kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma tck 109 hürriyeti tahdit

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Türk Ceza Kanunu 109. madde düzenlemesinde yer alan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, kişilerin özgürlük hakkına karşı işlenmiş suçlardan kabul edilmektedir. Eski adıyla hürriyeti tahdit suçu adli vakalar içinde çokça görülmekte ve bazı durumlarda ciddi cezai yaptırıma neden olmaktadır. 

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçu Nasıl Oluşur?

TCK 109/1 düzenlemesine göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun temel işleniş şekli; kişinin bir yerde bulunma hakkının veya bir yere gitme hakkının haksız olarak engellenmesidir. 

TCK 109/2 ise kişinin hürriyetinin bu şekilde engellenmesi fiili sırasında cebir, tehdit veya hile kullanılması durumunda cezanın artırılacağını bildirmektedir. Görüldüğü üzere adam kaçırma, alıkoyma veya başka bir şekilde kişinin hürriyetinden yoksun bırakılması, suç olarak düzenlenmiştir. Bunların cezalarına aşağıda değineceğiz.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu basit ve nitelikli halleri ile tek maddede yani TCK 109 düzenlemesinde yer almıştır. TCK 110 hükmü kişiyi hürriyetinden yoksun kılmada etkin pişmanlığı, TCK 111 ise tüzel kişilere bu suç ile yarar sağlanması durumunda uygulanacak hükümler belirtilmiştir. 

Yazımızda TCK 109 kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile ilgili ve işleyecek olan cezai süreç ile ilgili önemli ayrıntılarını kısaca anlattık. Konunun önemine binaen yazının sırasına göre tamamını okunmasında yarar vardır.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Unsurları

Hürriyeti tahdit yani kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu özgü suç niteliğinde değildir. Yani TCK 109 suçunu herkes işleyebileceği gibi herkes bu suçun mağduru olabilir. Ancak bu suçun bazı kişilere karşı işlenmesi cezayı artırıcı nitelikli haldir. Bunlara aşağıda değineceğiz.

TCK 109 suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Bu suçun taksir ile hata olarak işlenmesi doğal olarak mümkün değildir. Failin hürriyeti tahdit kastı ile hareket etmesi yeterlidir. Bunun haricinde yarar sağlamak gibi başkaca saiklerle hareket etmesi gerekmez. Ancak gene bazı nitelikli hallerde failin özel saikle hareket etmesi cezayı artırıcı haldir. Örneğin kişiyi hürriyetinden yoksun kılmanın cinsel amaçlı olarak işlenmesinde olduğu gibi. Bunlara nitelikli haller başlığında değineceğiz.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu serbest hareketli bir suçtur ve kişilerin bir yerde bulunma yahut bir yere gitme özgürlüğünü elinden alan her türlü fiil ile bu suç işlenebilir. Bir yerde bulunan kişinin oradan haksız olarak uzaklaştırılması-kovulması ile TCK 109 suçu işlenebileceği gibi bir kişinin bir yere gitmesinin engellenmesi, alıkonulması, kaçırılması gibi fiillerle de bu suç işlenebilir.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşabilmesi için kişinin hürriyetinin hukuken önem taşıyacak bir süre zarfı için alıkonulmuş olması gerekir. Bu sürenin çok uzun sürmüş olması veya kısa sürmüş olması cezalandırma bakımından önem taşımazken hukuken önem taşımayan bir süre ile kişi alıkonulmuş ise bu suç oluşmayacaktır.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Nitelikli Halleri

TCK 109 suçunun temel işleniş şekli olan kişinin bir yere gitme veya bir yerde bulunma özgürlüğünün elinden alınması fiiline ek olarak bazı durumlarda ceza artırılır. Bu haller TCK 109 hürriyeti tahdit suçunun nitelikli halleridir. Belirtmemiz gerekir ki çoğu durumda aşağıda saydığımız nitelikli haller bir arada bulunur. Bu nedenle hem mağdur açısından hem da fail açısından üzerine ciddiyetle eğilmesi gereken bir ceza davası söz konusudur. Bu nitelikli halleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Suçun işlenmesi sırasında cebir tehdit veya hile yollarına başvurulması durumunda 2 ile 7 yıl arasında değişen bir ceza verilir. (TCK 109/2)

TCK 109/2’de  kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun cebir tehdit veya hile yollarına başvurularak işlenmesi düzenlenmiştir. Bu durumda verilecek ceza  temel hale göre daha ağır olan alt sınırı 2 yıl ve üst sınırı 7 yıl olan hapis cezasıdır. Örneğin kişinin zorla kaçırılması, hile ile bir odaya kilitlenmesi, tehdit edilerek bir yere götürülmesi veya bir yerden ayrılmasının engellenmesi durumu için 2 ile 7 yıl arasında değişen hapis cezası söz konusu olur. 

Uygulamada TCK 109 suçunda genellikle bu nitelikli halin varlığı söz konusu olur. Görüldüğü üzre cezası hiç hafife alınacak bir ceza değildir. Aşağıdaki nitelikli hallerde cezaların 1 kat veya ½ kat artırılacağından bahsettik. İşte bunlar genellikle bu 2 ile 7 yıl arasında verilen ceza üzerinden artırıma gidilir. Böyle bir durumda ise kişinin ciddi bir hukuki savunma ihtiyacı doğar zira aşağıdaki bazı durumlarda 4 ile 14 yıl arasında hapis cezası ile karşı karşıya kalınır.

  • Suçun, silahla işlenmesi durumunda, verilecek olan ceza 1 kat artırılır. (TCK 109/3)

Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma fiili işlenirken silah yardımına başvurulması cezayı artırıcı bir etkendir. Silah kavramı TCK m. 6’da düzenlenmiş ve oldukça geniş bir kapsamda ele alınmıştır. Ateşli veya patlayıcı silahlar, kesme – delme özelliğine sahip her türlü alet, saldırı ve savunmaya yaralayan her türlü alet, yakıcı, yaralayıcı, boğucu zehirleyici, nükleer, biyolojik, radyoaktif, kimyasal silahlar vb. bir çok unsur mahkeme tarafından silah olarak kabul edilir. Bu nedenle suçun silahla işlenmiş olması ve cezanın 1 kat artırılması ihtimali uygulamada yüksektir.

  • Suçun, birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi durumunda verilecek olan ceza 1 kat artırılır.  (TCK 109/3)

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda yardım eden veya azmettiren kişiler söz konusu olduğu zaman bu nitelikli hal uygulanmaz. Bu nitelikli halin uygulanarak 1 kat fazla ceza verilebilmesi için suçun hareket unsurlarını birlikte gerçekleştiren müşterek faillerin söz konusu olması gerekmektedir. Suçu beraber işleyen en az iki kişi söz konusu olduğu zaman verilecek ceza 1 kat artırılır yani iki katına çıkarılır.

  • Suçun, kişinin yerine getirdiği kamu görevi dolayısıyla işlenmiş olması durumunda verilecek olan ceza 1 kat artırılır.  (TCK 109/3)

Eğer kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bir kamu görevlisinin görevi dolayısıyla işleniyorsa bu nitelikli hal söz konusu olur. Burada mağdurun kamu görevinin sona ermiş olması, emekli olması bir önem taşımaz. Kamu görevlisinin icra ettiği veya etmediği görevi ile bağlantılı olarak bu suçun işlenmiş olması gerekmektedir. Bu nitelikli halde mağdur kamu görevlisidir.

  • Suçun, kişinin yerine getirdiği kamu görevinin sağladığı nüfuzu istismar etmek suretiyle işlenmesi durumunda verilecek olan ceza 1 kat artırılır.  (TCK 109/3)

Bu nitelikli halde ise fail kamu görevlisidir. Eğer kamu görevlisi kişi, kamu görevinin kendisine sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu işlemişse normalde verilecek olan ceza bir kat artırılır yani iki katına çıkarılır.

  • Suçun; üstsoy, altsoy veya eşe karşı işlenmesi durumunda, verilecek olan ceza 1 kat artırılır.  (TCK 109/3)

Kişinin anne ve babası, nene ve dedeleri ve bu şekilde yukarıya doğru devam eden anne – baba silsilesi onun üst soyunu oluşturur. Aynı şekilde kişinin çocukları, torunları, onların da çocukları şeklinde aşağıya doğru giden silsile onun alt soyunu oluşturur. Eğer kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu eşe veya bu saydığımız atsoy-üstsoy gruplarından birisine karşı işlenmişse normalde verilecek olan ceza 1 kat artırılır yani iki katına çıkar.

  • Suçun 18 yaşından küçük kişiye yahut beden veya ruh bakımından kendini savunma imkanına sahip olmayan kişiye karşı işlenmesi durumunda verilecek olan ceza 1 kat artırılır.  (TCK 109/3)

18 yaşının altında olan kişiler hukuken küçük olarak nitelendirilir. Bu kişilere karşı işlenen suçlar genellikle nitelikli haller içerisinde yer alır. Aynı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu eğer bir çocuğa karşı işlenmişse verilecek olan ceza normalde verilecek olanın iki katı olur. Çocukların haricinde mağdur eğer kendini ruhen veya bedenen savunamayacak durumda ise (yaşlı, engelli, sağır- dilsiz, sarhoş, akli melekeleri yerinde olmayan kişi vb.) verilecek olan ceza gene 1 kat artırılarak iki katına çıkarılır.   

Çocuğun rızası burada önem taşır. Eğer çocuğun alıkonulması cinsel maksatlı olarak yapılmışsa çocuğun vereceği rıza burada kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu hukuka uygun hale getirmez. Ancak diğer hallerde çocuğun rıza ile gitmiş olması hukuka uygunluk nedenidir.

  • Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmesi dolayısıyla mağdurun ekonomik olarak ciddi bir zarara uğraması durumunda verilecek olan hapis cezasına ek olarak bin güne kadar adli para cezası verilir. (TCK 109/4)

Mağdur eğer hürriyeti elinden alınarak ekonomik bir zarara uğramışsa (ticareti aksamış olabilir, bir fırsatı kaçırmış olabilir, bir başvuruyu kaçırmış olabilir vb.) faile ayrıca bin güne kadar adli para cezası verilir. Ancak burada failin ödeyeceği adli para cezası mağdurun zararını tazmin etme amacı taşımaz. Mağdurun uğradığı zararın tazmini ayrı şekilde sağlanır. Buradaki ceza Devlet hazinesine ödenir.

  • Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cinsel amaçlarla işlenmesi durumunda verilecek olan ceza ne ise ½ oranında artırılarak verilir.

Cinsel amaçlı işlenen hürriyeti yoksun kılma suçu uygulamada sıklıkla görülmekte ve cezayı ½ oranında artırmaktadır. Burada failin mağdur ile cinsel ilişkiye girmiş olması şart değildir. Cinsel amaçlar ile mağduru hürriyetinden alıkoymuş ise bu nitelikli hal gerçekleşmiş kabul edilir. Hatta mağdurun cinsel amacını fiiliyata dökerek cinsel suçlardan biri işlemesi durumunda ayrıca bu suçlardan ötürü cezaya hükmedilir.

Dediğimiz gibi yalnızca cinsel ilişki saiki ile hareket ediliyor olması yeterlidir. Örneğin mağdurun tecavüz etmek maksatlı kaçırılması durumunda hem TCK 109/2 hem de bu nitelikli hal söz konusu olur. Yukarıda saydığımız başka nitelikli haller de var ise verilecek ceza oldukça yüksek olacaktır. Belirtmemiz gerekir ki bir kişinin evlenmek maksadı ile kaçırılması veya hapsedilmesi durumlarında da bu nitelikli halin varlığı kabul edilmektedir. Ayrıca kaçırılan kişinin kaçırıldığı süre içerisinde cinsel ilişkiye rıza göstermesi de kimi durumlarda hukuka uygun kabul edilmeyebilir. Zira burada etkilenmiş bir rıza iradesi söz konusu olmaktadır.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Cezası

Yukarıda TCK 109/1’de yer alan kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmanın temel işleniş şeklinden bahsettik. İşte bu şekilde kişinin özgürlüğüne karşı suç işlenmiş olması durumunda verilecek olan ceza alt sınırı 1 yıl ve üst sınırı 5 yıl olan hapis cezasıdır.

TCK 109/2 ve devamı fıkralarda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli halleri ve bunlara verilecek cezalar yer almıştır. Bu hallerin neler olduğuna bir alt başlıkta değineceğiz ancak bunlar için öngörülen cezaları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • TCK 109/2’de yer alan durumlarda verilecek olan ceza Alt sınırı 2 yıl üst sınırı 7 yıl olan hapis cezası
  • TCK 109/3’de yer alan durumlarda verilecek olan ceza Suçun temel işleniş şeklinde verilecek olan cezanın 2 katı verilir. 
  • TCK 109/4’de yer alan durumlarda verilecek olan ceza Suçun temel işleniş şeklinde öngörülen hapis cezasına hükmedilir ama ayrıca bin güne kadar adli para cezası da verilir.
  • TCK 109/5’de yer alan durumlarda verilecek olan ceza Normal şartlarda verilecek olan ceza ne ise ½ oranında artırılarak verilir.  

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Cezayı Azaltacak veya Kaldıracak Nedenler

Hürriyeti tahdit suçunun cezası yukarıda değindiğimiz üzere ciddi derecelere ulaşabilmektedir. Ancak bunun yanında cezayı azaltıcı durumların varlığı da söz konusu olabilir. Bu halleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Olası kastla işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda cezada indirim yapılır.

Yukarıda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kasten işlenebileceğini söyledik. Kastın olası kast şeklinde bir türü vardır ki bu halde faile verilecek olan ceza azaltılır. Fail eğe hürriyeti tahdit suçunda, kişinin hürriyetini alıkoyacağı öngörmekle beraber bu maksadı taşımıyorsa yani asıl amacı bu değilse olası kastla hareket etmiştir. Yani fail kişiyi hürriyetinden yoksun kılmayı istemiyor ama bu yönde hareket etmesi gerektiğini düşünerek suçun neticesi için “olursa olsun” diyerek hareket ediyorsa olası kastla hareket etmiş olur ve cezasında indirime gidilir.

  • Fail 18 yaşından küçükse somut olayın özelliklerine bağlı olarak cezası azaltılır yahut hiç ceza verilmez.

Eğer TCK 109 suçunu işleyen fail 12 yaşından küçükse hiçbir türlü ceza almaz yalnızca güvenlik tedbiri uygulanır. 12 – 15 yaş arasındaki fail hürriyeti tahdit suçu işlemişse bu suçun hukuki anlam ve sonuçlarını bilip bilmemesine göre hareket edilir. Eğer bu suçun hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf ise yukarıdaki cezalarda indirim yapılarak hüküm verilir. Ancak fail hürriyeti tahdit suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabilecek akli yetkinliğe sahip değilse hakkında cezaya hükmedilmez yalnızca güvenlik tedbirleri uygulanır. Eğer fail 15 – 18 yaş aralığında ise TCK 109 suçunun hukuki anlam ve sonucunu bilip bilmediğine bakılmaksızın hakkında cezaya hükmolunur ancak belirli bir miktar indirim yapılır.

  • Akıl hastası yahut aklı zayıf olan faile somut olayın özelliklerine göre ya ceza verilmez ya da cezasında indirim yapılır.

Akıl hastası olan kişilerin cezai ehliyeti yoktur. Bu nedenle bu kişilere ceza verilmesi anlamsız ve hukuka aykırı olur. Bu bakımdan mahkemenin yaptıracağı tıbbi inceleme sonucunda, hürriyeti tahdit suçu işlemiş olan kişinin akıl hastası olduğu ortaya çıkarsa ceza verilmez. Ancak güvenlik tedbiri uygulanır. Eğer kişi akıl hastası değil ancak akli melekeleri, fiillerini idame etme noktasında zayıf bir kişi ise ceza verilir ancak cezada indirime gidilir.

  • Hürriyeti tahdit suçu işleyen sağır veya dilsiz kişilere ceza verilmez yahut cezalarında indirime gidilir.

Burada da yukarıda bahsettiğimiz yaş küçüklüğüne benzer bir durum söz konusudur. 12 yaş altı çocuklara yapılan muamele 12-15 yaş arasındaki sağır ve dilsizlere, 12 – 15 yaş arası çocuklara yapılan muamele 15 – 18 yaş arasındaki sağır ve dilsizlere, 15- 18 yaş arasındaki çocuklara yapılan muamele ise 18 – 21 yaş arasındaki çocuklara yapılacaktır. 21 yaş üstündeki sapır ve dilsizler ise bu engellerinden ötürü ceza indirimi alamaz.

  • Hürriyeti tahdit suçu işleyen failin alkol veya uyuşturucu bağımlısı kişi olması durumunda ceza verilmeyebilir. 

Normal şartlarda alkol veya uyuşturucu madde etkisi ile kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu işlendiği takdirde cezada indirim yapılmaz. Ancak kişi alkol veya uyuşturucu bağımlısı ise ve bu bağımlılığı fizyolojikse, yani kendisi için vazgeçilmez ve almadığı zaman fiillerini kontrol edemez duruma geliyorsa, bu durumda faile ceza verilmez. Ancak bazı güvenlik tedbirlerine hükmedilir. Failin uyuşturucu veya alkol bağımlılığı psikolojikse yani alelade bir bağımlı ise cezada indirim yapılmaz. Somut olayda bu değerlendirmeyi mahkeme kararı ile resmi tıbbi birimler yapar.

  • Eğer hürriyeti tahdit suçu cebir veya tehdit altında işlenmiş ise ceza verilmez.

Fail eğer bu suçu cebir veya tehdit altında işlemişse iradesi kesin surette başkasının etkisi altındadır ve ceza almaz. Burada ceza cebir veya tehdidi uygulayan kişiye verilir. Ancak bunun için söz konusu cebir veya tehdidin kişinin veya yakınlarının önemli bir hakkına veya vücut – cinsel bütünlüğüne yönelik olması gerekir. Burada ağır bir tehdit olmazsa fail de cezalandırılır.

  • Eğer olayda bir hukuka uygunluk nedeni varsa faile ceza verilmez. Suç işlenmemiş kabul edilir.

İlgilin rızası söz konusu ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu işlenmemiştir. Yahut amirin emri dolayısıyla kişinin hürriyeti elinden alınmışsa gene bu suç işlenmemiş olarak kabul edilir. Kanun hükmünün kamu görevlisi tarafından yerine getiriliyor olması da TCK 109 suçunda hukuka uygunluk nedenidir.

  • Meşru müdafaa durumunda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ötürü ceza verilmez.

Eğer bir kişinin hürriyeti meşru müdafaa kapsamında elinden alınmışsa suç işlenmemiş kabul edilir. Örneğin eve giren hırsızın bir odaya kilitlenip polis çağırmak, suç işleyen kişinin tutularak kolluk birimlerini beklemek, insanlara saldıran birisinin durdurulması için yere yatırılıp kolluk birimleri gelene kadar hapsedilmesi durumlarında olduğu gibi. Ancak meşru müdafaa şartları oluşmamışsa bu fiiller hukuka aykırı sayılır. Buna göre; faile veya bir başkasına karşı mevcut ve haksız bir saldırı söz konusu olmalı, bu saldırıya karşı savunma yapma mecburiyeti doğmalı ve saldırı ile yapılacak savunma arasında ölçülülük olmalıdır. Yani zaten etkisiz hale getirilen hırsızın polis gelene kadar pataklanması durumunda meşru müdafaada sınır kasten aşılmış olur.

  • Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu İşlenirken Mağdurun Yaralanması

Eğer fail kişiyi hürriyetinden yoksun kılma fiilini işlerken kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden birisine neden olmuşsa TCK 109’dan başka bir de kasten yaralama suçu dolayısıyla ceza alır. Burada dikkat edilmesi gereken; failin kasten yaralama suçu değil, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi gerektiğidir. 

Yani kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu işlenirken basit yaralama suçu işlenirse bu sadece TCK 109’un nitelikli hallerinden kabul edilir. Kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için “kasten yaralama suçu” başlıklı yazımıza bakılabilir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Şikayet, Şikayetten Vazgeçme ve Zamanaşımı

TCK 109 hürriyeti tahdit suçu takibi şikayete bağlı olmayan suçlardandır. Dolayısıyla bu suçla ilgili olarak kolluk birimlerine veya savcılığa yapılacak bildirimler şikayet değil ihbar niteliğindedir. Yani şikayete bağlı olan suçlardaki 6 aylık şikayet süresi söz konusu olmaz. Ancak yukarıda bahsettiğimiz suçun temel şekli için 8, nitelikli halleri için 15 yıllık dava zamanaşımı söz konusudur.

Takibi şikayete bağlı suçlar için şikayetten vazgeçme kurumu işletilerek cezai sürecin sonlandırılması mümkün olabilirken takibi şikayete bağlı olmayan suçlarda böyle bir durum söz konusu olmaz. Uygulamada “ifadeyi değiştirme”, “ifadeyi geri alma”, “şikayetten vazgeçme” gibi işlemler ilgili suçun şikayet durumuna göre değişir. TCK 109 hürriyeti tahdit suçunda şikayetten vazgeçme gibi bir durum hukuken sonuç doğurmaz. Ancak başka şekilde cezalandırılabilirlik konusunda yahut cezanın infazı ile ilgili konularda hakimde fail lehine kanaat doğurabilir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçuna Teşebbüs ve Etkin Pişmanlık

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs mümkündür. TCK 109 suçunun icra hareketlerine başlayan fail elinde olmayan nedenlerle bu icra hareketlerini yarıda bırakırsa suç teşebbüs aşamasında kalmış demektir. Teşebbüs aşamasında kalan suç için, temel şekle nazaran indirimli cezaya hükmedilir.

Hürriyeti tahdit suçunda etkin pişmanlık, TCK 110 hükmünde yer almıştır. Buna göre, hürriyeti tahdit fiillerini işleyen kişinin, cezai soruşturma başlamazdan önce kendi iradesi ile pişman olarak mağdurun şahsına zarar vermeden onu güvenli bir yerde serbest bırakmalıdır. Bu şartı sağlayan kişinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması demek cezasının ⅔’lik kısmının indirilmesi demektir ve failin son derece lehine bir durumdur. Cezasının ⅔’ü inen sanık aşağıda anlatacağımız HAGB ve cezanın ertelenmesi imkanlarından yararlanabilir. Soruşturma başladıktan sonra kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan ötürü etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılmaz.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilmesi ve HAGB

Adli para cezasına çevirme ancak 1 yıl veya altındaki ceza hükümleri için söz konusu olabilir. Bu nedenle hürriyeti tahdit suçunda hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi için cezayı hafifletici nedenlerin varlığı gereklidir. Yahut ceza alt sınırdan verilmiş olmalıdır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, her suçta olduğu gibi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda da fail lehine bir durumdur. Eğer mahkemenin vereceği hüküm 2 yılı veya daha az bir hapis cezası ise ve fail daha önceden kasıtlı bir suç işlememişse hakim hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vererek bu hapis cezasının infaz edilmemesini sağlayabilir. Burada faile 5 yıllık bir denetim süresi tanınır ve bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi durumunda iki ceza birlikte infaz eder. Fail bu 5 yıllık denetim süresini sorunsuz geçirirse sanki ilk suçu da işlememiş gibi adli sicil kaydı temiz kalır.

TCK 109 hürriyeti tahdit suçunda genel itibari ile 2 yılın üzerinde cezalar öngörülmüş olsa da bazı durumlarda ceza alt sınırdan verilebilir. Yahut olayda cezayı hafifletici nedenler vardır ve ceza 2 yılın altına inebilir. İşte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda böyle durumlarda mahkeme HAGB kararı verebilir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Cezanın Ertelenmesi

Cezanın ertelenmesi kararı yukarıda anlattığımız HAGB kararına oldukça benzer bir kurumdur. Fail eğer daha önceden kastılı bir suç işlememişse ve mevcut hürriyeti tahdit suçundan 2 yıl veya altında bir ceza alacaksa mahkeme kişinin cezasının ertelenmesi kararı verir. Ancak bu sefer 1 ile 3 yıl arasında değişen bir denetim süresi belirlenerek failden bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlememesi beklenir. 

Fail bu yükümlülüğüne uyarsa önceki cezası “infaz edilmiş” kabul edilir. Ancak fail bu yükümlülüğüne aykırı hareket ederse iki ceza birden infaz edilir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu da bu kapsamda cezanın ertelenmesi kararı vermeye müsait bir suç tipidir. Tabi saydığımız diğer şartların da varlığı aranır.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Ceza Avukatı Desteği

Görüldüğü üzere TCK 109 hürriyeti tahdit suçu çok ciddi cezai yaptırımları gerektirmektedir. Bu nispette cezayı azaltıcı haller de söz konusudur. Buna bağlı olarak soruşturma ve kovuşturma sürecinin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Bunun en etkin yolu da alanında deneyim sahibi bir ceza avukatının hukuki desteğine başvurmaktır. Ceza avukatı, soruşturma sürecinde kişinin lehine olacak delilleri toplar, hukuki değerlendirmesini ve savunmasını yapar, koruma tedbirlerine (tutukluluk vb.) itiraz eder, kanuni görevi gereği müdafaa ettiği kişinin lehine hareket eder.

Bu makale faydalı mıydı?