vasiyetname

Vasiyetname Nedir? Vasiyetnamenin Açılması, Tenfizi ve İptali Davası

Vasiyetname Nedir?

Bir kişi henüz sağken, ölümünden sonra, malvarlığının akıbetine ilişkin arzu ve isteklerini vasiyetname düzenleyerek ortaya koyar. Vasiyetnameler hukuken geçerli olacak şekilde 3 türlüdür. Bunlar; 

  • Resmi vasiyetname, 
  • El yazılı vasiyetname
  • Sözlü vasiyetname 

şeklinde kanunda yer almaktadır. Bunların önemli ayrımlarına ve usullerine aşağıda değineceğiz.

Kişiler, malvarlığı ile ilgili paylaşım ve diğer tasarruflarını ölmeden önce düzenlemek isteyebilir. Bu dağıtımın tek taraflı olarak yalnızca miras bırakan tarafından yapıldığı durum vasiyetname yoludur. Miras bırakan ile diğer kişiler arasında mirasa ilişkin anlaşma yapılacaksa miras sözleşmesi imzalanmalıdır. Ancak burada tek taraflı ölüme bağlı tasarruf olan vasiyetnameden bahsedeceğiz.

Mirasbırakanın vasiyetname ile gerçekleştirebileceği işlemler kanunda yer almıştır. Buna göre mirasbırakan, yazılı, sözlü veya resmi vasiyetname düzenleyerek;

  • Mirasçılarından birini veya birkaçını mirasından mahrum bırakabilir
  • Malvarlığının ne şekilde paylaştırılacağına ilişkin bir belirleme yapabilir
  • Mallarından bir kısmının belirli bir mirasçısına veya başka bir kişiye bırakılmasını sağlayabilir
  • Belirli bir kişiyi mirasçı olarak atayabilir
  • Mirasçılara malları ile ilgili olarak koşul veya şart koşabilir.
  • Art mirasçı yahut yedek mirasçı belirlemesi yapabilir.
  • Malvarlığı ile ilgili olarak vakıf kurulmasını sağlayabilir.

Yazımızda vasiyetnamenin türleri, hazırlanması, şartları, iptali, açılması, tenfizi, mahkeme süreci vb. önemi ayrıntıları açıklayacağız. Konunun önemi ve hukuk tekniği bakımından bazı özellikler arzediyor olması dolayısıyla yazının dikkatlice okunmasını tavsiye ediyoruz. 

Resmi Vasiyetname Nedir ve Nasıl Hazırlanır?

Resmi vasiyetname, resmi memur önünde, iki tanığın ve mirasbırakanın katılması ile yapılabilir. Resmi memurdan kasıt burada; noter, sulh hukuk hakimi, yahut kanunla bu konuda yetkilendirilmiş diğer görevlilerdir. Bu diğer görevlilere örnek olarak yurtdışında konsoloslar gösterilebilir.

Vasiyetname türleri içerisinde en sağlıklı olan resmi vasiyetnamedir. Bu yolu izlemek isteyen kişi öncelikle;

  • Ölümünden sonra gerçekleşmesini istediği arzu ve isteklerini yazılı veya sözlü olarak resmi memura (sulh hakimi – noter veya diğer görevlilere) bildirir. 
  • Ardından bu memur (genellikle noter), miras bırakacak olan kişinin vasiyetnamesinde bulunmasını istediği bu arzu ve istekleri yazar veya yardımcılarına yazdırır. 
  • Sonrasında bu yazılan metin mirasbırakan kişiye okuması için verilir ve mirasbırakan kişi bu metni okuyarak imzalar, memur mirasbırakanın okuyup imzaladığı bu metne tarih atarak imzalar.
  • Bunun üzerine mirasbırakan kişi, memurun huzurunda; bu metni okuduğunu ve arzu isteklerine uygun olduğundan imzaladığını 2 şahite bildirir.
  • Ardından tanıklar, mirasbırakanın bu beyanı kendilerine yaptığı ve mirasbırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini aynı metne yazarak imzalarını atar. Böylece işlem tamamlanmış olur.
  • Burada önemli bir husus şudur ki vasiyetnamenin içeriğinin tanıklara bildirilmiş olması veya okunmuş olması gerekmez.

Tabi burada önemli bir ihtimal de şudur: Eğer resmi vasiyetname düzenlemek isteyen kişi okur yazar değilse farklı bir yol izlenir. Bu yol aynı zamanda okur yazar olan mirasbırakan için de uygulanabilir. Yani bu ikinci yol kişinin isteğine bırakılmıştır. Ancak kişi okur yazar değilse mutlaka bu ikinci yola başvurulur. Bu yol şu şekildedir;

  • Memur, vasiyetname bırakacak olan kişinin arzu ve isteklerini yazar veya yazdırır. Bunun üzerine memur hazırladığı veya hazırlattığı bu metni iki şahitin huzurunda mirasbırakan kişiye okur. 
  • Mirasbırakan gene iki şahitin huzurunda bu yazılan metnin, kendi arzu ve isteklerine uygun olduğunu beyan eder.
  • Ardından tanıklar mirasbırakana bu metnin okunduğunu, mirassbırakanın bu metni onayladığını ve mirasbırakanı vasiyetname hazırlamaya ehil gördüklerini aynı metne yazarlar ve imzalarını atarlar. 

Resmi vasiyetnamenin bu iki hazırlanış şekli, görüldüğü üzere vasiyetname yapacak olan kişinin okur yazar olup olmamasına göre değişmektedir. Bunun yanında resmi vasiyetname hazırlanma sürecine katılacak olan iki şahit ile ilgili şu hususlar bilinmelidir:

  • Hukuken fiil ehliyeti bulunmayan kişiler bu süreçte tanık olarak yer alamaz.
  • Bir ceza mahkemesi kararı ile kamu hizmetinden yasaklanmış olan kişiler bu süreçte tanık olarak yer alamaz.
  • Okuma – yazması olmayan kişiler, bu süreçte tanık olarak yer alamaz.
  • Vasiyetname düzenleyen kişinin eşi, üstsoyu ve altsoyunda yer alan kişiler ve eşleri, kardeşleri ve eşleri, bu süreçte resmi memur yahut tanık olarak yer alamaz. Eğer bu şekilde yasaklı kişiler memur yahut tanık olursa söz konusu vasiyetname şekle aykırılık dolayısıyla iptal edilecektir.
  • Bu süreçte görev alan resmi memura (notere – hakime – diğer memurlara) ve tanıklara, bu memurun ve tanıkların altsoy veya üstsoyuna ve bunların eşlerine, kardeşlerine ve eşlerine ilgili vasiyetname ile kazandırmada bulunmak mümkün değildir. Böyle bir kazandırma söz konusu olursa vasiyetnamenin yalnızca bu kazandırma hükmü geçersiz sayılır ve varsa diğer kısımları geçerliliğini korur. 

Bu şartlara uygun şekilde düzenlenen resmi vasiyetname, bunu düzenleyen memurca saklanır. Bu ilgili memurun kanuni yükümlülüğüdür. Genellikle noterler tarafından düzenlenen resmi vasiyetname gene bu noterce saklanmaktadır. Ta ki kişi ölüp de vasiyeti açılana kadar veyahut kişi sağken vasiyetinden dönene kadar. 

El Yazılı Vasiyetname Nedir ve Nasıl Hazırlanır?

Vasiyetname hazırlamak için illa ki notere veya hakime gitmek zorunlu değildir. El yazılı vasiyetname hazırlamak suretiyle kişi kendi vasiyetini kendisi hazırlayabilir. Ancak bu işlem, geçerlilik bakımından sıkı şartlara bağlı tutulmuştur.

Vasiyetname Nasıl Yazılır Öncelikle;

  • El yazılı vasiyetname kesinlikle mirasbırakanın kendi el yazısı ile kendisi tarafından yazılmalıdır. Metin baştan sona mirasbırakanın kaleminden çıkmış olmalıdır. Kişi metni abisine, oğluna, kardeşine, eşine ya da bir memura veya herhangi bir başka kişiye  yazdırırsa bu el yazılı vasiyetname geçersiz olur. Bu metinde sonradan ekleme çıkarma yapılmışsa bunlar da kişinin kendi el yazısı ile yapılmış olmalıdır.
  • Bununla birlikte mirasbırakan kendi el yazısı ile metne tarih atmış olmalıdır. Ama bu tarihin mutlaka gün ay yılı net şekilde belirtmiş olması gerekmez. Yani tarihin belirli veya belirlenebilir olması gerekir. Sözgelimi, kişi vasiyetinde “2020 yılının kurban bayramının ilk günü” şeklinde bir tarih ibaresi geçirmişse bu, tarih bakımından geçerli sayılır. Ama “2020 yılında Galatasaray’ın henüz yeni şampiyon olduğu şu günlerde” veya “2020 yılı ramazan ayı” şeklinde tam belirlenemeyen bir tarih ibaresi belirtirse bu vasiyetname şekil yönünden geçersiz olur.
  • El yazılı vasiyetnamede, mirasbırakanın imzasının bulunması zorunludur. El yazılı vasiyetname farklı günlerde düzenlenmişse imza metnin en son doldurulduğu günün altında olmalıdır. Yani imza vasiyet iradesinin en altında bulunmalıdır. İmzasız vasiyetnameler geçersiz olur.

Vasiyetname Kaç Yaşında Hazırlanır Burada yaş ile ilgili şart, vasiyetname yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olma şartı ile bağlıdır. Türk Medeni Kanunu 502. madde uyarınca vasiyet yapacak olan kişinin en az 15 yaşında olması ve ayırt etme gücüne sahip olması şarttır.  Fiil ehliyeti sahibi olmayan kişilerin hazırladıkları vasiyetnameler geçersizdir. Ancak bunun için aşağıda ayrıntılarına değineceğimiz iptal davası süreci işletilmelidir. 

El Yazılı Vasiyetname Nerede Saklanır El yazılı vasiyetname için belirli bir yerde depolama, saklama gibi bir zorunluluk söz konusu değildir. El yazılı vasiyetname hazırlayan kişi bunu evinde, ofisinde tarlasında herhangi bir yerde muhafaza edebilir. Yahut birisine emanet edebilir. Bununla birlikte Türk Medeni Kanunu m. 538 hükmü uyarınca bu metnin kapalı bir zarf içinde veya açık olarak, noter yahut sulh hakimine veya bu konuda yetkilendirilmiş başka resmi bir memura saklaması üzerine bırakılabilir. 

Sözlü Vasiyetname Nedir ve Şartları Nelerdir?

Buraya kadar bahsettiğimiz vasiyetname şekilleri olan el yazılı ve resmi vasiyetnameler olağan vasiyetname türleri idi. Sözlü vasiyetname ise ancak şimdi değineceğimiz olağanüstü durumlarda geçerli olur. 

Eğer mirasbırakan, içinde bulunduğu olağanüstü durum nedeniyle el yazılı veya resmi vasiyetname hazırlama imkanına sahip değilse sözlü vasiyette bulunabilir. Yani el yazılı veya resmi vasiyetname yapma imkanına sahip olan kişinin sözlü olarak vasiyette bulunması geçersiz olacaktır.

Sözlü vasiyetname ne zaman yapılır? Burada mirasbırakanın içinde bulunduğu olağanüstü durum örneklerle kanunda belirtilmiştir. Buna göre mirasbırakan;

  • Yakın bir ölüm tehlikesi içine girmişse,
  • Ulaşım imkanları kesilmişse
  • Hastalık, savaş vb. durumlar dolayısıyla resmi yahut el yazılı vasiyetname hazırlama imkanına sahip değilse

sözlü olarak bu işlemi yapabilir. Mirasbırakan kanser ve ölüm döşeğinde olsa ama el yazılı vasiyetname yazma gücüne sahip olsa bu durumda sözlü vasiyetnamesi geçerli olmaz. Yani bu bahsettiğimiz yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş vb. durumlar mirasbırakan için çok acil ve ani tehlikeler durumlara örnektir. Örneğin kalp krizi geçirmekte olan birisi sözlü vasiyette bulunabilir. Trafik kazası geçirmiş ve her an ölebilecek olan kişi vasiyetnamede bulunabilir. Belirttiğimiz gibi buradaki kriter, mirasbırakanın el yazılı veya resmi vasiyette bulunma imkanının olmamasıdır.

Sözlü vasiyetnamede  tanıklar Sözlü vasiyet yapıldığı zaman en az iki tanık olmalıdır. Bunun haricinde bu tanıklar yukarıda resmi vasiyetnamede bahsettiğimiz şartları taşıyor olmalıdır. Buna göre bu tanıklar mirasbırakanın yukarıda belirttiğimiz belirli derece akrabalarından olmamalıdır. Bu tanıklara veya belirli derece yakınlarına miras bırakılmamış olmalıdır. Eğer tanıklar mirasbırakanın belirli derece akrabası ise sözlü vasiyet geçersiz olur. Ancak vasiyet içerisinde tanıklara veya belirli derece yakınları lehine tasarrufta bulunulmuşsa vasiyet komple geçersiz olmaz. Yalnızca bu kısmı geçersiz sayılır. Tanıkların okur yazar olması şartı sözlü vasiyetname için geçerli değildir.

Sözlü vasiyetin ardından tanıklar ne yapar? Mirasbırakanın kendilerine sözlü vasiyette bulunduğu iki tanık, bu arzuları net bir tarih belirterek hemen yazıya dökerek imzalar. Ardından vakit geçirmeksizin en yakın sulh veya asliye hakimine bu belgeyi teslim ederek, mirasbırakan kişiyi bu işlemi yapmaya ehil olarak gördüklerini ve olağanüstü bir durumda bu sözlü vasiyetin gerçekleştiğini bildirir.

Yahut tanıklar şunu da yapabilir: mirasbırakanın arzularını yazıya geçirmekle vakit kaybetmeksizin direkt olarak hakime gideren durumu anlatırlar ve durum tutanağa geçirilerek tanıklara imzalatılır.

Eğer sözlü vasiyette bulunan kişi;

  • Asker ise, tanıklar bu durumu hakime bildirirmiş gibi teğmen veya daha rütbeli olan subaya bildirecektir.
  • Ülke sınırları dışında bir ulaşım aracı içerisinde seyahat eden biri ise, tanıklar durumu hakime bildirirmiş gibi aracın sorumlusuna bildirecektir.
  • Bir sağlık kuruluşunda tedavi edilmekte ise,  tanıklar bu durumu hakime bildirirmiş gibi sağlık kuruluşunun en yetkili kişisine bildirir.

Sözlü vasiyetname için olağanüstü durumların söz konusu olması ve mirasbırakanın önemli bir tehlike içinde olması dolayısıyla el yazılı veya sözlü vasiyetname yapma imkanının bulunmaması gerektiğinden yukarıda bahsettik. İşte bu tehlike durumunun geçmesi ve mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma imkanı doğarsa yaptığı sözlü işlem geçersiz olur ve bu tarihin üzerinden 1 ay geçmesi ile hükmünü yitirir.

Vasiyetnamenin Açılması

İster el yazılı olsun, ister resmi vasiyetname olsun veya ister sözlü vasiyetname olsun, bunların hiçbirisi kendiliğinden yerine getirilemez. Vasiyetname muhakkak mirasbırakanın ölümünün ardından sulh hakimi tarafından açılır. Aksi halde geçersiz işlemler yapılmış olur. Yani herhangi bir şekilde ele geçen vasiyetname doğrudan sulh hakimine götürülmek durumundadır. Vasiyetnamenin açılmasında, geçerli olup olmadığına bakılmaz. Yani mirasbırakanın ölümünün ardından vasiyetname geçerli de olsa geçersiz de olsa mirasçılara okunacaktır.

Mirasbırakanın ölüm anında yerleşim yerinde bulunan yeri sulh hakimi, ölümü takiben 1 aylık süre içerisinde ilgilileri davet eder ve onlara vasiyetnameyi okur. Bunun üzerine vasiyet artık sonuç doğurmaya başlayacaktır. Eğer mirasbırakanın vasiyeti sonradan ortaya çıkmışsa gene aynı işlem uygulanacaktır.

Mirasta hak sahibi olan kişilere vasiyetnamenin kendilerini ilgilendiren kısımlarının birer örneği hakim tarafından tebliğ edilir. Bu tebligat gideri de terekeden düşülecektir. Eğer mirasçılardan veya mirasta hak sahibi olan kişilerden nerede olduğu bilinmeyen kişiler söz konusu ise bu kişilere yapılacak bildirim ilan yolu ile gerçekleştirilir. 

Açıldıktan Sonra İtiraz Süresi

Vasiyetname açıldıktan sonra bu metnin herhangi bir nedenle geçersiz olduğunu düşünen kişi iptal davası açmak suretiyle itirazını gerçekleştirebilir. Bu iptal davasının ayrıntılarına aşağıda değineceğiz ancak vasiyetname açıldıktan sonra itiraz süresi bu kapsamda 1 yıldır. Bu süre iptal sebebinin ve hak sahipliğinin öğrenilmesinden itibaren başlar. Bu öğrenme gerçekleşmemiş olsa bile her halükarda vasiyetname açıldıktan sonra itiraz süresi iyi niyetli davalılara karşı 10 yıl, kötü niyetli olduğu iddia edilen davalıya karşı 20 yıldır.

Vasiyetnamenin Açılması ve Mal Paylaşımı Süresi

Vasiyetname yukarıda da belirttiğimiz gibi mirasbırakanın ölümünün ardından 1 aylık süre içerisinde sulh hakimi tarafından açılarak ilgililere tebliğ edilir. Nerede olduğu bilinmeyen ilgililere de ilan yoluyla bildirim sağlanmış olur. Ancak bundan sonraki süreç tamamen somut olayın şartlarına bağlı olarak süregider. Mahkemenin durumu, mirasçılar arasındaki hukuki ilişkiler, iptal davası, terekede bulunan malların durumu vb. bir çok etken süreyi azaltıcı veya artırıcı özelliğe sahip olabilir. Tabi burada önemli bir unsur da miras avukatıdır. Deneyim sahibi bir miras avukatının hukuki yardımı ile sürdürülen miras süreci hızlı ve etkin şekilde ilerler.

Vasiyetnamenin İptali Nedir?

Vasiyetnamenin açılması ve ilgililere okunmasının ardından 1 yıllık iptal davası açma süresi başlar. Vasiyetnamenin iptali davası bu süre içerisinde açılmazsa bu hak artık kaybolur. Vasiyetin iptali davası, her türlü iddiaya dayanarak açılabilen bir dava değildir. Türk Medeni Kanunu m. 557 hükmünde hangi nedenlerle vasiyetnamenin iptali talep edilebileceği sayılmıştır. Bu sebepleri şu şekilde sıralamamız mümkündür:

  • Mirasbırakan, vasiyetname yapma ehliyetine sahip değilken böyle bir işlem yapmışsa bu bir iptal nedenidir. Burada ehliyet ile kastedilen, yukarıda ayrıntılarına değindiğimiz ayırt etme gücü ve 15 yaşından büyük olma şartıdır.
  • İradesi sakatlanmış olan kişi vasiyetname düzenlemişse bu da bir iptal nedenidir. Kişi hata, hile veya korkutma ile böyle bir işlemde bulunduğu zaman iptal davası açılır.
  • Vasiyetnamenin içeriği, mirasçılar için belirlenen koşul, şart ve yüklemeler hukuki düzenlemelere ve ahlaki değerlere aykırı ise vasiyetnamenin iptali davası açılır.
  • Vasiyetname, yukarıda açıkladığımız şekil şartlarına aykırı ise gene iptal davası açılır.

Bu saydığımız kurallara aykırı olarak düzenlenmiş vasiyetnameler kendiliğinden geçersiz veya kendiliğinden iptal olmaz. Muhakkak bir iptal davasına konu edilmesi gerekir. Aksi halde geçerliymiş gibi sonuç doğurur.

Vasiyetnamenin iptali davasını, bu iptalde hukuki menfaati olan ilgililer açabilecektir. İptal davası ile vasiyetnamenin tamamının iptali istenebileceği gibi bir kısmının iptali de talep edilebilir.

Bu saydığımız nedenler haricinde vasiyetnamenin iptali davası açılamaz. Örneğin kişi, vasiyetname ile, aslında kendisine kalması gereken bir hakkın başkasına verildiğini düşünüyorsa vasiyetnamenin iptali değil tenkis davası açmalıdır. Vasiyetname ile miras hakkı zedelenen kişinin açacağı dava iptal davası değil, aşağıda açıklayacağımız tenkis davasıdır.

Tenkis Davası Nedir?

Mirasçıların kanuni olarak mirastaki oranları belidir. Bununla beraber bazı mirasçıların saklı payları vardır ki mirasbırakan vasiyetname ile bu hakları aşacak bir tasarrufta bulunamaz. Örneğin kişinin çocukları hayattaysa bu kişi bütün malvarlığını başka bir kişiye vasiyet edemez. Çünkü kişinin çocukları saklı paylı mirasçıdır. İşte bu şekilde saklı payları aşan bir vasiyetname söz konusu ise iptal davası değil tenkis davası açılır. Tenkis, miras payları ve saklı pay ile ilgili önemli ayrıntıları “miras paylaşımı ve miras payları” başlıklı yazımızda açıkladık. 

Vasiyetnamenin Tenfizi

Vasiyetnamelerin tenfizi dava yoluyla sağlanır. Ancak vasiyetin tenfizi davası, mal paylaşımı ile ilgili değildir. Vasiyetin tenfizi davasında, açılan vasiyetnameye herhangi bir itiraz yapılmadığı, iptal davası açılmadığı veya davanın reddedildiği gibi meselelerin tespiti yapılarak esasen bu metnin geçerliliği ve icra edilebilirliği tespit edilmiş olur. Yani vasiyetin tenfizi davasında mal paylaşımı hükmü verilmez. Bu dava bir tespit davası olduğu için icraya konu edilecek bir sonuç ortaya çıkmaz. Mirasbırakanın arzularının yerine getirilebilmesi için, vasiyetnamenin açılmış olduğu ve iptal sürecinin gerçekleşmediğinin tespiti şarttır. İşte bu durum vasiyetnamenin tenfizi davası ile sağlanır.

Vasiyetname Kaç Yıl Geçerlidir?

Hazırlanan bir vasiyetname için geçerlilik süresi söz konusu değildir. Kişi yukarıdaki şartlara uyarak dilediği zaman bu işlemi yapabilir ve bu ölümünün ardından açılır. Sonradan ortaya çıkan vasiyetnameler de hiçbir geçersizliğe uğramadan gene prosedüre uygun şekilde uygulanabilir. Miras paylaşımı yapılmış olsa bile sonradan ortaya çıkan bir vasiyetname ile eski duruma getirme sağlanabileceği haller söz konusudur. Somut olayın şartlarına bağlı olarak bir değerlendirme yapılır.

Mirastan Mahrum Bırakma

Bir kişiyi mirasçılıktan çıkarmak için miras sözleşmesi yapılabileceği gibi vasiyetname ile de bu mümkündür. Ancak yukarıda belirttiğimiz gibi bu mirastan mahrum bırakılan kişinin saklı paylı mirasçı olması durumunda bu kişinin saklı payı korunur ve tenkis davası ile kişi hakkı olan miras payını alır.  “Miras paylaşımı ve miras payları” başlıklı yazımızda bu konunun ayrıntılarına değindik.

Vasiyetnameyi Yırtma – Yok Etme

Vasiyetnameyi yırtan, bozan, değiştiren, yok eden vb. şekilde bu metne zarar veren kişi mirasçılık hakkını kaybeder. Bu kişi vasiyetname ile kendisine hak kazandırılmışsa bu hakkı da elde edemez. Yani vasiyetnameye bu şekilde zarar vermek bir mirastan yoksunluk nedenidir. Eğer mirasbırakan, vasiyetnameye zarar veren bu kişiyi affetmişse bu yoksunluk ortadan kalkar.

Vasiyetnameye zarar veren kişi yalnızca kendisi mirastan yoksun kalacaktır. Yani bu durum mirasçının altsoyuna etki etmez. Buna göre mirasçı mirastan yoksun olduğu için onun altsoyu bu miras hakkını kazanır. Yani mirastan yoksun kalan mirasçının çocukları, çocukları sağ değilse torunları, onlar sağ değilse onların çocukları bu miras hakkına sahip olur.

Vasiyetname ve Miras Sözleşmesi Arasındaki Fark

Vasiyetname, yukarıda ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere tek taraflı yapılan bir işlemdir. Mirasbırakan kişi tek taraflı olarak dilediği kişiye vasiyet ile kazandırmada bulunabilir. Bunun için vasiyetname ile malvarlığı bıraktığı kişinin rızası onayı vs. gerekmez. Ancak miras sözleşmesi iki taraflı bir sözleşmedir. Mirasbırakan; mirasçısı veya başka bir kişi ile miras sözleşmesi yaparak ona karşılıklı veya karşılıksız olarak bir kazandırmada bulunabileceği gibi onun miras hakkından vazgeçmesini de sağlayabilir. Miras sözleşmesi başka bir yazımızın konusu olduğu için burada ayrıntılı olarak değinmiyoruz.

Vasiyetnamenin Hukuki Süreçlerinde Miras Avukatı Desteği

Yukarıda detaylı olarak vasiyetname sürecinin bütün önemli noktalarına değinmeye çalıştık. Uygulamada takip edilen hukuki prosedür bu anlattığımız şekildedir. Haliyle önemli bir hakkı konu edindiği için titizlikle takip edilmesi gereken bir süreçten bahsetmekteyiz. 

Bu süreçte hatalı yahut ihmali işlemler ile telafisi çok güç durumlar doğurma tehlikesi söz konusudur. Sonradan pişman olarak durumu eski hale getirmek de her zaman mümkün olmayabilir. Bu nedenle vasiyetname ile ilgili konularda işlemlerin en başından itibaren deneyim sahibi bir miras avukatının hukuki desteğine başvurmak büyük önem taşır.

Bu makale faydalı mıydı?