ölüm izni kaç gün

Ölüm İzni Kaç Gündür?

Ölüm izni, hem memurlar hem de özel sektör çalışanları için çok önemli bir haktır. İşverenlerin bu konuda her zaman anlayışlı olmadığı da bir gerçek. Bu nedenle kanunlarda bu izin yer alıyor. 

Bu hakla ilgili olarak hem Yargıtay kararlarında hem de kanun ve diğer mevzuat hükümlerinde önemli noktalar mevcut. Yazımızda tüm bu referanslara göre ölüm izni ile ilgili bilinmesi gereken ayrıntılara yer verdik.

Sadece ölüm izni kaç gündür sorusunun cevabını arıyorsanız; “657’ye tabi devlet memurları için 7 gün, özel sektör işçileri için ise 3 gündür. TSK çalışanları için ise 10 gün izin hakkı vardır” diyebiliriz.

ÖNEMLİ!: Süreleri yazdık ancak izin kimlere verilir, hangi akrabaların ölümünü kapsar, ne zaman başlar, izinden sayılır mı, haftasonuna veya resmi tatile denk gelirse ne olur gibi bir çok sorunun ayrıntıları için  yazımızın tamamının mutlaka okunması gerekecektir.

Ölüm İzni Nedir?

Ölüm izni, bir memurun veya özel sektör çalışanın belirli derece yakınlarının ölmesi halinde belirli süre boyunca çalışmaması ve bu süre zarfında çalışıyormuş gibi ücret almasıdır.

Memurlar ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 104 hükmüne bakılırken, işçiler ile ilgili olarak 4857 sayılı İş Kanunu ek madde 2’ye bakılır.

İşçilere verilen diğer izinlerle ilgili olarak “doğum izni“, “süt izni“, “babalık izni” başlıklı yazılarımızı inceleyebilirsiniz. 

Ölüm İzni Kimlere Verilir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 104/B düzenlemesine göre memurun eşi, çocuğu, kendisinin anne-babası, eşinin anne-babası, kardeşi ölürse 7 günlük izin hakkı verilir.

4857 sayılı İş Kanunu ek madde 2 düzenlemesine göre ise özel sektör çalışanının yani işçinin anne-babası, eşi, kardeşi veya çocuğu ölürse 3 günlük izin hakkı verilir.

Görüldüğü üzere memur ve işçinin izni aşağı yukarı birbirine benzer olsa da memurlarda daha kapsamlı sayılmış ve kayınvalide ile kayınpeder için de ölüm izni tanınmıştır. Ayrıca aşağıda daha ayrıntılı değineceğimiz üzere daha uzun izin süresi verilmiştir.

Ancak şunu söyleyebiliriz ki burada sayılanlar dışında bir kişinin ölmesi halinde, ne kadar yakın olursa olsun, ölüm izni söz konusu olmaz. Tabi başka izin türlerini kullanmak mümkün.

20769 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İzin Yönetmeliği madde 11 düzenlemesinde TSK çalışanlarının hakkında düzenlemeler mevcut. Buna göre, subay ve astsubaylara normal izinlerinin haricinde, eşinin ölümü, çocuğunun ölümü, kendisinin anne-babasının ölümü, eşinin anne-babasının ölümü hallerinde 10 güne kadar izin verilebilir.

Ölüm İzni Kaç Gündür?

Yukarıda da ayrıntılı bahsettiğimiz üzere ölüm izni süresi işçi ile memur arasında farklılık gösteriyor. Buna göre 657 sayılı yasaya tabi devlet memurunun ölüm izni süresi 7 gün, işçinin ölüm izni süresi ise 3 gündür. TSK çalışanı ise 10 günlük izin hakkına sahiptir.

Ölüm İzni Ne Zaman Kullanılır? → Bu izin hakkı, yukarıda saydığımız kişilerden birisinin ölmesinden sonra kullanılır. Yani öncesinde böyle bir hak kullanmak mümkün değil. Tabi başka isim altında başka izinler söz konusu olabilir.

Ölüm İzni Ne Zaman Başlar? → Yukarıda bahsettiğimiz kişilerin ölmesi ile başlar. Onun haricinde bu saydığımız kişilerin yoğun bakımda olması, ölüm döşeğinde olması, izin hakkının başlayabilmesi için yeterli değildir. Tabi o tür durumlarda başka izinlerin alınması da mümkündür.

Ölüm İzni Hafta Sonuna veya Resmi Tatile Denk Gelirse? → Bu durum hafta sonuna denk gelirse iznin uzaması söz konusu olmaz. Yani o haftasonu günleri de sanki izin günlerine dahilmiş gibi hesaplama yapılır. Çünkü ilgili kanuni düzenlemelerde “iş günü” değil yalnızca “gün” hesabı yapılmıştır.

Bu durumun haftasonuna, resmi veya dini bayrama, diğer resmi tatil günlerine denk gelmesi durumunda gene izin süresinde bir uzama olmaz. Normal gün hesabı yapılır. Eğer iş günü deseydi bu sefer resmi tatil günleri kadar izin süresine eklenirdi.

Ölüm İzni Yıllık İzninden Düşer mi? →  Bu izin türü, işçinin yıllık izinden farklı bir hakkıdır. Bu izin süresinin yıllık izinden düşürülmesi çok ağır bir haksız uygulamadır. İşveren için ciddi sonuçları olur. Bu iznin yıllık izinden düşürülmesi mümkün değildir. Ancak bu iznin bitişini takiben yıllık izin kullanmak mümkün. Eğer işçinin yıllık izni ölüm nedeniyle izni gitmesinden ötürü kısıtlanırsa bu durum tazminat ve yıllık izin alacağı davasına konu edilebilir.

Ölüm İzninde Ücret

Ölüm izni süresince işçi veya memur sanki çalışıyormuş gibi ücret almaya devam eder. Yani maaş veya ücretten kesinti yapılamaz. Buna uygulamada “ücretli izin” denilmektedir. İşverenin, baskın taraf olmasını kullanarak ücret ödememesi durumunda yapılması gereken şey işçi alacağı davası açmaktır.

İşverence Bu Hak Verilmezse İşçi Ne Yapabilir?

Bu işçiye kanun tarafından verilen bir hak olması nedeni ile bu hakkın işveren tarafından işçiye sağlanmaması durumunda işçi haklı nedenle istifa ederek bir yıldan uzun süre çalışması varsa kıdem tazminatı alabileceği gibi varsa diğer hakları olan ücret alacağı, fazla mesai, yıllık izin, AGİ alacağı gibi haklarını da aynı davada talep edebilir. Yalnızca ihbar tazminatı talep edemez.

Ancak izin vermeyen işverenden bu izni mutlaka yazılı talep etmek işçinin mahkeme aşamasında lehine olacaktır. İşverene “… yakınımın … tarihinde vefat etmesi üzerine kanunen hakkım olan … gün izin hakkımın tarafıma verilmesini talep ediyorum” şeklinde bir yazı ile başvurması, bu başvuruya dair işverenden tebliğ/alındı evrakı benzeri bir evrak alması bunu alamıyorsa noterden ihtarname çekmesi uygun olacaktır.

İhtarname nedir, nasıl yazılır, nasıl çekilir bu konu ve dahası hakkında bilgi için https://mihci.av.tr/ihtarname-nedir/ yazımızı mutlaka okumanız gerekir. 

İşçi – İşveren Uyuşmazlıklarında Avukat Desteği

Yukarıda ölüm izni ile ilgili bilinmesi gereken önemli ayrıntılardan bahsettik. Tüm iş hukuku uyuşmazlıkları gibi bu da dikkatli takip gerektiren bir süreçtir. Ayrıca her somut olayın kendine has özellikleri olduğunu göz önünde bulundurursak, hukuki yardım almanın önemi anlaşılacaktır.

Uygulamada sık yapılan bir hata şudur ki, benzermiş gibi görünen ama münferit – alakasız olaylara bakarak kendi durumu hakkında yorum yapan ve hatalı süreç işleten işçiler sonradan düzeltmesi güç zararlara yol açmaktadır. Yani önceden analiz yapmadan ihtimallere göre hukuki çare üretmeden başlatılan hukuki süreçler başarısız olmakta ve sonradan düzeltmek çok güç olmaktadır.

Bu nedenle tecrübeli iş hukuku avukatları ile çalışmak gerekir.

Bu makale faydalı mıydı?