Hizmet Tespit Davası

Hizmet Tespit Davası

Hizmet tespit davası, işveren tarafından sigortalı işçinin SGK’ya bildirilmediği veya prim ödemelerinin eksik yapıldığı durumlarda işçi tarafından bu hususların tespiti için açılan davadır. İşçinin yaşadığı hak kaybının telafisi açısından büyük öneme sahiptir.  

Yazımızda hizmet tespiti davası nedir, hizmet tespiti davası zamanaşımı süresi nasıl belirlenir, davanın şartları nelerdir, dilekçe nasıl hazırlanmalıdır gibi konu ile ilgili merak edilenleri açıklayacağız. Yazımızı dikkatle okumanızı öneririz. 

Hizmet Tespit Davası Nedir?

İşverenin, işçinin çalışma durumunu Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmediği, kazanç ve prim ödeme gün sayılarını eksik gösterdiği durumlarda işçi tarafından gerçek durumun tespiti amacıya açılan davaya hizmet tespiti davası denir. 

Örnek vermek gerekirse uygulamada sıklıkla görülen, işçinin ücretinin bir kısmının elden yatırılması olayını söyleyebiliriz. İşçinin maaşının bir kısmı elden yatırılarak yalnızca banka hesabına yatan kısım için SGK’ya bildirim yapılarak işçinin hizmet süresinden kısılmaktadır. Açılacak dava bunun tespiti açısından da yarayışlı olur.

Bu dava ile işçi, işverenin bildirim yükümlülüğünü doğru bir şekilde yerine getirmemesi nedeniyle uğradığı hak kayıplarını telafi eder. Davanın lehe sonuçlanması halinde işçi, kuruma bildirilmediği günler için de geçmişe dönük olarak sigortalı sayılacaktır.

Hizmet tespit davasında davacı taraf ilgili hususların tespitini talep eden işçidir. Davalı ise işçinin çalışma durumunu SGK’ya bildirmeyen veya eksik prim ödemesi yapan işveren olacaktır. 

Hizmet tespiti davasına ilişkin düzenlemeler 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde bulunur. İşçinin sosyal güvenlik haklarından mahrum bırakıldığı durumlarda buna ilişkin dava süreci önem arz eder. Bu aşamada avukat desteği almak hak kayıplarının telafisi açısından oldukça önemlidir. 

Hizmet Tespit Davası Şartları

Hizmet tespit davası açılmadan önce dikkat edilmesi ve yerine getirilmesi gereken şartlar bulunmaktadır. Bu şartlar şu şekilde sıralanabilir:

  • İşçinin çalıştığı işyerinin 5510 sayılı kanun hükümlerine uygun şartları sağlayan bir yer olması gerekir.
  • Sigortasız iş görme durumu söz konusu ise dava tarihinden önce bu durumun SGK tarafından tespit edilmemiş olması gerekir. 
  • Hak düşürücü süreye uygun olarak dava açılmalıdır. 
  • İşçinin çalışma durumunun sigortaya bildirilmemiş veya kazanç ve prim ödeme gün sayılarının eksik bildirilmiş olması gerekir. 
  • İşçinin sigortalı sayılmayan kişilerden olmaması gerekir. 

Hizmet Tespit Davası Zamanaşımı

Hizmet tespit davası açısından zamanaşımı değil hak düşürücü süre söz konusudur. Kanunda belirtilen sürenin geçmesi halinde işçinin hizmet tespiti davası açması mümkün değildir. Hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Tarafların hak düşürücü süre itirazında bulunmaları şart değildir. 

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 86/9 uyarınca 5 yıllık hak düşürücü süre belirlenmiştir. Kanunda belirlenen 5 yıllık süre, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak hesap edilir. 

Hak düşürücü sürenin geçmiş olmasına rağmen dava açılması mümkün olan birkaç istisna mevcuttur. İstisnai durumlarla ilgili düzenleme yönetmelikte yer alır. Bu istisnai durumlardan birkaçı şu şekilde sıralanabilir:

  • Sigortalının işe giriş bildirgesi, aylık sigorta primleri tablosu, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişi belgelerinin SGK’ya verilmiş olduğu durumlar,
  • İşçinin iş akdine bağlı olarak işverene ait işyerinde çalıştığının tespit edildiği haller (Örneğin tahkikat raporu ile işçinin orada çalıştığı hususuna ilişkin tespit gerçekleşmiş olur),
  • İşçinin talepte bulunacağı döneme ilişkin işçilik alacakları konusunda yargı kararının bulunması (Bu halde kararın kesin hüküm niteliği taşıması gerekmektedir).

Davanın hak düşürücü süre içinde açılması oldukça önemlidir. Aksi halde işçi açısından büyük hak kayıpları meydana gelir. Böyle bir durumun yaşanmaması için meselenin en başında avukata sormak faydalı olacaktır.

Hizmet Tespit Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Hizmet tespit davalarında İş Kanunu uyarınca iş mahkemeleri görevlidir. Yetkili mahkeme ise genel kural uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi olacaktır. Bunun dışında işçinin işyerinin bulunduğu yer de bu dava açısından yetkilidir. 

Görev ve yetki kuralları dava şartlarındandır. Bu nedenle bu aşamada bi hata yapılması davanın usul nedeniyle reddine sebep olacaktır. Böyle bir durumun yaşanmaması için yapılması gereken, deneyimli bir iş hukuku avukatı ile çalışmaktır. 

Hizmet Tespit Davasında Arabuluculuk Zorunlu Mu?

İş Kanunu uyarınca bazı davalar zorunlu arabuluculuk kapsamına dahil edilmiştir. Bu davalar açısından arabuluculuk yoluna başvurmadan dava açmak mümkün değildir.

Hizmet tespiti davası, niteliği gereği zorunlu arabuluculuk kapsamına dahil değildir. Bu nedenle dava açmadan önce arabuluculuğa başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Hizmet Tespiti Davası Dilekçe Örneği

Hizmet tespit davası dilekçe örneği hazırken işçiye ait bilgiler eksiksiz bir şekilde verilmeli, işçinin tespitini istediği taleplerine ilişkin deliller eksiksiz bir şekilde dava dilekçesine eklenmelidir. 

Burada gündeme gelecek en önemli delil türü tanıktır. Muhakkak tanık deliline dayanmak ve en az iki tanık göstermek gerekir. Esasen hizmet süresinin tespitinde somut olayın özelliklerine göre farklı delillere de başvurulabilir. Dilekçede farklı delillere başvurmak, uygulamada sıkça gündeme gelir. Burada yapılması gereken, avukata danışmak olmalıdır.

Hizmet tespiti dava dilekçe örneği somut olaydaki işçinin durumu göz önünde bulundurularak hazırlanmalıdır. Bu nedenle her dilekçe farklı hususlar ve somut olaya göre farklı deliller içerir. Dilekçenin somut durumdaki hususlar dikkate alınarak hazırlanması gerekir ancak aşağıdaki gibi taslak bir hizmet davası dilekçe örneği gösterilmesi mümkündür. 

(…) NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE 

Davacı: Ad, Soyad, TC No, Adres bilgisi yazılır. (İşçiye ilişkin)

Davacı Vekili: Davacının kendini vekil ile temsil ettirdiği durumlarda avukata ilişkin bilgiler burada yer alır.

Davalı: Ad, Soyad, TC No, Adres bilgisi yazılır. (İşverene ilişkin), genelde şirket davalı olur, bu durumda şirkete ilişkin MERSİS bilgileri buraya eklenmelidir.

Konu: Somut olaya göre talep edilen hususun tespitine karar verilmesine ilişkin talep yazılır. 

Açıklamalar: İşçinin ilgili işyerinde ne zaman, hangi süreyle çalıştığı gibi çalışma düzenine ilişkin bilgiler verilir. İşçinin sigorta bildiriminin yapılmadığı durumlarda bu hususun ne zaman fark edildiği, primlerin eksik yatması halinde bu eksikliğin ne zaman fark edildiği dilekçede yer almalıdır. 

İşçinin o süreçte o işyerinde çalıştığını kanıtlayacak şekilde deliller gösterilmelidir. Bu husus tanık anlatımlarıyla ortaya çıkacaksa bu durum açıklanmalıdır. Tespit edilmesi istenen dönem ve çalışma durumları ayrıntılı bir şekilde anlatılmalıdır. Somut olaya göre işçi lehine olan kanun ve yönetmelik düzenlemelerine burada değinilmelidir. O işçi özelinde gündeme gelecek maddeler muhakkak vardır.

Hukuki Deliller: Tanık anlatımları, işçinin sicil dosyası, maaş ödemelerine ilişkin belgeler, SGK’da bulunan hizmet durumu ve işe giriş çıkış zamanlarını gösterir bildirgeler, 

Hukuki Dayanak: Mevzuatta Dayanılan kanun maddelerine burada yer verilmelidir.

Sonuç ve Talep: Açıklanan nedenlerle işçinin talep ettiği hususların tespitine karar verilmesi istenir. Bu kısma en son tarih atılır.

Davacı veya Vekili

Ad-Soyad

İmza

Hizmet Tespit Davasının Sonuçları

İşçi tarafından açılan hizmet tespit davası neticesinde mahkemenin işçinin talebinin kabulüne karar vermesi halinde tespitin yapıldığı aylar ve prime esas kazançlar tescil edilir. Tespit işlemi mahkeme tarafından yapılır. 

İşçinin talep ettiği hususların tespitine karar verilmesi ile dava işverenin aleyhine sonuçlanmış olur. Mahkemenin kabul kararı ile birlikte işveren, tespit edilen aylık çalışmaları SGK’ya bildirir ve eksik primlere ilişkin ödemeleri yapmakla yükümlü hale gelir. Tespiti gerçekleşen aylık süreler emeklilik hesabında dikkate alınır. 

Davanın işçi aleyhine sonuçlanması halinde işçinin talep ettiği hususların tespiti gerçekleşmemiş olur. Bunun sonucunda işverenin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiği tespit edilmiş olur.

Hizmet tespit davası ile işçinin gerçek çalışması vs. ortaya çıktığı zaman bu durum işçi alacağı davasına çok büyük oranda etki edecektir. Sözgelimi , kıdem tazminatı hesaplamada ciddi fark oluşacak, ihbar tazminatına etki eden çalışma süresi artacaktır.

Ayrıca belirtmek gerekir ki hizmet tespit davası sonucunda işverenin eksik bildirim yaptığı anlaşılırsa işveren aleyhine ciddi miktarlarda idari para cezası kesilir. Bu da genelde işverenler açısından caydırıcı bir durum olarak karşımıza çıkar. Sigortalılık tesciline ilişkin, prim belgelerinin verilmemiş olmasına ilişkin vs. çeşitli nedenlere bağlı olarak ayrı ayrı kesilen cezalar gündeme gelir.

Sık Sorulan Sorular

Hizmet Tespiti Davası Kazanılırsa Ne Olur?

Davanın işçi lehine sonuçlanması halinde talep edilen yıllara ilişkin sigorta primleri ödenir. Ödeme yapılırken işleyen faiz de dikkate alınır. Süreler kıdem tazminatı gibi işçi alacaklarına da etki eder.

Hizmet Tespiti Davası Zamanaşımı Süresi Nedir?

Hizmet tespiti davasında zamanaşımı değil hak düşürücü süre söz konusudur. Hak düşürücü süre ise 5 yıldır. 5 yıllık süre, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak hesap edilir. 

Hizmet Tespit ile İşçi Alacakları Aynı Davada Talep Edilebilir Mi?

Hizmet tespitinin ve işçi alacaklarının aynı davada talep edilmesi mümkün değildir. İşçi açacağı iki ayrı dava ile taleplerine yöneltmelidir. 

Hizmet Tespiti Davasından Önce Arabulucuya Başvurmak Zorunlu Mudur? 

Hizmet tespiti davası açmadan önce arabuluculuğa başvurmak davanın niteliği gereği zorunlu değildir.

Emekliler Hizmet Tespit Davası Açabilir mi?

Davanın açılma şartları arasında aktif çalışan olma ya da emekli olmama gibi bir şart bulunmamaktadır. Bu nedenle emekliler de hizmet tespit davası açabilir. Bu şekilde emeklilik şartlarının iyileşmesini sağlayabilirler.

Hizmet Tespit Davasında Tazminat Alınabilir mi?

Bu davanın amacı tazminat almak değil, işçinin hizmet süresinin ve şartlarının düzeltilmesidir. Yani bir anlamda işçinin emeklilik şartlarının düzeltilmesi amaçlanır. Bu nedenle hizmet tespit davasında tazminat alınamaz.

Son Olarak Dikkat edilmesi Gerekenler

Yukarıda konu ile ilgili olarak hizmet tespiti davasına ilişkin genel hatlarıyla bilgi verdik, hizmet davası zamanaşımı süresinin nasıl hesaplandığını genel hatlarıyla açıkladık.

Çalışma durumunun kuruma bildirilmemesi veya eksik prim ödenmemesi durumlarında işçilerin yaşadıkları hak kaybının telafisi açısından hizmet tespiti davası oldukça büyük bir öneme sahiptir. Hak kaybının telafisi amacıyla açılan bu davada herhangi bir hukuki hata yapılmaması için yapılması gereken hukuki danışmanlık almaktır. 

Bu makale faydalı mıydı? (Geribildirimlerinizi dikkate alıyor ve yazımızı geliştiriyoruz)