TCK 63 ceza hukukunda mahsup

Ceza Hukukunda Mahsup (TCK 63)

Kişi hakkında infaz edilecek cezanın hesaplanmasında TCK 63 mahsup meselesinin önemli bir yeri vardır. Kişilerin herhangi bir nedenle yakalanması, gözaltına veya gözlem altına alınması şahsi hürriyeti sınırlayan hallerdir.

Bu haller bir cezalandırma olmayıp üstelik bir mahkumiyet kararına da dayanmadığından hürriyeti kısıtlanan kişilerin hakkaniyet gereği tutulu kaldıkları sürenin cezadan indirilip indirilemeyeceği gündeme gelmektedir. Türk Ceza Kanunu madde 63’te düzenlenen mahsup kurumu ile bu husus hüküm altına alınmıştır.

Yazımızda ceza hukukundaki mahsup kurumunu açıklayacağız. TCK 63 için gerekli şartlar, bu şartların gerçekleşmesi halinde yapılacak işlemler, para cezasında mahsup olup olamayacağı gibi önemli hususları incelediğimiz bu yazımızı dikkatli okumanızı tavsiye ederiz.

Ceza Hukukunda Mahsup (TCK 63) Nedir?

Henüz mahkumiyet kararı verilmeden önce herhangi bir nedenle hürriyeti kısıtlanan kişilerin bu süre zarfında geçirdiği günlerin mahkum olunan cezadan indirilmesi işlemine ceza hukukunda mahsup denir.

Mahsup TCK 63 düzenlemesinde yer almış olup, mahsup ile amaçlanan; kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmaksızın kişilerin hürriyetinin kısıtlanması halinde tutulu olarak geçirdiği süreler sebebiyle hürriyetinden mahrum kaldığından ortaya çıkan bu haksızlığı gidermektir.

TCK 63 İçin Gerekli Şartlar

TCK  63 hükmüne bakılarak mahsup için gerekli şartlar madde metninden çıkarılmaktadır. Buna göre tutulu kalınan sürelerin cezadan mahsup edilebilmesi için aşağıdaki şartların sağlanması gerekir. Bunlar:

  • Kişinin hürriyeti kısıtlanmış olmalıdır.
  • Kişi, hürriyeti kısıtlanmasına neden olan veya başka herhangi bir suçtan dolayı mahkum edilmelidir.
  • Mahkumiyet hükmü kesinleşmeden önce kişinin hürriyeti kısıtlanmış olmalıdır.
  • Kişinin tutulu kaldığı sürelerin aldığı cezadan indirilmesine ilişkin bir mahsup kararı verilmelidir.

Yukarıda sayılan ilk üç şartın birlikte sağlanması halinde mahsup kararı verilerek kişinin tutulu geçirmiş olduğu süreler cezadan indirilir. Mahsup için gerekli şartların sağlanıp sağlanmadığı her somut olay için farklılık göstereceğinden hukuki nitelendirmenin doğru yapılması için ceza avukatına danışmakta yarar olacağı unutulmamalıdır.

Mahsuba Konu Olan Özgürlüğü Kısıtlayan  Durumlar

TCK 63’e göre mahsuba ilişkin şartların gerçekleşmesi halinde kişinin hürriyetini sınırlayacak tüm durumlar mahsuba konu olabilir. Buna göre aşağıdaki durumların varlığı halinde yukarıda bahsedilen diğer şartlar da gerçekleşmiş ise mahsup kararı verilebilecektir.

Yakalama: Herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın suç şüphesi altındaki kişinin hürriyetinin geçici bir şekilde kısıtlanmasına yakalama denir. Kişinin yakalanma anından itibaren serbest bırakılıncaya kadar geçen süre zarfı ise mahsuba konu olabilecektir.

Gözaltına Alma: Yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemlerin tamamlanabilmesi için gözaltına alınacak kişinin sağlığına zarar verilmeden hürriyetinin geçici olarak kısıtlanmasını ifade eder. Gözaltı kararının yerine getirilmesi için kişinin yakalanmasından itibaren gözaltı işleminin fiilen son bulduğu ana kadar geçen süreler mahsup edilecektir.

Tutuklama: Tutuklama; kişinin kaçmasını, suçla ilgili delilleri karartmasını önlemek gibi amaçlarla hürriyetinin kısıtlanması durumudur. Kişinin tutuklama kararının verildiği tarih ile fiilen serbest bırakılması arasında geçen süre mahsuba konu olabilecektir.

Gözlem Altına Alma: Suç işlediği düşünülen kişinin akıl hastası olup olmadığını saptayabilmek amacıyla sağlık kurumu altında gözlemlenebilmesi için hürriyetinin kısıtlanması durumunu ifade eder. Eskiden gözlem altında geçirilen sürelerin hükmedilecek cezadan indirileceği açıkça düzenlenmişti ancak yeni CMK’da buna ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte mahsup kurumunun amacı düşünüldüğünde gözlem altında geçirilen süreler de mahsuba konu olabilecektir.

DİKKAT: Kişilerin özgürlüğünü kısıtlayan bu durumlarda geçen süreler mahsup edilmiş olsa dahi haksız yere geçen bu süreler için tazminat davası açmaları da mümkündür. Daha detaylı bilgi için “Haksız Tutuklama Tazminatı” yazımıza bakabilirsiniz.

Mahsup Kararı Verecek Yetkili ve Görevli Mahkeme

Mahsup kararı vermede yetkili ve görevli olan mahkeme mahkumiyet hükmüne karar veren ceza mahkemesidir. Başka bir suçtan tutukluluğun mahsup edilmesi durumunu aşağıda ayrıca açıklayacağız ancak bu durumda da mahsup kararı vermeye yetkili ve görevli mahkeme kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün verildiği ikinci suçun yargılamasının görüldüğü mahkemedir.

TCK 63 Uygulanması

Yukarıda açıkladığımız koşulların sağlanması üzerine yetkili ve görevli mahkeme tarafından verilecek bir mahsup kararı ile artık mahsup işlemi uygulanabilir hale gelir.

Mahsup kararının uygulanabilmesi için öncelikle bir mahkumiyet hükmünün bulunması gerekir ve  mahkumiyet hükmünün kesinleşip infaz aşamasında olması şarttır.

Hapis ve Adli Para Cezasında Mahsubun Hesaplanması

TCK 63 düzenlemesinde hapis cezası ve adli para cezasına hükmedilmesi durumunda mahsup işleminin nasıl yapılacağı belirtilmiştir.

Hapis Cezasından Mahsup: Kişinin özgürlüğünü sınırlayarak mahsuba konu edilecek bir durumun varlığı halinde gün hesabı yapılarak, mahkumiyet hükmünden önce kişinin özgürlüğünün sınırlandığı gün kadar verilecek cezadan indirilecektir.

Adli Para Cezasından Mahsup: Kişinin adli para cezasına mahkum edilmesinde özgürlüğünü sınırlayarak mahsuba konu edilecek bir durumun varlığı halinde geçirilen süreler günlüğü yüz Türk Lirası olarak hesaplanacaktır.  Hesaplanan miktar hükmedilen adli para cezasından indirilip kalan miktar kişinin ödemesi gereken adli para cezası olacaktır.

Başka Bir Suçtan Tutukluluğun Mahsup Edilmesi

Beraat kararı verilen bir davada tutuklu kalınan süre başka bir cezadan mahsup edilip edilemeyeceği de ceza hukukunda mahsup konusuna ilişkin önemli bir sorudur.

Şartların gerçekleşmesi halinde bu sorunun yanıtı olumlu olacaktır. Aşağıdaki şartların varlığı durumunda başka bir suçtan dolayı tutukluk, gözaltı veya gözlem altında geçen süreler veya fazla çekilen mahkumiyet süreleri de sonradan işlenen ikinci bir suça verilen cezadan indirilerek, mahsuba konu olabilecektir. Bu şartlar;

  • İlk suç sebebiyle kişinin hürriyeti kısıtlanmış olmalıdır.
  • İkinci suç ilk suça ilişkin mahkumiyet kararının kesinleşmesinden önce işlenmelidir.
  • İkinci suça ilişkin mahkumiyet kararı kesinleşmiş olmalıdır.

Yabancı Ülkelerde Verilen Şahsi Hürriyeti Bağlayıcı Cezaların Mahsup Edilmesi

Yabancı ülkelerde verilen tutukluluk, gözaltı gibi şahsi hürriyeti sınırlayan hallerde geçen süreler aynı suç dolayısıyla Türkiye’de verilen cezadan mahsup edilmektedir. Bu durum TCK 16’da hüküm altına alınmıştır. Buna göre; suçun işlendiği yere bakılmaksızın yabancı bir ülkede tutulu olarak geçen süre aynı suç sebebiyle Türkiye’de verilen cezadan indirilir.

Adli Kontrol Kararı Nedeniyle Uygulanan Tedbirler Çerçevesinde  Mahsup

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca adli kontrol altında geçen süre kural olarak kişinin şahsi hürriyetini sınırlayan bir sebep olarak görülmemekle birlikte mahsuba konu olmamakta ve cezadan indirilmemektedir. Buna göre adli kontrol kararı nedeniyle uygulanan tedbirler çerçevesinde geçirilen süreler mahsuba konu süre olarak değerlendirilemez.

DİKKAT: Uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından kurtulmak amacıyla hastaneye yatılması, tedavi olunması veya muayene tedbirlerine hükmedilmesi durumunda geçirilen süreler mahsuba konu olabilecektir.

TCK 63 Mahsup Talep Dilekçesi

Mahsubun uygulanması için kişilerin herhangi bir mahsup talebinde bulunma zorunluluğu söz konusu değildir. Çünkü mahsubun düzenlendiği TCK 63 hükmü emredici bir hüküm olup hakim tarafından resen dikkate alınır. Hakimin mahsup kararı verme konusunda takdir yetkisi olmayıp somut olayda mahsup şartları varsa kişi hakkında mahsup kararı verecektir.

Kural olarak mahsup yetkili ve görevli mahkeme tarafından yapılır. Ancak mahsup işleminin yapılması ilgili kişi tarafından da her zaman yetkili ve görevli mahkemeden talep edilebilir. Bu talep ise bir dilekçe ile yapılır.

Mahsup talep dilekçesinde hangi suç ile hangi mahkemede yargılama yapıldığı yazılarak mahsup talebinde bulunulur. Dilekçenin usuli hatalar içermemesi için taslak dilekçe metinlerinden uzak durulmalı ve deneyimli ceza avukatlarından yardım istenmelidir.

TCK 63 ile İlgili Dikkat Edilmesi Gerekenler

Mahsup konusu kişilerin şahsi hürriyetlerine ilişkin olduğundan hafife alınacak bir konu olmayıp ilgili kişilerin oldukça hassas davranması gerekmektedir.

Gözaltına alınma, tutukluluk hali gibi durumlar oldukça yıpratıcı süreçlerdir. Bu süreçte kişinin hürriyetinden yoksun geçirdiği sürelerin verilecek olan cezadan mahsup edilmesi hakkaniyete uygun düşecek, yıpratıcı olan bu sürecin denkleştirilmesi sağlanacaktır.

Bu süreçte her somut olay kendi içinde farklı hukuki meseleler barındırdığından mahsup konusunda alanında uzman bir ceza avukatı ile çalışmak hürriyeti sınırlanan kişinin menfaatine sonuçlar doğuracaktır.

Bu makale faydalı mıydı?