aile mahkemesi

Aile Mahkemesi

(4 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Genel mahkemelerin görev alanları belirli bir konu veya kişi ile sınırlandırılmamışken aile mahkemesi gibi özel mahkemelerin görev alanına giren uyuşmazlıklar belirli bir konu veya kişi ile sınırlandırılmıştır.

Belirli uyuşmazlıklar için ihtisaslaşmış özel mahkemeler uyuşmazlıkları çözüme kavuştururken tarafları düşünen, daha etkin ve daha kalıcı çözümler üretmektedir. Aile mahkemeleri de aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulduğu ve bu alanda ihtisaslaşan özel bir mahkemedir. 

Yazımızda; aile mahkemelerinin yargılama usulünü, görev ve yetki alanlarını, vermiş olduğu kararlara nasıl itiraz edilmesi gerektiği gibi önemli hususları açıkladık. Aile mahkemesinin görev alanına giren bir uyuşmazlığı olanların dikkatle okumasını tavsiye ediyoruz.

Aile Mahkemesi Nedir?

Aile mahkemesi aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlere bakan, aile bireylerini ve dolayısıyla toplum düzenini korumayı sağlayan aile hukukunda ihtisaslaşmış, asliye hukuk mahkemesi düzeyinde tek hakimli olarak görev yapan özel mahkemedir.

Aile mahkemelerinde belirli bir ihtisas alanına giren uyuşmazlıklar görüldüğünden aile mahkemesi hakimlerinin de belirli nitelikte olması aranmaktadır. Aile mahkemesi hakimlerinin 30 yaşını doldurmaları, evli, çocuk sahibi olmaları gerekirken aile hukuku alanında lisansüstü eğitim almaları ise tercih sebebidir.

Aile Mahkemeleri Nasıl Kurulur?

Aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların taraflar için daha kolay, hızlı ve etkili bir şekilde çözüme kavuşturulması amacıyla bir özel mahkemenin varlığı gerekli kılınmıştır. Bu sebeple ilk kez 4787 sayılı Kanun ile aile mahkemeleri görev yapmaya başlamıştır.

4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 2. maddesi uyarınca aile mahkemeleri HSK tarafından verilen olumlu görüşün ardından Adalet Bakanlığı tarafından gerekli görülen yargı çevresinde kurulur.

Aile mahkemeleri her ilde kurulmaktadır. Nüfusu yüz bini aşan ilçelerde de iş yoğunluğu sebebi ile aile mahkemesi kurulmaktadır.

Aile hukuk uyuşmazlıklarının sık görüldüğü, aile mahkemesinin iş yükünün fazla olduğu yerlerde aile mahkemesinin birden fazla dairesi bulunabilir. Bu durumda mahkemeler, İstanbul 1. Aile Mahkemesi, İstanbul 2. Aile Mahkemesi şeklinde numaralandırılır.

Davacı birden fazla dairesi olan aile mahkemesinde dava açarken daireleri seçme imkanı yoktur. Dava açılırken dava dilekçesi o yerdeki aile mahkemesine hitaben yazılır.

DİKKAT!: Bazı yargı çevrelerinde iş ve nüfus yoğunluğunun azlığı sebebiyle aile mahkemesi kurulmamaktadır. Aile mahkemesinin bulunmadığı o yargı çevresinde görev yapan asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesinin görevli olduğu uyuşmazlıklarda “aile mahkemesi sıfatıyla” görev yapacaktır.

Aile Mahkemelerinin Görev Alanı

4787 ve 6284 sayılı kanunlarda aile mahkemesinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. Buna göre aile mahkemelerinin görev alanına giren konular şunlardır;

  • Türk Medeni Kanun hükümleri uyarınca aile hukukundan kaynaklanan iş ve uyuşmazlıklara bakma
  • Yabancı mahkemeler tarafından aile hukuku ile ilgili verilen kararların tanıma ve tenfizi işlemlerine bakma
  • Çeşitli kanunlarda verilen diğer görev ve işleri yerine getirme
  • 4787 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere yetişkinler ve küçükler hakkında koruyucu, eğitici sosyal önlemlere ilişkin karar verme
  • 6284 sayılı kanun kapsamında korunan kişiler için koruyucu tedbir kararı alma ve bu kişilere yönelik şiddetin önüne geçilebilmesi için şiddet uygulayanlara ilişkin önleyici tedbir kararı alma 

Görevsizlik Kararı

Yukarıda açıklanan dava ve işler söz konusu ise görevli mahkeme aile mahkemesidir. Davanın görevli bir mahkemede açılması bir dava şartıdır. Aile mahkemesinin görev alanına giren bir davanın başka bir mahkemede açılması yahut başka bir mahkemenin görev alanına giren bir davanın aile mahkemesinde açılması halinde açılan dava, dava şartı eksikliğinden usulden reddedilecektir.

Aile mahkemesinin bulunmadığı yargı çevrelerinde bu uyuşmazlıklara asliye hukuk mahkemesinin bakacağını belirttik. Ancak bir yargı çevresinde aile mahkemesi bulunduğu halde dava asliye hukuk mahkemesinde açılırsa o halde asliye hukuk mahkemesi bu duruma ilişkin görevsizlik kararı verecektir.

Bu kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevsizlik kararı veren asliye hukuk mahkemesine davanın taraflarından birinin başvurması halinde dava dosyası görevli aile mahkemesine gönderilir.

Uyuşmazlığın görevli mahkemede açılması kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla taraflar bu durumu yargılamanın her aşamasında ileri sürebileceği gibi hakim de resen dikkate alır.

Görüldüğü üzere yargılamanın sonuna yaklaşmışken bile görevsizlik kararı ile karşılaşılabileceğinden bu durum ciddi zaman kaybına neden olur. Böyle bir durumla karşılaşmamak adına davanın doğru yetkili ve görevli mahkemede açıldığına emin olmak gerekir. Bu sebeple dava açarken hukuki yardım almak daha hızlı ve etkili sonuçlar doğuracaktır.

Yetkili Aile Mahkemesi

Yetki kuralları davaya hangi yerdeki mahkemenin bakacağını belirten kurallardır. Uyuşmazlığın aile mahkemesinin görev alanına girdiği tespit edildikten sonra sırada hangi yerdeki aile mahkemesinin uyuşmazlığı çözmeye yetkili olduğunun belirlenmesi gerekir.   

Genel yetkili mahkeme kural olarak davalının dava açıldığı andaki yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak kanun tarafların mahkemeye erişimini kolaylaştırmak için farklı yetki kuralları öngörmüş olabilir. Örneğin aile mahkemesinin görev alanına giren boşanma davası için eşlerden birinin yerleşim yeri aile mahkemesi yahut eşlerin son defa altı aydan beri birlikte oturduğu yerleşim yerindeki aile mahkemesi yetkilidir.

Görüldüğü üzere aile mahkemesinin görev alanına giren her iş ve dava için yetki kuralı değişebilmektedir. Dolayısıyla yetkili mahkemenin doğru tayin edilebilmesi için hukuki yardım almakta yarar vardır.

Aile Mahkemesinde Hangi Davalar Görülür?

Yukarıda da bahsedildiği üzere aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü için görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Bu uyuşmazlıklar yetkili aile mahkemesinde açılacak dava ile çözüme kavuşturulur. Bu dava ve işlere örnek olarak şunlar verilebilir:

  • Nişanın bozulması nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası
  • Nafaka davası
  • Aile konutu şerhi konulması
  • Aile mallarının korunması davası
  • Boşanma davası
  • Boşanma sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davaları
  • Terk ihtarı gönderilmesi
  • Velayet davası
  • Babalık davası
  • Soybağının reddi davası
  • Evlenmenin butlanı ve iptali davası
  • Evlat edinme
  • Çocuk ait malların yönetilmesi ve korunmasına ilişkin önlemlerin alınması

Aile Mahkemesinde Nasıl Dava Açılır?

Aile mahkemesinin görev alanına giren bir uyuşmazlık söz konusu ise bu uyuşmazlığın çözümü için yetkili aile mahkemesine verilecek bir dilekçe ile dava açılır. Uyuşmazlığın türüne göre dilekçenin içeriği ve mahkemeye sunulacak belgeler değişiklik göstermektedir.

Ancak her dilekçede bulunması gereken unsurlar Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinde belirtilmiştir. Maddede belirtilen bu unsurlardan bazılarının dilekçede bulunmaması halinde hakim dilekçedeki bu eksikliğin giderilmesi için 1 haftalık kesin süre verir. Verilen bu kesin süre içerisinde eksiklik giderilmezse dava açılmamış kabul edilir.

Aile Mahkemesinde Davanın Görülmesi

Aile mahkemelerinde davanın esastan incelemesine girilmeden önce veya yargılama aşamasında hakimin talep ettiği konular ve uyuşmazlık konusuna ilişkin araştırma ve inceleme yapmak veya hakim tarafından istenildiği takdirde görüş bildirmek üzere Adalet Bakanlığı tarafından psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı atanır.

Aile mahkemesinde uygulanacak yargılama usulü 4787 sayılı kanunun 7. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre; aile mahkemesi önüne gelen dava veya işin niteliğine göre henüz esasa girmeden öncelikle tarafları sulh yoluyla barıştırmayı dener.

Şiddet, zina gibi boşanma sebeplerine dayanan boşanma davaları, mal paylaşımı, müşterek çocukların velayeti gibi konularda tarafları sulhe teşvik etmek işin niteliğine uygun olmadığı için hakim bu tür durumlarda sulh yoluyla tarafları anlaştırmaya çalışmaz.

Sulh yoluyla eşlerin ve çocukların karşı karşıya kaldıkları sorunlar tespit edilerek aile içinde sevgi, saygı ve hoşgörünün korunması amaçlanmıştır. Uyuşmazlığın sulh yoluyla çözümünde gerektiği takdirde yukarıda bahsedilen uzmanlardan da yardım alınır.

Taraflar arasında sulh sağlanamadığı takdirde yahut mahkeme önüne gelen dava veya işin niteliği sulh yoluyla çözüme elverişli değilse esasa girilerek karar verilir.

Aile hukukuna ilişkin belirli dava ve işlerde özel yargılama usulleri öngörülmüştür. Ailenin toplumdaki öneminden dolayı bu tür dava ve işlerde genel usul kurallarının yanında özel usul kuralları getirilmiştir. Örneğin boşanma davalarında yemin teklif olunamaz, tarafların ikrarları hakimi bağlamaz. Hakim tarafların ileri sürdüğü delillerle bağlı değildir, delilleri serbestçe takdir edebilir ve kendisi de delilleri inceleyip yeni vakıalara ulaşabilir. Taraflardan birinin talep etmesi halinde duruşmalar gizli yapılabilir.

Aile mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlerde doğrudanlık ilkesi gereği hakim tarafları mümkün oldukça duruşmaya davet etmeli, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu sorunları bizzat onlardan dinleyerek karar vermelidir.

Nihai Karara Karşı Kanun Yoluna Başvurma

Aile mahkemesinin yargılama sonucunda vermiş olduğu kararın hatalı yahut eksik olduğunu düşünen taraf bu kararı kanun yoluna götürebilir. Böylece kanun yolu denetimi ile aile mahkemesinin ilk derece yargılaması sonucunda vermiş olduğu eksik yahut hatalı karar düzeltilerek aleyhine karar verilen kişinin mağduriyeti giderilecektir.

Aile mahkemesinin aleyhine karar verdiği kişinin bu karara karşı başvuracağı kanun yolu istinaftır. Kararın taraflara tebliğ edilmesinden itibaren 2 hafta içerisinde bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren aile mahkemesine bir dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunur.

İstinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde gösterilen başvuru sebepleri üzerinden yapıldığı için dilekçenin usul ve esas bakımından oldukça iyi hazırlanması gerekir. İstenilen sonucun elde edilmesi için istinaf dilekçesinin bir avukat aracılığı ile hazırlanmasında yarar vardır.

DİKKAT!: Aile mahkemesinin nihai kararlarına karşı istinafa başvurulabilir. Ara kararlar tek başına kanun yoluna götürülemez. Kural olarak nihai kararla birlikte götürülür. Ancak aile mahkemesinin vermiş olduğu bir ara karar olan ihtiyati tedbir kararına ilişkin eğer ihtiyati tedbir talebi reddedilirse doğrudan istinafa başvurulabilir, istinaf incelemesi sonucunda bölge adliye mahkemesinin verdiği karar kesin olup bu karar üzerine temyize başvurulamaz.

Davalarda Boşanma Avukatı Desteği

Aile mahkemesinin görev alanına giren dava ve işler oldukça hassas konular içermektedir. Bu sebeple de yargılama öncesinde ve hatta yargılama sırasında psikolog, pedagog gibi uzman kişilerin yardımına başvurulur. Gerek uyuşmazlık konusunun taraflar üzerindeki etkisi düşünüldüğünde gerekse her uyuşmazlığın içerisinde farklı hukuki meseleleri barındırması dikkate alındığında taraflar maddi manevi birçok külfetle karşılaşabilir.

Özellikle boşanma, velayet, mal paylaşımı, nafaka gibi davalar eşleri ve çocukları yıpratan bir süreç olduğundan en kısa sürede sonuçlandırılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple alanında uzman bir boşanma avukatı ile bu süreçleri yürütmek daha etkili ve hızlı sonuç elde edilmesini sağlayacaktır.

Bu makale faydalı mıydı?