nitelikli dolandırıcılık suçu cezası tck 157 158

Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

Dolandırıcılık, ticari hayat içerisinde ciddi bir sorundur. Kişilerin malvarlığı ve mülkiyet hakkı dolandırıcılık fiili ile tehlikeye sokulmakta hatta elinden alınmaktadır. Bunun yanında ticari hayatın işleyişi ve güvenilirliği de dolandırıcılık ile zarara uğramaktadır. Bu bakımdan TCK 157 ve 158 düzenlemelerinde suç olarak düzenlenmiştir.

Dolandırıcılık, hileli bir davranış ile mağdurun aldatılıp zarara uğratılarak, faile veya bir başka kişiye yarar sağlanması fiilidir. Dolandırıcılık suçu Türk Ceza Kanununda  3 maddede düzenlenmiştir. Buna göre TCK 157 dolandırıcılık suçunun temel şeklini, TCK 158 nitelikli dolandırıcılık hallerini, TCK 159 ise cezayı azaltıcı nitelikli unsurlarını düzenlemektedir. 

Bu suç, hukuki düzenlemesi ve cezai yaptırımı bakımından önemli bir yere sahiptir. Nihayetinde failin özgürlüğü mağdurun da malvarlığı hakkı söz konusudur. Aşağıda dolandırıcılık ile ilgili olarak önemli ayrıntılara ve cezai sürecin işleyişine değineceğiz. Bu bakımdan hassasiyetle takip edilmesi gereken bir konudur. Buna bağlı olarak yazımızın sırasına uygun şekilde okunmasını tavsiye ederiz.

Dolandırıcılık Suçu Nasıl İşlenir? (TCK 157)

Dolandırıcılık suçunun temel hali ile nasıl işleneceği ve fiil unsuru TCK 157 düzenlemesinde yer almıştır. Bu temel işleniş şeklinin cezayı artırıcı nitelikli halleri ise TCK 158’de yer almıştır. Dolandırıcılık suçu, günümüzde her alanda imkanların genişlemesine bağlı olarak ticari hayatın kullandığı her imkanı kullanarak aynı şekilde ilerlemektedir. Suç ne surette işlenirse işlensin temel hali için şu unsurlar gereklidir:

  • Hileli davranışlar ile bir kişinin aldatılmış olması gerekmektedir. Buradaki hileli davranış basit yalanları aşacak düzeyde olmalıdır. Yani nitelikli yalanlar ile hileli davranış sergilenebilir. Aksi halde dolandırıcılık suçu işlenmiş sayılmaz.
  • Bu davranışlar aldatılan kişinin veya bir başkasının malvarlığı bakımından zarar uğramasına yönelik olmalı ve zarar gerçekleşmelidir.
  • Bu zarar sonucunda failin kendisine veya başkasına bir yarar sağlanması gerekmektedir.
  • ‘Failin hileli davranışları’, ‘ortaya çıkan zarar’ ve ‘failin elde ettiği yarar’ arasında nedensellik bağı olmalıdır.

Dolandırıcılık Suçu Unsurları

Dolandırıcılık suçu kasıtlı olarak işlenebilen bir suçtur. Yani taksirle dolandırıcılık suçu işlenemez. Bununla birlikte failin, aşağıda anlatacağımız dolandırıcılık fiiline kastetmiş olması yeterlidir. Yani ayrı olarak başka bir saik taşıması gerekmez. Dolandırıcılık suçunda elde edilen menfaat para veya başkaca taşınır mallar olabileceği gibi bir gayrimenkul de olabilir.

Dolandırıcılık suçunun basit hali de nitelikli hali de özgü suç niteliğinde değildir. Yani herkes bu suçu işleyebilir. Bununla beraber dolandırıcılık suçunun mağduru da herkes olabilir. Yani TCK 157 veya TCK 158’de yer alan fiilleri gerçekleştiren herkes bu suçun mağduru olabileceği gibi bu fiiller ile hileli davranışlara maruz kalan ve bunun sonucunda zarara uğrayan  kişiler mağdurdur. 

Burada suçun oluşabilmesi için hileli davranışa maruz kalan kişi ile malvarlığı olarak zarar uğrayan kişilerin aynı kişiler olması şart değildir. Ama hileli davranış ile aldatılan kişi, söz konusu malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmalıdır. Söz gelimi, bir kişinin hileli davranışla aldatılarak cebindeki parayı almak dolandırıcılık olduğu gibi yaşadığı evde eşine ait başka malvarlığını aldırtmak da dolandırıcılıktır. Ancak bir kişiyi hileli davranışla aldatıp ona hırsızlık yaptırıldığı zaman dolandırıcılık suçu oluşmaz.

18 yaşından küçük olup da algılama yeteneğine sahip küçükler dolandırıcılık suçununun faili vaya mağduru olabilir. Ancak algılama yeteneğine sahip olmayan kişiler bu suçun mağduru olamaz. Eğer diğer şartlar oluşmuşsa böyle bir durumda daha hafif cezai yaptırımı olan hırsızlık suçu gündeme gelir.

Dolandırıcılık suçu neticeli bir suçtur. Yani failin hileli davranış ile karşısındaki kişiyi aldatması, bunun sonucunda aldanan kişi yahut başka bir kişinin malvarlığı olarak bir zarara uğraması gerekmektedir. Failin veya bir başka kişinin bu zarardan ötürü yarar elde etmiş olması da gerekmektedir. Aksi halde aşağıda ayrıntılarına değineceğimiz “dolandırıcılık suçuna teşebbüs” durumu ortaya çıkar.

Dolandırıcılık suçunda herhangi bir hukuka uygunluk nedeni işlemez. Yani dolandırıcılık fiilini hukuka uygun hale getiren herhangi bir neden söz konusu değildir zira bu suçun temelinde hileli davranış yatar.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçu (TCK 158)

TCK 157. maddede yer alan suçun temel şekli için öngörülmüş cezanın ağırlaştırılmasını gerektiren nitelikli haller TCK 158. maddede düzenlenmiştir. Bu cezaların ne kadar olduğuna yukarıda değindik.   Belirtmek gerekir ki uygulamada genellikle bu nitelikli hallerin varlığı söz konusu olur. Bu nedenle dolandırıcılık hakkında cezai soruşturma ve kovuşturma söz konusu olduğu zaman bunun üzerinde ciddiyetle eğilmek gerekir. 

TCK 158/1’de yer alan, alt sınırı 3 yıl ve üst sınırı 10 yıl hapis cezası olan, cezayı artırıcı nitelikli halleri şu şekilde saymamız mümkündür:

  • Dolandırıcılık fiilinin, toplumun dini inanış ve duygularının istismar edilmesi suretiyle işlenmesi

Kişi eğer, herhangi bir dine ait olgular-inanışlar kullanarak karşıdaki kişiyi aldatmış ve bu aldatması sonucunda ondan bir yarar elde etmişse bu nitelikli hal söz konusu olmaktadır. Burada dinin bizzatihi kendisi bir aldatma aracı olarak kullanılmaktadır. İnsanların hassasiyetlerinin bu şekilde yarar sağlama aracı olarak kullanılması cezayı artırıcı hal olarak düzenlenmiştir. Bir camii inşa edileceğinden bahisle para toplayarak parayı kaçırma örneğinde olduğu gibi.

  • Mağdurun içine düşmüş olduğu tehlikeli ve zor şartların kullanılması suretiyle işlenmesi

Kişinin tehlikeli ve zor şartlar içinde olduğu zamanlarda başkalarına karşı güven duyma ihtiyacı artar ve bu şekilde davranır. İşte bu tarz anlık veya genel zorluklarda kişilerin bu güveninin istismar edilmesi cezayı artırıcı hal olarak düzenlenmiştir.

  • Kişinin algılama yeteneği ve akli melekelerinin zayıflığından yararlanmak suretiyle işlenmesi

Algılama yeteneği zayıf olan kişilerin aldatılmaları normal bir kişinin aldatılmasından daha kolaydır. Bu bakımdan kişilerin bu özelliklerinin suistimal edilip onlardan haksız yarar elde etmek cezayı artırıcı hal olarak öngörülmüştür.

  • Kamu kurumu, siyasi kuruluş, vakıf veya dernek gibi tüzel kişilerin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi

Bu sayılan kuruluşların toplum nezdinde bir güveni vardır ve olmalıdır. Buna bağlı olarak bu güveni zedeleyici şekilde işlenen dolandırıcılık suçunun cezası suçun temel işleniş şeklinden daha fazla olarak düzenlenmiştir.

  • Dolandırıcılık fiilinin kamu kurum ve kuruluşlarına zarar verecek şekilde işlenmesi (hapis cezası 4 yılın altında olamayacak hal)

TCK 158/1-e düzenlemesinde yer alan bu nitelikli halin cezası görüldüğü üzere diğer nitelikli hallere göre de ağırlaştırılmıştır. Bütün topluma ait olan kamu mallarının bu şekilde zarara uğratılması durumunda mağdur hem Devlet ve kurumları hem de bütün halk olmaktadır. Bu nedenle TCK 158/1-e cezası ekstra bir ağırlığa sahiptir.

  • Bilişim sistemleri, banka veya diğer kredi kuruluşlarının kullanılması şeklinde (hapis cezası 4 yılın altında olamayacak hal)

Uygulamada dolandırıcılık suçunun en çok görülen ve bizim de bu alanda en çok dava aldığımız hali TCK 158/1-f düzenlemesinde yer alan bilişim sistemleri, banka veya diğer kredi kuruluşlarının kullanılması şeklinde işlenen dolandırıcılık suçudur. 158/1-f’de yer alan bilişim sistemi; bilgisayar, telefon, televizyon vb. online ortamları ifade etmektedir.

Burada da TCK 158/1-f cezası diğer nitelikli hallere göre daha ağırdır. Bilişim sistemleri kişilerin ticari faaliyetlerini sürdürdüğü bir mecradır. Risk daha fazladır ve bu şekilde bir cezai yaptırım ile korunma yoluna gidilmiştir. Banka ve kredi kuruluşlarının işlerliği de ticari hayat açısından önemli görülmüş ve bu şekilde TCK 158/1-f cezası ile korunmaya çalışılmıştır.

ÖNEMLİ!: Bu dava konusunda birlikte çalışacak ceza avukatı araştırması yaparken avukatın mutlaka bilişim alanında da yetkin olmasına dikkat edilmelidir.

  • Basın ve yayın araçlarının kişiye sağladığı kolaylık ve inandırıcılığın kullanılması suretiyle işlenmesi

Basın ve yayın araçlarının kişilere sağladığı kolaylığın nitelikli hal olduğu madde metninde ve gerekçesinde yer almış ancak gerekçesi ayrıntılı olarak belirtilmemiştir. Zaten gayet açık bir şekilde uygulamada da sıkça görülen bir nitelikli hal düzenlemesidir.

  • Şirket adına hareket eden kişilerin bu ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık fiilini işlemesi ve kooperatif yöneticilerinin kooperatif faaliyetleri esnasında dolandırıcılık fiili gerçekleştirmesi

Görüldüğü üzere ticari hayatın işlerliği için olmazsa olmaz olan şirketlere kanun ayrı bir önem vermiş ve bu kuruluşların yönetici ve temsilcilerine olan güveni koruma altına almıştır. Bir şirket temsilcisiymiş gibi hareket eden kişinin işlendiği dolandırıcılık suçu daha ağır bir cezaya tabi tutulur.

  • Serbest meslek olarak çalışan kişilerinin mesleklerinden ötürü kendilerine duyulan güveni suistimal etmeleri suretiyle işlenmesi (hapis cezası 4 yılın altında olamayacak hal)

Yukarıda yer alan nitelikli hallerde olduğu gibi kanunun genel yaklaşımı ticari hayat ve meslek sahibi kişilere olan itimadın korunması gerektiğidir. Hatta o kadar ki bununla ilgili nitelikli hallerde verilecek hapis cezasının alt sınırının 4 yıl hapis cezası olacağı düzenleme altına alınmıştır.

  • Banka veya diğer kredi kuruluşlarınca verilmemesi gereken bir kredinin çıkarılmasını sağlamak maksatlı olarak işlenmesi (hapis cezası 4 yılın altında olamayacak hal)

Bu nitelikli halde, banka veya diğer kredi kuruluşlarında çalışan ve kredi vermeye yetkili olan kişilere karşı hileli davranışlar ile gerçeğe aykırı bilgiler vererek aslında alamayacağı bir krediyi almak söz konusu olmaktadır. Bu dolandırıcılık şeklinde de verilecek cezanın alt sınırı 4 yıl olarak yer almıştır.

  • Sigorta şirketinden sigorta bedeli alabilmek maksadıyla işlenmesi (hapis cezası 4 yılın altında olamayacak hal)

Eğer bir kişi sigorta şirketinden bir miktar para koparmak düşüncesi ile dolandırıcılık fiili işlemiş ise burada da verilecek ceza 4 yılın altında olamaz. Burada failin sigorta ettiren veya sigortalı kişi olması şart değildir. Üçüncü bir kişi de olabilir. Burada sahte belgeler sunmaktan tutun da her türlü hileli davranış bu suçu oluşturma kabiliyetine sahiptir.

  • Failin kendisini herhangi bir kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık fiilini işlemesi (hapis cezası 4 yılın altında olamayacak hal)

Kamu kurumlarına ve kamu görevlilerine duyulan güvenin korunması doğal olarak önemsenmiş ve böyle bir nitelikli hal öngörülmüştür. Örneğin kişinin kendisini; hakim savcı, polis, okuldaki memur vb. olarak tanıtması ve dolandırıcılık faaliyetinde bulunması bu nitelikli hale neden olur ve ceza 4 yılın altında olmaz.

  • Failin kendisini banka – diğer kredi kuruluşlarında çalışan biri olarak göstermesi yahut sigorta kuruluşu çalışanı olarak göstermesi suretiyle dolandırıcılık fiili işlemesi  (hapis cezası 4 yılın altında olamayacak hal)

Aynı kamu görevlilerine duyulan güvenin korunması gibi banka ve kredi kuruluşu çalışanlarına duyulan güven de bu şekilde korumaya alınmıştır. Fail kendisini banka veya sigorta şirketi çalışanı olarak tanıtırsa cezası bu bakımdan 4 yıldan başlayacaktır.

TCK 158/2’de ise aynı ceza, yani alt sınırı 3 yıl ve üst sınırı 10 yıl hapis cezası, öngörülmüş olmakla birlikte bir başka cezayı artırıcı nitelikli hale yer verilmiştir. Buna göre;

  • Eğer fail, kamu görevlileri ile arasının iyi olduğundan ve aldattığı kişiye bu şekilde fayda sağlayacağından bahisle kendine yarar sağlayarak dolandırıcılık fiili işlerse gene aynı cezayı alır.

TCK 158/3’de iki farklı cezayı artırıcı hal daha öngörülmüştür. Bunlar ise şu şekildedir;

  • Dolandırıcılık fiili ne şekilde işlenirse işlensin en az üç kişi ile birlikte işlenirse verilecek ceza yarı oranında artırılır.
  • Suç işleme odaklı olarak kurulmuş bir örgütün faaliyetleri çerçevesinde dolandırıcılık fiili işlenmesi halinde ise verilecek ceza 1 kat artırılır.

Bu saydığımız üç fıkra dolandırıcılık cezasını artıran hallerdir. Ancak belirtmemiz gerekir ki uygulamada gerçekleştirilen bütün dolandırıcılık hallerinde nitelikli haller söz konusudur. Hatta çoğu zaman birden fazla nitelikli hal bir arada bulunmaktadır. Buna bağlı olarak verilecek ceza daha da artırılır. Bu nedenle belirttiğimiz gibi cezai süreç ayrı bir öneme sahip olur. 

Dolandırıcılık Suçunun Cezası

Dolandırıcılık suçu işleyen kişi hem hürriyeti bağlayıcı hapis cezası hem de adli para cezası ile yargılanır. Bu bakımdan dolandırıcılık cezası için hafife alınmayacak bir ceza olduğunu söylemek mümkündür.

TCK 157 hükmünde yer alan basit dolandırıcılık suçu için alt sınırı 1 yıl ve üst sınırı 5 yıl olan bir hapis cezası öngörülmüştür. Bununla birlikte 5 bin güne kadar hapis cezası verileceği öngörülmüştür.

TCK 158 hükmünde yer alan nitelikli unsurların neler olduğuna aşağıda değindik. Ancak buradaki dolandırıcılık cezası ile ilgili söyleyebiliriz ki suçun basit şekline göre daha ağır bir düzenlemedir. Buna göre TCK 158/1 ve TCK 158/2’de yer alan nitelikli dolandırıcılık cezası alt sınırı 3 yıl ve üst sınırı 10 yıl olan hapis cezasıdır. Gene bu hapis cezası ile birlikte 5 bin güne kadar adli para cezasına hükmedilir.

TCK 158/1’de yer alan bazı haller vardır ki bunların cezası ayrı olarak düzenlenmiştir. Buna göre bu hallerde verilecek hapis cezası en az 4 yıl ve adli para cezası da dolandırıcılık faaliyetinden elde edilen miktarın en az iki katıdır. Bu özel hallere de aşağıda ayrıca değineceğiz. 

TCK 158/3’de ise suçun birden fazla kişi ile birlikte işlenen özel bir hali düzenlenmiştir. Buna da aşağıda değineceğiz ancak bunun cezası da daha ağır olarak düzenlenmiştir. Buna göre suç birden fazla kişi ile birlikte işlenmişse alt sınırı 1,5 yıl ve üst sınırı 7,5 yıl olan hapis cezası söz konusu olur. Ayrıca suç örgütsel bir faaliyet çerçevesinde işlenmişse alt sınırı 2 ve üst sınırı 10 yıl olan hapis cezasına hükmedilir.

Uygulamada dolandırıcılık basit bir fiilmiş gibi bir algı olsa da görüldüğü gibi çok ciddi cezai yaptırıma sahiptir. Bu nedenle sürecin büyük bir titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Hem fail bakımından hem de mağdur bakımından birçok hak kaybı doğmaması adına deneyimli bir ceza avukatından yardım alınması gerekir. 

Dolandırıcılık Suçunda Cezayı Azaltan Haller

TCK 159. madde düzenlemesinde dolandırıcılık suçunda cezayı azaltıcı nitelikli hal gösterilmiştir. Buna göre, dolandırıcılık fiili eğer  bir hukuki ilişki sonucunda doğmuş olan bir alacağın tahsil edilmesi amacıyla gerçekleştirilmişse bu durumda failin cezası alt sınırı 6 ay ve üst sınırı 1 yıl olan hapis cezası olarak belirlenir. Yahut hapis cezası yerine adli para cezasına hükmolunur.

Dolandırıcılık suçu hileli davranış ile kasten işlenebileceğinden, olası kast ile işlenemez. Bu bakımdan suçta daha az ceza verilen olası kast durumu söz konusu olmaz. Taksirle işlenmesi de mümkün değildir. Dolandırıcılık suçunu işleyen kişilerin akıl hastası, aklı zayıf, sağı veya dilsiz kişiler olamayacağı için bu cezayı azaltıcı halin uygulanması da pek görülmez.

Yaş küçüklüğü hükümleri de uygun düştüğü ölçüde cezayı azaltıcı etkiye sahiptir. 12 yaşından küçük kişilere ceza verilmiyor olsa da 12 yaşından küçük birinin dolandırıcılık fiili işlemesi pek mümkün olmaz. 12 yaşından büyük 15 yaşından küçük çocuklar için işlediği fiilin hukuki anlam ve sonucunu bilmesi durumunda cezasında indirime gidilir. 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük kişilerin dolandırıcılık fiili işlemesi durumunda da gene cezalarında indirime gidilecektir.

Dolandırıcılık Suçu Uzlaştırma

TCK düzenlemelerinde yer alan bazı suçlar uzlaştırma kapsamında iken bazılarında bu özellik yoktur. Dolandırıcılık suçunun TCK 157. maddede yer alan basit hali uzlaştırma kapsamındadır. Ancak 158. maddede yer alan nitelikli hali uzlaştırma kapsamında değildir. Uzlaştırma kapsamında yer alan suçlar için kovuşturma aşamasına geçilebilmesi için tarafsız bir uzlaştırmacı gözetiminde taraflar uzlaşma görüşmesi yapar. 

Bu görüşmeler sonucunda kaba bir tabir ile taraflar arasındaki anlaşmazlık çözülürse yargılamaya geçilmez. Ancak bu görüşmeler olumsuz sonuçlanırsa o zaman ceza yargılamasına geçilecektir. Dolandırıcılık suçunun basit hali için uzlaştırma görüşmeleri yapılmak zorundadır. Eğer taraflar bu görüşmeye gelmez yahut gelip de anlaşamazlarsa kovuşturma aşamasına geçme şartı sağlanmış olur.

Dolandırıcılık Şikayet Süresi ve Dolandırıcılık Zamanaşımı

Türk Ceza Kanununda yer alan bazı suçlar ile ilgili olarak cezai soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için mağdurun şikayeti aranırken bazı suçlar için ise kimsenin şikayet etmesi aranmadan savcılık re’sen harekete geçer. TCK 157 dolandırıcılık suçu ve TCK 158’de yer alan nitelikli haller, takibi şikayete bağlı olmayan suçlardandır. Bu nedenle bu suçlar hakkında soruşturma ve kovuşturma yapabilmek için kimsenin şikayet etmesi gerekmez.

Esasen dolandırıcılık gibi takibi şikayete bağlı olmayan suçlarda şikayet değil ihbar söz konusu olur. Takibi şikayete bağlı suçlarda 6 aylık şikayet süresi söz konusudur. Dolandırıcılıkta şikayet söz konusu olmadığı için suçun gerekli birimlere bildirilmesi için herhangi bir hak düşürücü süre de söz konusu değildir. Bununla beraber bu suçta 8 yıllık dava zamanaşımı süresi söz konusudur. Yani dolandırıcılık zamanaşımı süresi olan 8 yıl içerisinde cezai sürecin işlemiş olması gerektir. Aksi halde o fiilden ötürü bir daha soruşturma veya kovuşturma yapılamaz.

Yukarıda TCK 159 düzenlemesinden bahsettik. TCK 159 düzenlemesinde dolandırıcılık fiilinin bir alacağı tahsil etmek amaçlı olarak gerçekleştirildiği hal yer alıyordu. İşte böyle bir durumda bu suç şikayete tabi olur ve dolandırıcılık şikayet süresi olan 6 ay içerisinde kolluk birimlerine yahut savcılığa durumun bildirilmesi gerekir.  

Dolandırıcılık Suçunda Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlık, failin işlediği tipe uygun suç fiilinden sonradan pişman olması halinde bazı şartları yerine getirmesine bağlı olarak cezasında indirim yapılmasını sağlayan ceza hukuku kurumudur. Dolandırıcılık suçu gibi bir takım malvarlığına karşı işlenen suçlarda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak cezanın ⅔’lük kısmının indirilmesini sağlamak mümkündür.

Dolandırıcılık suçunda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek için mağdurun uğradığı zararın giderilmiş olması gerekmektedir. Esasen etkin pişmanlık kurumu geniş şartlara ve işleyişe sahiptir. Ayrıntılarına burada değinmemiz mümkün değildir ancak dolandırıcılık suçunda etkin pişmanlıktan yararlanmak failin oldukça lehine bir durumdur. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için ‘etkin pişmanlık’ başlıklı yazımız incelenebilir.

Dolandırıcılık Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 2 yıl ve altındaki hapis cezası hükümlerinin infazını engeller ve 5 yıl boyunca kasıtlı bir suç işlenmemesi durumunda kişi sanki hiç suç işlememiş gibi sonuç doğurur. Dolandırıcılık suçunun cezası genellikle 2 yılın üzerinde olmakla beraber kanuni alt sınırı 1 yıllık hapis cezasıdır. Hakimin dolandırıcılık suçundan ötürü hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verebilmesi için failin önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hüküm giymemiş olması gereklidir.

Yani 2 yılın altında bir cezaya hükmedilirse ve mağdurun uğradığı zarar giderilirse hakim hükmün açıklanmasını geri bırakarak faile bir denetim süresi tanır. Bu süre 5 yıldır. Bu 5 yıllık süre içerisinde fail tekrar kasıtlı bir suça karışmayarak denetim süresini temiz geçirir ve sanki hiç suç işlememiş gibi sicili temiz kalır.

Dolandırıcılık Suçunda Cezanın Ertelenmesi 

Cezanın ertelenmesi de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına benzer şekilde verilen hapis hükmünün infaz edilmemesini sağlar. Burada da 2 yıl ve altında verilen ceza hükmünden ötürü hakim cezanın ertelenmesi kararı verebilir ve gene bir denetim süresi belirler. Ancak HAGB kararından farklı olarak burada denetim süresi 1 yıl ile 3 yıl arasında değişen bir zaman dilimidir. 

Bununla beraber cezanın ertelenmesi kararında verilen denetim süresinde hiçbir kasıtlı suç işlenmezse önceki verilen ceza hükmü infaz edilmiş sayılır. HAGB’de ise böyle bir ceza hükmü sanki hiç verilmemiş gibi bir durum söz konusu olmaktaydı. Dolandırıcılık suçunda bu şartların oluşması halinde cezanın ertelenmesi kararı verilebilmektedir.

Hem hükmün açıklanmasının geri bırakılması hem de cezanın ertelenmesi kararlarında verilen denetim süresi içerisinde fail tekrar bir kasıtlı suç işlerse hem önceki cezası hem de bu yeni cezası birlikte infaz edilir. 

Dolandırıcılık Suçuna Teşebbüs ve İştirak

Dolandırıcılık suçuna teşebbüs mümkündür. Suçun tamamlanması için gereken şartları yukarıda belirtmiştik. Buna göre fail, dolandırıcılık suçu için gerekli olan fiil hareketlerinin icrasına başlamış ve elinde olmayan nedenlerden ötürü netice gerçekleşmemişse suç teşebbüs aşamasında kalmış demektir. 

Dolandırıcılık suçunun basit halinden tutun da nitelikli hallerine kadar bütün işleniş şekilleri bakımından gerekli icra hareketleri, hileli davranışlar, sahte belgeler vb. icrai işlemler başlamış ve failin elinde olmayan bazı nedenlerden ötürü devamı getirilememiş olmalıdır. Bu durumda dolandırıcılık suçuna teşebbüs söz konusu olacaktır. Dolandırıcılık suçuna teşebbüs, şüphesiz suçun temel şekli gibi cezalandırılmaz. Cezada indirime gidilen hallerden birisidir bu.

Dolandırıcılık suçunun aşamalarında ortak suç işleme iradesi ile hareket eden kişiler suça iştirak etmiş sayılır. Dolandırıcılık suçunda bir kişi suça azmettiren veya yardım eden sıfatı ile iştirak etmiş olabileceği gibi dolaylı fail veya müşterek fail şeklinde iştirak de edebilir. Cezai sorumluluğu da somut olayın özellikleri çerçevesinde iştirak statüsüne göre belirlenecektir.

Ayrıca yukarıda değindiğimiz üzere TCK 158/3 düzenlemesinde dolandırıcılık suçunun en az üç kişi ile beraber işlenmesi yan iştirak halinde işlenmiş olması cezayı yarı oranında artırıcı nitelikli hal olarak yer almıştır.

Dolandırıcılık Davası Ne Kadar Sürer?

Dolandırıcılık ile ilgili cezai süreçte genellikle faillere ulaşmada sıkıntı yaşanılır. Suç ile ilgili olan başka kişi veya kurumlara ulaşılsa da faillere ulaşmak biraz zaman alabilmektedir. Dolandırıcılık davası diğer suç tiplerinden bu noktada ayrılır.

Bununla beraber savcılık ve mahkemenin yoğunluğu, suç delillerinin değerlendirilmesi, adli takvim vb. bir çok etken dolandırıcılık ile ilgili olarak açılmış bir davanın süresine etki eder. Tabi cezai sürecin deneyim sahibi bir ceza avukatının hukuki yardımı eşliğinde sürüdürülüyor olması davanın süresine olumlu etki edecektir.

Dolandırıcılık Nereye Şikayet Edilir?

Dolandırıcılık faaliyetinin mağduru olan kişi bu durum geç kalmaksızın ve dolandırıcı kişi ile hala irtibatlı ise ona belli etmeksizin derhal kolluk birimlerine yahut direkt olarak savcılığa bildirmesi gerekmektedir. Somut olayın değerlendirmesi ve en hızlı çözümün üretilmesi adına savcılığa başvurmadan önce deneyim sahibi bir ceza avukatının yardımının bu süreçte etkisi büyük olacaktır.

Dolandırıcılık Suçunda Ceza Avukatının Önemi

Yukarıda yeterince bahsettiğimiz üzere dolandırıcılık suçunun basit hali de nitelikli hali de ciddi cezai yaptırımlar ile kişiyi karşı karşıya bırakır. Bununla birlikte uygulamada en çok görülen dolandırıcılık tipleri de nitelikli dolandırıcılıktır. Ortada fail için özgürlüğünden olma, mağdur için de malvarlığı kaybı durumu söz konusudur.

Bu nedenle cezai sürecin üzerine ciddiyetle eğilmek şarttır. Bunun en düzgün yolu da deneyim sahibi bir ceza avukatının hukuki desteğini almaktan geçer. Söz konusu sürecin hızlı ve etkin şekilde ilerlemesi ve bir o kadar da gizlilik içinde sürdürülmesi gerekmektedir. Bu bakımdan ceza avukatı yardımı her zaman kişinin yararına olur.

Bu makale faydalı mıydı?