konut dokunulmazlığının ihlali suçu tck 116

Konut Dokunulmazlığının İhlali (TCK 116)

Konut Dokunulmazlığının İhlali Nedir?

TCK 116 konut dokunulmazlığının ihlali suçu; “bir konuta malikinin rızasına aykırı olarak girmek” yahut “rıza ile girmiş olsa da malikinin isteğine rağmen oradan çıkmama” fiilleri ile işlenebilir. Uygulamada çokça karşılaşılan bir adli vakıa olan konut dokunulmazlığını ihlal suçu, çoğu zaman başka suçlarla birlikte işlenmekte yargılama konusu cezanın alt sınırı yükselmektedir. Bu nedenle ciddiye alınması ve hukuki zeminde etkin şekilde takip edilmesi gereken bir süreçten bahsedeceğiz.

TCK 116 kanun maddesini okumak istemeyenler direk olarak aşağıda konu ile ilgili detaylı açıklamalarımıza geçebilir.

TCK 116

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu, TCK 116. maddede düzenlenen ve kişilerin özgürlüğüne karşı işlenen bir suçtur. Türk Ceza Kanununda bireylerin vücut bütünlüğü, cinsel dokunulmazlığı, yaşam hakkı vb. hakları korunduğu gibi konut dokunulmazlığı gibi hürriyetleri de koruma altına alınmıştır.

Aşağıda TCK 116 suçunun önemli ayrıntıları ile birlikte yargılama sürecinde ne gibi durumlarla karşılaşılabileceğini ve mahkemenin fail lehine veya aleyhine verebileceği kararlara değindik. Konunun önemine binaen yazının dikkatlice okunmasında yarar vardır.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçunun Nitelikli Halleri

TCK 116/4 ve TCK 119 hükmü konut dokunulmazlığını ihlal suçunda cezayı artırıcı nitelikli halleri düzenlemiştir. Belirtmemiz gerekir ki bu nitelikli haller işyeri dokunulmazlığını ihlal durumu için de geçerlidir. Bu suçun ve nitelikli hallerinin cezalarına aşağıda değineceğiz ancak bu nitelikli halleri şu şekilde saymamız mümkündür:

  • Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun cebir veya tehdit kullanarak işlenmesi (TCK 116/4)

Konut dokunulmazlığını ihlal ve işyeri dokunulmazlığını ihlal fiilleri işlenirken mağdura yönelik aynı zamanda tehdit veya cebir uygulanırsa (basit kasten yaralama yahut kişiyi itme – kakma veya tutma vb.) suçun temel şekline göre daha ağır cezaya hükmedilir. 

  • Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun gece vakti işlenmesi (TCK 116/4)

TCK 116 suçu eğer gece vakti işlenmişse suçun temel şekline göre daha ağır ceza verilir. Gece vakti kavramı burada hukuk tekniği bakımından kendi anlamına sahiptir. Güneşin batmasından 1 saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat öncesine kadar geçen süre hukuken gece vakti kabul edilmektedir. 

  • Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun silahla işlenmesi (TCK 119)

TCK 116 suçunun silahla işlenmesi suçun temel şekline göre daha ağır cezayı gerektirir. Silah kavramı da uygulamada sanılanın aksine dar bir anlama sahip değildir. Bıçak, tabanca, makas, el bombası, keser, sapan, hatta taş veya makas bile silah niteliğine sahip sayılabilir. Mahkeme somut olayın şartlarına göre değerlendirme yapar.

  • Kişinin kendisine tanınmayacak bir şekle büründürmesi suretiyle işlenmesi (TCK 119)

Konut dokunulmazlığını ihlal suçu işlenirken fail kendini tanınmayacak bir şekle büründürürse, örneğin maske takarsa veya takma sakal peruk gibi şeyler takarsa, bu nitelikli hal söz konusu olur ve suçun temel şekline göre daha ağır ceza verilir. 

  • Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi (TCK 119)

Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun faili birden fazla ise ceza artırılır. Burada failler arasında ortak suç işleme iradesinin varlığı gereklidir. Yani suça yardım eden veya azmettiren kişilerin varlığı durumunda bu nitelikli hal söz konusu olmaz. Bu birden fazla kişi arasında müşterek fail olma ilişkisi söz konusudur.

  • Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu etkilerinden yararlanmak suretiyle işlenmesi (TCK 119)

TCK 116 konut dokunulmazlığını ihlal suçu eğer suç örgütlerinin korkutucu etkisinden yararlanarak mağdurların korkutulması şeklinde işlenmişse ceza artırılır. Korkutma aracı olarak kullanılan suç örgütü inandırıcılık özelliğine sahip olmalıdır.

  • Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi (TCK 119)

Kamu görevlisi kişi, eğer bu görevinin kendine sağladığı nüfuz ve yetkiyi kötüye kullanarak konut dokunulmazlığını hakkını ihlal ediyorsa bu suçun nitelikli halini işlemiş olur ve cezası artırılır. Örneğin bir polis memuru karşılaştığı bir vakıada olayı kişisel hale getirip kamu gücünü kötüye kullanarak hakkı olmadığı halde konut dokunulmazlığını ihlal ederse cezası artırılarak verilir.

Bu bahsettiğimiz nitelikli hallerin cezalarına ve suçun temel işleniş şeklinin cezasına aşağıda değindik. Görüleceği üzere hürriyeti bağlayıcı hapis cezası ve kimi durumlarda bununla beraber adli para cezası öngörülmüştür. Bu cezalar hafife alınmamalı ve süreç büyük bir ciddiyetle takip edilmelidir.

Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçunun Cezası

Yukarıda konut dokunulmazlığını ihlal suçunun temel işleniş şekli olan TCK 116/1 ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun temel işleniş şekli olan TCK 116/2 düzenlemelerini açıkladık. Bu iki suç tipi bakımından öngörülen ceza;

  • TCK 116/1 → Alt sınırı 6 ay ve üst sınırı 2 yıl olan hapis cezası
  • TCK 116/2 → Alt sınırı 6 ay ve üst sınırı 1 yıl olan hapis cezası veya adli para cezası şeklindedir.

Yukarıda TCK 116/4 ve TCK 119’da yer alan nitelikli hallere de değindik. Bunlar için öngörülen cezalar da şu şekildedir:

  • TCK 116/4 → Alt sınırı 1 yıl ve üst sınırı 3 yıl arasında değişen hapis cezasıdır.
  • TCK 119 → Normal şartlarda verilecek olan ceza 1 kat artırılır. Yani alt sınırı 2 yıl ve üst sınırı 6 yıl arasında değişen bir hapis cezası uygulanacaktır.

TCK 116 ve TCK 119 düzenlemelerinde yer alan suçun işleniş şekillerine yukarıda ayrıntılı değinmiştik. Bu başlık altında cezai yaptırımlarını belirttik. Hangi fiile hangi cezanın öngörüldüğüne ayrıntılı bakmak için yukarıya çıkarak suçun işleniş şekillerinin hangi madde ve fıkra olduğuna bakılabilir.

Cezayı Azaltacak veya Kaldıracak Bazı Nedenler

Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda öngörülen cezalar yukarıda anlattığımız gibidir. Ancak bununla beraber cezayı azaltacak veya kaldıracak nedenler söz konusudur. Bu nedenlerden uygulamada sıkça görülenleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Konut dokunulmazlığını ihlal fiili olayında eğer hukuka uygunluk nedenleri söz konusuysa faile ceza verilmez.

Hukuka uygunluk nedenleri, failin TCK’da yer alan fiili işleyip de bu fiilinin suç teşkil etmediği yani hukuka uygun olduğu durumları ifade eder. Buna göre; kanun hükmünü yerine getiren kişinin fiili hukuka uygun hale gelir. Örneğin bir polis kanuna uygun bir arama gerçekleştirdiği evde konut dokunulmazlığını ihlal etmiş olmaz. 

TCK 116 suçu ile ilgili olarak değinilmesi gereken en önemli hukuka uygunluk nedeni ilgilinin rızasıdır. Buna göre eğer ilgili kişinin rızası söz konusu ise failin bir konutta bulunma veya oradan çıkmama fiilleri suç teşkil etmez. Ancak bu rıza, vermeye yetkili kişi tarafından verilmelidir. 

Aile bireylerinin her birinin rıza verme yetkisi olduğu TCK 116/3 hükmünde yer almıştır. Ancak bu rıza suç teşkil eden bir iş için verilmişse geçerli değildir. Yani örneğin, cinsel ilişkiye girmek amacıyla reşit olmayan aile bireyinin faile rıza göstermesi durumunda verilen rıza hukuka uygun kabul edilmez ve diğer aile bireyleri konut dokunulmazlığını ihlal dolayısıyla şikayette bulunabilir.

  • Zorunluluk hali durumunda bir kişinin konutuna giren kişi mazeret nedenleri kapsamında cezalandırılmaz.

Kişinin kendisine yahut başkasına yönelik ağır ve acil bir tehlikenin var olduğu durumlarda konut dokunulmazlığını ihlal fiili işlense dahi bu suç gerçeklemiş sayılmaz. Çünkü ağır ve acil bir tehlikenin defedilmesi amacı söz konusudur. Örneğin, bir katilden kaçan kişi gizlenmek adına başka bir evin balkonuna girerek saklanabilir. Yahut bir vahşi hayvan saldırısından kaçan kişi bir evin kapısını kırarak oraya saklanabilir.

  • Ev Sahibi, Kiracısına Karşı Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçu İşleyebilir

Bir kiracı, kiraladığı taşınmazı ya konut olarak yahut işyeri olarak kullanır ve bu alanda artık kendi tasarruf hakkı doğar. Malik ise yalnızca mülkiyet hakkına sahiptir ve kullanma hakkını kiracısına devretmiştir. Bu nedenle ev sahibi, kiracısının rızası olmadıkça konuta, bunun eklentilerine giremez. Rıza ile girmişse de kendisine söylendiği zaman buradan çıkmak zorundadır. Aksi halde konut dokunulmazlığını ihlal suçu işlemiş olur. Aynı durum işyeri dokunulmazlığını ihlal için de geçerlidir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçunun Unsurları ve Diğer Önemli Hususlar

TCK 116, konut dokunulmazlığının ihlali başlığını taşısa da; TCK 116/1 konut dokunulmazlığını ihlal suçunu, TCK 116/2 işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu düzenlemektedir. Buna göre;

  • TCK 116/1 suçu, bir kişinin konutuna, bu konutun eklenti niteliğindeki kısımlarına, malikin veya kiracının rızası dışında girmek veya malik ile kiracının rızası ile girdikten sonra buralardan çıkmamak fiilleri ile işlenebilir.
  • TCK 116/2’de yer alan işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu ise, herkesin girmesine açık olmayan işyerlerine işyeri sahibinin rızası dışında girmek veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmamak fiilleri ile işlenebilir.

Konut kavramı oldukça geniş bir anlamı içermektedir. Dokunulmazlığı ihlal edilen konutun, ikamet adresi olması zorunlu değildir. Sürekli kalınan yer olması da değildir. Geçici özellik taşısa da konut olarak kabul edilir. Somut olayın özelliklerine göre hakim, taşınmazın konut olup olmadığını değerlendirir.

İşyeri de aynı şekilde işin görüldüğü yer olsa da iş ile ilişkisi olan başka birçok yer işyeri olarak kabul edilebilir. Bu bakımdan da somut olayın özelliklerine göre değerlendirmeyi mahkeme yapar. Benzer şekilde konutun veya işyerinin eklentilerinin (depo, odunluk, bahçe vb.) ihlali de suç sayılmıştır. 

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu fail ve mağdur bakımından bir özellik göstermez. Yani herkes TCK 116 suçunu işleyebileceği gibi herkes bu suçun mağduru da olabilir. TCK 116’da yer alan suçun temel işleniş şeklini veya nitelikli hallerini gerçekleştiren kişi fail, konutun veya işyerinin maliki mağdurdur. Ancak mağdur illa ki malik olacak diye bir şart yoktur. Kiracı da bu suçun mağduru olabilir ve şikayet hakkı vardır.

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Bu suç için taksirle işlenebileceğine dair kanunda bir düzenleme yapılmadığı gibi taksirle işlenmesi mümkün olmayan bir suçtur. Kasten işlenebileceği için failin, TCK 116’da yer alan aşağıda açıklayacağımız unsurları bile isteye hareket etmiş olması gerekir. 

Bununla beraber konut dokunulmazlığını ihlal suçunun olası kastla işlenebileceği de kabul edilmektedir. Olası kast; kastın özel bir halidir. Fail, neticenin gerçekleşmesini istememekle birlikte bu neticeyi öngörmekte ancak başka bir hedefe ulaşabilmek adına bunu kabullenmektedir. Yani fail suç fiilinin neticesi için “olursa olsun” mantığı ile hareket ederse olası kastla hareket etmiş olur. Olası kastın sonuçlarına aşağıda cezayı azaltan nedenler başlığında değindik.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu, suçlar için takibi şikayete bağlı suçlar ve takibi şikayete bağlı olmayan suçlar şeklinde ikili bir ayrım yapmaktadır. Bazı suçların soruşturma ve kovuşturmasının yapılabilmesi için mağdurun şikayeti gereklidir. Bazı suçlarda ise mağdurun şikayeti aranmaksızın re’sen soruşturma ve kovuşturma yapılır. 

Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun yukarıda bahsettiğimiz işleniş şekillerinin tamamı takibi şikayete bağlı suçlar kapsamındadır. Yani mağdurun şikayeti olmaksızın bu suçlar için ne soruşturma aşamasına ne de kovuşturma aşamasına başlanabilir.

Takibi bu şekilde şikayete bağlı olan suçlarda 6 aylık şikayet zamanaşımı süresi söz konusudur. Bu 6 aylık süre  içerisinde öz konusu konut dokunulmazlığının ihlali fiili şikayet edilmezse bir daha aynı fiilden ötürü şikayette bulunulamaz. Dava zamanaşımı süresi ise bu suçta 8 yıldır.

TCK 116 Suçunda Şikayetten Vazgeçme ve Uzlaşma

TCK 116 konut dokunulmazlığını ihlal suçu takibi şikayete bağlı suçlardan olduğu için, mağdur kişi şikayetten vazgeçme imkanına da sahiptir. Bu suçta şikayetten vazgeçme, geçerli şekilde hüküm doğurur. Şikayetten vazgeçme hakkının kullanılması ile fail hakkında başlatılan ceza yargısı süreci sona erer.

Uzlaştırma, suç işleyen kişi ile mağdurun görüştürülerek uzlaşma sağlanması için yapılan görüşmeye verilen addır. Ancak her suç uzlaştırma görüşmelerini kapsamaz. Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun yukarıda bahsettiğimiz her işleniş şekli bakımından uzlaşma görüşmeleri yapılmak zorundadır. Aksi halde kovuşturma aşamasına geçilemez. Yani uzlaşma görüşmeleri, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Uzlaşma görüşmeleri adliye eliyle yapılır. 

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçuna Teşebbüs ve İştirak

Konut dokunulmazlığını ihlal suçu bir yere girmek veya bir yerden çıkmamak şeklinde gerçekleştiği için, bu suça teşebbüs ancak fiillerin parçalara bölündüğü zamanlarda mümkün olabilir. Yani bu neticelerin gerçekleşmediği ancak fiilin icra hareketlerine başlandığı durumlarda suça teşebbüs edilmiştir. Uygulamada bir kişinin konutuna rızası dışında girme fiiline teşebbüs mümkün iken rızası dışında kalmaya devam etmeye teşebbüs mümkün değildir. Konut dokunulmazlığının ihlali suçuna teşebbüs durumunda TCK 116 cezası azaltılarak verilecektir.

Suça iştirak, bir suça asıl fail dışındaki kişilerin ortak olmalarını ifade eder. Bir suça iştirak belirli şekillerde olabilir. Faile bazı yardımları sağlayan kişi yardım eden, bir kişiye suç işleme fikrini veren ve onu ikna eden kişiye azmettiren, suçun icra hareketlerini birlikte gerçekleştiren kişiye müşterek fail, failin hareketlerine tamamıyla hakim olan ve onu yöneten kişiye de dolaylı fail denir. 

Konut dokunulmazlığını ihlal suçuna iştirak etmek bu 4 şekilde de mümkündür. Verilecek ceza da somut olayda iştirak statüsüne göre belirlenecektir.

Adli Para Cezasına Çevrilmesi

Mahkemenin vereceği hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ancak belirli şartların sağlanmış olması durumunda verilebilir. Buna göre adli para cezasına çevirme için, verilen hapis cezası 1 yıl veya altında olmak durumundadır. Ayrıca suçun kanuni düzenlemesinde hapis cezası veya adli para cezası şeklinde seçenek yaptırım öngörülmüşse hapis cezasını adli para cezasına çevirme mümkün olmaz. 

Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun TCK 116/1 ve TCK 116/4’te yer alan işleniş şekilleri bakımından adli para cezasına çevirme mümkündür. Ancak TCK 116/2’de yer alan işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu bakımından adli para cezasına çevirme kararı verilemez. Çünkü bu fıkrada hapis cezası veya adli para cezası şeklinde mahkemeye cezai seçenek sunulmuştur.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçunun Başka Suçlarla Birlikte İşlenmesi

Aynı fiil ile birden fazla suç işleme ve benzeri durumda içtima hükümlerinden söz edilecektir. Yani fail konut dokunulmazlığını ihlal fiilini başka suçlar ile birlikte gerçekleştirmişse içtima kuralları değerlendirilir. 

Normal şartlarda konut dokunulmazlığının ihlali suçu kendi başına bir suç olduğu için diğer suçlar ile birlikte işlenmiş olması durumunda gerçek içtima kuralları gereğince ayrı ayrı cezalandırma yapılır. Ancak bazı durumlarda kanun hükümlerinin kendi içtimaları söz konusu olabilir. Uygulamada konut dokunulmazlığını ihlal suçunun genellikle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hırsızlık, mala zarar verme, cinsel suçlar vb. suçlar ile birlikte işlendiği görülmektedir.

Hırsızlık suçu ile konut dokunulmazlığını ihlal arasındaki içtima ilişkisinden ayrı bahsetmemiz gerekmektedir Çünkü bu, cevabı en çok sorulan sorulardandır. Hırsızlık suçunun kanuni düzenlemesinde failin konuta veya eklentilerine girdiği nitelikli haller her ne kadar cezayı artırıcı şekilde düzenlenmiş olsa da bunlar failin bazı engelleri aşmış olmasının karşılığı olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle hırsızlık suçu ile konut dokunulmazlığının ihlali bir arada olduğu zaman iki suçtan ayrı ayrı ceza verme yoluna gidilmektedir.

Bu içtima kurallarına bağlı olarak kişi oldukça yüksek cezai yaptırımlar ile karşılaşabilmektedir. Bu nedenle sürecin ciddiyetle takip edilmesi gerekir

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Cezanın Ertelenmesi

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, fail lehine olan ve cezanın infazının önüne geçen bir karardır. Eğer faile verilecek olan ceza 2 yıl veya altında bir hapis cezası ise, fail daha önceden kasıtlı bir suç işlememişse, mahkeme hapis hükmünü açıklamayarak HAGB kararı verebilir ve fail hapse girmemiş olur. 

Burada faile 5 yıllık bir denetim süresi tanınacak ve bu süre içerisinde herhangi bir kasıtlı suça karışmaması yükümlülüğü altına sokulacaktır. Bu 5 senelik denetim süresini temiz şekilde geçiren fail “sanki hiç suç işlememiş” gibi olacak ve adli sicil kaydına bir şey eklenmeyecektir. Ancak bu süre içerisinde kasıtlı bir suça karışan fail iki suçtan ötürü ceza yatacaktır.

Konut dokunulmazlığının ihlali suçunda 2 yıl ve altında bir ceza verilmesi pek muhtemeldir. Ancak daha üst cezaların görüldüğü de olmaktadır. Yukarıdaki şartların sağlanmış olması durumunda HAGB kararı ile failin hapse girmesi engellenmiş olur.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına benzeyen cezanın ertelenmesinde faile 1 ile 3 yıl arasında değişen bir denetim süresi tanınarak bazı yükümlülükler yüklenir. Ayrıca burada denetim süresinin sonunda ilk verilen ceza “infaz edilmiş” sayılır. HAGB ile arasındaki fark budur. Onun haricinde şartları ve sonuçları belirttiğimiz üzere benzerdir.

Cezanın ertelenmesinde de 2 yıl ve altında bir ceza almış olma şartı ile beraber kasıtlı bir suça karışmamış olma şartı vardır. Gene denetim süresi içerisinde kasıtlı başka bir suç işlenmesi halinde ertelenen ceza ile birlikte yeni ceza da infaz edilir. Konut dokunulmazlığının ihlal isuçu HAGB kararına uygun olduğu gibi cezanın ertelenmesi kararına da uygun bir suçtur. Burada şartların sağlandığının düzgün denetlenmiş olması önem taşır.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçunda Ceza Avukatı Desteği

Yukarıda ayrıntılarına değindiğimiz üzere konut dokunulmazlığının ihlali suçu, kanuni düzenleme itibariyle ciddi hapis cezaları öngörmektedir. Ayrıca bu cezalar nitelikli hallerin veya başka suçların varlığı halinde iyice artmaktadır. Bu nedenle sürecin hafife alınmadan en başından itibaren deneyim sahibi bir ceza avukatının hukuki desteği ile birlikte takip edilmesi gerekir. Kişi özgürlüğünün söz konusu olduğu bu süreç, ceza avukatının hukuki yardımı ile birlikte hızlı ve etkili şekilde sonuçlanacaktır.

Bu makale faydalı mıydı?