Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu (TCK 134)

(5 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Nedir?

TCK 134 hükmü ile kişilerin özel hayatları korunmaya çalışılmış ve özel hayatın gizliliğini ihlal etme fiili ceza altına alınmıştır. Özel hayatın gizliliğinin herhangi bir şekilde ihlal edilmesi ve bunun görüntü veya ses kaydı yoluyla ihlal edilmesi suç olarak düzenlenmiştir.

TCK 134 kanun metnini okumak istemeyenler direk olarak suç ve cezaları hakkında hukuki açıklamalarımıza geçebilirler.

tck 134

Özel hayatın gizliliği esasen Anayasal olarak koruma altına alınmış bir durumdur. Anayasa m. 20 ve 22 düzenlemelerinde özel hayatın gizliliğine ilişkin temel ilkeler yer alır. Bu doğrultuda TCK 134 ile bu gizliliği ihlal etme fiili cezalandırılmaktadır. Özel hayatın gizliliğini ihlal, uygulamada sıkça karşılaşılan adli vakıalar arasında yer alır. Cezası bakımından küçümsenmemesi gereken bir suçtur. Cezai sürecin ciddiyetle takip edilmesi gerekir.

Yazımızda özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun nasıl ve ne şartlarda işlenebileceğini, hükmedilen cezaları, cezayı artıran veya azaltan nedenleri, yargılama sürecini, mahkemenin verebileceği kararları ve özel hayatın gizliliğini ihlal ile ilgili diğer önemli ayrıntıları açıkladık. Konu, belirttiğimiz üzere önemlidir. Bu nedenle anlaşılabilmesi adına dikkatlice okunmalıdır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Temel İşleniş Şekli ve Cezası

Özel hayat, kişilerin yalnızca evinin içini kapsamaz. Kişilerin sokakta yürürken, arabasında seyrederken, ofisinde çalışırken vs. hayatın akışı içerisinde her anında özel hayatı söz konusudur. Bir kişinin yolda yürürken fotoğrafının çekilmesi özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmaz. Ama aracının içini kameraya almak, eteğinin altından fotoğraf çekmek, giyindiği kabine bakmak vs. bir çok hareketle bu suç işlenebilmektedir. Bu nedenle TCK 134 suçu serbest hareketli bir suç olarak kabul edilir. Yani bir kişinin özel hayatını ihlal edecek her türlü fiil ile bu suç işlenebilmektedir.

TCK 134 düzenlemesinde özel hayatın gizliliği suçunun ne suretle işlenebileceğini ve bu suç için verilecek cezaları içermektedir. Buna göre şu fiiller TCK 134 suçuna sebebiyet verir:

  • Kişilerin özel hayatını ihlal etmek (TCK 134/1)
  • Kişilerin özel yaşamı ile ilgili görüntü veya ses kayıtlarını ifşa etmek (TCK 134/2)

Görüldüğü üzere kişilerin özel hayatı herhangi bir şekilde ihlal edildiği zaman TCK 134/1 çerçevesinde suç işlenmiş olur. Bunun örneği sınırsızdır. İhlal edilen özel hayat ile ilgili bilgilerin başkaları ile paylaşılmış olması şart değildir. Failin münferiden bu ihlali gerçekleştirmesi yeterli sayılır.

Ayrıca kişilerin özel yaşamı ile ilgili görüntüleri ve kayıtları ifşa etme fiili de TCK 134/2 hükmünde yasaklanmıştır. İzinsiz video paylaşımı, izinsiz fotoğraf yayınlama gibi fiiller bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Kişilerin özel yaşamı herkes için farklı nitelik taşıyabilir. Bir sanatçı ile bir siyasetçi, bir öğretmen ile bir marangoz farklı özel yaşam anlayışına sahip olabilir. Bu nedenle yargılamada genel geçer kurallardan fazla uzaklaşmayacak şekilde kişiye göre bir özel yaşam değerlendirmesi yapılır.

Özel hayatın gizliliğini ihlal cezası TCK 134/1’de yer alan kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlalin temel şekli için öngörülen ceza, alt sınırı 1 yıl ve üst sınırı 3 yıl olan hapis cezasıdır.

TCK 134/2’de yer alan, görüntü veya kayıtların ifşası ile ilgili öngörülen ceza ise 2 yıl ile 5 yıl arasında değişen hapis cezasıdır. Yani izinsiz video paylaşımı cezası, izinsiz fotoğraf yayınlama cezası bu şekilde cezalandırılacaktır.

Tabi bu bahsettiğimiz, TCK 134 suçunun temel işleniş şekli ve öngörülen temel cezalardır. Bunun yanında daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller söz konusu olabilir. Şimdi bu halleri açıklayacağız. Ardından cezada indirim gerektiren veya hiç ceza verilmeyen durumlardan bahsedeceğiz.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Cezayı Artırıcı Nitelikli Halleri ve Cezası

TCK 134 ve TCK 137 düzenlemelerinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile ilgili cezayı artırıcı nitelikli hallere değinilmiştir. Cezanın artırılmasını gerektiren durumları genel olarak şu şekilde sayabiliriz:

  • Özel hayatın gizliliğinin ihlali eğer görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle işlenmişse TCK 134/1’de yer alan temel ceza 1 kat artırılarak verilir.

Bir kişinin özel hayatına ilişkin unsurların ihlal edilmesi TCK 134 suçunun temel işleniş şekli iken bunların görüntü ve kayda alınması nitelikli haldir. Bu durumda verilecek olan ceza 1 kat artırılarak 2 yıl ile 6 yıl arasında bir ceza söz konusu olur.

  • TCK 134/2’de yer alan görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesinin basın ve yayın araçlarının kullanılarak yapılması cezayı artırıcı etkiye sahip değildir.

TCK 134/2 özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, kişiye ait özel görüntülerin ifşası suretiyle işlendiği haldir. Bu ifşanın basın ve yayın araçları kullanılarak yapılması durumunun cezayı artırıcı etkiye sahip olmadığını kanun açıkça söylemektedir. Burada temel ceza olan 2 ile 5 yıl arasında hapis cezası söz konusu olur.

  • Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kamu görevlisi tarafından ve kamu görevinin kendisine tanıdığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle işlenmesi durumunda verilecek olan temel cezada ½ oranında artırım yapılır.

TCK 134/1 veya TCK 134/2’de yer alan suç kamu görevlisi tarafından görevi ile ilgili bir işi dolayısıyla işlendiği zaman kamu görevlisine bu suçta bir kolaylık söz konusu olduğu için ceza artırılmıştır.

Kamu görevlisine ve devlete duyulan güvenin suistimal edilmesi cezayı artırıcı etkiye sahip olarak görülmüştür. Örneğin bir polisin elde ettiği suç delili özel hayata ilişkin bilgiler içeriyorsa ve bu bilgiler üzerinde TCK 134 suçu işlenirse bu nitelikli hal uygulanır. Sonuç olarak 1,5 yıl ile 7,5 yıl arasında değişen bir ceza burada söz konusu olabilir.

  • Özel hayatın gizliliğini ihlal fiilinin belirli bir meslek veya sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi durumunda verilecek olan temel cezada ½ oranında artırım yapılır. 

Burada da meslek veya sanat sahibi kişiye bu sıfatından ötürü duyulan güvenin suistimal edilmiş olması dolayısıyla ceza artırılmaktadır. Örneğin bir özel eczacının, kendisine gelen hasta ile ilgili özel bilgiler üzerinde TCK 134 suçunu işlemesi durumunda bu nitelikli hal söz konusu olacaktır. Buna bağlı olarak 1,5 yıl ile 7,5 yıl arasında bir ceza uygulanır.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Unsurları ve Diğer Önemli Noktalar

TCK 134 suçunun konusu kişilerin özel yaşam alanıdır. TCK 134 suçu herkes tarafından işlenebilen genel bir suçtur. Aynı şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu herkese karşı işlenebilen bir suçtur. Yani fail ve mağdur bakımından özel hayatın gizliliğini ihlal suçu özgü nitelikte değildir. 

Gerçekten de bir akıl hastasının, bir iş adamının, bir ilkokul çocuğunun, bir ev hanımının, bir kamu görevlisinin hayatı üzerinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu işlenebilir. Ancak özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda fail ve mağdurun bazı özelliklere sahip olması cezayı azaltıcı veya artırıcı özelliğe sahip olmaktadır. Bu hallere aşağıda ayrıca değineceğiz. 

TCK 134 suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Failin TCK 134’de yer alan ve aşağıda ayrıntılarına değindiğimiz hareket ögelerine kastetmesi yeterlidir. Ayrıca başka bir saik ile hareket etmiş olması gerekmez. Bununla beraber özel hayatın gizliliğini ihlal suçu olası kastla da işlenebilir. 

Olası kast, suçun kanuni tanımında yer alan neticenin fail tarafından öngörülmesine rağmen istenmemesi ancak buna rağmen kabullenilmesi halidir. TCK 134 suçu olası kast ile işlendiği taktirde cezada bir miktar indirime gidilecektir. Olası kastla işlenen TCK 134 suçunun ayrıntılarına aşağıda cezayı azaltan nedenler başlığında değineceğiz.

TCK 134 Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı

Türk Ceza Kanunu içerisinde yer alan suçların çoğunun takibi için mağdurun şikayeti aranmaz. Ancak TCK 134 suçu takibi şikayete bağlı suçlar arasında yer alır. Bu nedenle özel hayatın gizliliğini ihlal fiilinin her şekli için mağdurun 6 aylık şikayet süresi içerisinde söz konusu fiili kolluk birimleri veya savcılığa şikayet etmiş olması gerekir. Aksi halde şikayet hakkı kaybolur.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Şikayetten Vazgeçme

Soruşturma ve kovuşturmasının yapılabilmesi için şikayet gereken suçlarda sonradan şikayetten vazgeçmek mümkündür. Buna göre TCK 134 suçunda da mağdur, şikayetten vazgeçme hakkını kullanarak henüz cezai süreç başlamadan hiç başlamamasını sağlayabileceği gibi soruşturma veya kovuşturma aşamasında da şikayetten vazgeçerek cezai süreci sonlandırabilir. Soruşturma aşamasında şikayetten vazgeçildiği zaman kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, kovuşturma aşamasında şikayetten vazgeçildiği zaman ise davanın düşmesi kararı verilir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Uzlaşma

Takibi şikayete bağlı suçların genelinde olduğu gibi özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda da yargılamaya geçilmeden önce uzlaşma görüşmeleri yapılmak zorundadır. Uzlaşma görüşmeleri bir dava şartı olduğu için yapılmaması durumunda yargılamaya geçilemez.

Fail ile mağdur soruşturma aşamasında adliye eli ile buluşturularak uzlaştırılmaya çalışılır. Bu görüşmelerin sonuçsuz kalkası ile artık dava şartı yerine getirilmiş olur ve kovuşturmaya geçilir. Bu görüşmeler olumlu sonuçlanırsa savcı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir.

TCK 134 Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme

Bir suç fiili için yapılan yargılama sonucunda faile verilen hapis hükmünün 1 yılın altında bir süreyi konu ediniyor olması durumunda bu hapis hükmü adli para cezasına çevirilebilir. TCK 134 suçunda 1 yıl ve altında ceza hükmünün söz konusu olabilmesi için suçun nitelikli halleri söz konusu olmamalı, ceza alt sınırdan verilmeli yahut yukarıda bahsettiğimiz ceza indirimi halleri bulunmalıdır.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Cezanın Ertelenmesi

Bir suçtan ötürü yapılan yargılama sonucunda verilen hapis cezası hükmü 2 yılın altında kalıyorsa ve fail daha önceden kasıtlı bir suç işlememişse hakim hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vererek failin hapse girmesinin önüne geçebilir. Bu durumda kişiye 5 yıllık bir denetim süresi tanınarak bu süre içerisinde kasıtlı başka bir suça karışmaması yükümlülüğü altına sokulur. Bu yükümlülüğüne uygun şekilde 5 yıllık süreyi geçiren kişi 5 yılın sonunda TCK 134 suçu bakımından sanki bu suçu hiç işlememiş gibi olur. Ancak 5 yıllık süre içerisinde tekrar kasıtlı bir suç işlerse bu durumda iki cezaya birden katlanmak durumunda kalır.  

Cezanın ertelenmesi kararı da 2 yıl ve altında kalan hapis hükmü için söz konusu olabilen bir imkandır. Daha önceden kasıtlı bir suçtan ötürü 3 aydan daha fazla hüküm giymemiş olan sanık hakkında cezanın ertelenmesi kararı vermek mümkündür. Burada ise kişiye 1 ile 3 yıl arasında değişen bir denetim süresi tanınmakta ve bu süre içerisinde hiçbir kasıtlı suça karışmaması beklenmektedir. Ayrıca sanık hakkında başkaca yükümlülükler de belirlenebilir. 

Bu süreyi yükümlülüklerine uygun geçiren kişi hakkında ilk verilen ceza “infaz edilmiş” sayılır. Ancak kişi bu süre içerisinde kasıtlı başka bir suç işlerse gene iki ceza bakımından uygulama söz konusu olur. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı cezanın ertelenmesine göre daha avantajlı bir karardır.

Manevi Tazminat, Şantaj ve Erişim Engelleme

Kişilerin özel hayatının gizliliği ihlal edildiği zaman bu aynı zamanda kişilik haklarına yönelik bir saldırı olarak algılanabilir. Bu durumda TCK 134 suçunda manevi tazminat için ayrıca bir tazminat davası açılabilir. Burada manevi tazminat davası ceza davasından bağımsız olduğu için bu suçun mağduru, ayrıca hukuk mahkemelerinde bu davayı açmalıdır. Aksi halde kamu bu manevi tazminat davasını kendiliğinden açmaz.

Özel hayatın gizliliği ihlal edilen kişi aynı zamanda şantaj mağduru da olabilir. Bu durumda ayrıca bir suç işlenmiş demektir. Ancak bu konu çok uzun ve ayrı bir yazının konusu olması nedeniyle “TCK 107 şantaj suçu” yazımızı okuyabilirsiniz.

Ek olarak eğer özel hayatın gizliliğini ihlal sonucunda özel görüntüler internet ortamına düşmüşse kişi bir an önce bu görüntüler hakkında erişim engeli kararı almalı ve ayrıca internetten bu içerikleri kaldırmalıdır. Bu konuda internetten içerik kaldırma ve erişim engelleme yazımızı okuyabilirsiniz.

Bu suçun mağduru olan kişiler özel görüntülerin yayılabileceği nedeni ile genelde avukata gelmeye veya yargı yollarına gitmeye çekinmektedirler. Ancak görülebileceği gibi hem faili birden fazla suçtan mahkum ettirme, hem içeriklerin yayılmadan önleme ve durdurma hem de manevi tazminat alma durumu söz konusudur. Bu nedenle mağdurların kesinlikle ilk olarak bir avukata başvurmaları yerinde olacaktır.

Ceza Avukatı Desteği

Yukarıda özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile ilgili önemli noktaları açıklamaya çalıştık. Görüldüğü üzere bu süreç hiç de hafife alınacak bir süreç değildir. Kişi çok ciddi suçlar ile karşılaşabilmektedir. Bunun yanında mağdur bakımından da çok gizli ve mahrem bilgilerinin ihlal edilmiş olması durumu söz konusu olabilmektedir. Bu süreçte hem fail hem de mağdur bakımından yapılması gereken en önemli şey deneyimli bir ceza avukatının hukuki yardımına başvurmak olacaktır.

Bu makale faydalı mıydı?