Cezai şart nedir?

Cezai Şart Nedir?

Cezai şart, bir sözleşmede borçlunun borcunu yerine getirmeme tehlikesine karşılık sözleşmeye konulan bir kayıttır. Kayıt, borçlu üzerinde bir baskı oluşturarak borcunu zamanında ve gereği gibi ifa etmesini sağlayarak alacaklı lehine bir durum oluşturur. Uygulamada çoğunlukla edimlerin ekonomik değerlerinin yüksek olması durumunda kullanılır.

Yazımızda cezai şart nedir, çeşitleri nelerdir, hukuki niteliği nedir, ceza koşulunun kusur ve zarar ile ilgisi nedir vb. soruları tüm ayrıntıları ile birlikte yanıtlayacağız. Borçlunun borcunu zamanında ve gereği gibi yerine getirmesini sağlaması sebebiyle oldukça önemli bir konudur. Bu nedenle yazımızı dikkatle okumanızı tavsiye ederiz.

Ceza koşulu alacaklının alacağını güvence altına almak için borçlu aleyhine düzenlenir. Sözleşmeye eklenen veya ayrıca düzenlenen ceza koşulunun hukuka uygun, bir şekil şartı mevcut ise buna uygun düzenlenmesi geçerli olabilmesi için gereklidir. Bu nedenle cezai şarta ilişkin işlemlerin bir avukat vasıtasıyla sürdürülmesi tarafların yararına olacaktır.

Cezai Şart Nedir?

Borçlunun alacaklıya olan borcunu hiç veya olması gerektiği gibi yerine getirmemesi durumunda alacaklıya bir ekonomik değer ödemeyi üstlenmesini sağlayan kayda cezai şart denir.

Taraflarca cezai şart çoğunlukla bir miktar para olarak belirlenir. Borçluya ait herhangi bir malvarlığı da cezai şartın konusu yapılabilir. Ancak borçluya ait manevi değerler hiçbir zaman bu konu kapsamına giremez. Ceza koşuluna ilişkin düzenlemeler 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 179 ve devamında yer alır.

Ceza Koşulunun Özellikleri

Cezai şart taraflar arasında var olan sözleşmeye eklenebilir. Ayrıca bir sözleşme yapılarak da ceza koşulu belirlenebilir. Ancak taraflar arasında borca ilişkin olan ilk sözleşme bir şekle tabi ise cezai şart için hazırlanan sözleşmenin de bu şekle uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Örneğin taraflar arasında resmi şekilde yapılması zorunlu olan taşınmaz vaadi sözleşmesi yapıldıysa, bu sözleşmeye ilişkin ceza koşulu da resmi şekilde yapılmalıdır.

Sözleşmenin tarafları ceza koşulunu sözleşmenin yerine getirilmemesi hali için kararlaştırırlar. Sözleşme veya asıl borç ilişkisi olmadan cezai şart tek başına hüküm ifade etmez. Yani cezai şart; doğumu, devamı ve sona ermesi sürecinde asıl borç ilişkisine bağlı feri nitelikte bir haktır.

Yapılacak sözleşme ile her çeşit cezai şartın taraflarca belirlenmesi mümkündür. Uygulamada en çok para edimi olarak kararlaştırılan ceza koşulları mevcuttur. Ayrıca verme, yapma, yapmama gibi cezai şartların belirlenmesi de mümkündür. Ancak bu koşullar kanuna, ahlaka ve kişilik haklarına aykırılık oluşturmaması şartıyla geçerlidir.

Ceza koşulu asıl borca bağlı nitelikte olması sebebiyle asıl borç ilişkisi geçersiz ise buna bağlı olarak hazırlanan cezai şart da geçersiz olacaktır. Asıl borcun sona ermesi durumunda (takas, ibra, ifa vs.) ceza koşulu da asıl borçla birlikte ortadan kalkar. Davaya konu edilemeyecek bir borç için ceza koşulu belirlendiyse buna ilişkin kararlaştırılan ceza koşulu geçersizdir (Örneğin kumar borcu).

Ceza koşulu asıl borca bağlı bir niteliğe sahip olduğundan asıl borcun zamanaşımına uğraması durumunda ceza koşulu da zamanaşımına uğrar. Alacak bir başkasına temlik edilirse ceza koşuluna ilişkin hak, alacağı temlik alan kişiye geçer. Ceza koşulunun muaccel olması borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi ile olur.

Cezai şart belirli istisnalar hariç her tür borç için düzenlenebilir. İstisnalar cezaya konu olması yasaklanan durumlardır. Bunlara örnek olarak konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin borçlar, tüketicinin aleyhine bir durum oluşturacak şekilde düzenlenen tüketici sözleşmeleri verilebilir.

Ceza Koşulunun Türleri

Türk Borçlar Kanunu madde 179’a göre ceza koşulunun taraflarca 2 şekilde belirlenmesi mümkündür. Bu türler şu şekildedir:

İfa ile Birlikte İstenebilecek Ceza 

Türk Borçlar Kanunu madde 179/2 uyarınca ceza koşulu borcun zamanında ve belirlenen yerde yerine getirilmemesi durumu için kararlaştırılabilir. Bu durumda alacaklı, borçlunun borcu belirlenen yer ve zamanda yerine getirmemesi sonucu hem asıl borcu hem de ceza şartını talep edebilir. Bu talep alacaklının hakkından açıkça feragat etmediği ve borcun yerine getirilmesini çekince sunmadan kabul etmediği durumlar için geçerlidir.

İfa Yerine İstenebilecek Ceza

Türk Borçlar Kanunu madde 179/1 uyarınca ceza koşulu borcun hiç veya olması gerektiği gibi yerine getirilmemesi durumu için kararlaştırılabilir. Bu durumda alacaklının ya borcun ya da ceza koşulunun yerine getirilmesini isteme hakkı vardır. Alacaklı bu durumda borcun veya cezai şartın yerine getirilmesi konusunda bir tercih yapacaktır. Bunun istisnaları sözleşmede açıkça aksi bir durum kararlaştırılması veya asıl borcun yerine getirilmesinin imkasızlaşmasının borçlunun kusuru ile olmasıdır.

Bu iki tür ceza koşulundan ayrı olarak 179/3’te başka bir düzenleme daha mevcuttur. Buna göre borçlu sözleşme ile kararlaştırılan ceza koşulunu yerine getirdikten sonra sözleşmeden dönerek kurulan sözleşme ilişkisini sona erdirebilir. Borçlu dönme hakkının varlığını ispat etmekle yükümlüdür. Bu düzenleme alacaklının menfaatine hizmet eden ceza koşulundan farklı olarak borçlunun menfaatine hizmet eder niteliktedir.

Cezai Şart ile Kusur İlişkisi

Türk Borçlar Kanunu madde 182/2’ye göre alacaklı ve borçlu arasında mevcut olan asıl borç, borçlunun herhangi bir kusuru olmaksızın imkansız hale geldiyse alacaklı ceza koşulunun yerine getirilmesini talep edemez. İspat yükü borçludadır, alacaklının borçlunun borcu olduğunu ispat etmesine gerek yoktur.

Borçlu borcun yerine getirilmesinin imkansız hale gelmesinde kusuru bulunmadığını ispat etmekle yükümlüdür. Bu ispatı yaparak ceza koşulunu yerine getirmekten kurtulabilir. Eğer somut olaydaki ceza koşulunda bir kusursuz sorumluluk hali varsa borçlunun kusurlu olmadığını ispatı bir değişiklik oluşturmaz.

Cezanın Miktarı ve Azaltılması

Kanun düzenlemeleri uyarınca taraflar ceza koşulu koyarken miktarı belirlemekte serbesttir. Ancak bu serbesti aşırı olmaması şartına bağlanmıştır. TBK madde 182/3 uyarınca ceza koşulunun miktarının aşırı görülmesi durumunda hakim miktarda indirim yapabilir.

Cezai koşulun miktarının ne zaman aşırı kabul edileceği hakim tarafından takdir edilir. Hakim ceza miktarının aşırı olup olmadığına ilişkin inceleme yaparken tarafların ekonomik durumu, borçlunun ödeme kapasitesi, borcun yerine getirilmemesindeki kusur derecesi gibi hususları dikkate alır.

Hakim yaptığı inceleme sonucu belirlenen ceza miktarının fahiş olduğuna kanaat getirirse miktarda indirim yapabilir. Cezayı tamamen ortadan kaldırması mümkün değildir, yalnızca miktarda indirim yapabilir.

Bu durumun istisnası 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 22’de düzenlenmiştir. Buna göre ticari sözleşmelerde tacir sıfatına sahip olan borçlu aleyhine kararlaştırılan ceza koşulunun aşırı olması durumunda tacir borçlu, miktarın fahiş olduğunu iddia ederek cezanın indirilmesi talebinde bulunamaz.

Sonuç Olarak Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yukarıda konu ile ilgili olarak cezai şart nedir, ceza koşulunun özellikleri, çeşitleri, kusur ile ilişkisi, miktarı konularını tüm ayrıntıları ile açıkladık. Görüldüğü üzere sözleşmeye eklenen veya ayrıca düzenlenen ceza koşulu, alacaklının menfaatine hizmet eden, borçlunun borcunu ödemesi için baskı yapan niteliktedir.

Alacaklıya büyük menfaatler sağlayan ceza koşulunun geçerli olabilmesi için ceza koşulu bir sözleşmeye eklendiyse bu sözleşmenin, ayrıca bir cezai şart düzenlemesi yapıldı ise bu düzenlemenin hukuka uygun, hatasız, eksik olmadan, geçerli bir şekilde yapılması koşulun geçerliliği için oldukça önemlidir. Bu nedenle bu işlemlerin yapılması sürecinde bir avukata sormak, hukuki danışmanlık almak ceza koşulunun geçerliliği açısından önem arz eder. Hak kaybı yaşamamak adına avukat yardımı alınması her zaman önerilir.

Bu makale faydalı mıydı?