hisseli tapu

Hisseli Tapu

Hisseli Tapu Nedir?

Gayrimenkullerin hak sahipliği tapu belgeleri ile belirlenir. Bir taşınmazın sahibi tapu sicilinde yazan kişidir. Bununla birlikte bir gayrimenkule (ev, arsa, dükkan vb.) birden fazla kişi aynı anda malik olabilir. Türk hukukunda iki tip birden çok kişinin malik olduğu mülkiyet tipi düzenlenmiştir; paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyeti.

Paylı mülkiyette birden çok kimse maddi olarak bölünmüş olmayan bir taşınmazın tamamına belli paylarla maliktir. Malın malikleri malın her yeri üzerinde belli oranlarda maliktirler. Elbirliği mülkiyeti ise daha özel bir mülkiyet türüdür. Burada belli oranlar yoktur. Burada birden çok kişi herhangi bir pay söz konusu olmaksızın malın her noktasında mülkiyet hakkı sahibidir. İster paylı mülkiyet olsun ister elbirliği mülkiyeti olsun bu şekilde birden fazla  kişinin malik olduğu taşınmaz tapusuna uygulamada hisseli tapu denilmektedir.

Yazımızda hisseli tapu ile ilgili olarak; uygulamada çıkan anlaşmazlıklar, tapu siciline ilişkin işlemler, hisseli tapunun korunması, ortak maliklerin hak ve yükümlülükleri, hisseli tapunun nasıl alınacağı nasıl satılacağı, satışa itiraz, önalım hakkı, ortaklığın giderilmesi davası, hisseli tapularda haciz işlemleri, ecrimisil ve kiraya ilişkin meseleler ve konunun diğer önemli noktalarına değineceğiz. Hisseli tapu ile ilgili bu meselelerin ve dikkat edilmesi gereken noktaların yer aldığı bu yazımızın dikkatlice okunmasını tavsiye ediyoruz.

Hisseli Tapu Nasıl Alınır ve Satılır?

Hisseli tapunun alınması tapu dairesinde resmi şekilde gerçekleştirilir. Normal bir tapunun alınmasından bir farkı bulunmamaktadır. Hisse sahibi veya ona vekalet eden kişi ile birlikte tapu dairesine gidilir. Hisse üzerinde ipotek, haciz vb. unsurlar varsa tapu memuru bu durumu hisseli tapu alacak olan kişiye hatırlatır. Gerekli harç ve giderler ödenir, imzaların atılması ile hisseli tapu alma işlemi tamamlanmış olur. Diğer hissedarların buna itiraz etme hakkı, önalım hakkı kullanımı ile vardır. Bunun ayrıntılarına aşağıda önalım hakkı kısmında değineceğiz. Bu durum önemlidir.

Hisseli tapu satışı da doğal olarak tapu sicilinde gerçekleştirilecektir. Hisseli tapu satıldığı zaman tapunun belirli bir kısmı değil belirli bir oranı satılmış olur. Yani ilgili taşınmazın şu kısmı satıldı denilemez. Tüm taşınmaz üzerinde belirli bir oran satılmış olur. Hisseli tapusunu satacak olan kişi bizzat tapu dairesine gitmeli veya noterden yetki verdiği bir kişiyi göndermelidir. Tapu satışı ve diğer işlemlerinin deneyimli bir gayrimenkul avukatının hukuki desteği ile takip edilmesi genel olarak tavsiye edilir.

Hisseli Tapu Devri İçin Gerekli Evraklar Hisseli tapu devri için kimlik yeterlidir. Vekalet ile işlem başkasına yapılacaksa vekaletname ve temsilcinin kimlik belgesi gereklidir. Hisseli tapuyu devralacak olan kişinin de kimlik bilgisi gereklidir. Ayrıca kimi durumlarda ilgili taşınmazın bulunduğu belediyeden taşınmaza ilişkin rayiç bedel tespitine ilişkin belge gerekebilmektedir.

Hisseli Tapu Devri Masrafları Hisseli tapu devri için önce tapu dairesine başvurulur. Ardından başvuran kişiye ne kadar harç ödemesi gerektiği bilgisi sms ile veya başka şekilde bildirilir. Onun haricinde genel olarak bir masraf söz konusu değildir. Bu devir harcı da genel olarak cüz’i miktarlardadır. 

Hisseli Tapu Satışına İtiraz Hisseli tapu satışında hacizli alacaklıların satışa itiraz etme imkanı yoktur. Tam olarak itiraz niteliğinde olmasa da diğer paydaşların bu satışa itiraz imkanı vardır. Ayrıca alacaklılardan mal kaçırma dolayısıyla tasarrufun iptali davası açılarak bu satışa itiraz edilmesi mümkündür. Bununla beraber hisseli tapunun satışı eğer mirasçılardan mal kaçırma maksadı taşıyorsa da satışa itiraz niteliğinde muris muvazaası davası açılması mümkündür.

Önalım Hakkı (Hisseli Tapu Satış İptal Davası) Hisseli tapu satıldığı zaman diğer paydaşların kanundan doğan önalım haklarını kullanması ile bu satışı iptal ettirmeleri mümkündür. Bu ise şu şekilde olur:

  • Önalım hakkı dava yoluyla kullanılabilen bir haktır. Diğer paydaşlara o payın dışarıdan birine satılması durumunda bu payı kendilerinin satın alması imkanını sağlar. Ama bunun için dava açılması zorunludur.
  • Hisseli tapu satışı yapıldığı zaman bu satış işlemi diğer paydaşlara noter ile bildirilirse diğer paydaşlar bu bildirimi takip eden 3 ay içinde önalım talepli dava açmak zorundadır. Aksi halde önalım hakları düşer.
  • Eğer diğer paydaşlara bildirim yapılmamışsa önalım hakkını kullanmak için gereken süre 2 yıla çıkar. Bu durumda da 2 yıl içinde kullanılmayan önalım hakkı sona erer.
  • Önalım hakkını kullanan paydaş o payı satın almak durumundadır. 

Önalım hakkı önemli ve ayrıntılı bir konudur. Dolayısıyla burada kısaca değindik. Bununla ilgili önemli ayrıntıların yer aldığı yazımıza bakılabilir.

Alacaklılardan Mal Kaçırma → Bir borçlu, henüz haciz konmamış taşınmazını alacaklıların icra işlemleri başlatmasının önüne geçmek amacıyla başkasına devretmesi durumunda tasarrufun iptali davası açılarak bu satış iptal edilebilir. Tasarrufun iptali davasının sıkı şartları vardır. Eğer hisseli tapu, alacaklılar onu haczetmesin diye başkasına devredilmişse bu satışın iptal edilmesi bu dava ile mümkündür. 

Mirasçılardan Mal Kaçırma →Hisseli tapu sahibi olan kişi bu hissesini öldükten sonra mirasçıları bunu elde etmesin diye devretmişse muris muvazaası davası açılır ve bu satış iptal ettirilir. Muris muvazaası davası sadece hisseli tapu için değil bütün taşınmazlar için mümkündür. Mirasçılardan mal kaçırma maksatlı devirler ve ilgili sürecin nasıl işlediği ile ilgili ayrıntılı bilgi edinmek için “muris muvazaası” başlıklı yazımıza bakılabilir. 

Hisseli Tapu Nasıl Ayrılır/Bölünür?

Hisseli tapu nasıl bölünür sorusu, uygulamada sıkça karşılaştığımız sorular arasında yer almaktadır. Hisseli tapu ayırma işlemi hukuki süreç içerisinde birkaç aşamadan oluşmaktadır. Ancak hisseli tapu bölme işlemi, tapuda tek olan ama birden fazla kişinin üzerinde hisselere sahip olduğu tapunun ayrı ayrı tapular halinde bölünmesidir.

Hisseli tapu ayırma işlemi belediyenin bu işlem için görevlendirdiği kurumu tarafından gerçekleştirilir. Burada işim içine kadastro faaliyeti girmekte ve belirli araştırmalar yapılmaktadır. Tapunun bölünmeye müsait olup olmadığı, apartman dairesi ise plan ve projenin uygunluğu değerlendirilir. Eğer ekim dikim yapılan tarla – arsa ise ayrıca başka mevzuatta belirlenen bölünme sınırları gözetilir ki tarım arazisinin ise bölünmesi oldukça zordur.

Bölme başvurularının olumlu sonuçlanmaması durumunda yargıya başvurulması da mümkündür. Tüm bu süreçler önemli ayrıntıları içerdiği için gene bunun ayrıntısına da değinmiyoruz. Ancak belirtmemiz gerekir ki hisseli tapularda genel olarak bu şekilde ayırma yoluna gidildiği görülmektedir. Bununla beraber sürecin hukuki zeminde hak kaybı olmaksızın ilerleyebilmesi adına gayrimenkul avukatı desteği önem taşımaktadır.

Hisseli Tapunun Ayrılmasında İzalei Şüyu (Ortaklığın Giderilmesi)

Türk Medeni Kanunu hükümleri genel olarak hiçbir hisseli tapu sahibinin ortaklık devamına tahammül etmesi gerekmediği yönünde düzenlenmiştir. Bu nedenle ortaklar, paylı malikler vs. ortaklığın giderilmesi (izalei şüyu) prosedürü ile paylı mülkiyete son verebilir. Ortaklığın giderilmesi dediğimiz işlem tarafların anlaşamaması durumunda dava yolu ile yapılabilir.

Hisseli Tapuda Ortaklığın Giderilmesi Davası Taraflar hisseli tapunun paylaşımı ve ortaklığın sona erdirilmesi konusunda anlaşamadığı takdirde mahkemeye giderek taksim davası da denilen bu davayı açmak durumundadır. Ortaklığın giderilmesi yani hisseli tapunun ayrılması, oldukça özellikli bir yapıya sahiptir. Paylaştırma istenebilecek durumlar olduğu gibi istememeyecek durumlar da söz konusu olabilir. Bu konunun önemli ayrıntıları için “izalei şüyu” başlıklı yazımıza bakılabilir.

Paylı Mülkiyet Davası Ne Kadar Sürer  Paylı mülkiyet davası (ortaklığın giderilmesi davası) genel olarak çok uzun sürmeyen davalardandır. Ancak buna rağmen; mahkemenin durumu, dava konusu taşınmazın durumu, diğer maliklerin durumu, delil ve tanık, keşif ve bilirkişi incelemesi vb. bir çok unsur bu davanın süresi bakımından artırıcı veya azaltıcı etkiye sahip olabilir. Bu davada zamansal olarak olumlu etkisi olabilecek bir diğer unsur ise kuşkusuz bu davanın tecrübeli bir gayrimenkul avukatının desteği ile sürdürülmesidir.

Miras Kalan Tapu Miras kalan tapu da bir hisseli tapu örneğidir. Ancak burada hisseli tapu, paylı mülkiyet değil elbirliği mülkiyetidir. Dolayısıyla miras kalan gayrimenkul üzerinde belirli paylar ile sahip olma durumu yoktur ve taksim yapılmadan bu taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Taksim işlemi de bir çeşit ortaklığın giderilmesidir. Mirasta hak sahipliğinin belirlenmesi hukuk tekniği bakımından büyük önem arz eder ve dikkatlice yapılmalıdır. Miras kalan tapunun durumu ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için “miras nasıl paylaşılır” başlıklı yazımıza bakılabilir.

Hisseli Tapuda Haciz

Borçlunun borcunu ödememesi durumunda herhangi bir yargı kararına gerek olmaksızın ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatılarak borçlunun malvarlığına haciz konulabilir ve satış gerçekleştirilerek alacak tahsil edilebilir. Burada hisseli tapunun haczi de söz konusu olabilmektedir.

Paylı Mülkiyetin İcra Yoluyla Satışı Hisseli tapuda haciz işlemi söz konusu olduğu zaman ilgili pay üzerinde haciz konularak bunun satışı gerçekleştirilir. Aşağıda önalım hakkından bahsedeceğiz, normal şartlarda hisse satışı olduğu zaman diğer hissedarlar önalım haklarını kullanarak bu payın kendilerine satılmasını isteyebilir. Ancak hisseli tapuda haciz ve satış olduğu zaman diğer malikler bu şekilde önalım hakkına sahip olmaz. Bunun haricinde paylı mülkiyetin icra yoluyla satışı ve hisseli tapuda haciz işlemlerinde İcra ve İflas Hukukuna ilişkin genel kurallar uygulanır.

Hisseli Tapuda/Paylı Mülkiyette Kira Alacağı

Hisseli bir gayrimenkul kiraya verildiği zaman bunun kira bedeli hissedarlar tarafından beraber belirlenir ve sözleşme beraber yapılır. Ancak bu iş için hissedarlardan biri diğerlerini temsilen hareket edebilir. Hissedarlar arasında sözleşmenin şartlarına ve bedeline ilişkin uyuşmazlık çıkarsa belirleme pay ve paydaş çoğunluğu ile yapılır. Pay ve paydaş çoğunluğunun kararını uygun bulmayan diğer paydaş mahkemeye başvurabilir.

Kira alacağı da paydaşlar arasında payları oranında paylaştırılır. Eğer paydaşlardan yalnızca birisi bu taşınmazı kullanıyorsa onun da diğer paydaşlara belirli bir miktar ödeme gerekir. Eğer paydaş bu şekilde herhangi bir ödeme yapmaksızın taşınmazı kullanmışsa diğer paydaşlar ecrimisil davası açarak kira alacağı talep edebilir.

Ecrimisil Nedir?

Ecrimisil, esasen paydaşın, kullanım karşısında alamadığı bedeli talep etmesi anlamına gelir. Uygulamada genel olarak görünümünü yukarıda izah ettik. Ecrimisil talep edebilmek için ecrimisil davası açmak gerekir. Bu özel şartları olan ve uygulamada çok sık görülen bir davadır. Önemli ve ayrıntılı bir konu olduğu için burada kısaca açıklıyoruz. Bununla ilgili olarak yazdığımız ayrı makalemizi inceleyebilirsiniz 

Ecrimisil Davası Ecrimisil davası esasen bir alacağın tespitini konu edinir. Eğer paydaşlardan biri, diğerinin kullanımını engelliyorsa, aşkın kullanım yapıyorsa veya üçüncü bir kişiye yaptırıyorsa o zaman ecrimisil davasını da açabileceği kabul edilmelidir. Yargıtay bu davanın açılabilmesi için şöyle özel bir şart aramaktadır: paydaşlardan biri malı fazla kullanıyor, diğeri de bir şey demiyor, memnunmuş gibi hareket ediyor. Karşı tarafa itiraz etmiyor. Günün birinde çıkıp ecri misil davası açabilir mi sorusunu şu şekilde cevaplıyor: Paydaşlardan biri diğerinin hakkına engel olacak şekilde kullanım yapıyorsa hakkı engellenen kişi önce bir uyarı yapmak zorundadır. Bir ihtar çekmesi gerekmektedir. Uygulamada buna intifadan men kararı denmektedir. Bunun anlamı ‘benim kullanımımı engelliyorsun, bu kullanımını kaldır’ demektir. Yargıtay böyle bir bildirimin olmasının aramaktadır.

Hisseli Tapunun Riskleri ve Avantajları

Hisseli tapu her şeyden önce bir ortaklık çeşididir. Bu da mülkiyete ilişkin hakların ortaklaşa kullanılacağı anlamına gelir dolayısıyla içinde her zaman bir takım riskleri barındırdığı gibi bir takım kolaylıkları da barındırır. Hisseli tapuda çıkabilecek uyuşmazlık türlerini yukarıda genel olarak açıkladık. Bir mülkiyet ister hisseli olsun ister tek olsun her zaman hukuki problem yaşanması mümkündür. 

Hisseli tapu alımı ile ilgili şöyle bir durum yaşanması da mümkündür. Hisseli tapu alan kişi, bunu aldığı kişinin alacaklılarından İcra ve İflas Kanunu m.89 hükmü çerçevesinde bir tebliğ alabilir. Bunun anlamı şudur: sen bana borcu olan bir kişiden taşınmaz satın aldın, eğer hala ona ödeme yapman gerekiyorsa bana öde, anlamını taşır. Bu haciz ihbara kesine 7 gün içerisinde itiraz edilmesi gerekir. Aksi halde bu tebliğ birkaç kere daha geldikten sonra borç, hisseli tapu alan kişi üzerinde kesinleşir ve menfi tespit davası açılması gerekir. Dolayısıyla böyle bir durumda da bir avukat yardımı alınması gereklidir.

Hissedarların Hak ve Yükümlülükleri ve Diğer Bilinmesi Gerekenler

Pay bir haktır. Devri veya rehni mümkündür. Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Devredilebilir, rehnedilebilir, alacaklılar tarafından hacze konu edilebilir.

Paylı mülkiyette her paydaş malı kullanma ve yararlanma hakkına sahiptir. Ancak bunun sınırı diğer paydaşların haklarına zarar vermeme noktasındadır. Mesela, paydaş malın tamamında hak sahibi olan diğer paydaşların hakkına zarar veremeyeceği için kira sözleşmesi yapamaz. İstisnası, eğer paydaşlar arasında bir tahsis varsa yani her bir paydaşın kullanacağı yer tahsis edilmişse o zaman kira sözleşmesini yapabileceği kabul edilecektir.

Hisseli Tapuda Sözleşme → Paylı mülkiyette paydaşların yetkileri de yükümlülükleri de vardır. Yetkileri; kullanma, yararlanma, yönetim, tasarruf etme ve korumadır. Kullanma, yararlanma ve yönetim işlerini sözleşme ile kararlaştırmak mümkündür. Bu sözleşme taşınmalar için olduğunda imzanın noterden onaylı olan bir sözleşmeyi tapuya şerh etmek mümkündür. Eğer şerh varsa sözleşme her zaman için nispi hak doğurduğu için kural olarak tarafları bağlar. Yani yapıldığı andaki tarafları bağlar. Eğer sözleşmeyi tapuya şerh ettirirsek gelecekte de pay sahibi olacakları da bağlayacaktır.

Sözleşme yoksa bu düzeni kanuna göre sağlarız. Bu ikinci aşamadır. Birinci aşamada sözleşme ile sağlanır. Bazen sözleşme olsa bile paydaşlar bazı noktaların üzerinde durmayabilir. Bu durumda da o noktalar için yine kanuna bakılır. Kanunu da bir şeyle tamamlayıp aksaklık çıkmasını da önlemek gerekiyor. O da mahkeme oluyor. Mahkeme kararları kuşkusuz herkesi bağlar. Yani gelecekteki pay sahipleri de dahil olmak üzere herkesi bağlayan bir düzen kurabilir mahkeme.

İki tane yetki var ki sözleşme ile paydaşlardan alınamaz. Biri malın kullanılırlığı ve verimliliğini korumak için yapılanları ve ikincisi zarar tehlikesinden korumak işidir. Bu iki yetki sözleşme ile taraflardan alınamaz. Her paydaş mala gelen tehlike varsa derhal müdahale edebilir. Ama etmek zorunda değildir. Müdahale etmezse sorumlu olmaz.

Hisseli Tapuda Kanuni Düzen → Kanunun koyduğu düzene göre üç tane yönetim kategorisi yapılıyor. Olağan, önemli ve olağanüstü. Olağanı herkesin yapacağı işler olarak görüyor. Herkes olağan işleri tek başına yapabiliyor. Önemli işler ise işletmenin türünü veya şeklini değiştirmektir. Buğday ekilirken pancar üretimi yapmayı örnek verebiliriz. Oysa buğday üretirken arpa üretimi yapmak günlük yani olağan işe girebilir. Oysa buğdayı şeker pancarı veya sebzeye çevirmek bir tür değişikliği anlamına geldiğinden önemli yönetim işi olarak kabul etmek lazımdır. Olağanüstü işler ise o malın özgüleme amacını değiştirmektir. Yani arsanın inşaat haline getirilmesi gibi. Arsaya inşaat yapılması için karar vermek olağanüstü yönetim işidir. Olağanüstü işler oy birliği, önemli işler pay ve paydaş çoğunluğu ile yapılır. 4 kişilik paylı mülkiyette pay ve paydaş çoğunluğu için pay en az ¾ olmalı, paydaş çoğunluğu için de en az 3 kişi olmak zorundadır. Hem payın hem paydaşın yarıdan fazlası olması gerekir.

Paylı maldan tasarruf yapılması mümkündür. Malın tamamı için olan tasarruf yetkileri oy birliği ile kullanılacaktır. Paylı mülkiyete tabi bir apartman dairesi kiraya verileceği zaman pay ve paydaş çoğunluğu sağlanarak kiraya verilir. Kira sözleşmesi ve feshi pay ve paydaş çoğunluğuyla yapılır.

Aksine bir sözleşme veya kanunda aksine bir hüküm yoksa paydaşlar giderlere payları oranında katılır. Ancak tabii ki özellikle korumayı sağlamak üzere karar alınması mümkün değilse bir paydaş veya birden fazla paydaş diğerlerinden para almadan korumayı sağlamak üzere birtakım masraflar yapmış olabilirler. Bu koruma için yaptığı giderleri almak için diğer paydaşlara payları oranlarına göre rücu hakkı vardır.

Hisseli Tapuda Mahkemeye Başvurma → Sözleşme yoksa, kanun hükmü de yoksa ve karar alınamıyorsa bu durumda her paydaşın mahkemeden müdahale edilmesini isteme hakkı vardır. Hatta paydaşların paydan çıkarılması bile istenebilir. Mahkemenin verdiği karar herkesi bağlar.

Hisseli Tapu Anlaşmazlıkları Esasen bu konuya aşağıda hisseli tapu almanın dejavantajlarında biraz daha ayrıntılı bahsettik ancak kısaca yazmak gerekirse, hisseli tapu genellikle paylı mülkiyet olarak görünür. Elbirliği mülkiyeti çok sınırlı alanlarda söz konusudur. Tapuda görünen pay – hisseler paylı mülkiyeti gösterir. Paylı mülkiyet demek ortak bir kullanım – ortak bir sahiplik demektir. Buradan bir çok anlaşmazlık türü çıkması mümkündür. Hisseli tapunun satışı, kiralanması, kullanılması, ipotek kurulması, haczedilmesi, bölünmesi vb. bir çok anlaşmazlık söz konusu olabilir. Bu anlaşmazlıkların her biri ayrı ayrı davaların konusudur. Bunlar ile ilgili ayrı ayrı yazdığımız yazılara bakılarak ayrıntılı bilgi alınabilir. Biz yazımızda bu davalara ilişkin genel bilgilendirmenin yanında esasen hisseli tapunun genel meselelerine değineceğiz. 

Tapu Sicili İşlemleri Tapu sicili taşınmazlar üzerinde ayni hakkı kamuya açıklar. Taşınmazlar için tapu sicilinde kim hak sahibi olarak görünüyorsa o taşınmazın ile ilgili bütün haklardan o kişi yararlanır. Aleniyet tapu sicilindeki kayıtla sağlanıyor. Bir taşınmazın ilk defa tapuya kaydedilmesinden itibaren onunla ilgili neredeyse bütün önemli işlemler tapuya kaydedilebilir. Bunun sınırı oldukça geniştir. Kira hakkından ipoteğe, satıştan bölme – birleştirmeye, hatta hacze kadar bir çok işlem tapu sicili üzerinden yapılır. Bu kayıtlar aleni olduğu için isteyen herkes tapu siciline giderek istediği taşınmaz ile ilgili tapu kaydını inceleyebilir. İlgisini inanılır kılması durumunda bir tapu kayıtlarının bir örneğini bile alabilir.

Hisseli Tapunun İhlali Tapu ister hisseli olsun ister tek malik olsun taşınmaza karşı bir saldırı veya ihlal olduğu zaman somut olayın özelliklerine göre; kuvvet kullanarak saldırının önlenmesi, dava açarak gene saldırının önlenmesi ve tazminat alımı, idari şikayet prosedürü ile saldırının önlenmesi sağlanabilir. Bu üç yola da hissedarlardan herhangi biri başvurabilir. Kuvvet kullanarak saldırının önlenmesi ancak saldırı anında ilgili taşınmaza girilmesinin önlenmesi şeklinde olabilir.

Bunun haricinde müdahalenin men’i davası açarak saldırının ve zararın giderilmesi talep edilir. İdari prosedür ise hızlı ve caydırıcı bir yoldur. Şikayet üzerine taşınmazın bulunduğu yerdeki en büyük mülki amir bir soruşturma başlatıyor ve haklılık durumunu tespit ediyor. Bu tespit elbette ki bir yargı kararı niteliğinde olmaz. Bu idari karar oluşturulduktan sonra eğer saldırı tekrarlanırsa idari yaptırımı (para cezası) vardır. O nedenle caydırıcı bir yoldur. Bu yola başvurmak, dava açma hakkını da sona erdirmiyor. 

Bu yollara paydaşlardan her biri kendi başına başvurabilir. Örneğin; dört kişinin paylı mülkiyet hakkı olduğu bir arsada dışarıdan bir kişi gelmiş ve arsada ekim-dikim yapıyor. Paydaşlardan biri diğerine ‘gelin beraber dava açalım’ diyor. Ama kimse dava açmaya yanaşmıyor. Bu durumda paylı maldan olsa kendi menfaatini korumak için yalnız başına hareket edebilir. Korumayı başardığı menfaatten de diğerleri de yararlanabilir.

Hisseli Tapu ile İlgili Uyuşmazlıklarda Gayrimenkul Avukatı Desteği ve Hukuki Danışmanlık

Mülkiyete ilişkin meseleler önemli hakları içinde barındırır. Mülkiyetin karmaşık bir türü olan hisseli tapu ve paylı mülkiyet, bunlar içinde daha da büyük önem taşır. Bu meseleler söz konusu olduğunda hukuki süreç hızlı bir şekilde başlatılmalı ve etkin olarak sürdürülmelidir. Süreç içerisinde yapılan hatalı yahut ihmali işlemler telafi imkanı olmayan sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle tapu ile ilgili meselelerde uzman bir gayrimenkul avukatının hukuki desteği alınmalıdır.

Bu makale faydalı mıydı?