meslek hastalığı nedir

Meslek Hastalığı

(6 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Sigortalı çalışanların, çalışma hayatı içerisinde yaptıkları işe bağlı olarak kapıldıkları rahatsızlıklarından ötürü bir takım hak ve güvencelere sahip olduğunu söyleyebiliriz. İş hukukunda bu meslek hastalığı olarak karşımıza çıkar.

Yazımızda meslek hastalığı nedir, unsurları nelerdir, nasıl tespit edilir, tazminat alınır mı, dava süreci nasıl işler, emekliliğe etkisi nedir gibi önemli konuları cevaplandıracağız ve sıklıkla sorular üzerinde duracağız. Önemine binaen dikkatli okumanızı öneririz.

Meslek Hastalığı Nedir?

Sigortalı kişinin çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden ötürü tekrar eden bir nedene bağlı olarak yahut işin işleyiş şartları yüzünden uğradığı geçici yahut sürekli hastalık, bedensel/ruhsal engellilik hallerine meslek hastalığı denir. 

Meslek hastalığı nedir diye sorulduğu zaman karşımıza çıkan bu tanım 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 14’te yer alır. Meslek hastalığı nedir sorusundan hariç olarak konunun diğer özellikleri de genel olarak bu kanunda yer alır. 

Meslek hastalığı halinde işçinin bir takım hakları (tazminat ve düzenli ödemeler gibi bir takım hakları) vardır. İşverenin de belirli şartlar altında sorumluluğu söz konusu olur. Bunlara aşağıda değineceğiz.

Meslek Hastalığı ile İş Kazası Arasındaki Fark: İş hayatında işçinin başına gelebilecek hallerden birisi meslek hastalığı iken diğeri iş kazasıdır. Bunlar birbirinden farklı durumlardır ve farklı sonuçları vardır. Bu konu ile ilgili olarak “iş kazası tazminatı” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. Ancak burada kısaca farklara değinecek olursak:

İş Kazası Meslek Hastalığı
Ani olarak meydana gelir Zaman içerisinde bir sonuç olarak meydana gelir
Mesleki faaliyet veya mesleki faaliyet dışı meydana gelebilir Tamamen mesleki faaliyetten ileri gelir

Bir başka önemli hususa değinmek gerekirse; her hekim veya her hastane meslek hastalığı tespiti yapamaz. Bu konuda yetkili bir eğitim ve araştırma hastanesi veya doğrudan meslek hastalıkları hastanesi ancak bu tespiti yapabilir. Yine bu durumla ile ilgili işverenlerin de SGK’ya bildirim yükümlülüğü vardır. Buna aşağıda değineceğiz.

Meslek Hastalıkları Nelerdir?

27021 Resmi Gazete sayılı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği adlı düzenlemede şimdiye kadar tespit edilebilmiş meslek hastalıkları sayılmıştır. Burada meslek hastalığı grupları ve listesi yer almıştır. 

Bu listede meslek hastalığı nelerdir sorusuna uzunca bir liste ile cevap verilmiş olsa da kişinin tutulduğu bir hastalığın bu listede olmaması bunun hasta olmadığı anlamına gelmez. 

Yani bu listede olmasa da bir hastalık meslek hastalığı olabilir. Eğer listede yoksa bunun meslek hastalığı olup olmadığına Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu karar verir. 

Eğer rahatsızlık bu listede varsa artık tartışmaya gerek olmaz. Meslek hastalığı hastanesi kişideki o rahatsızlığı tespit ettikten sonra listede olduğu için kişi direk meslek hastalığı olan işçi haklarına sahip olur. 

Bir kişinin tutulduğu hastalığın listede olmasına rağmen meslek hastalığı olarak sayılmaması da söz konusu olabilir. Yukarıda bahsettiğimiz unsurlara bakmak gerekir. Yani meslek hastalığı listesi aslında bir karinedir. Aksi ispat edilebilir.

Peki meslek hastalıkları nelerdir? Bunlar yönetmelikte 5 grupta toplanmıştır. Şöyle özetleyecek olursak:

Meslek Hastalığı Nelerdir?
A Grubu Kimyasal maddelerle olan meslek hastalıkları
B Grubu Mesleki cilt hastalıkları
C Grubu Pnömokonyozlar ve diğer mesleki solunum sistemi hastalıkları
D Grubu Meslek bulaşıcı hastalıklar
E Grubu Fizik etkenlerle olan meslek hastalıkları

Yukarıda da belirttiğimiz üzere bu listeye bugüne kadar karşılaşılmış tüm meslek hastalıkları eklenmiştir. Tabloda belirttiklerimiz yalnızca meslek hastalıklarının sınıflandırılmasından ibarettir. 

Bu hastalıklar içinde mesleki kanserlerden tutun mesleki solunum hastalıklarına kadar bir çok rahatsızlık ve engellilik hali yer alır. Burada tamamına yer vermemiz mümkün değildir. Bu listenin tamamı için şu linke tıklayabilirsiniz:

https://ailevecalisma.gov.tr/media/1340/meslekhastaliklari.pdf

Belirtmemiz gerekir ki bir rahatsızlığın meslek hastalığına girip girmediğinin tespitinin hem tıbbi hem de hukuki boyutu vardır. Yani bir sağlık çalışanının meslek hastalığına getirdiği yorum her zaman tam doğru değildir. Bu nedenle süreç içerisinde muhakkak bir avukattan da yardım alınmalıdır.

Meslek Hastalığı Şartları

Bir hastalığın meslek hastalığı sayılabilmesi için gereken şartları şu şekilde sayabiliriz:

  • Çalışanın sigortalı işçi olması gerektiği kanunda yer almıştır. Yargıtay kararları ve uygulamada işçinin sigortalı olmasa dahi meslek hastalığından ötürü yukarıda bahsettiğimiz haklardan yararlanabileceği yer alır. 
  • Mesleki faaliyet sonucunda ortaya çıkmalı
  • Ani değil sürekli çalışmaya dayalı olarak ortaya çıkmalı
  • O hastalık meslek hastalıkları listesinde yer almalı
  • Listede yer almıyorsa bunun meslek hastalığı olduğu ayrıca tespit edilmeli
  • Listede belirtilen sürede maruziyetle ortaya çıkmış olmalı
  • İşten ayrılmış olunsa da belirli bir zaman dilimi içerisinde ortaya çıkmış olmalı

Meslek Hastalığı Raporu

5510 sayılı Kanun madde 14 düzenlemesine göre Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun; 

  • SGK tarafından yetkilendirilen meslek hastalıkları hastaneleri tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi, 
  • SGK tarafından gerekli görüldüğü durumlarda, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbi sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin değerlendirilmesi

sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur. Meslek hastalığı raporu ile ilgili olarak muhatap olunacak kurum Sosyal Güvenlik Kurumudur. Ancak bu rapor için gerekli tıbbi değerlendirme meslek hastalıkları hastanelerinde yapılıyor. 

Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu tarafından da son tespit yapılır. Meslek hastalığı raporu nereden alınır diye sorulduğu zaman burada muhatap olunacak kurum SGK olacaktır. 

Meslek hastalığı raporu sorgulama işlemi de süreç üzerinde her zaman yapılabilir. e-Devlet sistemi üzerinden bu yapılabilir. Ancak e-Devlet sistemi üzerinde her zaman güncelleme yapılmayabiliyor. Bu tür durumlarda verilecek bir dilekçe ile bu raporu sorgulama yapılabilir, sürecin hangi aşamada olduğu araştırılabilir.

Rapora İtiraz:

SGK Sağlık Kurulu tarafından usule aykırı düzenlendiği tespit edilen sağlık kurulu raporu yeniden düzenlenmek üzere ilgili meslek hastalığı hastanesine iade edilir.

Bu hastane tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporlarında yer alan çalışma gücü kaybı/maluliyet/özürlülük derecesi Kurum Sağlık Kurulu kararlarını bağlayıcı değildir.  

Yani usuli veya esasa ilişkin hataların olduğunu düşünen kişi kuruma bu itirazını bildirebilir. Yahut idari yargıda iptal davası hatta zarara uğranmışsa tam yargı davası açılabilir. Bu tür bir durumda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği doğru tespit edilmelidir. 

Bunun için deneyimli avukata başvurmak en sağlıklısıdır. Bu konunun önemli detayları için “iptal davası” ve “tam yargı davası” başlıklı yazılarımızı okuyabilirsiniz.

Meslek Hastalığı Raporu ile Tazminat:

Bu raporun önemi burada ortaya çıkar. Tazminat talepleri ve yukarıda bahsettiğimiz meslek hastalığı olan işçi hakları bu rapor ile birlikte talep edilebilecektir. Detaylarına aşağıda değindik.

Bildirim Süresi ve Usulü

Meslek hastalığı ile ilgili hak ve yükümlülüklerin doğabilmesi için bunun Kuruma bildirilmesi gerekiyor. Bu bildirimi şu kişiler yapar:

  • Sigortalı çalışanları bakımından (4. maddenin 1. fıkrasının a bendi ve 5. madde kapsamında sigortalı olanlar, yani sigortalı çalışanların geneli bakımından), meslek hastalığını kuruma bildirme yükümlülüğü (sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen) işveren üzerindedir. Yani bildirimi işveren yapar.
  • 4. maddenin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar (yani köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan) ise bizzat kendisi kuruma bildirmek zorundadır.

Meslek Hastalığı Bildirim Süresi: Bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde kuruma bildirim yapılmalıdır. Burada bildirime meslek hastalığı bildirgesi deniliyor.

Meslek Hastalığı Bildirilmezse: Meslek hastalığının süresi içerisinde Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da hatalı bildiren yükümlüye, Kurum tarafından bu durum için daha önce yapılmış bulunan bütün masraflar ile (ödenmişse) geçici iş göremezlik ödenekleri rücu edilir.

Bildirim ile ilgili olarak şöyle bir tablo çıkarabiliriz:

Sigortalı Bildirim Süresi Bildirim Yükümü
Genel olarak sigortalı çalışanlar 3 iş günü içerisinde İşveren bildirim yapar
Kendi ad ve hesabına bağımsız çalışan kişiler 3 iş günü içerisinde Kendisi bildirim yapar
Köy ve mahalle muhtarları 3 iş günü içerisinde Kendisi bildirim yapar

Meslek Hastalığı Olan İşçi Hakları

Meslek hastalığı olan işçinin somut olayın özelliklerine göre çeşitli hakları mevcuttur. Bunlara örnek verecek olursak:

  • Geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği 
  • Sürekli iş görmezlik geliri
  • Bu nedenle ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir
  • Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği
  • Bu nedenle ölen sigortalı için cenaze ödeneği 
  • Maddi – manevi tazminat

Bu saydığımız haklardan hangisinin talep edilmesi gerektiği ile ilgili olarak hukuki yardım almak en sağlıklısı olacaktır. Aksi halde hatalı yahut ihmali bir başvuru ile hak kaybı yaşanabilir.

Meslek Hastalığı Davası

Yukarıda meslek hastalığı olan işçi haklarından bahsettik. Meslek hastalığı davası dediğimiz zaman tazminat davasını kastediyoruz.

Meslek Hastalığı Dava Açma Süresi: Bu konuda tazminat zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bu süre TBK’da yer alan genel hak düşürücü süredir. Somut olayın özelliklerine göre bazı hak taleplerinde daha kısa zamanaşımı süresi söz konusu olabilir.

Meslek Hastalığı Davası Nasıl Açılır: Dava açılmadan önce hukuki ön değerlendirme yapmalı, somut olayın özelliklerine göre davada yarayışlı olacak ispat araçları toplanmalıdır. Dava avukat vekaleti ile açılabileceği gibi avukat vekaleti olmadan da açılabilir. Ancak sürecin sağlıklı ilerlemesi ve hak kaybı yaşanmaması adına iş hukuku avukatından yardım almak gerekir.

Meslek Hastalığı Dava Dilekçesi: Meslek hastalığı dava dilekçesi özenle hazırlanmalı, ihtimalleri gözeterek buna göre bir dilekçe hazırlanmalıdır. Gerekirse yukarıda da belirttiğimiz gibi hukuki ön hazırlık yapılmalıdır. 

Dava dilekçesi kesinlikle internette veya arzuhalcilerde yer alan taslak metinlere göre hazırlanmamalıdır. Türk muhakeme hukukunda dosya üzerinden yargılama esas olduğu için dilekçeler, duruşmada söylenecek sözlerden çok önemlidir. Bu nedenle dava dilekçesi avukat yardımı alınarak hazırlanmalıdır.

Meslek Hastalığı Tazminat

Meslek hastalığı olan işçinin hakları kapsamında ilk olarak tazminatlar gelir. İşçi işverenine karşı her türlü maddi ve manevi zararından ötürü tazminat davası açabilecektir. Manevi tazminat ancak kişilik hakkına karşı yapılan saldırılardan ötürü istenebilen bir tazminat türüdür. Burada genel hükümler geçerli olur. Bununla ilgili olarak manevi tazminat davası başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Meslek hastalığı maddi tazminat davası ise sigortalı çalışanın uğradığı meslekte güç kaybı ve diğer bazı zarar kalemlerinin karşılanması amacıyla açılır. Burada zarar kalemleri somut olayın şartlarına göre değişir. 

Meslek Hastalığı Tazminat Miktarı:

Tazminat miktarı somut olayın şartlarına göre belirlenir. Genel olarak tarafların kusur oranı, maluliyet oranı, işçinin geliri ve ona sağlanan diğer yararlar vs. göz önünde tutulur. 

Sigortalı, meslek hastalığına bağlı olarak tanı ve tedavi süresince hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymazsa ve bu yüzden tedavi süresi uzar, meslekte kazanma gücü kayıp oranı artar veya malullüğe sebep olunur ise bu durum, sağlık kurulu raporunda belirtilir. Sigortalının bu kusurlu davranışı tazminat miktarının belirlenmesinde önem taşır.

Eğer bu durumdan ötürü ölüm söz konusu olmuşsa destekten yoksun kalan kişiler dava açabilir. Ölenin desteği olmasa da birinci derece yakınları manevi tazminat davası açabilir. Yaralanma halinde sadece yaralanan tazminat isteyebilir ancak ağır bedensel zarar durumunda birinci derece yakınlar gene manevi zararlarının giderilmesini isteyebilir.

İşveren İçin Kaçınılmazlık İndirimi: İşveren kanuni tüm sorumluluklarını yerine getirmiş, iş güvenliği önlemlerini almış, işçiye gerekli eğitimi vermiş veya işçiyi ona göre seçmiş ise ama buna rağmen meslek hastalığı ortaya çıkmışsa bu hastalık işin niteliğinden ötürü kaçınılmazdır. Tabi bu durum kaçınılmaz olsa da işverenin tazminat sorumluluğu devam eder ancak sorumluluklarını yerine getiren işveren için kaçınılmazlık kapsamında tazminatta bir miktar indirim yapılabilir.

Meslek Hastalığı Maaşı ve Ödenekleri

Sıklıkla meslek hastalığı maaşı ne kadar şeklinde sorularla karşılaşıyoruz. Burada somut olayın şartlarına göre değişen ödenekler söz konusu olur. Bunlara yukarıda kısaca değindik. Burada biraz açacak olursak:

Geçici İş Görmezlik Ödeneği: Meslek hastalığından ötürü işyerinde geçici olarak çalışamayacak olan sigortalıya Kurum tarafından geçici iş görmezlik ödeneği bağlanır. Bu aslında çalışmadığı günler için yapılan parasal yardımdır. Tedavi ve dinlenme devam ettiği sürece bu ödenek devam eder. Bu ödenek devam ederken sigortalılık sona erse dahi tedavi sonlanana kadar ödenek devam eder.

Sürekli İş Görmezlik Geliri: Meslekte kazanma gücü ne az %10 oranında azalmış olan kişilere sürekli iş görmezlik ödeneği bağlanır. Sürekli iş görmezlik ödeneği için sigortalının işten ayrılmış olması şart değildir. Hem işe devam edilip hem bu ödenek alınabilir. Yahut işten ayrılarak bu ödenek ayrılabilir.

Hak Sahiplerine Ölüm Geliri: Meslek hastalığı sonucunda ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm geliri bağlanabilir. Bu hastalıklar sonucunda ölen veya sürekli iş görmezlik ödeneği alırken ölen kişinin hak sahipleri bunu almaya hak kazanabilir. Sigortalı çalışanın eşi, çocukları, ana veya babası hak sahipleridir. 

Evlenme Ödeneği: Ölüm aylığı alırken evlenen ve bu nedenle ölüm aylığı kesilen kız çocuklar talep etmeleri halinde adlıkları aylık gelirin 2 yıllık tutarı kadar bir defaya mahsus evlenme ödeneği alabilirler.

Cenaze Ödeneği: Meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş görmezlik ödeneği alırken ölen kişinin hak sahiplerine cenaze ödeneği verilir. Ölen sigortalının eşi, çocukları, ana – babası veya kardeşleri bu ödeneği alabilecektir.

Meslek Hastalığı Maaşı Hesaplama: Meslek hastalığı durumunda yukarıdaki ödeneklerin verilebileceğini söyledik. Maaşı hesaplamaya gelecek olursak bu hesaplama oldukça ayrıntılıdır ve kişinin de hak kaybına uğramamak adına bunu iyi takip etmesi gerekir. Meslek hastalığı maaşı hesaplamaya etki eden birçok unsur vardır. 

Bu hesaplamaya burada detaylı olarak değinemiyoruz. Bununla ilgili olarak ‘sürekli ve geçici iş görmezlik ödeneği’ ve ‘ölüm aylığı ve cenaze ödeneği’ başlıklı yazılarımızı okuyabilirsiniz.

SGK’nın İşverene veya 3. Kişilere Rücu Etmesi

SGK bazı durumlarda yaptığı ödemelerden ötürü işverene veya başka kişilere rücu eder. Yani yaptığı ödemelerin tamamını veya kusur oranına göre bir kısmını işverenden alır. Rücu edilebilecek ve edilemeyecek haller genel olarak şunlardır:

  • Bildirim yükümlülüğünün yukarıda bahsettiğimiz şekilde yapılamaması halinde masraf ve geçici iş görmezlik ödeneği için işverene rücu edilir.
  • Meslek hastalığı, üçüncü bir kişinin kusurundan ötürü ortaya çıkmışsa, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılacak olan ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıran kişilere rücu edilir. 
  • Hastalık kamu kurumları tarafından görevlendirilen kişilerin görevleri nedeniyle ortaya çıkmışsa ilgili kamu kurumuna rücu edilmez.
  • Bu durum sonucu ölümlerde, hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine Kurumca rücu edilmez

SGK tarafından açılacak rücu davaları, 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu 10 yıllık süre rücu konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar.

Sonuç

Yukarıda meslek hastalığı nedir genel olarak buna değindik ve meslek hastalığı olan işçi haklarına yer verdik. Ancak belirtmemiz gerekir ki süreç çoğu zaman bu anlattıklarımızla kalmaz. Her somut olaya etki eden farklı unsurlar olabilir.

İşte iş hukuku avukatları hem bu prosedürü kişi adına takip eder, gerekli başvuruları yapar, hukuki ön hazırlık ve dilekçe hazırlar hem de hesaplamanın ve ödemelerin takipçisi olur. Süreç içerisinde ortaya çıkabilecek başkaca hukuki problemlere çözüm üretir. 

Dolayısıyla hatalı yahut ihmali işlemlerden kaçınmak ve telafisi güç zararların önüne geçmek adına bu süreçte meslek hastalığı avukatlarından hukuki yardım almak önem taşır.

Bu makale faydalı mıydı?