Müsadere nedir?

Müsadere Nedir? (TCK 54-55)

Müsadere nedir diye sorulduğu zaman, suçla mücadelede diğer hukuk yaptırımlarının yanında ihtiyaca cevap verebilecek olan bir usul karşımıza çıkar. Yazımızda müsadere nedir, müsdare usulü nedir gibi soruların yanında merak edilen diğer soruları yanıtlandıracağız, konunun önemli ve bilinmesi gereken noktalarını açıklayacağız. Dikkatle okumanızı tavsiye ederiz.

Müsadere Nedir?

Müsadere, yasak olan bir eşya veya malın belirli şartlar altında ve belirli usul doğrultusunda devlet tarafından zapt edilmesidir. Kanunda belirtilen durumlarda, belirtilen nitelikte taşınır veya taşınmaz malların kazanç ya da değerlerinin tamamının yahut bir kısmının devlete geçirilmesi işlemidir.

Müsadere nedir sorusunun cevabı ve konu ile ilgili temel meseleler 5237 sayılı TCK 53 ve 54. maddelerinde yer almıştır.

Müsadere usulü ile hedeflenen amaç suçta kullanılan eşyanın ya da suç sonucu elde edilen kazancın suçludan alınması, suç işleme konusunda caydırıcı etki sağlayarak toplumu suçtan korumaya hizmet etmektedir.

Müsadere Çeşitleri

Ceza Hukuku yaptırımı olan ve niteliği güvenlik tedbiri olarak belirtilen müsadere; kapsamı bakımından genel ve özel, kararın verilmesindeki zorunluluk açısından zorunlu ve ihtiyari ayrımına tabi tutulmaktadır. Ayrıca konusu itibari ile eşya ve kazanç müsaderesi şeklinde sınıflandırılması da söz konusudur.

Kapsamı Bakımından
Genel Müsadere Failin suçla bağlantısı olmasa da taşınır ve taşınmaz bütün malvarlığının devlete geçirilmesidir.
Özel Müsadere Kanunda suçla ilişkisi gösterilen veya bulundurulması, taşınması, satılması suç olan eşyaların zorla alınmasıdır.

 

Zorunluluğu Bakımından
Zorunlu Müsadere Kanunda öngörülen şartların varlığı halinde hakimin müsadere kararı vermede takdir yetkisinin bulunmadı türdür.
İhtiyari Müsadere Müsadereye tabi eşyanın müsadere edilip edilmeyeceği konusunda hakimin takdir hakkı olan haldir.

 

Konusu Bakımından
Eşya Müsaderesi Kasten işlenen suçta kullanılan yahut suça özgülenen eşyanın ya da suç ile ortaya çıkan eşyanın müsaderesidir.
Kazanç Müsaderesi Suç işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bu menfaatlerin değerlendirilmesi ya da dönüştürülerek nihayetinde elde edilen kazançların müsaderesidir.

Eşya Müsaderesi

Kasten işlenen bir suçta kullanılan ya da suçun işlenebilmesi için tahsisi sağlanan yahut ilgili suç dolayısıyla meydana gelen ya da kamu güvenliği ve sağlığı veya genel ahlak açısından tehlike arz etmesi şartıyla suç işlenmesi için hazırlanmış olunan eşyanın; ortadan kaldırma, elden çıkarma, tüketme yahut müsaderenin imkansız olması halinde ilgili eşya değeri kadar paranın yahut üretilmesi, taşınması, bulundurulması, kullanılması, alınması, satılması suç teşkil eden eşyanın mülkiyet hakkının devlete geçmesidir.

Eşya müsaderesinin konusu eşyadır. Taşınır yahut taşınmaz her türlü eşya, eşya bu işleme konu olabilir. Eşya müsaderesi uygulamada çok sık karşılaşılan durumdur. Gerekli şartlar şunlardır:

  • Kasten işlenen bir suç işlenmiş olmalı
  • Müsadereye konu bir eşya bulunmalı
  • Kasten işlenen suç ile eşya arasında bağlantı bulunmalı
    • Eşyanın suçun işlenmesinde kullanılması
    • Eşyanın suçun işlenmesine tahsis edilmesi
    • Eşyanın suç sonucunda meydana gelmesi
    • Eşyanın suç işlenmesinde kullanılması için hazırlanması durumunda bağlantı bulunduğu söylenebilir.
  • Söz konusu eşya iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamalı

Kazanç Müsaderesi

Kazanç müsaderesi, suç işlenmesinden sonra elde edilmiş ya da suç konusu olan yahut suç işlendiği için sağlanmış maddi menfaatler ile bu maddi menfaatlerin değerlendirilmesi ya da dönüştürülmesi sonucunda elde edilen ekonomik kazancın mülkiyet hakkının devlete geçmesidir.

Kazanç müsaderesinin konusu yalnızca para değildir. Her türlü maddi menfaatler ile ekonomik kazançlar buna konu olabilir. Kazanç müsaderesinin konusuna ilişkin şartlar ise şunlardır:

  • Kasten işlenen bir suç işlenmiş olmalı
  • Kasten işlenen suç ile maddi menfaat ve ekonomik kazanç arasında bağlantı bulunmalı
    • Maddi menfaat ve ekonomik kazançların suç işlenmesi ile elde edilmesi
    • Maddi menfaat ve ekonomik kazançların suç konusunu oluşturması
    • Maddi menfaat ve ekonomik kazançların suç işlenmesi için sağlanması durumunda bağlantı bulunduğu söylenebilir.
  • Maddi menfaat ve ekonomik kazancın suçun mağduruna ya da iyiniyetli üçüncü kişilere iade edilmemiş olmalı

Müsadereyi Etkileyen Haller

Beraat Kararı: Yargılama sonunda beraat kararı verilmesi durumunda müsadere için beraat kararının hangi gerekçeyle verildiği önemlidir zira buna göre müsadereye hükmedilip hükmedilmeyeceği belirlenir. Buna göre yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, failin kastının bulunmaması gibi nedenlerle beraat kararı verildiğinde beraat eden sanığa ait olan eşyanın (başlı başına suç oluşturmaması şartıyla) müsaderesi mümkün olmayacaktır.

Kusurluluk: Ceza sorumluluğu için failin kusurunun bulunması şart iken güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımların uygulanabilmesi açısından kusurluluğun varlığı aranmayacaktır. Bu nedenle kusuru etkileyen hallerin varlığı nedeniyle kişiye ceza verilmese de fiilin tipikliği ve tehlike devam ettiği için kişi hakkında güvenlik tedbiri olan müsadere uygulanacaktır.

Yaş Küçüklüğü: Suç oluşturan fiili işlediği sırada yaş küçüklüğü bulunan ve kusur yeteneği bulunmayan TCK madde 31 belirtilen kişiler hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilebileceğinden müsadere usulü uygulanabilecektir.

Akıl Hastalığı: Kişi bu halde kusurlu kabul edilemeyeceği için hakkında da cezaya hükmedilmesi söz konusu olmayacaktır. Ancak fiili hukuka aykırılık teşkil ettiğinden kişi hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine başvurulabilecek ve suç eşyasının müsaderesine karar verilebilecektir.

Hukuka Uygunluk Sebeplerinin Bulunması: Hukuka uygunluk sebebinin varlığı halinde suçun hukuka aykırılığı ortadan kalkar, artık fiil suç teşkil etmeyeceğinden faile ceza verilemez, müsadere söz konusu olamaz.

Müsadere Usulü

Müsadere usulü Ceza Muhakemesi Kanunu madde 256 ve 259 arasında düzenlenmiştir. Bahsettiğimiz şekilde eşyaya veya kazanca el koyma işlemi kural olarak mahkemece ve ancak talep üzerine verilir. Karar almak için yargılama makamlarına müracaat etmek gerekir. İşte bu talep üzerine yargılama makamlarınca müsadereye gerek olup olmadığının tespiti için yürütülen faaliyete müsadere yargılaması denir.

Eşya veya kazanca el koyma işlemine konu olan şey karar sonucunda devlet mülkiyetine geçtiğinden devlet hizmetinde kullanılabileceği gibi niteliğine göre imha da edilebilir.

Müsadere kararı asıl dava ile verilebileceği gibi ayrı bir dava sonucunda da verilebilir. Asıl ceza davası ile birlikte verilmemesi halinde cumhuriyet savcısı ya da katılan CMK uyarınca bir müsadere davası açmak için yetkili mahkemeye başvurabilecekleridir. Yetkili mahkeme, esas davayı görmeye yetkili olan mahkemedir.

Müsadere usulü, müsadereye konusu şeyin niteliğine göre duruşmalı ya da duruşmasız yapılabilir. Bu davanın açılması için yetkili mahkemeye talep yazısı yazılmalıdır.

Yetkili mahkeme duruşma yapılırken ve karar verirken genel hükümlere göre yargılama faaliyeti yürütecektir. Mahkeme tarafından yapılacak duruşmaya ilgili eşya – kazanca hak sahibi olan kişiler de çağırılır. El koymaya tabi olan ancak suç konusu olmayan eşyanın müsaderesine sulh ceza hakimliği duruşma yapmadan karar verir.

Mahkemenin yaptığı yargılama sonucunda şayet müsadere usulü şartları gerçekleşmişse müsadereye hükmolunacak, şartlar gerçekleşmemişse yargılamayı yapan mahkeme tarafından eşya – kazancın iadesine karar verilecektir.

Müsadere Kararlarına Karşı Kanun Yolu

Asıl suç yönünden sanık hakkında ilk derece ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda esasa ilişkin olarak kurulan hüküm ile birlikte müsadere ile ilgili olarak da karar verilmiş ise bu hükme karşı yedi günlük süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir.

Asıl ceza davasından ayrı bir dava olarak açılan bu davalarda duruşmalı olarak verilecek karara karşı cumhuriyet savcısı, katılan ve eşya – kazanç üzerinde hak sahibi olan üçüncü kişiler yedi günlük süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurabileceklerdir.  Sulh ceza hakimliğinin duruşmasız olarak verdiği kararla karşı ise itiraz yoluna gidilebilecektir.

Müsadere Kararının İnfazı

Kararın infazı için mahkeme kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Duruşma yapılarak veya evrak üzerinden inceleme ile verilen karara karşı itiraz ve istinaf kanun yoluna süresi içinde başvurulmaması halinde karar kesinleşir.

Mahkemece müsadere kararı verilmesinden sonra kararın infaz edilmesi idari nitelikte bir işlemdir. Söz konusu mahkeme kararı ile kendiliğinden eşya – kazancın devletin mülkiyetine geçmesi söz konusu değildir. Mahkeme kararına dayalı olarak önce el koyma sonra devlet mülkiyetine geçirme gibi usuli işlemlerin uygulanması gerekmektedir.

Devlet yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre müsadere  usulü sonucunda mülkiyetine geçen eşya üzerinde tasarruf etme yetkisine sahiptir. Kararın infaz edilebilmesi için yirmi yıllık zamanaşımı süresinin geçmemesi gerekir.

Sonuç Olarak Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yukarıda müsadere nedir, müsadere usulü nasıldır sorularını cevaplandırdık ve bilinmesi gereken konulara yer verdik. Ancak sürecin bunlardan ibaret olmadığı, anlatılanların yüzeysek bilgilendirme amacı taşıdığı ve her somut olay için farklı hukuki sonuçların doğacağı unutulmamalıdır. Bu sebeple yalnızca anlatılanlara dayanarak işlem yapılmamalı alanında uzman bir ceza avukatından hukuki destek alınmalıdır.

Bu makale faydalı mıydı?