whatsapp ve sosyal medya yazışmaları delil midir

WhatsApp ve Sosyal Medya Yazışmaları Delil midir?

Sosyal medya yazışmaları delil midir sorusu bir çok hukuk alanında tartışma konusu olmuştur. Özellikle sosyal medyanın artık herkesin hayatında olduğu günümüzde yargı kararlarında da bu konuda oturmuş içtihadlar oluşmuştur.

Yazımızda sosyal medya yazışmaları delil midir, hangi hallerde hukuka uygun hangi hallerde hukuka aykırı delil niteliği olur gibi soruları yanıtlayacağız. Konunun önemli sonuçları olması nedeniyle yazımızı dikkatli okumanızı öneririz.

Sosyal medya yazışmaları delil midir sorusu, bunun ne şekilde elde edildiğine ve nasıl kullanıldığına bağlıdır. Gelişigüzel bir şekilde kayıt edilen WhatsApp ve sosyal medya yazışmaları hukuka aykırı delil olabilir ve hatta cezai sorumluluk doğurabilir. Bu nedenle sürecin bir avukat yardımıyla takip edilmesi gereklidir.

Sosyal Medya Yazışmaları Delil Midir?

Mahkemeye sunulan tüm deliller kural olarak hukuka uygun şekilde elde edilmelidir. Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller, davada tarafın ileri sürdüğü iddiayı şüphe duyulmayacak şekilde ortaya koysa dahi mahkeme tarafından delil olarak kabul edilemez. Yani hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil hükme esas olamaz.

Esasen Facebook, Instagram vb. sosyal medya mecralarından elde edilen yazışmaların hukuka uygun olup olmadığı da davanın türüne göre değişecektir. Ceza davalarında katı bir delil değerlendirmesi olurken hukuk davalarında özellikle boşanma davalarında daha esnek bir değerlendirme yapılır.

Her halükarda bir yargısal faaliyete sosyal medya mesajları delil olarak sunulmadan önce avukata danışılması önem arzeder.

WhatsApp Yazışmaları Delil Midir?

WhatsApp mesajlarının da mahkemeye delil olarak sunulabilmesi için öncelikle hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş olması gerekir. Bu da ancak yazışmayı delil olarak sunmak isteyen tarafın WhatsApp yazışmasının tarafı olması ve yazışmayı bizzat kayıt altına alması durumunda mümkün olacaktır.

Örnek olarak, WhatsApp yazışmasında hesabın sahibi bir başkasıyla yaptığı yazışmayı delil olarak kullanabilir. Ayrıca grup halinde yapılan yazışmalarda her bir grup üyesi yazışmayı delil olarak kullanabilecektir. Bu durumlarda kişilerin özel hayatının gizliliğine herhangi bir ihlal yapılmadığından elde edilen deliller hukuka uygun olacaktır.

Yukarıda da açıkladığımız üzere hukuk veya ceza davalarında mahkemeye sunulacak delilin hukuka uygun elde edilmiş olması şarttır. Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller tarafın iddiasını ispata yaramayacağı gibi delili hukuka aykırı olarak elde eden kişiye cezai yaptırım uygulanmasını gerektirebilir.

Türk Ceza Kanunu madde 243’te bilişim sistemine girme suçu düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre suçun oluşması için, kişiye ait internet ile kullanılan bir dijital programa kişinin rızası olmaksızın girilmesi yeterlidir.

Bu nedenle casus yazılımlar aracılığı ile veya mahkeme kararı ya da kişinin izni olmaksızın yazışmaların habersiz kayıt altına alınması hem bilişim sistemine girme suçunu oluşturacak hem de bu yolla elde edilen deliller ispat aracı olarak mahkemede değerlendirilmeyecektir.

Bununla birlikte uygulamada çoğu zaman TCK 134 özel hayatın gizliliğini ihlal, TCK 135 kişisel verilerin kaydedilmesi, TCK 136 verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından ekstra cezai süreç işler.

Yani sosyal medya ve WhatsApp yazışmaları delil midir diye sorulduğu zaman somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılır. Burada en önemli husus yukarıda saydığımız suçlara mahal vermemek adına avukat yardımı almaktır.

Uygulamada çoğu zaman kişiler bir hırsla bu mesajlaşmaları akrabalar, arkadaşlar veya internet ortamı üzerinden paylaşmaya kalkışır. Bu durumda aslında haklı çıkabilecekken haksız duruma düşerler. Dolayısıyla WhatsApp yazışmaları delil midir sorusuna karşılık oldukça dikkatli olmak gerekir.

 Hangi Davalarda Delil Olarak Kullanılabilir?

Uygulamada sıkça rastlanılan WhatsApp yazışmalarının boşanma davasında delil olarak kullanılmasıdır. Eşler arasında yapılan yazışmalarda eşlerin birbirlerine yapmış oldukları hakaret ve tehdit içerikli beyanları açılan boşanma davasında veya buna ilişkin olarak açılacak ceza davalarında delil olarak kullanılabilir.

Boşanma davalarının aldatma iddiasına dayalı olarak açılması halinde genellikle eşlerden birinin birliktelik yaşadığı üçüncü bir şahısla olan yazışmaları diğer eşin gizlice elde etmesi durumu söz konusu olur. Genel anlamda Yargıtay kararlarında eşlerin telefonlarının birbirine karşı özel hayatın gizliliği kapsamına alınamayacağıdır. Yani eşlerin birbirinin telefonundan elde ettikleri bu veriler boşanma davasında hukuka uygun delil olarak kullanılabilir.

Önemle belirtmek gerekir ki, hukuka uygun olarak elde edilen yazışmaların mahkeme delil olarak kullanılması delili ileri süren tarafın iddiasının tam anlamıyla ispat edildiği anlamına gelmez. İlgili mahkeme yazışmanın içeriğine müdahalede bulunma, ekleme çıkarma yapma, bizzat karşı taraftan başka biri tarafından yazılmış olma gibi ihtilaller dolayısıyla diğer teknolojik deliller gibi WhatsApp yazışmalarnı da kesin delil olarak kabul etmez. Delil olarak kabul edilirken bilirkişi incelemesine tabi tutulabilir.

Uygulamada Görülen Bazı Sorunlar

Sosyal medya yazışmaları da tıpkı WhatsApp yazışmalarında olduğu gibi ancak hukuka uygun olarak elde edildiğinde delil olarak kullanılabilmektedir. Buna göre taraflar arasında yapılan yazışma ilgili taraflarca delil olarak mahkemeye sunulabilecektir. Ayrıca örneğin Twitter, Facebook, veya kullanılan başka bir sosyal medya hesabı üzerinden herkese açık olarak paylaştığı bilgiler, fotoğraflar, yazılar, yer bildirimleri  herhangi bir hukuk veya ceza davasında delil olarak kullanılabilir.

Yüksek Mahkemeler tarafından da kabul edildiği üzere hukuka aykırı olarak elde edilen deliller, içerikleri ispata uygun olsa bile mahkeme tarafından kabul edilmez. Sosyal medya yazışmasına ilişkin delilin, hesaba gizlice girilip, şifrenin ele geçirilmesi sonucu elde edilmesi durumunda bu deliller mahkemede esas alınmayacaktır.

Ayrıca kişinin sosyal medya hesabına gizlice erişen kişi, TCK 243 ( Bilişim Sistemine Girme Suçu), TCK 244 (Bilişim sistemini bozma engelleme, yok etme, değiştirme suçu), TCK 136 (Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçu)  maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılabilir.

Tabi durum böyle de olsa bazı hallerde hukuka aykırı delil hükme esas alınabilecektir. Dediğimiz gibi bunların değerlendirmesi bir avukat yardımı alınarak yapılmalıdır. Peki hangi hallerde hukuka aykırı delil hükme esas olabilir?

Hukuka Aykırı Delil Ne Zaman Kullanılabilir?

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre eğer bir vakayı başka türlü ispat etmek mümkün değilse ve delil elde etme olayı anlık olarak gelişmişse hukuka aykırı delillerin hükme esas alınması mümkündür. Bu durum delili hukuka uygun hale getirmese de hükme esas alınmasını sağlar.

Son Olarak Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yukarıda tüm ayrıntılarıyla açıkladığımız üzere WhatsApp ve diğer sosyal medya hesapları üzerinden yapılan yazışmaların delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı hakkında kesin bir şey söylemek zordur. Çoğu zaman bunlar delil olabilse de elde ediliş ve kullanılış şekli bakımından aleyhe sonuç doğabilir.

Yüksek Mahkeme tarafından verilen kararlardan anlaşıldığı üzere bazı yazışma delilleri karşı tarafın aleyhine delil olarak kullanılabilirken, bazı yazışmalar kişisel veri niteliğinde olduğundan bu delillere itibar edilmez.

Bu nedenlerle her somut olay ayrı değerlendirilmeli, WhatsApp veya diğer sosyal medya hesaplarından yapılan yazışmaların nasıl elde edildiği hususları incelenmelidir. Bu bakımdan kişilerin konu hakkında hukuki destek alması ve uzman bir bilişim avukatı yardımı ile sürecin yürütülmesi faydalı olacaktır.

Bu makale faydalı mıydı?