Kişisel verileri kaydetme suçu

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu TCK 135

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu, TCK 135 (Türk Ceza Kanunu) düzenlemesinde yer alan ciddi bir suçtur. Uygulamada sıklıkla gündeme gelir ve sürecin önemle takip edilmesi gerekir.

Yazımızda kişisel verilerin kaydedilmesi suçu ile ilgili bilinmesi gereken temel meseleleri ele aldık. Merak edilen soruları kanuna ve uygulamadaki işleyişe göre yanıtladık. Önemli bir hukuki zemine sahip olması nedeniyle yazımızı dikkatli okumanızı öneririz.

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu ve Cezası Nedir?

TCK 135 düzenlemesinde yer alan basit haliyle kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek fiiline kişisel verilerin kaydedilmesi suçu denir. TCK 135 suçu için kanunun öngördüğü temel ceza alt sınırı 1 yıl ve üst sınırı 3 yıl arasında değişecek şekilde hapis cezasıdır.

Görüldüğü üzere kişisel verilerin kaydedilmesi suçu aslında bu kaydetme işleminin hukuka aykırı olarak yapılması durumunda söz konusu olacaktır. Burada hemen 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu aklımıza gelecektir.

Çünkü TCK 135 maddesi uyarınca kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, 6698 sayılı kanun düzenlemelerinde yer alan kurallara aykırılıktan ileri gelir. Hangi verilerin kişisel veri kapsamında sayılacağına aşağıda değindik. Ancak konu hakkında detaylı bilgi için ‘kişisel verilerin korunması’ başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

TCK 135’de Cezayı Artıran Haller: Kişisel veriler eğer kişilerin siyasi/felsefi/dini vb. görüşlerine, milliyet veya ırklarına, ahlaki veya cinsel meyillerine, sağlık durumlarına yahut sendikal ilişkilerine yönelik kaydedilmişse verilecek ceza ½ oranında artırılır. Yani bu durumda 1,5 yıl ile 4,5 yıl arasında değişecek şekilde ceza gündeme gelir. Bunun haricinde TCK 135 suçu kamu görevlisi tarafından görevin gereklerine aykırı şekilde işlenirse veya belirli bir meslek/sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenirse bu sefer ceza tekrar ½ oranında artırılır. Nihayetinde ceza miktarının 7 yıla kadar çıkma ihtimali olduğunu söyleyebiliriz.

Cezayı Artıran veya Azaltan Diğer Haller: Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu için kanunda yukarıda saydıklarımızın haricinde ceza artırımı veya azaltımı gerektiren özel bir durum sayılmamıştır. Ancak TCK genel hükümleri kapsamında diğer ceza artırımı – indirimi gerektiren haller buraya uygulanabilir. Bu kapsamda örneğin, tekerrür artırımı söz konusu olabileceği gibi iyi hal indirimi de söz konusu olabilir. Bunlar tamamen somut olayın kapsamına göre belirlenecektir.

ÖNEMLİ: Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu veya diğer kişisel veri suçları herkesin başına gelebilecek ve önemsenmesi gereken suçlardandır. İstenmeyen sonuçlara mahal vermemek ve süreci sağlıklı bir şekilde sonuçlandırabilmek adına ceza avukatı yardımı alınmalıdır.

Hangi Veriler Kişisel Veri Kapsamındadır?

Kimliği belirli yahut belirlenebilir nitelikte olan ve gerçek kişilere yönelik olan akla gelebilecek her türlü kişisel bilgi kişisel veri olarak kabul edilebilir. Bir verinin kişisel veri olarak sayılıp sayılmayacağı somut olayın kapsamına göre belirlenecektir. Öncelikle bunun tartışması yapılır.

Kişinin kimlik bilgileri, DNA yapısına ilişkin bilgiler, vücudundan herhangi bir örnek veya buna ilişkin veriler, yukarıda saydığımız; felsefi, dini, ahlaki cinsel, siyasi, sağlık, sendikal vb. bilgileri kişisel veri kapsamına almak mümkündür.

Bunun haricinde kişinin herkes tarafından bilinen ve bunu genele yaydığı bilgiler kişisel veri kapsamında kabul edilemez. Bununla birlikte genele yayılan verilerin kolaylıkla ulaşılabilir türden olması da Yargıtay’ın aradığı şartlar arasında yer alır.

TCK 135 kişisel verilerin kaydedilmesi suçu ile ilgili Yargıtay kararlarına bakıldığı zaman bir kategorizasyon görmekteyiz. Buna göre kişisel veriler; sağlık, bilişim, ekonomik, yaşam şekli ve politik durum şeklinde kategorileştirilmektedir.

DİKKAT: TCK 135 suçu ile ilgili yapılan yargılamada kaydedilen verilerin bu kapsamda veri olup olamayacağı tartışması önemli bir yere sahiptir. Bu noktada haklı iken haksız çıkılmaması adına hukuki yardım almak şarttır.

TCK 135 ile Diğer Suçların Birarada Olması

TCK 135 suçu bazı suçlar ile benzer niteliktedir. Somut olayın özelliklerine göre bu suçlar birarada bulunduğu zaman kimi durumda her suç için ayrı ayrı ceza verilirken kimi durumda yalnızca tek suçtan hüküm kurulur. Bunlara genel hatları ile değinecek olursak:

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal: TCK 134 düzenlemesinde yer alan özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile kişisel verilerin kaydedilmesi suçu arasında oldukça ince bir çizgi vardır. Özel hayatın gizliliğini ihlal bu noktada daha sınırlı bir alanı korur. Burada kişinin direkt olarak özel hayatı ile ilgili bilgilerin kaydedilmesi veya ifşası söz konusudur. TCK 135 ise genel anlamda kişisel veri olabilecek her şeyi korur. Bu konu ile ilgili olarak ‘özel hayatın gizliliğini ihlal suçu’ başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Kişisel Verilerin Ele Geçirilmesi veya Başkalarına Verilmesi: Kişisel verilerin ele geçirilmesi veya başkasına verilmesi (TCK 136) ise kişisel verilerin kaydedilmesi suçu ile kıyaslandığında daha ağır ceza gerektiren bir durumdur. Ancak fiil unsuru bakımından farklılıklar içerir. TCK 135 cezası için yalnızca kaydetme işlemi yeterlidir. TCK 136’da ise cezalandırma için bu verilerin ele geçirilmesi yahut başkalarına verilmesi gerekir. Konu ile ilgili olarak ‘TCK 136 Kişisel Verilerin Ele Geçirilmesi ve Yayılması suçu’ başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Kişisel Verilerin Yok Edilmemesi: TCK 138 düzenlemesinde yer alan kişisel verilerin yok edilmemesi suçu ise hukuka uygun olarak veri kaydeden kişilerin KVKK kapsamında bunları silmesi gereken zamanlarda silmemesi veya hukuka aykırı olarak kaydedenlerin de bunları silmesi gereken zamanda silmemesi söz konusudur. Bununla ilgili olarak da ‘TCK 138 Verileri Yok Etmeme Suçu’ başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca İşlenen Kabahatler: KVKK kapsamında veri işleyen kişilerin uyması gereken esas ve usullere yer verilmiştir. Bunlara uymayan kişiler ve VERBİS sistemine kaydolmayanlar hakkında ciddi miktarlarda idari para cezası yaptırımı söz konusu olacağını söyleyebiliriz. Bu cezalar kabahat karşılığı verilen idari para cezalarıdır ve TCK anlamında işletilen takipten ayrı yürütülür. Konu ile ilgili olarak ‘KVKK nedir’ ve ‘KVKK suçları’ başlıklı yazılarımızı okuyabilirsiniz.

TCK 135 Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Yargılama Süreci

TCK 135 suçu takibi şikayete bağlı suçlar arasında yer almadığı için bu suçtan ötürü yapılan bildirim ihbar niteliğindedir. Bu anlamda süreç re’sen başlatılacaktır. Önce soruşturma aşaması ardından makul şüpheye ulaşılırsa asliye ceza mahkemesinde yargılama süreci gerçekleşir.

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu herhangi bir şikayet süresine tabi olmamakla beraber 8 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. 8 yıllık süre dava zamanaşımı süresi olduğu için bu sürenin dolması halinde kişi cezalandırılamaz.

Bu suçta uzlaştırma söz konusu değildir. Etkin pişmanlığa ilişkin bu suça özel düzenleme olmadığından etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmaz. Soruşturma aşamasında deliller toplanır, iddianame hazırlanarak mahkemeye gönderilir.

Bunun kabulünün ardından yargılama başlar ve nihayetinde karar verilir. Kararın somut olayın özelliklerine göre istinafa ve sonrasında temyize taşınması mümkündür.

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunda Mahkemenin Verebileceği Kararlar

TCK 135 suçu yargılaması sonunda mahkeme yukarıda saydığımız şekilde suçun işlendiği kanaatine ulaşırsa ceza hükmü verecektir. Eğer suçun unsurları bakımından cezalandırmaya yeterli delil bulunmazsa veya suçun işlenmediği anlaşılırsa beraat hükmü verilecektir.

Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu cezasının 2 yılın altında kalması ve diğer bazı şartların da gerçekleşmesi halinde somut olayın özelliklerine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesi kararları verilebilir. Eğer ceza miktarı 1 yılın altında ise ve gene bazı şartların sağlanması halinde verilecek olan hapis cezası adli para cezasına da çevrilebilir.

Nelere Dikkat Edilmeli?

Yukarıda TCK 135 kişisel verilerin kaydedilmesi suçu ile ilgili temel meseleleri ele aldık. Belirtmemiz gerekir ki bu bahsettiğimiz kurallar her somut olayda farklı bir görünümde karşımıza çıkar. Bu nedenle her somut olayda o olaya özgü hukuki çare üretilmelidir. Dolayısıyla ceza avukatı yardımı almak önem taşır. Aksi halde hatalı yahut ihmali iddia ve savunmalar ile istenmeyen sonuçlar gündeme gelebilir.

TCK 135 Yargıtay Kararları

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi suçu bu anlattığımız şekildedir. Bunların yargı kararlarına ne şekilde yansıdığı da önem taşır. Burada konuya ilişkin tüm yargı kararlarına yer vermek mümkün olmasa da birkaç örnek kararı paylaşmakta yarar görüyoruz.

Başkasına Ait Fotoğrafın Sosyal Paylaşım Sitesinde Kullanılması 

“Oluşa ve dosya kapsamına göre; aynı mahallede zaman zaman gördüğü ve ilgi duyduğu katılanın, bir sosyal paylaşım sitesinde, günlük kıyafetleriyle, gülümseyerek ve poz vermiş şekilde çektirdiği resmini, müstehcen içerikli görüntülerin olduğu kendisine ait profile koyduktan sonra, resmin yanında isim ve soyismini de yer verdiği katılan hakkında, “bunu beğendi” şeklinde görüş belirten ve söz konusu resmi katılanın isim ve soyismiyle birlikte herkesin paylaşımına sunan sanığın ey-leminin, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde, kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırıdır” (Yarg. 12.CD., 28.10.2013, 2012/29029, 2013/23583).

Eski Kimliğin Taratarak Belleğe Kaydedilmesi

İncelenen dosya kapsamına göre, tanık M… ile evlenen ve onun soyadının yazılı olduğu yeni bir kimlik almak isteyen katılanın, kızlık soyadının yazılı olduğu nüfus cüzdanını, 2009 yılı Ağustos ayında, kimlik değiştirme müracaatı kapsamında, mahalle muhtarı olması nedeniyle sanık Ş…’ye bıraktığı, evli olan ve aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların, katılana ait nüfus cüzdanının arkalı önlü bir örneğini, tarayıcı vasıtasıyla, evde kullandıkları dizüstii bilgisayara aktardıkları, sanıkların kişisel kullanımlarındaki taşınabilir bellekte de aynı belgelerin mevcut olduğunun tespit edildiği katılanın iddiası, iddiayı doğrulayan tanık M…’ın anlatımı, sanıkların kullanımındaki bilgisayar ve taşınabilir bellek üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 20.08.2010 tarihli mühür açma, inceleme ve mühürleme tutanağı ve sanık A…’in soruşturma aşamasındaki ikrarı içeren savunmasıyla sabit olduğu, katılanın T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı, medeni hali, dini, nüfusa kayıtlı olduğu il, ilçe ve mahalle gibi herkes tarafından bilinmeyen ve kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan kişisel bilgilerini hukuka aykırı olarak kaydeden sanıkların TCK 135 maddesinde düzenlenen kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle, sanıkların beraatlerine karar verilmesi yasaya aykırıdır” (Yarg. 12.CD., 07.10.2013, 2012/22781, 2013/22719).

Çıplak Görüntülerin CD’ye Kaydedilip Gönderilmesi

Dosya içeriğine göre sanığın, mağdurenin bilgisi dahilinde çıplak vaziyetteki görüntü ve fotoğraflarını kaydedip, elde ettiği kayıtlarla oluşturduğu CD’leri, mağdurenin rızası olmaksızın değişik zamanlarda farklı kurumlara göndermek fiilin 5237 sayılı TCK’nın 134 maddesi kapsamında değerlendirilmesi yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle, sanık hakkında beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır” (Yarg. CD., 11.09.2012, 17703/18222).

Mağdurun Rızasının Alınmış Olması

İncelenen dosya içeriğine göre, olay tarihinde, katılanlar tarafından, sanıkların, kamuoyunda “misyonerlik” olarak adlandırılan faaliyette bulundukları yönündeki ihbar ve şikayetleri üzerine, sanıklar hakkında, halkı kin veya düşmanlığa tahrik ve Türklüğü aşağılama suçları kapsamında başlatılan soruşturmada, sanıkların evlerinde ve çalıştıkları yerlerde ve bilgisayarlarında yapılan aramalar kapsamında, mensup oldukları dini bildirmek için görüştükleri bir çok kişinin ad, soyad, adres, telefon numaraları ile birlikte, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koyan bilgilerle birlikte kaydettiklerinin ortaya çıkması şeklinde meydana gelen olayda, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanıklar müdafiinin, sanıkların atılı suçu işlemediklerine, TCK’nın 135/1. maddesine göre, kişisel verileri “hukuka aykırı olarak kaydeden” kişinin cezalandırılacağının öngörüldüğüne, sanıkların kaydettiği bilgilerin kişilerin rızası ile verildiğine, hukuka aykırılık unsurunun bulunmadığına, sanıkların Anayasal bir hak olan dinini serbestçe yayma ve öğretme kapsamında hareket ettiklerine, bunun da Uluslararası sözleşmeler, anayasa, yasalar ve yargı içtihatları uyarınca suç sayılmadığına, tamamen serbest olan çalışmaları sırasında kişisel verileri kullanan sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verişmiştir” (Yarg. 12.CD., 13.01.2014, 2013/25593, 2014/165).

Bu makale faydalı mıydı?