Tehiri İcra Nedir? Nasıl Yapılır?

Tehiri İcra Nedir? Nasıl Yapılır?

Tehiri icra, diğer bir deyişle icranın geri bırakılması, borçluya karşı başlatılan ilamlı icra takiplerinde borçlunun başvurabileceği oldukça önemli bir yoldur. Takip borçlusu tarafından başlatılan tehiri icra işlemlerinin borçlu lehine sonuçlanması ile alacaklının başlattığı icra takibi durur.

Yazımızda tehiri icra nedir, buna ilişkin işlemler nasıl ve hangi sıra ile yapılmalıdır, sonuçları nelerdir gibi merak edilenleri ayrıntılarıyla birlikte açıklayacağız. Önemli usuli işlemler içermesi ve önemli sonuçlar doğurması sebebiyle yazımızı dikkatle okumanızı öneririz.

ÖNEMLİ: İcranın geri bırakılması süreci usuli, karmaşık birçok işlem içerir. Süreç içerisinde usuli hata yapılması borçlu açısından olumsuz sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle tehiri icra sürecinin bir avukat vasıtasıyla yürütülmesi, işlemlerin dikkatle takip edilerek, eksiksiz ve doğru bir şekilde yapılması için gereklidir.

Tehiri İcra Nedir?

İlamlı icra takiplerinde ilk derece mahkemesi kararının borçlu tarafından istinaf veya temyiz edilerek ve üst mahkemeden alınan karar ile icra işlemlerinin üst derece mahkemesindeki dosya sonuçlanana kadar durdurulmasına tehiri icra denir.

Yani mahkeme bir karar verdiği zaman bu kararı direkt olarak icra etmek mümkün olsa da bu karar karşı tarafça istinaf veya temyiz edildiğinde bu icrayı durdurmak için bu yola başvurulur.

Tehiri icra işlemi borçlunun menfaatine olan oldukça önemli bir düzenlemedir. Tehiri icra işlemine ilişkin düzenlemeler 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu madde 33’te yer alır. Bu işlemin bir diğer adı icranın geri bırakılmasıdır.

İcranın Geri Bırakılması Şartları

İcranın geri bırakılamsı işleminin gerçekleşmesi oldukça önemli şartlara bağlanmıştır. İcranın geri bırakılması için gerekli şartlar şu şekilde sıralanabilir:

  • İlama dayanan dava dosyasının istinaf/temyiz edilmesi gerekmektedir. Bu temyiz/istinafın icranın geri bırakılması talebi ile yapılması gerekir. Eğer ilk derece mahkemesinin verdiği karar tehiri icra talepli olarak istinaf/temyiz edilmediyse icra geri bırakılmaz.
  • İlk derece mahkemesinin kararı usule uygun bir şekilde takibin karşı tarafına tebliğ edilmelidir.
  • İcranın geri bırakılması talebi için teminat bedeli dosyaya 3 aylık faiziyle birlikte yatırılmalıdır.
  • Borçlu istinaf/temyiz iddiasını (imha, itfa) yetkili merciler tarafından kendiliğinden düzenlenmiş veya icra dairesinde veya mahkemede ikrar olunmuş senetle belgelenmelidir.

Tehiri İcra Kararı Nasıl Alınır?

İcranın geri bırakılması sürecinin ilk adımı, ilama dayanarak başlatılan icra takibinde verilen mahkeme kararının tehiri icra talepli olarak istinaf/temyiz edilmesidir. Kararın yalnızca istinaf/temyiz edilmesi icranın geri bırakılması için yeterli değildir. Mutlaka icranın geri bırakılması talebini içermesi gerekir.

İlk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı istinaf/temyiz yoluna gidildiğine dair tensibe derkenar denir. Kararın istinaf/temyiz edilmesinin ardından mahkemeden bir derkenar alınır.

Derkenar alınmasının ardından icranın geri bırakılması için yapılması gereken icra dosyasına teminat yatırılmasıdır. Buradaki teminat, icra dosyasının konusu olan mevcut borç ile bu borcun 3 aylık faizi tutarına karşılık gelecek şekilde belirlenir. Teminat işlemi bankaya nakdi olarak yatırarak veya teminat mektubu vererek yapılabilir.

Teminatın yatırılmasının üzerine borçluya icra müdürlüğü tarafından mehil vesikası verilir. Tehiri icra kararı getirilmesi için alınan süreyi gösteren belgeye mehil vesikası denir. Borçlunun yatırdığı teminat uygun kabul edilirse icra müdürlüğüne başvurur ve tehiri icra kararının getirilmesi için 60 günlük mehil vesikası alır.

Bu 60 günlük süre içinde icra dosyası Yüksek Mahkemenin dosya hakkında vereceği onama veya bozma kararına kadar durur. 60 günlük süre içinde mahkeme karar vermezse borçlu ek mehil süresi talebinde bulunabilir. Bu ek süre (30 gün) içinde de olmazsa alacaklı, borçlunun teminat olarak yatırdığı parayı icra dairesinden alacağını tahsil etmek amacıyla almak için talepte bulunabilir.

Bu süreçlerin tamamlanmasının ardından istinaf/temyiz mercii ilama konu edilen ilk derece mahkemesinin kararını bozarsa borçlu icranın geri bırakılması talebi için yatırdığı teminatı tümüyle icra dairesinden alabilir. Ancak ilk derece mahkemesinin verdiği kararın istinaf/temyiz merci tarafından onanması durumunda alacaklının borçlu tarafından icranın geri bırakılması amacıyla yatırdığı teminattan alacağını tahsil etme imkanı doğar.

İcranın Geri Bırakılması Talebinin Reddi

İcranın geri bırakılmasına ilişkin talebi reddedilen borçlunun borcunu icra dairesine ödemesi gerekir. Borçlarını ödememesi halinde malları haczedilir, satılır ve elde edilen bedellerden alacaklı alacağını tahsil eder

Borçlu bu aşamada borcu olmadığı bir parayı ödediği iddiasında ise alacaklıya karşı istirdat davası açarak borcu olmayan bir parayı ödemekten kurtulabilir. Ancak ortada bir ilam söz konusu olduğu için istirdat davası hemen başarıya ulaşmaz. Ne zaman ki istinaf veya temyizden borçlu lehine karar çıkarsa o zaman ödenen paranın geri alınması imkanı doğar. Konu ile ilgili olarak “istirdat davası” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Tehiri icra talebinin reddedilmesi üzerine borcunu henüz icra dairesine ödemeden redde ilişkin hüküm verildikten sonraki dönemde borcun itfa edildiğini veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile alacaklıya karşı menfi tespit davası açabilir.

Tehiri İcra Talebinin Kabulu

Borçlunun istinaf/temyiz yoluna başvurması ve yetkili mercilerin yaptığı incelemeler sonucunda icranın geri bırakılmasına hükmedilmesi ile birlikte icra dosyasındaki takip tamamen durur.

Tehiri icra talebi kabul edilince kişinin teminatı depo olarak durmaya devam eder. Sürecin sonunda kişi haklı çıkması halinde bu miktarı geri alabilecektir.

Son Olarak Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yukarıda konu ile ilgili olarak tehiri icra nedir, borçlunun uyması gereken şartlar nelerdir, süreç nasıl işler gibi soruları yanıtladık. Görüldüğü üzere borçlu lehine olan oldukça önemli bir düzenlemedir.

İcranın geri bırakılması kararı alınması sürecinde birçok usuli işlem yapılır. Bu işlemlerin zamanında, eksiksiz ve doğru yapılması oldukça önemlidir. Süreç içerisinde yapılan küçük bir hata borçlu için büyük hak kayıplarına neden olabilir. Bu nedenle işlemlerin bir icra avukatı vasıtasıyla yürütülmesi önem arz eder.

Bu makale faydalı mıydı?