haberlesmenin gizliliğini ihlal suçu TCK 132

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal TCK 132

(5 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Nedir?

TCK 132 madde düzenlemesinde kişiler arasındaki haberleşme gizliliğinin ihlal edilmesi cezalandırılmıştır. İki veya daha fazla kişi özel haberleşme araçlarını kullanarak iletişime geçtikleri zaman bu görüşmenin gizliliğine inanır. Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu bu inanca karşı işlenmiş bir suçtur.

TCK 132 kanun maddesini okumak istemiyorsanız direk olarak aşağıda konu ile ilgili detaylı açıklamalarımıza geçebilirsiniz.

TCK 132

Haberleşmenin gizliliği hakkı esasen Anayasa’da hüküm altına alınmıştır. Anayasa’nın 20 ve 22. maddeleri kişilerin bu gizlilik hakkını korumaktadır. TCK 132 haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu düzenlemesi de bu çerçevede hazırlanmış bir suçtur. Haberleşmenin gizliliğini ihlal, günlük hayatta sıkça karşılaşılan vakıalar arasında yer alır. TCK 132 suçu üzerinden önemle durulması gereken bir cezai süreci beraberinde getirir.

Yazımızda haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu ile ilgili unsurlara, haberleşmenin gizliliğini ihlalin ne şekilde işlenebileceğine, cezasına ve cezayı ağırlaştıran hallere, cezanın indirilmesi gerektiği durumlara ve cezasızlık hallerine, soruşturma ve kovuşturma sürecine, mahkemenin verebileceği kararlara ve diğer önemli ayrıntılara değindik. Konunun önemine binaen yazı dikkatlice okunmalıdır.

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçunun Temel İşleniş Şekli ve Cezası

Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun ne suretle işlenebileceği TCK 132 düzenlemesinde 3 fıkra olarak yer almıştır. Buna göre TCK 132. maddede şu şekilde yer almıştır:

  • Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek (TCK 132/1)
  • Kişiler arasındaki haberleşmenin içeriğini ifşa etmek (TCK 132/2)
  • Kendisi ile yapılan haberleşmenin içeriğini karşı tarafın rızası olmaksızın ifşa etmek (TCK 132/3)

Görüleceği üzere TCK 132/1 hükmünde herhangi bir şekilde haberleşmenin gizliliğinin ihlal edilmesi yer almıştır. Burada serbest hareketli bir durum söz konusudur. İhlal edilen haberleşmenin ifşa edilmesi ise TCK 132/2 hükmünde cezalandırılmıştır. İki taraf arasında yapılan haberleşmenin, taraflardan biri tarafından aleniyete yayılması ve bunda karşı tarafın rızasının olmaması ise TCK 132/3 hükmünde cezalandırılmıştır.

Haberleşmenin gizliliğini ihlal cezası TCK 132/1’de yer alan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu için öngörülen ceza 1 yıl ile 3 yıl arasında değişen hapis cezasıdır. TCK 132/2’de öngörülen haberleşmenin içeriğini ifşa etme fiili için öngörülen ceza 2 yıl ile 5 yıl arasında değişen hapis cezasıdır. TCK 132/3’de öngörülen haberleşmenin içeriğinin taraflardan biri eliyle ifşa edilmesi fiili için öngörülen ceza 1 yıl ile 4 yıl arasında değişen hapis cezasıdır.

Elbette ki bu bahsettiğimiz, TCK 132 suçunun temel işleniş şekilleri ve öngörülen temel cezalardır. Bunların yanında cezayı artırıcı nitelikli hallerin bulunma ihtimali de vardır. Şimdi bu nitelikli hallere ve öngörülen daha ağır cezalara değineceğiz. Ardından cezada indirim yapılmasını gerektiren durumları ve ceza verilmemesini gerektiren halleri halleri açıklayacağız.

Cezayı Artırıcı Nitelikli Haller ve Cezası

TCK 132 ve TCK 137 hükümlerinde haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu ile ilgili cezayı artırıcı nitelikli haller yer almıştır. Bu halleri ve öngörülen cezaları şu şekilde açıklamamız mümkündür:

  • TCK 132/1 hükmünde yer alan haberleşmenin gizliliğini ihlal fiilinin haberleşmenin içeriğini kayıt altına almak suretiyle işlenmesi durumunda verilecek olan temel ceza 1 kat artırılır.

İki veya daha fazla kişinin arasında gerçekleşen haberleşmeden özel çaba göstererek haberdar olmak bu suçun temel şeklini oluşturuyordu. İşte bu içeriğin kaydedilmesi de cezayı artırıcı nitelikli halini oluşturur. Bu durumda 2 yıl ile 6 yıl arasında değişen hapis cezası hükmü uygulanır.

  • TCK 132/3’de yer alan, haberleşmenin içeriğini taraflardan birinin diğerinin izni olmaksızın ifşa etmesi fiilinin basın ve yayın yoluyla işlenmesi durumunda ceza artırımına gidilmez.

İki veya daha fazla kişi arasında gerçekleşen ve aleni olmayan görüşmenin bunlardan birisi tarafından ifşa edilmesi 1 ile 3 yıl arasında değişen hapis hükmünü gerektiriyordu. İşte bu ifşanın basın yayın araçları kullanılarak işlenmesinin cezayı artırıcı etkiye sahip olmadığı, TCK 132/3 hükmünde ayrıca belirtilmiştir.

  • Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun kamu görevlisi tarafından ve görevin kendisine sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle işlenmesi durumunda verilecek olan temel ceza ½ oranında artırılır.

Kamu görevlisi görevi gereği eriştiği haberleşme bilgilerinin gizliliğini ihlal ettiği zaman görevi dolayısıyla bu bilgilere kolayca erişmiştir. Bu kolaylığın suistimal edilmesi ve kamu görevlilerine duyulan güvene zarar verilmesi daha ağır cezayı gerektirmiştir. Buna göre 1,5 yıl ile 7,5 yıl arasında değişen bir hapis cezası buradan doğabilmektedir.

  • Haberleşmenin gizliliğini ihlal fiilinin belirli bir meslek veya sanatın sağladığı kolaylığın kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi halinde temel cezanın ½ oranında artırılarak verilmesi söz konusu olur. 

Bu halde de özel bir meslek veya sanat grubu icra ettiği iş dolayısıyla bir takım haberleşme içeriğine sahip olmakta ve kendine duyulan güveni suistimal etmektedir. Bu nedenle daha ağır cezanın verileceği öngörülmüştür. Sonuç olarak 1,5 ile 7,5 yıl arasında değişen bir ceza hükmü doğabilir.

Buraya kadarki kısım haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunda cezayı artıran nitelikli haller ve cezaları idi. Somut olayda TCK 132 suçu için ceza indirimi veya cezasızlık öngörülen haller olabilir. Şimdi bunlara değineceğiz.

TCK 132 Suçunun Unsurları ve Diğer Önemli Noktalar

TCK 132 suçunda bahsedilen “haberleşme” bazı niteliklere sahip olmalıdır. Aksi halde bu suçun oluştuğundan bahsetmemiz mümkün olmayabilir. Buna göre iki veya daha fazla kişi arasında aleni olmayan bir görüşme söz konusu olmalıdır. Bu haberleşmenin aleni olmadığı şu şekilde anlaşılabilir: üçüncü kişiler (dolayısıyla suçun faili) bu haberleşmenin içeriği hakkında bilgi sahibi olabilmek için özel bir çaba göstermiş olmalıdır.

Bu haberleşmenin içeriğinin çok önemli sır niteliğinde olması gerekmez. Kişilerin bu içeriği aleniyete taşımamış olması yeterlidir. Ayrıca bu haberleşmenin teknolojik cihazlar kullanılarak yapılmış olması şart değildir. Yüz yüze bir haberleşmenin ihlal edilmesi ile de bu suç oluşabilir.

TCK 132 suçunda herkes fail olabileceği gibi herkes mağdur da olabilir. Yani bu suçta fail ve mağdur bakımından özel bir durum söz konusu değildir. Gerçekten de TCK 132. maddede yer alan ve aşağıda ayrıntılı olarak açıklayacağımız hareket ögelerinin işlenmesi durumundan bu suç oluşur. Ancak fail veya mağdurun bazı özellikleri haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunda cezayı artırıcı veya azaltıcı etkiye sahip olabilmektedir. 

Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kasten işlenebilen suçlar arasında yer almaktadır. Failin TCK 132’de yer alan hareket unsurlarından birisine yönelik kastı bu suçun oluşması için yeterli görülmektedir. Bunun yanında başka bir saik gerekmez. 

Ayrıca haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu olası kast ile de işlenebilen bir suçtur. Olası kast failin, neticeyi öngörüp de istememesi ancak bunu kabullenmesi yani “olursa olsun” mantığı ile hareket etmesidir. Olası kastla işlenen TCK 132 suçunda bir miktar ceza indirimi yapılır. Bu suçta olası kast ile ilgili duruma aşağıda cezayı azaltan haller başlığı altında değineceğiz.

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı

Türk ceza yargılaması sisteminde bazı suçlardan ötürü soruşturma ve kovuşturma yapabilmek için mağdurun şikayeti aranır. Suçların geneli resen soruşturulsa da bazı suçlar için bu şekilde mağdurun şikayeti aranır. TCK 132 suçunun bütün işleniş şekilleri de bu kapsamda mağdurun şikayeti olmadığı sürece soruşturulamayacak suçlardandır. 

Bu nedenle bu suçun mağduru 6 aylık şikayet süresini geçirmeden şikayet hakkını kullanmalı ve soruşturma aşamasının başlamasını sağlamalıdır. Aksi halde bir daha bu suçtan ötürü bir yargılama yapılamaz. Bununla beraber haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunda 8 yıllık dava zamanaşımı süresi içerisinde söz konusu muhakeme aşaması yapılmış olmalıdır. 

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçunda Şikayetten Vazgeçme

Yukarıda bahsettiğimiz takibi için mağdurun şikayeti aranan suçlarda mağdurun aynı zamanda şikayetten vazgeçme hakkı da vardır. Buna göre mağdur, soruşturmadan önce şikayet hakkından feragat ederek bu sürecin hiç başlamamasını sağlayabileceği gibi soruşturma veya kovuşturma aşamalarında da şikayetinden vazgeçerek cezai süreci sonlandırabilir. TCK 132 suçunun her işleniş şekli bakımından şikayetten vazgeçme mümkündür.

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçunda Uzlaşma

Uzlaşma, takibi şikayete bağlı suçlarda fail ile mağdurun yargılamaya geçilmeden önce adliye tarafından buluşturularak aradaki sorunun çözümüne yönelik yapılan bir işlemdir. Bu görüşme dava şartı olduğu için atlanamaz.

Bu görüşmeden olumlu sonuç alınması durumunda kovuşturmaya gerek kalmaz. Ancak bu görüşmeler olumsuz sonuçlanırsa dava aşamasına geçilebilir. Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu bakımından da uzlaşma görüşmelerinin yapılması zorunludur.

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçunda Görevli Mahkeme

Ağır ceza mahkemeleri suçun kanuni ceza üst sınırı 10 yılın üzerinde olduğu durumlarda yargılama yaparken asliye ceza mahkemeleri 10 yılın altında kalan suçlar hakkında yargılama faaliyeti yürütür. Bununla beraber bazı suçlarda cezasına bakılmaksızın ağır ceza mahkemeleri görevlidir.

TCK 132 suçunun her işleniş şekli için öngörülen hapis hükmü 10 yılın altında kalmakta ve özel olarak ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar listesinde değildir. Buna bağlı olarak haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunda yargılama görevi asliye ceza mahkemelerine aittir.

TCK 132 Suçunu Adli Para Cezasına Çevirme ve HAGB

Mahkemenin yargılama sonucunda verdiği hapis cezası hükmünün 1 yılın altında kalması ve hapsin seçenek yaptırım olmaması durumlarında bu ceza adli para cezasına çevrilebilir. Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu bakımından 1 yılın altında ceza hükmü verilebilmesi için cezanın alt sınırdan verilmesi veya indirim sebeplerinin söz konusu olması gerekir. Bu şartlar altında adli para cezasına çevirme mümkün olabilirken aksi durumda adli para cezasına çevirme olanağı yoktur.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis hükmünü engelleyen bir ceza muhakemesi kurumudur. Daha önceden kasıtlı bir suç işlememiş olan fail eğer söz konusu yargılamada 2 yılın altında bir ceza alırsa mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vererek bu kişiye 5 yıl sürecek bir denetim süresi tanıyabilir. Bu süre içerisinde failden herhangi bir suça kasıtlı olarak karışmaması beklenir. 

Bu yükümlülüğüne uygun davranan fail sanki ilk baştaki suç için “hiç işlememiş” gibi sonuç doğar. Ancak bu süre içerisinde başka bir suç işleyen fail hem ilk verilen 2 yılın altında kalan cezayı hem de yeni cezayı birlikte çeker. TCK 132 suçunda 2 yılın altında bir ceza verilmesi mümkündür ancak üzerinde bir ceza verilmesi de mümkündür. 

TCK 132 Cezanın Ertelenmesi

Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu hem hükmün açıklanmasının geri bırakılması hem de cezanın ertelenmesi bakımından bu kararların çıkma ihtimali olan bir suçtur. Cezanın ertelenmesi de HAGB’ye benzer. 

Burada da 2 yılın altında bir ceza hükmü ve daha önceden kasıtlı bir suç işlememiş fail gereklidir. Bu şartların varlığı halinde 1 ile 3 yıl arasında bir denetim süresi hakim tarafından belirlenerek failden bu süre içerisinde hiçbir kasıtlı suça karışmaması ve kendisine yüklenen diğer sorumluluklara uygun davranması beklenir.

Bu süreyi yükümlülüklerine uygun geçiren fail için “cezası infaz olmuş” gibi sonuç doğar. Ancak bu süre içerisinde yükümlülüklerine aykırı hareket eden fail aynı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında olduğu gibi iki cezaya birden katlanmak durumunda kalır. TCK 132 suçu için de bu açıklamalar geçerlidir. 

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Fiili ve Tazminat

Haberleşmenin gizliliğini ihlal fiili sonucunda kişilik hakları zedelenen kişi, uğradığı bu manevi zararın tazmini için hukuk mahkemelerinde ayrı bir manevi tazminat davası açabilir. Yani haberleşmenin gizliliğini ihlalden ötürü manevi tazminat talebi ceza mahkemesine yöneltilmez. Bunun için ayrı bir dava açmak gerekmektedir. Bu dava kişiye bir tazminat hakkı tanır.

Ceza Avukatı Desteği

Yukarıda ayrıntılarına değindiğimiz TCK 132 suçu ciddiye alınması ve üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir suçtur. Zira münferiden bakıldığında cezalar düşük gibi görünse de bir çok olayda cezayı artırıcı nitelikli hallerin varlığı söz konusu olabilir. Buna karşın ceza indirimi halleri de sıklıkla görülmektedir. Buna bağlı olarak hem fail hem de mağdur bakımından sürecin hızlı ve etkin takibi önem taşır. Bunun en sağlıklı yolu ise deneyim sahibi bir ceza avukatı ile süreci yürütmektir.

Bu makale faydalı mıydı?