Ceza Davası Nedir?

Ceza Davası Nedir?

Ceza davası, mevzuatta önemli bir yere sahip ve aynı önemde sonuçları olan bir davadır. Bir şekilde ceza davasına muhatap olan kişilerin bu süreci titizlikle takip etmesi gerekir. Zira ceza davasında hatalı yahut ihmali işlemler ciddi sonuçlara yol açabilir.

Yazımızda ceza davası nedir, ne kadar sürer, bu süreçte nelerle karşılaşılır gibi soruları yanıtladık ve bunun yanında konunun bilinmesi gereken bazı detaylarına yer verdik. Konunun birçok bakımdan önemli sonuçları olması hasebiyle yazımızı dikkatli okumanızı öneririz.

Ceza Davası Nedir?

Bir suçla ilgili savcılığın soruşturma yapmasından sonra dava açılması için yeterli şüphe bularak iddianame hazırlaması ve bu iddianameyi ceza mahkemesinin kabul etmesi durumunda başlayan sürece ceza davası denir.

Suç teşkil ettiği düşünülen bir fiille ilgili savcılığa veya kolluk birimlerine şikayet veya ihbar geldiği zaman o fiile ilişkin soruşturma başlatılır. Bahsettiğimiz süreç önemli bir hukuki arka plana sahiptir. Bu konu ile ilgili olarak ‘soruşturma nedir’ adlı makalemizi inceleyebilirsiniz.

Soruşturma sonucunda savcı eğer suçun işlendiği ve yargılama yapılması gerektiğine dair yeterli şüpheye ulaşırsa iddianame hazırlayacak ve mahkemeye sunacaktır. Mahkemenin bunu kabul etmesiyle birlikte artık ceza davası olarak tanımladığımız kovuşturma süreci başlayacaktır. Yeterli şüphe görülmezse takipsizlik yani “KYOK kararı” verilecektir.

Kovuşturma sürecinde oldukça detaylı bir hukuki takip söz konusudur. Bununla ilgili detaylara ‘kovuşturma nedir’ başlıklı yazımızda yer verdik. Aşağıda genel anlamda ceza davası ile ilgili sorulan sorulara yanıt vereceğiz.

Ceza davasında kişinin özgürlüğü mevzubahistir. Mağdur tarafın da suç fiiline maruz kalmış olması söz konusudur. Bu bakımdan her iki taraf açısından da önemli bir yargılamadır. Dolayısıyla hak arama sürecinde deneyimli ceza avukatları ile çalışmak gerekecektir.

Ceza Mahkemeleri Nelerdir?

Temelde iki tür ceza mahkemesi vardır. Bunları asliye ceza mahkemesi ve ağır ceza mahkemesi olarak iki temel gruba ayırabiliriz. Bunun haricinde özel ceza mahkemeleri olan icra ceza mahkemesi, çocuk mahkemeleri, fikri ve sınai mülkiyet konularına bakan mahkemeler de mevcuttur.

Temel ayrım ağır ceza ve asliye ceza şeklindedir. Ayrıca soruşturma aşamasındaki işlere sulh ceza hakimliği bakar. Bu mercii bir mahkeme değil hakimliktir.

Sulh Ceza Hakimliği: Sulh ceza hakimliği, soruşturma aşamasında koruma tedbirlerine ilişkin meselelere ilişkin karar veren merciidir. Şüphelinin tutuklanması, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanması, gözaltı, arama vs. talepleri inceleyen ve bunlara ilişkin karar veren merciidir. Bunun haricinde idari para cezalarına itiraz konuları da sulh ceza hakimliği tarafından karara bağlanır. Sulh ceza hakimliğinde ceza davası görülmez zira bu aşamada dosya henüz soruşturma aşamasındadır.

Ağır Ceza Mahkemesi: Kanunda ceza üst sınırı 10 yılın üzerinde olan davalarda ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Bunun haricinde bazı suçlar özel olarak sayılmıştır ki bu suçlarda ceza miktarına bakılmaksızın dosya ağır ceza mahkemesinde görülür. Ağır ceza mahkemesi ile ilgili detayları bu konu hakkında özel olarak yazdığımız yazımızda bulabilirsiniz.

Asliye Ceza Mahkemesi: Asliye ceza mahkemeleri ise genel anlamda daha düşük ceza gerektiren suçların yargılamasını yapar. Kanunda ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen davalara asliye ceza mahkemesinin bakacağı söylenmiştir. Bununla ilgili detayları da ‘asliye ceza mahkemesi’ başlıklı yazımızda bulabilirsiniz.

Ceza Davası Nasıl ve Kim Tarafından Açılır?

Ceza davası, suçun mağduru veya suçtan zarar görenler tarafından açılmaz. Ceza davasını açacak olan iddia makamı yani savcıdır. Suçun mağduru veya suçtan zarar gören kişi suç işlendiğine dair bildirimi yetkili makamlara yapar. Örneğin polis teşkilatına yahut savcılığa doğrudan bildirim yapabilir.

Bunun üzerine yukarıda bahsettiğimiz şekilde soruşturma yapılır ve nihayetinde dava için yeterli şüphe gören savcı iddianame hazırlayarak bunu mahkemeye sunar. İddianamenin kanuni unsurları taşıması durumunda mahkeme iddianameyi kabul eder ve dava açılmış olunur.

Tüm bu bahsettiğimiz süreç otomatik şekilde ve sorunsuz ilerleyen aşamalar değildir. Bu aşamalarda koruma tedbirlerinden delil toplamaya kadar bir çok usulü işlem yapılır. Tüm bu aşamalarda hak kaybı yaşamamak adına ceza avukatı yardımı almakta yarar vardır.

Kamu Davası ile Ceza Davası Arasındaki İlişki: Yukarıda suçun bildiriminden bahsettik. Bazı suçların soruşturulabilesin ve yargılamaya konu olabilmesi için mağdurun şikayet etmesi şarttır, bazı suçlarda ise şikayete gerek yoktur. Bunlar re’sen soruşturulur. Re’sen soruşturulan suçlarda yapılan bildirimin niteliği ihbar iken, takibi şikayete bağlı suçlarda bildirimin niteliği şikayettir. Takibi şikayete bağlı olmayan suçlardan ötürü başlatılan ceza davalarına kamu davası denmektedir. Bunlar aynı zamanda ceza davasıdır da.

Kamu davası ile ilgili detaylı değerlendirme için ‘kamu davası’ başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. Burada şu hususun unutmamak gerekir ki kamu davasında mağdurun şikayetten vazgeçmesi hukuken sonuç doğurmaz. Bunun detaylarına aşağıda yer vereceğiz.

Ceza Davalarında Uzlaştırma – Arabuluculuk Mümkün mü?

Eğer suçun takibi şikayete bağlıysa, dava aşamasına geçilmeden önce uzlaştırma prosedürü takip edilir. Uzlaştırmayı savcılık yapar ve bu konuda bir görevli uzlaştırmacı atar. Eğer uzlaştırma görüşmeleri yapılamaz veya yapılır da olumsuz sonuçlanırsa dava aşamasına geçilebilecektir. Dolayısıyla uzlaştırma işleminin dava şartı olarak düzenlendiğini söyleyebiliriz.

Ceza davalarında arabuluculuk söz konusu değildir. Arabuluculuk bazı hukuk davaları için yapılır. Uzlaştırmaya benzer şekilde gene dava şartıdır. Bazı kanunlarda özel olarak bazı davalar için arabuluculuk dava şartı olarak düzenlenmiştir. Örneğin bir çok iş hukuku davası bu şekildedir.

Ceza Davası Ne Kadar Sürer? Açılma Süresi Var mıdır?

Ceza davası ne kadar sürer sorusunun cevabı hiçbir zaman net olamaz. Soruşturma aşaması birkaç hafta sürebileceği gibi 1 yılı aşkın bir süreyi de bulabilir. Bu tamamen somut olayın özelliklerine bağlıdır. Eğer dava aşamasına geçilirse burada da zamansal olarak bir belirsizlik söz konusudur.

Birkaç ay ile 4-5 sene arasında bir süre ile karşılaşılabilir. Burada suçun niteliği, toplanacak olan deliller, yapılacak olan araştırma ve tarafların ulaşılabilirliği zamansal olarak olumlu veya olumsuz sonuç doğurabilir. Belirtmemiz gerekir ki süreç içerisinde ceza avukatı yardımı almak zamansal olarak büyük avantaj sağlayacaktır.

Takip edilebilmesi için şikayet gereken suç tiplerinde şikayet süresi 6 aydır. Suç fiilinin ve suçu işleyenin öğrenilmesinden itibaren 6 aylık süre içerisinde bahsettiğimiz şikayet yapılmazsa artık o fiil için bir daha şikayet hakkı kullanılamaz. Takibi şikayete bağlı olmayan suçlardan ötürü her zaman şikayette bulunulabilir. Ancak bu suçlarda da zamanaşımı vardır.

Ceza Davası Zamanaşımı: En az 8 yıl olacak şekilde suçun niteliğine bağlı olarak davanın sonuçlanması gereken zamanaşımı süresi söz konusudur. Ceza davasının ne kadar sürede açılacağı ise yukarıda da belirttiğimiz üzere belirsizdir. Soruşturma işlemleri ne kadar sürede tamamlanırsa ceza davası o zaman açılır.

Ceza Davalarında Sanık Ne Yapmalı?

Ceza davasında sanık ne yapmalı veya müşteki (mağdur) ne yapmalı soruları da sık karşılaştığımız sorular arasında yer alır. Burada yapılması gereken en temel ve en önemli şey deneyimli ceza avukatlarından yardım almak olmalıdır.

Bunun haricinde kişinin gelişigüzel bir savunmadan uzak durması gerekir. Atılacak her adım hatasız, eksiksiz ve hukuki zeminde atılmalıdır. Eğer böyle yapılmazsa kişi haklı iken haksızmış gibi muamele görebilir.

Ceza Davasında Savunma, Şikayet ve Şikayetten Vazgeçme Dilekçeleri

Ceza davasında savunma yapılırken kişinin savunmayı kısa ve öz tutması gerekir. Kişinin hakkını savunabilmesi için kanuni olarak haklarını ve Yargıtay kararlarında emsal durumlar için ne şekilde açıklamaların bulunduğunu bilmesi gerekir. Şikayet te gene benzer şekilde kanuni unsurlar gözönünde bulundurularak yapılmalıdır. Ceza hukuku anlamında sonuç ifade etmeyecek gereksiz uzunlukta anlatımlar sürece sadece zarar verecektir.

Ceza davası denildiği zaman şikayetten vazgeçme meselesi oldukça önem kazanır. Mağdurun şikayetten vazgeçme beyanı her zaman hukuki anlamda sonuç doğurmaz. Takibi şikayete bağlı suçlarda mağduru şikayetinden vazgeçtiğini beyan ederse soruşturma sona erer veya ceza davası açılmışsa dava düşer.

Ancak takibi şikayete bağlı olmayan suçlarda şikayetten vazgeçme beyanı hukuken sonuç doğurmayacağı gibi kimi zaman mağdurun aleyhine olacaktır. Şöyle ki; bu tarz durumlarda genellikle mağdurun ifadesini değiştirdiği, aslında öyle bir olayın yaşanmadığı, biranlık kızgınlıkla hareket edildiği kabilinden beyanlarda bulunulur.

Bu tarz bir durumda şikayetten vazgeçme dilekçesi veren kişi hakkında iftira suçundan re’sen soruşturma başlatılması pek muhtemeldir. Dolayısıyla ceza davası aşamaları ve tüm bu dilekçeler konusunda deneyimli ceza avukatlarından yardım alınmalıdır.

Ceza Davası İstinaf Dilekçesi

Ceza davası görüldükten sonra ilk derece hakimi bir karar verecektir. Bu kararın istinafa yani bir üst mahkemeye (Bölge Adliye Mahkemesine) taşınması mümkündür. İstinaf incelemesinde mahkeme detaylı bir değerlendirme yapacak tabiri caizse davaya yeniden bakacaktır.

Belirtmemiz gerekir ki 15 sene ve üzeri hapis cezasını konu edinen kararlar resen istinaf mahkemesinde incelemeye alınacaktır. Bunun haricinde bazı cezaların istinaf edilmesi mümkün değildir. Bununla ilgili detaylı değerlendirmeyi ‘ceza istinaf dilekçesi’ başlıklı yazımızda yaptık.

Ceza davası istinaf dilekçesi titizlikle üzerinde durulması gereken bir dilekçedir. İlk derece yargı kararının haksızlığı, değerlendirmede yapılan hatalar, gözönünde bulundurulması gereken meseleler dilekçede hukuki zeminde yer almalıdır.

Ceza davası istinaf dilekçesi hazırlanırken taslak metinler üzerinden gidilirse ciddi anlamda olumsuz sonuç doğacaktır. Kişi haklı iken haksız konuma düşebilecektir. Bu nedenle ceza davası istinaf dilekçesinin tamamen somut olay ve güncel mevzuat düzenlemeleri ile konuya ilişkin benzer yargı kararları gözönünde bulundurularak hazırlanması gerekir.

Ceza Davası Temyiz Dilekçesi

Bölge adliye mahkemesinde yani istinaf incelemesinde verilen bozma dışındaki hükümler temyiz edilebilir. Yani bir üst derece yargısı olan Yargıtay incelemesine gönderilebilir. Burada da temyize gönderilebilecek ve gönderilemeyecek kararlar mevcuttur. Bununla ilgili olarak ‘ceza davası temyiz dilekçesi’ başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Ceza davası temyiz dilekçesi için de yukarıda bahsettiğimiz esaslar geçerlidir. Taslak metinler üzerinden hazırlanan temyiz dilekçeleri hem güncellikten hem de hak kazandırıcılıktan uzak olacaktır. Bu nedenle bu tür dilekçelerin hazırlanmasında avukat yardımı almak gerekir.

Adli Sicil Kaydının Silinmesi

Nihayetinde kişi ya ceza alacak, ya cezaya alternatif hükümler uygulanacak ya da beraat edecektir. Ancak kişi hakkında cezaya hükmedildiği zaman bu ceza kişinin adli sicil kaydına işlenecektir. Bundan sonra kişinin yapması gereken, cezanın infazından sonra adli sicil kaydının silinmesi için gerekli hukuki prosedürü takip etmesi olacaktır. Bununla ilgili olarak ‘adli sicil kaydının silinmesi’ başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Ceza Davası Kesinleştikten Sonra Tazminat

Ceza davası kesinleştikten sonra somut olayın özelliklerine göre gerek mağdur gerekse sanık bazı tazminat taleplerinde bulunabilir. Mağdur uğradığı maddi veya manevi kayıptan ötürü genel mahkemelerde tazminat davası açabilir.

Sanık olarak yargılanan kişi de gene uğradığı haksız isnad karşısında eğer bir iftira söz konusu ise bundan ötürü maddi – manevi tazminat talebinde bulunabilir. Ancak burada hak arama özgürlüğü ile iftira arasındaki çizginin kaçırılmaması gerekir.

Bunun yanında şüpheli – sanık gene somut olayın özelliklerine göre haksız tutuklama tazminatı talep edebilir. Bu sadece haksız tutuklamadan ötürü değil haksız olarak uygulanan diğer koruma tedbirlerinden ötürü de talep edilebilecektir. Bu dava hukuk yargısında değil ceza yargısında görülür.

Ceza Mahkemesi Kararı Hukuk Mahkemesini Bağlar mı?

Ceza mahkemesi kararı hukuk mahkemesini veya hukuk hakimini bağlar mı sorusu da oldukça önemlidir. Ancak burada çoğu zaman hukuk hakimi tarafından bir kesinlik olmadığını söyleyebilir. Zira iki yargı sistemi birbirinden oldukça farklıdır. Hukuk davalarında delil değerlendirme usulüyle ceza davalarında delil değerlendirme usulü farklıdır.

Esasen hukuk mahkemesi kararları hiçbir surette ceza yargısını bağlamazken ceza mahkemesi kararlarının hukuk hakimini bağlamasa da karar verirken önemsendiğini söyleyebiliriz. Zira ceza yargısında daha bir kesinlik söz konusudur çünkü ceza yargısında şüpheden sanık yararlanır ilkesi ile hareket edilmektedir. Bu tabii ki somut olayın özelliklerine göre değişen bir durumdur.

Ceza Davasında Uzlaşmanın Hukuk Davasına Etkisi

Ceza davasında uzlaşılmış olmasının hukuk davasına teorik olarak etkisi bulunmasa da uygulamada genellikle taraflar meselenin hukuki yönü hakkında da anlaşma yaparak hukuk davası açma hakkından feragat edecek şekilde uzlaşır. Ancak hukuk davasından feragat edecek şekilde uzlaşma olmazsa, yani uzlaşma sadece ceza davasını kapsayacak şekilde yapılırsa bunun hukuk davası bakımından bir sonucu bulunmaz.

Ceza Davasında Avukat Yardımı

Yukarıda ceza davası nedir, nasıl görülür, nelere dikkat edilmeli gibi merak edilen soruları yanıtladık. Görüldüğü üzere ceza davası önemsenmesi gereken ve hak kaybı yaşamaya çok müsait bir dava türüdür.

Bu süreç içerisinde hak kaybı yaşamamak adına hatalı yahut ihmali işlemlerden uzak durulmalı, sürecin en başından ihtimallere göre bir hukuki strateji oluşturulmalıdır. Bu noktada yapılacak en sağlıklı şey uzman ceza avukatı yardımı almak olacaktır.

Bu makale faydalı mıydı?