hapis cezasının ertelenmesi

Hapis Cezasının Ertelenmesi TCK 51

(6 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Ceza mahkemesinin verdiği mahkumiyet hükmü kural olarak infaz edilir. Ancak hapis hükmünün hemen ardından mahkeme, bu infazı engelleyici kararlar verebilir. İşte hapis cezasının ertelenmesi bunlardan biridir. Bu şekilde hapis hükmünün infaz edilmemesinin başka yolları da vardır. Örneğin hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gibi kararlar ile mahkeme hapis hükmünün infazını engellemiş olur.

Cezanın ertelenmesi kararı ile suçu işleyen kişiye belirli bir denetim süresi tanınır ve bu süre içerisinde belirli yükümlülüklere göre hareket etmesi istenir. Bu süreyi yükümlülüklerine uygun geçiren kişi, hakkında hükmedilen hapis cezasını çekmek zorunda kalmaz. Yani cezanın ertelenmesi aslında cezanın infazının sonraya ertelenmesi değildir. Suçu işleyen kişi için çoğu zaman avantajlı bir karar olduğunu söyleyebiliriz.

TCK 51 kanun maddesini okumak istemeyenler direk olarak aşağıda konu ile ilgili detaylı açıklamalarımıza geçebilir.

TCK 51

Yazımızda cezanın ertelenmesi nedir sorusunu cevapladıktan sonra hapis cezasının ertelenmesinin şartlarına, sonuçlarına, bu süreçte ne şekilde hareket edilmesi gerektiğine, cezanın ertelenmesinin memuriyete ve adli sicil kaydına etkisine, bu karara nasıl itiraz edilebileceğine ve konunun diğer önemli ayrıntılarına değineceğiz.

Ceza yargılamasının çok önemli hakları konu ediniyor olması dolayısıyla yazımızın tamamını okumanızı tavsiye ediyoruz.

Cezanın Ertelenmesi Nedir?

Hapis cezasının ertelenmesi, suç işlemiş ve hüküm verilmiş kişinin mahkemece bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirilmesi durumunda şahsın kişiliği de dikkate alınarak hapis cezasının hakim tarafından belirlenen 1-3 yıl süre içerisinde cezaevinde infaz edilmemesi, bu sürenin dışarıda iyi halli olarak geçirildikten sonra cezanın tamamen infaz edilmiş sayılmasını sağlayan bir yoldur.

Hukukumuzda Türk Ceza Kanunu madde 51 düzenlemesinde cezanın ertelenmesi imkanı yer alıyor. Burada hapis cezasının ertelenmesi ile ilgili tüm ayrıntıları uzun bir madde olarak yer almıştır. Buna göre bir kişi hakkında mahkemenin verdiği hapis hükmü 2 yılın veya altında ise bu ceza ertelenebilir. Tabi bu hapis cezasının ertelenebilmesi için aşağıda ayrıntılı olarak bahsedeceğimiz diğer şartların da gerçekleşmiş olması gerekiyor.

Ceza ertelendiği zaman mahkeme, kişiye bir denetim süresi çiziyor. Bu süre bir yıl ile üç yıl arasında mahkemenin takdir edeceği bir süredir. Bu denetim süresi içerisinde eğer kişi kasıtlı başka bir suç işlemez ise hakkında hükmedilen hapis hükmü infaz edilmiş sayılıyor. Yani kişi bu cezayı cezaevinde çekmek zorunda kalmamış olur. Uygulamada çoğu zaman kişi lehine verilen bir karar olarak görülmektedir.

Hapis cezasının ertelenmesinin ne olduğunun cevabını kısaca bu şekilde verebiliriz. Ancak bu bahsettiğimiz kararın verilebilmesinin şartları, denetim süresinin özellikleri bir takım ayrıntıları içinde barındırıyor. Şimdi bunları açıklayacağız.

TCK 51 Hapis Cezasının Ertelenmesi Şartları

Hapis cezasının ertelenebilmesi için belirli şartların gerçekleşmesi gerekir. Bunlar TCK 51’de ayrıntılı olarak yer alıyor. Bu şartlara ilaveten mahkemelerin yerleşik uygulamalarından da bahsetmemiz gerek. Tüm hepsini bir arada topladığımızda hapis cezasının ertelenmesi şartlarını şu şekilde sıralamamız mümkündür:

  • Cezanın ertelenmesinin ilk ve en önemli koşulu, mahkemenin ceza hükmün 2 yılın veya daha az olmasıdır. İşlenilen suçun kasten veya taksirle olmasının bir önemi olmaz. Bu 2 yıllık şart, 18 yaşından küçükler ve 65 yaşından büyükler için 3 yıldır.

Burada çok yapılan bir hata; insanlar genelde bir suçun kanunda yer alan cezasının alt ve üst sınırına bakarak o suç için cezanın ertelenmesi kararı verilemeyeceğini düşünüyor. Ancak bilinmelidir ki bu cezaya artırıcı veya azaltıcı birçok unsur etki eder. Dolayısıyla somut bir olay için cezanın ertelenmesi kararı verilmesi ihtimalinin değerlendirmesi tecrübeli bir avukat ile birlikte yapılmalıdır.

  • İkinci bir şart, hakkında cezasının ertelenmesi kararı verilecek kişinin önceden kasten işlediği bir suç dolayısıyla 3 ay veya daha fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması gerekir. 
  • Mahkemenin, bu kişi hakkında bir daha suç işlemeyeceği konusunda kanaat edinmiş olması gerekir. Bu soyut bir kanaat değil tabii ki. Burada mahkeme kişinin, sosyal yaşantısına, geçim durumuna, suçu işlendikten sonraki hal ve hareketlerine ve yargılama süresince mahkemeye karşı tutumuna bakar. Bu koşul aslında cezanın ertelenmesini hakimin takdirine bırakan koşul olarak karşımıza çıkıyor.
  • Cezanın ertelenmesi kararı, ek bir koşula bağlanabilir. Bu da mağdurun yahut kamu kurumlarının uğradığı zararın tazmin edilmesi şartıdır. Bu zarar giderme işlemi somut olayın şartlarına göre; aynen iade, eski hale getirme veya tazmin şeklinde olur. Belirttiğimiz gibi bu takdiri bir şarttır. Olmak zorunda değildir. Ancak hakim hapis cezasının ertelenmesini böyle bir koşula bağlarsa, kişi bu zararı giderine kadar hapis cezası infaz edilir. Ne zaman ki zararı giderdi o zaman cezaevinden çıkar.

Türk ceza yargılamasında hapis cezasının ertelenmesi kararının verdiği bir durum daha vardır. O da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının gereklerine uymayan kişi için açıklanan cezanın ertelenmesidir.

Aşağıda denetim süresinin özelliklerinden bahsedeceğiz. İşte aynı denetim süresi koşulları HAGB için de geçerlidir. HAGB denetim süresi yükümlülüğüne uymayan kişinin ceza hükmü açıklanır. Ancak hakim durumun şartlarına göre bu ceza hakkında cezanın ertelenmesi kararı verebilir. 

Koşullar bu anlattıklarımızdan ibarettir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere cezanın ertelenmesi hakimin takdir edeceği bir husustur. Tüm bu koşullar sağlanır ve kişi hakkında hükmedilen ceza ertelenirse bunun bir takım sonuçları olur. Şimdi bu sonuçları açıklayacağız.

Hapis Cezasının Ertelenmesi Kararının Sonuçları

Bir kişi hakkında hapis cezasının ertelenmesi kararı verildiği zaman, karar ile birlikte bir denetim süresi belirlenir. Kişiye 1 yıl ile 3 yıl arasında bir denetim süresi belirlenir ve bu denetim süresi içerisinde belirli şekilde hareket etmesi istenir. Cezanın ertelenmesinde denetim süresinin ayrıntılarına aşağıda değineceğiz.

TCK 51 Hapis cezasının ertelenmesi kararının en önemli sonucu bu denetim süresinin sonunda ortaya çıkar. Denetim süresini yükümlülüklerine uygun olarak geçiren kişi hakkında, sanki başta verilen hapis cezası hükmü infaz edilmiş gibi sonuç doğar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile hapis cezasının ertelenmesi arasındaki en büyük fark buradadır.

Denetim Süresi Nedir ve Nasıl Geçirilir?

Hapis cezasının ertelenmesi, kişiye tanınan ikinci bir şanstır. Denetim süresi de bu şansın koşuludur. En az 1 ve en fazla 3 yıl olan denetim süresinden bahsettik. Ancak belirtmemiz gerekir ki bu denetim süresinin alt sınırı, hükmedilen ceza miktarından az olamaz. 

Bu denetim süresi içerisinde kişiye yüklenen en büyük sorumluluk tekrar bir kasıtlı suç işlememesidir. Eğer denetim süresi içerisinde kasıtlı bir başka suç işlenirse ertelenen ceza ile birlikte yeni işlenen suçun cezası da infaz edilir.

Bunun haricinde kişiye başkaca yükümlülükler de yüklenebilir. Denetim süresinde genellikle görülen yükümlülükleri şu şekilde açıklamamız mümkündür:

  • Eğer kişi bir meslek veya sanat sahibi değil ise, bu tarz bir meslek veya sanat sahibi olması amacıyla bir eğitim programına devam etme yükümü söz konusu olabilir.
  • Eğer kişi bir meslek veya sanat sahibi ise, bu mesleği veya sanatı ile ilgili bir işte ücret karşılığında çalıştırılması yükümlülüğü söz konusu olabilir. Bu işyeri bir kamu kurumu olabileceği gibi bir özel kuruluş da olabilir.
  • Eğer hakkında hapis cezasının ertelenmesi kararı verilen kişi çocuk ise yani 18 yaşından küçük ise bir meslek veya sanat edinmesi maksadıyla buna yarayışlı bir eğitim kurumuna devam etme yükümlülüğü söz konusu olabilir. Hatta gerekiyorsa yatılı olarak da bu kuruma devam sağlanabilir.
  • Mahkemenin denetim süresi boyunca kişiye yardımcı olacak bir danışman ataması da mümkündür. Bu danışmanlık görevi, kişiye kötü alışkanlıklarını bırakmak ve sorumluluklarını önemsemek konusunda öğütte bulunmaktır. Ayrıca bu danışman, kişinin meslek sanat öğrenmesi veya mesleğini icra etmesi amacıyla yönlendirildiği kurum yetkilileri ile sürekli temas halinde bulunur. Denetim süresi boyunca 3’er aylık periyotlar ile hakime rapor verir.

Bu bahsettiğimiz yükümlülük ve denetimler mecburi uygulamalar değildir. Mahkeme, kişinin durumunu gözeterek hiçbir sorumluluk yüklemeden denetim süresi tanıyabilir. Böyle bir durumda denetim süresi hiçbir kasıtlı suça karışmadan geçirilse yeterli olur.

Bu bahsettiğimiz yükümlülüklere uymamak ve uyarı almasına rağmen aykırı davranmaya devam etmek de aynı şekilde cezanın cezaevine infazına neden olur. Bu nedenle hapis cezasının ertelenmesi kararı sürecinde mahkemenin verdiği kararın içeriği büyük önem taşır.

Cezanın Ertelenmesi ile İlgili Diğer Önemli Noktalar

Adli Para Cezası Ertelenebilir mi?

Adli para cezası da bir mahkumiyet hükmüdür ancak cezanın ertelenmesi kararına konu olmaz. Yani adli para cezası ertelenemez. Adli para cezasının ertelenmesi terim anlamı ile mümkündür ancak TCK 51 anlamında bir erteleme ve denetim süresi mümkün değildir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı adli para cezası hükmü için müsait olsa da cezanın ertelenmesi için mümkün değildir. Ancak adli para cezasının vadeye bağlanması vs. mümkündür. Bunun ayrıntıları için “adli para cezası” başlıklı yazımız inceleyebilirsiniz.

Ertelenmiş Cezalar Memuriyete Engel midir?

Cezanın ertelenmesi kararının sonucu olarak ceza hükmünün infaz edilmiş sayılacağından bahsettik. Bu nedenle ertelenmiş cezaların memuriyete etkisi suça ve cezasına göre değişir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 48 hükmü memuriyete engel suç ve cezalara yer vermiştir. Buna göre kasten işlediği bir suçtan ötürü 1 yıl ve üzerinde bir hapis cezası almak memuriyeti engeller.

Ayrıca cezası önemli olmaksızın bazı suçlardan ötürü hapis cezası almak memuriyeti engeller. Hapis cezasının ertelenmesi kararı ile kişinin hapis yatmamış olması bu duruma mani değildir. Sonuç itibariyle o ceza infaz edilmiş sayılacağı için kişi memuriyet hakkını kaybeder.

Bu suçları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı işlenen suçlar
  • Zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik gibi yolsuzluk suçları
  • Güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma
  • Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçu
  • Ve son olarak kaçakçılık suçları

Sonuç olarak ertelenmiş cezalar memuriyete etki eder mi sorusuna verilmesi gereken cevap cezanın ve suçun niteliğine bağlı olarak değişir. Ancak temelde bu ertelenen cezalar infaz edilmiş sayıldığı için memuriyete etki eder.

Ertelenen Cezalar Adli Sicile İşlenir mi?

Adli sicil kaydına, kişi hakkında hükmedilen mahkumiyet kararları işlenir. Ancak bu kayıtlar artık eskisi gibi sürekli kalmaz. Cezanın infaz edilmesi ile birlikte adli sicil kaydı silinmek durumundadır.

Dolayısıyla kişi hakkında ceza hükmü verildiği zaman bu durum adli sicil kaydına işlenir ancak denetim süresinin sonunda bu kayıt silinir. Tabi bunun için denetim süresinin yükümlülüklere uygun geçirilmesi gerekiyor.

Adli sicil kaydından silinen bilgiler arşiv kaydına geçirilir. Adli sicil kaydının ve arşiv kaydının silinmesi bazı özellikler taşır. Kişiler için oldukça önemli bir mesele olan adli sicil kaydı ile ilgili işlemler özenle takip edilmelidir. Bununla ilgili önemli ayrıntılara “adli sicil kaydı nasıl silinir” ve “arşiv kaydı nasıl silinir” başlıklı yazılarımızda değindik.

Cezanın Ertelenmesine İtiraz

Hapis cezasının ertelenmesi kararına karşı itiraz ancak istinaf kanun yolu ile mümkündür. İstinaf incelemesini Bölge Adliye Mahkemeleri yapar. İstinaf incelemesi kararın yalnıza hukuka uygunluğunu denetlemez, ayrıca yeni hüküm kurar.

İstinaf sürecinin ardından somut olayın özelliklerine göre temyiz incelemesi aşamasına geçilebilir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay önüne gelen kararı yalnızca hukuka uygunluk açısından denetler.

Cezanın Ertelenmesi Kararı ve Yargılama Giderleri

Ceza yargılamasında bir kişi hakkında ceza yahut güvenlik tedbiri kararı verilirse, yargılama giderleri bu kişiye yükletilir. Ceza Muhakemesi Kanunu madde 325 hükmünde yer alan bu kural hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesi kararları için de geçerlidir. Dolayısıyla mahkeme bir kişinin cezasını ertelerse bütün yargılama giderini bu kişiye ödetir.

İnfazın Ertelenmesi ile Cezanın Ertelenmesi Arasındaki Fark

İnfazın ertelenmesi, hükümlünün kişisel bazı problemlerinden ötürü hakkında hükmedilen cezanın ileri bir tarihe ertelenmesi anlamına gelir. Bu nedenlere örnek olarak; hamilelik, engelli olmak, bazı hastalıklara yakalanmış olmak vs. gösterilebilir.

İnfazın ertelenmesi, 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu düzenlemelerinde yer almışken, hapis cezasının ertelenmesi Türk Ceza Kanununda yer almıştır. Cezanın ertelenmesi lafzen infazın ertelenmesi ile benzer anlamı taşısa da cezanın ertelenmesi ile cezanın denetimli bir şekilde dışarıda infaz edilmesi kastedilir.

HAGB ve Cezanın Ertelenmesi Arasındaki Fark

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile hapis cezasının ertelenmesi kararları birbirine çok benzer. Aynı şartlar altında verilen bu iki karar denetim süreci bakımından farklar taşır. Buna göre HAGB kararında 5 yıllık bir denetim süresi vardır.

HAGB kararı üzerine denetim süresinin yükümlülüklere uygun geçirilmesi durumunda kişi hakkında sanki hiç suç işlememiş gibi sonuç doğar. Ancak yukarıda belirttiğimiz üzere cezanın ertelenmesinde ceza infaz edilmiş gibi sonuç doğuyordu. 

Dolayısıyla HAGB kararı, hapis cezasının ertelenmesi kararına göre daha avantajlı bir karardır. Mahkemenin HAGB veya cezanın ertelenmesi kararları arasında yaptığı tercih de çoğu zaman olayın işleyişindeki ağırlığa göre belirlenmektedir.

Ancak her iki karar da hapis cezasının infazını engeller. HAGB’nin konuya ilişkin kısımlarına burada değinmiş olsak ta daha ayrıntılı bilgi için “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Sonuç

Yukarıda hapis cezasının ertelenmesi ile ilgili önemli ayrıntılara değindik. TCK 51 düzenlemesinde yer alan bu karar türü, çoğu zaman kişi lehinize sonuç doğrusu. Ancak şartları ve sonuçları itibariyle bu kararın verilebilmesi için buna uygun ortam hazırlanması gerekir.

Yani ceza yargılaması süreci gelişigüzel akışına bırakılamaz. Aksi halde hiç istenmeyen sonuçlar doğabilir. Ceza yargılamasına bir şekilde muhatap olan kişinin hukuki yardım alması önem taşır. Bu bakımdan tecrübeli bir ceza avukatının kapısı çalınmalıdır.

Bu makale faydalı mıydı?