gayrimenkul taşınmaz satış vaadi sözleşmesi

Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi

(7 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Gayrimenkul satış işlemleri kadar olmasa da gayrimenkul satış vaadi işlemleri de uygulamada sıklıkla görülür. Çünkü satış vaadi çoğu zaman bir ihtiyaç olabiliyor ve hukuki koruma sağlayabiliyor. Yazımızda taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile ilgili bilinmesi gereken tüm önemli hususlara değineceğiz.

Gayrimenkul satış vaadi uygulamada aynı zamanda taşınmaz satış vaadi olarak da kullanılıyor. Yani ikisi de aynı anlama geliyor. Biz de yazıda aynı anlamda kullanacağız. Uygulamada bu sözleşmenin en çok görülen şekli kat karşılığı inşaat sözleşmeleridir. 

Müteahhit – arsa sahibi – taşınmazı önden alacak kişiler vs. arasında çıkan uyuşmazlıklarda bu sözleşmenin geçerliliği vs. yargılamada ciddi tartışılan konulardır. Mülkiyet hakkı ile direk ilgili olduğundan esasen çok önemli bir konudan bahsediyoruz. 

Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi Nedir?

Bir gayrimenkulün satılması veya kiralanması herkesin aşina olduğu bir durum. Gayrimenkul satış vaadi ise bir satış işleminin gerçekleşeceğinin vaadedilmesi anlamına geliyor. Yani ileride satış sözleşmesi yapılacağına dair bir irade beyanından bahsediyoruz.

Yukarıda bahsettiğimiz gayrimenkul satış vaadi, ancak sözleşme ile gerçekleşebilir. Buna uygulamada taşınmaz satış vaadi sözleşmesi denir. Bu sözleşme ile taraflardan birisi diğerine taşınmazı devretmeyi diğeri de bunu devralarak bedelini ödemeyi yükümlenir. ,

Ancak bunun ileriki bir tarihte yapılacağı yönünde anlaşılmış olunur. Dolayısıyla iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Bu sözleşmeden doğan haklar karşılıklı olarak birbirlerine karşı ileri sürülebilir nisbi haklardır.

Yani taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, ilerde satış sözleşmesinin gerçekleşeceği yönünde yapılan bir ön sözleşmedir. Bu sözleşme geçerli bir şekilde yapıldıktan sonra taraflardan biri satışa yanaşmazsa diğer taraf hukuken onu sözleşmeden doğan borcunu yerine getirmeye zorlayabilir. Aşağıda geçerlilik şartlarına değineceğiz.

Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi

Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, içerisinde bir çok sözleşmeyi barındıran karmaşık sözleşmeler arasında yer alır. Çoğu zaman içerisinde taşınmaz satış vaadi de bulunur. Müteahhit binayı inşaa etmeyi yüklenir, arsa sahibi de bina bittikten sonra “arsa payı devretmeyi” yüklenir. 

Benzer şekilde ev alacak olan kişilerle de bu şekilde sözleşmeler yapılır. Bunlar çok dikkat edilmesi gereken ve hukuki zemini iyi oluşturulması gereken sözleşmelerdir. Belirtmemiz gerekir ki angarya veya gereksiz prosedür olarak görülen hukuki işlemler, her iki taraf için de hukuki koruma sağlama bakımından uzun vadede yararlı olacaktır. 

Bu nedenle kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde özellikle tecrübeli avukatlarla çalışmak gerekir. Bir avukat yardımı olmadan iş yapıldığı zaman meselenin çoğu hukuki boyutu atlanır ve telafisi güç zararlar doğabilir. 

Bu konunun ayrıntıları için ‘ayıplı konutta tüketici hakları/kat karşılığı inşaat sözleşmesi’ başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Taşınmaz Satış Vaadi Nerede Yapılır?

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi resmi şekle tabidir (TBK 237/2). Bu şu anlama gelmektedir: taraflar kendi aralarında anlaşarak yazılı şekilde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapamaz. Yaparlarsa bu sözleşme geçerli olmaz. Yapılması gereken şey resmi şekil kurallarına uyarak taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapmaktır. Bu da ancak noter huzurunda yapılabilir.

Noterler satış sözleşmesi yapmaya yetkili değildir ancak taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapmaya yetkilidir. Bu, aynı zamanda noterin bir görevidir de. Noterlik Kanunu madde 60 düzenlemesinde noterin görevleri arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapmak da sayılmıştır.

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tapuda yapılabileceği de kabul edilse de uygulamada tapu görevlileri satış vaadi sözleşmesi yapmamaktadır. Noterlere yönlendirme yaparlar. Ancak aşağıda da belirteceğimiz üzere gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini tapuya şerh vermek mümkün.

Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi Noterde Yapılmazsa: Eğer gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi noterde yapılmazsa herhangi bir şekilde geçerliliği söz konusu olmaz. Taraflar yine isterlerse o sözleşmeden doğan devir borcunu ifa edebilir ancak sözleşmenin bağlayıcılığı olmaz.

Başkasına Ait Gayrimenkul İçin Satış Vaadi Sözleşmesi Yapılabilir mi?: Evet bunu yapmak mümkün. Çünkü satış vaadi ile o taşınmazı satmayı vaat etmiş olunur. Vaatte yer alan tarih geldiği zaman kişi hala o taşınmaza sahip değilse bu sefer vaat eden, karşı tarafın uğradığı zararı gidermekle yükümlü olur.

Satış Sözleşmesi ile Satış Vaadi Sözleşmesi Farkı

Satış sözleşmesi ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi arasındaki farkları şu şekilde tablo ile izah edebiliriz:

Tablo 1: Satış Sözleşmesi ile Satış Vaadi Sözleşmesi Farkı

Satış Sözleşmesi Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi
Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiştir. Kanuni düzenlemeleri çok kısıtlıdır, Türk Medeni Kanunu ve Noterlik Kanununda kısaca yer alıyor.
Tapuda yapılmak zorundadır. Noterde yapılmak zorundadır. Tapuya şerh verilebilir.
Hukuken sözleşmedir. Tarafların edimleri anlıktır. Taşınmaz devredilir, bedel alınır. Ayıptan ve zapttan sorumluluk devam eder. Hukuken ön sözleşmedir. Tarafların edimleri ileri bir vadeye kalmıştır. Uymamaları halinde tazminat sorumluluğu doğar.
Başkasına ait taşınmaz satılamaz. Başkasına ait taşınmaz için satış vaadi yapılabilir.

Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi Örneği

Noterlik Kanunu madde 89, noterin düzenleme şeklinde yapacağı işlerden bahseder. Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi de bunlar arasında yer alır. Dolayısıyla bu sözleşmenin noter huzurunda düzenleme şeklinde yapılması zorunluluktur. Aksi halde sözleşme geçersiz olur. 

Peki düzenleme şeklinde yapılan sözleşme ne anlama geliyor? Şöyle ki, noter huzurunda yapılan sözleşmeler iki çeşittir. Bunlardan birisi düzenleme şeklinde yapılanlar diğeri ise onay şeklinde yapılanlardır.

Düzenleme şeklinde yapılan sözleşmeleri noter kendisi düzenler hazırlar ve taraflara imzalatır. Sözleşme bu şekilde kurulmuş olur. Onay şeklindeki sözleşmeler ise tarafların kendilerinin hazırlayıp notere gittikleri ve notere onaylattıkları sözleşmelerdir.

Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenleme şeklinde yapılmak zorundadır. Dolayısıyla taşınmaz satış vaadi sözleşmesi örneği adı ile internette yer alan sözleşme türlerine itibar etmemek lazım.

Burada önemli olan sözleşmeden önce hukuki zeminde ciddi bir ön hazırlık yapmak, gerekli geçerlilik şartlarını sağlamak ve ileriye yönelik hukuki koruma sağlayacak bir durum oluşturmaktır. Burada somut olayın değerlendirilmesi önem taşıyor.

Uygulamada haricen hazırlanan sözleşmelerin noterde düzenlenmiş gibi yapıldığı görülmektedir. Burada mutlaka bir avukat tarafından hazırlatılması veya bir avukata bunun inceletilmesi önemlidir. Bu nedenle tecrübeli gayrimenkul avukatları ile çalışmak ve süreci bu şekilde sorunsuz geçirmek gereklidir.

Verilecek Vekaletnamenin Önemi

Genel olarak kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde müteahhite bu işlemlerin yapılması için vekaletname düzenlenir. Bu vekaletnamede taşınmaza ve kişiye ait bir çok yetki devredilir.

Ancak bu vekalette verilen yetkilere dikkat edilmesi gerekir. Çünkü uygulamada gereksiz ve hatta verilmemesi gereken bir çok yetkinin de verildiğini hatta süresiz verildiğini görmekteyiz. Bu verilen yetkiler ile müteahhit adınıza istemediğiniz veya sözleşmede belirtilmeyen işlemleri (satış, intifa hakkı, taşınmazı borç karşılığı ipotek gösterme, başkasını vekil kılma vs.) de hukuken yapabilmekte ve telafisi imkansız veya güç durumlar ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenle sözleşme düzenlemede olduğu gibi vekaletname verirken de bir avukat incelemesi oldukça önemlidir.

Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi Geçerlilik Şartları

Yukarıda anlattıklarımız kapsamında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçerlilik şartlarını şu şekilde izah etmemiz mümkündür:

  • Tarafların sözleşme yapmaya hukuken ehil kişiler olması gerekir.
  • Resmi şekilde yapmak zorunludur.
  • Resmi şekil noter huzurunda yapılmasıdır.
  • Sözleşmenin noter huzurunda düzenleme şeklinde olması gerekir.
  • İki taraf imzalamalıdır.
  • Başkasına ait bir taşınmaz için taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapılabilir ancak bu taşınmazın belirli veya belirlenebilir olması gerekir.
  • Tapusuz, hiçbir şekilde olmayan ve belirlenemeyen bir taşınmaz bu sözleşmeye konu edilemez.
  • Sözleşmede satış bedeli ve ödeme şekli açık bir şekilde belirtilmiş veya belirlenebilir olmalıdır.
  • Aynı şekilde taşınmaza ilişkin bilgiler de açık olmalıdır.
  • Taşınmaz satış vaadine konu edilecek olan gayrimenkul, 3194 sayılı İmar Kanunu madde 18’de yer alan taşınmazlardan olmamalıdır.

Burada sayılan taşınmaz türleri satış vaadinin dışında tutulmuştur.

Geçersiz Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yukarıda saydığımız geçerlilik koşullarını taşımadığı sürece geçerli olmaz. Bu şartlar sağlanmamışsa sözleşme geçersiz diyebiliriz.

Böyle bir durumda tarafların sözleşmeden doğan borcunu yerine getirme yükümü olmaz, geçersiz sözleşmeye dayanarak önceden yapılan ödeme vs. edimler geri iade edilir. Sebepsiz zenginleşme kuralları uyarınca kişi yaptığı ödemeyi alabilir veya devrettiği taşınmazı geri alabilir. 

Belirtmemiz gerekir ki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçersizliğinin kötüniyetli olarak öne sürülmesi halinde hakkın kötüye kullanılması söz konusu olur ve geçersizlik iddiası kabul edilmez. Yani sözleşme geçersizliğini korur ancak edimlerin ifası gene de gerekebilir.

Bunun en genel örneğini kat karşılığı inşaat sözleşmesinde görmekteyiz. Eğer kat karşılığı inşaat sözleşmesinde taraflar sözleşmeden doğan görevleri tam veya çok büyük oranda yerine getirmişse bu halde geçersizlik iddiası ileri sürülemez.

Bu bahsettiğimiz olay çok sık söz konusu olmasa da yargı kararlarında bu şekilde yer alabiliyor. Böyle bir kötüniyetli uygulama söz konusu olduğunda avukat yardımı alarak süreci takip etmek en doğrusu olacaktır.

Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi Tapuya Şerh

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin hukuki zeminde daha iyi korunması isteniyorsa bunun tapuya şerh edilmesi sağlanabilir. Türk Medeni Kanunu madde 1009 düzenlemesinde bu hak yer alıyor. 

İlgili taşınmaz sayfasına, o taşınmazla ilgili sözleşme yapılmış olunduğuna dair şerh düşülür ve bu şekilde taşınmaz satış vaadi, taşınmaz üzerinde diğer hak sahibi olacak kişileri de bağlar. Yani şerh verilerek o taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı sözleşmenin vadesi geldiğinde sözleşme gereğine uyulması talep edilebiliyor.

Tapuya verilen şerh ile nisbi hak olan taşınmaz satış vaadi, ayni hak yani tapuya bağlı hak haline dönüşür. Belirtmemiz gerekir ki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde de (yukarıda kat karşılığı inşaat sözleşmesi olarak bahsettik) tapuya şerh imkanı vardır.

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi veya kat karşılığı inşaat sözleşmesi tapuya şerh verildiği zaman 5 yıllık bir etkiye sahip olacaktır. Yani hukuken koruma süresi 5 yıl olur. 5 yıllık süre içerisinde sözleşme gereğince devir yapılmazsa şerh ortadan kalkar. Ancak devir borcu tabii ki devam eder.

Sözleşmenin Vadesi Geldiğinde Kişi Taşınmazı Başkasına Satmışsa Ne Olur?

Böyle bir durumda ikili bir değerlendirme yapılır. Eğer önceden tapuya şerh verilmişse artık taşınmazı sonradan satın alan veya herhangi bir şekilde devralan kişiye karşı bu hak ileri sürülebilir. Yani böyle bir durumda taşınmazın satılmış olması önemli değildir.

Ancak tapuya şerh verilmemişse (uygulamada genelde verilmiyor) bu sefer artık taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ifası imkansız hale gelir. Çünkü kişi kendisine ait olmayan bir taşınmazı satamaz. Ancak karşı tarafın uğradığı zararı da karşılamak zorunda kalır. Böyle bir durumda taşınmaz satış vaadi sözleşmesi tazminat sonucu ortaya çıkarır. 

Belirtmemiz gerekir ki kişinin uğradığı zararın tespiti burada çok önem taşır. Yani taşınmaz devredilmedi o yüzden tazminat bedeli taşınmaz bedeli kadardır gibi bir durum söz konusu olmaz. Ancak kişinin o sözleşmenin yapılamamış olmasından doğan tüm zararları ödenmek durumundadır. Bunun tespiti, uygulama konusunda tecrübeli bir avukat yardımı ile yapılmalıdır.

Sözleşmenin Vadesi Gelmesine Rağmen Kişi Taşınmazı Devretmiyorsa Ne Olur?

Belirttiğimiz üzere gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile taraflar birbirlerine karşı bazı borçlara girer. Eğer kişi vadesi gelmiş olmasına rağmen taşınmazı devretmiyorsa bu sefer dava yolu ile taşınmazın devri hukuki zorla sağlanır. Burada açılacak olan dava tapu iptal ve tescil davasıdır.

Burada bu davanın ayrıntılarına değinmiyoruz. Bununla ilgili olarak “tapu iptal ve tescil davası” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi Zamanaşımı

Yukarıda da belirttiğimiz üzere gayrimenkul satış vaadi ile ilgili ayrıntılı hukuki düzenlemeler bulunmuyor. Bu nedenle genel hükümler kapsamında meseleye çözüm getiriliyor. Bu kapsamda TBK’da yer alan 10 yıllık zamanaşımı taşınmaz satış vaadi zamanaşımı olarak kabul edilmektedir. 

Bu sürenin bitmesi ile artık sözleşmeden doğan borcun ifası gerekmez. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin zamanaşımı başlangıcı ise Yargıtay kararları çerçevesinde belirlenmiştir. Buna göre sözleşmeden doğan borcun ifa olanağı söz konusu olduğu an bu 10 yıllık zamanaşımı süresi başlamış olur.

Belirtmemiz gerekir ki tarafların kendi aralarında anlaşarak taşınmaz satış vaadi sözleşmesi zamanaşımını egale etmesi mümkün değildir. Bu hak önceden feragat edilebilecek haklar arasında yer almaz.

Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin Feshi

Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin feshi her zaman mümkündür. Bununla ilgili de mevzuatta ayrıntılı düzenlemeler yer almıyor. Dolayısıyla genel hükümler kapsamında sözleşmenin feshine ilişkin sonuçlar doğar. Ancak belirtmemiz gerekir ki fesih işlemi noterde yapılmak durumundadır. Alelade bir bildirim ile fesih sonucu doğmaz.

Sözleşmenin feshi geçerli bir nedenle, mücbir nedenden ötürü veya kusursuz imkansızlıktan ötürü sonlandırıldığı zaman herhangi bir sorumluluk doğmazken geçerli bir neden olmaksızın sözleşmeden dönme halinde karşı tarafın zararının giderilmesi söz konusu olacaktır.

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin veya kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi, somut olayın özelliklerine göre farklı hükümlere tabi olabilir. Burada da bir somut olay değerlendirmesi gerekecektir.

Sözleşmede fesih halinde cezai şart belirlenmiş olabilir. Böyle bir durumda geçerli bir neden olmaksızın sözleşmeyi fesheden taraf diğer tarafa cezai şart öder. Tabii ki cezai şartın fahiş miktarda olmaması gerekir ki böyle bir durumda sadece cezai şart hükmü geçersiz olur. Bazı durumlarda da cezai şartın yeniden belirlenmesi için mahkemeye başvurulabilir.

Noterin Taşınmaz Satışı Yapmış Olması

Noterlerin gayrimenkul satışı yapma yetkisi yoktur. Bu yetki tapu memuruna aittir. Ancak uygulamada bazen bu şekilde hatalı işlemler yapıldığı görülebiliyor. Ya bilmeden satış yapılabiliyor veya satış vaadi sözleşmesi yapmak istenirken sanki sözleşme satışmış gibi gösterilebiliyor. 

Böyle bir durumda sözleşmenin tahvili söz konusu olur. Yani sözleşme geçersiz olur ancak bu sözleşmenin bir alt hali söz konusu ise ve o sözleşmenin şekil şartları sağlanmış ise sözleşme o şekle tahvil edilir. 

Yani demek istediğimiz, noterin taşınmaz satışı yaptığı durumlarda satış geçersiz olur ancak yapılan işlem taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olur.

Devremülk Satışındaki Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi

Devremülk satıcıları agresif yöntemler kullanarak devremülk satışı gerçekleştirir. Bu nedenle kanun 14 günlük süre içerisinde iptal hakkı tanır. Burada bunun ayrıntısına değinmeyeceğiz. Bununla ilgili olarak “devremülk sözleşmesinin iptali” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. 

Ancak devremülk satışında sözleşmeye başlık olarak taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yazıldığı da görülüyor. Bu kapsamda belirtmemiz gerekir ki sözleşmenin en şekilde adlandırıldığı önemli değildir. 

Çünkü Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği madde 2 düzenlemesinde adı ne olursa olsun bunların devre tatil sözleşmesi olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla burada devremülk iptaline ilişkin hükümler uygulanır.

Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin Mirasçılara Etkisi

Taşınmaz satış vaadinden doğan hakların kişisel hak kapsamında olduğundan yukarıda bahsettik.Tapuya şerh verilmekle de etkisi güçlendiriliyordu. Ancak belirtmemiz gerekir ki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin mirasçılara etkisi her zaman söz konusu olur. 

Yani sözleşme şerh edilmiş olsa da olmasa da sözleşmeden doğan kişisel hak mirasçılara geçer. Taraflardan hangisi olursa olsun ölmüşse mirasçılar diğer tarafa karşı bu hakkı ileri sürebilir, iki taraf da ölmüşse mirasçılar birbirlerine karşı bu sözleşmeden doğan haklarını ileri sürebilir.

Paylı Mülkiyet ve Elbirliği Mülkiyeti Halinde Satış Vaadi Sözleşmesi

Paylı mülkiyet, bir taşınmaz üzerinde belirli paydaşların belirli oranlarda hak sahibi olduğu, payı üzerinden dilediği gibi tasarruf edebildiği hisse durumudur. Elbirliği mülkiyeti ise bir malın birden fazla sahibinin olduğu ancak herhangi bir oran olmaksızın hepsinin bu mala sahip olduğu ve hep birlikte tasarruf etmeleri gerektiği hisse durumudur. Miras vs. gibi özel hallerde elbirliği mülkiyeti söz konusu olur.

Bu tür taşınmazlarda taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapmak mümkündür. Bu durum Yargıtay kararlarında özellikle karşımıza çıkıyor. Paylı mülkiyette taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapılabilir ve bu sözleşmeden doğan borç ifa edilebilir.

Elbirliği mülkiyetinde ise durum biraz farklıdır. Bu halde yine satış vaadi sözleşmesi yapılıyor ancak sözleşmeden doğan devir borcunun yerine getirilebilmesi için elbirliği mülkiyetinin çözümlenmesi gerekiyor. 

Bu konunun ayrıntılarına burada giremiyoruz. Bununla ilgili önemli ayrıntılar için “hisseli tapu” ve “izalei şuyu” başlıklı yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Tablo 2: Gayrimenkul Satış Vaadi ile İlgili Genel Özellikler

Taşınmaz Satış Vaadi
Nedir? Bir gayrimenkulün ileride satılacağına dair vaat içeren sözleşmedir.
Nerede Yapılır? Noterde yapılmak zorundadır. Noterde düzenleme şeklinde yapılmazsa geçersiz olur.
Etkisi Güçlendirilebilir mi? Tapuya şerh verilerek etkisini güçlendirmek mümkündür. 
Taşınmaz Başkasına Satılmışsa Tapuya şerh verilmişse, başkasına satılmış olmasının önemi yoktur. O kişiye karşı satış vaadinden doğan hak ileri sürülebilir. Ancak tapuya şerh verilmemişse artık o kişiye karşı ileri sürülemez. Kusuru olan tarafa tazminat davası açılır.
Taşınmaz Devredilmiyorsa Taşınmaz devredilmiyorsa dava yolu ile taşınmazın devri sağlanır.
Sözleşmenin Feshi Sözleşmenin feshi mümkündür ancak gene noterde yazılı olarak bu fesih sağlanabilir.
Mirasçılara Etkisi Sözleşmeden doğan haklar olduğu gibi mirasçılara geçer.
Paylı Mülkiyet Halinde Paylı maliklerden her biri kendi payını gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine konu edebilir. Devrini sağlayabilir. 
Elbirliği Mülkiyeti Halinde Elbirliği halinde malik olan kişilerden her biri taşınmaz üzerindeki hakkını satış vaadi sözleşmesine konu edebilir. Ancak devredebilmek için elbirliği mülkiyetinin giderilmesi gerekir.

Sonuç

Yukarıda gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile ilgili bilinmesi gereken tüm önemli ayrıntılara değindik, uygulamada en çok sorulan soruları izah etmeye çalıştık. 

Mesele elbette ki burada yazdıklarımızdan ibaret değildir. Konunun çok daha karmaşık yönleri de mevcut. Ayrıca her somut olay da kendine has özellikler barındırır. Her somut olaya etki eden başka hukuki düzenlemeler mevcuttur.

Tüm bunlar birlikte değerlendirildiği zaman mülkiyet gibi önemli bir hakkın söz konusu olduğu bu davalarda gayrimenkul hukuku alanında tecrübe sahibi avukatlar ile birlikte çalışmak ayrı bir önem kazanıyor.

Belirtmemiz gerekir ki taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi kimi durumlarda tüketici işlemi olmakta iken kimi durumlarda tacirler arası işlem olarak kabul edilir kimi durumlarda ise alelade sözleşme olur.

Tüm bunların ayrı ayrı değerlendirilip hukuki süreç öncesinde gerekli ön hazırlık yapılmalıdır. Gelişigüzel yapılan hukuki işlemler, kısa vadede sonuç verse de ileriki aşamalarda ciddi problemlere yol açar. Bu nedenle tecrübeli gayrimenkul avukatlarından yardım almak çok önemlidir.

Bu konu hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için “gayrimenkul avukatı” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bu makale faydalı mıydı?