takipsizlik kararı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (Takipsizlik Kararı)

(6 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Bir kişi hakkında herhangi bir suçla ilgili soruşturma başlatıldığı zaman, o kişinin karşılaşabileceği birçok karar ve ihtimal söz konusu olur. Bunlardan birisi “takipsizlik kararı” adıyla bilinen “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar”dır.

Aşağıda kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kanuni zemininden ve uygulamada ne şekilde yer aldığından ve diğer ayrıntılardan bahsettik. Ayrıca itiraz prosedürü ve süreç hakkında en çok sorulan soruları cevaplandırdık. Yazının tamamını okumanızı öneririz.

Takipsizlik Kararı Nedir?

Cumhuriyet savcısı, bir suç işlendiğine dair bildirim (şikayet/ihbar) aldığı zaman soruşturma başlatır. Soruşturma dediğimiz süreç, işlenen fiilin suç teşkil edip edilmediğinin araştırıldığı, delillerin toplandığı, şüpheli ile ilgili diğer işlemlerin yapıldığı aşamadır. Bu süreç ile ilgili önemli ayrıntılar için “soruşturma nedir” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Takipsizlik kararı da savcının soruşturma sonucunda ‘”yargılama için yeterli delil” bulamaması halinde verilen karardır. Bu karar ile birlikte kişi artık şüpheli sıfatından kurtulmuş olur ve hakkında açılan dosya kapanır.

Soruşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar: Takipsizlik haricinde bir de soruşturmaya yer olmadığına dair karar vardır. Bu da şu anlama geliyor: savcının bırakın yargılamaya yeter şüpheyi bulamamasını, soruşturmaya başlamak için bile yeterli somut bir durum görememesi durumlarda soruşturma başlatmamasıdır. Yani bir suç işlendiğine dair çok soyut, her türlü delilden yoksun ve imkansıza yakın bildirimler bu kapsamdadır. 

Takipsizlik kararı (kovuşturmaya yer olmadığına dair karar) ile ilgili kanuni düzenlemeler Ceza Muhakemesi Kanunu madde 172 ve devamında yer alıyor. Biz de buradaki düzenlemeleri uygulama ile birlikte göz önünde bulundurup süreci sizlere anlatacağız.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara İtiraz

Cumhuriyet savcısı KYOK yani takipsizlik kararı verdiği zaman bu karar suçtan zarar görene ve şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkının var olduğu, süresi, ve itiraz mercii gösterilir.

CMK 173 hükmünde kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın ayrıntıları yer alıyor. Buna göre suçtan zarar gören kişi, kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz hakkını kullanmak durumundadır. Takipsizlik kararına itiraz, kararı veren C. savcısının yargı çevresinde görev yapan ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine yapılır.

Takipsizlik Kararına İtiraz Dilekçesi: C. savcısının KYOK kararı vermesi, her zaman yerinde olmayabilir. Böyle bir durumda takipsizlik kararına itiraz edecek kişinin çok iyi bir itiraz dilekçesi sunması şarttır. C. savcısının kararına rağmen, takipsizlik kararına itiraz dilekçesinin kabul edilmesi isteniyorsa bu dilekçenin muhakkak bir avukat yardımı ile hazırlanması gerekir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz dilekçesi, gelişigüzel ve hukuken sonuç doğurmayan ifadelerden uzak olmalı, kamu davası açılmasını gerektirebilecek olaylar ve delilleri hukuki zeminde izah edilmelidir.

Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar

Bir kişi hakkında birden fazla suçtan ötürü soruşturma yapılıyorsa veya bir suç için birden fazla kişi hakkında soruşturma yapılıyorsa ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Şöyle ki:

  • Bir kişi birden fazla suç işlemiştir. Örneğin tehdit suçu, hakaret suçu ve kasten yaralama suçunu bir olay kapsamında işlemiştir. Soruşturma sonucunda yaralama fiiline ilişkin yeterli delil bulunurken, tehdit ve hakaretten ötürü yeterli delil bulunmayabilir. Böyle bir durumda savcı yaralamadan ötürü iddianame hazırlarken diğer iki suçtan ötürü ek takipsizlik kararı verir.
  • Bir suçu birden fazla şüphelinin işlediği iddia edilmiş olabilir. Soruşturma bunların hepsini kapsıyor olabilir. Ancak soruşturma sonucunda şüphelilerin bir kısmı hakkında yeterli delil bulunurken bir kısmı hakkında yeterli delil bulunmayabilir. Böyle bir durumda yeterli delil bulunan şüphelilerden ötürü iddianame hazırlanır ve yeterli delil bulunmayanlardan ötürü ek takipsizlik kararı verilir.

Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara İtiraz

Takipsizlik kararına itiraz mümkün olduğu gibi ek takipsizlik kararına itiraz da mümkündür. İtiraz prosedürü de aynıdır. C. savcısının yargı çevresinde görev yapan ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz dilekçesi sunulabilir. Gene 15 günlük süre içerisinde bu itiraz yapılmalıdır.

Ek Takipsizlik Kararına İtiraz Dilekçesi: Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz dilekçesinde de gene aynı anlayışla hareket edilmeli, kabul edilebilir bir dilekçe için tecrübeli avukatlarla çalışılmalıdır. Hakkında ek takipsizlik verilen suç fiilleri veya failler için kamu davası gerektirecek hususlar hukuki zeminde gerekçelendirilerek sunulmalıdır.

Takipsizlik Kararına İtiraz Kabul Edilirse

Sulh ceza hakimi, itiraz edilen dosya ile ilgili karar verebilmek için başkaca araştırmaların yapılmasını savcıdan isteyebilir. Kişi de bu duruma dilekçesinde yer verebilir. Böyle bir durumda savcı soruşturmasını genişletecektir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz kabul edilirse, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırılır, savcı iddianame hazırlamak durumunda kalır. Yani kamu davasının açılması gerekir.

Aynı şekilde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edilir ve bu itiraz kabul edilirse gene kamu davasının açılması gerekir.

Takipsizlik Kararına İtiraz Kabul Edilmezse

İtirazı kabul etmeyen sulh ceza hakimliği, bunu gerekçesi ile C. savcısına da bildirir. İtiraz eden kişi giderlere mahkum edilir. Bu karar itiraz edene ve şüpheliye tebliğ edilir.

Kişi kovuşturmaya yer olmadığına dair karar itiraz eder ve itiraz kabul edilmezse, takipsizlik kararı kesinleşmiş olur. Bir daha o fiilden ötürü soruşturma başlatılabilmesi için yeni delillerin ortaya çıkması gerekir.

Ancak kamu davası açılmasını gerektirecek bir durumun olduğu ve soruşturmanın gereği gibi yapılmadığı düşünülüyorsa bu durumda daha üst mercilere başvurmak mümkün. Şöyle ki:

  • Takipsizlik kararına itiraz reddedildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. AYM’ye başvuru yapabilmek için tüm olağan iç hukuk yolları tüketilmiş olmalıdır. Burada itirazın reddi ile KYOK kesinleşir ve iç hukuk yolları tüketilmiş olunur. Bununla ilgili olarak “Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.
  • Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru da olumsuz sonuçlandığı taktirde bu sefer gidilecek olan mercii Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yani AİHM’dir. Bu da ayrıntılı bir prosedürü içerir. Bununla ilgili olarak da “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Bireysel Başvuru” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Takipsizlik kararının etkin bir soruşturma yapılmadan verildiği, AİHM kararı ile kesin olarak tespit edilirse kararın kesinleşmesini takiben 3 ay içerisinde yeniden soruşturma başlatılır. Benzer şekilde Anayasa Mahkemesi hak ihlali tespit ederse gene yeniden soruşturma işlemleri yapılmak durumundadır. 

Belirtmemiz gerekir ki burada yeniden soruşturma başlatma işlemi kendiliğinden olmaz. Kişinin kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içerisinde başvuru yapması gerekir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Hangi Hallerde Verilir?

Yukarıda da belirttiğimiz üzere, Cumhuriyet savcısının soruşturmaya başlayıp da araştırması sonucunda kovuşturmaya, yani yargılama aşamasına geçmeye, yeterli şüphe (delil) bulamaması halinde takipsizlik kararı verilir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) en temelde bu halde verilen bir karardır.

Bunun haricinde, Ceza Muhakemesi Kanunu madde 171’de yer aldığı üzere; cezayı kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren şartların yahut şahsi cezasızlık nedenlerinin söz konusu olması durumunda gene savcı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verebilir.

Gene aynı maddede kamu davasının açılmasının ertelenmesinden bahsedilmektedir. Üst sınırı 3 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı kamu davasının açılması 5 yıl süre ile ertelenebilir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için bazı özel şartlar vardır. Burada bunlara değinmiyoruz. Ancak bu bahsettiğimiz 5 yıllık süre boyunca kişinin kasıtlı bir suç işlememesi halinde gene verilecek olan karar KYOK yani takipsizlik kararıdır.

Takipsizlik kararının verildiği hallerden birisi de mağdurun şikayetten vazgeçmesidir. Takibi şikayete bağlı suçlarda, mağdur soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçerse savcının vereceği karar KYOK yani takipsizlik kararı olur. Ancak bu durum yalnızca takibi şikayete bağlı suçlarda söz konusu olur. 

Örnek vermek gerekirse hakaret suçunda şikayetten vazgeçilirse takipsizlik kararı verilir ancak kasten öldürme suçunda şikayetten vazgeçildiğine dair ifade verilirse takipsizlik verilmez. Çünkü bu suçta hukuken şikayetten vazgeçme mümkün değildir. Yalnızca hakimin kanaatine etki edebilir.

Kamu görevlileri hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması yapabilmek için bağlı bulundukları kurumdan izin alınması gerekir. Eğer bu izin verilmezse gene verilecek olan karar kovuşturmaya yer olmadığına dair karardır.

Son olarak KYOK kararının görüldüğü bir durum da uzlaştırmadır. Uzlaştırma, bir suçun şikayete bağlı olması durumunda mağdur ile failin uzlaşmaları amacıyla adliye eliyle görüştürülmesidir. Bununla ilgili önemli ayrıntılar için “uzlaştırma ve uzlaşma” başlıklı yazılarımızı inceleyebilirsiniz. İşte uzlaşma görüşmeleri olumlu sonuçlanır ve mağdurun zararı giderilirse savcının vereceği karar gene takipsizlik olur.

Eğer mağdurun zararı yani edimin giderilmesi ileri bir tarihe ertelenmişse bu sefer kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir ve yukarıda bahsettiğimiz üzere kamu davasının ertelenmesi süresi sonunda gene KYOK kararı verilir. 

Tablo 1: Takipsizlik Kararı ve Ek Takipsizlik Kararı

Takipsizlik Kararı Ek Takipsizlik Kararı

Hangi Hallerde Verilir?

-Yeterli şüphe/delil bulunmaması halinde

-Kovuşturma olanağının bulunmaması halinde

– Bazı etkin pişmanlık ve cezasızlık hallerinde

-Kamu davasının ertelenmesi kararından sonra denetim süresinin sonunda

– Şikayetten vazgeçildiğinde

– Kamu görevlisi hakkında izin verilmediğinde

-Uzlaştırma sonunda

– Birden fazla suçtan ötürü soruşturma yapıldığında suçların bazıları için iddianame hazırlanır diğerleri için yeterli delil bulunmazsa

– Birden fazla şüphelinin bir suçtan ötürü soruşturulduğu durumda bazı şüpheliler için iddianame hazırlanırken diğer şüpheliler için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunamazsa

İtiraz Süresi ve Mercii 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine
Tazminat Belirli durumlarda mümkün Belirli durumlarda mümkün
Yeni Delilin Etkisi Kamu davası açmaya yeter nitelikte olursa ve sulh ceza hakimi izin verirse yeniden soruşturma yapılabilir Kamu davası açmaya yeter nitelikte olursa ve sulh ceza hakimi izin verirse yeniden soruşturma yapılabilir
Sicile İşler mi? İşlemez İşlemez

Not: Tabloda yer alan bazı hususlara aşağıda ayrıntılı olarak değineceğiz.

Takipsizlik Kararı İle İlgili Önemli Hususlar

Buraya kadar kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile ilgili temel meseleleri izah ettik. Şimdi soru cevap şeklinde en çok merak edilen soruları cevaplandıracağız ve bilinmesi gereken önemli bazı hususlara değineceğiz.

Takipsizlik Kararının Güvenlik Soruşturmasına Etkisi

Kamuya yapılan atamalarda güvenlik soruşturması, idari bir soruşturma olup kesin kriterlerin incelendiği bir araştırma değildir. Yani bir kişi belirli bir suçtan hüküm giymiş olsa bile bir kamu görevine atanabilirken bir kişi herhangi bir cezai soruşturması olmasa dahi atanamayabilir. 

Takipsizlik kararının güvenlik soruşturmasına etkisi bu anlamda bir belirsizlik taşır ancak takipsizlik kararı kişi hakkında verilen genel olarak olumlu bir karardır. Takipsizlik kararının güvenlik soruşturmasına etkisi kesin surette şudur diyemesek de olumlu sonuç doğuracaktır. 

Bununla birlikte yakın zamanda bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi, güvenlik soruşturması ile ilgili olarak bir iptal kararı verdi. Bu kapsamda güvenlik soruşturması ile ilgili işlemlerin yakın bir zamanda ciddi değişikliğe uğramasını bekliyoruz.

Takipsizlik Kararı Halinde Tazminat

Ceza yargılamasında sanığa veya şüpheliye tazminat verilmesi, onun bir zarar uğratılmasına bağlıdır. Bu da koruma tedbirleri ile yakından ilgilidir.

Yani soruşturma aşamasında kişi tutuklanmıştır, gözaltına alınmıştır veya başkaca koruma tedbirlerine tabi tutulmuştur. Soruşturma sonunda da hakkında takipsizlik verilirse kişiye tazminat ödenir. Bu husus Ceza Muhakemesi Kanunu madde 141/1-e düzenlemesinde yer alıyor. Bununla ilgili olarak “haksız tutuklama ve gözaltı nedeniyle tazminat” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Ancak belirtmemiz gerekir ki kişinin sırf soruşturmada şüpheli olarak yer almasından ötürü tazminat söz konusu olmaz. Herhangi bir somut – doğrudan zararı söz konusu olmalıdır. 

Ayrıca somut olayın şartlarına göre kişinin şikayetçiye – müştekiye tazminat talebi yöneltmesi mümkün olabilir. Bunun değerlendirilmesi tazminat hukuku alanında tecrübeli ceza avukatları ile yapılmalıdır.

Takipsizlik Kararı Ne Zaman Kesinleşir?

Takipsizlik kararı yukarıda da belirttiğimiz üzere itirazın reddedilmesi ile kesinleşir. Eğer itiraz edilmemişse, taraflara KYOK’un tebliğ edilmesinden 15 gün geçmesi ile kesinleşir. Bununla birlikte takipsizlik kararının verilmesi ne kadar sürer şeklinde sorular ile de karşılaşabiliyoruz.

Burada soruşturma sürecinin ne kadar süreceği tamamen belirsizdir. Ancak olayın kapsamı göz önünde bulundurularak bir değerlendirme yapılırsa bir tahmin yürütülebilir. Genel olarak 1 hafta süren soruşturmalar olsa da 1-2 yıl süren soruşturmalar da olabiliyor.

Örnek olarak delilleri olan ve faili belli bir hakaret suçunun soruşturması kısa sürerken, teknik takipli örgütlü bir terör suçunun soruşturması oldukça uzun sürebilir.

Ancak iyi hazırlanmış ve delilleri iyi belirtilmiş bir savcılık şikayeti dilekçesi ile soruşturma daha kolay yapılabileceği için soruşturma da kısa sürecektir.

Takipsizlik ve Beraat Alanlar

Takipsizlik ve beraat alanlar, çeşitli ihtimaller ile karşılaşır. Takipsizlik kararı ile beraat kararını şu şekilde tablo ile izah edebiliriz:

Tablo 2: Takipsizlik Kararı ile Beraat Kararı Karşılaştırması

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Beraat Kararı
Soruşturma (savcılık aşaması) sonunda verilir. Kovuşturma (mahkeme aşaması) sonunda verilir.
Suçun işlenip işlenmediğine dair yargılamaya değer delil olmadığı kesinleşir. Suçun işlenmemiş olduğu kesinleşir.
KYOK’a karşı sulh ceza hakimliğine itiraz edilebilir. Beraat kararına karşı üst derece mahkemesine istinaf ve temyiz için başvuru yapılabilir.
Belirli durumlarda kişiye tazminat doğabilir. Belirli durumlarda kişiye tazminat doğabilir.

Takipsizlik Kararı Sicile İşler mi?

Adli sicil kaydına işlenen hususlar ve adli sicil kaydının silinmesi çok önemlidir. Çoğu zaman kişilerin bazı hakları elde etmesinin önünde büyük bir engel teşkil eder. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların sicile işlemediğini belirtmek isteriz.

Adli sicil kaydı ile ilgili diğer önemli ayrıntılar için “adli sicil kaydı nasıl silinir” ve “arşiv kaydı nasıl silinir” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Takipsizlik Kararından Sonra Yeni Delil Çıkarsa Ne Olur?

Bu çok önemli bir meseledir. Takipsizlik kararından sonra yeni delil ortaya çıkması Ceza Muhakemesi Kanunu madde 172/2’de yer alıyor.

Bunun uygulaması şu şekildedir: KYOK kararı verildikten sonra kamu davasının açılabilmesi için yeterli şüphe oluşturmaya elverişli yeni bir delil ortaya çıkmalıdır. 

Sadece yeterli şüphe oluşturmaya elverişli yeni delilin ortaya çıkması da tek başına yeterli olmaz. Ayrıca sulh ceza hakiminin kamu davası açılması için izin vermesi gerekir. Burada bahsettiğimiz yeni delil, yeni olan herhangi bir delil değil, kamu davası için yeterli olabilecek kuvvetli bir delildir. 

Sonuç

Yukarıda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile ilgili bilinmesi gereken önemli ayrıntılardan bahsettik. Tabii ki burada bahsettiklerimiz sadece genel bir özet mahiyetinde ancak süreç genel olarak bu şekilde işliyor.

Burada dikkat edilmesi gereken önemli mesele ceza davalarının kişi hakkında çok önemli sonuçlar doğurduğunun farkında olmaktır. Bu nedenle sürecin hatalı yahut ihmali işlemlerden uzak tutulması şarttır. 

Sonuç olarak tecrübeli avukatlar ile birlikte çalışarak hukuki zeminde yarayışlı bir strateji oluşturulmalıdır.

Bu makale faydalı mıydı?