemi adamı isterse işvereninden yahut işveren vekilinden yıllık izne ilişkin olarak +7 gün ekstra yol izni isteyebilir. Ancak bu 7 gün için işçi ücret almaz. Yani yıllık izin süresinde normalde gemi adamı çalışıyormuş gibi ücret alır ancak bu 7 günlük ekstra yol izninde ücret almaz.

Eğer o yıla ilişkin yıllık izin henüz kullanılmadan iş sözleşmesi sona ererse kullanılmayan yıllık izne karşılık gelen ücreti işveren ödemek zorunda kalır. Ancak yukarıda saydığımız madde 14/1’den ötürü sözleşme sona ermişse bu sefer yıllık izin ücreti ödenmez.

Gemi Adamının Diğer Bazı Önemli İzinleri

Gemi adamının bazı özel izin hakları vardır. Bunlar yıllık izinden ayrı izin haklarıdır. Öncelikle gemi adamının evlenmesi halinde 3 günlük izni söz konusudur. Ana ve babasının vefat etmesi durumundaysa 2 günlük izin hakkı vardır. Bunla uygulamada en çok merak edilen iki izin türüdür. Bu izinlerde gemi adamı çalışmış gibi ücrete hak kazanır.

Gemi Adamının İkameti ve İaşesi

Gemi adamının iaşesi işveren tarafından gemi içerisinde sağlanmak zorundadır. Bu iaşe bedelsiz olarak işveren tarafından hizmet süresinin başlangıcından sonuna kadar sürer. Bu işverenin kanundan doğan bir sorumluluğudur. Eğer rutin iaşe zorunlu nedenlerle sağlanamazsa başka bir şekilde elde olan imkanlarla münasip bir iaşe sağlanır ve nakden ödeme usulü ile durum giderilir.

İaşe yükümlülüğünün istisnası olan haller de var. Yani bazı durumlarda işveren iaşe sağlamak zorunda değildir. Liman içerisinde, şehir hatlarında, körfezlerde, akarsu ve göllerde yük nakleden gemilerde, mavna – şat vb. araçlarda iaşe servisine gerek olmaz. Ancak bu hallerde de iaşe için gemi adamına nakden ödeme yapılır.

İaşe yükümlülüğünden ayrı olarak gemi adamına kalacak yer sağlama yükümü de söz konusudur. Bu yükümlülük de; geminin büyüklüğü, gemi adamının rütbesi vs. özellikler göz önünde bulundurularak yerine getirilir. Eğer bir şekilde gemi adamının gemide ikameti mümkün olmaz ise bir şekilde başka bir ikamet yeri ayarlanmak zorundadır.

Gemi Çalışanı ve İşverenlerinin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar

Yukarıda deniz iş hukuku kapsamında gemi adamı – işveren ilişkilerine genel bir bakış attık ve temel özelliklerden bahsettik. Genel olarak hak ve yükümlülükler bu şekildedir. Ancak konunun elbette ki burada bahsetmemizin mümkün olmadığı bir çok ayrıntısı var. 

Esasen iş hukuku uyuşmazlıkları, uygulamada çok hatalı yahut ihmali işlemlere konu olabiliyor. İşçi ve işverenler, kendi uyuşmazlıklarına benzermiş gibi görünen münferit vakıalara bakarak hukuki yardım olmadan işlemlerde bulunuyor ve süreci içinden çıkılmaz hale getirebiliyor.

Belirtmemiz gerekir ki bir hukuki uyuşmazlığa mevzuatın çok farklı yerlerinden etki eden hükümler bulunur. Dolayısıyla bir olayda mevzuata bütüncül olarak bakarak hukuki çare üretilmeli. Ayrıca yargının hangi olaylara ne tür refleks verdiği de değerlendirmeye alınmalıdır. Dolayısıyla bu bahsettiğimiz konularla ilgili hukuki uyuşmazlıklarda Deniz İş Kanunu avukatları ile görüşme yapılmalıdır. Bu konuda bize iletişim kısmından ulaşabilirsiniz.

Bu makale faydalı mıydı?