Yurtdışı İcra Takibi

Yurtdışı İcra Takibi ve Uluslararası Alacak Tahsili

Yurtdışı icra takibi günümüzde kişilerin kafasını kurcalayan önemli hukuki meseleler arasında yer alır. Bir kişinin alacağını yurt içinde veya yurtdışında tahsil etmesi bakımından hukuken çok büyük bir farklılık olmamakla birlikte uygulamada büyük zorluklarla karşılaşılabilir. Yurt içinde alacak tahsili birçok bakımdan daha kolaydır.

Ancak uluslararası alacak tahsili de pekala mümkündür. Borçlunun yurtdışında yaşayan bir kişi olması, ona ödeme emri göndermeye veya icra takibi yapmaya engel değildir. Ancak bu, aşağıda açıklayacağımız esaslar çerçevesinde mümkün olabilir.

Yazımızda uluslararası alacak takibine ilişkin önemli ayrıntılara değineceğiz. Uluslararası alacak tahsilinde dikkat edilmesi gerekenler ve bu tahsilin nasıl yapılacağına, bu sürece olumlu veya olumsuz olarak etki edecek unsurlara ve avukat desteğinin önemine değineceğiz. Konunun önemine binaen yazının dikkatlice okunmasını tavsiye ederiz.

Yurtdışı İcra Takibi Nedir?

Türk vatandaşı olsun veya olmasın borçlunun Türkiye dışında yaşıyor olması halinde bu kişiye karşı alacak tahsili için hukuki süreç başlatıldığı zaman girilen sürece yurtdışı icra takibi denir.

Yurtdışı icra takibi prosedürü hangi ülkede yapıldığına göre farklılaşır. Genel hatları ile çoğu ülkede benzer bir prosedür olsa da detaya inildiği zaman önemli usul farklılıkları bulunur.

Mıhcı Hukuk Bürosu olarak uluslararası hukuki faaliyetlerimiz arasında yurtdışı icra takibi işlemleri de yer almaktadır. Bu noktada her ülkede farklılaşan prosedür doğrultusunda o ülkede birlikte çalıştığımız avukat meslektaşlar ile çözüm ortaklığı içerisindeyiz.

Yurtdışı icra takibi yapılacağı zaman bu süreci o ülkedeki çözüm ortakları ile birlikte yürütmek büyük önem taşır. Bu durum sürecin daha hızlı ve etkin şekilde sürdürülmesi bakımından önemlidir.

Bir kişinin alacağını yurt içinde veya yurtdışında tahsil etmesi bakımından hukuken çok büyük bir farklılık olmamakla birlikte uygulamada büyük zorluklarla karşılaşılabilmektedir. Yurt içinde alacak tahsili birçok bakımdan daha kolaydır.

Ancak uluslararası alacak tahsili de pekala mümkündür. Borçlunun yurtdışında yaşayan bir kişi olması, ona ödeme emri göndermeye veya icra takibi yapmaya engel değildir. Ancak bu, aşağıda açıklayacağımız esaslar çerçevesinde mümkün olabilir.

Uluslararası alacak tahsili hukuki işlemler bakımından çok çeşitli bir prosedür gerektirmese de yurt içi alacak tahsiline göre bir miktar daha uğraştırıcı işlemler söz konusudur. Uluslararası alacak tahsili, şirketlerin uluslararası alacaklarına ilişkin olabileceği gibi herhangi bir kişinin şahsi alacağına ilişkin olarak da gerçekleştirilebilir.

Kimler Uluslararası Alacak Takibi Yapabilir?

Yurtdışı icra takibi alacaklı herhangi bir kişi tarafından yapılabilir. Herhangi bir kişi veya kurum-şirket vs. farketmeksizin alacaklı sıfatını haiz olan kişiler yurtdışı icra takibi yapabilir. Yahut alacağın tahsili dava gerektiriyorsa alacak davası açabilir.

Elbette ki bu süreç kişi veya kurumları vekil sıfatı verdikleri avukatları aracılığıyla da sürdürülebilir ki bu önerilir.

Yurtdışı icra takibi gene herhangi bir kişiye karşı yapılabilir. Kişi olsun kurum olsun farketmez. Çoğu ülkenin icra takip hukuku bu konuda benzer hükümlere tabidir.

Yurtdışı İcra Takibi Nasıl Yapılır?

Yurtdışı icra takibi genellikle şirketler arası sözleşmelerden kaynaklanan alacakların tahsili için söz konusu olmaktadır. Bu noktada en çok dikkat edilmesi gereken konu; söz konusu ülke ile aradaki dil, mevzuat ve hukuk kültürü olmalı ve buna göre sağlam adımlar atılmalıdır.

Yurtdışı icra takibi konusunda öncelikle taraflar arasında bir sözleşme olup olmadığına ve bu sözleşmede yetki kuralı ve uygulanacak hukukun seçilip seçilmediğine bakılmalıdır. Eğer bu şekilde bir hukuk seçilmiş ve yetkili ülke belirlenmişse o ülke kuralları uyarınca icra işlemleri yapılır. Ancak burada o ülkenin münhasır yetki sınırlarının aşılmaması gerekir.

Eğer taraflar arasında bu şekilde belirleme yapılmamışsa temel kural borçlunun bulunduğu ülkedeki hukuk kurallarına göre takip yapılacağıdır. Ayrıca olayda halihazırda bir ilam yani mahkeme kararı varsa ve bu o ülke dışında verilmiş bir kararsa buna dayalı takip için kararın tanıma – tenfizi gerekebilir.

Yurtdışı alacak takibi için sözleşme üzerinde önemle durularak değerlendirme yapılmalı, uluslararası ticaret hukuku kurallarına göre çözüm yolları üretilmeli ve mümkün olan hukuk yolları ile hangisinin en avantajlı olacağının doğru tespiti gerekir. Örneğin somut olayın özelliklerine göre yurtdışı icra takibi yerine alternatif uyuşmazlık yollarına gitmek daha mantıklı olabilir.

Mıhcı Hukuk Bürosu olarak bu süreçte uluslararası ticaret ve icra hukukunda uzman avukatlarımızla sürece ilişkin değerlendirme yapıyor ve ilgili ülkelerdeki çözüm ortaklarımızla iletişim halinde kalarak süreci başlatıyoruz.

Tahsil Kabiliyeti

Bir alacak verecek ilişkisinde kişi ne kadar haklı olursa olsun borçludan borcu tahsil etme imkanı yoksa alacak tahsili yapılamaz. Borçlunun malvarlığı olmayabilir, herhangi biryerde çalışmıyor olabilir, düzenli bir ikameti olmayabilir. Çeşitli nedenlerle bir alacağın tahsil kabiliyeti olmayabilir.

Mıhcı Hukuk Bürosu olarak uluslararası alacak takibi kapsamında borçlunun mevcut ve muhtemel tahsil kabiliyetine ilişkin her türlü durumu tespit etmek ilk olarak yaptığımız iştir. Zira tahsil kabiliyeti olmayan bir işte zamansal ve ekonomik kayıp yaşamak anlamsız olacaktır.

Dostane Çözüm

Borcun tahsil kabiliyetine ve alacaklının mal kaçırma durumunun olup olmadığı değerlendirildikten sonra borçlu ile iletişime geçilir. Sürecin olası sonuçları izah edilir ve borcun ödenmesi için çağrıda bulunulur.

Müvekkilin onaylamasına bağlı olarak borçluya teminat göstermesi vs. şartlara bağlı olarak taksit gibi ödeme kolaylığı sağlanabilir. Dostane çözüm yoluna başvurmamızın en temel nedeni hızlı ve ekonomik şekilde alacağı tahsil etmektir.

Yurtdışı İcra Takibi

Eğer borçlu ile iletişime geçmek alacağın tahsili açısından olumsuz sonuç doğuracaksa veya gereksizse veya borçlu dostane çözüme yanaşmamışsa bu durumda yurtdışı icra takibi işlemleri başlatılır.

Bu süreçte somut olayın özelliklerine göre uluslararası anlaşmalar ve ilgili ülkenin yerel icra mevzuatı gözönünde bulundurulur. Bu süreçte hatalı yahut ihmali işlemler tebligat işlemleri bakımından ciddi zamansal kayıp doğurur. Bu nedenle uluslararası alacak takibi üzerinde önemle durularak izlenmesi gereken bir süreçtir.

Yurtdışı icra takibi Türkiye’dekine benzer şekilde çoğu ülkede ilamlı ve ilamsız takip şeklinde ikiye ayrılmaktadır. İlamlı takip bir mahkeme kararına veya bu güçteki başka bir belgeye dayanan takiplerdir.

İlamsız takiplerde ise herhangi bir belgeye ihtiyaç duyulmaz. Kişinin elinde bir ilam yahut senet varsa takip daha da kolaylaşır. Ancak ilam veya senedin uluslararası geçerliliği olmalıdır. Bu da tabii ki ilgili ülke kanunlarına ve uluslararası anlaşmalara göre tespit edilir. İlamlar yani mahkeme kararları için de öncesinde tanıma – tenfiz işlemleri gerekebilir.

Uluslararası Alacak Davası

Borçlunun icra takibine itiraz etmesi halinde veya alacağın tahsili açısından daha avantajlı olması durumunda uluslararası alacak davaları açılabilir. Bunlar tamamen somut olayın özelliklerine ve ilgili ülke kanunlarının ne gerektirdiğine bağlıdır.

Bu süreçte yargılama yoluna gitme veya icra takibi başlatma yahut diğer uyuşmazlık çözüm yöntemleri konusunda tüm ihtimaller, olası sonuçlar, sürecin masrafları ve diğer hususlarda müvekkil bilgilendirilir. Nihayetinde izlenecek olan yol tespit edilir, tarafımızca hızlı ve etkin şekilde takip edilir.

Avrupa’da İcra Takibi ve Alacak Tahsili

Uluslararası alacak tahsili ile ilgili olarak Avrupa en önde gelen bölgedir. Özellikle borcun tahsil kabiliyeti söz konusu ise Avrupa’daki borçluya karşı yapılan takipler ciddi anlamda avantajlıdır.

Avrupa Ödeme Emri

Yurtdışı icra takibi işlemlerinin zorluğuna binaen Avrupa bölgesinde “European Payment Order” yani “Avrupa Ödeme Emri” vardır. Avrupa Parlementosu’nun 2006 tarihli çıkardığı tüzük ile Avrupa Ödeme emri uygulamaya girmiştir.

Belirtmemiz gerekir ki Avrupa Ödeme Emri sadece Avrupa Birliği’ne üye devlet vatandaşlarının başvurabileceği bir yol değildir. Her ülke vatandaşı  Avrupa Ödeme Emri yöntemi ile Avrupa’da yaşayan borçluya karşı yurtdışı icra takibi yapabilir.

Avrupa ödeme emrinde mahkeme tarafından alacaklıya bir ihtar gönderilir. Bu bir yargılama değil icra takibi yönetimidir. Ancak gereksiz tenfiz prosedürüne gerek duyulmaması açısından önemlidir.

Avrupa ödeme emri yöntemi sadece uluslararası alacak tahsiline ilişkin bir yöntemdir. Burada hem borçlu hem de alacaklı Avrupa’da yaşıyorsa bu yola başvurulamaz. Bu durumda kendi ülke hukuklarına göre icra takibi prosedürü takip ederler. Yani Avrupa ödeme emri dediğimiz sistem sınır ötesi olma özelliğine sahiptir.

Avrupa ödeme emri ile takip anında muaccel olan ve genel olarak belirli miktarların altında alacakları konu edinir. Bunun haricinde diğer para alacakları için de genel ödeme emri ile takip yapılması mümkündür.

Avrupa ödeme emrine konu edilemeyecek bazı alacak türleri mevcuttur. Mal rejimi tasfiyesi, miras alacakları, iflas ve aciz durumunda doğan alacaklar, sosyal güvenliğe ilişkin alacaklar direkt olarak Avrupa ödeme emrine konu edilemez.

Bu başvuru Avrupa Birliği üye ülkelerinden birinin mahkemelerine yapılmaktadır. Başvuruda yukarıda saydığımız şartların sağlanıp sağlanmadığı incelenir ve borçluya ödeme emri gönderilir.

Tebliğden sonra borçlunun 30 günlük itiraz süresi vardır. Aksi halde artık takip kesinleşir ve icra edilebilirlik kazanır. Burada cebri icra ulusal egemenlik ilkesi gereği borçlunun bulunduğu ülke kuralları uyarınca gerçekleştirilecektir.

Ancak o ülkede de takibin kesinleşmiş olacağını söyleyebiliriz. Tabii ki bu icra edilebilirlik üye ülkelerde geçerlidir. Yani borçlu Avrupa Birliği üyesi ülkelerden birinde olmalı ki bu yola başvurulup alacak tahsil edilebilsin.

Almanya’da Alacak Tahsili

Almanya’da alacak tahsili için Avrupa Ödeme Emri yoluna başvurulabilir. Bununla birlikte Alman icra hukuku kurallarına göre genel takip başlatılabilir. Burada kişinin elinde olan belgeye göre takibin mahiyeti değişecektir.

İlam veya bu güçte bir belge varsa bunların tenfizi ve apostil şerhi konulmuş kesinleşmiş mahkeme kararı ve noter onaylı tercümeleri gerekir. Bunun haricinde ilamsız takip yoluna gidilebilir. Takibin kesinleşmesi halinde cebri icra ile haciz gerçekeleştirilebilir. Almanya alacak takibi, diğer yurt dışı icra takibi yollarına göre daha avantajlıdır.

Mıhcı Hukuk Bürosu olarak özellikle Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde ve tabii ki Amerika ve diğer bölgelerde ortak çalıştığımız hukuk büroları ile alacak tahsili için olabilecek en pratik ve ekonomik yolları belirleyerek yurtdışı icra takibi işlemlerini yapıyoruz.

Diğer Ülkelerde Alacak Tahsili

Her somut olaya göre değişiklik gösterse de genel anlamda Afrika ülkelerinde alacak tahsili işlemleri takip masrafları ve borçluya ulaşılabilirlik anlamında diğerlerine göre daha zordur. Avustralya bölgesinde alacak tahsilinin çok seri ve pratik şekilde ilerlediğini söyleyebiliriz.

Avrupa yukarıda da bahsettiğimiz şekilde yurtdışı icra takibi konusunda etkin faaliyet gösterdiğimiz olumlu anlamda bölgelerden biridir.

Ortadoğu ülkelerinde alacak tahsiline ilişkin yeterli ve detaylı mevzuat düzenlemeleri mevcut olmamakla birlikte doğru bağlantılar ve etkin takip sonucu bu bölgede alacak tahsili yapılabilmektedir. Amerika icra takibi konusunda oldukça karmaşık bölgeler arasında yer alır. Eyaletler arası iletişim zorluğu ve mevzuat farklılığı süreci zorlaştırmaktadır.

Ancak genel anlamda tahsil kabiliyeti olan borç ve borçlulara Amerika bölgesinde de ulaşılıp icra takibi yapılabilmektedir. Güney Amerika bölgesinde de benzer şekilde olumlu sonuç alınabilmekte ancak süreç diğer bölgelere göre daha uzun sürmektedir.

Yurtdışı Alacaklarının Tahsil Edilememesi

Yurtdışı alacaklarının tahsil edilememesi oldukça büyük bir problemdir. Kişi veya kurumlara ulaşılamaması bu noktada zorluk çıkarır. Ancak şunun bilinmesinde fayda var ki: doğru bir şekilde işletilen icra takip prosedürü yurtiçinde yapılmış gibi yurtdışında da başarıya ulaşacaktır.

Masraf, süre vb. bakımından yurtiçi alacak tahsiline göre bir miktar daha dezavantajlı olsa da yurtdışı alacaklarının tahsil edilememesi bunun sırf yurtdışı ile ilgili olduğunu göstermez. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi tahsil kabiliyeti olan bir borç yurtdışında dahi olsa tahsil edilememesi uzak bir ihtimaldir.

Mıhcı Hukuk Bürosu olarak bu süreçte öncelikle müvekkillerimize bir rapor hazırlamaktayız. Bu rapor yurtdışı icra takibi sürecine girişilmeden hazırlanır. Raporda alacağın tahsil kabiliyetine, tahmin edilen tahsil süresine, muhtemel masraflara, süreç sonunda karşı taraftan alınacak olan masraflar dahil toplam miktara vs. çeşitli ihtimaller gözetilerek yer verilir.

Bunun ardından müvekkilin de onayını alarak uluslararası alacak tahsili için alacak hangi ülkede ise o ülkedeki çözüm ortaklarımızla irtibat halinde olarak gerekli işlemleri başlatmaktayız.

Genellikle yurtdışı icra takibi işlemlerinde tahsil kabiliyeti olan alacaklar öyle ya da böyle tahsil edilmektedir. Bu noktada sürecin her aşamasında müvekkile genel bilgilendirmeleri de yapıyoruz.

Yurtdışı İcra Takibi Yapılırken  Nelere Dikkat Edilmeli?

Yukarıda yurtdışı icra takibi nedir, nasıl yapılır, bu süreçte nelerle karşılaşılır gibi soruları yanıtladık. Görüldüğü üzere uluslararası alacak takibi, zorlukları olsa da süreç öncesinde doğru bir hazırlık yapılıp ihtimallere göre hukuki yol çizildiği zaman başarılı olacak bir işlemdir.

Ancak burada hatalı yahut ihmali işlemler kişiye ciddi hak kayıpları doğurabilir. Bu nedenle sürecin yurtdışı alacak takibi konusunda deneyimli avukatlar aracılığı ile sürdürülmesi gerekir.

Bu makale faydalı mıydı?