İstifa Eden İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi

İstifa Eden İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

İstifa Eden İşçinin Kıdem Tazminatı Alması

İşverenlerce genel olarak işçi işten çıkarılırken istifa dilekçesi alınıyor ve bunun yanında tazminat ve ödenmeyen ücretlerin ödeneceği vaadiyle ibraname vb. belgeler imzalatılıyor. Ardından işçinin hakları ödenmeden mağdur edilmesi halinde işçi imzaladığı bu belgeleri düşünerek hak arayamayacağını düşünüyor.

İşverenlerin bu uygulaması yargıya çokça taşınmış ve bu konuda yargıda neredeyse bir birlik oluşmuştur. Buna göre mahkeme işçinin imzaladığı belgelere değil, gerçekteki duruma bakmaktadır. Bu doğrultuda işçinin haklarının ödenmesine hükmetmektedir. Böyle bir durumla karşılaşan işçi muhakkak hak arama sürecini başlatmalıdır.

Bunun yanında kendi isteğiyle işinden ayrılan işçi de çoğu zaman kıdem tazminatı alabilecektir. İşçi çalışma şartlarındaki değişmeler, iş tanımını aşan yüklemeler, çalışma ortamının şartları ve ücretlerin ödenmemesi ve aşağıda değineceğimiz bir çok nedenle istifa edebilmektedir. Böyle bir durumda istifa ettiği için tazminat alamayacağı kanısı yaygındır. Ancak bu durumda da şartların sağlanması halinde işçi hakkını arayabilir. Yazımızda işçinin hangi hallerde istifa ederek tazminat ve ödenmeyen diğer haklarını talep edebileceği ve bu sürecin nasıl işletileceğini ele alacağız.

İçindekiler

Hangi İstifa Hallerinde Kıdem Tazminatı Alınır?

Kıdem tazminatı, işyerinde belirli bir süre çalışmış olan işçiye, istifasını belirli sebeplere dayandırdığı taktirde yapılan toplu bir ödemedir. Uygulamada emekli ikramiyesi, iş sonu tazminatı gibi isimler de alsa hukuki niteliği kıdem tazminatıdır.

Kıdem tazminatına hak kazanılması için iş sözleşmesinin en az 1 yıl sürmesi gerekmektedir. Kıdem tazminatının hesaplanmasında deneme süresi de nazara alınır. Kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama yapılırken sözleşme ister belirli süreli ister belirsiz süreli olsun ister tam süreli olsun ister kısmi süreli olsun bütün süre hesaba katılır.

Kıdem tazminatının kazanılabilmesi için iş sözleşmesinin kanunda sayılan biçimlerle sona ermiş olması gerekiyor. Çoğu sona erme hallerinde kıdem tazminatının verileceği öngörülmüştür ama her türlü sona erme halinde verilmez. Kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için kanunda sayılan bazı hallerin dışında iş sözleşmesinin işçinin kusuruyla sona ermemiş olması, veya işverenin kusuruyla sona ermiş olması gerekir.

Burada kusurdan bahsedilebilmesi için işçinin işyeri içinde veya dışında işverene karşı bir eylemi olmalıdır. Örneğin işçi verimsiz çalıştığında işveren işçinin verimsizliğini ispatladığında madde 18’e göre geçerli nedenle sözleşmeyi feshedebilecektir. Ama kıdem tazminatına gene de hak kazanacaktır.

Buradaki kusur kelimesi daha çok İş Kanunu m. 25/2’ye dayanan fiilleri içermektedir. 25/2’de yer alan fiil ise işçinin işverene karşı, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan davranışlarıdır. Bunun haricinde işçi kıdem tazminatına hak kazanır.

İstifa Eden İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

Haklı Nedenle Fesih Sebepleri

Belirli veya belirsiz süreli iş sözleşmeleri, ‘haklı neden’ olduğunda herhangi bir fesih bildirim süresi beklenmeksizin derhal sona erdirilebilir. İş Kanunu’nda iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshinin düzenlendiği ilgili madde 24. maddedir.

İşçinin haklı nedene dayanarak istifa edebilmesi için; sağlık nedenleri, ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller veya zorlayıcı nedenler bulunmalıdır. Bu hallerin her birisi ayrı ayrı özellik gösterir ve belli şartları vardır. Ancak bilinmesi gereken haklı nedenle istifa durumunda işçinin kesin surette kıdem tazminatına hak kazandığıdır.

Bununla beraber haklı nedenle istifa için gerekli usuli şartlara uyulması büyük önem arzeder. Hata yahut ihmal ile yapılacak bir işlem hak kaybı doğurabilir.

Haklı nedene dayanarak istifa eden işçi haklı nedenle fesih gerçekleştirdiğini ispat etmek durumundadır.

Sağlık Nedenlerine Dayanarak Haklı Nedenle İstifa Halleri ve Kıdem Tazminatı (İş Kanunu 24. Madde)

İşçinin işyerinde yaptığı iş, sağlığı için tehlikeli bir durum doğuruyorsa işçi iş sözleşmesinin süresinin dolmasını vb. beklemeden haklı nedenle istifa edebilir. Bununla beraber kıdem tazminatının şartları sağlanmışsa kıdem tazminatına da hak kazanır. Burada herhangi bir sağlık durumu değil, işçinin işini yapmak suretiyle maruz kalma ihtimali bulunan ve işçinin sağlığı veya yaşayışı bakımından ciddi bir tehlikenin doğması gerekir.

Ayrıca işçinin sürekli olarak işi ile ilgili muhatap olduğu işveren veya diğer bir işçi bulaşıcı veya işçinin işini yapmasına engel olacak bir hastalığa yakalanırsa, bu halde de haklı nedenle fesih hakkı vardır. Böyle bir durumda gene herhangi bir bekleme süresi olmaksızın işçi istifa eder ve kıdem tazminatına hak kazanır.

İşçinin işe girerken işe ve işyerine ilişkin tehlikeler hakkında bilgi sahibi olması haklı nedenle istifa hakkını kaldırmaz. Bu durumda da sağlık nedenleri ile haklı sebeple istifa hakkı devam eder. İşveren gerekli olan her türlü iş sağlığı güvenliği önlemlerini almakla yükümlüdür. İşçinin; işin tehlikelerini bilmesi, ortak kusur anlamına gelmez.

Ahlak ve İyiniyet Kurallarına Uymayan Hallerde Haklı Nedenle İstifa ve Kıdem Tazminatı (İş Kanunu 24. Madde)

İşveren işçiyi işe alırken işin esaslı noktalarında gerçekte olmayan şeyler söylemişse veya gerçekte olmayan bilgiler vererek işçiyi yanıltmışsa işçi bu durumda işinden haklı nedenle istifa edebilir ve kıdem tazminatını alır.

Ayrıca işveren, işçisinin kendisine veya ailesine yönelik olarak hakaret etmişse, sataşmada bulunmuşsa, tehdit veya gözdağı gibi davranışlarda bulunmuşsa, kanuna aykırı bir işi yapmaya zorlamış veya özendirmişse, işçi veya ailesine karşı hapsi gerektiren bir suç işlemişse veya cinsel tacize varan hareketler yapmışsa işçi iş sözleşmesini derhal haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanabilir.

Cinsel taciz açısından herhangi bir ağır ve hafif davranış ayrımı yapılamaz. Tacize uğrayan işçi, sözleşmeyi derhal haklı nedenle feshedebilir.

İşçinin işyeri içerisinde diğer bir işçi veya başka bir kişi tarafından cinsel tacize uğraması da bir başka ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hal dolayısıyla haklı nedenle fesih halidir. İşverenin burada gerekli önlemleri alma yükümü vardır. İşçi böyle bir durumda gene haklı nedenle istifa ederek kıdem tazminatı alabilir.

Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerde, hak düşüm süresi 6 iş günüdür. İstifa edecek işçinin olayın meydana geldiği tarihten itibaren 6 iş günü içerisinde sözleşmeyi feshetmesi gerekir. Aksi takdirde fiil affedilmiş sayılır.

Ancak Yargıtay cinsel taciz vakıalarında 6 iş günlük sürenin uygulanmayacağını söylemektedir. Çünkü olayın etkisinin devam ettiği düşüncesinden hareket etmektedir. İşçi olaydan etkilenmiş olabilir, hala içinde yaşıyor olabilir denilmektedir.

Zorlayıcı Nedenlerin Gerçekleşmesi Durumunda Haklı Nedenle İstifa ve Kıdem Tazminatı (İş Kanunu 24. Madde)

24. maddede zorlayıcı sebepler gösterilmiştir. Buna göre, işçinin çalışılan işyerinde bir haftadan fazla bir süre için işin durması sonucunu doğuran zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması hali bir haklı nedenle istifa hali olarak görülmüştür.

Buradaki zorlayıcı sebep, işverenin bünyesinde ortaya çıkan zorlayıcı mücbir sebeplerdir. Örneğin deprem olmuştur, işyeri büyük zarar görmüştür. Bu gibi durumlarda işçi, işverenin şahsında ortaya çıkan zorlayıcı sebeplerden ötürü hakkı nedenle istifa edebilir.

Zorlayıcı bir sebep ortaya çıktığında işçi, bir haftaya kadar ücretinin yarısını alır. Ondan sonra iş sözleşmesi askıya geçer. Hal böyle olunca da işçi için de zorlayıcı sebebin ortadan kalkmasını ve işyerinin normal çalışma düzenine dönmesini bekleme zorunluluğu yoktur.

İstifa Eden İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

Haklı Nedenle İstifa Eden İşçinin Tazminat Hakkı (Kanun ve Yargıtay Kararları Kapsamında)

İstifa eden işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için bir yıllık çalışma süresini doldurmuş olmasının yanında iş sözleşmesinin de kanunda sınırlı olarak sayılmış belirli sebeplerle sona ermiş olması gerekir. Madde 24/1-2-3’e göre, yani haklı nedenlere dayanarak, feshettiği vakit kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Bundan yukarıda bahsettik. Şimdi ise diğer haklı nedenle istifa durumlarına geçelim.

Maaşı (Ücreti) Hiç Ödenmeyen veya Vaktinde Ödenmeyen İşçi İstifa Ederse Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

İşçinin maaşının ödenmemesi İş Kanunu m. 24’de iyiniyet kurallarına uymayan hal olarak öngörülmüş ve haklı nedenle istifa hallerinden sayılmıştır. Ücretin ödenmemesi halinde işçinin kullanabileceği haklar üç tanedir;

  • Ücretin ödenmemesinin üzerinden belli bir süre geçmesine ve ortada zorlayıcı bir sebep bulunmamasına rağmen işverenin ücreti ödememekte diretmesi halinde işçi, İş Kanunu’nun 34. maddesi uyarınca çalışmama hakkını kullanabilir. Buna göre ücretin ödenmemesinin üzerinden 20 gün geçmesiyle işçi istifa etmeden çalışmayı bırakır ve işveren bu işçiyi bu nedenle işten çıkaramaz. İşçi dava açarak alacağını talep edebilir ve bu süre zarfında çalışıyormuş gibi geçen süreye yönelik maaş hakkı kazanır.
  • Bir yandan çalışmaya devam ederken bir yandan da dava açarak ücretin ödenmesini isteyebilir.
  • Ücretinin (maaşının) ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle istifa edebilir. Bu durumda işçi kıdem tazminatına hak kazanabileceği gibi dava açarak ödenmeyen diğer alacaklarını da talep edebilir.,

Bu hakların kullanılabilmesi için ücretin, kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına aykırılık teşkil etmek suretiyle ödenmemiş olması gerekir. Yani geç ödeniyor olabilir, hiç ödenmiyor olabilir. Bir kısmı ödeniyor bir kısmı ödenmiyor olabilir vs. Bu konuda ayrıntılı bilgi için maaşı ödenmeyen işçi nereye başvurmalı yazımızı okuyabilirsiniz.

Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik Yapılan İşçinin İstifa Ederek Kıdem Tazminatı Alma Hakkı

Çalışma şartlarında esaslı değişiklik yapmak için işveren, işçinin rızasını almak zorundadır. Aksi halde bu değişikliğe işçiyi zorlayamaz. Örneğin işçinin rızası olmaksızın işveren işçisini Silivri’de yer alan şubesinde çalıştırırken Şişli şubesinde çalıştırmaya başlayamaz. Çalışma koşullarında bu şekilde yapılacak değişikliğin geçerli olabilmesi için;

  • İşveren bu değişikliği işçiye yazılı olarak sormalıdır.
  • İşçi bu yazılı değişiklik talebine 6 gün içinde yazılı olarak olur demelidir. İşçi susarsa veya ret cevabı verirse değişiklik geçerli olmaz.

İşçinin bu şartlara uymaksızın işçisini farklı çalışma şartlarına zorlaması halinde işçi istifa ederek kıdem tazminatına hak kazanabilir. İstifa eden işçinin tazminat hakkı burada da korunmuştur.

Sendika Yöneticisi Olan İşçinin İstifa Ederek Kıdem Tazminatı Alma Hakkı

İşçi sendikasına yönetici seçilen işçi dilerse iş sözleşmesini askıya alabilir. Bu süre içerisinde çalışmamasına rağmen kıdemi geri döneceği zaman üzerinden hesaplanır. Ancak işçi isterse yönetici seçilince istifa edebilir ve kıdem tazminatına o an hak kazanır.

Ayrıca işçinin sendika görevlerini engellerse yine istifa ederek kıdem tazminatı alabileceği gibi ayrıca 12 ay kadar sendikal tazminat da alabilir.

İşçinin Ölümü Halinde Kıdem Tazminatı

Normal şartlarda kıdem tazminatı almaya hak kazanan işçinin ölümü üzerine mirasçıları işverene karşı dava açarak kıdem tazminatının kendilerine ödenmesini talep edebilirler. Burada istifa eden işçi olmasa da kıdem tazminat hakkı korunmuştur.

SGK Ödemeleri Gerçek Miktar Üzerinden Yatırılmayan İşçinin İstifa Ederek Kıdem Tazminatı Alması

İşverenler Türkiye’de çoğu zaman işçinin maaşını tam vermekte ancak SGK’da maaşı daha düşükten göstererek düşük SGK primleri ve vergi ödemeyi amaçlamaktadır. İşçinin SGK ödemeleri de çalışmasının bir karşılığıdır ve onun için hak hükmündedir. Bu nedenle SGK ödemesi gerçek durumla örtüşmeyen işçi hak kaybına uğradığından haklı nedenle istifa ederek tazminat hakkını elde eder.

İşçinin Haberi Olmadan SGK’dan Giriş – Çıkış Yapılması

İşverenlerin, işçinin kıdemine yönelik bu kötü niyetli uygulaması söz konusu olduğunda işçinin sanki hiç girişi çıkışı yapılmamış gibi kıdemi hesaplanır ve işçi böyle bir durumda haklı nedenle istifa hakkını elde eder. Böyle bir durumda istifa eden işçinin tazminat hakkı korunur.

Fazla Mesai Ücreti Ödenmeyen İşçi İstifa Ederek Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

İşçi normal haftalık çalışma süresinin üzerinde çalıştırıldığı zaman fazla mesai ücretine hak kazanır. İşverenler bazen bu fazla çalışma ücretini işçiye ya hiç vermezler ve bordroda bunu göstermezler.. Ancak gerçek duruma göre işçi fazla mesai ücretine hak kazanır.

İşverenin bu kötüniyetli uygulaması üzerine işçi haklı nedenle istifa edebilir. Burada da ücreti ödenmeyen işçinin hakları söz konusu olur. İşçi normal maaşı ödenmemiş gibi istifa ederek kıdem tazminatına hak kazanabilir. Yani istifa eden işçinin hakları fazla mesai ücretlerini de kapsar. Bunlar tanıkla ispat edilebilir niteliktedir.

Bunun yanında resmi tatil günlerinde çalıştırılan işçinin de haklı nedenle istifa ederek kıdem tazminatı kazanma hakkı vardır.

İstifa Eden İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

15 Yıl 3600 Prim Gününün Dolması ile İstifa Ederek Kıdem Tazminatını Alması

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca emeklilik koşullarını dolduran ve artık çalışmak istemeyip SGK’dan aylık almak amacıyla istifa eden işçi kıdem tazminatına hak kazanır.

15 yıl 3600 prim günü bocunun ödenmesi halinde kıdem süresi doldurulmuş sayılır. Bu durumda kişinin SGK’ya başvurarak emekli olup kıdem tazminatı alabileceğine dair bir belge verilmesini istemesi gerekir. Bu şekilde emeklilik için kanuni şartları yerine getiren işçi, SGK’dan aldığı belgeyi işverene sunmak kaydıyla kıdem tazminatını alarak işten ayrılabilir.

Evlenen Kadın İşçinin İstifa ile Kıdem Tazminatı

Kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde iş sözleşmesini sona erdirirse, evliliğin ispatı dışında başka hiçbir şey sunmaksızın kıdem tazminatına hak kazanır. Kadın bu fesihten sonra isterse başka bir yerde çalışır isterse de hiçbir yerde çalışmaz. Bu kıdem tazminatının kazanılmasını etkilemeyecektir. Evlilik sonrası fesih hakkı kadın işçiye kanun tarafından verilen kayıtsız şartsız bir haktır. İstifa eden kadın işçinin hakları kapsamında kıdem tazminatı da yer alır.

Askere Giden İşçinin Kıdem Tazminatı

Erkek işçi askerlik hizmeti sebebiyle işten ayrıldığı vakit kıdem tazminatına hak kazanacaktır. İşçinin askerlik hizmeti dolayısıyla işten ayrılması gerekir. Bu nedenle istifa eden işçi yine kıdem tazminatı alabilir.

Burada işçi mutlaka askerlik sülüs belgelerini işverene yazılı bir şekilde teslim etmeli ve istifa dilekçesini de askerlik nedeni ile istifa ettiği ve sülüs belgelerini teslim ettiği yönünde hazırlamalıdır.

Bedelli askerlik konusuna gelince; kanunun ilgili maddesi bedelli veya normal herhangi bir ayrım yapmadığından işçi bedelli askerliğe de gitse kıdem tazminatına hak kazanacaktır.

Zorla İstifa Ettirilen (Mobbing Uygulanan) İşçinin Tazminat Hakkı

İşverenler bazen işçiye kıdem, ihbar ve ödemediği diğer ücretleri ödeyeceğini vaat ederek istifa dilekçesi imzalatmaktadır. Yahut istifa dilekçesi imzalamazsa bu hakları vermeyeceği yönünde tehdit edebilmektedir. Bazen de tazminatsız olarak işçiyi çıkartmak maksatlı istifaya zorlamaktadırlar.

Kimi zaman ise işçiye psikolojik baskı – mobbing yaparak işçiyi zorla istifa ettirme yoluna gidebilmektedir.

Bu ve benzeri mobbing durumları yargı kararları çerçevesinde gerçek durumla açıkça uyuşmadığı takdirde işçi lehine dönüşecektir. İşçinin yıllardır çalıştığı işyerinde durduk yere kıdem tazminatını hiçe sayarak istifa etmesi hayatın olağan akışı içerisinde makul bir durum değildir. Böyle bir durumda yargı düzeni işverenin mobbing uyguladığını ve işçiyi işten çıkarmış olduğunu kabul etmektedir.  Burada gerçek bir istifa iradesinin olmadığı Yargıtay tarafından kabul edilmektedir.

İstifa eden işçinin hakları burada da korunur. Bu nedenle zorla istifa ettirilen işçi imzaladığı belgeleri düşünmeksizin bir avukatın hukuki desteğini de alarak hak arama sürecini başlatmalıdır.

İbraname İmzalayan İşçinin Durumu

İşverenler iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından adına ‘ibraname’ denen, içeriği çoğunlukla işçinin çalışma süresi boyunca bütün haklarını aldığı, hepsinin eksiksiz ödendiği vs. olan, belgeler imzalatırlar.

İbra sözleşmesinin geçerli olabilmesi için;

  • Öncelikle yazılı olması gerekir.
  • Bunun dışında sözleşmenin sona erdiği sırada, yani işçiye bir ödeme vs. yapılacağı sırada değil; mutlaka sözleşmenin sona ermesinin üzerinden en az bir ay geçmesi yani işçinin ibra sözleşmesi yaptığı sıradaki korkusunun, işverene olan muhtaçlık durumunun sona ermiş olması gerekmektedir.
  • Ayrıca ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi gerekir. Yani ‘çalışma süresi boyunca her türlü hakkımı aldım’ şeklindeki beyan geçerli sayılmayacaktır. Her hak ayrı ayrı – kalem kalem sayılmalıdır.
  • Ödeme eksiksiz banka aracılığı ile yapılmalıdır.

Bu şartları taşımayan ibraname imzalı dahi olsa geçersizdir.

İbranamelerde, dava açma hakkından vazgeçildiğinin ifade edilmesinin de herhangi bir geçerliliği yoktur. Dava yine her zaman açılabilir. İbranameler ayrıca bu şartların yanında gerçek duruma uymuyorsa mahkemece geçerli kabul edilmemektedir.

Buna göre işçi kıdem ve ihbar tazminatı ve ödenmeyen diğer hakları için ibraname imzalamış olsa bile her zaman dava açabilirler. Gerçek durumu işçi hukuka aykırı olmayan her türlü delille ispat edebilir. Tanık burada önemli bir ispat aracıdır.

Bir iş kazasının olduğu ve işçinin hayatını kaybettiği ihtimalinde işveren işçinin ailesinin açacağı tazminat davasıyla uğraşmamak için aile ile görüşür ve belli bir miktar ödemede anlaşırsa ve bu ödeme karşılığında da aileden maddi – manevi bütün haklarını aldıklarını, başka bir iddiada bulunmayacaklarını içeren bir ibraname alırsa bu ibranamenin gene bir hükmü olmayacaktır.

Aile 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dava açıp gerçek zararı tespit ettirip söz konusu önceden yapılan ödemeyi asıl tespit edilen zarardan doğan alacağından mahsup ettirerek kalan alacağını talep edebilir. İşverenin imzalattığı ibraname ise sadece önceki ödemenin yapıldığına dair bir makbuz niteliği taşıyacaktır. Aile, kalan kısmın ödenmesini talep edebilecektir.

Haklı Neden Olmadan İstifa Eden İşçinin Tazminat Hakkı

Kıdem tazminatı işçiye bir işyerindeki yıllarının karşılığı olarak verilir. İşverene her ne kadar ücret karşılığında çalışmış olsa da ekonomik kazanç sağlamıştır ve bunun karşılığı olarak kıdem tazminatı alır. Bu nedenle iş sözleşmesinin sonlanma şekillerinden bir çoğunda kıdeme hak kazanır. Ancak işçi iş sözleşmesini herhangi bir geçerli veya haklı sebep yokken istifa ederek sonlandırdığı zaman kıdem tazminatına hak kazanamayacaktır.

Bununla beraber haklı nedeni olmasına rağmen işçinin herhangi bir neden yokken durduk yere istifa etmiş gibi gösterilmiş olması durumu farklıdır. İşverenin zorla istifa ettirmesi hali ayrı değerlendirilir. Yazının devamında bu konu ayrı bir başlık olarak ele alınmıştır.

Hangi Hallerde İhbar Tazminatı Alınır?

Belirsiz süreli bir sözleşmeyi sona erdirirken kanun belirli bir süre önceden bildirimde bulunmasını öngörmüştür ki karşı taraf bir sürpriz içinde kalmasın. Bu süreler işçi için de işveren için de geçerlidir. 17. maddede 2, 4, 6 ve 8 haftalık ihbar süreleri öngörülmüştür. Bu süreler işçinin o işyerindeki kıdemine göre belirlenir. Maddede ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Buna göre işçinin çalışma süresi;

  • İşi 6 aydan az çalışmış işçi için bildirimden itibaren 2 hafta sonra,
  • İşi 6 aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimden itibaren 4 hafta sonra,
  • İşi bir buçuk yıldan 3 yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimden itibaren 6 hafta sonra,
  • İşi 3 yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirimden itibaren 8 hafta sonra feshedilmiş sayılır.

Bu sürelere uymayan işçi veya işveren bu süreler kadar tazminat ödemek durumundadır. Yani işveren işçisini bu sürelere uymadan işten çıkarırsa bu sürelerde çalışıyormuş gibi tazminata mahkum edilir.

Ancak bu sürelere uymak istemeyen işveren ücreti peşin ödeyerek iş sözleşmesini sonlandırabilir. Yani işveren direk işçisinin ihbar tazminatını ödeyerek işten çıkarabilir.  Ancak salt bir hakkın gerçekleşmesini önlemek amacıyla peşin ödeme yoluyla fesih hakkı kullanılamaz. Bu şekilde bir kötüye kullanma söz konusu olduğunda, ihbar süresi içerisinde yürürlüğe girecek olan zamlar veya işçinin kazanacağı haklar, tıpkı işçi orada çalışmaya devam ediyormuş gibi uygulanır.

İhbar tazminatı haklı nedenle fesih hallerinde söz konusu olmaz. Yani ihbar tazminatı için sebepsiz fesih halleri söz konusu olmalı veya geçerli nedenle fesih olmalıdır. Yani işçinin verimi veya işyerinin ekonomik şartları dolayısıyla fesih söz konusu olmalıdır.

İstifa eden işçinin hakları çerçevesinde, zorla istifa ettirilen işçi mahkemece işveren tarafından işten çıkarılmış olarak kabul edileceğinden ihbar tazminatına da hak kazanır. Yani mobbing uygulanan işçinin ihbar tazminatı hakkı vardır.

İşinden istifa eden işçi gerçek durumda istifasını haklı kılan bir durum söz konusu ise dava açarak kıdem tazminatının yanında ihbar tazminatına da hak kazanacaktır. Ayrıca fesih bildirimi süresi içerisinde işveren işçiye yeni bir iş araması için günlük iki saatlik izin vermek zorundadır. Bunun hangi saat dilimi içinde kullanılacağını belirleme yetkisi işverendedir. Ancak uygun olmayan bir zaman dilimini kötü niyetli olarak belirleyemez.

İşçi isterse ihbar süresinin başında iş arama izinlerini toplu olarak kullanmak için yazılı talepte bulunabilir. İş arama izinleri toplu olarak kullanılmak istendiğinde, bu toplu izin fesih ihbar süresinin son günlerine denk getirilmek zorundadır. Bu şekilde izin, ihbar süresinin sonunda bile kullanılsa sözleşme yine de ihbar süresinin sonunda sona ermiş sayılır.

Tazminat ve Diğer Haklar İçin Dava Açmadan Önce Arabulucuya Başvurma

Arabulucu, işçi ve işveren arasındaki işçi alacağı ve tazminatlara ilişkin ihtilafları dava açılmasına gerek kalmaması amacıyla çözmeye çalışır. Bu çözüm işçi ve işveren arasında anlaşma sağlamakla olur. Anlaşamama halinde dava açılabilecektir. 01.01.2018 tarihi ile artık söz konusu davalarda arabuluculuk zorunlu hale gelmiştir.

Ancak iş kazası ve meslek hastalığı dolayısıyla ortaya çıkan tazminat davaları için arabuluculuğa başvurmak zorunlu değildir.

Arabulucu başvuru işlemini yapmak isteyen işçi, işverenin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosunda gerekli işlemler için başvuruda bulunmalıdır. Arabuluculuk büroları adliyede bulunur. Arabulucu başvurusu sonrasında, arabuluculuk görüşmesi sonucunda anlaşma sağlanamazsa dava açılır. Taraflardan biri görüşmeye katılım sağlamazsa dava sonucu kendi lehine karar verilse bile yargılama giderlerini karşılamak durumunda kalır ve lehine yargılama ücretine hükmedilemez.

İş Hukuku Avukatına Sor

İş hukukundan doğan uyuşmazlıklarda avukatlar sadece dava takibi hizmeti vermemektedir. Bunun yanında danışmanlık da sağlayabilmektedir. İşçi dilerse dava takibi için vekalet verebileceği gibi dilerse sadece danışmanlık da alabilir.

Hukuki danışmanlık artık eskisi gibi sadece yüz yüze verilmemektedir. İnternet dünyasındaki gelişmeleri takiben kişiler artık internet üzerinden online danışmanlık alabilmektedir. Mıhcı Hukuk & Danışmanlık olarak iş hukuku alanında tecrübeli avukatlarımızla bu alanda aktif danışmanlık hizmeti sunmaktayız. İster büromuza gelerek danışmanlık hizmeti alabilirsiniz, isterseniz de web sitemizin online avukata sor sayfasından meselenin ile ilgili ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

İstifa Eden İşçinin Kıdem Tazminatı Zamanaşımı Süresi

İşçinin haklı nedenle fesih gerçekleştirmesinde genel olarak hak düşürücü süre bulunmasa da ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış dolayısıyla haklı nedenle fesih halinde hak düşürücü süre söz konusudur.

Buna göre işçi durumu öğrendiği tarihten itibaren 6 iş günü içerisinde haklı nedene dayanarak istifa etmesi gerekir. İşçi durumu öğrenmese bile her halükarda fiilin üzerinde 1 yıl geçmekle işçinin bu hakkı düşer.

Türk hukuk düzeni içerisinde aksi öngörülmedikçe her türlü alacak 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ancak istisnai durumlar da söz konusu olabilir. Kıdem tazminatı alacağı istisnai alacaklardandır ve 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Buna bağlı olarak istifa eden işçi tazminat ve ödenmeyen diğer haklarına yönelik açacağı davayı bu süre içerisinde açması gerekir. Aksi takdirde bu hakkı düşer.

Davada Görevli ve Yetkili Mahkeme

Türkiye’de iş hukuku davaları bu alanda ihtisaslaşmış iş mahkemelerince görülür. Bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı yahut ödenmeyen ücretlerin tespit edileceği ve ödenmesinin talep edileceği görevli mahkeme iş mahkemesidir.

İstifa eden işçinin kıdem ve diğer alacakları için açacağı davada yetkili mahkeme, davalının yani işverenin yerleşim yeri mahkemesi veya işin yapıldığı yer mahkemesidir. Birden fazla işveren varsa bunlardan herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabilir. İş kazası sonucunda açılacak tazminat davalarında kazanın veya zararın ortaya çıktığı yer ile işçinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bunlar seçimlik yetki kurallarıdır. Yani işçi bu mahkemelerin herhangi birini tercih edebilir.

İş sözleşmesinde bunlara aykırı yetki kuralları işçi veya işverence belirlenemez. Buna ilişkin hükümler geçersiz sayılır.

İstifa Eden İşçinin Alacakları İçin Avukatla Çalışmasının Önemi

Günümüz ekonomik düzeni dikkate alınarak yürürlüğe konulan İş Kanunu daha çok işçiyi koruma mantığı üzere hazırlanmıştır. Yargı teşkilatı da bu mantık çerçevesinde yargılama faaliyetini sürdürür. Buna bağlı olarak şeklen imzalatılan belgeler gerçekte olanla farklılık arz ettiği zaman mahkeme bunu göz önünde bulundurur.

Ancak işçi için istifanın öncesinde ve sonrasında avukatla beraber çalışması hatalı veya ihmali işlemleri sonucunda hak kaybı ortaya çıkarabilmektedir. İşçi tazminat ve ödenmeyen diğer haklarını basit usuli hataları sonucunda kaybedebilmektedir. Bu noktada avukatla çalışmak işçi için faydalı olacaktır.

İstifa sürecinizi hukuki bir zeminde oluşturmak ve sonrası süreci etkin bir şekilde takip etmek adına hukuk büromuz İş Hukuku alanında tecrübeli avukatları ile çalışmalarını sürdürmektedir. Bu konuda hukuki yardım almak istemeniz halinde bizimle doğrudan irtibat kurmanız yeterlidir.

İstifa Eden İşçinin Tazminat Alacağı ile İlgili Yargıtay Kararları

Esasen verdiğimiz tüm örnekler bu konudaki yargıtay kararlarına dayanmaktadır. Ancak yine de örnekleme olarak yargıtay kararı eklenecek ve burası güncellenecektir.