asliye ceza mahkemesi

Asliye Ceza Mahkemesi

(5 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Ceza yargısı; bir suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse failin kim olduğu, işlenen bu suçun yaptırımının ne olacağı gibi konuları inceleyen adli yargı koludur. Bu incelemeyi yapacak mahkemeler ceza mahkemeleridir. Asliye ceza mahkemesi de bunlardan bir tanesidir.

Ceza mahkemeleri; asliye ceza mahkemeleri, ağır ceza mahkemeleri ve özel kanunlarla kurulan ceza mahkemeleri olmak üzere ilk derece ceza yargılamasında görev yapmaktadırlar.

Bu yazımızda asliye ceza mahkemesini ele alacağız. Asliye ceza mahkemesinin ne olduğu, görev alanına giren suçları, davanın açılması ve davanın görülme süreci, mahkemenin vermiş olduğu kararlara karşı kanun yoluna başvurulması gibi önemli konuları açıklayacağız.

Asliye Ceza Mahkemesi Nedir?

Asliye ceza mahkemeleri diğer ceza mahkemelerinin görev alanına giren davalar dışındaki tüm dava ve işlere bakan, tek hakimli olarak görev yapan temel ceza mahkemesidir.

Asliye Ceza Mahkemeleri Nasıl Kurulur?

Asliye Ceza Mahkemesine ilişkin hükümler 5235 sayılı kanunda düzenlenmiştir. Buna göre; asliye ceza mahkemesi her il merkezinde kurulur. İlçelerde ise bulunduğu bölgenin coğrafi özellikleri ve mahkemelerin iş yükü dikkate alınarak Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun olumlu görüşü alınır. Bunun üzerine Adalet Bakanlığı tarafından kurulur. Mahkemeler kuruldukları il veya ilçenin adı ile anılır.  

İş yoğunluğunun fazla olması sebebiyle aynı yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi kurulur. Bunlar farklı asliye ceza mahkemeleri değil aynı mahkemenin daireleri şeklinde görev yapmaktadır. Bu durumda asliye ceza mahkemesinin daireleri numaralandırılır.

Daireler, kendisine tevzi edilen dava ve işlere bakmakla yükümlüdür.

Asliye Ceza Mahkemesinin Görev Alanı

5235 Sayılı kanunda asliye ceza mahkemesinin görev alanı belirtilmiştir. Buna göre asliye ceza mahkemesi ağır ceza mahkemesinin ve sulh ceza hakimliğinin görev alanına giren ve diğer kanunlarla belirtilen dava ve işler saklı kalmak üzere tüm dava ve işlere bakmaktadır. Kanunlarda hangi mahkeme görevli kılınmış ise o dava veya işe görevli kılınan ceza mahkemesi bakacaktır.

Bunlar dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemesi bakacaktır. Buna göre; kural olarak 10 yıl veya daha az süreli hapis cezası gerektiren dava ve işlerde asliye ceza mahkemesi görevlidir.

Bir suçun asliye ceza mahkemesinin görev alanına girip girmediği ağırlaştırıcı veya hafifletici sebepler dikkate alınmaksızın suçun kanunda belirtilen cezasının üst sınırına göre tayin edilir.

Asliye Ceza Mahkemesinin Görev Alanına Giren Suçlar

Yukarıda da bahsedildiği üzere ağır ceza mahkemesi, sulh ceza hakimliği ya da diğer kanunlarla görevlendirilen özel ceza mahkemelerinin görev alanına giren bir dava veya iş söz konusu değil ise geriye kalan tüm dava ve işlerde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Bu sebeple görev alanı çok geniş olduğundan birçok suç asliye ceza mahkemelerinin görev alanına girmektedir.

Örnek olarak şu suçlar verilebilir:

Görevsizlik Kararı

Davanın görevli mahkemede görülmesi kamu düzenindendir. Taraflar kendi arasında anlaşarak görevli ceza mahkemesini değiştiremez. Davanın asliye ceza mahkemesinin görev alanına girip girmediğini mahkeme re’sen (kendiliğinden), taraflar ileri sürmese dahi dikkate alır.

Asliye ceza mahkemesi iddianameyi kabul ettikten sonra; işin, asliye ceza mahkemesinin görev alanına girmediği veya görevini aştığı anlaşılırsa, asliye ceza mahkemesi vereceği bir bir kararla bu dava veya işi bu konuda görevli olan ceza mahkemesine gönderir. Görevsizlik kararı yargılamanın her aşamasında verilebilir. Görevsizlik iddiası da yargılamanın her aşamasında dikkate alınır.

Duruşma sırasında suçun hukuki vasfının değiştiğini ileri sürülmesi halinde görevsizlik kararı verilerek ilgili dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez. Örneğin; asliye ceza mahkemesi davanın ağır ceza mahkemesinin görevine girdiğini düşünüyorsa her zaman görevsizlik kararı verebilir.

Buna karşılık, ağır ceza mahkemesi suçun hukuki niteliğinin değişmesi nedeniyle davanın asliye ceza mahkemesinin görevine girdiğini düşünüyorsa duruşma başlayıncaya kadar görevsizlik kararı vermelidir; bu süre içinde görevsizlik kararı vermezse yargılamaya devam etmelidir.

Görevsiz bir mahkemenin yapmış olduğu işlemler hükümsüzdür. (yenilenmesinin mümkün olmadığı işlemler istisna) Dolayısıyla suçun asliye ceza mahkemesinin görev alanına girip girmediği doğru tayin edilmelidir.

Görev konusunda ceza mahkemeleri arasında herhangi bir uyuşmazlık çıktığında, davaya bakacak olan görevli ceza mahkemesini belirleyecek olan ortak yüksek görevli mahkemedir. Ortak yüksek görevli ceza mahkemesinin görev uyuşmazlığı konusunda vereceği karar kesindir.

Yetkili Asliye Ceza Mahkemesi

Yetki kuralları hangi yerde bulunan asliye ceza mahkemesinin o dava veya işe bakacağını belirtir. Yer yönünden yetki kuralları kesindir. Taraflar anlaşarak yetkili asliye ceza mahkemesini değiştiremezler. Yetkili olmayan bir asliye ceza mahkemesinde davanın görülmesi halinde yetkisizlik kararı mahkeme tarafından re’sen verilebilir, talebe gerek yoktur.

Davanın yetkisiz mahkemede açıldığına ilişkin yetkisizlik iddiası her zaman ileri sürülemez. Buna göre; asliye ceza mahkemesinde yetkisizlik iddiası duruşmada sanığın sorgusundan önce belirtilmelidir. Bu aşamadan sonra asliye ceza mahkemesi de yetkisizlik kararı veremez.

Yetkili olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler, sadece yetkisizlik nedeniyle geçersiz sayılmaz. Yani yetkisiz hakim veya mahkemenin yapmış olduğu işlemler geçerlidir. Ancak yetkili hakim veya mahkeme isterse bu işlemleri yeniden yapabilir.

Asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren gecikmesinde sakınca bulunan bir durumun varlığı halinde ilgili asliye ceza mahkemesi yetkili olmasa bile gerekli işlemleri yapabilir.

Türkiye’de İşlenen Suçlarda Yetkili Asliye Ceza Mahkemesi

  • Genel yetkili mahkeme suçun işlendiği yer asliye ceza mahkemesidir.
  • Suçun işlenmiş olduğu yer belirlenememiş ise bu durumda şüphelinin veya sanığın yakalanmış olduğu yer yakalanmadıysa bu kişilerin yerleşim yerinde bulunan asliye ceza mahkemesi yetkilidir.
  • Şayet Şüpheli ya da sanığın Türkiye’de herhangi bir yerleşim yeri mevcut değilse bu durumda bu kişilerin Türkiye’de en son adresinin bulunduğu yerde bulunan asliye ceza mahkemesi yetkilidir.
  • Yetkili mahkemenin bu imkanlarla belirlenmesi mümkün değil ise bu durumda ilk usul işleminin yapıldığı yerde bulunan asliye ceza mahkemesi yetkili mahkemedir.

Yabancı Ülkelerde İşlenen Suçlarda Yetkili Asliye Ceza Mahkemesi

Yabancı ülkede işlenen ve Türkiye’de soruşturulması ve kovuşturulması gereken suçlarda:

  • Şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
  • Şayet Şüpheli ya da sanığın Türkiye’de herhangi bir yerleşim yeri mevcut değilse bu durumda bu kişilerin Türkiye’de en son adresinin bulunduğu yerde bulunan asliye ceza mahkemesi yetkilidir.
  • Yetkili mahkemenin bu şekilde de belirlenmesi mümkün değilse, yetkili mahkeme, Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay tarafından belirlenir.

Asliye Ceza Mahkemesinde Davanın Açılması ve Yargılama Süreci

Asliye ceza mahkemesinin görevli olduğu bir suç söz konusu ise suç duyurusunda bulunan kişinin bu talebi üzerine cumhuriyet savcısı soruşturma açmaktadır. Soruşturma işlemleri bizzat savcılık tarafından veya savcılık adına adli kolluk (polis, jandarma, gümrük muhafaza görevlileri ve sahil güvenlik görevlileri) tarafından yapılır. Yani soruşturma işlemlerini idare etme ve sonuç çıkarma yetkisi savcılık makamına aittir.

Soruşturma evresinde savcı tanık dinleyebilir, bilirkişi görevlendirebilir, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde keşif yapabilir, yer gösterme işlemi yapabilir. Savcı sadece sanık aleyhine değil sanık lehine olan delilleri de toplar.

Soruşturma sonucunda savcılık makamında suç hakkında yeterli şüphe oluşması halinde iddianame hazırlar ve bu iddianame asliye ceza mahkemesine sunulur. Asliye ceza mahkemesinin bu iddianameyi kabul etmesiyle dava açılmış olur. Kovuşturma evresi başlar. Kovuşturma evresinin başlamasıyla şüpheli, sanık sıfatını kazanır. Bu evrede mahkeme duruşma günü belirler ve iddianame, çağrı kağıdı ile birlikte sanığa tebliğ olunur.

Bazı durumlarda şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir. Çağrıya rağmen gelmeyen sanık veya şüpheli ile tanık, bilirkişi, mağdur ve şikayetçi ile ilgili olarak da zorla getirme kararı verilebilir.

Asliye Ceza Mahkemesi Kararları

Duruşma sonucunda mahkeme vicdani kanaatine göre hüküm verir. Ceza yargılaması sonucunda asliye ceza mahkemesi aşağıda sayılan hükümlerinden birine karar verir

Beraat kararı: Aşağıdaki hallerde beraat kararı verilir:

  • Fiilin suç sayılmaması
  • Suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması
  • Failin kast veya taksirinin bulunmaması
  • Olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması
  • Suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı: Aşağıda yer alan sebeplerden dolayı ceza verilmemesi halinde, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir:

  • Yaş küçüklüğü
  • Akıl hastalığı
  • Sağır ve dilsizlik
  • Geçici nedenler
  • Hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi
  • Zorunluluk hali
  • Cebir veya tehdit
  • Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması
  • Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi
  • Etkin pişmanlık
  • Şahsi cezasızlık sebebi
  • Karşılıklı hakaret
  • İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı

Mahkümiyet kararı: Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında mahkümiyet kararı verilir.

Davanın reddi: Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için daha önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa bu durumda davanın reddine karar verilir.

Düşme kararı: Düşme sebeplerinin varlığı (dava zamanaşımı, genel af gibi) ya da dava şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması durumunda asliye ceza mahkemesi davanın düşmesine karar verir.

Durma kararı: Dava şartının gerçekleşebileceği ihtimali varsa gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Durma kararı yargılamayı sona erdirmediğinden hüküm sayılmaz. Bu karara karşı itiraz yoluna başvurulabilir.

Asliye Ceza Mahkemesinin Kararına Karşı Kanun Yoluna Başvurma

Asliye ceza mahkemesi tarafından verilen bir kararın hatalı ve hukuka aykırı olup olmadığı konusunda başka bir yargılama makamı tarafından incelenmesine kanun yolu denir.

Kanun yoluna başvurma hakkı olanlar:

  • Cumhuriyet savcısı
  • Şüpheli veya sanık
  • Katılan, katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya (duruşmadan haberdar edilmemiş olan ancak) katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar
  • Avukat (müdafii veya vekil)
  • Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi
  • Şüpheli veya sanığın eşi

Henüz kesinleşmemiş olan kararlara karşı gidilebilen kanun yollarına olağan kanun yolları denir. İtiraz, istinaf ve temyiz olağan kanun yollarıdır.

İtiraz

Asliye ceza mahkemesinin vermiş olduğu bazı kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir. Örneğin; asliye ceza mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararı üzerine itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren 7 gün içinde kararı veren asliye ceza mahkemesine yapılır.

Asliye ceza mahkemesi hakimi tarafından verilen kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi, aynı yerde bulunan ağır ceza mahkemesi tarafından yapılır.

Ağır ceza mahkemesi itiraza ilişkin duruşma yapmadan karar verir. Fakat, gerekli görülmesi durumunda Cumhuriyet savcısı ve ardında müdafi veya vekil dinlenir. Asliye ceza mahkemesi kararına karşı yapılan itiraz haklı bulunursa ayrıca itiraza ilişkin konu hakkında da karar verir.

İstinaf

Asliye ceza mahkemesinin vermiş olduğu kararın hatalı veya hukuka aykırı olduğunu düşünen kanun yoluna başvurma hakkı bulunan kişi bu karara karşı kararın öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde istinaf kanun yoluna başvurabilir. Şayet istinaf başvurusu süresi içinde yapılmışsa bu durumda asliye ceza mahkemesinin verdiği kararın kesinleşmesinin önüne geçilir.

İstinaf başvurusunu bölge adliye mahkemesi inceler. Bölge adliye mahkemesi incelemesini hem maddi olay yönünden hem de hukuki yönden yapar.

Asliye ceza mahkemesinin vermiş olduğu aşağıdaki hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulamaz:

  • Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkümiyet hükümleri
  • Üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümleri
  • Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler

Temyiz

Bölge adliye (istinaf) mahkemesinin bozma dışında kalan hükümlerine karşı temyiz yoluna gidilebilir. Bununla birlikte CMK ağır sayılmayan bazı suçlarla ilgili verilen hükümlere karşı temyiz yoluna gidilemeyeceğini de hükme bağlamıştır.

Asliye Ceza Mahkemesinde Ceza Avukatı Desteği

Ceza yargılaması kişileri maddi ve manevi etkileyen bir süreçtir. Yargılama sonucunda verilen yaptırımlar da ağır neticeler doğurmaktadır. Hukuki meselelerin yanlış yorumlanması veya yargılama sürecinde yapılan usuli hatalar ciddi hak kayıplarına neden olmaktadır.

Bu nedenle alanında uzman bir ceza avukatı ile yargılama sürecini yürütmek istenilen sonuca daha sağlıklı ve hızlı ulaşılmasını sağlayacaktır.

Bu makale faydalı mıydı?