tehdit suçu tck 106

Tehdit Suçu ve Cezası

Tehdit, kişi hürriyetine karşı işlenen ciddi bir suçtur. TCK 106. madde düzenlemesinde yer alan tehdit suçu, cezası itibariyle küçük görülse de uygulamada genellikle cezayı artırıcı nitelikli hallerin var olması dolayısıyla ciddi hapis cezası doğurabilmektedir. Bu bakımdan önemle üzerinde durulması gereken bir yargılama sürecinden bahsedeceğiz.

TCK 106 suçu; bir kişiye karşı, ona veya bir yakınına yönelik olarak hayat, vücut, malvarlığı veya cinsel dokunulmazlığına yahut başka herhangi bir hakkına sair bir zarar verileceğinden bahisle tehdit etme ile oluşur. TCK 106 düzenlemesinde tehdit suçunun basit işleniş şekli, cezayı artırıcı nitelikli halleri ve tehditin başka suçlar ile birlikte işlenmesi durumu hüküm altına alınmıştır.

Yazımızda tehdit suçunun önemli ayrıntılarına değinmekle birlikte bu suç ile ilgili başlatılan cezai süreçte neler ile karşılaşılabileceğini, mahkemenin verebileceği kararları, cezayı azaltan veya artıran halleri açıkladık. Konunun önemine binaen yazının dikkatlice okunmasını tavsiye ediyoruz.

Tehdit Suçunun İşleniş Şekli

TCK 106/1’de tehdit suçunun temel işleniş şekli ve cezası yer almıştır. Buna göre tehdit suçunu işleyen fail, mağdura veya bir yakınına karşı şu fiillerden bir veya birkaçını işleyeceğinden bahisle korkutmada bulunmaktadır:

  • Hayat dokunulmazlığına bir haksız saldırı gerçekleştireceğinden bahsederek korkutmak → Bu şekilde işlenen tehdit suçunda mağdurun kendisini veya bir yakınını öldürmekten bahsederek korkutmada bulunulmaktadır. “Seni öldürürüm, şunu şunu yapmazsan çocuğun ölür” vb. sözler bu hale örnektir. 
  • Vücut dokunulmazlığına bir haksız saldırı gerçekleştireceğinden bahsederek korkutmak Bu şekilde işlenen tehdit suçunda mağdurun kendisini veya bir yakınını kasten yaralama tehditi yapılmaktadır. “Elimde kalırsın, kemiklerini kırarım” vb. sözlerle bu hal gerçekleşebilir.
  • Cinsel dokunulmazlığına bir haksız saldırı gerçekleştireceğinden bahsederek korkutmak Bir kişinin kendisine veya bir yakınına karşı cinsel suçların işleneceği korkutması bulunulması durumunda bu hal gerçekleşir. “Seni s**erim, sana tecavüz ederim, soyarım” vb. sözler ile bu hal gerçekleşebilir.
  • Malvarlığına yönelik bir haksız saldırı gerçekleştireceğinden bahsederek korkutmak Kişinin malvarlığına zarar verileceği korkutması da bu şekilde tehdite konu olabilmektedir. “Arabanı yakarım, evine molotof atarım” vb. korkutmalar ile bu hal işlenebilir.
  • Sair bir kötülük gerçekleştireceğinden bahsederek korkutmak → Bir kişinin, kendisine veya bir yakınına yönelik olarak korkutulmasında bu saydığımız halleri açıkça belirtmeyip de “sen görürsün, sana yapacağımı bilirim, sen bittin” vb. şekilde vereceği zararı tam olarak söylemediği durumlarda da tehdit suçu işlenmiş olur.

Tehdit Suçu Cezası (TCK 106/1)

Bir kişinin hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığının konu edilerek tehdit edilmesi durumunda verilecek olan hapis cezasının alt sınırı 6 ay, üst sınırı 2 yıldır. Eğer tehdit malvarlığı hakkını konu ediniyorsa yahut sair bir kötülükten bahisle işlenmişse faile 6 aya kadar hapis veya adli para cezası yaptırımı uygulanır.

Bu saydığımız haller suçun temel işleniş şeklini ifade etmektedir. Aşağıda tehditin bazı işleniş şekillerini açıklayacağız ki bu hallerin varlığı durumunda cezalar artırılır. Bazı durumlarda ise cezaların azaltılması veya kaldırılması söz konusu olur.

Tehdit Suçunda Cezayı Artıran Nitelikli Haller ve Cezaları (TCK 106/2)

TCK 106/2 düzenlemesinde tehdit suçunda cezayı artırıcı nitelikli haller düzenlenmiştir. Bu haller ve öngörülen cezaları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Tehditin silahla işlenmesi durumunda verilecek olan ceza 2 yıl ile 5 yıl arasında değişen hapis cezasıdır. (TCK 106/2-a)

TCK 106 suçunda silah kullanılması durumu için daha ağır ceza öngörülmüştür. Silah kavramı TCK kapsamında yalnızca tabanca vb. ateşli silahları ifade etmez. Ateşli silahlar, patlayıcılar, saldırı veya savunmaya elverişli kesici – delici aletler, kimyasal – biyolojik silahlar, zehir, yakıcı – boğucu – aşındırıcı maddeler vb. hasılı bir çok alet silah olarak kabul edilmektedir. Bu bakımdan uygulamada tehdit suçunun silah ile işlenmesi sıkça görülmektedir. Dolayısıyla yargılamaya konu olan ceza da 2 ile 5 yıl arasında değişen hapis cezası olur.

  • Tehditin, kişinin kendisini tanınmayacak şekle sokması suretiyle işlenmesi durumunda alt sınırı 2 yıl ve üst sınırı 5 yıl olan hapis cezası verilir. (TCK 106/2-b)

Failin kendini tanınmayacak şekle sokması durumunda mağdurun kendini savunması ve tehditin ciddiyetini ölçmesi imkanı azalır. Bu nedenle suçun temel şekline göre daha ağır ceza öngörülmüştür. Kişinin maske takması, kar maskesi takması, yüzünü boyaması, farklı bir kılığa girmesi, sesini değiştirmesi vb. bir çok örnek bu nitelikli halde söz konusu olabilir.

  • Tehditin, imzasız mektup ile veya özel işaretler ile işlenmesi durumunda verilecek olan hapis cezası 2 yıl ile 5 yıl arasında değişen hapis cezasıdır. (TCK 106/2-b)

İmzasız mektup ve özel işaretler de mağdurun kendini savunma ve neyle karşılaşabileceğini algılama imkanını elinden aldığı için daha ağır cezalandırılan bir tehdit şeklidir. Örneğin bir kişiye tehdit içeren ama isim belirtilmeyen bir mektup gönderilmesi durumunda bu nitelikli hal söz konusu olur. Ancak belirtmemiz gerekir ki kişinin kendini ima yoluyla bildirmiş olması ve mağdurun bunu anlayabilecek durumda olması durumunda bu nitelikli halin varlığından söz edilemez. 

Bunun yanında kişiye özel işaretler, mesela kuru kafa resmi, kanlı testere resmi, veya cinsel obje resmi, mezarlık görüntüsü vb. kullanılarak tehdit işlenmesi de daha ağır cezayı gerektiren hal olarak düzenlenmiştir.

  • Tehditin birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi durumuda alt sınırı 2 yıl ve üst sınırı 5 yıl olan hapis cezasına hükmedilir. (TCK 106/2-c)

TCK 106 suçunda birden fazla kişinin suça iştirak iradesinin bulunması durumunda mağdurdaki korkunun artacağı ve haksız yararın daha kolay elde edileceği için daha ağır ceza öngörülmüştür. 

  • Tehditin var olan veya var sayılan suç örgütlerinin sağladığı korkutucu etkiden ve güçten yararlanmak suretiyle işlenmesi durumunda da 2 yıl ile 5 yıl arasında değişen hapis cezasına hükmedilir. (TCK 106/2-d)

Suç örgütlerinin gücünü arkasına alarak tehdit suçu işleyen kişi mağdurun kendisini savunma imkanını neredeyse tamamen ortadan kaldırarak kişide paniğe neden olur. Ancak bu nitelikli halin varlığı için ortada bir suç kurma amacıyla kurulmuş örgüt olmalı ve korkutucu etkiye sahip olmalıdır. 

Tehdit Amacıyla Başka Suçların İşlenmesi Birlikte İşlenmesi (TCK 106/3)

Tehdit suçu niteliği itibariyle bir çok suç ile birlikte işlenebilir. TCK 106/3 düzenlemesinde tehdit maksadıyla farklı suçların işlenmesi durumu ele alınmıştır. TCK 106/3 hükmüne göre;

  • Bir kişiyi tehdit etmek maksadıyla kasten öldürme suçu işlenirse hem tehdit cezası hem de kasten öldürme cezasına hükmedilir. Yani bir kişiye yönelik korkutmanın etkisini artırabilmek için başka birisini öldürme fiili durumun her iki suçtan ötürü cezalandırmaya gidileceği belirtilmektedir.
  • Bir kişiyi tehdit etmek maksadıyla o kişiye karşı veya bir yakınına karşı kasten yaralama suçu işlenirse hem tehdit cezasına hem de kasten yaralama cezasına birlikte hükmedilir. Yani korkutma ve iknanın etkisini artırabilmek amacıyla birilerini yaralama durumunda her iki cezanın birlikte söz konusu olacağı bildirilmiştir.
  • Bir kişiyi tehdit etmek maksadıyla malvarlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirilmesi durumunda hem mala zarar verme suçundan hem de tehditten ötürü cezalandırmaya gidilir. Yani korkutmanın etkisi mala zarar verme ile artırılmaya çalışılmışsa her iki ceza birlikte uygulanacaktır.

Tehdit Suçunda Cezayı Azaltan veya Kaldıran Nedenler

Yukarıda TCK 106 suçunun temel işleniş şekli ile cezayı artırıcı nitelikli hallerine ve bunlar için öngörülen cezalara değindik. İşte bazı durumlarda ise tehdit suçunda ceza azaltılabileceği gibi hiç ceza verilemeyebilir. Bu halleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • 18 yaşından küçük kişilerin tehdit suçunu işlemesi durumunda cezada indirim yapılabileceği gibi hiç ceza verilmeyebilir de.

18 yaşından küçük kişilerin tehdit suçu işlemesi durumunda failin hangi yaş aralığında olduğuna bakılır. Buna göre;

  • Tehdit suçunu işleyen fail eğer 12 yaşından küçük ise herhangi bir cezaya hükmedilemez. Yapılacak olan şey bir takım güvenlik tedbirlerine hükmetmek olacaktır.
  • Tehdit suçunu işleyen fail eğer 12 ile 15 yaş aralığında ise ama işlediği tehdit fiilinin hukuki anlam ve önemi bilincine sahip değilse gene cezalandırma yoluna gidilemez. Burada da bu çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.
  • Tehdit suçunu işleyen fail 12 ile 15 yaş aralığında olmakla birlikte işlediği tehdit fiilinin hukuki anlam ve sonucu bilincine sahip ise bu failin TCK 106 cezası ile cezalandırılır. Ancak cezasında bir miktar indirim yapılacaktır.
  • Tehdit suçunu işleyen fail 15 ile 18 yaş aralığında ise tehdit fiilinin hukuki anlam ve önemi bilincine sahip olup olmadığına bakılmaksızın indirimli cezaya hükmedilir.

 

  • Olası kastla işlenen tehdit suçunda cezada bir miktar indirim yapılır.

Olası kast yukarıda da değindiğimiz üzere kastın özel bir şeklidir. Eğer fail işlediği suça yönelik olarak kasti irade koyuyor ancak neticenin gerçekleşmesini istememesine rağmen kabulleniyorsa söz konusu suçu olası kast ile işlemiş demektir. Yani bir kişi bir suç işlerken o suçu tam olarak istemese de “olursa olsun” gibi bir anlayış ile hareket etmekteyse olası kast ile hareket etmiş demektir. Bu açıklamalar TCK 106 suçu için de aynen geçerlidir. Bir olayda failin hangi saik ile hareket ettiğine ilişkin bu değerlendirmeyi yapacak olan mahkemedir. Olası kast ile hareket ettiği tespit edilen failin cezasında indirim yapılır.

  • Alkol veya uyuşturucu bağımlısı kişinin tehdit suçu işlemesi durumunda somut olayın özelliklerine göre ceza verilmeyebilir.

Alkol veya uyuşturucu etkisi altında işlenen suçlarda herhangi bir ceza indirimi yapılmaz. Zira suç işleyen fail alkolü veya uyuşturucuyu kendi isteği ile almıştır. Ancak bu kişi alkol veya uyuşturucu bağımlısı ise durum değişir. Alkol veya uyuşturucu bağımlısı kişi yoksunluk derecede bağımlı ise bu kişi fizyolojik bağımlı olarak kabul edilmektedir. Fizyolojik bağımlı olduğu mahkemece tespit edilen fail ceza ehliyetine sahip değildir. Yani TCK 106 suçundan ötürü cezalandırılmaz. Ancak kişinin böyle yoksunluk derecesinde bağımlı olabilmesi için, söz konusu alkol veya uyuşturucu maddeyi almadığı zaman davranışlarını kontrol etme yeteneğini kaybediyor olması gerekir.

  • Meşru müdafaa kapsamında işlenen tehdit suçundan ötürü faile ceza verilmez.

Bir kişi kendisine veya bir başkasına yönelik haksız bir saldırıyı sonlandırabilmek amacıyla söz konusu haksız saldırıyı defedecek ölçüde savunmada bulunurken suç işlerse meşru müdafaa hükümleri çerçevesinde ceza almayacaktır. Tehdit fiilini de, saldırganı durdurabilmek amacıyla işleyen kişi hakkında TCK 106 suçu cezasına hükmedilmez.

  • Haksız tahrik etkisi altında tehdit suçu işlenmesi durumunda cezada bir miktar indirime gidilebilir.

Haksız tahrik hükümleri bir kişinin şiddetli elem ve tahrik etkisi altında suç işlenmesi durumunda cezayı hafifletici etkiye sahiptir. Bir kişi kendisine veya bir yakınına yönelen haksız saldırı karşısında öfkelenerek o kişiye karşı suç işlerse cezasında indirim yapılır. Tehdit suçu ile ilgili olarak tasarlanarak işlenebileceğine dair tartışmalar mevcuttur. Aynı şekilde haksız tahrik hükümlerinin de tasarlanarak işlenemeyeceğine dair tartışmalar mevcuttur. 

Buna göre TCK 106 suçunda haksız tahrik ile hareket edildiği konusu yargı kararlarında farklı şekilde yer alabilmektedir. Bu nedenle olayda haksız tahrik söz konusu ise mahkemeye karşı yapılacak olan savunma büyük önem taşır. Haksız tahrik etkisi altında işlenen tehdit suçunda bir miktar ceza indirimi yapılır.

Tehdit Suçunun Unsurları

TCK 106 tehdit suçu herkes tarafından işlenebilen genel bir suçtur. Yani fail bakımından bir özgü suç sayılmaz. Dolayısıyla herkes bu suçun faili olabilir. Ancak aşağıda ayrıntılarına değineceğimiz üzere failin belirli özelliklere sahip olması cezayı azaltıcı veya artırıcı etkiye sahip olabilmektedir. 

Tehdit suçunda benzer şekilde herhangi bir kişi mağdur olabilir. Yani mağdur bakımından da özgü nitelikte değildir. Mağdurun belirli özelliklere sahip olması da gene aşağıda ayrıntılarına değineceğimiz üzere cezayı artırıcı veya azaltıcı özelliğe sahiptir.

TCK 106 suçu kasten işlenebilen suçlar arasında yer alır. Tehditin taksirle işlenmesi kanunda öngörülmediği gibi hayatın olağan akışına da aykırıdır. Tehdit suçunun gerçekleşmiş sayılabilmesi için suçu işleyen kişinin, tehdit ettiği kişiyi korkutma maksadı taşıyor olması gerekir. Bununla birlikte tehdit edilen kişiyi zarara uğratmak maksadı da failde olmalıdır. Ayrıca TCK 106 suçu olası kast ile de işlenebilir. Olası kast, doğrudan kastın özel bir şekli olup cezada bir miktar indirim yapılmasına neden olur. Buna aşağıda cezayı azaltan durumlar başlığında yer vereceğiz.

Tehdit suçunun oluşabilmesi için söz konusu korkutma tehdite elverişli olmalıdır. Burada mağdurun inanıp inanmamasına değil de genel geçer kurallara göre değerlendirme yapılır. Ortalama bir insanın korkutulmasına yeter derecede fiilin işlenmesi yeterlidir. Ayrıca tehdit suçunun oluşabilmesi için mağdurun korkmuş olması gerekmez. 

Tehdit Suçuna Teşebbüs

Bir suçun icra hareketlerini işlemeye başlayan fail bu hareketlerine kendi elinde olmayan nedenlerden ötürü son vermiş ise ve netice gerçekleşmemişse suç teşebbüs aşamasında kalmış demektir. Teşebbüs aşamasında kalan suçun cezasında bir miktar indirim yapılacaktır. Teşebbüsün söz konusu olabilmesi için failin elinde olmayan nedenlerle sona eren icra hareketleri o suçu işlemeye elverişli olmalıdır.

TCK 106 suçu neticeli bir suç değildir. Dolayısıyla bu suça teşebbüs genel olarak zordur. Ancak niteliğine uygun düştüğü oranda teşebbüs hükümleri bu suçta uygulanabilir. Örneğin bir kişiye yönelik tehdit içeren bir mektubun postaya verilmesi ancak bu kişiye ulaşmadan kolluk birimlerini bundan haberdar olarak gerekli müdahaleyi yapması vb. durumlarda suç teşebbüs aşamasında kalmış demektir.

TCK 106 Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı

Türk Ceza Kanununda yer alan suçlar genel olarak takibi şikayete bağlı olmayan suçları içerir. Yani suçlar için genel kural; bunların soruşturma ve kovuşturmasının yapılabilmesi için mağdurun şikayetinin gerekmediğidir. Ancak bazı istisnai suç tipleri için mağdurun şikayeti aranmaktadır. Buna göre takibi şikayete bağlı olan bu suçlarda soruşturma ve ceza yargılaması yapılabilmesi için mağdurun 6 aylık şikayet süresi içerisinde şikayette bulunması gerekir. Takibi şikayete bağlı olmayan suçlarda ise doğal olarak herhangi bir şikayet süresi söz konusu olmaz.

TCK 106/1’de yer alan tehdit suçunun yalnızca malvarlığına bir zarar vermekten yahut sair bir kötülük yapılacağından bahisle işlenen şekli şikayete bağlıdır. Bu nedenle malvarlığına zarar verileceği veya sair bir kötülüğe uğrayacağı yönünde tehdit alan kişinin 6 ay içerisinde şikayet hakkını kullanması gerekir.

Ancak TCK 106/1’in diğer işleniş şekilleri olan hayat, vücut ve cinsel dokunulmazlığa karşı zarar verileceğinden bahisle işlenen şekilleri şikayete bağlı değildir. Ayrıca TCK 106/2’de yer alan nitelikli hallerde de şikayetin aranmadığını belirtmemiz gerekir. Bu şekilde işlenen TCK 106 suçunda şikayet aranmaz. Ancak TCK 106 suçunun bu hallerinde ise 8 yıllık dava zamanaşımı süresi içerisinde soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin yapılması gerekmektedir.

Tehdit Suçu Şikayetten Vazgeçme

Yukarıda bahsettiğimiz takibi şikayete bağlı olan suçlar için şikayetten vazgeçme imkanı vardır. Ancak takibi şikayete bağlı olmayan suçlarda şikayet diye bir şey söz konusu olmadığı için şikayetten vazgeçme de söz konusu olmayacaktır. Bu tür suçlarda şikayet değil ihbar söz konusu olur. Suçu bildiren kişi mağdur dahi olsa bu bildirim ihbardır.

Buna bağlı olarak TCK 106 suçunda malvarlığına bir zarar vermekten veya sair bir kötülükten bahisle işlenen şeklinde şikayetten vazgeçme söz konusu olabilirken diğer işleniş şekillerinde mağdurun şikayetten vazgeçmiş gibi bir hakkı yoktur. 

Uygulamada mahkemeye veya savcılığa yahut polise verilen şikayetçi değilim ifadesi veya daha sonradan ifadeyi değiştirerek şikayetçi değilim beyanında bulunma hukuken sonuç doğurmaz. Tabi mahkemenin kanaatine etki edecektir. Ancak şikayetten vazgeçme gibi cezai süreci direkt olarak sonlandırmaz.

Tehdit Suçu Uzlaşma

Bazı suç tiplerinden ötürü ceza yargılamasına geçebilmek için öncelikle fail ile mağdurun adliye eliyle buluşturulup sorunu kendi aralarında halledebilme durumlarına bakılır. Bu görüşmeye uzlaşma görüşmeleri denir. Ancak bu durum her suç için gerekli değildir. Tehdit suçunda TCK 106/1’de yer alan suçun temel şekli bakımından uzlaşma görüşmeleri yapılacaktır. Uzlaşma görüşmelerinden sonuç alınamaması durumunda ceza yargısına geçilir. Ancak TCK 106/2’de yer alan nitelikli haller bakımından uzlaşma görüşmeleri yapılmadan kovuşturmaya geçilecektir.

Tehdit Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme

Bir suç hakkında yapılan yargılamada verilen hapis cezası hükmünün 1 yılın altında olması durumunda bu cezanın adli para cezasına çevrilerek infazı engellenmiş olur. TCK 106 suçunda yukarıda açıkladığımız üzere 1 yılın altında ceza verilebilecek haller söz konusu olabileceği gibi 5 yıla kadar çıkan bir ceza dahi söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle adli para cezasına çevirme imkanı somut olayın şartlarına bağlı olarak değerlendirilmelidir.

Tehdit Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Bir suç dolayısıyla yapılan yargılamada faile verilen hapis hükmünün 2 yılın altında olması, failin daha önceden kasıtlı bir suç işlememiş olması ve fail hakkında hakimin bir daha kasıtlı suça karışmayacağına dair kanaat edinmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilerek cezanın infazının önüne geçilebilir.

Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen faile 5 yıllık denetim süresi tanınır. Bu süreyi herhangi bir kasıtlı suç işlemeden yükümlülüklerine uygun olarak geçiren fail sanki en baştaki suçu hiç işlememiş gibi olur. Ancak bu süre içerisinde tekrar suç işleyen faile iki ceza birlikte uygulanır.

TCK 106 suçu bakımından 2 yılın altında ceza verilen durumlar söz konusu olabilmektedir. Nitelikli hallerde ceza alt sınırdan verilirse veya cezayı azaltan haller söz konusu olursa HAGB kararı çıkması mümkündür.

Tehdit Suçunda Cezanın Ertelenmesi

Cezanın ertelenmesi kararı yukarıda açıkladığımız hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına benzese de burada adı üzerinde ceza belirli bir süre için ertelenmektedir. Bu süre 1 ile 3 yıl arasında değişmektedir. Bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlemeyen failin cezası sanki infaz edilmiş gibi hüküm doğar. Ancak bu süre içerisinde tekrar kasıtlı suça karışan faile gene iki ceza birlikte uygulanır.

Cezanın ertelenmesi şartları da HAGB’de olduğu gibidir. 2 yılın altında bir hapis hükmü verilmeli ve fail daha önceden kasıtlı bir suç dolayısıyla 3 aydan daha fazla bir hüküm giymemiş olmalıdır. TCK 106 suçunda cezanın ertelenmesi kararı verilebilir. Ancak belirttiğimiz üzere 2 yılın altında bir ceza hükmü söz konusu olmalıdır.

Tehdit Suçunda Ceza Avukatı Desteği

Tehdit gibi temel kanuni cezası düşük olan suçlar uygulamada pek önemsenmese de buradan hiç beklenmeyen cezalar çıkabilmektedir. Yukarıda ayrıntılı değindiğimiz üzere tehdit suçu çoğu zaman nitelikli halleri ile bir arada bulunmakta ve 5 yıl hapis hükmü riski doğmaktadır. Ki genelde gördüğümüz kadarıyla TCK 106 suçu başka suçlar ile birlikte de işlenmektedir. Buna bağlı olarak cezai sürecin hassasiyet göstererek özenle takip edilmesi gerekir. Bunu sağlayacak en önemli etken de deneyimli bir ceza avukatının hukuki yardımını almaktır. 

Bu makale faydalı mıydı?