adli sicil kaydının sildirme

Adli Sicil Kaydının Silinmesi

Adli Sicil Kaydı Nedir?

Adli sicil, kişilerin haklarında kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirleri mahkumiyet durumlarına ilişkin kayıtların tutulduğu sicildir. Adli sicil kaydı, yaygın kullanım olarak sabıka kaydı adıyla da bilinir.

Buradaki işleme otomatik olarak gerçekleşir. Ancak bunun için hükmü veren mahkemenin kararı kanun yollarını tamamlamış ve kesinleşmiş olmalıdır. Kanun yollarına (istinaf – temyiz) taşınan bir karar bu süreçte adli sicil kaydına işlenmez. Kanun yolları sonucu kesinleşen – onanan karar burada otomatik olarak işlenecektir.

Yeni Türk Ceza Kanunu kabul edilerek belirli suçlardan ötürü hakkında mahkumiyet kararı verilen kişilerin sürekli olarak belli haklardan yoksun bırakılması anlayışı değişmiştir. TCK m. 53 gereği söz konusu hak yoksunlukları cezanın veya diğer yaptırımların infazının gerçekleştirilmesi sonucunda ortadan kalkmalıdır. Adli sicil kaydı sildirme işlemi yazının devamında ayrıntılarına değineceğimiz üzere bu esaslar doğrultusunda mümkün olmaktadır.

Kişilerin sicillerinde yer alan söz konusu kayıtlar bir takım mağduriyetler doğurabilmektedir. İnsanların hayatta gerçekleştirmek istedikleri hedeflerinin önünde bir engel olarak durabilmektedir.

Bazı durumlarda ise adli sicil kaydının silinmesi gerekirken kayıtların silmediği görülmektedir. Böyle durumlar ciddi hak kayıplarına sebep olmakla beraber Devlet’e tazminat ödeme borcu bile doğurabilir. Adli sicil kaydı sildirme imkanı bu nedenle önem arzeder. Silinme işlemleri Adli Sicil Kanunu uyarınca gerçekleştirilecektir. Konu kapsamı ve dağınık mevzuatı gereği dikkat edilmesi gereken ayrıntıları içerir. Bu nedenle yazının tamamının okunmasında fayda vardır.

Adli Sicil Kaydı Nereden Alınır?

Her birey adli sicil kaydına e-devlet sistemi üzerinden belge almak suretiyle ulaşabileceği gibi Adalet Bakanlığının belirlediği Cumhuriyet Başsavcılıklarından da talep edebilecektir. Bunun yanında Kaymakamlıklar adli sicil kaydı  vermeye yetkilidir. Ayrıca yurt dışında konsolosluklardan bu belge temin edilebilir.

Adli Sicil Kaydı Nasıl Silinir?

Adli sicil kaydının silinmesi işlemleri Adli Sicil Kanunun 9. 12. ve ek geçici 2. maddeleri ile Adli Sicil Yönetmeliğinin 10. ve 12. maddeleri uyarınca gerçekleştirilir.  Buna göre adli sicildeki bilgileri:

  • Ceza veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması sonucu
  • Ceza mahkumiyetini bütün sonuçlarıyla sonlandıran şikayetten vazgeçme yahut etkin pişmanlık halinde
  • Ceza zamanaşımının dolması ve genel af hallerinde silinir.

Devamında arşiv kaydına alınır. Burada adli sicil kaydı sildirme ve arşiv kaydına taşıma işlemlerini Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü Kurumu gerçekleştirir. Bunun yanında adli sicil kayıtları ilgilinin ölümü ile sicilden tamamen silinir.

Ancak her ne kadar kanunda kendiliğinden silineceğinden bahsetse de bu uygulamada böyle değildir. Adli sicil kaydı sildirme işlemi için Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne başvuru yapmak gerekecektir. Ek olarak şartları oluşmuşsa arşiv kaydının silinmesi için de başvuru yapmak gerekebilir. Başvurunun hızlı ve olumlu sonuçlanması konusunda bir avukat ile çalışabilirsiniz.

1 Haziran 2005 Tarihinden Önce Kayıtlara Geçmiş Olan Bilgilerin Durumu

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu 1 Haziran 2005 senesinde yürürlüğe girmiştir. Burada söz konusu tarihten önce işlenen adli sicil kaydının silinmesi problemi ortaya çıkmaktadır.

Bu kayıtlar mülga Adli Sicil Kanununa tabi olarak girilmiş olduğundan bu dönemde girilen kayıtlara ilişkin silinme işlemi bir geçiş hükmüyle düzenlenmiştir. Burada girilen kaydın sebebine göre değişen bir düzenleme söz konusudur.

Adli Sicil Kanunu geçici 2. madde uyarınca kanunun yürürlük tarihi olan 1 Haziran 2005 tarihinde işlenmiş suçlar bakımından 3682 sayılı eski Adli Sicil Kanunundaki silme koşulları yerine gelmiş olanlar bu mülga kanuna göre silinecektir. Silinme koşulu sağlamayanlar ise yeni kanuna tabi olacak şekilde silinecektir.

Türk Vatandaşları Hakkında Yabancı Mahkemelerce Verilen Mahkumiyet Kararlarına İlişkin Kayıtların Silinmesi

Adli sicil kaydının silinmesi konusunu düzenleyen 9. maddede ayrıca Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilen hükümlerin durumu da düzenlenmiştir. Buna göre, yabancı bir mahkeme yargılama sonucunda Türk vatandaşı için mahkumiyet hükmü verirse ve bu hüküm Türk hukuku açısından adli sicil kaydına girilmesi gereken bir hükümse, mahkemenin verdiği mahkumiyet kararı kesinleştikten sonra kararda gösterilen sürenin geçmesiyle sabıka kaydından çıkarılır ve arşiv kaydına transfer edilir.

Ancak adli para cezası hükmü verilmiş ise yahut ceza ertelenmişse bu hükümler sabıka kaydına hiç girilmeden doğrudan arşiv kayıtlarına gönderilir. Burada da adli sicilden çıkartılıp arşiv kaydına kaydetme işlemini Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü kurumu gerçekleştirir.

Şimdi adli sicil-sabıka kaydı hakkında bilinmesi gereken diğer konulara geçelim.

Adli Sicil Kaydının (Sabıka Kaydı) Silinmesinde Sıkça Sorulan Sorular

Adli sicil kaydında yer alan bilgilerin durumu ve silinmesi imkanı kişiler için büyük önem taşır. Buna bağlı olarak adli sicil kaydı sildirme konusunda bize çokça soru yöneltilmektedir. Makalemiz içerisinde hukuki prosedürü açıklamış olsak da aşağıda bu sorulardan bazılarını sizin için cevapladık.

Adli Sicil Kaydı Kaç Yılda Silinir veya Adli Sicil Kaydının Silinmesi Ne Kadar Sürer?

Adli sicil kaydının silinmesi için genel olarak böyle süreler söz konusu olmaz.  Yukarıda da gösterdiğimiz üzere Adli Sicil Yönetmeliği 10 ve 12. maddeleri çerçevesinde gene yukarıda belirttiğimiz şartların gerçekleşmesi ile silinir ve arşiv kaydına geçişi sağlanır.  

Buna göre; ceza veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması sonucu, ceza mahkumiyetini bütün sonuçlarıyla sonlandıran şikayetten vazgeçme yahut etkin pişmanlık halinde, ceza zamanaşımının dolması ve genel af halleri gerçekleşirse silinme kanuna göre devlet eliyle otomatik olarak gerçekleşir. Ancak uygulamada böyle değildir. Buna bağlı olarak belirli bir zamanın geçmesi değil burada belirtilen şartların gerçekleşmesi önemlidir.

Başvurudan sonra ne kadar süreceği sorusunun cevabı olarak da genel olarak 2-5 ay civarında sürmektedir. Bu durum müdürlüğün iş yoğunluğuna, dilekçenin uygun hazırlanmasına (gerekli açıklamalar yapılmazsa ek dilekçeler gidip gelmekte süre 2 3 katına çıkmaktadır), avukatla yürütülüp yürütülmemesine göre değiştirmektedir.

Arşiv Kaydı Silme ve Adli Sicil Kaydı ile İlişkisi Nedir?

Adli Sicil kaydı ile Arşiv Kaydı birbirlerinden tamamen farklıdır. Adli sicil kaydının silinmesi işleminden sonra silinen kayıtlar bir takım şartların gerçekleşmesi ile arşiv kaydına transfer edilir. Arşiv kayıtları daha uzun soluklu kayıtlar olmakla birlikte bunların da silinme imkanı kanunda düzenlenmiştir. Arşiv kaydı ile ilgili konunun ayrıntılarını Arşiv Kaydının Silinmesi adlı yazımızda değerlendirdik.

‘Adli sicil kaydı olan işe girebilir mi’ sorusu da ofisimize sıkça sorulan sorulardandır. Adli sicil kaydının silinmesi sonucunda bilgiler arşiv kaydına geçirildiği zaman kişiler özel kurumlara vermek üzere aldıkları adli sicil kaydında herhangi bir unsur göremeyeceklerdir. Yani sabıka kaydı temiz olarak görülür.

Ancak resmi kurumlara yapılacak başvurular için arşiv kaydındaki bilgiler görünür durumdadır. Arşiv kaydı bu bakımdan önem taşır. Yani ‘adli sicil kaydı olan işe girebilir mi’ sorusunun cevabı kişinin resmi bir kurumda mı yoksa özel bir kurumda mı çalışacağına göre değişir. Burada ‘adli sicil kaydı yoktur arşiv kaydı vardır’ şeklinde bir raporla karşılaşılması muhtemeldir.

Eğer kayıt varsa ve silinme şartları oluşmuşsa bunun için başvuru yapmak ve sildirmek en garanti yol olacaktır.

Adli Sicil Kaydında Neler Görünür?

Adli sicile öncelikle hem Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları hem de yabancıların kayıtları işlenebilir. Burada öncelikle kesinleşmiş mahkumiyet kararları yer alır. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu madde 4’te adli sicil kaydında neler görünür sorusu cevap bulmuştur. Buna göre:

  • Hapis cezası ve koşullu salıverilme kararları ile geri alınmasına ilişkin karar, denetim süresinin uzatılmasına ilişkin karar, hapis cezalarının infazının gerçekleştirilerek bitirildiği bilgisi
  • Hapis cezasının ertelenmesi halinde; denetim süresi durumu, denetim süresinin yükümlülüklere uygun – iyi halli olarak geçirilmesi sonucu cezanın infaz edilmiş kabul edildiği hali,  ertelenen hapis cezalarının infaz kurumunda çektirilmesine ilişkin karar
  • Adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmü veya adli para cezasının ödenerek infaz edildiği bilgisi, adli para cezasının tazyik hapsi şeklinde kısmen veya tamamen infaz edildiği durumu, adli para cezasının tazyik hapsinden sonra kalan kısmının ödenmek suretiyle infaz edildiği hususu
  • Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak, adli para cezasına mahkumiyet veya güvenlik tedbiri uygulanması hükmü, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak hükmedilen güvenlik tedbirinin gereklerinin yerine getirilmemesi sonucu hapis cezasının infazına ilişkin karar,  kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak hükmedilen güvenlik tedbirinin değiştirilmesine ilişkin karar
  • Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma ile ilgili olarak;  kasten işlenen bir suç nedeniyle hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak yoksun kalınan haklara cezanın ertelenmesi dolayısıyla getirilen istisnaya ilişkin karar, mahkumiyet hükmüyle bağlantılı olarak verilen, belli bir hak ve yetkinin kullanılmasının veya belli bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin karar
  • Türk vatandaşı hakkında yabancı mahkemeden verilmiş ve kesinleşmiş olan mahkumiyet kararının Türk hukuku bakımından doğurduğu hak yoksunluklarına ilişkin olarak Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkemece verilen karar
  • Ceza mahkumiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme yahut etkin pişmanlık dolayısıyla verilen karar
  • Ceza zamanaşımının dolduğunun tespitine ilişkin karar
  • Genel veya özel affa ilişkin kanun, özel affa ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı
  • Askeri Ceza Kanununa göre verilmiş mahkumiyet kararlarındaki feri cezalar
  • Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kararlar

adli sicil kaydına işlenir. Burada uzunca ve tahdidi olarak saymak suretiyle nelerin bu kayıtta yer alacağı belirtilmiştir.

4. maddeyi takip eden 5. madde düzenlemesinde sabıka kaydında yer almayacak bilgiler gösterilmiştir. Buna göre:

  • Disiplin suçlarına ve sırf askeri suçlara ilişkin mahkumiyet hükümleri
  • Disiplin veya tazyik hapsine ilişkin kararlar
  • İdari para cezasına ilişkin kararlar

adli sicil kaydında yer almaz.

Adli – İdari Para Cezası Verilen  Hükümler Adli Sicil Kaydında Görünür mü?

İnsanların en çok kaygılandığı konulardan birisi para cezaları ile ilgili bilgilerin sicilde yer alıp almayacağı hususudur. Adli Sicil Kanununun, sicilde yer alacak ve yer almayacak bilgilerin düzenlendiği 4. ve 5. maddelerinde yukarıda da belirtildiği üzere bu husus düzenlenmiştir. Buna göre, adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri ile ödenip infaz edildiğine dair bilgiler, tazyik hapsine ilişkin her türlü bilgi ve sonuç burada yer alır. İdari para cezasına ilişkin kararların ise sicile kaydedilmeyeceği 5. maddede yer alır.

Adli Sicil Kaydı ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları nitelik olarak bir mahkumiyet kararı teşkil etmediğinden ötürü bunlar da sicil kaydında görünmez. Kamu davalarını açma işleminin ertelenmesi de aynı şekilde kayıtlarda görünmeyecektir. Bunlar ayrı bir bölüme kaydedilirler ve adli sicil kaydı sorgulanacağı zaman bu bilgiler orada yer almaz.

Adli Sicil Kaydı Olan Memur Olabilir mi?

Kişi memur olmadan önce hakkında güvenlik soruşturması yapılır. Memurluğa engel teşkil edecek suçlar bellidir. Bunların haricinde adli sicil kaydında yer alan bilgiler önem taşımaz. Ancak bu suçların bulunduğu adli sicil kayıtları memurluğun önünde bir engel olur.

‘Adli sicil kaydı olan memur olabilir mi’ sorusunun cevabı için aşağıda yazan suçlardan adli sicil kaydı bulunup bulunmadığına bakılmalıdır:

  • Herhangi bir suç kasten işlenmiş ve yargılama neticesinde 1 yıldan uzun süreli ceza verilmişse, kişi bu bilgilerin adli sicil kaydında görünmesi ile birlikte memur olamayacaktır.
  • Zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, belgede sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma, kaçakçılık, hileli iflas suçlarından yargılama yapılmış ve ceza alınmışsa (burada cezanın miktarı önemli değildir) kişi yine memur olamaz.

Güvenlik soruşturması, kişilerin kamu görevlerinde yer almaya hak kazanmaları halinde kolluk kuvveti ve istihbarat teşkilatı tarafından yapılan güvenliğe ilişkin bir araştırmadır. Kişinin aranan biri olup olmadığı, belli suçlardan hüküm giyip giymediği, hakkında mahkemece bir kısıtlama konulup konulmadığı, terör eylemlerinde yer alıp almadığı vb. geçmişi değerlendirmeye alınır. Bu noktada kişiler için adli sicil ve arşiv kayıtlarının temiz olması büyük önem taşır. Zira bu durum memuriyetlerine etki edebilir.

Bu araştırma, atanmaya hak kazanan kişi hakkında yapılır. Önceden sadece belirli memuriyetler için geçerli olan güvenlik soruşturması 2016 yılında yapılan bir değişiklikle bütün memurluklar için getirilmiştir. Güvenlik soruşturması araştırmasını yapacak resmi yetkili kurumlar, Emniyet Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatıdır.

Güvenlik soruşturması araştırması en geç 60 gün arşiv araştırması ise en geç 30 gün içinde kanunen sonuçlanması gerekir. Ancak uygulamada bu sürelerin aşıldığı çokça görülmektedir.

Memnu Hakların İadesi

En üst norm olan Anayasa’nın 76. maddesi ve TCK dışındaki bir takım suçlardan ötürü işlenen arşiv kayıtlarının silinebilmesi için memnu hakların iadesi gerekmektedir. TCK dışında düzenlenen bir takım suçtan ötürü oluşan veya belirli ceza mahkumiyeti sonucu ortaya çıkan hak kayıplarının giderilmesi amacıyla memnu hakların iadesi kurumu söz konusudur. Memnu hakların iadesinin hukuki düzenlemesi Adli Sicil Kanunu 13/A maddesinde yer almıştır.

Memnu hakların iadesi yapılabilmesi için hakkında uygulanan cezanın infazının tamamlanmasından itibaren 3 yıllık sürenin geçmesi ve bu süre içerisinde başkaca bir suç işlenmemiş olması gerekir. Bunun yanında ilgili sürecin iyi halli olarak sürdürüldüğü kanısı mahkemede uyandırılmalıdır. Burada TCK 53/5-6 fıkraları hariç tutulmuştur.

Kişi hakkında karar verilen cezanın infazına genel af yahut etkin pişmanlık haricinde başkaca bir nedenle son verilmesi durumunda, yasaklanmış hakların iadesi yoluna gidebilmek için, hükmün kesinleşme tarihten itibaren 5 yıllık bir sürenin geçmesi gerekir.

Memnu hakların iadesi, bu şartların sağlanması halinde hükümlünün yahut ona vekalet eden avukatın hükmü veren mahkemeye veya hükümlünün ikametgahının bulunduğu yer mahkemesine başvurusu ile gerçekleştirilir. Burada mahkemenin memnu hakların iadesi kararı vermesi gerekir.

Mahkemenin vereceği karara karşı ceza yargılamasında öngörülen kanun yolları açıktır.  Memnu hakların iadesine ilişkin karar kesinleştiği takdirde arşiv kaydına eklenir. Bu süreçte ortaya çıkan masraflar da hükümlü tarafından karşılanır.

5352 Sayılı Adli Sicil Kanunu’nda 2012 senesinde yapılan değişiklik sonucunda adli sicil ve arşiv kayıtlarını silinebilmesi için ilgili mahkemeden memnu hakların iadesi kararı alındıktan sonra, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne dilekçe ile müracaat edilmesi yeterlidir. Ayrıca mahkemeden adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi talebinde bulunulmasına lüzum yoktur.

Adli Sicil Kaydının Silinmesinde Zamanaşımı

Adli sicil kaydı için dava açma süresi veya bunun dışında herhangi bir hak düşürücü süre söz konusu değildir. Silinmeme durumunda Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü kurumuna dilekçe ile başvurularak bu durum düzeltileceğinden burada herhangi bir süre aşımı durumu söz konusu olmaz. Ancak kanunda adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesine ilişkin bazı hükümler yer almıştır.

Adli sicil kayıtlarının silinmesi için herhangi bir mahkemede dava açılmasına lüzum yoktur. Silme işlemleri genelde otomatik gerçekleşir. Ancak silinmesi gereken bir kayıt silinmemişse Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü Kurumuna bu durumun belirtildiği silme talepli bir dilekçe sunularak başvuruda bulunulmalıdır.

Adli Sicil Affı Var mıdır?

Adli sicil affı diye bir durum söz konusu değildir. Ancak sabıka kaydının silinmesi durumu olan genel af hali burada sayılabilir. Buna göre ülkede genel af söz konusu olursa adli sicil kaydı silinecektir. Bu yıl itibari ile böyle bir durum bulunmamaktadır.

Adli Sicil Kaydı Sildirme Sürecinde Avukatın Önemi

Netice olarak adli sicil ve arşiv kayıtları insanların önüne her zaman aleyhlerine durum ortaya çıkaracak şekilde çıkabilir. Hukukumuzda bu kayıtların silinmesi imkanı yukarıda da belirtildiği üzere kişilere tanınmıştır. Kayıtların silinmesi gerektiği halde silinmemesi durumu kişiler için hem özel kurumlarda hem de devlet kadrolarında çalışma imkanları söz konusu olduğu zaman hak kayıpları doğurabilir. Bu durumun önüne geçilmesi adına bir avukatın hukuki yardımı büyük önem taşır.

Adli sicil kaydı sildirme konusunda merak ettiğiniz hususlar ile ilgili ayrıntılı görüşme yapmak ve hukuki destek talep etmek isterseniz ofisimizle irtibata geçebilirsiniz.

Hukuki Sözlük

Güvenlik Tedbiri : Ceza Hukukunda bir müeyyide şeklidir.Failin kendisine isnad edilen suçunun sabit olması durumunda bazı durumlarda ceza yerine güvenlik tedbirine hükmolunur. Kimi durumlarda ise hem ceza hem de güvenlik tedbiri bir arada bulunabilir. Güvenlik tedbiri kanunda öngörülen durumlarda söz konusu olur.

Kanun Yolları : İlk derece mahkemesinin kararının yargılamanın taraflarından biri tarafından hukuka uygun görülmeyerek sebepleri de gösterilmek suretiyle yeniden yargılama yapmaya yahut kararın denetlenmesine yönelik olarak üst derece mahkemelerine taşınmasıdır. Hukukumuzda istinaf ve temyiz şeklinde iki dereceli kanun yolları vardır. Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtay adli yargının, Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştay idari yargının üst derece mahkemeleridir.

Denetim Süresi : Hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi kararı üzerine kişinin denetime tabi tutulacağı süreyi ifade eder.

Tazyik Hapsi : Ceza yargılaması sonucunda kanuni sınırlamalar çerçevesinde kişinin bir işi yapmaya zorunlu tutulmasına denir.

Genel Af : Kamu yararına uygun görülmesi halinde kanuni sınırlamalar çerçevesinde bir takım suçlar için kaldırma veya sonlandırmayı ifade eder. Genel af kapsamında halihazırdaki kovuşturma durdurulabileceği gibi verilmiş ve infazı süren cezaların kaldırılabilir yahut azaltılabilir. Yasama faaliyeti kapsamında sınırlı olarak yetkilendirilmiş makamlarca verilebilir.

Özel Af : Kesinleşmiş hapis cezasının infazı sürerken ilgili cezanın kaldırılması yahut azaltılmasını ifade eder. Yasama faaliyeti kabul edilir ve kanunen sınırlandırılmış bir yetki kapsamında belirli makamlarca verilebilir.

Bu makale faydalı mıydı?