mirastan feragat

Mirastan Feragat

Miras Sözleşmesi Nedir?

Mirastan feragat nedir ve nasıl yapılır sorularına geçmeden önce miras sözleşmeleri ile ilgili kısa bir açıklama  yapmakta fayda vardır. Zira bu durum ancak bir miras sözleşmesi olarak yapılabilir. Miras sözleşmesi, sözleşme olması dolayısıyla tek taraflı bir işlem değildir, taraflarını mirasbırakan ile karşı tarafın oluşturduğu ölüme bağlı bir tasarruftur. Miras sözleşmelerinde mirasbırakan ile karşıdaki kişi tereke üzerinde sonuç doğuracak bazı konular üzerinde anlaşır.  

TMK m. 545 hükmü uyarınca resmi vasiyetname şeklinde yapılmalıdır. Bunun anlamı noterde yapılmadığı sürece hüküm doğurmayacağıdır. Miras sözleşmesi esasen vasiyetnameden farklıdır. Vasiyetnameler mirasbırakan tarafından tek taraflı bir tasarruf ile yapılabilirken miras sözleşmesinde muhakkak iki taraf ve irade uyuşması olmalıdır.

Miras sözleşmesi, yazımızın konusu olan mirastan feragati de kapsayan üst bir başlıktır. Miras sözleşmesi olarak yapılan sözleşmeleri şu şekilde açıklayabiliriz:

  • Mirasçı Atama Sözleşmesi : Mirasbırakanın iki taraflı bir sözleşme ile karşı tarafı terekesinin tamamı veya bir kısmı üzerinde hak sahibi yapacak şekilde mirasçı atamasıdır.
  • Vasiyet Sözleşmesi : Gene iki tarafli bir olarak karşı tarafa belirli bir malın ölüme bağlı olarak kazandırılacağı sözleşmedir. Yani karşı taraf vasiyet alacaklısı yapılır.
  • Üçüncü Kişi Yararına Miras Sözleşmesi : Mirasbırakan, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü bir kişiyi mirasçı atar yahut ona belirli bir mal bırakarak vasiyet alacaklısı yapar.
  • Mirastan Feragat Sözleşmesi : Miras sözleşmesinin son türü mirastan feragat sözleşmesidir. Mevcut veya müstakbel bir mirasçının, tereke üzerinde murisin ölümü ile doğan hakkından vazgeçmesidir.

Aşağıda mirastan feragat sözleşmesinin nasıl yapılacağına ve dikkat edilmesi gereken noktalara değineceğiz. Miras hukukuna ilişkin sözleşmeler mülkiyet hakkı gibi önemli bir hakkı içermekle beraber sıkı şekil kurallarına tabidir. Bu nedenle yazının sırasına göre okunmasını tavsiye ederiz.

Mirastan Feragat Nedir?

Mirastan feragat sözleşmesi, Türk Medeni Kanunu m. 528 hükmünde düzenlenmiştir. Bu sözleşme ile mirasçı, ileride doğacak olan hakkı dolayısıyla beklenen hakkından vazgeçtiğini beyan etmektedir. Mirastan feragat eden mirasçının doğacak olan mirasçılık sıfatını henüz doğmadan kaybettiği kabul edilir. Aşağıda ayrıntılarına değineceğimiz üzere bir karşılık beklenerek (yani ivazlı) veya bir karşılık beklenmeden (yani ivazsız) olarak yapılabilir.

Saklı payı olanların, mirasbırakan tarafından tek taraflı irade beyanı ile mirasçılıktan çıkarılmaları kural olarak mümkün değildir. Bu ancak mirasçılıktan çıkarma nedenlerinin varlığı halinde söz konusu olabilir. Bununla beraber saklı payı bulunmayanlar, muris tarafından her zaman tek taraflı irade ile mirasçılıktan çıkarılabilir. Bu nedenle saklı payı bulunmayan mirasçı ile mirastan feragat sözleşmesi yapmanın anlamı yoktur.

Buna bağlı olarak mirastan feragat sözleşmesi genellikle saklı payı bulunan mirasçıların mirasçılık sıfatından yoksun kalması için yapılan bir sözleşmedir. Saklı paylar ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için “miras paylaşımı” başlıklı yazımıza bakılabilir. Yukarıda belirttiğimiz üzere mirastan feragat, miras sözleşmesi olarak yapılacağından, kanunda miras sözleşmeleri ile ilgili hükümlere tabidir. Aşağıda bunları açıklayacağız.

Reddi Miras ile Mirastan Feragat Arasındaki Fark

Reddi miras ile mirastan feragat kelime anlamı itibari ile benzer manalar içeriyor olsa da tamamen farklı işlemlerdir. Redi miras murisin ölümünden sonra kural olarak belirli bir süre içerisinde mirasçının tek taraflı irade beyanı ile gerçekleştirdiği bir işlemdir. Mirasçı reddi miras beyanı ile mirasçılık hakkından tamamen vazgeçer. Mirastan feragat sözleşmesi ise adı üzerinde iki taraflı bir sözleşmedir ve mirasbırakanın da iradesi gerekir. Reddi miras altsoyu etkilemediği halde, aşağıda ayrıntılarına değineceğimiz üzere ivazlı mirastan feragat halinde altsoy da hakkını kaybeder. Görüldüğü üzere, yapılış şekli ve sonuçları itibariyle farklı kurumlardır.

Mirastan Feragatin Türleri

Mirastan feragat sözleşmesi ivazlı veya ivazsız olarak yapılabilir. Bunun anlamı, bu sözleşmenin belli bir bedel karşılığında yapılabileceği gibi herhangi bir karşı bedel olmaksızın da yapılabileceğidir.

İvazsız mirastan feragat sözleşmesinde sözleşmeyi imzalayan kişi, mirasbırakan kişiden herhangi bir bedel almaksızın müstakbel veya muhtemel mirasçılık sıfatından feragat etmiş olur. Yani miras payından hiçbir bedel almaksızın vazgeçmiş olur. Bu durumda mirasbırakan herhangi bir borç altına girmez.

İvazlı mirastan feragat sözleşmesinde sözleşmeyi imzalayan kişi, payından vazgeçmesi karşılığında mirasbırakandan bir bedel alır. Bu durumda mirasbırakan, payından feragat eden kişiye karşı bir ivaz (yani bedel) ödeme yükümlülüğü altına girer. Uygulamada feragat genellikle belirli bir ivaz karşılığında yapıldığı görülür. Burada mirasçı bir anlamda payını erken almış gibi olur.

İvazlı veya ivazsız feragat sözleşmesinin miras payından vazgeçme bakımından bir farkı yoktur. İkisinde de payı sona erer. Ancak altsoya etkisi, mirasbırakanın borçlarından sorumluluk vb. bazı konularda farklılık arazeder. Bunlara aşağıda ayrıntılı değineceğiz.

Mirastan tam olarak feragat edilebileceği gibi kısmi etmek de mümkündür. Tam feragat halinde mirasçının miras payı tamamen sona erer ve paylaşımda yer almaz. Ancak kısmi feragatte miras payının belirlenen bir kısmından yararlanabilir. Buna göre kişi artık saklı paylı mirasçı olma özelliğini kaybedecektir ancak mirasçılık sıfatı belirlenen pay üzerinden devam edecektir. Kısmi feragatin saklı paydan vazgeçmeyi konu ediniyor olması durumunda muris dilediği gibi onun payı üzerinden belirleme yapabilir.

Bu işlem başka bir mirasçı lehine de yapılabilir. Örneğin “doğacak miras payımdan feragat ediyorum, bu payım kardeşime kalsın” şeklinde bir ibare içeren feragat sözleşmesi yapılabilir. Eğer lehine feragat edilen kişi mirasbırakanın ölümünden sonra herhangi bir şekilde mirasçı olamazsa bu feragat hükümsüz kalır. Mirastan feragat sözleşmesi yapılırken eğer belirli bir kişiye pay bırakılmamışsa, feragat eden kişinin payı kendi zümresinde kalır. Eğer bu ortak kökte de mirasçı bulunmazsa gene feragat hükümsüz kalır ve feragat eden kişi yeniden pay sahibi olur.

Mirastan Feragat Nasıl Yapılır?

Mirastan feragat sözleşmesi geçerliliği öncelikle aşağıda anlatacağımız şartlara ve şekil kurallarına uyulmasına bağlıdır. Mirastan vazgeçme konusunda kesin kararlı olan mirasçı ile mirasbırakan birlikte resmi vasiyetnamenin şekil şartlarına uyan bir sözleşme yapar. Bu şekilde mirastan feragat etmek mümkündür. Bu işlemler sıkı şekil şartlarına bağlı kılınmıştır ve çok önemli bazı hakları içerirler. Bu nedenle hukuki sürecin takibinde deneyimli bir miras avukatının hukuki desteği büyük önem taşır.  

Mirastan Feragat Sözleşmesi Şekli

Yukarıda da değindiğimiz üzere bu işlemin geçerliliği şekil unsuru bakımından resmi vasiyetname kurallarına uyulmasına bağlıdır. Buna göre mirastan feragat sözleşmesinin iki tarafını oluşturan kişiler bizzat görevli resmi memura sözleşmeye ilişkin iradelerini belirtir. İki tanık huzurunda hazırlanan evrak taraflarca imzalanır. Bu kurallar şekle ilişkin kat’i kurallardır. Uyulmaması halinde geçerliliği sağlanmamış demektir. Burada resmi memur olarak üç kişi söz konusu olabilir. Bunlar; sulh hakimi, noter yahut kanunla bu görevi elde etmiş diğer kişilerdir. Tanıklar da ayrıca sözleşmeye şahitliklerini imza atarak beyan eder.

Kimler Mirastan Feragat Yapabilir?

Bu işlem kural olarak bir kişi ile onun mirasçıları arasında yapılır. Yukarıda da değindiğimiz üzere saklı paylı olmayan mirasçılarla yapılmasının bir anlamı yoktur. Zira bu kişileri mirastan mahrum bırakmak için tek taraflı işlem yeterli olur. Buna göre; kişi ile saklı paylı mirasçıları arasında yapılır. Ek olarak bu hak kişiye sıkı surette bağlı bir haktır. Bu nedenle temsilci ile yapılamayacak bir iştir. Kişinin bizzat kendisi miras sözleşmesi yapılırken orada bulunmalıdır.

Miras sözleşmesinde mirasbırakan tarafta bulunan kişi ayırt etme gücünü haiz olmalıdır. Tam ehliyetli yani kısıtlanmamış kişiler bu işleme taraf olabilir. Ehliyete ilişkin bu kurallar miras sözleşmesi yapılırken bulunmalıdır. Mirasbırakanda ehliyete ilişkin bu kuralların bulunmadığını iddia eden kişi bu iddiasını ispat etmelidir. Mirastan feragat eden kişi için ise tam ehliyetli olma şartı aranmaz. Buna göre kısıtlanmış kişilerinde bu sözleşmeyi yapabileceği kabul edilmektedir.

Saklı pay, bazı mirasçıların diğer mirasçılara göre payının korunması bakımından önde olmasını ifade eder. Öyle bazı mirasçılar vardır ki bunlara tanınan saklı pay sayesinde mirasbırakan kişi bu kişiler aleyhine saklı paylarını ihlal edecek şekilde ölüme bağlı tasarrufta bulunamaz. Yani bu kişileri kural olarak mirasçılıktan çıkaramaz ve saklı paylarını ihlal edecek tasarrufları iptal olur.

Türk Medeni Kanunu düzenlemeleri uyarınca saklı paylı kişiler; eş, altsoy, anne ve babadır. Bu kapsamda mirastan feragat sözleşmesinin asıl önemini gösterdiği kişiler bunlardır. Sözgelimi bir kişi, çocuklarından birinin mirastan pay almasını istemiyorsa ve mirasçılıktan çıkarma nedenlerinden birisi de söz konusu değilse çocuğu ile mirastan feragat sözleşmesi yapmalıdır. Ancak torununu mirastan mahrum bırakmak istiyorsa bunun için bu işleme gerek yoktur. Ölüme bağlı bir tasarrufta bulunarak bunu gerçekleştirebilir.

Mirastan Feragatin Sonuçları ve Altsoya Etkisi

Bu işlem ile birlikte artık miras hakkı değil gelecekteki mirasçılık sıfatı kaybedilmiş olur. Zira miras hakkı zaten doğmuş değildir. Mirastan feragat ivazlı yapılmış ve alınan bedel, murisin ölümü itibariyle alınacak olan paydan düşük olsa dahi bu bedelle yetinilecektir.

Mirasbırakanın ölümü ile beraber tereke açılır ve ilk önce terekenin borçları ödenir. Eğer malvarlığı tereke borçlarını karşılamaya yetecek varlığı içermiyor ve mirasçılar da borçları şahsi olarak ödeyemiyorsa bu sefer mirastan feragat edene yahut onun mirasçılarına bu borçtan ötürü başvurulabilir.

Mirastan feragat edene başvurma imkanı ancak mirastan feragatin ivazlı olması halinde mümkündür. Mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle 5 yıl geriye gidecek şekilde mirasbırakandan alınan karşılığın terekenin açılması sırasındaki zenginleşme oranı nispetinde sorumluluk doğar. Bununla beraber bu sözleşmenin altsoya etkisi ayrıca incelenmelidir. Aşağıda bu konuya değindik.

Yukarıda değindiğimiz üzere bu işlem bir karşılık beklenerek yapılabileceği gibi karşılıksız olarak da yapılabilmektedir. İşte mirastan feragat etmenin altsoya etkisi, işlem karşılığında herhangi bir bedel alınıp alınmadığına göre değişecektir.

TMK m. 528 hükmü uyarınca ivazlı (yani karşılığında bedel alınan) miras sözleşmelerinde, sözleşmede aksi yönde bir hüküm bulunmadığı müddetçe, mirastan feragat altsoyu da etkileyecektir. Yani bir kişi, bir bedel karşılığında miras payından vazgeçerse onun altsoyu (yani çocukları- torunları…) mirastan pay alamaz. Ancak mirasçı ile mirasbırakan sözleşmede bu durumun aksi yönünde anlaşarak altsoyun mirastan hak kazanmasını sağlayabilir.

Herhangi bir bedel alınmaksızın yapılan miras sözleşmelerinde feragat, altsoyu kapsamayacaktır. Yalnızca mirastan feragat eden mirasçı üzerinde feragat sonuçları doğacaktır. Burada mirasçı ile mirasbırakan arasında bu durumun aksinin kararlaştırılıp kararlaştırılamayacağı tartışmalıdır. Hukukçular arasında ve yargı kararlarında baskın görüşe göre ivazsız miras sözleşmesinde mirasçı ile mirasbırakan anlaşarak altsoyun feragat etmiş olduğunu kararlaştıramaz.

Mirastan Feragat Sözleşmesinden Cayma

Mirastan feragat sözleşmesi adı üzerinde bir sözleşme olması dolayısıyla iki tarafın iradesi ortak iradesi ile kurulur. Buna bağlı olarak iki tarafın da bu sözleşmeden cayma imkanı vardır. Bununla beraber gene bir ortak irade kurarak mirastan feragat sözleşmesi birlikte sona erdirilebilir. Aşağıda her iki tarafın da mirastan feragat sözleşmesinden cayma imkanını ayrı ayrı değerlendireceğiz.

Mirasbırakanın Mirastan Feragat Sözleşmesinden Dönmesi

Mirastan feragat sözleşmesi yapılırken, sözleşme kuralları içerisinde mirasbırakana bu sözleşmeden serbestçe dönebileceği imkanı tanınırsa, mirasbırakan belirlenen kurallar çerçevesinde sözleşmeden dönebilir.

Bununla beraber kanunda bazı mirasçılıktan çıkarma nedenleri öngörülmüştür. Bunlar genellikle mirasbırakan kişiye karşı işlenen ağır hareketlerdir. Bu nedenlerin var olması halinde genel olarak miras sözleşmelerinden mirasbırakanın dönebileceği kabul edilmektedir. Ancak bu durumun mirastan feragat sözleşmesi için geçerli olup olmayacağı yargı mensupları ve hukukçular arasında tartışmalıdır.

Mirastan Feragat Eden Kişinin Mirastan Feragat Sözleşmesinden Dönmesi

TMK m. 547 hükmü, miras sözleşmelerinde tarafların birbirlerine karşı üstlendikleri borçları yerine getirmemesi halinde borçlar hukuku genel hükümleri kapsamında sözleşmeden dönmenin mümkün olduğunu belirtmektedir. Yukarıda değindiğimiz üzere işlemin ivazlı (yani belirli bir bedel karşılığında) yahut ivazsız (herhangi bir bedel beklemeksizin) yapılabilmektedir. İvazsız olması halinde mirasbırakan üzerinde herhangi bir borç doğmaz. Ancak ivazlı halinde malum olacağı üzere mirasbırakanın bir bedel ödeme yükümlülüğü doğar. İşte mirasbırakanın bu borcuna aykırı hareket etmesi durumunda mirastan feragat eden kişi bu sözleşmeden cayma hakkına sahip olur.

Kişinin ölümü ile birlikte miras paylaşımı süreci başlar. Mirasçılar, mirasbırakan kişinin herhangi bir tasarruf ile saklı paylarını ihlal ettiğini tespit etmeleri halinde lehine tasarrufta bulunulan kişilere karşı tenkis davası açarak yasal miras haklarını elde eder. Örneğin bir baba, mirasının büyük bir kısmını çocuklarından birine bırakmışsa veya bir başka kişiye bırakmışsa diğer çocukların saklı paylarını elde etmek için açacağı dava tenkis davasıdır. İşte mirastan feragat eden kişiye, mirasbırakanın ölümünden sonra bir şekilde tenkis davası açılması halinde bundan caymak mümkün olacaktır.

Bu da şu şekilde olur, kanun feragat eden kişiye iki hak tanımaktadır. Ya, diğer mirasçılara saklı paylarını karşılayacağı oranda aldığı ivazı geri ödemesi gerekir yahut ivazın tamamını geri vererek tek taraflı olarak cayar ve yeniden mirasçılık sıfatı kazanır.

Tarafların Anlaşarak Mirastan Feragat Sözleşmesini Sona Erdirmesi

Mirasbırakan ile mirastan feragat eden kişinin aralarında anlaşarak miras sözleşmesinden dönmeleri her zaman mümkündür. Doğal olarak bu cayma yolu mirasbırakan kişi hayatta iken olur. Yani henüz mirasbırakan sıfatını kazanmış değildir. Bu sözleşme yazılı şekil şartına bağlıdır. Resmi şekil şartı, fesih için gerekli değildir.

Mirastan Feragat Sözleşmesinin İptali

Yukarıda mirastan feragat sözleşmesinde yerine getirilmesi gereken şekil kurallarından ve sahip olunması gereken ehliyet kurallarına yer verdik. Bunun yanında bir sözleşmeden bahsediyor olmamız dolayısıyla genel olarak sözleşmeler hukukunda bulunan irade sakatlığı halleri de önem taşır. Ayrıca aşırı yararlanma (gabin) durumu da mirastan feragat sözleşmelerinde değerlendirilmelidir.

Bir sözleşmenin hata, hile ve ikrah (korkutma) altında yapılmış olması durumunda iptal edilebileceği kabul edilmektedir. Ayrıca taraflardan biri diğer tarafa karşı aşırı yararlanmada bulunmuşsa yani karşılıklı edimler arasında aşırı bir fark oluşmuşsa bu durumda da sözleşme iptal edilebilir durumdadır. Bu hallerin varlığı sözleşmeyi tek başına geçersiz kılmaz. Bu geçersizliğin tespiti için tarafların iptal davası açması gerekir.

Mirastan feragat sözleşmesinin iptali bu saydığımız hallerde iptal edilebilirliğin öğrenilmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde mirasbırakanın son yerleşim yerinin bağlı bulunduğu yargı çevresinde dava edilir.

Mirastan Feragat Sürecinde Avukat Desteği

Miras hukukuna ilişkin tüm hukuki işlemler gibi miras sözleşmeleri de oldukça girift yapıda ve şekil yönünden sıkı şartlara bağlanmıştır. Miras hakkı ve dolayısıyla mülkiyet hakkına ilişkin önemli durumları ihtiva eden bu sözleşmelerin hukuki zeminde kurallara uygun olarak yapılması, ileride doğacak uyuşmazlıkların önün geçer. Bu bağlamda bu alanda deneyimli bir miras avukatı yardımı ile yapılması her zaman kişinin yararına olur. Sözleşme yapılmazdan önce alınacak danışmanlık hizmeti ile bu sorunlar doğmadan önlenebileceği gibi uyuşmazlık esnasında da sürecin etkin şekilde işletilmesi bakımından miras avukatı desteği önem taşır.

Bu makale faydalı mıydı?