adli tatil ne zaman başlıyor ve bitiyor

Adli Tatil

Yalnızca adli tatil ne zaman sorusunu merak ediyorsanız bir alt başlıktan öğrenebilirsiniz. Yazımız adli tatil başlangıç ve bitiş tarihleri hakkında bilgi verdiği gibi diğer tüm önemli konulara da detayları ile değinmiştir. İçindekilerden başlıklarına bakıp okumanızı tavsiye ederiz.

Adli tatil, ülkemizde adalet teşkilatının yargı faaliyetine belirli tarihlerde ara vermesidir. Adli tatilde kural olarak yargısal faaliyet yapılmaz. Ancak bunun istisnaları mevcuttur. Bu kapsamda adli tatilde süreler, adli tatilde tebligat, nöbetçi mahkeme, adli tatil ne zaman başlar ve biter, adli tatilde görülen davalar, adli tatil kaç gün vb. sorular cevaplanmayı bekleyen sorulardır.

Yazımızda adli tatil nedir ve bu süreçte kişi nasıl hareket etmelidir sorusuna gerekli ayrıntıları ile birlikte cevap vermeye çalıştık. Bu süreç normal bir yargısal dönem gibi olmadığı için hatalı yahut ihmali işlemler hak kaybı ortaya çıkarabilecektir. Bu bakımdan yazının sırasına göre okunmasını tavsiye etmekteyiz.

Adli Tatil Ne Zaman Başlar ve Biter?

‘Adli tatil ne zaman’ sorusu hem çok merak edilen hem de cevabı büyük önem arzeden bir sorudur. Adli tatil tarihi Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.102 hükmünde ve diğer mahkemeler ile ilgili kanunlarda da yer aldığı üzere 20 Temmuz’dur. Bitişi ise 31 Ağustos’a tekabül eder. Yani her sene olduğu gibi bu süreç 2019 yılında da 20 Temmuz’dan 31 Ağustos’a kadar sürecektir. Yeni adli yılın başlangıcı ise 1 Eylül tarihi itibari iledir.

Adli tatil yıllık izin değil, usul hukukunun bir gereğidir. Bu dönemde çalışmaya ara verilmesi, yargı mensupları için zorunludur. Bu ara vermenin gerekliliği ile ilgili tartışmalar hep olagelmiştir. Ancak bu konu Anayasa Mahkemesinin önüne taşınmış ve Anayasa’nın herhangi bir hükmüne aykırılık görülmediğinden başvuru reddedilmiştir.

Adli Tatilde Dava ve İcra Açılabilir mi?

Yukarıda adli tatilin ne ifade ettiği ve süresi hakkında bilgi verdik. Bu noktada önem arzeden diğer konu adli tatilde ne gibi yargı işi görülebileceği, hangi başvuruların yapılabileceği meselesidir. Adli tatilde her adliyede nöbetçi mahkemeler bulunmaktadır. Nöbetçi mahkeme, bu zamanda yargı faaliyetinin aksamaması için çalışmalarını sürdüren görevli mahkemeye denir.

Nöbetçi mahkeme hangi davalara bakar sorusu bu kapsamda önem taşır. Çünkü insanlar haklarını aramak için tatil zamanında nöbetçi mahkemeye başvuracaktır. Nöbetçi mahkemeler genel olarak acil olan işler ile ilgilenir şeklinde bir genelleme yapabiliriz. Ancak kanuni düzenlemede nöbetçi mahkeme hangi davalara bakar sorusu açıkça cevaplanmaktadır.

Buna göre hukuk davaları bakımından hem ilk derece yargısında hem de Yargıtay ve BAM yargısında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 103 uyarınca, adli tatilde şu dava ve işlere bakılabilir;

  • İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları bu zaman diliminde alınabilmektedir. Bir uyuşmazlığa konu olan bir taşınmazın satışını devrini vb. engellemek için bu kararlar alınabilmektedir. Yahut haczedilmesinde aciliyet olan durumlarda ihtiyati hacze başvurulabilir.
  • Nafakayı konu edinen her dava tatil zamanında nöbetçi mahkeme eliyle görülebilmektedir. Nafaka artırım davası, nafakanın kaldırılması davası, bizzatihi nafaka davası vb. davalar adli tatilde görülebilmektedir.
  • Soybağı ile ilgili davalar da adli tatilde görülebilen davalardandır. Soybağının reddi, tanıma, babalık davası vb. işler nöbetçi mahkemeler eli ile bu süreçte görülebilir.
  • Velayet ve vesayet ile ilgili davalar da aynı şekilde adli tatilde görülebilecektir. Yani çocuğun velayeti davası, velayet hakkının kötüye kullanılması, vasiye ilişkin işler nöbetçi mahkeme önünde yargılamaya konu edilebilir.
  • Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi ile ilgili davalar da nöbetçi mahkemeler eliyle adli tatilde görülebilir. Mükerrer kaydın iptali, isim değiştirme davası, doğum tarihi değiştirme vb. nüfus kaydındaki değişiklikler bu kapsamda değerlendirilebilir.
  • Hizmet sözleşmesi ve iş sözleşmesi dolayısıyla açılacak olan davalar da adli tatil engeline takılmadan açılabilecektir. Ancak bu davaları bu zaman diliminde işçiler açabilecektir. İşverene bu hak tanınmamıştır. Buna göre adli tatilde; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade, haklı nedenle fesih, fazla mesai alacağı vb. konular nöbetçi mahkemeye götürülebilecektir.
  • Ticari defterlerin kaybı sonucunda yapılacak kayıp belgesi başvurusu adli tatilde yapılabilecek işlerdendir. Bunun yanında kıymetli evrak (bono, çek vb.) kaybolduğu zaman yapılacak iptal işleri de aynı şekilde bu süreçte yapılabilir.
  • İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma şeklinde yeniden yapılandırılması ile ilgili hukuki işlemler de adli tatilde gerçekleştirilebilecek işlemler arasında yer almaktadır.
  • Adli tatilde görülen işler dolayısıyla mahkemenin verdiği keşif kararları da bu süreçte icra edilebilmektedir. Yani bu zaman diliminde keşif yapılabilir.
  • Tahkim hükümleri uyarınca mahkemeye taşınması gereken işler de adli tatilde görülebilecektir.
  • Tüm çekişmesiz yargı işleri adli tatilde görülmeye devam edebilir veya yargıya taşınabilir. Çekişmesiz yargı, karşı tarafın olmadığı durumlarda söz konusu olur.
  • Kanun hükmü gereğince ivedi kabul edilen işler ile mahkemenin ivedi olduğuna karar verdiği işler adli tatilde nöbetçi mahkeme eliyle görülebilecektir.

Bu saydığımız durumlarda adli tatil, yargılama sürecine engel teşkil etmeyecektir. Ancak taraflar aralarında anlaşarak bu işlemlerin tatil sonrasına bırakılmasını mahkemeden talep edebilirler. Yahut taraflardan birisi duruşmaya gelmemiş veya benzeri işlerde hazır bulunmamış ise hazır bulunan tarafın talebi ile de 1 Eylül’den sonraya bırakma kararı verilebilir.

Yukarıda saydığımız haller sınırlı sayıda belirtilmiştir. Yani bunların haricinde adli tatilde hukuki işler görülmez. Sadece şu işlemlerin de görülebileceği ayrıca öngörülmüştür;

  • Yukarıda sayılan durumların haricinde kalan işler ile ilgili olarak verilecek dava dilekçeleri ve karşı dava dilekçeleri mahkemece kabul edilir. Ancak yargılama yapılmaz. Yani boşanma davası adli tatilde görülmez ancak dava dilekçesi kabul edilir. Yahut karşı boşanma dilekçesi de kabul edilir.
  • Yukarıda sayılan durumların haricinde kalan işler ile ilgili olarak verilen yargı kararlarına karşı temyiz veya istinaf dilekçeleri de aynı şekilde adli tatilde kabul edilir. Ancak yargı faaliyeti görülmez. Gene bu istinaf ve temyiz dilekçelerine karşı verilen cevap dilekçeleri de kabul edilecektir. Bunlar yukarıda saydığımız durumlar için geçerli değildir. O sayılan haller ile ilgili olarak temyiz ve istinaf yargısının her aşaması görülürken sayılanların haricinde kalan durumlar için sadece dilekçeler kabul edilebilir. Bu durum gene benzer şekilde, dosyası işlemden kaldırılan davalar için de geçerlidir. Bunların da dilekçeleri kabul edilir ancak yargılamanın yenilenmesi tatil sonrasına bırakılır.
  • Gene yukarıda özel olarak sayılan durumların dışında kalan hukuki işler ile ilgili her türlü tebligat adli tatilde yapılabilir. Dosyaların bir başka mahkemeye gönderilmesi veya ilam verilmesi de bu şekildedir.

Ceza yargısı için de aynı şekilde adli tatil süresi belirlenmiştir. Tarih aralığı burada da 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasıdır. Ceza işlerini gören tüm makam ve mahkemeler bu toplu izne dahildir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 331 hükmü uyarınca adli tatilde cezai süreçler ilgili yapılabilecek işlemler;

  • Soruşturma ve tutukluluk olan kovuşturmalarda ve ivedi sayılan diğer cezai süreç işlerinde ne şekilde hareket edileceği Hakimler ve Savcılar Kurulunca belirlenir. Bu kapsamda tutukluluk halleri ve acele görülen işlerin adli tatilde de görülmeye devam edeceği kararlaştırılmaktadır. Ayrıca savcılık suç şüphesi halinde soruşturma faaliyetlerine devam edecektir.
  • Adli tatil süresince BAM ve Yargıtay bünyesinde nöbetçi heyetler çalışmaya devam eder ve yalnızca tutuklu hükümlere ilişkin yargılama işlerini sürdürür. Yani sanık kişi tutuklu ise bunun istinaf ve temyiz incelemesi tatilde de devam eder. Bunun yanında Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu düzenlemelerinde belirtilen işlere de adli tatil süresince bakmaya devam eder.

Kişiler ile Devlet kurumları arasındaki uyuşmazlıkların görüleceği mercii idare mahkemeleridir. İdarenin faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıklar ve vergi uyuşmazlıkları idari yargının konusudur. İdari yargıda da adli tatil meselesi benzer şekilde düzenlenmiştir. Her sene 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasını idari yargı mensupları adli izin olarak kullanır. 1 Eylül’de ise tekrar çalışmaya devam eder.

İdare mahkemelerinde, vergi mahkemelerinde, bölge idare mahkemelerinde ve Danıştay’da adli tatil süresince yargısal faaliyetleri sürdürmesi için nöbetçi mahkeme ve heyetler oluşturulur. İYUK m. 62 kapsamındada nöbetçi mahkemenin yapabileceği işlemleri şu şekilde saymak mümkündür:

  • Yürütmenin durdurulması işlemleri adli tatilde yapılabilir. İdarenin herhangi bir faaliyeti veya işlemi ile ilgili olarak idare mahkemesinden yürütmenin durdurulması talebi almak için adli tatilin sona ermesini beklemeye gerek yoktur. Delillerin tespit edilmesine ilişkin işlemler de bu şekildedir.
  • Kanun hükmü gereğince belirli süre içerisinde karara bağlanması gereken işlemler de gene adli tatil içerisinde gerçekleştirilecektir. Yani kanun mahkemeye belirli bir konu hakkında ‘şu kadar süre içinde karar verir’ şeklinde bir yükümlülük vermişse burada tatil bir önem arzetmeyecek ve nöbetçi mahkeme kararını verecektir.
  • Danıştay ise adli tatil içerisinde esastan karar verme yetkisine sahip değildir. Yapabileceği işlemler yürütmenin durdurulması kararı vermekle sınırlıdır.

İdari yargıda adli tatilden yararlanamayacak bazı mahkemeler vardır. Burada bir istisna hüküm söz konusudur. İYUK m. 61 düzenlemesine göre;

  • Bağlı bulunduğu Bölge Adliye Mahkemesi ile aynı ilde bulunmayan
  • Yalnızca bir idare veya bir vergi mahkemesi bulunan illerde

yer alan idari yargı merciileri adli tatilden yararlanamayacaktır. Ancak yukarıdaki iki şart birarada bulunmalıdır. Örneğin bir vergi mahkemesi, tabi olduğu istinaf mahkemesi ile aynı il merkezi içerisinde yer alıyorsa adli tatile girer. Ancak eğer bir idare mahkemesi ile bağlı bulunduğu istinaf mahkemesi aynı il sınırları içerisinde değilse ve o mahkeme o ildeki tek idare mahkemesi ise adli tatile giremez.

Bu hüküm yalnızca idari yargı için getirilmiş bir istisnadır. Hak kaybı yaşanmaması adına bunun gözetilmesi gerekmektedir. Buna bağlı olarak tatil sürecindeki işler ile ilgili olarak tecrübeli bir avukatın bilgisine başvurmakta her zaman yarar vardır. Zira usul hukuku bakımından bu karışık prosedürler kişinin haklı iken haksız konuma düşmesine neden olabilmektedir.

Adli Tatilde Duruşma Olur mu?

Adli tatilde görülen davalar yukarıda saydığımız gibidir. Nöbetçi mahkeme hangi davalara bakar sorusunun cevabı saydığımız üzere sınırlı sayıdadır. Burada adli tatilde duruşma olup olmayacağı da merak edilen bir konudur. Adli tatilde duruşma olması pek tabi ki mümkündür. Ancak dava konusu daha önce belirttiğimiz üzere kanunda sayılan hallerdir.

Örnek vermek gerekirse, yukarıda soybağına ilişkin işlemlerin adli tatilde görülebileceğini belirttik. Bunun anlamı şudur: bu zaman zarfında babalık davası görülebilir ve bununla ilgili olarak duruşma yapılabilir. Gene soybağının reddi davası görülebilir ve bununla ilgili olarak duruşma yapılabilir. Ancak yukarıda boşanma davasını veya miras tenkis davasını saymadık. Bunun anlamı şudur:bu zaman zarfında tenkis davası görülemez ve duruşması yapılamaz.

Ayrıca yukarıda saymadığımız haller ile ilgili dilekçelerin verilebileceğini belirttik. Yani her ne kadar miras paylaşımı ile ilgili davalar açılamıyor ve duruşması görülemiyor olsa da bu davanın dilekçesi ve dilekçeye cevap verilebilir. Adli tatilde tebligat meselesi de benzer şekilde yapılmasında bir engel yoktur.

Adli Tatilde İcra Takibi

İcra takibi, kişilerin alacakları tahsil etmek amacıyla başvurdukları bir yoldur. Yargı, alacağa hükmeder ancak bunun tahsilini mahkemeler sağlamaz. Bunun için icra daireleri yetki sahibidir. İlamlı yahut ilamsız icra takipleri icra daireleri kanalı ile gerçekleştirilir.

Adli tatil içerisinde her türlü tebligat gönderme işlemlerinin yapılabileceğini yukarıda belirtmiştik. Bu kapsamda tatil süresi içerisinde bir kişiye ödeme emri göndermek de mümkündür. Zira takip hukuku açısından herhangi bir adli tatil uygulaması söz konusu olmaz. Yani adliyelerde bulunan icra daireleri ve icra memurları çalışmalarına devam eder.

Adli Tatilde Savcılığa Suç Duyurusu

Suç ve ceza düzenlemeleri kamu düzeninin korunması bakımından büyük önem taşır. Bu kapsamda Cumhuriyet savcıları çalışmalarını sürdürür. Adli tatil içerisinde kendisine karşı bir suç işlenen kişi şikayet veya ihbarda bulunabileceği gibi, takibi şikayete bağlı olmayan suçlardan herhangi birine şahit olan kişi de ihbarda bulunabilecektir.

Burada soruşturma aşamasından bahsetmekteyiz. Kovuşturma (yani yargılama) safhası ile ilgili olarak yukarıda hangi davaların görülmeye devam edilebileceğine ayrıntılı olarak değindik.

Adli Tatilde Boşanma Olur mu?

Adli tatilde boşanma, en çok merak edilen konulardandır. Adli tatilde ne gibi hukuki iş ve işlemlerin yapılabileceği sınırlı olarak kanunda sayılmıştır. Buna yukarıda değindik. Boşanma davası aile mahkemesinin görev alanına girer ve adli tatilde yapılabilecek işler arasında sayılmamıştır. Bu nedenle ‘adli tatilde boşanma olur mu?’ sorusunun cevabı olumsuz olacaktır. Ancak gene yukarıda belirttiğimiz üzere, adli tatilde görülebilecek işlerin haricinde kalan işler ile ilgili olarak (yani boşanma davası da buna girer) dava dilekçesi verilebilir, karşı dava dilekçesi verilebilir, her türlü tebligat yapılabilir. Ancak dava görülemez ve duruşma yapılamaz.

Ancak burada bir istisnai durumdan bahsedebiliriz. Mahkeme eğer söz konusu boşanma davası için muacceliyet kararı verirse adli tatilde bu boşanma davasının görülmesini sağlayabilir. Muacceliyet kararının verilerek boşanma davasının adli tatilde görülebilmesi için tarafların da buna onay vermesi gerekmektedir. Yani aslında temel kural boşanma davasının adli tatilde görülemeyeceğidir. Ancak bu bahsettiğimiz istisna durumunda bu mümkün olmaktadır.

Adli Tatilde Evden Uzaklaştırma Kararı

6284 sayılı  Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Hakkında Kanun’un 5. madde hükmü uyarınca şiddet gören kadın aile mahkemesine giderek şiddet uygulayan kişi ile ilgili olarak bir takım önlemlerin alınmasını talep edebilir. Burada mahkemenin verebileceği kararlardan birisi de evden uzaklaştırma kararıdır.

Bu karar bir yargılama işlemi ile verilmez. Önemine binaen boşanma davası haricinde de verilebilecek bir karardır. Haftasonu ve mesai saati dışında da bu karar verilebileceği gibi adli tatilde de verilebilecektir. Tatil zamanında görev yapan nöbetçi aile mahkemesine başvuruda bulunarak uzaklaştırma işlemi gerçekleştirilebilir.

Adli Tatilde Süreler

Adli tatil meselesinin görülebilecek işlerden sonra en önemli etkisi süreler bakımındandır. Adli tatilde süreler genel olarak merak edilen konulardandır ve önemli sonuçlar doğurur. Dikkat edilmemesi halinde hak kaybı ortaya çıkabilmektedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 104 tatil zamanında süreler ile ilgili hükme yer vermektedir. Buna göre; adli tatilde görülemeyecek işlerde kanunun öngördüğü sürelerin sonu eğer tatil zamanına denk gelirse bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli yılın başlangıcından itibaren 1 hafta uzamış olur.

Örneğin, boşanma davası açılırken davacının dilekçesine karşı cevap dilekçesi yazmak için iki haftalık hak düşürücü süre söz konusudur. Bu iki haftalık sürenin bitimi 28 Temmuz’a denk gelirse süre adli tatilin bitimini izleyen 1 haftanın sonuna kadar uzar. Yani 7 Eylül son gün olur.

Ancak buradan dikkat edilmesi gereken bir nokta daha mevcuttur. Yukarıda adli tatile tabi dava ve işlerle ilgili olarak bu süre içerisinde dava dilekçesi, cevap dilekçesi, karşı dava dilekçesi verilebileceğini belirttik. Yani bunun anlamı şudur: kişi bu şekilde bir cevap dilekçesini adli tatil süresi içinde verebileceği gibi bekleyip adli tatilin bitimini takiben 1 hafta sonrasına kadar da verebilir. Yani ya 2 haftalık süre içinde cevap verilir yahut 1-7 Eylül arasında cevap verilir.

Ceza yargısı için de benzer bir düzenleme yapılmış olsa da farklı bir süre belirlenmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 331 hükmü uyarınca adli tatile denk gelen süreler işlemez. Tatilin bitimini takiben üç gün uzamış olarak kabul edilir.

İdari Yargıda da durum hukuk yargısı ile aynıdır. Gene adli tatile denk gelen süre sonu için tatilin bitimini takiben 7 günlük uzama süresi söz konusu olur. Bu 7 günlük uzama süresi İYUK’da yer alan bütün süreler için geçerlidir. Dava açma süresi, cevap verme süresi, yürütmenin durdurulması kararına itiraz süresi, istinaf ve temyiz süresi bu sürelerin önemli  bazılarıdır.

Hem hukuk yargısı hem ceza yargısı hem de idari yargı için ortak bir süre düzenlemesi de resmi tatiller için vardır. Eğer bir sürenin son günü resmi tatil gününe denk geliyorsa (hafta sonu veya başka resmi tatiller) ilgili işlemin süresi tatili takip eden ilk iş günü mesai bitimine kadar uzar.

Adli Tatilde Yapılan Tebligatlar

Adli tatilde yapılan tebligatlar geçerliliğini korur. Geçerli bir tebligatın bütün sonuçlarını doğurur. Ancak bu tebligatın ardından karşı taraf için geçerli olan süreler işlemeye başlamaz. Yukarıda belirttiğimiz üzere bu süreler tatilin bitimini takiben 1 haftalık süreye sarkmış olur.

Adli Tatilde Zamanaşımı Süreleri Durur mu?

Sürelerin bitiminin adli tatile denk gelmesi ve bunun tatili izleyen 1 haftaya sarkması durumu usul kanununlarında yer alan süreler için geçerlidir. Bu nedenle diğer kanunlarda, örneğin TBK yahut TMK içerisinde, yer alan sürelerin bitimi adli tatile denk gelirse bu süreler tatil sonrasına sarkmaz. Bu kural zamanaşımı süreleri için de geçerli sayılacaktır.

Örneğin irade sakatlığı dolayısıyla sözleşenin iptali dava edileceği zaman 1 yıllık hak düşürücü zamanaşımı süresinin bitimi tatilin bitimine denk gelse de tatil sonrasına uzamaz. Zira usul kanununda değil başka kanunlarda yer almış bir süre düzenlemesidir.

Adli Tatilin Temyiz ve İstinaf Sürelerine Etkisi

İstinaf ve temyiz başvurusu için de değişen bir durum söz konusu değildir. İlk derece mahkemesinin verdiği karara karşı istinaf başvurusu yahut istinaf mahkemesinin kararına karşı temyiz başvurusu bazı sürelere tabidir. Bu sürelerin adli tatile denk gelmesi halinde bu başvuru hakkı kullanılmamışsa başvuru süresi tatilin bitimini takiben 1 hafta uzayacaktır.

Adli Tatilde ve Resmi Tatillerde Adliye Personeli ve Mahkemeler – Savcılıklar ve Avukatlar Çalışır mı?

Haftasonları ile Devletçe tayin edilen diğer tatiller resmi tatil olarak kabul edilmektedir. Adli tatil ise hakim ve savcılara tanınan bir tatil türüdür. Yani diğer adliye çalışanları 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında tatile girmez. Ancak bu tarih aralığında dilerlerse yıllık izin haklarını kullanabilirler. Hakim savcıların ise adli tatil haricinde bir yıllık izin hakları yoktur. Bunun nedeni ise hakim ve savcıların 657 sayılı kanun anlamda memur olmamalarıdır.

Bu kapsamda adli tatilde hakim ve savcılar dışında diğer adliye personeli (kalem çalışanları, icra memurları vb.) eğer yıllık izin kullanmamışlarsa çalışmaya devam eder. Ancak hakim ve savcılar için nöbetçi olanları hariç çalışmayı bırakma zorunluluğu vardır. Tabi hakim ve savcının çalışmıyor olması mahkeme ve savcılığın çalışmayacağı anlamına gelmez. Yukarıda da belirttiğimiz hallerde yargılama faaliyeti devam eder ve her türlü suç şüphesi halinde soruşturma işlemleri yapılabilir.

Avukatlık mesleği mensupları her ne kadar kamu hizmeti görüyor olsa da memur değildir. Adli tatil kapsamında çalışmama gibi bir durumları da söz konusu değildir. Esasen adli tatilin yukarıda anlattığımız üzere önemli bir prosedürü söz konusudur. Usul kuralları bakımından zaten karmaşık olan hukuki süreci daha da karmaşık hale getiren bir özelliğe sahiptir.

Bu nedenle adli tatilde yapılacak hukuki işlemlerin deneyimli bir avukat eşliğinde sürdürülmesi daha bir önem taşımaktadır. Kişi normal süreçten farklı olan bu tatil sürecinde hatalı işlemleri ile yahut ihmal ettiği işlemler ile haklı iken haksız duruma düşebilir ve telafisi zor zararlar doğmasına neden olabilir.

Adli Tatilde Görevli ve Yetkili Mahkeme Değişir mi?

Süreler bakımından bir takım farklılıklar sonucunu doğuran adli tatil süreci görev ve yetki kurallarına etki etmez. Bir hukuki işlem ile ilgili olarak normal zamanda görevli ve yetkili mahkeme hangisi ise adli tatilde de o olur. Yalnızca uyuşmazlığa bakacak mahkeme o süreçte nöbetçi olan mahkemedir.

Adliyelerde mahkemeler kendi aralarında numaralandırılmış olarak ayrıma giderler. Örneğin bir boşanma davasında İstanbul Adliyesi Aile Mahkemesi görev ve yetki sahibi olabilir. Ancak İstanbul Adliyesinde aile mahkemesi bir tane değildir. Hatta çok fazla olabilir. Aynı şekilde ağır ceza mahkemesi İstanbul Adliyesinde onlarca vardır. İşte normal zamanda bunlar arasındaki görev dağılımı tatil zamanında yerini nöbetçi mahkemeye bırakır. Yani adli tatilde soybağı davaları bakımından, normalde İstanbul 13. aile mahkemesi görevli ve yetkili olacakken, nöbetçi aile mahkemesi görevli ve yetkili olur.

Bu makale faydalı mıydı?