Hakaret Suçu ve Cezası

Hakaret Suçu ve Cezası

Hakaret suçu, Türk Ceza Kanununda Şerefe Karşı Suçlar bölümünde düzenlenen suç türlerinden biridir. Hakaret, kişilerin onurunu zedeleyecek, şeref ve saygınlığına zarar verebilecek her türlü kötü sözdür. Bir kişiye hakaret etmenin kanunda suç olarak tanımlanmasının amacı, toplumda insanların toplum içindeki itibarı ve sosyal saygınlığının korunmasıdır. 

İçindekiler

Hakaret Suçu Nedir?

Hakaret suçu, bir kimsenin başka bir kimsenin onurunu, şerefini, saygınlığını zedeleyecek, ticari itibarına veya sosyal ilişkilerine zarar verecek sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmaktır. Hakaret suçu TCK m. 125 vd. hükümlerinde düzenlenmiştir. 

TCK 125:

‘’(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.’’

Hakaret Suçu Nasıl Oluşur?

Hakaret suçu, bir kişinin başka bir kişinin şeref ve saygınlığına kötü sözler sarf ederek veya yazarak saldırması, sövmesi, itibarını zedelemesi şeklinde oluşur. Hakaret suçu, yüz yüze yahut mağdurun gıyabında gerçekleşebilir.

Bir kimsenin hakaret suçunu işlediği şahsın ortamda bulunmaması halinde bu kişi, gıyapta hakaret suçunu işlemiş olur. Gıyapta hakaret suçunun oluşabilmesi için hakarete uğrayan kişinin o ortamda bulunmuyor olması ve bu hakaretin en az 3 kişi tarafından duyulmuş ve şahit olmuş olması gerekmektedir. 

Gıyapta hakaret suçunun oluşması için illa ki yüz yüze gerçekleşen bir konuşmanın bulunması şart değildir. Bu suç, SMS, mesaj yazışmaları, telefon aracılığıyla gerçekleştirilen görüntülü görüşme esnasında da işlenebilir.

Örneğin, 7 kişinin bulunduğu bir WhatsApp grubunda, grupta olmayan kişi hakkında ‘’Geri zekalı bu ya. Hiçbir işten anlamaz.’’ şeklinde söylemlerde bulunulması durumunda gıyapta hakaret suçu işlenmiş olunur. 

Genel olarak Yargıtay kararları incelendiğinde şu kelime ve cümlelerin hakaret suçunun oluşumuna sebebiyet verdiği ortaya çıkmaktadır:

  • Köpek, eşek, domuz, öküz, ayı, çakal, it,
  • Rezil herif,
  • Hayvan,
  • Alçak, şerefsiz,
  • Pislik, 
  • Hırsız, katil,
  • Aciz,
  • Alçak, zorba, hain
  • Alkolik,
  • Aptal, salak, geri zekalı, beyinsiz, enayi,
  • Deccal, firavun,
  • Sapık,
  • Deli,
  • Soysuz,
  • Vatan haini.

Genel olarak Yargıtay kararları incelendiğinde şu kelime ve cümlelerin hakaret suçunun oluşumuna sebebiyet vermediği ortaya çıkmaktadır:

  • Adam ol,
  • Terbiyesiz, saygısız,
  • Şişman, sıska, 
  • Seni paramla satın alırım,
  • Defol buradan,
  • Allah belanı versin,
  • Allah seni bildiği gibi yapsın,
  • Allah seni alsın,
  • Yalancı,
  • Sen ne bilirsin sen kuklasın,
  • Sen kimsin,
  • İşini düzgün yap,
  • Tecrübesiz, toy,
  • Görgüsüz,
  • Nankör,
  • Çingene,
  • Dinsiz, imansız.

Hakaret suçunun en yaygın şekli yüze karşı hakarettir. Ancak bu suçun meydana gelmesine neden olabilecek pek çok farklı eylem bulunmaktadır. Bu eylemler, aşağıdaki başlıklar altında detaylı biçimde açıklanmıştır. 

Bir Kimsenin Onur, Şeref ve Saygınlığını Rencide Edebilecek Nitelikte Somut Bir Fiili veya Olgu İsnat Etmek

Bir kişinin başka bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek, onun sosyal hayattaki imajına, okul hayatına, aile ilişkilerine, ticari itibarına zarar verecek düzeyde bir somut fiil veya olguyu isnat etmesi halinde bu kişi, hakaret suçunu işlemiş kabul edilir. 

Örneğin bir kimsenin başka kimselere karşı ‘’Sen mağazadan kıyafet çalışıyorsun’’, ‘’Eşin komşu ile zina yapmış’’, ‘’Baban birisini dövmüş’’ şeklinde sözler sarf etmesi somut olgu isnat etmek suretiyle hakaret suçunun oluşumuna sebebiyet vermektedir. 

Yargıtay, mağdurun, sanığın kendisine karşı ‘’Kızımın paraları varmış sen almışsın.’’ şeklinde somut olgu isnat ettiği iddiasına yönelik olarak soru yöneltildiğinde sanığın ‘’Kardeşim parayı aldın mı diye sordum. Kur’an-ı Kerim’i öpmesini istedim.’’ biçiminde kaçamak cevap vermesi olayında sanığın mağdura karşı hakaret suçunu işlediğine karar vermiştir. (Yargıtay CGK. 1992/283 E., 1992/306 K.) 

Yargıtay, sanığın, mağdurun çalıştığı kahvehaneye giderek “O….u çocuğu, sen karına sahip çık, kimlerle yatıp kalkıyor bilmiyorsun” diyerek hakaret ettiği, bunun üzerine mağdurun eşini de yanına alarak sanığın yanına gittiği ve sanığa sinkaflı küfür ettiği olayda tarafların birbirine karşılıklı olarak hakaret etmiş olması nedeniyle sanıklarının ikisi hakkında da ceza verilmesine yer olmadığı kararı vermiştir. (Yargıtay 15. CD., 2013/272 E., 2013/2852 K.)

Sövmek

Sövme, bir kimsenin başka bir kimsenin onur, namus, kişilik veya ailevi değerlerine yönelik olarak gerçekleştirilen itibar zedeleyici söylemlere denir. 

TCK m.125 hükmünün gerekçesinde bir kimsenin başka bir kimseye hırsız, rüşvetçi, sahtekar, fahişe, kör, kel, psikopat, serseri, alçak, hayvan demesi sövme suretiyle hakaret suçunun oluşumuna sebebiyet verecektir. 

Yargıtay’a konu bir olayda, Belediye Meclisi üyesi sanığın meclis toplantısı sırasında başkana hitaben açıkça mağduru kastederek ”Edep ve terbiyesini bildir” biçimindeki sözler sarf etmiştir. Yargıtay, sözlerin mağduru küçük düşürücü nitelikte olduğuna, bu sözlerle muhatabının edep ve terbiyeden yoksun olduğunun vurgulandığına ve sövme suretiyle hakaret suçunun işlendiğine karar vermiştir. (Yargıtay 4. CD., 2005/4980 E., 2006/12542 K.) 

Yargıtay, sanığın polis memurlarına yönelik olarak sarf ettiği ‘’Bunun tişörtünü kim yırttı lan? Burası dağ başı mı? Siz eşkıya mısınız’’ sözlerinin nezaket dışı kaba hitap olarak değerlendirilmesi gerektiğinde sanık hakkında hakaret suçundan beraat verilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. (Yargıtay 18. CD., 2016/3142 E., 2018/4817 K.) 

Sesli, Yazılı, Görüntülü İletişim Araçları Kullanılarak veya İnternet Aracılığıyla Hakaret

Bir kimsenin sesli, yazılı, görsel iletişim araçlarını kullanarak veya internet aracılığı ile sosyal medya üzerinden başka bir kimseye sövme yahut şeref ve onur kırıcı sözler sarf etmesi halinde bu kişiye hakaret suçundan ceza verilir.

Hakaret suçu telefon konuşması sırasında, sms atılarak, sosyal medya üzerinden mesaj atılarak, telgraf çekilerek, posta ile mektup göndererek işlenebilir. 

Yargıtay, sanığın bir dönem duygusal arkadaşlık yaptığı mağdur ile internet ortamında görüntülü olarak konuştukları sırada mağdurun soyunduğu sanığın da mağdurun bilgisi ve rızası dışında mağduru kaydedip mağdurla aralarının bozulması üzerine mağdurun çıplak görüntülerini internette yayımladığı, mağdurun bu olay ile ilgili sanık ile konuştuğu sırada sanığın mağdura “şerefsiz” demesine ilişkin olayda sanık hakkında hakaret suçundan dolayı mahkumiyetine karar vermiştir. (Yargıtay 12. CD., 2016/11053 E., 2018/1161 K.) 

Hakaret Suçu Cezası

Hakaret suçunun cezası, 3 ay ila 2 yıl arası hapis cezası veya adli para cezasıdır

Mahkeme hakimi, hapis veya adli para cezasının yalnızca birine hükmedebilir. Hem hapis hem de adli para cezasına hükmetmesi mümkün değildir. Bu itibarla, hakimin hapis cezasına hükmetmesi halinde, verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi de söz konusu değildir.

Hakimin, fail hakkında verilecek hapis cezasını belirlerken fail ve somut olaya ilişkin bazı kriterleri göz önünde bulundurması gerekir. Bu kriterler şunlardır:

  • Suçun işlenme biçimi, 
  • Suçun işlendiği yer ve zaman,
  • Suç konusunun önem ve değeri,
  • Suç sonucunda meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı,
  • Failin suç işlerken güttüğü amaç,
  • Failin kastının ağırlığı. 

Hakim, adli para cezasını belirlerken öncelikle failin gerçekleştirdiği eylemlerin ceza gün sayısını belirler. Bu gün sayısı, 5 ila 730 gün arasında olur. Belirlenen gün sayısı, failin ekonomik durumu ve iş hayatı da göz önünde bulundurularak 20 ila 100 TL arası bir ücret ile çarpılır. Böylelikle adli para cezası belirlenmiş olunur. 

Hükmolunan adli para cezasının kararın faile gönderildiği andan itibaren 30 gün içinde ödenmesi gerekir. Bu süre zarfında ödenmemesi veya failin ödeme yapacak ekonomik durumunun bulunmaması halinde failin kamu yararına işlerde çalışmasına da karar verilebilir.

Hakaret Suçunun Cezayı Artıran Nitelikli Haller ve Cezası

Hakaret suçunun cezayı artıran 4 adet nitelikli hali bulunmaktadır. Bu haller TCK m. 125/3 ve 125/4’te düzenlenmiştir. 

TCK 125/3:

‘’Hakaret suçunun; 

a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, 

b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, 

c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, 

İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.’’

TCK 125/4:

‘’Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.’’

Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret Suçu

Bir kimsenin, kamu görevlisine görevi nedeniyle yerine getirmekle yükümlü olduğu işlemler esnasında hakaret etmesi durumunda bu kişiye verilecek olan ceza, 1 yıldan az olamaz. 

Kamu görevlisi, devlet kurumlarında görevlendirilmek üzere seçilen veya atanan kişilerdir. Polis, jandarma, doktor, muhtar, kaymakam, vali, itfaiye eri, hemşire, bakanlık çalışanları, hakim ve savcılar kamu görevlisidir. 

DİKKAT: Cumhurbaşkanı da kamu görevlisidir. Ancak Cumhurbaşkanına hakaret Türk Ceza Kanununda ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu suça ilişkin detaylı açıklama, ‘Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası’ başlıklı yazıda yer almaktadır. 

Yargıtaya konu bir olayda, Çavlu Köyü muhtarı olan mağdur M.E. ile o yerin köylüleri köyün su sıkıntısını gidermek amacıyla köy merasında çalışmaktadır. O esnada sanık olay gelmiş ‘’Siz neden bana ayrı su vermiyorsunuz, köye akan suyu siz kendiniz gereksiz yere harcıyorsunuz.’’ diyerek sinkaflı küfürlerde bulunmuştur. Olayda sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan arttırılmış ceza verilmesine hükmedilmiştir. (Yargıtay 2. CD., 2011/27696 E., 2013/13930 K.) 

Yargıtaya konu bir başka olayda, işlemiş olduğu başka bir suç nedeniyle polis karakoluna getirilen sanık, polis memuru olan mağdura yönelik olarak ve görevini ifa ettiği sırada, “Kafama sık yoksa ben senin kafana sıkacağım oğlum, ulan y…ak, o.. çocuğu” diyerek ifade alma işlemine engel olmuş ve hakaret içerikli sözler söylemiştir. Olayda sanığa bu nitelikli halden dolayı ceza verilmesine hükmedilmiştir. (Yargıtay 23. CD., 2015/18338 E., 2015/7538 K.) 

Yargıtay, sanığın diş doktoruna “Sağlıkçı yakınlarım var, onları arayıp seni sürüm sürüm süründüreceğim, okumuşsunuz ama adam olamamışsınız, sana bu diplomayı verenin…’’ şeklindeki sözlerini mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp kaba söz niteliğinde olduğundan hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı yönünde karar vermiştir. (Yargıtay CGK., 2016/1403 E., 2019/464 K.) 

Dini, Siyasi, Sosyal, Felsefi İnanç, Düşünce ve Kanaatlerini Açıklamasından, Değiştirmesinden, Yaymaya Çalışmasından, Mensup Olduğu Dinin Emir ve Yasaklarına Uygun Davranmasından Dolayı Hakaret Suçu

Bir kimsenin dini, siyasi, sosyal düşüncelerini açıklamasından, başka kişiler ile paylaşmasından, insanları kendi düşüncesi ile ilgili bilgilendirmesinden rahatsızlık duyması nedeniyle o kişiye hakarette bulunması halinde verilecek olan ceza 1 yıldan az olamaz. 

Örneğin, Hristiyan birisinin kendi dinini yaymak için sokakta dağıttığı broşürleri gören bir kimsenin ‘’Hepiniz yanacaksınız şerefsizler’’ şeklinde hakaret ettiği olayda sanık hakkında verilecek olan ceza 1 yıldan az olamaz. 

Yargıtay, sanık ile mağdurun oy verme meselesi nedeniyle tartıştıkları ve tartışma esnasında sanığın mağdura karşı sinkaflı küfürler etmek suretiyle hakaret suçunu işlediği olayda sanık hakkında bu nitelikli halden dolayı ceza verilmesine hükmetmiştir. (Yargıtay 2. CD., 2011/38651 E., 2013/24698 K.) 

Kişinin Mensup Bulunduğu Dine Göre Kutsal Sayılan Değerlerden Bahisle Hakaret Suçu

Bir kişinin başka bir kimsenin dini inancına göre kutsal sayılan ve saygı gösterdiği değerlerine hakaret etmesi halinde bu kişi hakkında hükmolunacak hapis cezasının miktarı 1 yıldan az olamaz.

Örneğin Allah’a, peygamberlere, kutsal kitaplara, kutsal günlere, kutsal bayramlara, dini gelenek ve göreneklere yapılan hakaretlerde bu nitelikli halden dolayı ceza verilir.

Yargıtay, sanığın mağdura yönelik olarak ‘’Dinini kitabını sinkaf ederim.’’ demek suretiyle hakarette bulunduğu olayda sanığın kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle hakaret suçu işlediğine karar vermiştir. (Yargıtay 18. CD., 2015/25268 E., 2015/1237 K.)

Yargıtay, sanığın mağdura karşı ‘’Allah’ını kitabını sinkaf ederim.’’ diyerek hakaret ettiği olayda sanığın kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle hakaret suçu işlediğine karar vermiştir. (Yargıtay 18. CD., 2015/8664 E., 2015/10864 K.) 

Alenen Hakaret Suçu

Bir kimsenin başka bir kimseye toplulukta, birçok insanın bulunduğu ortamlarda, park, kafe gibi yerlerde, seminer veya konferans gibi etkinliklerde veya televizyon, radyo, sosyal medya hesapları gibi ortamlarda hakaret etmesi halinde bu kişiye verilecek olan cezanın miktarında ⅙ oranında artırım yapılır. 

Yargıtay kararlarına göre alenen hakaret suçunun oluşabilmesi için olay yerinde başka kimselerin bulunması yeterli değildir. Sanık hakkında alenen hakaret suçundan arttırılmış ceza verilebilmesi için hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmektedir. 

Yargıtay, sanığın mağdurun dükkanına gelerek ‘’O….u, karına sahip çık.’’ şeklindeki sözlerle hakaret ettikten sonra mağdura sopa ile vurmaya çalıştığı ve dükkanındaki dolapların camlarını kırdığı olayda sanığın alenen hakaret suçu işlediğine karar vermiştir. (Yargıtay 23. CD., 2015/6982 E., 2015/1379 K.) 

Yargıtay, sanığın mağdurlara ait evin iç kısmına mavi sprey boya ile ‘Kappelik Yapmayın’ şeklinde yazı yazması olayında sanığın bu eyleminin alenen hakaret suçunun oluşumuna sebebiyet vermediğine karar vermiştir. (Yargıtay 2. CD., 2022/1466 E., 2022/10296 K.) 

Hakaret Suçunun Cezayı Azaltan Nitelikli Haller ve Cezası

Hakaret suçunun cezayı azaltan 5 adet nitelikli hali bulunmaktadır. Bu haller, TCK 127, 128 ve 129’da düzenlenmiştir. 

TCK 127:

‘’(1) İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır. 

(2) İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.’’

TCK 128:

‘’(1) Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir.’’

TCK 129:

‘’(1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir. 

(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.

(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.’’

Hakaret Edilen Hakkında Kesinleşmiş Mahkumiyet Kararı Verilmesi ve İsnadın İspat Edilmiş Olması

Bir suç isnadı suretiyle hakarete uğrayan kişi hakkında, isnat edilen suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunması halinde hakaret suçunu gerçekleştiren kişi hakkında herhangi bir cezaya hükmolunmaz. 

Bu nitelikli halin uygulanması için mahkumiyet kararının olması gerekmektedir. Mahkumiyet kararı dışında örneğin davanın düşmesine karar verilmesi veya kişi hakkında güvenlik tedbirlerine hükmolunması halinde bu nitelikli hal uygulanmayacaktır.

Bu nitelikli halin uygulanması için hakaret suçunun işlendiği esnada mahkumiyet kararının olması yeterli değildir aynı zamanda bu kararın kesinleşmiş olması da gerekmektedir. Aksi takdirde hakaret suçunu işleyen sanık hakkında cezaya hükmolunur. 

Yargıtay, sanığın facebook.com isimli internet sitesinde ‘’Fethiye’de yaşayanlar paylaşın lütfen! Fethiye’de diş hekimi Aybars Turan tarafından tacize uğrayan arkadaşlar lütfen özelden mesaj atın özellikle yalnız bayanları seçen sapık doktora dava açıcaz 3 kişiyiz! lütfen bu mesajı paylaşın ve tacize uğrayan bayanlar bu mesajı görürseniz lütfen çekinmeyin’’ şeklinde yazılar paylaştığı olayda sanık hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmaması nedeniyle bu nitelikli halin gerçekleşmediğine karar vermiştir. (Yargıtay 18. CD., 2018/2897 E., 2018/12168 K.) 

İddia ve Savunma Makamlarının Kararları Doğrultusunda Hakaret Suçu

Yargı merciileri veya idari makamlar nezdinde yazılı veya sözlü başvuru yapılmış ve iddia ve savunmada bulunulmuş olması durumunda failin iddia ve savunmada bulunduğu esnada başka kimselerle ilgili somut ve olumsuz söylemlerde bulunması durumunda faile ceza verilmez. 

Ancak bu nitelikli halin uygulanabilmesi için hakaret içerdiği iddia edilen isnat ve değerlendirmelerin gerçek ve somut olaylara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekmektedir. 

Yargıtay, sanığın Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesine verdiği dilekçede kendi aleyhine dava açan kişi için ‘’psikopat, rüşvetçi, tefeci’’ demek suretiyle hakaretlerde bulunduğu olayda bu sözlerin davanın konusuyla bağlantısı bulunmadığı gibi iddia ya da savunmaya yarar sağlamadığı gerekçesiyle sanık hakkında bu nitelikli halin uygulanmamasına karar vermiştir. (Yargıtay 4. CD., 2002/11081 E., 2002/13447 K.) 

Haksız Fiile Karşı Hakaret Suçu

Bir kimsenin kendisine veya ailesine karşı haksız bir fiil gerçekleştiren kimseye karşı hakaret içeren sözcükler sarf etmesi veya yazılı olarak hakarette bulunması durumunda bu kişiye verilecek olan ceza ⅓ oranında indirilebileceği gibi hiç ceza da verilmeyebilir. 

Bu nitelikli halden dolayı sanık hakkında verilecek cezada indirim yapılması veya hiç ceza verilmemesi için haksız fiili gerçekleşen ve hakarete maruz kalan kişinin aynı kişi olması gerekmektedir. 

Yargıtaya konu bir olayda, sanık, oğlunun okulda öğretmeni tarafından dövülmesi nedeniyle öfkeye kapılmıştır. Sanık bu fiilden okul yönetimini sorumlu tutmuş, haksız fiilin okul yönetiminden kaynaklandığını düşünerek okul idaresiyle görüşmeye gitmiş ve bu esnada çıkan tartışmada okul idarecesi olan kişiye hakaret içeren sözler sarf etmiştir. Yargıtay, çocuğu döven öğretmenin ve okul idarecisinin farklı kişiler olmasından dolayı bu nitelikli hali uygulamamıştır. (Yargıtay 18. CD., 2018/6235 E., 2018/14582 K.) 

Kasten Yaralama Suçuna Karşı İşlenen Hakaret Suçu

Bir kimsenin kasıtlı olarak başka bir kimsenin yaralanmasına neden olduğu olayda yaralanan kişinin sanığa karşı hakaret içeren sözcükler sarf etmesi halinde yaralı kişiye hakaret suçundan dolayı ceza verilmez.

Örneğin, taraflar arasında trafikte yol vermeme nedeniyle çıkan sözlü tartışma sonrasında sanığın mağdura yumruk atması ve burnunu kırması üzerine mağdurun ‘’Şerefsiz köpek’’ demesi halinde mağdur, kendisine karşı gerçekleştirilen kasten yaralama eylemine yönelik olarak hakarette bulunduğundan hakkında hakaret suçundan cezaya hükmedilmeyecektir. 

Yargıtay, sanığın mağduru kolundan tutarak alt kata indirmek maksadıyla iteklemesi ve yaralanmasına neden olması olayında mağdurun sanığa hakaret içeren sözcükler sarf etmesini bu nitelikli hal kapsamında değerlendirmiş ve hakaret eden mağdur hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı vermiştir. (Yargıtay 4. CD.,  2010/22676 E.,  2011/816 K.) 

Karşılıklı Hakaret Suçu

Karşılıklı olarak birbirlerine hakarette bulunan kişiler hakkında verilecek cezada ⅓ oranında indirim sağlanabileceği gibi hiç ceza da verilmeyebilir. Bu nitelikli halin ve az ceza verilmesinin nedeni karşılıklı hakaret eylemlerinin bir nevi haksız tahrik hükümlerinin oluşumuna sebebiyet vermesidir. 

Örneğin, okul arkadaşına sinirlenerek ‘’Salak’’ diyen kişiye, okul arkadaşının da ‘’Beyinsiz’’ demesi halinde taraflar karşılıklı hakaret etmiş oldukları için ikisine hakkında da ya indirilmiş cezaya hükmolunur ya da hiç cezaya hükmolunmaz. 

Yargıtay, yargılamaya konu somut olayda; aynı işyerinde çalışan tarafların birlikte yemek yaptıkları sırada sanığın mağdura “Şerefsiz kadın, terbiyesizlik yapma” dedikten sonra mağdur tarafından karşılık olarak söylenen “Terbiyesiz sensin” şeklindeki ifadelerin karşılıklı hakaret suçu oluşturmadığına ve sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulmasına karar vermiştir. (Yargıtay 18. CD., 2015(40043 E., 2017/8651 K.) 

Hakaret Suçuna Teşebbüs, İştirak, İçtima

Teşebbüs, failin suça ilişkin faaliyetlerine başlaması ancak elinde olmayan ve iradesi dışında gerçekleşen nedenlerden dolayı suçu tamamlayamaması halidir. Suçun teşebbüs aşamasında kalması halinde faile verilecek olan cezada da ¼ ile ¾ oranında indirim yapılır. 

Hakaret suçuna teşebbüs mümkündür. Örneğin, bir kimsenin pazarda yanından geçen husumetlisini gördüğü ve onun çantasına hakaret içeren mektubu bırakmaya çalıştığı esnada etraftaki kişilerin çığlıkları üzerine eyleminin yarıda kalması olayında hakaret suçu, teşebbüs aşamasında kalmış olur. 

İştirak, aynı iradeyi taşıyan birden fazla kişinin suçun işlenmesine ortak olmasıdır. Hakaret suçu anlık gelişen bir suç olması münasebetiyle bu suça iştirak mümkün olamaz. 

İçtima, failin bir eylemi ile birden fazla suçun işlenmesine sebep olması veya failin birden fazla mağdura aynı suçu işlemesidir. Hakaret suçundan dolayı kanunda özel bir içtima türü düzenlenmiştir. 

Hakaret suçundan dolayı birden fazla kişinin hakarete uğramasına sebep olan fail hakkında 1 hakaret suçundan ceza verilir ancak bu cezanın miktarı ¼ ila ¾ arasında arttırılır. 

Yargıtay, sanığın başka bir suçtan yargılanmakta olduğu Ağır Ceza Mahkemesindeki ara kararında tutukluluk halinin devamı yönündeki karar üzerine duruşma salonundan çıkarılması esnasında mahkeme heyetine sinkaflı küfürlerde bulunduğu olay hakkında sanığa kurul halinde çalışan kamu görevlilerine hakaret suçundan dolayı zincirleme suç hükümlerine göre ceza vermiştir. (Yargıtay 23. CD., 2015/13695 E., 2015/2778 K.) 

Hakaret Suçu ve Cezası

Hakaret Suçunun Soruşturma Aşaması

Hakaret suçu soruşturma aşaması; yetkili makamların suçtan haberdar edilmesi ile başlayıp iddianamenin mahkeme tarafından kabulüne kadar geçen evredir. Yürütülen soruşturma aşamasında gerçekleştirilebilecek işlemler şunlardır:

  • Şikayet – İhbar,
  • Gözaltı,
  • Delillerin toplanması,
  • İfade ve Sorgu,
  • Uzlaşma,
  • Adli Kontrol,
  • Tutukluluk.

Şikayet – İhbar

Şikayet, suçun mağdurunun kendisine karşı gerçekleştirilen haksız eylemleri yetkili makamlara bildirmesidir. İhbar ise suç konusu eylemler ile herhangi bir ilişiği bulunmayan ancak suç işlenmesine duyarlı olan kişilerin ilgili eylemleri yetkili makamlara bildirmesidir.

Hakaret suçu, şikayete bağlı bir suçtur. Yani, bu suçun mağdurunun kendisine karşı gerçekleştirilen eylemleri yetkili makamlara bildirmemesi halinde makamlar tarafından soruşturma işlemlerine başlanamaz. 

Hakarete uğrayan mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayetçi olmalıdır. Aksi takdirde şikayet hakkı ortadan kalkar. Şikayette bulunurken yetkili makamlara ibraz edilecek şikayet dilekçesi örnekleri, dilekçe yazılırken dikkat edilmesi gereken hususlar, “Hakaret Suçu Şikayet Dilekçesi Örneği” başlıklı makalede yer almaktadır.

Mağdur, yargılamanın her aşamasında şikayetinden vazgeçebilir. Soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçilmesi halinde savcı dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir. Kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçilmesi halinde mahkeme davanın düşmesine karar verir. 

Gözaltı

Gözaltı, şikayet veya ihbar konusu eylemlere ilişkin soruşturma işlemlerinin bir an evvel tamamlanması için şüpheli kişinin kısa süreliğine nezarethanede tutulmasıdır. 

Hakaret suçundan dolayı şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkartılabilir. Bu suç dolayısıyla şüphe altında olan kişi en fazla 24 saat gözaltında tutulabilir. Ancak bu suçun toplu bir şekilde işlenmesi halinde şüpheliler her defasında 1 günü geçmemek üzere toplam 3 gün yani en fazla 4 gün gözaltında tutulabilir. 

DİKKAT: Hakaret suçu nedeniyle şüpheli sıfatı alan kişi 12 yaşından küçükse veya 15 yaşından küçük sağır ve dilsiz ise bu durumda bu kişiler hakkında hiçbir suretle gözaltı kararı çıkartılamaz.

Şüphelinin gözaltına alınmasında haklı bir gerekçenin olmadığı veya açıklanmadığı durumlarda şüpheli, şüphelinin eşi, avukatı, ebeveynleri, çocuk ve torunları gözaltı kararına itirazda bulunabilir ve şüphelinin derhal salıverilmesini isteyebilirler. Bu itiraz Sulh Ceza Hakimliğine yapılmalıdır. Sulh Ceza Hakimi, bu itirazı 24 saat içinde karara bağlamak zorundadır. 

Delillerin Toplanması

Delil, şikayet veya ihbar konusu eylemlerin aydınlatılmasına yönelik toplanan bulgulardır. Yargılamanın gidişatı da göz önünde bulundurularak hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında delil toplanmasına karar verilebilir.

Hakaret suçundan dolayı da delil toplanması elzemdir. Bu suça ilişkin toplanabilecek delillere örnek olarak; sesli mesaj kayıtları, telefon konuşma dökümleri, sms kayıtları, mektuplar, sosyal medya hesap incelemeleri, grafoloji uzmanlarının raporları gösterilebilir. 

Örneğin, sövme derecesinde hakaretler içeren mektubun mağdurun kapısının önüne konulması ancak şüphelinin kimliğinin tespit edilememesi halinde grafoloji uzmanları mektupta yer alan el yazısının ve imzanın kime ait olduğunu tespit edebilir. Bu durumda mektup ve uzman grafoloji raporu delil olarak kullanılabilir. 

Yargılamanın bağımsızlığı ilkesi gereğince hem şüphelinin lehine hem de aleyhine olan delillerin toplanması gerekmektedir. Yalnızca şüphelinin aleyhine toplanan deliller sağlıklı bir yargılama sonucu vermez. Şüpheli kişi de yargılamanın her aşamasında kendi lehine olan delillerin toplanmasını talep edebilir.

Delillerin toplanması aşamasında en önemli husus delillerin hukuka uygun biçimde toplanması gerektiğidir. Hukuka aykırı biçimde toplanan deliller, yargılamada hükme esas alınamaz. 

Örneğin, mağdurun telefonu bozulması nedeniyle kendisine edilen hakaretlere ilişkin delil gösterememesi bu nedenle şüphelinin telefonuna hacker aracılığıyla ulaşarak mesaj kayıtlarını kopyalaması halinde bu kayıtlar hukuka uygun biçimde toplanmadığı için hükme esas teşkil etmez.

İfade ve Sorgu

İfade, şüphelinin suç konusu olaya ilişkin beyanlarının kolluk veya savcılık tarafından dinlenmesidir. Sorgu ise, şüphelinin suç konusu olaya ilişkin beyanlarının mahkeme tarafından dinlenmesidir.

İfade ve sorgu süreci, şüpheliye çağrı kağıdı gönderilmesi ile başlatılır. Bu çağır kağıdında şüphelinin hangi suç isnadı ile ifadeye çağrıldığı, ifade vermek için hazır bulunması gereken yer ve zaman belirtilir. Çağrı kağıdını teslim almasına karşın ifade vermeye gelmeyen şüpheli hakkında zorla getirme kararı çıkartılır.

İfade vermek için hazır bulunan şüphelinin öncelikle kimlik bilgileri doğrulanır. Ardından şüphelinin eğitim durumu ve aylık geliri sorulur. Sonrasında şüpheliye hangi suç isnadı ile karşı karşıya olduğu anlatılır ve bu süreçte sahip olduğu haklar öğretilir. 

İfade ve sorgu sürecinde şüpheli, yakınlarına haber verme, savunma yapma, avukat talep etme, delil toplanmasını isteme ve ifade vermeme yani susma haklarına sahiptir. 

İfade süreci, görevli memurun sorular sorması şüphelinin ise bu sorulara cevaplar vermesi ile devam eder. Bu aşamada şüpheli sorulara cevap vermeyerek susma hakkını da kullanabilir. Böyle bir durumda şüphelinin işkenceye veya tehdide maruz bırakılarak veya ilaç verilerek ifade vermeye zorlanması yasaktır. Bu şekilde alınan ifadeler hükümsüzdür. 

İfade süreci sonunda ortaya çıkan tutanak ifadeyi alan görevli, şüpheli ve onun avukatı tarafından imzalanır. Şüpheli, imzalamadan önce tutanağı mutlaka dikkatle okumalıdır. Tutanakta beyanlarının yanlış veya eksik olduğunu gören şüpheli, tutanağı imzalamama hakkına sahiptir. 

İfade ve sorgu süreci, dikkat, özen ve bilgi birikimi gerektiren bir süreçtir. Suç şüphesi altında olmanın vermiş olduğu baskı, suça ilişkin hukuki bilgi eksikliği gibi nedenlerle ileride şüphelinin aleyhine kullanılabilecek birçok husus ortaya çıkabilir. Bu edenle sürecin suça ve somut olaya hakim bir ceza avukatı ile takip edilmesi hak kaybına uğramama açısından önemlidir.

Uzlaşma

Uzlaşma, soruşturma işlemine konu olayın taraflarının bir uzlaştırmacı tarafından bir araya getirilerek mağdurun zararının giderilmesini, şüphelinin ise cezanın indirilmesini sağlamaya çalışılan bir kurumdur. 

Hakaret suçundan dolayı şüpheli ve mağdur sıfatı altındaki kişiler, dava aşamasına geçilmeden önce uzlaşma yoluna gitmek zorundadır. 

Hakaret suçunda dolayı soruşturma işlemlerine başlandığı anda dosya öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilir. Burada dosya için bir uzlaştırmacı görevlendirilir. Uzlaştırmacı, dosyanın taraflarına uzlaşma teklifinde bulunur. Taraflar, 3 gün içinde teklifi kabul etmez veya yanıt vermezse dava aşamasına geçilir. 

Uzlaştırmacı tarafından getirilen uzlaşma teklifini kabul eden taraflar, yargılamanın her aşamasında verdikleri kabul kararından vazgeçebilirler. Ancak uzlaşmanın reddedilmesi veya uzlaşmadan vazgeçilmesi durumunda aynı olaya ilişkin olarak taraflara tekrardan bir uzlaşma teklifi götürülmez. Uzlaşma teklifi yalnızca 1 kere yapılır. 

Uzlaştırmacı, bu süreci kural olarak 30 gün içinde tamamlamalıdır. Ancak, bazı zorunlu hallerde uzlaştırmacı ek süre talep edebilir. Bu durumda en fazla 2 defa ve 20 gün olmak üzere ek süre tanınabilir. En nihayetinde uzlaştırma süreci, 70 gün içinde tamamlanmalıdır.

Taraflar olaya ilişkin olarak soruşturma aşamasında uzlaşırsa savcı, olay hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir. Taraflar kovuşturma aşamasında uzlaşırsa mahkeme, davanın düşmesine karar verir.

Adli Kontrol

Adli kontrol, gerçekleştirilen soruşturma işlemleri sonucunda şüphelinin tutuklamasına sebebiyet verebilecek nitelikte delillerin ortaya çıkması ancak tutuklama kararının verilmesinin orantısız olacağı durumlarda uygulanan bir tedbir kararıdır. 

Adli kontrol kararı, tutuklama kararının alternatifi niteliğinde olup şüphelinin özgürlüğünü en az düzeyde kısıtlamaya yönelik tedbirler içermektedir.

Hakaret suçundan dolayı şüpheli hakkında birtakım adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar verilebilir. Bu tedbirlere örnek olarak: ev hapsi, belirli mekanlara gitmeme, belirli mesleki ve sanat faaliyetlerine katılma, eğitim ve öğretim programlarına katılma gösterilebilir. 

Bu suçtan dolayı adli kontrol tedbirleri en fazla 2 yıl süreyle uygulanabilir. Ancak mahkeme tarafından zorunlu görülen hallerde gerekçe gösterilmek suretiyle tedbirlerin uygulanma süresi 1 yıl daha uzatılabilir. 

Şüpheli, şüphelinin avukatı ve şüphelinin eşi, adli kontrol kararına itirazda bulunarak süresinin kısaltılmasını, adli kontrol tedbirinin değiştirilmesini veya tamamen kaldırılmasını isteyebilir. Bu itiraz kararın taraflara tebliğinden itibaren 7 gün içinde adli kontrol kararı veren merciiye yapılır.

Tutukluluk

Tutukluluk, şüphelinin yapılan işlemleri sonucunda soruşturma konusu suçu işlediğine dair kuvvetli şüphe içeren delillerin elde edilmesi halinde verilen ve şüphelinin özgürlüğünü kısıtlayan en ağır tedbir kararıdır. 

CMK m. 100/4 gereği üst sınırı 2 yıl veya daha fazla olmayan suçlar hakkında tutuklama kararı verilemez. Hakaret suçunda verilebilecek olan ceza 3 ay – 2 yıl arası olduğundan hakaret suçundan dolayı şüpheli sıfatı altında olan kişi hakkında da tutuklama kararı çıkarılamaz. 

Hakaret Suçunda Soruşturma Sonucunda Verilebilecek Kararlar

Hakaret suçuna ilişkin yürütülen soruşturma aşamasının sonucunda savcı tarafından verilebilecek 3 farklı karar bulunmaktadır. Bu kararlar şunlardır:

  • Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı (SYOK),
  • Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (KYOK),
  • İddianamenin Düzenlenmesi.

Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı (SYOK)

Soruşturmaya yer olmadığı kararı, şikayet veya ihbar konusu olayın kanunda suç olarak tanımlanmaması veya soruşturmaya konu suçun unsurlarını oluşturmaya elverişli olmaması durumunda verilen bir karardır. 

Hakaret suçundan dolayı SYOK kararı verilmesi mümkündür. Örneğin, bir kimsenin arkadaşına soru sorması üzerine arkadaşının ‘’Seninle uğraşacak vaktim yok’’ şeklinde cevap vermesi, bunun üzerine o kişinin arkadaşı hakkında şikayetçi olmasına ilişkin olayda savcı, SYOK kararı verecektir. 

Şikayet hakkında verilen soruşturmaya yer olmadığı kararı şikayetçiye tebliğ edilir. Soruşturma yapılması konusunda ısrarcı olan kişi, kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde, sulh ceza hakimliğine, dilekçe ile karara itiraz edebilir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (KYOK)

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı, yürütülen soruşturma sonucunda elde edilen delillerin şüpheli hakkında dava açılmasına yetecek düzeyde ve nitelikte olmaması halinde verilen bir karardır. 

Hakaret suçundan dolayı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir. Bu durumda dosya kapatılır, dava açılmaz, duruşma yapılmaz, şüpheli cezaya hükmedilmez.

Verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı taraflara bildirilir. Kararın hatalı olduğunu düşünen ve kovuşturma yapılması konusunda ısrarını sürdüren kişi, kararın kendisine gönderilmesinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itirazda bulunabilir. 

İddianamenin Düzenlenmesi

Yürütülen soruşturma sonucunda elde edilen delillerin, mağdurun zarar görmesine neden olacak eylemlerin suç oluşumuna sebebiyet verdiği ve bu suçun şüpheli kişi tarafından işlendiğini göstermesi halinde savcı, olaya ilişkin bir iddianame düzenleyerek mahkemeye sunar. 

Mahkemeye sunulan iddianamenin kabul edilmesi ile soruşturma aşaması sona erer kovuşturma aşaması başlar. Soruşturma aşamasında şüpheli olarak anılan kişi, kovuşturma aşamasında sanık sıfatını alır. 

Hakaret Suçunun Savunması

Savunma, kişinin kendisine isnat edilen asılsız suç iddialarına yönelik olarak kendisini açıklamasına ve korumasına imkan tanıyan en önemli araçtır. Hakaret suçuna ilişkin öne sürülebilecek savunmalardan bazıları şunlardır:

  • Hakaret suçunun karşılıklı işlendiği,
  • Suçun vasfının yanlış tanımlandığı veya suçun unsurlarının oluşmadığı,
  • Sanığın avukat talebinin reddedildiği,
  • Şüphelinin sarf ettiği sözlerin hakaret kapsamında değil ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı,
  • Şüphelinin sözlerinin hakaret oluşturmadığı hususunda Yargıtay kararlarının mevcut olduğu,
  • Şüphelinin kendisine karşı gerçekleştirilen haksız fiile karşı bu söylemleri sarf ettiği,
  • Şüphelinin hakaret sözcükleri sarf ettiğine dair somut delil elde edilememiş ve herhangi bir tanık beyanı ortaya koyulamamış olduğu,
  • Gıyapta hakaret suçuna tanık olan 3 kişinin bulunamamış olduğu.

Hakaret suçuna ilişkin yapılabilecek savunmalar her somut olay bakımından değişkenlik gösterecektir. Etkin bir savunma ile şüphelinin cezasında indirim yapılabileceği gibi hiç ceza verilmeyebilir. Bu nedenle süreci takip ederken mutlaka suçun unsurlarına, nitelikli hallerine ve somut olaya hakim bir ceza avukatından yardım alınmalıdır. 

Hakaret suçu savunması, yazılı yahut sözlü olarak yetkili makamlara iletilmektedir. Yazılı şekilde iletilen savunmalarda, dilekçede yer alması gerek zorunlu unsurlara, dilekçenin şekli unsurlarına dikkat edilmesi gerekmektedir. Dolandırıcılık suçu dilekçe örnekleri ve konu hakkındaki diğer tüm detaylar, “dolandırıcılık suçu savunma dilekçesi örneği” makalesinde yer almaktadır.

Hakaret Suçunda Ceza Yargılaması Aşaması

Ceza yargılaması bir diğer adıyla kovuşturma aşaması, savcı tarafından somut olaya ilişkin olarak hazırlanan iddianamenin mahkemece kabulü ile başlayan ve mahkeme tarafından şüpheli hakkında kesin hüküm verilmesine kadar devam eden bir süreçtir. 

Hakaret suçuna ilişkin yürütülen yargılama sürecinde mahkeme 2 farklı yargılama usulü belirleyebilir. Bu usullerden biri basit yargılama bir diğeri ise genel yargılama usulüdür. Mahkeme hakimi, bu usullerden hangisinin uygulanacağı konusunda takdir yetkisine sahiptir.

Hakim, basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verirse, savcı tarafından hazırlanan iddianame taraflara tebliğ edilir ve taraflardan 15 gün içinde yazılı olarak savunma yapmaları istenir. Ardından mahkeme, tarafların savunmalarına ve ilgili dosyaya bakarak şüpheli hakkında karar verir. 

Basit yargılama usulünde genellikle duruşma yapılmaz lakin hakim, gerekli gördüğü takdirde duruşma yapılmasına da karar verebilir. 

Hakim, genel yargılama usulünün uygulanmasına karar verirse bir duruşma günü belirlenir. Bu duruşma günü taraflara çağrı kağıdı ile tebliğ olunur. Duruşma günü salonda hazır bulunan tarafların öncelikle kimlik bilgileri doğrulanır. 

Ardından hakim, iddianameyi salonda bulunan kişilere sesli bir biçimde okur ve sanığa savunma yapması için söz hakkı verir. Sanığın savunmasından sonra mağdura şikayetlerini dile getirmesi tarafların avukatlarına da beyanlarını izah etmesi için söz hakkı verilir. 

Hakim, yargılamanın gidişatına göre başkaca deliller toplanmasını, bilirkişi raporu hazırlanmasını, kurumlara yazılar gönderilmesini isteyebilir. Tüm bu bilgi ve belgeler toplandıktan sonra hakim, sanık hakkında bir kesin karar verir. 

Hakaret suçunda görevli mahkeme, suçun işlendiği yerdeki Asliye Ceza Mahkemesidir. 

Hakaret Suçunda Zamanaşımı

Hakaret suçuna ilişkin dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği andan itibaren 8 yıl; ceza zamanaşımı süresi ise, dava sonucunda verilen kararın kesinleştiği andan itibaren 10 yıldır.

Dava zamanaşımı süresinin dolması ile mağdurun kendisine karşı gerçekleştirilen haksız eylemleri şikayet etme hakkı ve devletin sanık hakkında dava açma hakkı sona erer. Bu sürenin dolmasına rağmen sanık aleyhine dava açılması durumunda mahkeme, davanın düşmesine karar verir.

Ceza zamanaşımı süresinin dolması ile devletin, sanığı cezalandırma hakkı sona erer. Sanık, kendisine isnat edilen suçu işlemiş olsa dahi kendisi aleyhine verilen ceza, infaz edilemez. 

Bu süreler, hakaret suçunu işlediği iddia edilen kişinin yaşına göre değişiklik göstermektedir. Şöyle ki:

  • Hakaret suçunu işlediği sırada 12-15 yaş arasında olan çocuklar hakkında uygulanacak dava zamanaşımı süresi 4 yıl; ceza zamanaşımı süresi ise, 5 yıldır.
  • Hakaret suçunu işlediği sırada 15-18 yaş arasında olan çocuklar hakkında uygulanacak dava zamanaşımı süresi 5 yıl 4 ay; ceza zamanaşımı süresi ise, 7 yıl 6 aydır.

Hakaret Suçunda Mahkemenin Verebileceği Kararlar

Hakaret suçunun yargılaması sonucunda sanık hakkında mahkeme tarafından verilebilecek 6 farklı kesin karar bulunmaktadır. Bu kararlar şunlardır:

  • Beraat,
  • Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı (CYOK),
  • Mahkumiyet,
  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB),
  • Cezanın Ertelenmesi,
  • Davanın Düşmesi.

Beraat

Beraat, yürütülen soruşturma ve yapılan yargılama sonucunda meydana gelen eylemlerin suç oluşturmadığının veya suç konusu eylemlerin sanık tarafından işlenmediğinin tespit edilmesi halinde verilen bir karardır. 

Hakaret suçundan dolayı beraat kararı verilen sanık hakkında herhangi bir hapis veya adli para cezasına hükmedilemeyeceği gibi güvenlik tedbirleri uygulanması da mümkün olamaz. Hakkında beraat kararı verilen sanığın ilgili dosya hakkında suçsuz bulunduğu kesinleşir. 

Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı (CYOK)

Yürütülen soruşturma ve yapılan yargılama sonucunda sanığın meydana getirdiği eylemlerin suç oluşturduğunun tespit edilmesi ancak sanığın sahip olduğu bazı özel durumlar nedeniyle hakkında cezaya hükmedilmemesinin gerektiği durumlarda ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.

Hakaret suçundan dolayı sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı şu hallerden birinin veya birkaçının varlığı halinde verilebilir:

  • Sanığın yaşının küçük olması,
  • Sanığın akıl hastası veya akıl zayıflığına sahip olması,
  • Sanığın hakaret içeren eylemleri gerçekleştirdiği esnada nöbet geçirmesi nedeniyle geçici olarak iradesini kaybetmiş olması (Örn. öfke nöbeti)
  • Sanığın iradesi  ve haberi dışında vücuduna giren alkol ve uyuşturucu madde etkisinde olması,
  • Sanığın amirin emrini yerine getirmesi,
  • Sanığın eylemlerini kendisine karşı gerçekleştirilen haksız eylemlere karşı gerçekleştirmesi,
  • Sanığın kendisine hakaret edilmesi nedeniyle mağdura hakaret etmesi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, somut olayda sanık ve mağdurun hakaretlerine ilişkin eylemlerinin karşılıklı olması nedeniyle sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesine hükmetmiştir. (Yargıtay 4. CD., 2010/27048 E., 2012/629 K.) 

Mahkumiyet

Mahkumiyet, yürütülen soruşturma ve yapılan yargılama sonucunda sanığın kendisine isnat edilen suç konusu eylemleri gerçekleştirdiğinin kesin olarak ispat edilmesi halinde verilen bir karardır. Hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık, dosyaya konu olayla ilgili suçlu bulunmuş olur. 

Hakaret suçundan dolayı hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında hapis veya adli para cezasından birinin uygulanması zorunludur. Ancak hakim, gerek gördüğü durumlarda sanık hakkında ayrıca güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına da hükmedebilir.

Örneğin mahkeme, hakaret suçundan dolayı 1 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan sanığın ayrıca devlet kurumlarına memur olarak atanmasının veya seçilmesinin yasaklanmasına da karar verebilir. 

Hakim, sanığın eğitim ve iş durumuna, sanığın eylemi gerçekleştirmiş olmaktan duyduğu pişmanlığına ve verilecek olan cezanın sanığın olası hayatındaki etkilerine bakarak sanığın cezasının ⅙ oranında indirim yapabilir. Bu indirime ‘’İyi Hal İndirimi’’ denilmekte olup indirim uygulanması hakimin takdirine bağlıdır. 

Hakaret suçundan dolayı mahkumiyet alan sanık, hükmün kesinleştiği andan itibaren 3 yıl içinde kasıtlı biçimde başkaca bir suç işlerse bu durumda sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanır ve hükmedilecek cezanın miktarına artırım yapılır. 

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 2 yıl veya daha az süreli olması halinde verilebilen ve sanık hakkında hükmolunan cezanın açıklanmasının 5 yıl geri bırakılmasını sağlayan karardır. 

Hakaret suçuna ilişkin olarak sanık hakkında HAGB kararı şu şartların varlığı halinde mümkündür:

  • Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 2 yıl veya daha az süreli olması,
  • Sanığın mağdurun zararını gidermeyi kabul etmesi,
  • Sanığın başka bir suçtan dolayı kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunmaması,
  • Sanığın kendisine yapılan HAGB teklifini kabul etmesi,
  • Sanığın mahkeme nezdinde başka bir suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşturması.

Hakkında HAGB kararı verilen sanığın cezası belirlenir ancak 5 yıl boyunca açıklanmaz. Bu süre zarfında sanık bazı yükümlülüklere tabi tutulur. Bu süre boyunca yükümlülüklerini yerine getiren ve başka bir suç işlemeyen kişinin cezası infaz edilmiş gibi işlem görür. 

Ancak bu süre boyunca kendisine verilen yükümlülüklere bilerek ve isteyerek itaat etmeyen veya kasıtlı olarak suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan ceza açıklanır ve cezaevinde infazına devam olunur. 

Hakaret suçundan dolayı sanık hakkında HAGB kararı verilmesine karşı, itiraz edilebilir. Bu itiraz, HAGB kararının verilmesinden itibaren 7 gün içinde kararı veren yetkili makama yapılmalıdır. 

Cezanın Ertelenmesi

Hakaret suçundan dolayı yürütülen soruşturma ve yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının bazı şartlara bağlı olarak ertelenmesi mümkündür. 

Hakaret suçundan dolayı hapis cezasının ertelenebilmesi için sanık ve somut olay bakımından şu şartların sağlanmış olması gerekir:

  • Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 2 yıl veya daha az süreli olması,
  • Sanığın başka bir kasıtlı suçtan dolayı 3 aydan fazla kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmuyor olması,
  • Sanığın başka bir suç işlemeyeceği konusunda mahkeme nezdinde kanaat oluşturması.

Cezası ertelenen sanık, 1 ila 3 yıl arasında bir süre boyunca denetim altında tutulur. Bu denetim süresi içinde sanığa belirli eğitim programlarına katılma, belirli işler yapma gibi yükümlülükler verilir ve sanığın başka bir suç işleyip işlemediği de takip edilir. 

Bu süre zarfında yükümlülüklere uyan ve suç işlemeyen kişinin ertelenen cezası infaz edilmiş gibi kabul görür. Ancak yükümlülüklerini bilerek ve isteyerek yerine getirmeyen yahut kasıtlı olarak suç işleyen sanık hakkında verilen erteleme kararı kaldırılır ve cezanın cezaevinde infazına geçilir. 

Davanın Düşmesi 

Yargılama sürecine devam edilmesinin yahut sanık hakkında bir cezaya hükmedilmesinin hukuken anlam ifade etmeyeceği durumlarda hakim, davanın düşmesine karar verir. 

Hakaret suçundan dolayı hakim, şu hallerde davanın düşmesi kararı verebilir:

  • Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi,
  • Sanığın yargılama devam ederken ölmesi,
  • Yargılama devam ederken dava zamanaşımı süresinin dolması,
  • Suçun genel af kapsamına alınması.

Yargıtay, hakaret suçuna ilişkin olarak görülen 06.05.2015 tarihli duruşmada mağdurun kimseden şikayetçi olmadığını beyan etmesi üzerine davanın düşmesi kararı verilmesine karar vermiştir. (Yargıtay 1. CD., 2021/4983 E., 2021/5191 K.) 

DİKKAT: Şüphelinin ölmesi, hükümlünün ölmesi, ceza zamanaşımı süresinin dolması, suçun özel af kapsamına alınması gibi hallerde davanın düşmesine karar verilemez. 

Hakaret Suçunda İstinaf ve Yargıtay Süreci

İtiraz, istinaf ve temyiz kanun yolları, yerel mahkemeler tarafından verilen kararların yeniden gözden geçirilmesi için üst merciilere başvurulmasıdır. 

Hakaret suçuna ilişkin yapılan yargılamada basit yargılama usulünün uygulanması halinde kişiler öncelikle itiraz kanun yoluna başvurmak zorundadır. İtiraz kanun yoluna başvuru, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır.

İtiraz kanun yoluna başvurmasına rağmen verilen karardan memnun olmayan kişiler ve hakaret suçuna ilişkin yapılan yargılamada genel yargılama usulünün uygulanması halinde kişiler, istinaf kanun yoluna başvurabilir. 

İstinaf kanun yoluna başvuru, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın taraflara gönderildiği andan itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır. Bu başvuru, kararı veren mahkemeye, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere istinaf dilekçesi vermek suretiyle gerçekleştirilir. 

Hakaret suçu temel hali halinde istinaf kanun yoluna başvuru, gidilebilecek en üst kanun yoludur. Bu suçtan dolayı temyiz kanun yoluna yani Yargıtay’a başvuruda bulunulamaz. Bu nedenle hakaret suçuna ilişkin verilen kararlar istinafta kesinleşir. Nitelikli haller bakımından, CMK 286/2 hükmüne ilişkin ayrıca bir değerlendirme yapmak gerekmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret suçuna ilişkin dava açılması için öncelikle kolluk kuvvetleri veya savcılık makamına yazılı veya sözlü beyanda bulunmak suretiyle şikayette bulunulması gerekir. Bu şikayetin ardından savcı, olaya ilişkin yeterli şüphede delil elde ederse hakaret suçundan dava açılmasına karar verir.

Hakaret Sayılan ve Sayılmayan Kelimeler

Hakaret sayılan kelimeler; rezil herif, hayvan, alçak, pislik, hırsız, katil, alkolik, keş, aptal, deccal, aciz, sakat, pislik, beyinsiz, enayi vb. kelimelerdir.

Hakaret sayılmayan kelimeler; yalancı, çingene, nankör, görmemiş, terbiyesi, görgüsüz, utanmaz, arlanmaz, şişko, beceriksiz, defol git, üşengeç vb. kelimelerdir.

Hakaret Davası Cezası Kaç TL?

Hakaret davası cezası, 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Adli para cezası, 5 – 730 gün aralığında belirlenecek gün sayısının failin ekonomik durumuna bakılarak 20 – 100 TL arası bir ücretle çarpılması ile tespit edilir.

Hakaret Suçundan Ceza Alır Mıyım?

Hakaret suçundan ceza alınması mümkündür. Ancak hakaret suçundan ceza alanların herhangi bir sabıka kaydının olmaması, mağdurun da sanığa hakaret etmesi gibi durumlar halinde yapılacak etkin bir savunma ile sanığın cezasında indirime gidilmesi yahut hiç ceza verilmemesi mümkündür.

Sonuç

Hakaret suçu, bir kimsenin şeref, onur ve saygınlığına zarar veren ve sonucunda hapis cezası gerektiren bir suçtur. Bu suçun yargılaması esnasında yapılacak etkin savunmalar ile sanık hakkında hükmolunacak ceza azaltılabilir yahut sanık hakkında cezaya hükmolunmayabilir. Bu nedenle sürecin alanında uzman bir ceza avukatı ile takip edilmesi önemlidir.