nafaka artırım davası

Nafaka Artırım Davası

Nafaka Nedir?

Nafaka artırım davası hakkında önemli ayrıntılara değinmeden önce nafaka nedir sorusuna cevap vermekte fayda vardır. Kelime anlamı olarak bir kimsenin hayatını idame ettirebilmesi için ihtiyaç duyduğu kaynaktır. Bunun yanında, terim anlamına yakın olmakla birlikte hukuken özel bir anlam içerir. Buna göre nafaka; eşin, çocuğun veya kanunda belirtilen bir takım akrabaya mahkeme kararı ile kişinin ödemekle yükümlü olduğu bir miktar paraya denir.

Nafaka, hukuki düzenlemeler içerisinde özel bir yere sahiptir. Aşağıda ayrıntılarına değineceğimiz üzere çeşitleri ve bu çeşitlere göre değişen hukuki prosedürü ile özel sonuçlara sahiptir. Bununla beraber kişilerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilme ve yaşamını sürdürebilme noktasında önemli olması dolayısıyla hukuki yardım ihtiyacına en çok duyulan alanlardan birisidir.

Günümüz şartlarında değişken para piyasası ve enflasyon dikkate alındığı zaman sabit bir nafaka miktarının sürekli olarak aynı ihtiyaçları karşılamayacağı anlaşılacaktır. Buna bağlı olarak mahkeme nafaka hükmü ile birlikte değişen şartlara ve imkanlara göre ne şekilde artacağına hükmetmiş olabilir veya olmayabilir. İki durumda da nafakanın artırılmasına yönelik olarak dava açılabilir. Yazımızın konusunu işte bu nafaka artırım davası oluşturmaktadır.

Nafaka Türleri

Nafaka artırım davasının ne olduğuna ve ayrıntılarına geçmeden önce nafaka çeşitleri hakkında bilgi vermek gerekir. Türk Medeni Kanunu kapsamında 4 türü mevcuttur. Bunlar; tedbir, iştirak, yoksulluk ve yardım nafakasıdır. Bütün bunlar için ayrı ayrı hukuki düzenlemeler söz konusudur.

Bu saydığımız nafaka türleri genel olarak şu özellikleri taşır:

  • Tedbir Nafakası: Boşanma davası sürerken, dava  dolayısıyla yoksulluğa düşen eşin ve çocuğun temel ihtiyaçlarını gidermeleri ve asgari hayat standartlarını koruyabilmeleri için diğer eşten talep ettikleri nafakadır. Buna hükmedilirken kusur araştırması yapılmaz. Kusurdan bağımsızdır ve geçicidir. Her halükarda boşanma davasında verilen karar ne olursa olsun kararın kesinleşmesi ile sona erer. Boşanma davası ile birlikte hakimden tedbir nafakası talep edilebilir ancak bu talep zorunlu değildir. Başka bir deyişle hakim, boşanma davasının açılması ile birlikte bir takım önlemler almak zorundadır ve bu önlemler arasında tedbir nafakası da vardır. Tedbir nafakası, istisnaen boşanma davası açılmazdan önce de hakimden talep edilebilir. Eğer eşler birbirinden ayrı yaşıyorlarsa, ayrı yaşamada haklı olan eş yoksulluğa düşmüş ise diğer eşin maddi durumu oranında yoksulluğa düşen eşe nafaka ödeme yükümü doğar.
  • Yoksulluk Nafakası: Boşanma kararı ile birlikte diğer eşten daha fazla kusurlu olmayan eşin boşanma dolayısıyla yoksulluğa düşecek olması durumunda, diğer eşten maddi imkanı doğrultusunda süresiz olarak alınan nafaka türüdür. Görüldüğü üzere burada kusur önemli bir unsurdur. Daha fazla kusurlu olan eş ne kadar yoksulluğa düşecek olursa olsun nafaka alamaz. Kusur durumunu belirleyecek olan hakimdir. Yoksulluk nafakasında önemli olan husus boşanma kararının kesinleşmesinden sonrası için belirlenen bir tür olmasıdır. Yoksulluk nafakasının sona ermesi bir takım nedenlere bağlı kılınmıştır. Konunun ayrıntıları için “yoksulluk nafakası” başlıklı yazımıza veya “nafaka davası” başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.
  • İştirak Nafakası: Boşanma kararı ile birlikte çocuğun eğitim, sağlık, giyim, barınma, sosyal hayat, sigorta vb. her türlü ihtiyacı ve asgari yaşam standardını yakalaması için velayet hakkını elinde bulundurmayan eşten alınan nafaka türüdür. Boşanan eşler maddi imkanları oranında çocuğun bu saydığımız ihtiyaçlarına yönelik olarak parasal destek sağlamakla yükümlüdürler. Burada bu para diğer eşin katılması gereken payı ifade eder. Bununla beraber kusur incelemesinden bağımsızdır. Gene sona ermesi için bir takım şartların varlığı aranır. 
  • Yardım nafakası: Bu türün boşanma ile ilgisi olmadığından burada değinmeyeceğiz

Bu saydığımız nafaka türleri alacaklısı bakımından büyük önem taşır. Bununla beraber burada belirlenen nafaka miktarı değişen şartlarla birlikte yetersiz kalabilir. Böyle bir durumda nafaka miktarında artış yapılması gerekir. İşte yazımızın konusu burada ihtiyaç durulan artışın hukuki olarak ne şekilde gerçekleştirilebileceğidir. Burada saydığımız türlerin özel ayrıntılarına girmeyecek ve yalnızca nafaka artırım hususuna değineceğiz. Konunun hukuk tekniği bakımından önemli ayrıntılara sahip olması dolayısıyla yazının tamamının sırasına uygun olarak okunmasını tavsiye ederiz.

Nafaka Artırım Davası Nedir?

Yukarıda belirttiğimiz nedenlere bağlı olarak nafakanın artırılması işlemi ancak mahkeme kararı ile olabilir. Bunun anlamı nafaka artırmak için dava açmak gerektiğidir. İşte bu bahsettiğimiz nafaka artırım talebinin dile getirileceği dava nafaka artırım davasıdır.

Nafaka artırımı davasının hukuki düzenlemesi yoksulluk nafakası ile ilgili madde içerisinde yer almış olsa da nafaka artırımı ihtiyacı saydığımız tüm türleri için geçerli olabilir. İlgili düzenlemede nafaka artırımının imkanı, tarafların maddi imkanlarındaki değişikliğe ve hakkaniyet unsuruna bağlanmıştır.

Hakim hükmünü verdiği yargılamada nafakanın ne şekilde artacağına ilişkin bir hüküm vermiş olabilir. Mesela her sene şu kadar artacak veya şuna endeksli olarak artacak gibi belirlemeler yapmış olabilir. Bu artışın belirlenmesi taraflardan birisinin talebine bağlıdır. Yahut taraflardan bu yönde bir talep gelmemiştir ve hakim herhangi bir artış miktarı belirlememiştir.

Nafaka artırımı ihtiyacı bu iki durumda da ortaya çıkabilir. Yani artış miktarı belirlenmiş olmasına rağmen değişen şartlar ve imkanlar nafaka artırımını zorunlu kılmış olabilir. Aşağıda nafaka artırım davasının işleyişi, şartları ve sonuçlarına değineceğiz.

Nafaka Artırım Davası Nasıl Açılır?

Nafaka artırım davası açabilmek için mevcut bir nafaka kararı lazımdır. Bununla beraber nafaka artırım dava dilekçesi hazırlanmalıdır. Dilekçe HMK anlamında eksiksiz olmalıdır. HMK’nın aradığı şartları taşımayan dava dilekçesi usulden reddedilir. Dilekçede değişen şartlar, ihtiyaçlar, maddi imkanlardaki değişiklikler yani kısaca nafaka artırımını haklı kılacak ögeler delilleri ile yer almalıdır.

Nafaka artırım davası aşağıda ayrıntılarına değineceğimiz üzere görevli ve yetkili mahkemede açılmalıdır. Bütün bu sürecin etkin ve hızlı şekilde takibinin yapılabilmesi adına deneyimli bir boşanma avukatının hukuki yardımına başvurmak kişinin yararına olacaktır. Ayrıca nafaka artırım davası açabilmek için beklenmesi gereken bir süre de söz konusu değildir.

Nafaka Artırım Davası Ne Zaman Açılır ve Ne Sıklıkla Açılabilir?

Nafaka artırım davasının açılma süreleri ve ne sıklıkla açılacağı ile ilgili olarak hatalı bazı algılar söz konusudur. Nafaka artırım davasının hükmün verilmesinden itibaren 1 yıl içerisinde açılamayacağı ve takip eden davalar için de 1’er yıllık süre şartının var olduğu zannedilmektedir. Ancak böyle bir süre şartı kanunda olmadığı gibi yargı uygulamasında da yoktur.

Ancak şöyle bir durum vardır. Çok sık aralıklarla açılan artırım davasının kabul görme imkanı da aynı oranda azalır. Nafaka artırım davası aşağıda belirteceğimiz hal ve şartlar altında açılmalıdır. Bu şartlara ve belirlemelere uyulduğu müddetçe ne sıklıkla açıldığının ve ne zaman açıldığının bir önemi kalmaz.

Nafaka Artırımı Nasıl Hesaplanır ve Neye Göre Belirlenir?

Nafaka artırımı nasıl hesaplanır sorusuna verilebilecek objektif kriterleri içeren net bir cevap verilmesi mümkün değildir. Burada hesaplama nafaka artırımının neye göre belirleneceğine göre değişir. Nafaka artırımında taraflar mahkemeye taleplerini ve delillerini sunarlar. Bunun yanında mahkeme dilerse kendi araştırmasını yapabilir. Keşif yapabilir, bilirkişi yardımına başvurabilir. Bütün araştırmalar sonucunda hakkaniyet kuralları çerçevesinde bir artırıma hükmedilir yahut nafaka artırım talebi reddedilir.

Nafaka artırımının hesaplanmasında birçok unsur bir arada değerlendirilir. Alacaklısının maddi durumundaki değişiklik, borçlusunun maddi durumundaki değişiklik, değişen şartlar, altın – döviz kurlarındaki değişiklikler, enflasyon oranı, eğitim – sağlık – yaşam standartları – yaş vb. her türlü unsur bu saydıklarımızla sınırlı olmayacak şekilde nafaka artırımına esas alınabilir. Belirttiğimiz üzere hakkaniyete uygun bir nafaka miktarı takdir edilecektir.

Bu saydıklarımıza ek olarak Yargıtay tarafından genellikle esas alınan bir unsuru de belirtmemiz yerinde olacaktır. O da üretici fiyat endeksi (ÜFE) denilen orandır. Genellikle nafaka artırımı konusunda önemli bir etken olan ÜFE, kesin bir kural değildir. Mesela iştirak nafakasında çocuğun önemli bir ihtiyacını karşılamaya yönelik açılan davada ÜFE oranı yetersiz kalacaktır. Yani nafaka artırımı her somut olaya göre farklı kriterlere göre gerçekleştirilebilir. Ancak genellikle gördüğümüz kadarıyla ÜFE göz önünde bulundurulmaktadır.

Burada önemli bir husus nafaka hükmü ve artırımının takdiri nitelikte olmasıdır. Yani hakim takdiri bir belirlemede veya artırımda bulunur. Kesin ve küsuratlı bir hesaplama söz konusu olmaz. Yuvarlanmış bir rakama hükmedilir.

Nafaka Artırım Davası Ne Kadar Sürer?

Bu dava çekişmeli olmasına karşılık çok karmaşık bir yapıya sahip değildir. Nafaka artırım davası ne kadar sürer sorusu uygulamada en çok karşılaştığımız sorulardandır. Bunun net bir cevabı olmamakla birlikte 6 ay ile 10 ay arasında değişebilen bir süreden bahsedebiliriz. Bu süreleri; görevli ve yetkili mahkemenin yoğunluğu, davanın kapsamı, prosedürün doğru işletiliyor olması vb. unsurlar artırabileceği gibi azaltabilir de. Burada deneyim sahibi bir boşanma avukatının hukuki yardımı süre bakımından azaltıcı etkiye sahip olacaktır.

Anlaşmalı Boşanma Sonrasında Nafaka Artırım Davası Açılabilir mi?

Anlaşmalı boşanma davasında, anlaşmalı boşanma protokolü ile boşanmanın fer’i nitelikteki sonuçları taraflarca belirlenir. Nafaka da bunlardan biridir. Anlaşmalı boşanma süreci ve anlaşmalı boşanma protokolünün özellikleri ile ilgili ayrıntılı bilgi edinmek için “anlaşmalı boşanma davası” başlıklı yazımız incelenebilir.

Ancak tarafların protokolde belirledikleri nafakanın boşanma kararı sonrasında asla değişemeyeceği ve herhangi bir nafaka artırım davasına konu edilemeyeceği şeklinde hatalı bir algı söz konusudur. Bu yanlıştır, ister çekişmeli boşanma davası ile olsun isterse de anlaşmalı boşanma davası ile olsun verilen nafaka hükmü daha sonrasında bir nafaka artırım davasına konu edilebilir. Yani anlaşmalı boşanan kişiler de değişen maddi şartlar ve hakkaniyet doğrultusunda nafaka artırım talepli dava açabilirler.

Nafaka Artırım Davasını Kimler Açabilir?

Nafaka artırım davası nafaka alacağı hakkına sahip olan tarafından bizzat açılabilir veya kendisine vekalet eden avukatı tarafından açılabilir. Bununla beraber hukuki işlem olarak dava açma işlemini tek başına yapamayacak olan küçüklerin de bu ihtiyacı doğabilir. Bu nafaka yukarıda belirttiğimiz üzere iştirak nafakasıdır. Bu durumda davayı velayet hakkını elinde bulunduran eş, çocuk adına açabilecektir.

Nafaka Artırım Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme ve Süreler

Boşanma, velayet ve nafaka gibi aile hukuku meselelerinde görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Bunun gibi nafaka artırım talepli dava açabilmek için gidilecek mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemeleri özel ihtisas mahkemelerindendir. Buna bağlı olarak her yerde kurulmaları zorunlu değildir.

Genellikle nüfusu 100 bin ve altında bulunan şehirlerde aile mahkemesi kurulmamıştır. Aile mahkemesi kurulmayan bölgelerde aile hukukuna ilişkin davalar ve nafaka artırım davası asliye hukuk mahkemesinde açılır. Burada asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatını kazanarak yargılama yapacaktır.

Bu davalarda yetkili mahkeme ise davalının yani ödemek zorunda olan kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Yani nafaka artırım davası, borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu yargı çevresindeki aile mahkemesinde açılmalıdır.

Nafaka artırım davasının koruduğu değer gereği zamanaşımı süresi söz konusu değildir. Kişi herhangi bir zaman nafaka artırımına ihtiyaç duyabilir. Bu nedenle bu dava her zaman açılabilir. Ayrıca yukarıda “ne zaman açılabilir” ve “ne sıklıkla açılabilir” başlıklarında belirttiğimiz hususlara bakılabilir. Bunun haricinde sosyal şartlar, ihtiyaçlar, imkanlar vb. her zaman değişebilir. Buna bağlı olarak bir zamanaşımı süresi gerekli görülmemiştir.

Nafakanın Azaltılması veya Kaldırılması Davası

Nafaka artırımı ile ilgili yukarıda değindiğimiz özelliklerin tamamı nafakanın azaltılması veya kaldırılması davası için de geçerlidir. Esasen mahkemeye dilekçe sunulduğu zaman beklenen netice davanın adı belirtilerek değil, talepler kısmında bir takım hukuki sonuçlar belirtilerek mahkemeye yöneltilir. Yani davanın adı diye bir şey genel olarak yoktur. Bu yazıda anlattığımız artırıma yönelik olan davanın aynısı nafakanın azaltılması veya kaldırılması talepli olarak da açılabilir. Bu davaya uygulamada nafaka uyarlama davası diyenler de mevcuttur.

Nafakanın azaltılması veya kaldırılması davasında da görevli ve yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri aile mahkemesidir. Burada da herhangi bir hak düşürücü zamanaşımı süresi olmadığı gibi davanın açılabilmesi için belirli bir sürenin geçmesi de gerekmez. Neye göre artırılacağında esas alınan kriterlerin aynısı nafakanın azaltılması veya kaldırılmasında da geçerlidir. Dava süresi bakımından da aşağı yukarı benzer bir süre olduğunu söyleyebiliriz. Gene nafaka azaltma veya kaldırma talebini de nafaka borçlusu alacaklısına karşı ileri sürecektir.

Nafaka Artırım Davasında Avukat Desteği

Nafaka kişiler için ne kadar önemliyse bunun miktarı ve yeterliliği de o kadar önemlidir. Bu, kişinin yaşadığı toplum içerisinde asgari geçim standartlarını yakalayabilmesi adına mahkemece hükmedilen ödemedir. Nafaka davası ve artırım davası bu bakımdan kişi lehine ve olabildiğince hak kaybı yaşanmadan sonuçlanmalıdır. Ayrıca nafaka davalarının diğer türlerinde olduğu gibi nafaka artırım davasında da somut olayın özellikleri gözetilerek kabul görebilecek bir başvuruda bulunulmalıdır. Bu nedenle deneyim sahibi bir boşanma avukatının hukuki yardımına başvurmak kişiye her zaman avantaj sağlayacaktır.

Boşanma avukatı, müvekkilini temsil eder ve gerekli hukuki prosedürü en etkin ve hızlı şekilde işletir. Bunun yanında hukuk bilgisine sahiptir ve değişen mevzuatı sürekli olarak takip eder. Ayrıca deneyimi dolayısıyla yargının hangi taleplere ne şekilde karşılık verdiğini bilir. Bu çerçevede müvekkiline kanunda tanınan hakları doğrultusunda temsil ve danışmanlık hizmeti sağlar. Buna bağlı olarak nafaka artırım davası ve nafaka ile ilgili diğer davalar için tecrübeli bir boşanma avukatına danışılmasında yarar vardır

Nafaka Artırım Davasında Avukatlık Ücreti ve Yargılama Masrafları

Nafaka artırım davasında yargılama masraflarını (harç vb.) davayı açan kişi başlangıçta öder. Dava lehine sonuçlandığı takdirde bu yargılama ücreti davalıya yükletilir. Burada davanın lehine sonuçlanmasından maksat az da olsa bir artırıma gidilmesidir. Bununla beraber karşı tarafa bir vekalet ücreti yükletilir. Ancak bu vekalet ücreti aşağıda belirteceğimiz avukat ücreti ile karıştırılmamalıdır. Ayrıca nafaka artırım davasında, dava harcı nispi harç niteliğindedir. Yani talep edilen miktara oranla değişiklik gösterebilecek bir miktardır.

Avukat ile müvekkili arasında avukatlık ücreti serbestçe kararlaştırılabilir. Ancak buna getirilmiş bir sınır vardır ki o da baronun belirlediği asgari ücret tarifesidir. Bu liste avukatlar için bağlayıcıdır ve bir avukat bu listede nafaka artırım davası için belirtilen rakamın altında bir ücrete anlaşamaz. Bunun yanında baro ayrıca tavsiye niteliği taşıyan ikinci bir liste yayınlar. Bu liste avukatlar için bağlayıcı değildir. Ancak genel olarak avukatlık ücreti bu listelerde belirtilen rakamlar çerçevesinde belirlenir. 

Bu makale faydalı mıydı?