vekalet sözleşmesi

Vekalet Sözleşmesi

(5 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Kişiler bazı durumlarda bilgisizlik, tecrübesizlik yahut bir imkansızlık sebebiyle bir hukuki işlemi, hukuki işlem benzeri fiili ya da herhangi bir maddi fiili bizzat kendileri yapacak durumda olamayabilir, güvendiği ve işin uzmanı bir kişiden bu işin görülmesini isteyebilirler. İşte böyle bir durumda işin görülmesini isteyen kişi ile işi gören kişi arasında vekalet sözleşmesi gündeme gelecektir.

Hasta ile hekim, müvekkil ile avukat arasındaki ilişkide olduğu gibi tüm vekalet sözleşmeleri taraflara çeşitli hak ve borçlar yüklemekte olup uygulamada çok sık rastlanan bir sözleşmedir.

Yazımızda vekalet sözleşmesinin ne olduğunu, özelliklerin, sözleşme taraflarının hak ve borçlarını, sözleşmenin nasıl hazırlanması gerektiğini ve sona ermesini inceleyeceğiz.

Vekalet Sözleşmesi Nedir?

Vekil ile vekalet veren arasındaki özel güven ilişkisine dayalı olarak kurulan bir sözleşme olup, vekil; vekalet verenin menfaatine olacak şekilde bir işin görülmesini veya işlemin yapılmasını üstlenir.

Sözleşmenin Tarafları ve Kurulması

Vekalet sözleşmesi vekil ile vekalet veren arasında kurulur.

Vekalet veren kendi işinin görülmesini veya işleminin yapılmasını vekilden talep eden kişidir. Vekil ise; vekalet verenin işini onun menfaatine uygun olacak şekilde görmeyi borçlanan kişidir.

Taraflar karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanıyla vekalet sözleşmesi kurabilecekleri gibi TBK madde 503 uyarınca örtülü irade beyanıyla da vekalet sözleşmesi kurulabilir.

TBK madde 503’e göre;

  • İşi görme konusunda resmi bir sıfata sahip olan kişiler: örn; hakim tarafından atanan bilirkişi
  • İşin görülmesi mesleğinin gereği olan kişiler: örn; avukat, doktor
  • İşi kabul edeceğini duyuran kişiler: örn; özel ders vereceğini ilan eden öğretmen

kendilerine yapılan öneriyi makul bir sürede reddetmedikçe sözleşme kurulmuş sayılır. Dürüstlük kuralı gereği her somut olaya bakılarak vekalet sözleşmesinin kurulup kurulmadığı tespit edilir.

DİKKAT!: Bu durumda vekil, vekalet sözleşmesinin kurulmasını istemediği takdirde durumu hemen karşı tarafa bildirmelidir. Aksi halde sorumlu olacaktır.

Vekalet Sözleşmesinin Özellikleri

Vekalet sözleşmesi bir iş görme sözleşmesidir:

Vekil; vekalet sözleşmesi ile yapma edimi borçlanır, vekalet verenin işini görür, onun menfaatine çalışır.

Yapmama edimi ya da bir fiilden kaçınmak iş görme sayılmaz, vekalet sözleşmesinin konusuna girmez.

Nişanlanma, evlenme, evlat edinme gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı işlemler vekalet sözleşmesine konu olamaz, bu işlemleri kişi bizzat yapmalıdır.

DİKKAT!: Vekalet verenin görülmesini istediği iş hukuka ve ahlaka uygun olmalıdır, aksi halde geçerli bir vekalet sözleşmesinden bahsedilemez.

Vekil ile vekalet veren arasında bir güven ilişkisi vardır:

Taraflar arasındaki güven ilişkisi karşılıklıdır. Vekalet veren vekilin kişiliğine, mesleki bilgisine veya tecrübesine güvenmesi sebebiyle görülecek işi ona yaptırmaktadır. Vekil de vekalet verenin kendisine eksiksiz, doğru bilgi vermesini ister.

Vekalet sözleşmesinde vekil sonuçtan sorumlu değildir:

Vekil edim sonucundan değil, edim fiilinden sorumludur. Yani, üstlendiği işi görürken gerekli özeni göstermesi gerekli ve yeterli olup, sonucun vekalet verenin istediği gibi olmaması vekalet sözleşmesine aykırılık teşkil etmez.

Vekalet Sözleşmesinde Ücret

Ücret vekalet sözleşmesinin zorunlu bir unsuru olmayıp ücretsiz de bu sözleşme kurulabilir.

TBK madde 502/3’e göre; taraflar vekalet sözleşmesinde ücret verileceğini kararlaştırmışlarsa yahut işi verenin işin görülmesi sonucunda ücret vereceğine ilişkin bir teamül varsa o halde vekil görmüş olduğu iş neticesinde ücret isteyebilir.

Avukat ile müvekkil arasında kurulan vekalet sözleşmesinde ücret kararlaştırılmamış olsa dahi Avukatlık Kanunu’na göre avukat ücrete hak kazanır.

Sözleşmede vekalet ücretinin ödeneceği kararlaştırılmış olmasına karşın iş görülürken vekalet veren haklı bir sebep olmaksızın sözleşmeyi sona erdirdiyse iş tamamlanmasa dahi vekil ücrete hak kazanır.

Vekil işi görürken mücbir sebep gibi elinde olmayan sebepler dolayısıyla işi devam ettiremediği takdirde o ana kadar görmüş olduğu işin ücreti vekile ödenmelidir.

Vekalet Sözleşmesi Nasıl Hazırlanmalıdır?

Vekalet sözleşmesi kural olarak herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Ancak bazı özel durumlarda kanun şekil şartı getirmiştir.

Örneğin; bir vekalet sözleşmesi çeşidi olan kredi mektubu ve kredi emri için yazılı şekil şartı, taşınmazların alım satımına ilişkin vekalet sözleşmesinin resmi biçimde yapılması şartı aranmaktadır.

Görüldüğü üzere; sözleşmesin niteliğine göre şekil şartı değişmekte olup her somut olay için ayrı bir vekalet sözleşmesi hazırlanmalıdır.

Vekalet sözleşmesinde; taraflar, vekaletin kapsamı, görülecek işin konusu, niteliği, kararlaştırılmışsa ücret gibi hususlar yer almakta olup her somut olaya göre değişiklik arz edeceğinden hukuki yardım almak ileride taraflar arasında doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçecektir.

Vekaletnamenin Süresi: Vekalet sözleşmesinde taraflar süreyi diledikleri gibi kararlaştırabilirler. Herhangi bir süre öngörülmemesi halinde ise sözleşme süresizdir.

Vekalet Sözleşmesi Çeşitleri

Her türlü işin veya bir grup işin görülmesine ilişkin vekalet sözleşmesi kurulabileceği gibi belirli bir işin yapılmasına ilişkin de kurulabilir.

Genel Vekaletname: Birden fazla işin görülmesi ve sonuçlandırılması için vekile verilmiş olan olduğu genel bir yetkidir.

Özel Vekaletname: Münhasıran bir işin görülmesi ve sonuçlandırılması için vekile verilmiş olan özel bir yetkidir.

Örneğin vekalet verenin alım veya satım konusunda bir kişiyi vekil tayin etmesi halinde genel vekaletname söz konusuyken, yalnızca belirli bir gayrimenkulün alım veya satımı için hazırlanan vekaletname özel vekaletnamedir.

Aşağıdaki durumlar için vekilin mutlaka vekalet veren tarafından özel olarak yetkili kılınması gerekir. Bunlar:

  • Sulh olunması
  • Hakeme başvurulması
  • İflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edilmesi
  • Kambiyo taahhüdünde bulunulması
  • Bağışlama yapılması
  • Kefil olunması
  • Taşınmazın devredilmesi ve bir hak ile sınırlandırılması

Özel bir yetkiyi gerektiren işlem için vekile açık bir yetki verilmediği takdirde vekilin bu işlemi yapma konusunda yükümlülüğü yoktur.

Tarafların Hak ve Borçları

Vekilin Borçları (Vekalet Verenin Hakları)

Vekilin borçları aynı zamanda vekalet verenin haklarıdır. Buna göre;

Vekalet verenin iradesine ve talimatlarına uygun bir biçimde işi görmekle yükümlüdür.

Vekil TBK 505/1 uyarınca vekalet verenin açık olarak vermiş olduğu talimata uymak zorundadır ancak vekilin izin alma imkanının bulunmadığı durumlarda vekalet verenin izin vereceği aşikarsa talimattan ayrılabilir.

Vekil vekalet verenin talimatına uygun hareket etmesine karşın bundan bir zarar meydana gelmiş ise vekil bu zarardan sorumlu tutulamaz. Açık olmayan talimat nedeniyle bir zarar meydana geldiği takdirde ise bunun sonuçlarına vekalet veren katlanır.

Vekil kural olarak işi bizzat yapma borcu altındadır.

Vekalet veren vekilin kişiliğine, mesleki bilgisine, tecrübesine güvendiğinden TBK madde 506 uyarınca vekil işi şahsen ifa etme ile yükümlüdür. Ancak bazı durumlarda vekil işi başkasına yaptırabilir. Bu durumlar:

  • Vekile işi başkasına gördürme konusunda yetki verilmesi
  • Durumun işi başkasının yapmasını zorunlu kılması
  • İşi başkasının yapmasının teamül gereği mümkün olması

Bu istisnai haller söz konusu olduğunda vekil, işi bir başka kişiye yaptırabilir. Bu durumda vekilin vekalet sözleşmesine aykırı hareket ettiği söylenemez. Örnek olarak avukatlar vereceği yetki belgesi ile yanında çalıştırdığı avukata veya bir başka avukata bu işi gördürebilir.

Alt vekalet: Alt vekalet sayesinde asıl vekil, vekalet verenin yararına görülecek işlerin ifasını başka bir vekile bırakabilir. Vekil ile alt vekil arasındaki ilişki vekil ile vekalet veren arasındaki vekalet ilişkisinden bağımsızdır. Bu sebeple alt vekil ile vekalet veren arasında bir sözleşmesel bir ilişki yoktur. Ancak TBK madde 507/3 uyarınca vekalet veren alt vekile karşı da vekile karşı olduğu haklara sahiptir.

Vekil işi yaparken gerekli özeni göstermekle yükümlüdür.

Vekil edim sonucuna ulaşabilmek için işin olağan akışına göre kendisinden beklenen özeni göstermek zorundadır. Özen borcunun sorumluluğu belirlenirken benzer işi yapan basiretli bir vekilin göstermesi gereken özen dikkate alınır.

Vekilin vekalet verene karşı sadakat yükümlülüğü bulunmaktadır.

Vekil işi görürken dürüst davranmak, sadakat göstermek zorundadır.

Vekilin sadakat yükümlülüğü işi görmesiyle birlikte başlar, sözleşme sona erse dahi devam eder. Vekil gördüğü iş dolayısıyla öğrenmiş olduğu bilgileri vekalet sözleşmesi sona erdikten sonra da saklamakla yükümlü olup sadakat borcunun kapsamındadır. Vekilin bu borcunu ihlal etmesi halinde vekalet verenin bu yüzden uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır.

Vekil vekalet verene karşı hesap verme borcu altındadır.

Taraflar arasında vekalet ilişkisinin kurulmasıyla birlikte bu borç doğar. Vekil işin nasıl yürütüleceğine, işi görürken işle ilgili değişikliklere veya mali konulara ilişkin vekalet verenin talebi üzerine veya gereken hallerde kendiliğinden hesap vermek zorundadır

Vekilin işi görürken aldıklarını vekalet verene verme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Vekil işi görürken elde ettiği hakları, alacakları vekalet verene devretmekle yükümlüdür.

Vekalet Verenin Borçları (Vekilin Hakları)

Vekalet verenin borçları aynı zamanda vekilin sahip olduğu haklardır. Buna göre;

Vekalet veren vekile gördüğü iş karşılığı ücret ödeme borcu altındadır.

Bunun için ücretin sözleşmede kararlaştırılmış olması yahut teamül gereği vekile ücret ödenmesi gerekmektedir.

Vekalet verenin gider ve avansları ödeme borcu mevcuttur.

Vekil iş görürken yapmış olduğu giderleri ve ödemiş olduğu avansları ona verir.

Vekili iş görürken üstlendiği borçtan kurtarma yükümlülüğü vardır.

Vekalet veren vekilin iş görürken üstlendiği zararları giderme borcu altındadır.

Vekalet Sözleşmesinin Sona Ermesi

Vekalet sözleşmesi sözleşme taraflarından birinin iradesiyle sona erebileceği gibi, taraflardan birinin ölümü, fiil ehliyetini kaybetmesi ya da iflas etmesi gibi durumlarda da sona erecektir.

Tek Taraflı Sona Erdirme

Bu sözleşme türü güven ilişkisi üzerine kurulu olduğundan TBK madde 512’ye göre hem vekil hem de vekalet veren her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir.

Vekilin tek taraflı iradesiyle sona erdirmesine istifa, vekalet verenin tek yanlı sona erdirmesine de azil denir.

Sözleşmeyi sona erdirmek isteyen tarafın bu iradesini açığa vurması yeterlidir. Herhangi bir şekil şartı aranmamaktadır. İspat açısından yazılı olması tercih edilir.

Vekalet sözleşmesi haklı bir sebep olmaksızın karşı taraf için uygun olmayan, elverişsiz bir zamanda sona erdirilirse sona erdiren taraf karşı tarafın bu yüzden uğradığı zararı karşılamak zorundadır.

Tek yanlı sona erdirme halinde vekil kural olarak ücretin tamamına değil vekil yararına adil karşılığa hükmedilmesi gerekir. Ancak avukat haklı bir neden olmaksızın azledilir yahut haklı bir nedenle istifa ederse Avukatlık Kanunu gereği ücretin tamamına hak kazanır.

Vekalet sözleşmesinin sona ermesiyle o ana kadar görülen işin bedeli muaccel olurken, vekalet veren görülmeyen işin ifasını talep etme imkanı yoktur.

Ölüm, Ehliyetsizlik, İflas Halinde Sona Erme

Vekil ya da vekalet verenin ölümü halinde vekalet sözleşmesi kural olarak sona erer. Sözleşmede taraflardan birinin ölümü halinde sona ermeyeceği kararlaştırılmışsa sözleşme sona ermez. Özellikle vekalet verenin ölmesi halinde ölümünden sonra bazı işlemlerin yapılması hususunda tarafların anlaştığı görülür.

Her iki taraftan birinin fiil ehliyetini kaybetmesi ya da iflas etmesi halinde vekalet sözleşmesi kural olarak sona erer. Ancak aksi bir düzenleme kararlaştırılabilir. Vekalet verenin iflas etmesi halinde malvarlığını ilgilendirmeyen konularda vekilin işlem yapması mümkündür.

Vekalet Sözleşmesi İçin Dikkat Edilecek Hususlar

Vekalet sözleşmesi, temelini güven ilişkisinin oluşturduğu bir iş görme sözleşmesi olması sebebiyle sözleşmenin tarafları arasındaki ilişki oldukça önemlidir.

Bu sebeple vekalet sözleşmesinin hazırlanması ve bu bağlamda vekile verilecek yetkilerin kapsamının da doğru tayin edilmesi gerekir. Sözleşmenin taraflara yüklediği hak ve borçlar da bu kapsama göre değişiklik arz edeceğinden sözleşmenin hazırlanmasında özellikle vekalet verenin menfaatinin korunması adına uzman bir avukattan yardım almak daha sağlıklı sonuçlar doğuracaktır. 

Bu makale faydalı mıydı?