anayasa mahkemesi bireysel başvuru

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru

Bireysel Başvuru Nedir?

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru, temel Anayasal hakları ihlal edilen kişilerin Anayasa Mahkemesine yaptıkları şikayeti ifade eder. Bireysel başvuru yolu Türk hukukuna 2010 yılında yapılan referandum ile girmiştir. 2010 yılından beri Türkiye’de temel hak ve hürriyetleri kısıtlanan kişiler, diğer hukuk yollarını tüketip buralardan sonuç alamamaları halinde, Anayasa Mahkemesine başvurur.

Yazımızda Anayasa Mahkemesi bireysel başvurunun şartlarına, aşamalarına, kimlerin nasıl başvuru yapacağına, hazırlanacak dilekçenin nasıl olması gerektiğine, bireysel başvurunun ne kadar sürdüğüne ve Anayasa Mahkemesinin verebileceği kararlara değindik. Bununla beraber dikkat edilmesi gereken hususlara ve konunun önemli bazı kilit noktalarına yer verdik. Anayasal hakların oldukça önemli olması nedeniyle bu sürece önem verilmeli ve yazımız dikkatlice okunmalıdır.

Anayasa Mahkemesine her türlü hukuki meselede gidilmez. Anayasa mahkemesi, Anayasa’da sayılan; yaşama hakkı, adil yargılanma hakkı, din ve vicdan hürriyeti hakkı, seyahat özgürlüğü vb. hakların Devlet eliyle ihlal edilmesi durumunda devreye girer. Ayrıca bireysel başvuruda ihlal edildiği iddia olunan hak ve hürriyetlerin aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile de kişilere tanınmış olması gerekir. Anayasa Mahkemesinin ilk yapacağı iş hak ihlalini tespit etmektir.

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvurunun Hukuki Dayanağı

Kişilerin temel hak ve hürriyetleri, Anayasanın ikinci kısmında yer almıştır. Buna göre Anayasa madde 13 hükmüne göre temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması yalnızca Anayasada gösterilen hallerde ve kanun ile söz konusu olabilir. Bunun haricinde Devlet eliyle Anayasal haklar sınırlandırılamaz. Yahut Anayasa madde 15’de belirtildiği üzere savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde bu hakların kullanımı engellenebilir. Ancak bu durumda bile kişilerin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının önüne geçilemez.

Anayasa Mahkemesi ise Anayasa madde 146 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. 148. Madde hükmü ise Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerinden bahseder. 148. madde açıkça Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruları karara bağlayacağını belirtmiştir. 148. maddenin 3. fıkrası herkesin Anayasada güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde de tanınmış olanlarının kamu gücü yani Devlet eliyle ihlal edilmesi durumunda bireysel başvuru yapılabileceğini söylemektedir.

Ayrıca bireysel başvuruya ilişkin meselelerin ayrıntılarının kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Buna göre Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 45. maddesi ile 51. maddesi arasında bireysel başvurunun inceleme usulü ve diğer önemli ayrıntıları yer almıştır. Yazımıza bireysel başvurunun şartları ile devam ediyoruz.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Şartları

Yukarıda bahsettiğimiz kanuni düzenlemeler birlikte göz önünde bulundurulduğu zaman, Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru şartlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Bireysel başvuru yapacak olan kişinin, Anayasa’da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde yer alan bir temel hak ve hürriyeti ihlal edilmiş olmalıdır. Görüldüğü üzere burada Anayasa’da ve AİHS’de bulunma şartı kümülatif, yani birlikte gerçekleşmelidir. Yalnızca Anayasa’da bulunup da AİHS’de bulunmayan bir hakkın ihlali söz konusu olduğu zaman bireysel başvuru yapılamaz. Bir hakkın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde yer alıp almadığına dair şüpheli bir durum varsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına bakılır.
  • Temel hak ve özgürlüklere yönelik bu ihlalin kamu gücü tarafından gerçekleştirilmiş olması gerekir. Yani anayasal hakkın ihlali, Devletin üç temel gücü olan yasama, yürütme veya yargı eliyle işlenmiş olması gerekir. Dolayısıyla kanuni düzenlemelere karşı Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru yolu kullanılamaz. Kanuni düzenlemelerin Anayasaya aykırı olduğu düşünülüyorsa bunu bir yargılamaya konu edip, somut norm denetimi ile Anayasa Mahkemesine taşınması sağlanmalıdır.
  • Bireysel başvuruda bulunabilmenin üçüncü ve uygulamada en problemli şartı, olağan iç hukuk yollarının tüketilmiş olmasıdır. Yani Anayasa Mahkemesine gitmek son çaredir. Öncelikle var olan diğer yargı yollarına başvurulmuş olması şarttır. Kişinin gitme imkanı olan, istinaf, temyiz vb. hangi kanun yolları varsa bu yolların işletilmesi ve kararın kesinleşmesi gereklidir. Ayrıca kanunda idari yolların da tüketilmesi gerektiği açıkça yer almıştır. Yani başvurulması gereken bir komisyon vb. varsa bu başvuru da yapılmış olmalıdır.  
  • Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunacak kişinin güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan doğruya ihlal edilmiş olmalıdır. Bu da önemli bir şarttır. Anayasada yer alıp ta ihlal edilen hak güncel ve kişinin kendisine ilişkin olmak durumundadır.

İç hukuk yollarından ne sonuç çıkacağı belli ise → Eğer iç hukuk yolları veya idari başvuruların çözüm üretmeyeceği ortada ise, yani herkesçe malum şekilde bu yollar yarayışlı değilse, bireysel başvuru için olağan iç hukuk yolları tüketilmek zorunda değildir. Böyle bir durumda direkt olarak Anayasa Mahkemesine başvurulabilir. Ancak böyle bir durumda iç hukuk yollarının yarayışsız olduğu ispat edilmelidir.

Bu saydığımız 4 şart, bireysel başvurunun temel şartlarıdır. Bunun haricinde süreye ilişkin, başvurabilecek kişilere ilişkin ve başvuru prosedürüne ilişkin şartlar ad vardır. Bunlara aşağıda değineceğiz. Ayrıca Anayasa’da yer alan önemli bazı hak ve özgürlüklerden ve bunlarla ilgili bireysel başvurudan bahsedeceğiz.

Kimler AYM’ye Bireysel Başvuruda Bulunabilir?

Bireysel başvuruda bulunabilecek olan kişiler kanunun 46. maddesinde yer almıştır. Buna göre bireysel başvuruyu yalnızca hakkı bizzat etkilenen kişiler yapabilir. Ancak herkes bu başvuruyu avukatı aracılığı ile de yapabilir. Bunun için bir avukata vekalet vermek gerekir.Önerimiz de bir avukat aracılığı ile yapılmasıdır.

Yabancılar İçin Bireysel Başvuru → Ayrıca belirtmemiz gerekir ki yabancıların da bireysel başvuru yapma hakkı vardır. Ancak sadece Türklere tanınan Anayasal haklardan bahisle yabancıların bireysel başvuru hakkı yoktur.

Tüzel Kişiler İçin Bireysel Başvuru → Bilindiği üzere tüzel kişiler (kurumlar, bakın – dernekler, şirketler vb.) hukuken tüzel kişilik hakkına sahiptir. Bunların içerisinde kamu tüzel kişileri Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru yoluna gidemez. Özel hukuk tüzel kişileri ise yalnızca kendi tüzel kişiliğine karşı bir ihlal söz konusu ise bireysel başvuruda bulunabilir.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Süresi

Yukarıda bahsettiğimiz kanunun 47. maddesinde AYM’ye bireysel başvuru süresi yer almıştır. Buna göre bireysel başvuru süresi 30 gündür. Bu 30 günlük süre; iç hukuk yolları tüketildiği tarihten itibaren başlar. Eğer bir iç hukuk yolu yoksa bu süre hak ihlalinden itibaren başlar.

30 Günlük Süre Kaçırılmışsa → Eğer 30 günlük başvuru süresi elde olmayan nedenlerle veya hastalık gibi nedenlerle kaçırılmışsa mazeret söz konusu olur. Mazeret durumunun sona ermesinden itibaren 15 gün içerisinde bu mazereti ispat eden belgeler ile birlikte bireysel başvuru yapmak mümkündür.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Masrafları

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 47. maddesi, bireysel başvuruların harca tabi olduğunu bildirmektedir. Buna göre bireysel başvuru yapabilmek için öncelikle Maliye veznesine bireysel başvuru harcı ödenmelidir. Belirtmemiz gerekir ki bu harç miktarı her sene değişmektedir. 2019 yılı bireysel başvuru harcı 364 TL’dir. Eğer bireysel başvuru, doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılıyorsa başvuru ile birlikte başvuru ücreti ödenebilir.

Başvuru Ücreti Ödeme İmkanı Yoksa → Başvuru ücretini ödeyemeyecek durumda olan kişiler; muhtarlıktan fakirlik belgesi alarak, SGK, tapu dairesi gibi yerlerden maddi duruma ilişkin belgeler alarak adli yardıma başvurabilir. Ayrıca halihazırda cezaevinde bulunan başvurucuların yoksul olduğu varsayılarak adli yardım imkanından yararlanmaları gerektiği fikri uygulamada baskındır.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır?

Bireysel başvuru için öncelikle yukarıda bahsettiğimiz şekilde hak ihlali tespit edilmeli, başvuruya hukuken ön hazırlık yapılmalıdır. Bir hukuki yola başvurmadan önce ne şekilde hareket edileceği ve ihtimaller üzerine plan çizmek her zaman sağlıklı olacaktır. Tüm iç hukuk yolları tüketildikten sonra yukarıda bahsettiğimiz şekilde bireysel başvuru formu doldurulmalıdır. İlgili başvuru formuna buradan bireysel başvuru formu ulaşabilirsiniz.

Hak ihlali kararı verilebilmesi için yeterli delil ve düzgün izahlar dilekçede yer almalıdır. Ardından başvuru için gerekli olan harç ödenir. Bu sürece başlamadan önce, bireysel başvuru konusunda uzman bir avukattan yardım almak, büyük hak kayıplarının önüne geçecektir.  Buraya kadar işlem tamamlandıktan sonra aşağıda sayacağımız belgeler hazırlanır ve bireysel başvuru yapılır.

Bireysel Başvuru Formuna Eklenmeyen Hususlar Sonradan Eklenebilir mi? → Bunu yapmak mümkündür. Başvuru formuna sonradan bilgi veya savunma eklemek için gene yukarıda bahsettiğimiz kanallardan dilekçe sunulabilir.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru İçin Gerekli Belgeler

Yukarıda bahsettiğimiz başvuru formuna aşağıda yer alan belgelerin yahut bunların onaylanmış suretlerinin eklenmesi gerekir:

  • Kanuni temsilci veya avukat vasıtasıyla başlatılan ve takibi de bu kişilerce yapılacak olan başvurularda, kanuna uygun şekilde verilmiş yetki belgesi veya vekaletname.
  • Bireysel başvuru harcının ödendiğine dair belge veya makbuz.
  • Başvuru bizzat kişi tarafından yapılmışsa kimlik fotokopisi.
  • Tüzel kişiler için başvuran temsilcinin, yetkili olduğuna dair resmi belge veya bunun onaylanmış sureti.
  • Hak ihlalinin olduğu nihai karar ya da işlemi öğrenme tarihini gösteren belge.
  • Başvuru formunda yer alan hak ihlali iddialarını ispat edecek belgelerin onaylı suretleri.
  • Tazminat talebi varsa, hangi zararın tazmin edileceği ve bu zarara ilişkin belgeler.
  • Olağan ve olağanüstü kanun yollarına yapılan başvuru dilekçelerinin onaylı suretleri. 
  • Başvuru süresinde yapılmamışsa mazerete ilişkin ispat araçları.
  • Adli yardım talebi varsa başvuran kişinin maddi durumunun iyi olmadığına dair belge ve adli yardım talebinde bulunabilmek için gerekli olan diğer belgeler.

Eksik Belge Verilirse → Başvuruda bir eksiklik olması durumunda bu eksikliğin temel nitelikte olmaması halinde kişiye 15 günlük bir tamamlama süresi tanınır. Bu süre içerisinde eksiklik giderilirse başvuru kabul edilir. Aksi halde reddedilir. Bu red kararına karşı 7 gün içerisinde itiraz etmek mümkündür.

Bireysel Başvuru Dilekçesi Nereye Verilir?

Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusunda bulunmak isteyen kişi dilekçesini;

  • Ankara’da bulunan Anayasa Mahkemesi içerisinde yer alan bireysel başvuru noktalarından birisine verebilir.
  • Mahkemelere veya Cumhuriyet Başsavcılıklarına verebilir.
  • Yurt dışında, Türkiye’nin yurt dışı temsilcilik yerlerine verebilir.
  • Cezaevinde bulunan kişiler bireysel başvuru dilekçesini cezaevi yönetimi vasıtası ile gerekli yerlere ulaştırmalıdır.

Belirtmemiz gerekir ki anayasa mahkemesi bireysel başvuru dilekçesi, başvuruya konu olan ihlali gerçekleştiren idareye veya mahkemeye yapılmak zorunda değildir. Yukarıda bahsettiğimiz mercilere bireysel başvuru dilekçesi verilebilir. Şimdi bireysel başvurunun nasıl yapılması gerektiğinden bahsedeceğiz.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Formu → Esasen Anayasa mahkemesi bireysel başvuru dilekçesi ile kastettiğimiz şey başvuru formudur. Bu form ayrıntılı olarak ve eksiksiz şekilde doldurulmalıdır. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru formunda; başvuran kişinin ayrıntılı kimlik bilgileri, adres bilgileri, iletişim bilgileri, avukatına ait bilgiler, tüzel kişiler için ünvan ve adres bilgileri yer alır. Ayrıca; kamu gücünün kasıtlı veya ihmali ile gerçekleştirdiği eylem yahut işlemlerin tarih sıralamasına göre yazılması gereklidir. Bireysel başvuruya konu edilecek olan hakların neler olduğu ve hangi nedenlerle ne şekilde ihlal edildiği yazılmalıdır. Bununla birlikte ihlal edilen hakkın kişisel ve güncel olduğuna ilişkin değerlendirmeler yapılmalıdır. Son olarak tüketilen iç hukuk yolları ve karar veren mercii ile karara ilişkin bilgiler verilmelidir. Sonuç ve talep kısmı doldurulduktan sonra dilekçeye ek sunulacak olan belgeler belirtilmelidir.

Bu son iç hukuk yolu olması nedeni ile mutlaka bir avukat vasıtası ile bu formun doldurulmasında fayda vardır.

Bireysel Başvuru Hakkının Kötüye Kullanılması

Başvurucuların kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, kanunun 51. maddesi gereğince, kötüye kullanan başvurucuya hem yargılama giderleri yükletilir, hem de üst sınırı 2 bin TL olacak şekilde disiplin para cezasına hükmedilir. Örneğin Anayasa Mahkemesi, bir konuda bireysel başvuruda bulunduktan sonra tekrar aynı konu ile ilgili bireysel başvuruda bulunan ve reddedilmiş olan ilk başvurusundan hiç bahsetmeyen kişinin bu hakkını kötüye kullandığını düşünerek disiplin para cezasına hükmetmiştir.

Bireysel Başvurunun İncelenmesi

Bireysel başvuruları, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu incelemez. Başvurular, Anayasa Mahkemesinin bölümleri tarafından incelenir. Ancak bölümlerin kendisine gelen başvurulardan açıkça el çektiği bazı durumlarda bu başvuruya genel kurulun bakması mümkündür. Bir kişinin yaptığı bireysel başvuru iki incelemeden geçer. Bunlar;

  • Kabul edilebilirlik incelemesi
  • Esas incelemesi

şeklindedir. Bu iki inceleme sırayla yapılır.

Kabul Edilebilirlik İncelemesi → Bireysel başvurunun kabul edilebilmesi için öncelikle yukarıda saydığımız usuli prosedüre uygun yapılmış olması gerekir. Bununla birlikte; çok açık bir şekilde dayanaktan yoksun başvurular ile temel hak ve özgürlükleri konu edinmediği ilk bakışta anlaşılabilen başvurular da kabul edilmez. Başvurucu eğer önemli bir zarara uğramamışsa bu başvurular da kabul edilmez.

Kabul edilebilirlik incelemesini AYM’nin bölümleri değil, bu iş için görevlendirdiği komisyonları yapar. Bu komisyonlarda bir başvurunun kabul edilmemesi hususunda oy birliği varsa başvuru reddedilir. Ancak ret konusunda oy birliği yoksa başvuru bölümlere gönderilir. Komisyonların oy birliği ile aldığı kabul edilemezlik kararı kesindir. Yani buna karşı itiraz mümkün değildir. Komisyon, başvurunun kabul edilmesi gerektiğini düşünüyorsa da başvuru gene bölümlere gönderilir.

Esasa İlişkin İnceleme → Başvuru kabul edildikten sonra artık iş bölümlere gelir. Komisyon veya bölümler, kendisine gelen başvuruya ilişkin hak ihlali olup olmadığını tespit etmek amacıyla her türlü araştırmayı yapar. Her türlü ilgiliden bu araştırmaya ilişkin bilgi ve belgeleri talep edebilir. Esas incelemesi kural olarak dosya üzerinden yapılır. Ancak gerekli görülürse duruşma yapılabilir. 

Bireysel Başvuru İncelemesinde Tedbir Kararı → Esasa ilişkin inceleme yapılırken bölümler, başvuran kişinin Anayasal haklarının korunması için bir takım tedbirlere hükmedebilir. Tedbir kararı Anayasal hakların ihlalinde acil durumlarda söz konusu olur. Tedbiri başvurucu talep edebileceği gibi, mahkeme kendisi de buna hükmedebilir. Eğer bir tedbir kararı verilmişse esasa ilişkin inceleme en geç 6 ay içerisinde tamamlanmak durumundadır. 6 ay içerisinde sonuçlandırılmazsa, tedbir kararı kendiliğinden sona erer.

Bireysel Başvuru İncelemesi Ne Kadar Sürer?

Anayasa mahkemesine yapılan bireysel başvuruların ne kadar süreceği, uygulamada merak edilen konuların başında gelmektedir. Ancak ne yazık ki bunun net bir cevabını vermek mümkün değildir. Çünkü bu bir sıradan mahkeme yolu değildir. Bireysel başvuru; ihlal edilen hakkın niteliğine, ülkedeki siyasi iklime, belgelerin eksiksiz sunulmasına, etkili bir dilekçe hazırlanarak eksik ispat aracı bırakılmamış olmasına vs. bir çok unsura göre değişir. Bununla birlikte sürecin bir avukat desteği ile sürdürülüyor olması, zamansal olarak olumlu etkiye sahip olur.

AYM Bireysel Başvurusunun Sonuçları ve Mahkemenin Verebileceği Kararlar

Anayasa Mahkemesi, bir mahkeme kararına karşı inceleme yapıyorsa, verebileceği kararlar sınırlıdır. Böyle bir durumda AYM; bir temel hakkın ihlal edilip edilmediğini tespit eder. Ayrıca bu ihlalin nasıl sona erdirilebileceğini tespit eder. Bu ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosya yeniden ilgili mahkemeye gönderilir. Mahkeme, AYM’nin gösterdiği şekilde hak ihlallerini sona erdirmek durumundadır. Eğer yeniden yargılama yapılması konusunda başvurucunun bir hukuki yararı bulunmuyorsa başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir. Yahut başvurucuya ilk derece mahkemelerinde tazminat talepli dava açması söylenebilir.

Örneğin tutuklu yargılanan bir kişi AYM’ye başvurmuş ve başvuru incelemesi devam ederken tutukluluğu sona ermiştir. Ancak bireysel başvuru sonucunda haksız olarak tutuklandığına ve Anayasadaki kişi özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine hükmedilmiştir. Ancak tutukluluk sona erdiği için dosyayı mahkemeye geri göndermekte hukuki yarar bulunmaz. Bu durumda başvurucu lehine tazminata hükmedilir.

Yukarıda bahsettiğimiz esas incelemesi sonucunda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun bir Anayasal hakkının ihlal edilip edilmediğine karar verir. Eğer ihlal edildiğine karar verilirse, bu ihlalin ortadan kaldırılmasına yönelik gerekli işlemlerin yapılmasına hükmeder. Ancak Anayasa Mahkemesinin yerindelik denetimi yapmasına imkan verilmemiştir. Yani idare yerine geçerek eylem ve işlem niteliğinde karar veremez. Eğer başvuru sürerken davadan feragat edilirse AYM düşme kararı verir.

Anayasada Yer Alan ve Başvuru Konusu Bazı Önemli Haklar

Anayasa’da temel hak ve özgürlükler bakımından çokça mesele yer almıştır. Hepsini burada incelememiz mümkün değildir. Ancak uygulamada bireysel başvuruya konu olan bazı hak ve özgürlükleri burada açıklamakta yarar görüyoruz. Bu hakları şu şekilde sıralayabiliriz:

Adil Yargılanma Hakkının İhlali Nedeniyle Bireysel Başvuru →  Anayasa madde 36 ve devam eden maddelerde herkesin adil yargılanma hakkı olduğu ilkesi yer almıştır. Kişilerin, önceden belirlenmiş olan ve herkesçe ulaşılabilir hukuk kurallarına göre yargılanma hakları vardır. Mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olması, verdikleri kararların kanun yoluna taşınabilmesi vs. hepsi bu hakkın içerisine girer. Kişilerin belirli durumlarda ücretsiz avukattan yararlanabilmesi, adli yardımdan yararlanabilmesi de gene bu hakkın kapsamına girer. Uygulamada sorgusu alınmadan ceza verilen kişilerin adil yargılanma hakkının ihlali nedeniyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptığı görülmektedir. Örneğin yargılamada yeni bir delil ortaya çıkmış ve bu yeni delilden ötürü sanığın sorgusu alınmadan hüküm tesis edilmiş ise kişinin Anayasal hakkı ihlal edilmiş olur.

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlali Nedeniyle Bireysel Başvuru → Anayasa madde 34 hükmü, herkesin önceden izin almaya gerek olmadan toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahip olduğunu bildirir. Yani bir yürüyüş yapmak için izin almaya gerek yoktur. Bu yürüyüşün kamu gücü tarafından engellenmesi durumunda o yürüyüşe katılan herkesin Anayasal hakları ihlal edilmiş olur. Toplantı ve gösteri yürüyüşüne yalnızca belirli nedenlerle “sınırlamalar” getirilebilir. Bu haller; milli güvenlik, kamu düzeni, suçun önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın korunması gibi hallerdir. Ancak bu durumda bir yürüyüş engellenemez, yalnızca belirli sınırlamalar getirilebilir. Bu Anayasal hak dolayısıyla da uygulamada Anayasa Mahkemesine sıkça bireysel başvuru yapılmaktadır.

Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkı İhlali Nedeniyle Bireysel Başvuru → Herkes, özgür iradesine göre kanunlar çerçevesinde hareket etme özgürlüğüne sahiptir. Mal ve can güvenliğinin tehlikeye düştüğü durumlar haricinde kişi özgürlüğü engellenemez. Buna bağlı olarak kişilerin keyfi olarak tutulmaları Anayasal haklarının ihlal edildiği anlamına gelir. Kamu gücünün, kişilere uyguladıkları tutma işlemlerinde usuli ve esasa ilişkin kurallara aykırı davranmaları durumu da gene aynı şekilde Anayasal ihlaldir. Bu nedene dayanarak Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusu yapmak mümkündür.

Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesinin İhlali Nedeniyle Bireysel Başvuru → Suçta ve cezada kanunilik ilkesi; kanunsuz suç olmayacağını ve kanunsuz ceza uygulanamayacağını ifade eder. Bir fiilin suç olarak kabul edilebilmesi için kanuni düzenlemelerde açıkça suç olduğu belirtilmelidir. Ayrıca bir fiilin cezalandırılabilmesi için de gene bu cezanın ne olduğu, alt ve üst sınırı, infaz şekli vs. kanunlarda yer almak zorundadır. Aksi halde gene bireysel başvuruya konu bir kamu gücü işleminden bahsedilir.

Suçların ve Cezaların Şahsiliği İlkesinin İhlali Nedeniyle Bireysel Başvuru → Suçların ve cezaların şahsiliği, bir kimsenin işlediği bir suçun başkalarına hiçbir surette sirayet etmeyeceğini ifade eder. Suç işleyen kişi ile aynı teşkilat içinde bulunmak, ona belirli derece yakın olmak vs. kişinin bu nedenlerle cezalandırılması için yeterli değildir. Bir suçun işlenmesinde bilfiil bulunmayan kişiler veya kanunda yer alan iştirak şekillerinde bulunmayan kişiler hiçbir surette cezalandırılamaz. Bu ilkeye aykırı davranışlar da aynı şekilde bireysel başvuruya konu edilebilir.

Özel Yaşamın Gizliliğinin İhlal Edilmesi Nedeniyle Bireysel Başvuru → Aile hayatının ve özel hayatın gizliliği, Anayasa madde 20 hükmü ile güvence altına alınmıştır. Özel hayatın gizliliği ancak; milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık ve genel ahlak, suçun önlenmesi vb. nedenlere bağlı olarak ve kanunda yer alan usuli kurallara göre hakim kararı ile ihlal edilebilir. Ayrıca gecikmesinde sakınca bulunan bazı hallerde kanun belirli mercilere de arama yoklama izni vermiştir. Bunun dışındaki her türlü uygulama ile keyfi diğer uygulamalar Anayasa madde 20’ye aykırı kabul edilir ve bireysel başvuruya konu olur. Kişisel verilerin korunması, kimseyle paylaşılmaması da bu haklar içerisinde yer alır.

Düşünce ve İfade Özgürlüğünün İhlali Nedeniyle Bireysel Başvuru → Anayasa madde 25 ve devamında yer alan maddeler, düşünce özgürlüğünü düzenlemektedir. Buna göre herkes düşüncesini istediği şekilde ifade etmekte özgürdür. Ayrıca kimse bir düşünceyi açıklamaya zorlanamaz. Ancak düşünce özgürlüğü mefhumu oldukça tartışmalıdır. Anayasa madde 26 hükmüne göre düşünce hürriyeti; milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel ilkeleri ve Devletin birliği – bütünlüğü gibi değerleri korumaya yönelik olarak sınırlandırılabilir. Ancak bu sınırlamalar da gene kanunla olmak zorundadır. Düşünce ve ifade hürriyeti nedeniyle bireysel başvuru, uygulamada en çok karşılaşılan başvuru türleri arasında yer alır.

Bu saydığımız hak ve hürriyetler, Anayasa’da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde yer alan hak ve yetkilerin yalnızca küçük bir kısmıdır. Kamu otoritesi tarafından temel hak ve hürriyetlerinin kısıtlandığını düşünen kişi bireysel başvuru yapmak için tecrübeli bir avukata danışmalı ve hangi hakların ne şekilde ihlal edildiğini tespit etmelidir.

Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuruda Avukat Desteği

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ile ilgili bilinmesi gereken her şeyi ve uygulamada görülen bazı durumları yukarıda anlattık. Anayasal haklar ne kadar önemliyse bireysel başvuru süreci de o kadar önemsenmelidir. Bu nedenle ilgili sürecin hukuki zeminde hızlı ve etkin sürdürülmesi şarttır. Bunu sağlamanın en doğru yoldur da tecrübeli bir avukattan hukuki yardım almaktır. Aksi halde telafisi güç zararlar doğabileceği gibi zamansal ve parasal kayıp ortaya çıkabilir.

Bu makale faydalı mıydı?