kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma tck 109 hürriyeti tahdit

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

(14 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Türk Ceza Kanunu 109. madde düzenlemesinde yer alan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, kişilerin özgürlük hakkına karşı işlenmiş suçlardan kabul edilmektedir. Eski adıyla hürriyeti tahdit suçu adli vakıalar içinde çokça görülmekte ve bazı durumlarda ciddi cezai yaptırıma neden olmaktadır. 

TCK 109 kanun maddesini okumak istemiyorsanız direk olarak aşağıya konu ile ilgili detaylı bilgilendirmelerimize geçebilirsiniz.

TCK 109

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçu Nasıl Oluşur?

TCK 109/1 düzenlemesine göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun temel işleniş şekli; kişinin bir yerde bulunma hakkının veya bir yere gitme hakkının haksız olarak engellenmesidir. 

TCK 109/2 ise kişinin hürriyetinin bu şekilde engellenmesi fiili sırasında cebir, tehdit veya hile kullanılması durumunda cezanın artırılacağını bildirmektedir. Görüldüğü üzere adam kaçırma, alıkoyma veya başka bir şekilde kişinin hürriyetinden yoksun bırakılması, suç olarak düzenlenmiştir. Bunların cezalarına aşağıda değineceğiz.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu basit ve nitelikli halleri ile tek maddede yani TCK 109 düzenlemesinde yer almıştır. TCK 110 hükmü kişiyi hürriyetinden yoksun kılmada etkin pişmanlığı, TCK 111 ise tüzel kişilere bu suç ile yarar sağlanması durumunda uygulanacak hükümler belirtilmiştir. 

Yazımızda TCK 109 kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile ilgili ve işleyecek olan cezai süreç ile ilgili önemli ayrıntılarını kısaca anlattık. Konunun önemine binaen yazının sırasına göre tamamını okunmasında yarar vardır.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Unsurları

Hürriyeti tahdit yani kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu özgü suç niteliğinde değildir. Yani TCK 109 suçunu herkes işleyebileceği gibi herkes bu suçun mağduru olabilir. Ancak bu suçun bazı kişilere karşı işlenmesi cezayı artırıcı nitelikli haldir. Bunlara aşağıda değineceğiz.

TCK 109 suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Bu suçun taksir ile hata olarak işlenmesi doğal olarak mümkün değildir. Failin hürriyeti tahdit kastı ile hareket etmesi yeterlidir. Bunun haricinde yarar sağlamak gibi başkaca saiklerle hareket etmesi gerekmez. Ancak gene bazı nitelikli hallerde failin özel saikle hareket etmesi cezayı artırıcı haldir. Örneğin kişiyi hürriyetinden yoksun kılmanın cinsel amaçlı olarak işlenmesinde olduğu gibi. Bunlara nitelikli haller başlığında değineceğiz.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu serbest hareketli bir suçtur ve kişilerin bir yerde bulunma yahut bir yere gitme özgürlüğünü elinden alan her türlü fiil ile bu suç işlenebilir. Bir yerde bulunan kişinin oradan haksız olarak uzaklaştırılması-kovulması ile TCK 109 suçu işlenebileceği gibi bir kişinin bir yere gitmesinin engellenmesi, alıkonulması, kaçırılması gibi fiillerle de bu suç işlenebilir.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşabilmesi için kişinin hürriyetinin hukuken önem taşıyacak bir süre zarfı için alıkonulmuş olması gerekir. Bu sürenin çok uzun sürmüş olması veya kısa sürmüş olması cezalandırma bakımından önem taşımazken hukuken önem taşımayan bir süre ile kişi alıkonulmuş ise bu suç oluşmayacaktır.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Nitelikli Halleri

TCK 109 suçunun temel işleniş şekli olan kişinin bir yere gitme veya bir yerde bulunma özgürlüğünün elinden alınması fiiline ek olarak bazı durumlarda ceza artırılır. Bu haller TCK 109 hürriyeti tahdit suçunun nitelikli halleridir. Belirtmemiz gerekir ki çoğu durumda aşağıda saydığımız nitelikli haller bir arada bulunur. Bu nedenle hem mağdur açısından hem da fail açısından üzerine ciddiyetle eğilmesi gereken bir ceza davası söz konusudur. Bu nitelikli halleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Suçun işlenmesi sırasında cebir tehdit veya hile yollarına başvurulması durumunda 2 ile 7 yıl arasında değişen bir ceza verilir. (TCK 109/2)

TCK 109/2’de  kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun cebir tehdit veya hile yollarına başvurularak işlenmesi düzenlenmiştir. Bu durumda verilecek ceza  temel hale göre daha ağır olan alt sınırı 2 yıl ve üst sınırı 7 yıl olan hapis cezasıdır. Örneğin kişinin zorla kaçırılması, hile ile bir odaya kilitlenmesi, tehdit edilerek bir yere götürülmesi veya bir yerden ayrılmasının engellenmesi durumu için 2 ile 7 yıl arasında değişen hapis cezası söz konusu olur. 

Uygulamada TCK 109 suçunda genellikle bu nitelikli halin varlığı söz konusu olur. Görüldüğü üzre cezası hiç hafife alınacak bir ceza değildir. Aşağıdaki nitelikli hallerde cezaların 1 kat veya ½ kat artırılacağından bahsettik. İşte bunlar genellikle bu 2 ile 7 yıl arasında verilen ceza üzerinden artırıma gidilir. Böyle bir durumda ise kişinin ciddi bir hukuki savunma ihtiyacı doğar zira aşağıdaki bazı durumlarda 4 ile 14 yıl arasında hapis cezası ile karşı karşıya kalınır.

  • Suçun, silahla işlenmesi durumunda, verilecek olan ceza 1 kat artırılır. (TCK 109/3)

Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma fiili işlenirken silah yardımına başvurulması cezayı artırıcı bir etkendir. Silah kavramı TCK m. 6’da düzenlenmiş ve oldukça geniş bir kapsamda ele alınmıştır. Ateşli veya patlayıcı silahlar, kesme – delme özelliğine sahip her türlü alet, saldırı ve savunmaya yaralayan her türlü alet, yakıcı, yaralayıcı, boğucu zehirleyici, nükleer, biyolojik, radyoaktif, kimyasal silahlar vb. bir çok unsur mahkeme tarafından silah olarak kabul edilir. Bu nedenle suçun silahla işlenmiş olması ve cezanın 1 kat artırılması ihtimali uygulamada yüksektir.

  • Suçun, birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi durumunda verilecek olan ceza 1 kat artırılır.  (TCK 109/3)

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda yardım eden veya azmettiren kişiler söz konusu olduğu zaman bu nitelikli hal uygulanmaz. Bu nitelikli halin uygulanarak 1 kat fazla ceza verilebilmesi için suçun hareket unsurlarını birlikte gerçekleştiren müşterek faillerin söz konusu olması gerekmektedir. Suçu beraber işleyen en az iki kişi söz konusu olduğu zaman verilecek ceza 1 kat artırılır yani iki katına çıkarılır.

  • Suçun, kişinin yerine getirdiği kamu görevi dolayısıyla işlenmiş olması durumunda verilecek olan ceza 1 kat artırılır.  (TCK 109/3)

Eğer kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bir kamu görevlisinin görevi dolayısıyla işleniyorsa bu nitelikli hal söz konusu olur. Burada mağdurun kamu görevinin sona ermiş olması, emekli olması bir önem taşımaz. Kamu görevlisinin icra ettiği veya etmediği görevi ile bağlantılı olarak bu suçun işlenmiş olması gerekmektedir. Bu nitelikli halde mağdur kamu görevlisidir.

  • Suçun, kişinin yerine getirdiği kamu görevinin sağladığı nüfuzu istismar etmek suretiyle işlenmesi durumunda verilecek olan ceza 1 kat artırılır.  (TCK 109/3)

Bu nitelikli halde ise fail kamu görevlisidir. Eğer kamu görevlisi kişi, kamu görevinin kendisine sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu işlemişse normalde verilecek olan ceza bir kat artırılır yani iki katına çıkarılır.

  • Suçun; üstsoy, altsoy veya eşe karşı işlenmesi durumunda, verilecek olan ceza 1 kat artırılır.  (TCK 109/3)

Kişinin anne ve babası, nene ve dedeleri ve bu şekilde yukarıya doğru devam eden anne – baba silsilesi onun üst soyunu oluşturur. Aynı şekilde kişinin çocukları, torunları, onların da çocukları şeklinde aşağıya doğru giden silsile onun alt soyunu oluşturur. Eğer kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu eşe veya bu saydığımız atsoy-üstsoy gruplarından birisine karşı işlenmişse normalde verilecek olan ceza 1 kat artırılır yani iki katına çıkar.

  • Suçun 18 yaşından küçük kişiye yahut beden veya ruh bakımından kendini savunma imkanına sahip olmayan kişiye karşı işlenmesi durumunda verilecek olan ceza 1 kat artırılır.  (TCK 109/3)

18 yaşının altında olan kişiler hukuken küçük olarak nitelendirilir. Bu kişilere karşı işlenen suçlar genellikle nitelikli haller içerisinde yer alır. Aynı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu eğer bir çocuğa karşı işlenmişse verilecek olan ceza normalde verilecek olanın iki katı olur. Çocukların haricinde mağdur eğer kendini ruhen veya bedenen savunamayacak durumda ise (yaşlı, engelli, sağır- dilsiz, sarhoş, akli melekeleri yerinde olmayan kişi vb.) verilecek olan ceza gene 1 kat artırılarak iki katına çıkarılır.   

Çocuğun rızası burada önem taşır. Eğer çocuğun alıkonulması cinsel maksatlı olarak yapılmışsa çocuğun vereceği rıza burada kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu hukuka uygun hale getirmez. Ancak diğer hallerde çocuğun rıza ile gitmiş olması hukuka uygunluk nedenidir.

  • Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmesi dolayısıyla mağdurun ekonomik olarak ciddi bir zarara uğraması durumunda verilecek olan hapis cezasına ek olarak bin güne kadar adli para cezası verilir. (TCK 109/4)

Mağdur eğer hürriyeti elinden alınarak ekonomik bir zarara uğramışsa (ticareti aksamış olabilir, bir fırsatı kaçırmış olabilir, bir başvuruyu kaçırmış olabilir vb.) faile ayrıca bin güne kadar adli para cezası verilir. Ancak burada failin ödeyeceği adli para cezası mağdurun zararını tazmin etme amacı taşımaz. Mağdurun uğradığı zararın tazmini ayrı şekilde sağlanır. Buradaki ceza Devlet hazinesine ödenir.

  • Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cinsel amaçlarla işlenmesi durumunda verilecek olan ceza ne ise ½ oranında artırılarak verilir.

Cinsel amaçlı işlenen hürriyeti yoksun kılma suçu uygulamada sıklıkla görülmekte ve cezayı ½ oranında artırmaktadır. Burada failin mağdur ile cinsel ilişkiye girmiş olması şart değildir. Cinsel amaçlar ile mağduru hürriyetinden alıkoymuş ise bu nitelikli hal gerçekleşmiş kabul edilir. Hatta mağdurun cinsel amacını fiiliyata dökerek cinsel suçlardan biri işlemesi durumunda ayrıca bu suçlardan ötürü cezaya hükmedilir.

Dediğimiz gibi yalnızca cinsel ilişki saiki ile hareket ediliyor olması yeterlidir. Örneğin mağdurun tecavüz etmek maksatlı kaçırılması durumunda hem TCK 109/2 hem de bu nitelikli hal söz konusu olur. Yukarıda saydığımız başka nitelikli haller de var ise verilecek ceza oldukça yüksek olacaktır. Belirtmemiz gerekir ki bir kişinin evlenmek maksadı ile kaçırılması veya hapsedilmesi durumlarında da bu nitelikli halin varlığı kabul edilmektedir. Ayrıca kaçırılan kişinin kaçırıldığı süre içerisinde cinsel ilişkiye rıza göstermesi de kimi durumlarda hukuka uygun kabul edilmeyebilir. Zira burada etkilenmiş bir rıza iradesi söz konusu olmaktadır.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Cezası

Yukarıda TCK 109/1’de yer alan kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmanın temel işleniş şeklinden bahsettik. İşte bu şekilde kişinin özgürlüğüne karşı suç işlenmiş olması durumunda verilecek olan ceza alt sınırı 1 yıl ve üst sınırı 5 yıl olan hapis cezasıdır.

TCK 109/2 ve devamı fıkralarda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli halleri ve bunlara verilecek cezalar yer almıştır. Bu hallerin neler olduğuna bir alt başlıkta değineceğiz ancak bunlar için öngörülen cezaları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • TCK 109/2’de yer alan durumlarda verilecek olan ceza Alt sınırı 2 yıl üst sınırı 7 yıl olan hapis cezası
  • TCK 109/3’de yer alan durumlarda verilecek olan ceza Suçun temel işleniş şeklinde verilecek olan cezanın 2 katı verilir. 
  • TCK 109/4’de yer alan durumlarda verilecek olan ceza Suçun temel işleniş şeklinde öngörülen hapis cezasına hükmedilir ama ayrıca bin güne kadar adli para cezası da verilir.
  • TCK 109/5’de yer alan durumlarda verilecek olan ceza Normal şartlarda verilecek olan ceza ne ise ½ oranında artırılarak verilir.  

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Cezayı Azaltacak veya Kaldıracak Nedenler

Hürriyeti tahdit suçunun cezası yukarıda değindiğimiz üzere ciddi derecelere ulaşabilmektedir. Ancak bunun yanında cezayı azaltıcı durumların varlığı da söz konusu olabilir. Bu halleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Olası kastla işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda cezada indirim yapılır.

Yukarıda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kasten işlenebileceğini söyledik. Kastın olası kast şeklinde bir türü vardır ki bu halde faile verilecek olan ceza azaltılır. Fail eğe hürriyeti tahdit suçunda, kişinin hürriyetini alıkoyacağı öngörmekle beraber bu maksadı taşımıyorsa yani asıl amacı bu değilse olası kastla hareket etmiştir. Yani fail kişiyi hürriyetinden yoksun kılmayı istemiyor ama bu yönde hareket etmesi gerektiğini düşünerek suçun neticesi için “olursa olsun” diyerek hareket ediyorsa olası kastla hareket etmiş olur ve cezasında indirime gidilir.

  • Fail 18 yaşından küçükse somut olayın özelliklerine bağlı olarak cezası azaltılır yahut hiç ceza verilmez.

Eğer TCK 109 suçunu işleyen fail 12 yaşından küçükse hiçbir türlü ceza almaz yalnızca güvenlik tedbiri uygulanır. 12 – 15 yaş arasındaki fail hürriyeti tahdit suçu işlemişse bu suçun hukuki anlam ve sonuçlarını bilip bilmemesine göre hareket edilir. Eğer bu suçun hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf ise yukarıdaki cezalarda indirim yapılarak hüküm verilir. Ancak fail hürriyeti tahdit suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabilecek akli yetkinliğe sahip değilse hakkında cezaya hükmedilmez yalnızca güvenlik tedbirleri uygulanır. Eğer fail 15 – 18 yaş aralığında ise TCK 109 suçunun hukuki anlam ve sonucunu bilip bilmediğine bakılmaksızın hakkında cezaya hükmolunur ancak belirli bir miktar indirim yapılır.

  • Akıl hastası yahut aklı zayıf olan faile somut olayın özelliklerine göre ya ceza verilmez ya da cezasında indirim yapılır.

Akıl hastası olan kişilerin cezai ehliyeti yoktur. Bu nedenle bu kişilere ceza verilmesi anlamsız ve hukuka aykırı olur. Bu bakımdan mahkemenin yaptıracağı tıbbi inceleme sonucunda, hürriyeti tahdit suçu işlemiş olan kişinin akıl hastası olduğu ortaya çıkarsa ceza verilmez. Ancak güvenlik tedbiri uygulanır. Eğer kişi akıl hastası değil ancak akli melekeleri, fiillerini idame etme noktasında zayıf bir kişi ise ceza verilir ancak cezada indirime gidilir.

  • Hürriyeti tahdit suçu işleyen sağır veya dilsiz kişilere ceza verilmez yahut cezalarında indirime gidilir.

Burada da yukarıda bahsettiğimiz yaş küçüklüğüne benzer bir durum söz konusudur. 12 yaş altı çocuklara yapılan muamele 12-15 yaş arasındaki sağır ve dilsizlere, 12 – 15 yaş arası çocuklara yapılan muamele 15 – 18 yaş arasındaki sağır ve dilsizlere, 15- 18 yaş arasındaki çocuklara yapılan muamele ise 18 – 21 yaş arasındaki çocuklara yapılacaktır. 21 yaş üstündeki sapır ve dilsizler ise bu engellerinden ötürü ceza indirimi alamaz.

  • Eğer hürriyeti tahdit suçu cebir veya tehdit altında işlenmiş ise ceza verilmez.

Fail eğer bu suçu cebir veya tehdit altında işlemişse iradesi kesin surette başkasının etkisi altındadır ve ceza almaz. Burada ceza cebir veya tehdidi uygulayan kişiye verilir. Ancak bunun için söz konusu cebir veya tehdidin kişinin veya yakınlarının önemli bir hakkına veya vücut – cinsel bütünlüğüne yönelik olması gerekir. Burada ağır bir tehdit olmazsa fail de cezalandırılır.

  • Eğer olayda bir hukuka uygunluk nedeni varsa faile ceza verilmez. Suç işlenmemiş kabul edilir.

İlgilin rızası söz konusu ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu işlenmemiştir. Yahut amirin emri dolayısıyla kişinin hürriyeti elinden alınmışsa gene bu suç işlenmemiş olarak kabul edilir. Kanun hükmünün kamu görevlisi tarafından yerine getiriliyor olması da TCK 109 suçunda hukuka uygunluk nedenidir.

  • Meşru müdafaa durumunda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ötürü ceza verilmez.

Eğer bir kişinin hürriyeti meşru müdafaa kapsamında elinden alınmışsa suç işlenmemiş kabul edilir. Örneğin eve giren hırsızın bir odaya kilitlenip polis çağırmak, suç işleyen kişinin tutularak kolluk birimlerini beklemek, insanlara saldıran birisinin durdurulması için yere yatırılıp kolluk birimleri gelene kadar hapsedilmesi durumlarında olduğu gibi. Ancak meşru müdafaa şartları oluşmamışsa bu fiiller hukuka aykırı sayılır. Buna göre; faile veya bir başkasına karşı mevcut ve haksız bir saldırı söz konusu olmalı, bu saldırıya karşı savunma yapma mecburiyeti doğmalı ve saldırı ile yapılacak savunma arasında ölçülülük olmalıdır. Yani zaten etkisiz hale getirilen hırsızın polis gelene kadar pataklanması durumunda meşru müdafaada sınır kasten aşılmış olur.

  • Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu İşlenirken Mağdurun Yaralanması

Eğer fail kişiyi hürriyetinden yoksun kılma fiilini işlerken kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden birisine neden olmuşsa TCK 109’dan başka bir de kasten yaralama suçu dolayısıyla ceza alır. Burada dikkat edilmesi gereken; failin kasten yaralama suçu değil, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi gerektiğidir. 

Yani kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu işlenirken basit yaralama suçu işlenirse bu sadece TCK 109’un nitelikli hallerinden kabul edilir. Kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için “kasten yaralama suçu” başlıklı yazımıza bakılabilir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Şikayet, Şikayetten Vazgeçme ve Zamanaşımı

TCK 109 hürriyeti tahdit suçu takibi şikayete bağlı olmayan suçlardandır. Dolayısıyla bu suçla ilgili olarak kolluk birimlerine veya savcılığa yapılacak bildirimler şikayet değil ihbar niteliğindedir. Yani şikayete bağlı olan suçlardaki 6 aylık şikayet süresi söz konusu olmaz. Ancak yukarıda bahsettiğimiz suçun temel şekli için 8, nitelikli halleri için 15 yıllık dava zamanaşımı söz konusudur.

Takibi şikayete bağlı suçlar için şikayetten vazgeçme kurumu işletilerek cezai sürecin sonlandırılması mümkün olabilirken takibi şikayete bağlı olmayan suçlarda böyle bir durum söz konusu olmaz. Uygulamada “ifadeyi değiştirme”, “ifadeyi geri alma”, “şikayetten vazgeçme” gibi işlemler ilgili suçun şikayet durumuna göre değişir. TCK 109 hürriyeti tahdit suçunda şikayetten vazgeçme gibi bir durum hukuken sonuç doğurmaz. Ancak başka şekilde cezalandırılabilirlik konusunda yahut cezanın infazı ile ilgili konularda hakimde fail lehine kanaat doğurabilir.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçuna Teşebbüs ve Etkin Pişmanlık

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs mümkündür. TCK 109 suçunun icra hareketlerine başlayan fail elinde olmayan nedenlerle bu icra hareketlerini yarıda bırakırsa suç teşebbüs aşamasında kalmış demektir. Teşebbüs aşamasında kalan suç için, temel şekle nazaran indirimli cezaya hükmedilir.

Hürriyeti tahdit suçunda etkin pişmanlık, TCK 110 hükmünde yer almıştır. Buna göre, hürriyeti tahdit fiillerini işleyen kişinin, cezai soruşturma başlamazdan önce kendi iradesi ile pişman olarak mağdurun şahsına zarar vermeden onu güvenli bir yerde serbest bırakmalıdır. Bu şartı sağlayan kişinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması demek cezasının ⅔’lik kısmının indirilmesi demektir ve failin son derece lehine bir durumdur. Cezasının ⅔’ü inen sanık aşağıda anlatacağımız HAGB ve cezanın ertelenmesi imkanlarından yararlanabilir. Soruşturma başladıktan sonra kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan ötürü etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılmaz.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilmesi ve HAGB

Adli para cezasına çevirme ancak 1 yıl veya altındaki ceza hükümleri için söz konusu olabilir. Bu nedenle hürriyeti tahdit suçunda hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi için cezayı hafifletici nedenlerin varlığı gereklidir. Yahut ceza alt sınırdan verilmiş olmalıdır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, her suçta olduğu gibi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda da fail lehine bir durumdur. Eğer mahkemenin vereceği hüküm 2 yılı veya daha az bir hapis cezası ise ve fail daha önceden kasıtlı bir suç işlememişse hakim hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vererek bu hapis cezasının infaz edilmemesini sağlayabilir. Burada faile 5 yıllık bir denetim süresi tanınır ve bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi durumunda iki ceza birlikte infaz eder. Fail bu 5 yıllık denetim süresini sorunsuz geçirirse sanki ilk suçu da işlememiş gibi adli sicil kaydı temiz kalır.

TCK 109 hürriyeti tahdit suçunda genel itibari ile 2 yılın üzerinde cezalar öngörülmüş olsa da bazı durumlarda ceza alt sınırdan verilebilir. Yahut olayda cezayı hafifletici nedenler vardır ve ceza 2 yılın altına inebilir. İşte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda böyle durumlarda mahkeme HAGB kararı verebilir.

Cezanın Ertelenmesi

Cezanın ertelenmesi kararı yukarıda anlattığımız HAGB kararına oldukça benzer bir kurumdur. Fail eğer daha önceden kastılı bir suç işlememişse ve mevcut hürriyeti tahdit suçundan 2 yıl veya altında bir ceza alacaksa mahkeme kişinin cezasının ertelenmesi kararı verir. Ancak bu sefer 1 ile 3 yıl arasında değişen bir denetim süresi belirlenerek failden bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlememesi beklenir. 

Fail bu yükümlülüğüne uyarsa önceki cezası “infaz edilmiş” kabul edilir. Ancak fail bu yükümlülüğüne aykırı hareket ederse iki ceza birden infaz edilir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu da bu kapsamda cezanın ertelenmesi kararı vermeye müsait bir suç tipidir. Tabi saydığımız diğer şartların da varlığı aranır.

Sonuç

Görüldüğü üzere TCK 109 hürriyeti tahdit suçu çok ciddi cezai yaptırımları gerektirmektedir. Bu nispette cezayı azaltıcı haller de söz konusudur. Buna bağlı olarak soruşturma ve kovuşturma sürecinin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Bunun en etkin yolu da alanında deneyim sahibi bir ceza avukatının hukuki desteğine başvurmaktır. Ceza avukatı, soruşturma sürecinde kişinin lehine olacak delilleri toplar, hukuki değerlendirmesini ve savunmasını yapar, koruma tedbirlerine (tutukluluk vb.) itiraz eder, kanuni görevi gereği müdafaa ettiği kişinin lehine hareket eder.

tck 109 kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yargıtay kararları

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Emsal Yargıtay Kararları

ÖNEMLİ!: Aşağıdaki emsal Yargıtay kararlarını okuyarak yukarıda yazılan detayların uygulamada karşılaşılan hallerini ve bu konularda Yargıtay hakimlerinin ne yönde karar verdiklerini öğrenebilirsiniz.

TCK 109 Cinsel amaçla hürriyetten yoksun kılma 

“Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağdureyi kendisiyle aynı yatakta yatmaya zorladığı ve cinsel ilişkiye girmek istediği ancak mağdurenin iknası sonucunda ilişkinin gerçekleşmediği olayda, sanığın eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiği anlaşılmasına karşın, hakkında TCK 109/5. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini verildiğine kanaat getirilmiştir.” (Yarg. 14.CD., 27.01.2014, 2012/2209, 2014/889).

Bıçakla tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli unsuru 

“Sanığın mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sırada, mağduru bıçakla tehdit ettiği olayda, sanığın bıçakla işlediği tehdit eyleminin ayrı bir suç değil, cebir ve tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli halinin unsuru olduğu gözetilmeden, tehdit suçundan ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bu suçtan da mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırıdır.” (Yarg. 14.CD., 13.01.2014, 2012/2218, 2014/37).

TCK 109 Zorla taksiye bindirmek suretiyle hürriyetten yoksun kılma 

“Oluş ve dosya kapsamına göre; olay gecesi, sanığın, katılanı tehdit edip, ona etkili eylemde bulunup, 15 TL’ye yakın parasını ve cep telefonunu aldıktan sonra, zorla ve tehdit ile katılanı ticari taksiye bindirip, Y… Köyü’ndeki, O… Petrol Tesislerini geçtikten sonra duran araçtan, döverek indiren sanık hakkında, “cebir ve tehdit suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 5237 sayılı TCK 109/1-2. maddesi uyarınca zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir” (Yarg. 6.CD., 12.02.2014, 2011/17253, 2014/1887).

Konuşmak amacıyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak

“Olay tarihinde ve halen sanığın eşi olan mağdurenin aralarındaki anlaşmazlık nedeniyle suç tarihinden önce babasının evine giderek orada kalmaya başladığının, olay günü de mağdureyi otobüs durağında beklerken gören sanığın mağdurenin yanına gidip barışmak istediğini söyleyerek konuşmak amacıyla hareket ettiğinin ve konuştukları sırada da polislerin geldiğinin anlaşılması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir.” (Yarg. 14.CD., 19.11.2013, 2011/15654, 2013/11736.

TCK 109 Hürriyetten yoksun bırakma, kasten yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış hal

Sanığın olay tarihinde, daha önce bir süre birlikte yaşadığı mağdureyi kendisiyle yeniden birlikte olmasını sağlamak için cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kıldığının anlaşılması karşısında, cezasının TCK 109/5. maddesi ile artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.” (Yarg. 14.CD., 22.05.2012, 2012/2853, 2012/5745).

TCK 109 Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun silahla işlenmesi 

“Sanıkların, katılanı kandırıp hileyle götürdükleri yerde, üzerlerinde bulunan silahlarla tehdit edip, tabanca kabzası ve sopayla darp ederek, yağmaladıkları ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla kişiyle birlikte silahla işlediklerinin anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı Yasanın 109/3. maddesinin (a) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, kurulan gerekçe karşısında sonuca etkili görülmediğinden, bozma nedení yapılmamıştır” (Yarg. 6.CD., 24.05.2010, 2008/2744, 2010/6872).

Kişinin kaçırılarak senet imzalamaya zorlanması

“Hükümlünün, diğer hükümlüler Ab… Bi… ve Ha… Ko… ile birlikte katılanın aracına binerek, bıçak tehdidi ile katılanı ıssız bir yere götürüp, orada zorla senet imzalattıklarının anlaşılması ve kabul edilmesi karşısında, eylemlerinin yağma suçunun yanında 5237 sayılı TCY’nin 109/2-3-a-b maddesine uyan kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma suçunu da oluşturduğu gözetilmeden, bu suçtan uygulama yapılmaması hukuka aykırı bulunmuştur.” (Yarg. 6.CD., 14.05.2009, 2009/4243, 2009/8823).

Mağduru hileyle kandırılarak hakimiyete elverişli bir yere götürülmesi

“Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda 11 yaşındaki mağduru oyun oynadığı yerden hileyle kandırarak hakimiyete elverişli bir yere götüren hükümlünün eyleminde zor unsuru bulunduğundan 5237 sayılı Yasanın 109/2. maddesinin tatbiki yerine aynı yasanın 109/1. maddesinin uygulanması kanuna aykırıdır.” (Yarg. 5.CD., 5.2.2007, 12164/608).

Mağdurun, cinsel ilişkiye girmek için kaçırılıp alıkonulmasına rıza göstermesi

 “15 yaşından küçük mağdurun, cinsel ilişkiye girmek için kaçırılıp alıkonulması da göstermiş olduğu rıza, 5237 sayılı TCK.nun 26/2. maddesi kapsamında hukuka uygunluk sebebi sayılamayacağı, hükümlünün eyleminin TCK 109. maddesine göre suç oluşturacağı gözetilmeden önceki mahkumiyet hükmünün ortadan kaldırılmasına ve hükmünün beraatine karar verilmesi yasaya aykırıdır.” (Yarg. 5.CD. 23.1.2007, 13982/127).

Mağdurun arabaya binmesi için zorlanması 

“Dosya kapsamı ve tanık S… D…’in beyanları doğrultusunda sanığın olay günü yolda yürümekte olan müştekinin önüne geçerek arabaya binmesi için zorladığı, yakasından tutarak arabaya çekmeye çalıştığı, müştekinin sanığın elinden kurtularak kaçtığı, bunun üzerine sanığın müştekiyi kovalayarak takip ettiğinin anlaşılması karşısında, bozma düşüncesine katılınmamıştır. (Yarg 8.CD., 16.7.2007, 2782/5681).

Mağdurun zorla otomobile bindirilerek götürülmesi TCK 109

 “(…) Sanık H. T… hakkında “yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçları ile sanıklar Z… D. ve A… D… hakkında da “yaralama” suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyizlere gelince; Müdahil S. S. ´nın aşamalardaki samimi anlatımları, bu anlatımı doğrulayan doktor raporu ve tüm dosya içeriğine göre; sanıklar A… D… ve Z… D…’in kardeşleri, sanık H.. .’ın da yakını olan diğer sanık S… D…’e telefonda uygunsuz sözler sarf ettiğini düşündükleri N.’ın, müdahilin yanında olduğundan şüphelenmeleri üzerine araçla müdahilin bulunduğu harman yerine geldikleri, müdahile 15 gün iş ve güçten kalacak biçimde etkili eylemde bulunduktan sonra, N…’1 bulmak amaciyla sanık H… T…’ın “seninle işimiz daha bitmedi” deyip müdahili zorla otomobile bindirerek şehir merkezine doğru götürdüğü, bir fırsatını bulan müdahilin araç kaçmak suretiyle kurtulduğu, suçun oluşması için genel kastın varlığının yeterli olduğu, bu oluşa göre, sanık H.. T…’ın eyleminin 765 sayılı T.C.K.’nun 179 madde ve fıkrasında tanımı yapılan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna oluşturduğu gözetilmeden, yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi yasaya aykırıdır” (Yarg. 8.CD., 12.03.2007, 1905/1896).

TCK 109 Hürriyetten yoksun bırakma, mağdurun ekonomik bakımdan kayba uğraması 

“Sanık Mu…’in mağdure De… ile mezarlık civarında ilk kez ilişkiye girdikten sonra kendisinin polis olduğunu söyleyip Ha… ve Ce…’i de kastedip ‘sizi toplayacağız’ diyerek onu tehdit etmek suretiyle Ke… Ev… Parkı’nın üst tarafında karşılığında para da vermeden ikinci kez organ sokarak istismarda bulunduğunun anlaşılmasına göre sanığa tayin edilen temel cezanın TCK’nın 103/4. maddesi ile artırılmaması hususu karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. (Yarg. 14.CD., 17.02.2012, 2011/21767, 2012/1847). 

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna azmettirme 

“Sanıklar Me…, Mu…, Er…, İl… ve Fa… hakkında mağdurlar Ad… ve İb…’e yönelik birden fazla kişi ile birlikte cebir ve hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleştiği olayda, dosya içinde yer alan bilgi ve belgeler, HTS ve görüşme analiz raporları ile mağdur ve tanık anlatımlarının kendi içlerinde ve birbirleriyle vicdani kanaatle serbestçe takdir edilmesi sonucunda; poliklinikte doktor olarak görevli bulunan sanık Me…’in eşine ait kaybolan telefonun bulunması amacıyla mağdur İb… De…’nun hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakılması eylemini gerçekleştirme hususunda henüz bir fikri olmayan diğer sanıklar Me…, Mu…, Er…, İl… ve Fa…’te, adı geçen mağdura yönelik olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işleme kararının oluşmasını sağladığı anlaşıldığından, sanığın 5237 sayılı TCK 109/2. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna diğer sanıkları azmettirdiği ve TCK’nın 38. maddesi uyarınca azmettiren sıfatıyla cezai sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmelidir” (Yarg. CKG, 22.10.2013, 2013/14-588, 2013/422).

TCK 109 kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçun unsurlarının oluşmaması 

“Sanığın, Ödemiş’ten Ankara’ya gitmekte olan yolcu otobüsünün yolcu almak için durduğu noktada bu otobüse binip, otobüste bulunan eşi olan mağdurenin araçtan inmesini istediği, mağdurenin bunu kabul etmemesi üzerine mağdurenin kimlik ve parasının da içerisinde bulunduğu çantasını alıp otobüsten inmesi şeklinde gerçekleşen olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, TCK.nın 109/1, 110. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması hukuka uygun değildir.” (Yarg. 14.CD., 16.01.2014, 2012/2673, 2014/387).

Mağduru bıçak çekmek suretiyle durdurarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma TCK 109

“Sanıkların sahilde yürümekte olan mağduru, yanlarından geçeceği sırada bıçak çekip bu şekilde durmaya sevk ettikleri, somut olayda yol üzerinde geçişini engelleyecek şekilde “önceden engeller koyarak ve tertibat alarak yolunu kesmek” biçiminde bir hareketlerinin bulunmadığı ve bu bağlamda “yol kesmek” ten söz edilemeyeceği gözetilmeden; yağma suçu için kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının uygulama koşulları oluşmayan (d) bendi ile de hüküm kurulması, anılan Yasanın 61/1. maddesindeki ölçütler değerlendirilirken gösterilen gerekçe karşısında, sonuç cezaya etkili olmadığından ve sanıkların, mağdurdan yağmaladığı cep telefonunu olay yerine gelen kolluk kuvvetlerine, birlikte eve girip teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; yakalanan sanığın ev veya üst aramasında ele geçirileceği muhakkak olan mağdura ait suça konu telefonun teslim edilmesinde, sanıkların bizzat pişmanlık duyarak teslim iradesini ortaya koymadığı anlaşıldığından tebliğnamede bu yönden bozma isteyen düşüncelere iştirak olunmamıştır” (Yarg. 14.CD., 03.02.2014, 2013/14745, 2014/1089).

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir, tehdit ve hileyle işlenmesi 

“Mağdurdan yağmalanan 20 TL paranın kovuşturma aşamasında giderilip diğer zararlarının karşılanmadığının anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki (1) nolu bozma istemli düşünce ile; mağdurun, sanıkların kendisini araçtan indirirken itekledikleri, bu şekilde şahsına zarar verildiği anlaşıldığından; tebliğnamedeki (2) nolu bozma istemli düşünceye katılınmamış; oluş ve dosya içeriğine göre, sanıkların el ve işbirliği içinde kendilerini polis olarak tanıtıp hile yoluyla mağduru araçlarına bindirip, hürriyetinden yoksun bırakmak suretiyle yağmalamaları biçiminde gerçekleşen eylemde 5237 sayılı TCK 109/2, 109/3-b maddelerinden uygulama yapılması gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış olduğu, bu nedenle sanıklara hükmedilmesi gereken ceza miktarı göz önüne alındığında sanık Em… Ça… hakkında 5271 sayılı Kanunun 231. maddesi uygulamayacağı anlaşıldığından tebliğnamedeki (3) nolu bozma istemli düşünceye iştirak edilmemiştir” Yarg. 6.CD., 19.09.2012, 2012/13022, 2012/15510).

Cinsel amaçla hürriyetten yoksun bırakma, nitelikli halin varlığı 

“Olay günü sanığın kullandığı otomobille Samsun’dan Tekkeköy ilçesine gelmesinin ardından yol kenarında yürüyerek okula gitmekte olan iki liseli kız öğrencinin yanında durup araçla okula bırakmayı teklif ettiği ve aldığı olumsuz yanıt üzerine ileride yürüyerek okula gitmekte olan ikiz kardeş mağdurelerin yanında durup araçla okula götürmeyi önermesinden sonra gelmek istemeyen mağdureler bağırıp baskıyla araca binmelerini sağladığı ve araçla kavşağa geldiğinde okula giden yöne değil ters istikamete dönüp hızla devam eden sanığın ağlayarak kendilerini bırakmalarını isteyen mağdureleri indirmeyip mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre aldığı noktadan yaklaşık 1,5 kilometre ileride aracın yavaşlaması nedeniyle mağdurelerin araçtan kendilerini atmalan üzerine durmaksızın uzaklaştığı dosya içeriğinden anlaşıldığından, mevcut haliyle cinsel maksatla mağdureleri araçta hürriyetinden yoksun kılma eylemi tamamlanan sanık hakkında şartları oluşmadığı halde, teşebbüs hükümleri uygulanarak TCK.nun 352 maddesi uyarınca cezalardan indirim yapılması ve yine cinsel amaç bulunduğa halde, TCK.nın 109/5. maddesi gereğince cezalarda artırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. (Yarg. 14.CD., 10.04.2013, 15034/4277).

Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun teşebbüs aşamasında kalması 

“Mağdurenin aşamalardaki beyanlarda “sanığın kendisine yaklaşıp ben seni tanıyorum, babanı tanıyorum, ben de sizin gibi Malatyalıyım diyerek, elinden tutup ileride bulunan halı sahanın diğer tarafına doğru çekmeye çalıştığını, yaklaşık bir metre kadar kendisini çektiğini, kendisinin elini geri çekmesinden sonra kızım sen hasta mısın diyerek tekrar elini tuttuğunu, kendisinin durumdan rahatsız olarak yürümeye devam ettiğini, sanığın arkadan kendisine sahilde çay bahçem var, oraya yalnız gel, başkalarının haberi olmasın, çay bahçesinde kimse olmadığı zaman gel dediğini” ifade etmesi karşısında sanığın eyleminin cinsel istismar suçu açısından hazırlık hareketleri boyutunda kaldığı, cinsel istismar suçunun icra hareketlerine başlanmadığı, ancak cinsel istismar suçu açısından hazırlık hareketi boyutunda olan bu eylemlerden sanığın mağdureyi elinden ve kolundan tutarak istediği yere götürmek istemesi ve bu şekilde mağdureyi bir metre kadar çekiştirmesi eyleminin 5237 sayılı TCK 109/2, 109/3-f, 109/5 ve 35. maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin TCK.nun 103/1. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna kanaat getirilmiştir.” (Yarg. 14.CD., 27.06.2012, 2011/3748, 2012/7356).

Birden fazla kişiyle birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma TCK 109

“Diğer sanık Mi… Ba…ʻnın cinsel amaçla gerçekleştirdiği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna katılan ve hükme esas alınan beyanına nazaran fiilin bu amaçla yapıldığını bildiği anlaşılan sanığın cezasının TCK 109/5. madde uyarınca artırılmaması, TCK 109/3-b bendinde belirtilen “suçun birlikte işlenmesi” halinin ancak sanıkların eylemlerinden dolayı aynı kanunun 37/1. maddesine göre “müşterek fail” olarak sorumlu tutulmaları durumunda söz konusu olacağı dikkate alınmadan yardım eden konumundaki sanığa tayin olunan cezanın TCK 109/3-b maddesi ile artırılmasının hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir.” (Yarg. 5.CD., 25.04.2011, 2011/1665, 2011/3401).

 Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun silahla işlenmesi 

“Sanıklar hakkında kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakma suçu nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde; silahtan sayılan ve “nacak” tabir edilen bıçakla işlenen kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakma eyleminin, TCK 109/2-3 a-b maddelerinde düzenlenen suça uyduğu gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır” (Yarg. 6.CD, 22.12.2010, 2010/2277, 2010/21128).

 Hürriyetten yoksun bırakma suçunun birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi 

“109/3-b bendinde belirtilen “suçun birlikte işlenmesi” halinin ancak sanıkların eylemlerinin 37/1. maddesine göre “müşterek fail” olarak sorumlu tutulmaları durumunda söz konusu olacağı dikkate alınmadan sanık ….’e tayin olunan cezanın 109/3-b maddesi ile artırılması hukuka aykırıdır” (Yarg, 5.CD., 01.06.2009, 2009/35381, 2009/6645).

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun silahla işlenmesi 

“2- Sanığın, yakınanı bıçak ile tehdit ederek ve yaralayarak aracının bagajına koyup üzerini kilitleyerek bir müddet gittikten sonra dolaşım özgürlüğünü de kısıtlamak suretiyle yağmaladığının anlaşılması karşısında eylemin yağma suçu yanında ayrıca 5237 sayılı TCK 109/2, 109/3-a maddelerine uyan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi” (Yarg. 6.CD., 05.03.2009, 2008/11309, 2009/4597).

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun teşebbüs aşamasında kalması 

“Sanığın onbeş yaşını bitirmeyen mağduru rızasıyla hürriyetinden yoksun kıldığı mahkemece de kabul edilen olayda bir hakkın kullanımı söz konusu olmadığı gibi, mağdurun 15 yaşından küçük olması karşısında mümeyyiz olsa dahi rızasının fiili hukuka uygun hale getirmeyeceği, mağdurun ailesinin bilgisi dahilinde sanığın arabasına binerek ailesinin takibi sonucu yakalanması nedeniyle de eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilerek TCK 109/1, 3-f, 5 ve 35. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine yazılı gerekçelerle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.” (Yarg. 5.CD., 28.12.2009, 2009/13495, 2009/15074).

 

Bu makale faydalı mıydı?