patent hükümsüzlüğü davası

Patent Hükümsüzlüğü Davası

(6 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Patent hükümsüzlüğü sık sık yargılamaya konu olur ve uygulamada patent hükümsüzlüğü davası olarak bilinir. Sınai mülkiyete ilişkin önemli bir konu olan patent hükümsüzlüğü ciddiyetle takip edilmesi gereken bir meseledir. 

Yazımızda patent hükümsüzlüğü ve şartları nedir, hangi hallerde patentin hükümsüzlüğü sağlanabilir, davanın özellikleri nedir ve yargılama sürecinde nelerle karşılaşılır gibi merak edilen hususları açıkladık. Önemli bir konu olduğu için dikkatli okumanızı tavsiye ederiz. 

Patent Hükümsüzlüğü Nedir?

Tescil edilerek patent hakkı alınmış bir buluşun, belirli hallerin varlığı halinde sicilden silinmesi için dava açılarak bunun hükümsüz kılınmasına patent hükümsüzlüğü denir. Patent tescili bilindiği üzere herkese karşı etkilidir ve patent hükümsüzlüğü bu etkinin ortadan kaldırılabilmesi için açılır. 

Bilindiği üzere teknolojinin her alanındaki buluşların belirli şartları taşıması halinde patenti alınabilir. Ancak patenti alınabilecek şeyler sınırlıdır ve kanunda belirli özellikleri sayılmıştır. 

Bu özellikleri taşımayan buluşların patent hakkı alındığı zaman yahut patent hakkına sahip olunan bir buluşun belirli özelliklerini yitirmesi ile hükümsüzlük söz konusu olur. Bu hallere aşağıda değineceğiz.

Marka ve patent ile ilgili hukuki düzenlemeler 2016 yılı öncesine kadar 551 sayılı KHK’ya göre yapılmaktaydı. 2016 yılından itibaren artık bu konuda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu düzenlemeleri öne çıkar. Biz de konuyu hem bu kanuni düzene hem de uygulamada yerleşik işleyişe göre izah edeceğiz.

Patent Hükümsüzlüğünün Şartları

Patent hükümsüzlüğü hallerine geçmeden önce bazı şartlardan bahsetmekte yarar görüyoruz. Buna göre patent hükümsüzlüğü şartlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Halihazırda tescil edilmiş bir patent hakkı olmalıdır
  • Kanunda yer alan ve aşağıda bahsedeceğimiz hükümsüzlük hallerinden birisi söz konusu olmalıdır.
  • Patentin hükümsüzlüğü talepli dava açılmalı ve hakimin bu davayı kabul etmesi gereklidir.

Bu saydığımız şartların birlikte var olması gerekir. Aksi halde patent hükümsüzlüğü süreci başarıya ulaşmaz. Belirtmemiz gerekir ki bu süreçte hatalı yahut ihmali işlemlerden ötürü hukuki, zamansal ve parasal kayıp yaşamamak adına marka patent avukatlarından yardım almak gerekir.

Patent Hükümsüzlüğü Halleri Nelerdir?

Sınai Mülkiyet Kanunu madde 138 düzenlemesi patentin hükümsüzlüğü hallerine yer vermiştir. Bu halleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • SMK 82. ve 83. maddelerde patentlenme şartlarına ve patenti alınamayacak unsurlara yer verilmiştir. Bu şartlara uyulmamışsa yahut patenti alınamayacak bir şeyin patenti alınmışsa patent hükümsüzlüğü talep edilebilir.
  • SMK 92. maddede buluşun patenti alınırken açıklanması meselesi vardır. Eğer yeteri kadar açıklanmamışsa patent hükümsüzlüğü talep edilebilir.
  • Patentin konusu, başvurunun ilk halini aşıyorsa patent hükümsüzlüğü istenebilir. 91. maddede bölünmüş başvuru yer alır. Eğer böyle bir durum söz konusu ise ve patent konusu en önceki başvurunun konusunu aşıyorsa gene patentin hükümsüzlüğü talep edilebilir. 110. maddede başka bir hal öngörülmüştür ki eğer rüçhan hakkından yararlanan kişi patent başvurusu yapmışsa ve patent konusu ilk başvuruyu aşıyorsa gene patentin hükümsüzlüğü talep edilebilir.
  • SMK madde 109 patent isteme hakkının kimde olduğuna yer vermiştir. Bu düzenleme çerçevesinde patent isteme hakkı olmayan kişi veya kişiler patent istemiş ve bu kabul edilmişse bu durumda patentin hükümsüzlüğü talep edilebilir.
  • Son olarak patentin sağladığı koruma kapsamının dışına çıkılmışsa gene patentin hükümsüzlüğü talep edilebilir.

Görüldüğü üzere patent hükümsüzlüğü halleri oldukça kapsamlı ve ayrıntılıdır. Somut olaya göre hükümsüzlük talebine dayanmak olarak nelerin nasıl gösterileceği muhakkak avukat yardımı alınarak yapılmalıdır. Aksi halde usuli veya esasa ilişkin ret durumu söz konusu olur ki bu çoğu zaman ciddi hak kayıplarına yol açar.

Yukarıda bahsettiğimiz hükümsüzlük hallerinin önemli bir kısmı patentin henüz tescil edildiği zamanki hukuka aykırılıklara dayanır. Bu nedenle patent tescili de önemli bir süreçtir. 

Esasen bu hükümsüzlük hallerinin tescil aşamasına temas eden özelliklerine burada ayrıntılı değinmiyoruz. Bununla ilgili olarak “patent tescili” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. Yazımıza patent hükümsüzlüğüne karar verilemeyecek haller ile devam ediyoruz.

Patentin Hükümsüzlüğüne Karar Verilemeyecek Haller

Sınai Mülkiyet Kanunu madde 99 hükmü, patent tesciline itiraz meselesini düzenlemektedir. Bu itiraz, tescilden hemen sonraki 3 ay içerisinde yapılan itirazdır. 

Esasen hükümsüzlük gerekçeleri ile aynı nedenlere dayanılarak o dönemde itiraz edilir, o dönemde itiraz edilmemişse sonrasında hükümsüzlük davası açılır. 

İtirazın hemen sonrası dönemine denk gelen iki halde patent hükümsüzlüğü talep edilemeyecektir. Daha doğru bir ifade ile iki halde talep edilen hükümsüzlüğü, mahkeme kabul etmez (SMK 138/2). Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • İtirazın yapılmadığı yahut yapılmamış sayıldığı durumlarda patent hakkı kesinleşir ve yayım ortamının ne olduğuna bakılmaksızın bir bültende yayımlanır. İşte paten hakkının kesinleştiği ancak henüz bültende yayımlanmadığı aralıkta talep edilen hükümsüzlük reddedilir.
  • İtiraz sonucunda verilen karar gene bir bültende yayımlanır. İtiraz hakkında karar verildikten sonra ama bültende yayımlanmasından önceye denk genel dönemde talep edilen hükümsüzlük de reddedilir.
  • Sınai Mülkiyet Kanunu madde 99/5 ve 99/6 uyarınca patentin değiştirilmiş haliyle devamına karar verilebilir. İşte böyle bir durumda patentin değiştirilmiş hali de bültende yayımlanır. Gene değiştirilmiş haliyle devamına karar verildiği ancak bunun bültende henüz yayımlanmadığı dönemde yapılan hükümsüzlük talebi reddedilir.

görüldüğü üzere bu hallerde kesin surette patent hükümsüzlüğü talepleri reddedilir. Ayrıca yukarıda saydığımız hükümsüzlük halleri dışında kalan hallerde gene talep reddedilir. Dolayısıyla başarılı bir süreç izleyebilmek adına tecrübeli marka patent avukatlarından yardım almak gerekir.

Patent Hükümsüzlüğü Davası

Patentin hükümsüzlüğü dava yolu ile sağlanabilir. Yani mahkeme patentin hükümsüz olduğuna ilişkin bir karar verecek ve bu karar kesinleşecektir aksi halde tescil edilmiş patent geçerliliğini korur. Şimdi bu davanın özelliklerinden bahsedeceğiz.

Davanın Tarafları: 

Patentin hükümsüzlüğü davasında sicilde patent sahibi olarak kayıtlı olan kişi veya kişiler davalıdır. Sicilde hak sahibi olarak görünen başka kişiler de varsa onların davaya katılımını sağlayabilmek adına o kişilere de tebligat gönderilir.

Patentin hükümsüz kalınmasında menfaati olan kişiler, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum veya kuruluşları davacı olabilir. 

Ancak SMK 109. madde kapsamında, buluşun aslında gerçek hak sahiplerinin dışında başka kişilerce patentlendiği iddia ediliyorsa dava açma hakkı yalnızca o buluşu kendisi yaptığını iddia edenler veya halefleri olabilir.

Patentin hükümsüzlüğü davasının taraflarını bir tablo ile gösterecek olursak:

Patentin Hükümsüzlüğü Davasının Tarafları
Davacı Davada menfaati olanlar, savcı, ilgili kamu kurum ve kuruluşları
Davalı Sicilde patent hakkına sahip olarak görülen kişi veya kişiler
Özel durumlar Patent hakkının gerçekte buluşu ortaya koyan değil başkasına verildiği iddia ediliyorsa sadece gerçek hak sahibi olduğunu iddia edenler veya halefleri davacı olabilir.

Zamanaşımı:

Patentin hükümsüzlüğü davası, patentin koruma süresi devam ettiği müddetçe açılabilir. Patent hakkının koruma süresi 20 yıldır. 

Ayrıca patent hakkının sona ermesini takip eden 5 yıllık süre içinde de açılabilir. Patent hakkının sona erdiği hallere aşağıda genel hatları ile değineceğiz.

Patent Hükümsüzlüğü Dilekçesi:

Patent hükümsüzlüğü yargı yolu ile sağlanabildiğinden burada yazılı savunma ve talep önemlidir. Patent hükümsüzlüğü ile ilgili hazırlanacak olan dilekçe kesinlikle internet ortamında veya arzuhalcilerde yer alan taslak metinler üzerinden oluşturulmamalıdır. 

Bunlar çoğu zaman güncel mevzuattan uzak, hukuki zemini olmayan ve somut olaya göre oluşturulmamış metinlerdir. Her somut olay için o olaya özgü, o olayın hukuki problemine çözüm üreten dilekçeler hazırlanmalıdır. Bu nedenle marka patent avukatı yardımı çok önemlidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme:

Patentin hükümsüzlüğü davasında görev ve yetkiye ilişkin kurallar Sınai Mülkiyet Kanunu madde 156 düzenlemesinde yer alır. Bunu bir tablo ile göstermemiz gerekirse:

Patent Hükümsüzlüğü Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli Mahkeme Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi, eğer o bölgede kurulmamışsa asliye hukuk mahkemesi
Yetkili mahkeme Davalının yerleşim yeri mahkemesi

Kurulun Hükümsüzlük Kararı Vermesi

Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı bünyesine patent meseleleri ile ilgilenmek adına bir kurul söz konusudur. Sınai Mülkiyet Kanunu, bazı hallerde kurulun hükümsüzlük karar verebileceğini söyler. 

Yani temel kural mahkeme kararı ile hükümsüzlüğün olacağı ise de istisnai bazı hallerde yargı kararı gerekmeksizin kurul kararı ile patentin hükümsüzlüğü sağlanabilir. Bu haller şunlardır:

  • Patentin verilmesi kararının Bültende yayımlanmasını takip eden 6 aylık süre içerisinde itiraz edilir de Kurul bu itirazı yerinde görürse patentin hükümsüzlüğüne karar verir.
  • Patentin verilmesinin ardından itiraz edilmiş de Kurul da itirazı kısmen haklı bulmuşsa, yani kısmi bir eksiklik söz konusu ise patent sahibine 2 aylık süre verilerek bu kısmi eksikliğin giderilmesi istenir. Bu süre içerisinde eksiklik giderilmezse kurul gene patentin hükümsüzlüğü kararı verebilir. 

Bu bahsettiğimiz iki halde de sanki kararı mahkeme vermiş gibi sonuç doğar. Bu sonuçların neler olduğuna aşağıda değineceğiz. Öncesinde patentin kısmi hükümsüzlüğü konusuna değineceğiz.

Patentin Kısmi Hükümsüzlüğü

Yukarıda bahsettiğimiz hükümsüzlük nedenleri, patentin sadece bir kısmına ilişkinse sadece o kısım ile ilgili hükümsüzlük talepleri değerlendirilerek patentin kısmi hükümsüzlüğüne karar verilir. 

Kısmi hükümsüzlük sonucunda iptal edilmeyen kısım ‘patent tescili’ yazımızda yer alan patentlenebilirlik şartlarını taşıyorsa, o kısma ilişkin hak devam eder.

Patentin Hükümsüzlüğünün Sonuçları

Patentin hükümsüzlüğünün ne gibi etkilere sahip olduğu, yani sonuçları, Sınai Mülkiyet Kanunu madde 139’da yer almıştır. Bu sonuçları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Öncelikle patent hükümsüzlüğü kararı geçmişe etkilidir. Yani patent hakkı o kişi veya kişiler hakkında sanki hiç doğmamış gibi sonuç doğar. Tabii ki bunun kendi içerisinde önemli sonuçları vardır.
  • Ancak iki hal vardır ki bunlar geçmişe etkili olarak sonuç doğurmaz. Buna göre; hükümsüzlük kararından önce patent hakkına tecavüz olmuş ve buna bağlı olarak mahkeme bazı hükümler vermişse bunlardan doğan haklar devam eder, ayrıca hükümsüzlük kararından önce yapılmış ve aynı zamanda uygulanmış sözleşmeler iptal edilmez. Belirtmemiz gerekir ki hakkaniyet kapsamında bu sözleşmeden elde edilen bedelin iadesi sağlanabilir.
  • Hemen belirtmemiz gerekir ki bu geçmişe etkili olmamanın da istisnası vardır. Buna göre patent sahibinin ağır ihmali veya kötüniyeti ortaya çıkarsa, yukarıda saydığımız iki halde bile patent hükümsüzlüğü geçmişe etki eder.
  • Patentin hükümsüzlüğü kararı kesinleştikten sonra herkese karşı etki eder. Mahkeme, kesinleşen kararı Marka ve Patent Kurumuna re’sen bildirir. Sicilden terkin işlemleri vs. Kurum tarafından yapılır.
  • Bazı patentler bağımlılığı olan patentlerdir. Yani patent konusu buluşun, önceki patentin sağladığı haklara tecavüz etmeden kullanılması mümkünse bunlar arasında bağımlılığın var olduğu kabul edilir. Bu tür durumlarda zorunlu lisans söz konusu olur. İşte bağımlılığı olan patentlerden biri hükümsüz kılınırsa zorunlu lisans kararı da sona erer.

Ek Patentin Durumu: 

Patent konusu buluşu geliştiren, mükemmelleştiren buluşlar hakkında o patent için başvuru yapan kişi patent işlemleri devam ederken ek patent başvurusu yapabiliyor. 

Asıl patent yukarıda izah ettiğimiz hallerden biri sonucunda hükümsüz kılındığında ise ek patent bağımsız patente dönüşür. Yani patentin hükümsüzlüğüne ilişkin karar mecburi olarak ek patenti de hükümsüz kılacak diye bir kural söz konusu değildir. 

Ancak ister kurulun verdiği hükümsüzlük kararlarından sonra ister mahkemenin verdiği hükümsüzlük kararından sonra kararın tebliğ edilmesini takip eden 3 ay içerisinde ek patentin bağımsız patente dönüşmesi için başvurulması zorunludur. Aksi halde ek patent te asıl patent gibi hükümsüz olur.  (SMK 123/8-9, SMK 138/7)

Patentin Diğer Sona Erme Halleri ve Hükümsüzlükle Farkı

Yukarıda patentin hükümsüzlüğü hallerine değindik. Patent hakkının sona erdiği başka haller de söz konusudur. Esasen bunlar başka yazılarımızın konusu olsa da burada kısaca değinmekte yarar görüyoruz. Buna göre patentin sona erme halleri genel olarak şunlardır:

  • Patentin koruma süresinin dolması (yukarıda izah etmiştik)
  • Patent sahibinin patent hakkında vazgeçmesi
  • Yıllık ücretlerin kanunda yer aldığı şekilde ve sürelerde ödenmemesi

Peki bu sona erme halleri ile hükümsüzlük kararı arasında ne gibi farklar ve benzerlikler vardır? Bunu bir tablo ile izah edecek olursak:

Patent Hükümsüzlüğü Diğer Sona Erme Halleri
Patentten doğan hak ortadan kalkar ve önleme yetkisi sona erer. Patentten doğan hak ve önleme yetkisi burada da sona ermektedir. 
Dava yolu ile sağlanabilir, istisnai hallerde kurul tarafından hükümsüzlük kararı verilir. Bazen kendiliğinden bazen hak sahibinin iradesi sonucu söz konusu olur.
Kural olarak geçmişe etkili sonuç doğurur. Sona erme ile birlikte geleceğe etkili sonuç doğurur.
O buluş artık toplumun malı haline gelir, ancak tecavüzden dolayı mahkeme kararı etkisini sürdürür. Mutlak surette artık o buluş toplumun malı olur.
Gasp nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilen buluş yeniden patentlenebilir. Sona ermiş bir patent hiçbir surette yeniden patent konusu edilemez.
Hükümsüzlük nedenleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. Sona erme halleri de kanunda sınırlı olarak sayılmıştır.
Kısmi hükümsüzlük söz konusu olabilir. Kısmi sona erme söz konusu olabilir.

Markanın, Tasarımın, Coğrafi İşaretin Hükümsüzlüğü

Sınai mülkiyet kanunu marka, tasarım ve coğrafi işaretler için ayrı ayrı hükümsüzlük halleri düzenlenmiştir. Bunlar sınai mülkiyet hakları oldukları için aynı patent gibi Sınai Mülkiyet Kanununda yer almıştır. Burada ayrıntısına değinmiyoruz, bunlar ayrı yazılarımızın konusudur.

Ancak örnek vermek gerekirse, bir işletmenin tanıtımına yarayan markaların yaygın kullanımı vardır. Bu nedenle hem marka tescili hem de marka hükümsüzlüğü önemli meselelerdir. 

Kanunda marka hükümsüzlüğü halleri patent hükümsüzlüğüne nazaran daha ayrıntılı yer almıştır. Bununla ilgili önemli ayrıntılar için “marka hükümsüzlüğü davası” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Patent Hükümsüzlüğü Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yukarıda patent hükümsüzlüğüne ilişkin merak edilen soruları cevaplandırdık ve konunun bilinmesi gereken önemli ayrıntılarına değindik. 

Görüldüğü üzere önemli ve karmaşık bir hukuki süreçten bahsediyoruz. Dolayısıyla dikkatle takip edilmesi gerekir. Bu noktada yapılacak en sağlıklı şey marka patent avukatlarına başvurmak olacaktır. 

Belirtmemiz gerekir ki süreç çoğu zaman bu anlattıklarımızla sınırlı kalmaz. Bir olay kendi içerisinde başka hukuki meselelere temas ediyor olabilir, patent hükümsüzlüğünün başarıya ulaşabilmesi için ön hukuki zemin oluşturulması gerekebilir. 

Bu nedenle sürecin en başından tecrübeli marka patent avukatları ile çalışmak gerekir. Aksi halde hatalı yahut ihmali işlemler ile telafisi güç zararlara neden olunabilir. 

Türkiye’de sınai mülkiyet uyuşmazlıklarının genel yapısı ve avukatların bu konudaki faaliyetleri hakkında bilgi edinmek için “marka patent avukatı” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Bu makale faydalı mıydı?