polise mukavemet, görevi yaptırmamak için direnme suçu

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu

Görevi yaptırmamak için direnme suçu, kamu görevlisine karşı yapılmak suretiyle, cebir veya tehdit kullanarak ilgili kamu görevlisinin görevini engelleme faaliyetlerinin bir bütünüdür. TCK 265 ‘in konusunu oluşturan görevi yaptırmamak için direnme suçu, halk arasında polise mukavemet olarak da bilinir ki en büyük uygulama alanını polise mukavemette bulur. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşması, kamu görevlisine gerçekleştirilen direnmenin, mutlaka cebir veya tehdit unsurlarından en az birinin varlığı ile mümkündür. Cebir ve tehdidin bir arada gerçekleşmesi veya cebir ve tehditten birinin gerçekleşmesi TCK 265’in konusunu oluşturmak için yeterlidir.

Kanun tanımındaki kamu görevlisinden kamu işlerinin yürütülmesine seçilerek veya atanarak katkıda bulunan, sürekli veya geçici olmak üzere katkıda bulunan kişi olarak algılamamız gerekir. Kamu görevlisine örnek vermek gerekirse; polis, hakim, memur sayılabilir. Ayrıca değinmek gerekirse, TCK 265’in oluşması için failin herhangi biri olması yeterlidir. Özel faillik nitelikleri aranmaz. Herkes bu suçun faili olabilir.

Polise Mukavemet

Polis, Türkiye Cumhuriyeti’nin kamu görevlilerinden biridir. Polise karşı gerçekleştirilen cebir veya tehdit ile birlikte görevini yaptırmama icrasında bulunmak, TCK 265’in konusunu oluşturan görevi yaptırmamak için direnme suçunu, halk deyimiyle polise mukavemet suçunu oluşturur. Esasen polise mukavemet ve bu suç birebir aynı suçtur.

Değindiğimiz gibi, polise mukavemet için yine cebir veya tehditten her ikisi veya herhangi birinin gerçekleştirilmesi suretiyle suç tamamlanır. Polise tehditte bulunmak, itmek, sert bir şekilde dokunmak, görevini yapmasını engellemek, gözaltı ve tutuklama durumlarında mukavemet göstermek gibi fiiller cebir unsuru içerisinde değerlendirilir. Görevi sırasında görevini gerçekleştirmemesi amacıyla gerçekleştirilen bu filler, TCK 256’nın oluşmasına sebebiyet verir.

Polise mukavemetin cezasına aşağıda “Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Cezası” adlı başlık altında değineceğiz.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Unsurları

TCK 265’in oluşmasına sebep olan unsurları açıklamak gerekirse, öncelikle direnme suçu muhakkak kamu görevlisine karşı işlenmiş olmalıdır. En önemli ve en temel unsur budur. Kamu görevlisinin geçici veya sürekli görevini icra ediyor olması suçun oluşması için bir önem arz etmez, kişi her ikisinde de kamu görevlisi sıfatına haizdir.

İkinci bir unsur, kamu görevlisine karşı işlenen direnme suçunun işlenme anı ile kamu görevlisinin icra ettiği kamu görevi eş zamanlı olmalıdır. Yani direnme suçunun oluşması için kamu görevlisi görevini o anda icra ediyor olmalıdır. Aksi takdirde TCK 265 bu noktada vücut bulmaz. Ancak TCK’da düzenlenen başka suçlara sebep olabilir.

Üçüncü unsur, görevi yaptırmamak için direnme faaliyetinin cebir veya tehdit ile birlikte işleniyor olması gerekir. Tehdit suçu, TCK 106’da ayrıca düzenlenmiştir. Ancak görevi yaptırmamak için direnme suçu kapsamında edilen tehdit, ayrıca tehdit suçunu oluşturmadan direkt TCK 265 içerisinde değerlendirilir ve cezası buna göre tayin olunur. Cebir suçu, TCK 108’de düzenlenmiş ceza hukukumuzda yer alan bir suç tipidir. Ancak yine, görevi yaptırmamak için direnme suçu içinde bulunduğunda ayrıca cebir suçu oluşmayacaktır. Yalnızca TCK 265’den hüküm kurulur. Cebir, kamu görevlisine uygulanan herhangi bir itme, çekme, hafif vurma, sert vurma hareketlerinin tamamını kapsar. Normal şartlarda kasten yaralama suçunun oluşmasına sebebiyet vermeyen fiiller, görevi yaptırmamak için direnme suçu içerisinde cebir kabul edilir ve suçun tamamlanması için yeterlidir. Yani vurma, itme, çekme basit yapıda bile olsa bu suç olabilmektedir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Cezası

Suçun oluşması halinde verilmesi gereken cezalar, hürriyeti bağlayıcı ceza olan hapis cezalarıyla TCK 265’de belirtilmiştir. Buna göre; suç tipinin temel halinde direnme suçu işleyen kimse 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılır. Alt veya üst sınıra yaklaşma, cebir ve tehdidin, direnmenin boyutu ve şiddeti ile değişmektedir.

Suç tanımındaki kamu görevlisinden yargı mensupları da anlaşılmalıdır. Buna göre kamu görevi olarak yargı görevini üstlenen kamu görevlilerine karşı işlenen görevi yaptırmamak için direnme suçu daha ağır şartlara bağlanmıştır. Öyle ki, yargı görevindeki kamu görevlilerine karşı işlenen bu suç sonucunda şahıs, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Örneğin; hakime karşı duruşma sırasında olmak kaydıyla cebir veya tehdit ile müdahalede bulunulursa suçu oluşturan kişiye verilecek ceza 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır.

Eğer bir kimse, kendisinin tanınmasına olanak bırakmayacak şekilde bir hale bürünürse ve bu kılık ile görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlerse veya bir kimse yalnız değil de birden fazla kişi ile TCK 265’in meydana gelmesine sebebiyet verirse bu kişi veya kişilere verilecek ceza üçte biri oranında artırılarak hükme bağlanır. Örneğin; polise mukavemet uygulayan şahıs 6 ay ile 3 yıl arasında cezalandırılacak iken kafasına çorap geçirerek mukavemet yaratan şahsa verilecek ceza 8 ay ile 4 yıl arasında değişmektedir.

Söz konusu suçu işlerken kullanılan araç veya olay esnasında yararlanılan güç veya unsurların varlığı veya farklılığı halinde de farklı cezalar uygulanır. Şöyle ki, eğer görevi yaptırmamak için direnme suçu silah ile veya herhangi bir suç örgütü unsuru ile bir güç yaratılarak işlenirse şahsa verilecek ceza yarı oranında artırılır. Örneğin; suçun temel halinden 6 ay ile 3 yıl arasında cezalandırılacak kişi, silah ile TCK 265’in konusunu oluşturursa bu kişiye verilecek ceza 9 ay ile 4,5 yıl arasında değişecektir. Buradaki silah kavramının hangi unsurları içerdiğini bilmek önemlidir. Zira TCK kapsamında silah, sözlük anlamından farklı kullanılmaktadır. TCK’ ya göre silah tanımından şunlar anlaşılmalıdır:

  • Patlayıcı herhangi bir madde
  • Ateşli silahlar
  • Savunma veya saldırmaya elverişli herhangi bir kesici, delici veya bereleyici alet
  • Savunma ve saldırı amacıyla üretilmiş olmasa bile olası savunma veya saldırı durumunda kullanılmaya elverişli diğer şeyler, (bu, uygulamada çok geniş olarak yorumlanmaktadır)
  • Yaralayıcı, yakıcı, zehirleyici, boğucu maddeler ile sürekli hastalığa sebep olan nükleer, kimyasal, biyolojik, radyoaktif maddeler

TCK 265 ile ilgili bir önemli husus da kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış haline kanunda yer verilmesidir. Görevi yaptırmamak için direnme suçu içerisinde kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hali meydana gelir, netice bu şekilde oluşursa şahıs ayrıca kasten yaralama hükümlerine tabi olacaktır. “Kasten Yaralama Suçu” konulu makalemize buradan ulaşabilir, konu hakkında ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu ve Haksız Tahrik

Haksız tahrik, suç işleyen kimsenin suçu işlediği esnada şiddetli bir elem veya hiddet altında olmasıyla gerçekleşir ve cezada indirim sebebidir. Haksız tahrikten bahsetmek için tahrikin suç işlendiği esnada gerçekleşmesi gerekir. Ayrıca haksız tahrik etkisi ile suç işleyen kimse, suçu haksız tahriki gerçekleştiren şahsa karşı işlemelidir. Gerekli koşullar sağlandığında suç işleyen kimse haksız tahrik indiriminden yararlanabilir.

Görevi yaptırmamak için direnme suçu için de haksız tahrik hükümleri uygulanabilir. Ancak dikkat edilmesi gerekilen husus şudur ki; kamu görevlisinin yalnızca görevini icra ediyor olması, suç işleyen kimseyi rahatsız etse bile haksız tahrik içerisinde değerlendirilemez. Yalnız kamu görevlisinin görevini aşarak haksız tahrikte bulunması dolayısıyla haksız tahrik indirimi uygulanabilir. Bu olayın koşullarına göre bir ceza avukatı ile değerlendirilmelidir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Uzlaşma

Uzlaşma, mağdur ve suçlu tarafların uzlaşma konusunda anlaşma yapması şartıyla bir uzlaştırmacı huzurunda anlaşarak davadan vazgeçmeleriyle tamamlanan hukuki müessesedir. Uzlaşmanın yapılması her ceza davası için mümkün değildir. Uzlaştırma yapılabilmesi için CMK 253/1 ‘de sayılan suç tiplerinden birinin gerçekleşmiş olması veya sayılan suç tipleri haricinde herhangi bir suç tipinin kanun hükmünde uzlaştırmaya açık olduğu belirtilmelidir.

Görevi yaptırmamak için direnme suçu, CMK 253/1 ‘de sayılan suç türleri arasında sayılmamaktadır. Öyle ki, TCK 256’da da uzlaştırmaya açık olduğuna dair bir fıkra bulunmamaktadır. Buradan anlaşılmalıdır ki, görevi yaptırmamak için direnme suçu uzlaştırmaya tabi değildir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Zamanaşımı

Türk Ceza Hukuku’nda yer alan zamanaşımı, kanunda belirtilen belli bir zamandan itibaren yine kanunda belirtilen bir zaman diliminin geçmesiyle birlikte davanın düşmesine sebep olan bir müessesedir. Zamanaşımı re’sen işlemeye başlar ve re’sen sonlanır ve işlemesinden veya sonucundan vazgeçmek mümkün değildir. Zamanaşımı bir ceza davası için dava ve ceza zamanaşımı olmak üzere iki türlüdür.

Dava zamanaşımı;

  • TCK 265/1 ‘e göre yani suçun temel şekline göre cezası 5 yılı geçmediği için 8 yıldır.
  • TCK 265/2 ‘e göre suçun yargı mensuplarına işlenmesi durumunda yine cezası 5 yılı geçmediği için 8 yıldır.
  • TCK 265/3 ‘e göre suçun, kişinin tanınmasının mümkün olmadığı halde veya birden çok kişi ile birlikte işlenmesi durumunda artırımlarla birlikte suç şeklinin cezası 5 yılı geçmediği için 8 yıldır.
  • TCK 265/4 ‘e göre suçun silah ile işlenmesi durumunda da cezası 5 yılı geçmediği için 8 yıldır.
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama durumunda kasten yaralama suçunun zamanaşımı işler. İlgili makalemizden bilgi edinebilirsiniz.

Ceza zamanaşımı;

  • Yukarıda da değindiğimiz üzere suçun cezası her halükarda 5 yılı geçmediği için 10 yıldır.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Ceza hukukumuzda yargılamalar iki farklı mahkeme türünde yapılmaktadır: Asliye Ceza Mahkemeleri ve Ağır Ceza Mahkemeleri. Asliye Ceza Mahkemelerinin görevli olduğu ceza davaları ceza üst sınırı 10 yılı geçmeyen davalardır. Bazı suç tiplerinin yargılanması 10 yılı geçmese bile Ağır Ceza Mahkemelerinde yapılabilmektedir.

Görevi yaptırmamak için direnme suçunda yargılama yapmakla görevli mahkeme, kanuni tanımında belirtildiği üzere suç tipinin herhangi bir şeklinin cezası 5 yılı geçmediği için Asliye Ceza Mahkemeleridir.

Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu ve Ceza Avukatının Önemi

Türk Ceza Kanunumuzda yer alan bu suç tipi, ağır bir ceza davası olmamakla birlikte gerekli savunma ve ispatlar mahkemeye sistematik ve sağlıklı bir şekilde sunulmadığı sürece hak kayıpları yaşanması dolayısıyla kişi için ağırlaşabilir. Deneyim sahibi bir ceza avukatı, müdafiinin aleyhine ve lehine tüm delil ve ispatları değerlendirerek mahkemeye yapacağı doğru bir savunma ile bu süreci profesyonelce, zaman kaybı yaşamadan yönetebilir. Özellikle bu suç bakımından hangi davranışın mukavemet olup olmadığı konularında bir avukatın değerlendirmesi yerinde olacaktır. Dava sürecinizi hak kaybı yaşamadan lehinize tamamlayabilmek için mutlaka profesyonel bir ceza avukatından destek almanızı öneririz.

Bu makale faydalı mıydı?