boşanma davası

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma davası nasıl açılır konusuna değinmeden önce boşanma nedir, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma nedir, hukuki olarak boşanma sebepleri nelerdir, bunlara değinmek yerinde olacaktır. Sebebe dayandırmadan açılan boşanma davaları ret olacağından bu kısmı iyi anlamak gerekir.

Boşanma Davası Nedir?

Türk Hukuk düzeni içerisinde evli kişilerin evliliklerini sona erdirmek istedikleri zaman izlemesi gereken hukuki prosedür boşanma olarak adlandırılır. Boşanma işleminin gerçekleştirilebilmesi aile mahkemesinde açılan boşanma davasında verilen karar ile gerçekleşir. Aşağıdaki istatistiklerden de görüldüğü üzere her sene yüz binin üzerinde bu dava açılmakta ve karara bağlanmaktadır.

boşanma davaları

Ülkemizde boşanma oranları gittikçe artmaktadır. Evlenme ve boşanma toplum düzenini yakından ilgilendirmesi ve aile kurumuna ilişkin olması dolayısıyla kanunda emredici hükümler çerçevesinde düzenlenmiştir ve katı kurallara tabidir. Boşanma hükümleri genel olarak Türk Medeni Kanunu içerisinde yer alır. TMK m. 161 ve takip eden maddelere göre kişiler boşanabileceklerdir. İlk olarak anlaşmalı daha sonra ise çekişmeli boşanma davası açma konularına değinelim.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Anlaşmalı boşanmada tarafların ikisi de boşanmak istiyordur. Aralarında çekişmeli bir husus yoktur. Çocukların velayeti, mal paylaşımı, nafaka, tazminat vb. her hususta anlaşmışlardır. Bu anlaşmayı da bir protokole dökmüşlerdir. Bunun üzerine mahkemeye başvururlar ve çok kısa süre içerisinde boşanırlar. Anlaşmalı boşanma, çekişmeliye göre daha kolaydır ve çok daha kısa sürer.

Anlaşmalı boşanmanın dört temel şartı vardır:

  • Hakimin tarafları bizzat dinlemesi gerekir. Yani sadece vekalet verilen avukatın hakim karşısına çıkması yeterli olmaz.
  • Evlilik birliği en az 1 yıl sürmüş olmalıdır. Evliliğin ilk senesi içerisinde anlaşmalı boşanma davası açılamaz.
  • Boşanmanın mali sonuçları ile çocukların velayetlerine ilişkin konularda taraflar anlaşmış olmalı ve bu hususta bir protokol hazırlamalıdır.
  • Hakim bu protokolü uygun bulmalıdır.

Anlaşmalı boşanmada çekişmeli boşanma için geçerli olan usuli işlemler uygulanmaz. Burada boşanma davası dilekçesi, dilekçenin diğer tarafa tebliği, cevap dilekçeleri, boşanma nedenleri inceleme vb. işlemler yoktur. Taraflar bizzat aile mahkemesine anlaşmalı boşanmak istediklerini bildirir ve aralarında anlaşarak hazırladıkları anlaşmalı boşanma protokolünü mahkemeye sunarlar.

Ardından verilen duruşma gününde duruşmaya bizzat gelirler. Anlaşmalı boşanma genelde çok kısa süren bir süreçtir. Yukarıda belirttiğimiz boşanma sebepleri çekişmeli boşanma için geçerlidir. Bu sebeplerin değerlendirmesi çekişmeli boşanmada yapılır. Anlaşmalı boşanmada böyle bir durum söz konusu olmaz.

Anlaşmalı boşanma protokolünü hukuka ve tarafların sosyal durumlarına uygun bulan hakim boşanmaya karar vermek zorundadır. Böyle bir durumda evlilik birliği temelinden sarsılmış olarak görülür. Ayrı olarak acaba evlilik birliği temelinden sarsılmış mı diye değerlendirme yapılmaz.

Hakimin bu kısıtlı yetkisi dolayısıyla, kötü niyetli olarak başka kişilerin veya eşlerden birinin evliliği sahte vekaletname gibi evraklarla sonlandırmaya çalışmalarını engellemek için tarafların anlaşmalı boşanmada bizzat hakimin karşısına çıkmaları gerekli görülmüştür.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü

Anlaşmalı boşanma davasında hakimin değerlendireceği en önemli unsur anlaşmalı boşanma protokolüdür. Anlaşmalı boşanma protokolü boşanma sonucunda ortaya çıkacak mali konular ve çocukların velayetine ilişkin konuların taraflarca anlaşılarak yazıya dökülmesidir.

Hakim anlaşmalı boşanma protokolünü hukuka ve tarafların sosyal yaşantısına uygun bulursa boşanmaya karar vermek durumundadır. Hakim anlaşmalı boşanma protokolü üzerinde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Tarafların buna itiraz etme hakkı vardır. İtiraz etmez yani kabul ederlerse hakim boşanmaya karar verir. Ancak taraflardan birisi bunu kabul etmezse boşanma talebi reddolunur.

Esasen bu konuyu anlaşmalı boşanma yazısında çok daha ayrıntılı belirttik.

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Çekişmeli boşanma davası taraflar arasında boşanmanın kendisine ilişkin olarak veya sonuçlarına ilişkin olarak uyuşmazlık olması durumunda söz konusu olur. Boşanma konusunda asıl olan çekişmeli yargılamadır. Anlaşmalı boşanma istisnai niteliktedir. Özel şartları vardır.

Çekişmeli boşanma davası, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına veya özel boşanma nedenlerine dayanabilir.

  • Eşlerden birisi boşanmayı istiyor ve diğeri istemiyorsa açılacak dava çekişmeli boşanma davasıdır.
  • Eşlerden her ikisi de boşanmayı istiyor ancak boşanmanın sonuçlarına ilişkin anlaşma sağlayamıyorlarsa gene açacakları dava çekişmeli kabul edilir.
  • Eşlerin her ikisi de boşanmak istiyor ve boşanmanın sonuçları konusunda da anlaşmışlarsa ancak evlenmelerinin üzerinden 1 yıl geçmemişse açacakları boşanma davası gene çekişmeli boşanma davası kabul edilecektir.

Boşanma Sebepleri

Boşanma davası nasıl açılır sorunun en temelinde boşanma sebebi ne olacaktır soru yatmalıdır. Boşanma davası açmak isteyen kişi mahkemeye boşanma için dayanak teşkil edecek haklı ve somut bir boşanma nedeni sunmalıdır. Bu sebepler kanunda sınırlı olarak düzenlenmiştir. Genel boşanma sebebi ve özel boşanma sebepleri olmak üzere iki grup düzenleme mevcuttur.

Genel boşanma sebebi halk arasında şiddetli geçimsizlik olarak tabir edilen evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kanaatine varması gereken kişi hakimdir. Burada hakimin takdir yetkisi vardır.

Özel boşanma sebepleri ise;

  • Zina (Aldatma)
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
  • Terk
  • Akıl hastalığı

halleridir. Bu hallerin ispatı halinde hakimin boşanma konusunda takdir hakkı olmaz. Özel boşanma sebepleri olayda var ise hakim boşanmaya karar verecektir. Şimdi boşanma sebeplerini tek tek açıklayalım.

Şiddetli Geçimsizlik (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması) Sebebiyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Bu boşanma türü genel boşanma sebebidir ve en çok dayanılan boşanma sebebidir. Eşlerden birisi boşanma davasında aşağıda açıklayacağımız özel boşanma sebeplerine dayanmıyorsa bu genel boşanma sebebine dayanmak durumundadır. Burada takdir yetkisi tamamen hakimdedir. Hakim iki taraf da boşanmak istiyor olsa bile evlilik birliğinin temelinden sarsılmadığına ve evliliğin devamının taraflar için çekilmez olmadığına karar verebilir ve boşanma gerçekleşmez.

Evliliğin devamı eğer eşler için çekilmez bir seviyeye ulaşmışsa taraflardan birisi evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle boşanma davası açabilir. Davayı açan eşin kusuru daha fazla ise diğer taraf davanın reddedilmesini talep edebilir. Bunun için diğer tarafın daha kusurlu olduğunu ispat etmelidir. Yahut kendisi de boşanmak istiyor ve aralarında mal paylaşımı, çocuğun velayeti, nafaka vb. konularda anlaşamıyorlarsa karşı dava açabilir.

Davalı eşin boşanma davasının reddedilmesi talebi kötü niyet taşıyorsa ve evliliğin devamı çocuklar için uygun değilse davacının daha fazla kusurlu olmasına rağmen hakim boşanmaya karar verebilir. Kusur konusuna ileride değineceğiz.

Zina (Aldatma) Sebebiyle Boşanma Davası Açma

Evlilik birliği içerisinde eşlerden birisinin zina etmesi yani diğer eşi aldatması durumunda aldatılan eş diğer eşe karşı zina sebebine dayanarak boşanma davası açabilir. Zinanın ispatlanması durumunda mahkeme boşanmaya karar vermek durumundadır ve davalı eş tam kusurlu olur.

Zina sebebiyle dava açılabilmesi için zinanın öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde mahkemeye başvurulması gerekir. Eşlerden birinin zina yapması halinde diğer eşin her halükarda 5 sene içerisinde bu davayı açması gerekir. Aksi halde bu hakkını kaybeder.

Zina yapan eşi diğer eşin affetmesi halinde gene dava açma hakkı kalmaz. Zina yapan eşi diğer eşin affetmiş olduğu ispat edilebilir bir şeydir. Bunun için mahkemelerin bazı değerlendirme kriterleri olduğu gibi hakim buna karar verecektir.

Hayata Kast, Pek Kötü Muamele veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma Davası Açma

Eşlerden biri diğer eşin hayatına kastederse, ona kötü muamele gösterirse, onurunu kıracak davranışlar sergilerse diğer eş bu sebeplere dayanarak boşanma davası açabilir. Bu da bir özel boşanma sebebidir ve ispat edilmesi halinde mahkeme boşanmaya karar vermek zorundadır. Ayrıca davalı eş tam kusurlu kabul edilir.

Hayatına kastedilen veya kötü muameleye maruz kalan eş zinada olduğu gibi durumu öğrenmesinden itibaren 6 ay içerisinde bu davayı açmalıdır. Durumu öğrenmemiş olsa bile her halükarda 5 sene içerisinde bu sebebe dayanarak dava açma hakkı son bulacaktır. Buradaki kötü muamele ve hayata kast fiillerinin affedilmesi halinde de bu sebebe dayanarak dava açma hakkı ortadan kalkar.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası Açma

Eşlerden birisinin kendisini toplum nazarında küçük düşürecek bir suç işlemesi durumunda veya haysiyetsiz bir yaşam sürmesi halinde ve bu hallerde diğer eşin suç işleyen ya da haysiyetsiz hayat süren eşle birlikte yaşaması kendisinden beklenilemiyorsa bu eş her zaman bu özel nedene dayanarak boşanma davası açabilir.

Bu durumda haysiyetsiz yaşam sürdürüldüğünün ve bu eşle yaşamanın çekilmez duruma ulaştığının takdiri hakimdedir. Hakim bu kanaate ulaşırsa evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına bakmaksızın boşanmaya karar verir.  

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Açma

Evlilik birliği içerisinde eşlerden birisi diğer eşi terk ederse ve 6 ay boyunca dönmezse diğer eş terk nedeniyle boşanma davası açabilir. Burada evi terk eden eşin evlilik birliğinden doğan yükümünü yerine getirmeme maksadı taşıyor olması gerekir.  Yani iş gezisine giden eşe bu dava açılamaz.

Bununla beraber terk nedeniyle boşanma davası açabilmek için eşin konutu terk etmesinin üzerinden 4 ay geçtikten sonra noterden geri dönmesi için bir ihtarname ile çağrılması gerekir. Bu ihtar yapılmadan terk nedenine dayanılarak dava açılamaz. İhtardan sonra 2 ay geçmesine rağmen eş eve dönmezse boşanma davası açılacaktır.

Terk de bir özel boşanma nedenidir ve yukarıda saydığımız şartların gerçekleşmesi ile hakim boşanmaya karar vermek zorundadır. Bununla beraber terk eden eş tam kusurlu olur.

Eşlerden birisi diğer eşi ortak yaşadıkları evden kovarsa ve eve geri gelmesini engellerse kendisi terk etmiş sayılır ve diğer eş gerekli prosedürü uygulayarak boşanma davası açabilir.

Akıl Hastalığı Nedenine Dayanarak Açılan Boşanma Davası Açma

Evlilik birliği içerisinde eşlerden birisi tedavi edilmesi mümkün olmayan bir akıl hastalığına yakalanırsa ve bu durum diğer eş için birlikte yaşamayı çekilmez kılıyorsa diğer eş boşanma davası açabilir. Bu durumda da hakim boşanmaya karar vermek zorundadır. Ancak bunun için davalı eşin yakalandığı akıl hastalığının tedavi edilemeyeceği resmi bir sağlık kuruluşunca belgelenmesi gerekir.

Akıl hastalığı sebebiyle açılan boşanma davası da özel nedene dayanan boşanma davasıdır. Hakim önüne gelen sağlık raporu üzerine boşanmaya karar vermek durumundadır.

Boşanmada Kusur

Boşanma davasında kusur büyük önem taşır. Kusurlu olan tarafın boşanma talebi reddedilebileceği gibi nafakanın, tazminatın belirlenmesinde de kusur etkili olacaktır.

Yargılama sırasında hakim taraflar arasındaki kusur durumunu belirler. Bu kapsamda eşlerden biri az kusurlu ve diğeri daha çok kusurlu olarak belirlenebilir. Bunun yanında eşit kusurlu olmaları da bir kusur çeşididir. Eşit kusur halinde nafakaya hükmedilmez. Bir taraf tam kusurlu iken diğer taraf kusursuz da olabilmektedir. Bütün bunlar boşanmanın sonuçlarına büyük etki eder.

Boşanma talep eden davacı eş, diğer eşe göre daha fazla kusurlu ise boşanma talebi kesin olarak reddedilir diye bir kural yoktur. Buna rağmen hakim evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına hükmedip boşanmaya karar verebilir. Ancak davada davacı eş daha kusurlu ise boşanmak istemeyen davalı eş bu talebe itiraz edebilir ve hakim bunu göz önünde bulundurarak boşanma talebini reddeder.

Ancak boşanmak istemeyen ve daha az kusurlu olan eşin bu ret talebi hakkın kötüye kullanılması teşkil ediyorsa ve evliliğin devamı çocuklar için daha uygun değilse hakim davalının itirazına rağmen boşanmaya karar verebilir.

Buna bağlı olarak nafaka ve manevi tazminat belirleme hususunda da kusur incelemesi etkili olacaktır.

Boşanma Süreci ve Dava Açarken Gerekli Belgeler

İlk olarak davanın açılması gerekir. Bunun için taraflardan birisi dava dilekçesini mahkemeye sunar. Bu dilekçe davalı eşe tebliğ edilir. Davalı eşe cevap dilekçesi hakkı tanınır. Ardından cevap dilekçesi davacıya tebliğ edilir. Bunun üzerine davacı eş buna bir cevap dilekçesi yazar. Bu yazılan dilekçenin de davalıya tebliğinin üzerine davalı son olarak cevap dilekçesine karşı yazılan cevap dilekçesine yönelik bir cevap dilekçesi yazar.

Ardından verilen duruşma tarihi ile ön inceleme duruşması gerçekleştirilir. Tanıklar dinlenir, deliller toplanır. Ardından gerekirse birden fazla duruşma yapılır. Son olarak karar verilir. Mahkemenin verdiği kararı tarafların istinafa ve ardından temyiz incelemesine gönderme hakları vardır.

İlk derece mahkemesinin yargılaması ve kanun yollarının tamamlanması ile beraber karar kesinleşir ve değişen medeni durum nüfus müdürlüğünce nüfus kaydına işlenir.

Boşanma davası açacak olan kişi dava dilekçesinin iki suretini ve nüfus cüzdan fotokopisini mahkemeye vermelidir. Bunun yanında eklemek istediği başka belgeler varsa bunları da sunabilir. Bunlar çok çeşitli belgeler olabilir. İkametgah belgesi, maaş bordroları, çocuğun okulu – tedavisi vb. ile ilgili belgeler, kısaca yargılamanın esasına etki edebilecek her türlü belge olabilir.

Bununla beraber yukarıda belirttiğimiz ispat yollarına yönelik her türlü yarayışlı ispat aracı dosyaya eklenmesi gereken unsurlardır. Bu dönemde bir delilin atlanması, usuli bir işlemin ihmal edilmesi sonradan bu hakkın kullanılmasını engelleyebilir. Bu nedenle boşanma davası, henüz başlamadan ve başladıktan sonra da sonuna kadar bir boşanma avukatının hukuki yardımı ile beraber görülmesi gereken davalardandır.

Boşanma Davasına Taraflar Katılmak Zorunda mı?

Çekişmeli boşanma davasında davacı veya davalı eş anlaştıkları bir avukata vekalet vererek duruşmaya katılmayabilir. Bunun kendisi açısından herhangi bir yaptırımı olmaz.

Bunun yanında davacı eşin duruşmaya avukatı dahi gelmemiş ise davacı taraf gelmemiş olarak kabul edilir.Bu durumda açılan dava 3 ay içinde yenilenme hakkı saklı kalarak durur. Davacı açmış olduğu boşanma davasını bu durumda 3 ay içerisinde yenilerse yargılamaya devam edilir. Yenilemezse dava sanki hiç açılmamış gibi sonuç doğurur.

Çekişmeli boşanma davasında davalı eş ve avukatı duruşmaya katılmaz ise yargılama onların yokluğunda devam eder. Mahkeme davalı tarafın yokluğunda boşanmaya veya davanın reddine karar verebilir. Davalı eş ve avukatı duruşmaya katılmadıkları için davaya itiraz hakkını kaybeder.

Ancak anlaşmalı boşanma davasında hakimin tarafların boşanmak istedikleri yönündeki iradelerinden emin olması gerekir. Çünkü burada hakimin takdir yetkisi sınırlandırılmıştır. Boşanma protokolünün hukuka ve tarafların sosyal durumuna uygun olması halinde hakim evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını kabul edeceği için bu durum kötüye kullanılabilir.

Boşanmak isteyen eş, eşinden habersiz olarak kimliğini alıp bir avukata vekalet verip onun hiç haberi olmadan anlaşmalı boşanma işlemini çok kısa bir sürede gerçekleştirebilir. İşte böyle bir durumun yaşanmaması adına anlaşmalı boşanma davasında mahkeme tarafların bizzat katılmasını arar. Taraflardan birisi gelmezse hakim anlaşmalı boşanma talebini reddeder.

Boşanma Süresince Hakimin Alacağı Tedbirler

Boşanma davası açıldığı zaman hakim, dava sona erinceye kadar geçerli olmak üzere eşlerin barınmasına, geçimine, evlilik birliği içerisindeki malların yönetimine ve ortak çocukların bakımına – korunmasına yönelik geçici önlemler alır.

Hakim bu önlemleri taleple bağlı olmaksızın alacaktır. Yani re’sen bu tedbirlere hükmeder. Bu kapsamda çocuklar için iştirak nafakasına hükmedebileceği gibi, eşlerden birinin diğerine geçici olarak ödeyeceği nafakaya da hükmedebilir. Malların yönetimine ilişkin ve ortak konutta kimin oturacağına ilişkin karar da verebilir.

Hakimin alacağı bu tedbirler süren boşanma davası sona erinceye kadardır. Yani boşanma davasında verilen karar kesinleşince bu geçici önlemler son bulur ve yeni hüküm yürürlüğe girer.

Boşanma Davası Sürerken Çocuğun Durumu

Türk Medeni Kanunu m. 169 gereğince hakim boşanma davası süresince geçerli olacak geçici önlemleri talebe bağlı olmaksızın re’sen alır. Bu durum hakim için bir zorunluluktur. Bu önlemler içerisinde çocukların bakımı ve korunmasına yönelik kararlar da yer alır. Bu kapsamda hakim çocuk için iştirak nafakasına hükmedebileceği gibi çocuğun nerede barınacağı hangi eşin koruması altında kalacağına ilişkin kararlarda verebilir. Buradaki değerlendirme kusurdan bağımsız olarak çocuk için en iyi durumu oluşturmaya yöneliktir.

Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Anlaşmalı boşanma davası çoğu zaman evraklar tam ve usuli bir hata yok ise tek celsede biter. Hakimin gerekçeli kararını yazması ile karar kesinleşir. Kararın kesinleşmesi ise birkaç ayı bulabilmektedir.

Çekişmeli boşanma davasında ise, dayanılan sebebe, mahkemenin yoğunluğuna ve özellikle davanın somut içeriğine göre süre değişir. Tarafların dilekçelerinin birbirlerine tebliği, yargılama safhası, tanıkların duruşmaya gelmesi – dinlenmesi vs. bir çok aşaması vardır. İlgili kurumlardan taraflarla ilgili bilgiler talep edilebilir, tarafların sosyal durumları hakkında bilgi almak için keşif gerekebilir. Bu nedenle çekişmeli boşanma davaları 1 sene sürebileceği gibi 2 – 3 sene bile sürebilmektedir.

Boşanma Ücreti ve Yargılama Giderleri

Boşanma davası açmak isteyen eşin ilk yapması gereken yargılama için gerekli olan giderleri mahkeme veznesine ödemesidir. Bunlar harç ve istenen diğer giderlerdir. Harç ve giderler için yatırılan para için makbuz görmeyen mahkeme kalemi dava dilekçesini kabul etmeyecektir.

Yargılama için gerekli olan harç ve giderlerin eksik yatırılmış olması halinde hakim davayı reddetmez. Davacı eşe paranın tamamını ödemesi için süre tanır. Bu süre içerisinde de ödeme yapılmazsa dosya kapatılır. Kişinin ödemesi gereken harç davanın konusuna göre değişmektedir. Dinletilecek her bir tanık için ayrı miktar ödenir. Boşanma davası açmak için genellikle 250 – 550 TL arasında bir miktar yatırılmaktadır.

Boşanma Davasında Karşı Dava Açma

Açılmış bir boşanma davasında davalı eş isterse karşı dava olarak kendi boşanma talebi için karşı dava açabilir. Karşı dava açılması durumunda her iki eş de boşanmak istiyordur ve her biri diğerine kusur izafe ediyordur. Karşı davada davalı eş kendi savunma araçlarını mahkemeye sunmayı ve kendi boşanma sebeplerine dayanmayı amaçlar. Karşı dava açmanın bir takım şartları vardır:

  • Halihazırda süren bir boşanma davası söz konusu olmalıdır. Boşanma davası sonlandıktan sonra karşı dava açmak mümkün değildir.
  • Açılacak karşı davanın asıl dava ile arasında bir bağ olması gerekir. Aynı şeyi konu ediniyor olması ve birbirlerine temas ediyor olması gerekir. Bunun anlamı bir takas ya ad mahsup ilişkisinin varlığının aranmasıdır.

Mahkeme karşı dava ile asıl dava arasında konu bakımından takas ya da mahsup ilişkisi olmadığını fark ederse talep üzerine ya da re’sen davaları ayırabilir. Görev bakımından bir uyumsuzluk görürse görevli mahkemeye gönderebilir. Bununla beraber karşı davaya karşı dava açılamaz.

Boşanma Davasında Karşı Dava Açma Süresi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu düzenlemeleri çerçevesinde karşı dava cevap süresi içerisinde yahut esasa cevap süresi içerisinde açılmak durumundadır. Bu sürelerden sonra karşı dava açılmak istenirse mahkeme davaların ayrılmasına karar verecektir.

Bu kuralın boşanma davalarında uygulanmayacağını gösteren hukuki bir düzenleme olmamakla beraber Yargıtay boşanma davalarında açılan karşı davanın süresi dışında açılmasını kabul etmektedir. Yargıtayın uygulamasına göre cevap veya esasa cevap süresi dışında da açılmış olsa karşı dava süreden ötürü reddedilmemektedir.

Boşanma Davasında İspat

Tüm yargılama işlerinde olduğu gibi boşanma davasında da iddiada bulunan kişi bu iddiasını ispatlamak zorundadır. Bu ispat araçları sınırlı sayıda değildir. Kural olarak hukuka aykırı olmayan her türlü delille ispat gerçekleştirilebilir.

Çekişmeli boşanma davasında mahkemeye sunulan somut boşanma sebebini boşanmak isteyen davacı eş ispat etmek durumundadır. İspat sağlanamaz ise boşanma talebi içeren dava esastan reddedilir.

Boşanmak isteyen davacı eş boşanma sebebinin yanında, kendisinden boşanmak istediği davalı eşin kusurlu olduğunu da ispat etmek durumundadır. Boşanma davası açan eş boşanmak için gösterdiği sebebe kendi kusuru ile neden olmuşsa davası gene reddolunur. Davalı eş de kusurunun olmadığını ispat etmeye çalışabilir ve davanın reddedilmesi gerektiğini savunabilir.

Bu kurallar çekişmeli boşanma davası için geçerlidir. Anlaşmalı boşanma davasında ispat süreci yoktur. Anlaşmalı boşanma protokolü hakim tarafından uygun bulunduğu an evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğu (ispata gerek kalmaksızın) kabul edilir.

Boşanma Davasında Ses – Video Kayıtları Delil Olabilir mi?

Ses ve video kayıtları tüm yargılama işlerinde olduğu gibi boşanma davasında da delil olarak kullanılabilir. Ancak bu kayıtların hukuka uygun yolar içerisinde elde edilmiş olması gerekir.

Hukuka aykırı olarak elde edilmiş ses kaydı ve videolar içeriği ne olursa olsun mahkemede delil olarak sunulamaz. Yani bir eş diğer eşin rızasını almaksızın konuşmasını kaydetmişse veya video görüntüsünü alınmışsa bunu delil olarak kullanamaz. Bunun yanında ses kaydı ve video kaydı alınan cihaz umumi bir alanda hukuka uygun şekilde bulunan bir cihazsa bu görüntüler delil olarak kullanılabilir. Yani bir mağazanın kamera sisteminde yer alan görüntüler davada ispat aracı olarak kullanılabilir.

Eşlerin ortak yaşadıkları eve konulan dinleme cihazı eski kanun döneminde delil olarak kullanabilmekteydi. Yargıtayın kararı da bu yönde idi. Ancak yeni kanun bu duruma yönelik düzenleme yaparak ortak konut içerisinde dahi olsa gizlice alınan ses ve görüntünün delil olamayacağına hükmetti. Yargıtay da uygulamasını bu yönde değiştirmiştir.

Yargıtay, hukuka uygun olarak alınmış olsa bile ses ve video kayıtlarının boşanma davasında tek başına delil niteliğine sahip olmadığını ifade etmektedir. Yani ses ve video kayıtları ile ispat edilmeye çalışılan iddianın başkaca delillerle de desteklenmesini arar.

Bunun yanında hukuka aykırı olarak alınan ses kaydı ve video kaydı suç teşkil eder. Ayrıca rızası alınmadan sesi veya görüntüsü kaydedilen eş için de boşanma sebebi teşkil eder.

Boşanma Davasında Whatsapp veya Facebook Paylaşımları Delil Olabilir mi?

Hukuka uygun şekilde elde edilmiş olan ispat araçlarının boşanma davasında veya herhangi bir davada delil olarak kullanılmasında bir sakınca yoktur. Whatsapp, facebook veya diğer sosyal medya paylaşımlarının boşanma davasında kullanılabilip kullanılamayacağını da bu kural çerçevesinde belirleriz.

Eşlerin birbirleri ile whatsapp, facebook, twitter, instagram vb. ortamlarda yazışmaları boşanma davasında delil olabilir. Eşlerin birbirlerine açık paylaşımları da aynı şekilde delil olarak kabul edilebilecektir. Ancak eşlerin gizli profillerinde yer alan paylaşımları bulabilmek adına hesap şifresinin kırılarak oradan elde edilen paylaşım ve mesajların delil olarak kullanılması kabul edilmez. Bunun haricinde herkese açık paylaşımlar her türlü delil olabilir.

Boşanma Davasında Zamanaşımı Süreleri

Genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına (şiddetli geçimsizlik) dayanan boşanma davasında herhangi bir hak düşürücü  süre söz konusu değildir. Boşanmak isteyen eş her zaman bu sebebe dayanarak boşanma veya ayrılık talep edebilir.

Özel boşanma sebebi olan zina, hayata kast, pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış hallerinde dava açmak için hak düşürücü zamanaşımı süreleri söz konusudur. Bu fiillerin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içerisinde dava açılmazsa artık eş bu sebebe dayanarak dava açamaz. Tabi aynı eylemin tekrarlanması halinde süre bu eylem için tekrar başlar. Bunun haricinde her halükarda fiilin üzerinden 5 sene geçmesiyle dava açma hakkı düşer. Tekrar gerçekleşen eylemler için bu 5 senelik süre de tekrar başlar.

Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Boşanma davası özel olarak aile hukuku alanında ihtisaslaşmış aile mahkemeleri nezdinde görülür. Yani boşanma davasında ister çekişmeli boşanma olsun ister anlaşmalı boşanma olsun görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Aile mahkemesi bazı bölgelerde nüfus azlığı dolayısıyla kurulmamış olabilir. Böyle bir durumda boşanma davası açmak isteyen kişi dilekçesini asliye hukuk mahkemesine sunmalıdır.

Çekişmeli boşanma davalarında yetkili mahkeme konusunda seçimlik yetki söz konusudur. Yani çekişmeli boşanma davası, davalı eşin yerleşim yeri mahkemesinde, davacı eşin yerleşim yerinde veya boşanmak isteyen eşlerin son 6 aydır ikamet ettikleri yerlerde açılabilir.

Anlaşmalı boşanma davasında özel bir yetki kuralı söz konusudur. Anlaşmalı boşanma davası herhangi bir adliyede açılabilir. Kişilerin ikamet ettikleri yerin neresi olduğu önemli değildir. Taraflar hazırladıkları anlaşmalı boşanma protokolünü uygun gördükleri herhangi bir adliyenin aile mahkemesine sunabilirler.

Boşanma Sürecinde Boşanma Avukatının Önemi

Boşanma davası nasıl açılır sorusu büromuza en çok yöneltilen sorulardan birdir. Boşanma davası nasıl açılır sorusunun en doğru cevabı “bir boşanma avukatı ile çalışarak” olmalıdır. Boşanma süreci karmaşık bir yapıya sahiptir. Sonuçları itibariyle de kişilerin önemli haklarına temas eder. Bu süreçte hatalı bir işlem veya yapılması gereken bir işlemin ihmal edilmesi büyük hak kayıpları doğurabilir. Bunun önüne geçmek ve sürecin etkin – hızlı sürdürülmesi adına bir avukat ile beraber çalışmak boşanma davasının tarafları adına yararlı olacaktır.

Ayrılık Davası Nedir?

Boşanma davası açmak için nedeni olan eş boşanma davası açabileceği gibi hakimden sadece ayrılık kararı vermesini de isteyebilir. Bunun anlamı evlilik birliğinin devam edeceği ancak ortak yaşama bir süre ara verileceğidir. Ayrılık süresi 1 yıl ile üç yıl arasındadır. Bu sürenin belirlenmesi hakimin takdirindedir. Eşlerin açacağı davanın konusu sadece ayrılık kararı talebini içeriyor ise mahkeme buna rağmen boşanma kararı veremez.

Ayrılık davasında prosedür boşanma davasındaki ile aynıdır. Değişen tek şey hakimden talep edilen karardır. Hakim burada da geçici önlemleri alır.

Şiddetli geçimsizlik dolayısıyla açılan bir davada boşanma talep ediliyorsa hakim boşanmaya karar verebileceği gibi ayrılığa da karar verebilir. Ancak bunun için ortak hayatın yeniden tesis edilebileceği kanaati hakimde uyanmış olmalıdır. Bunun anlamı hakimin, ayrılık talebi olmasa bile ayrılık kararı verebileceğidir.

Ayrılık için belirlenen 1 yıl ile 3 yıl arasındaki süre dolunca eşler ortak yeniden tesis edememişlerse her biri boşanma için dava açabilir. Ayrılık kararı verilen davada öne sürülmüş olan ispat araçları burada da dikkate alınır.

Bu makale faydalı mıydı?