NFT'lerin Fikri Mülkiyet Hukuku Bağlamında Değerlendirilmesi

NFT’lerin Fikri Mülkiyet Hukuku Bağlamında Değerlendirilmesi

NFT’ler (non-fungible token) birkaç yıldır hayatımızda olsa da özellikle son zamanlarda ciddi bir yükseliştedir. Şartları oluştuğu takdirde her şeyin NFT olması, yani değiştirilemez token olması, mümkündür. Bunlar arasında en önemli varlık olarak fikri mülkiyet ürünlerini, sanat eserlerini gösterebiliriz.

Yazımızda değiştirilemez token yani NFT’lerin fikri mülkiyet hukuku karşısındaki durumunu değerlendireceğiz. NFT’lerin mevcut hukuki zeminde nasıl bir yere sahip olduğunu, olası uyuşmazlıklarda ne gibi sonuçlar doğacağını ve bilinmesi gereken başka meseleleri ele alacağız

NFT Nedir?

Blockchain teknolojisi üzerinde kurulu ve değiştirilmesi mümkün olmayan ayrıca her türlü hukuki işleme konu olmaya müsait değerlere NFT denir. Esasen NFT’lerin en önemli özelliği mislinin olmamasıdır. Yani blockchain sistemi üzerinde o değerden yalnızca bir tane vardır.

Bu kadar yüksek parasal karşılığa sahip olması da bununla ilgilidir. Kripto paralar ise gene blockchain sistemi üzerinde kurulu olmasına rağmen non-fungible değildir. Aksine kripto paralar değiştirilebilir ve misli olan değerlerdir. Sanat eserlerinin NFT olarak piyasada yüksek karşılık bulmasının nedeni budur.

Blockchain sistemi neredeyse her türlü hukuki niteliğe sahip işlemi içerisinde aracıları kaldıracak şekilde barındırmaya müsait, içiçe geçmiş bloklardan oluşan bir veritabanıdır. NFT’ler de kendine bu dijital veritabanı üzerinde varlık kazandırmıştır. Bu konu ile ilgili olarak “blockchain hukuku” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

NFT’lerin ciddiyetine güncel örnek olarak dijital sanatçı Beeple’ın yıllardır yaptığı resimleri JPEK formatında birleştirip 66 milyon dolar bedelle satmış olmasını gösterebiliriz. Bu çalışmada yer alan resimlerin her biri aslında tek başına internette bulunabiliyor olsa da bu kadar yüksek bir meblağda satılabiliyor. Çünkü burada değiştirilemez bir tokenden bahsediyoruz.

Yani aslında burada Mona Lisa tablosunun orjinali ile kopyaları arasındaki ilişkiyi örnek olarak gösterebiliriz. Blockchain sistemi üzerinde kurulu bir NFT de aynı orjinalliğe sahiptir.

Bu tür ürünlerin hukuki anlamda korunması büyük oranda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, kısmen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu düzenlemeleri çerçevesinde sağlanır.

Elbette ki olası bir uyuşmazlığın yabancılık unsuru içermesi halinde uluslararası anlaşmalar ve 578 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine başvurulacaktır. Peki NFT’ler yani bu değiştirilemez sanat eserleri fikri mülkiyet hukukunun neresinde?

NFT Üzerinde Yer Alan Eser Hukuki Korumaya Sahip midir?

Eserlerin telif koruması temelde fikri mülkiyet hukuku olarak 5846 sayılı FSEK kapsamında yer alır. FSEK düzenlemelerine göre “sahibinin özelliğini taşıyan” “ilim, edebiyat, musiki, güzel sanatlar yahut sinema eseri olarak kabul edilebilen” “her türlü fikir ve sanat ürünleri” eser sayılır. Bu konu ile ilgili olarak “FSEK’e göre eser nedir” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

FSEK’e göre eser sahibi de yukarıda bahsettiğimiz NFT’ler de dahil olmak üzere her türlü eseri meydana getiren kişidir. Bakıldığı zaman NFT’lerin yani blockchain sistemi üzerine kurulu değiştirilemez tokenlerin direkt olarak bu tanımlar içerisinde yer aldığı görülecektir.

Dolayısıyla NFT olarak hazırlanmış eserler elbette ki gerek Türk hukuku gerek uluslararası mevzuat gereği eser olarak kabul edilir ve hukuki korumaya sahiptir. Olası bir uyuşmazlıkta yargılamaya konu edilebilir.

Hukuki koruma noktasında NFT’lerin kripto paralara göre daha avantajlı olduğunu söyleyebiliriz. Zira kripto paraların hukuki niteliği hala tartışmalı iken NFT olarak ortaya konmuş ürünlerin eser olarak kabul edilmesi daha mümkündür. Elbette ki aynı dijital ortam üzerinde yer alıyor olmaları nedeniyle dijital koruma ve güvenilirlik bakımından aynı yerdeler.

NFT Eserleri Üzerinde Doğan Uyuşmazlıkların Çözümü

FSEK kapsamında eser sahibinin hakları detaylı olarak düzenlenmiştir. Buna göre eser sahibi manevi hakları olarak; umuma arz selahiyeti, ismin belirlenmesi selahiyeti, eserde değişiklik yapılmasını menetme ve malik – zilyetlere karşı yöneltebileceği bazı haklara sahiptir.

Mali haklar kapsamında ise; eseri işleme, çoğaltma, yayma, temsil etme, işaret – ses – görüntü nakline yarayan araçlarla umuma arzetme hakkı olmak üzere çeşitli haklara sahiptir. Tüm bu saydığımız hakların NFT olarak oluşturulmuş token eserler için de geçerli olacağı konusunda kuşku yoktur.

Bu hakların kullanımı konusunda çıkacak olan uyuşmazlıklarda ise kişilerin başvurabileceği uyuşmazlık yolları vardır. Buna göre olası bir uyuşmazlıkta; tecavüzün men’i davası, tecavüzün ref’i davası, maddi ve manevi tazminat davası, hak sahipliği veya tecavüze ilişkin tespit davası yahut haksız kazancın iadesi davası açılabilir. Bu hak ve davaların detaylarını “FSEK’e göre eser sahibinin hakları” başlıklı yazımızda ele aldık.

Ancak sorun bu süreçlerin sonunda verilen kararın icrası ile ilgili doğabilir. Zira blockchain sistemi herhangi bir devletin denetimi altında değildir. Dolayısıyla NFT’lerle ilgili cebri icra konusunda henüz oturmuş bir hukuki düzen mevcut değil. Ancak orta ve uzun vadede bu konuda mevzuat düzenlemelerinin yapılacağı ve hatta yerleşik yargı uygulamasının dahi olacağı muhtemeldir.

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, blockchain sistemi her ne kadar oldukça güvenli bir veritabanı olsa da bu sistem üzerinde yapılan ve hukuki sonucu olan işlemler bakımından hukuki zeminde hareket etmektir.

Sonuç

Yukarıda NFT’lerin fikri mülkiyet hukuku bağlamında değerlendirilmesini yaptık. Görüldüğü üzere henüz yeni olsa da şimdiden önemli hukuki işlemlere konu olan bir sistemdir bu. Dolayısıyla NFT’ler üzerinde hukuki sonuç doğuracak işlemler yaparken ihtimallere göre düşünerek hukuki zeminin buna göre kurulması gerekir. Bu noktada yapılacak en sağlıklı şey deneyimli bilişim avukatı yardımı almak olacaktır.

Bu makale faydalı mıydı?