İtirazın Kaldırılması Davası ve Şartları

İtirazın Kaldırılması Davası ve Şartları

İtirazın kaldırılması davası, borçluya karşı yapılan icra takiplerinde borçlunun borcuna itiraz etmesinin ardından alacaklının bu itirazı ortadan kaldırması ile ilgilidir ve oldukça önemlidir. Borçlunun itirazına karşı koymanın bir yolu da itirazın kaldırılması yoludur. İtirazın kaldırılması davası, başvuru aşaması ve sonuçları bakımından önemli ayrıntılar içerir.

Yazımızda itirazın kaldırılması davası nedir, hangi hallerde itirazın kaldırılması yoluna başvurulabilir, itirazın geçici ve kesin olarak kaldırılması arasındaki farklar nelerdir, itirazın kaldırılması yoluna başvuru nasıl sonuçlanır gibi soruları yanıtlayacağız. İcra takibini başlatan alacaklı ve takibin borçlusu açısından önemli sonuçlar doğurması sebebiyle yazımızı dikkatle okumanızı öneririz.

İtirazın kaldırılması davası birçok usuli işlem barındırır. Kanunda belirtilen prosedürlere uygun yapılmayan itirazın kaldırılması talepleri alacaklının hak kaybı yaşamasına sebep olabilir. Bu nedenle sürecin sağlıklı bir şekilde takip edilebilmesi için avukat yardımı önem arz eder.

İtirazın Kaldırılması Nedir?

Alacaklının başlattığı ilamsız icra takibinin durması üzerine icra takibinin ilamsız icra prosedürleri içinde devam etmesini sağlayan hukuki yola itirazın kaldırılması davası denir. İtiraz üzerine duran icra takibine devam edilmesi itirazın iptali davası açarak da sağlanabilir. Ancak bu süreç daha uzun sürer bu nedenle itirazın kaldırılması yolu getirilmiştir.

İtirazın kaldırılması yolu alacaklının alacağına kavuşması için tercih edilebilecek hızlı bir yoldur ancak bu yola başvurmak için alacağın İcra ve İflas Kanunu madde 68 de belirtilen belgelerden birine bağlı olması şartı aranır. Ayrıca itirazın kaldırılması davası itirazın geçici ve kesin olarak kaldırılması olmak üzere iki türlüdür.

Unutulmamalıdır ki itirazın kaldırılması davası borçlunun borcu olduğunun tespitini ilamsız icra prosedürlerine uygun olarak gerçekleştiren bir yoldur. İtirazın kaldırılması ve bu süreç hakkında yapılan düzenlemeler 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununda yer alır.

ÖNEMLİ: Kişinin itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması davasından hangisini açması gerektiği, hangisini açmanın daha avantajlı olacağı somut olay gözönünde bulundurularak avukat yardımı ile belirlenmelidir. Aksi halde gereksiz yere hak ve zaman kaybı yaşanabilir.

İtirazın Kesin Olarak Kaldırılması

Alacaklının başlattığı icra takibinde borçlu konumunda olan kişi borca itiraz ediyorsa bu halde itirazın kesin olarak kaldırılması yoluna başvurulabilir. Alacağı İcra ve İflas Kanunu madde 68’de belirtilen belgelerden birine bağlı olan alacaklı, borçlunun borca itiraz etmesi halinde icra mahkemesinden itirazın kesin olarak kaldırılması talep edebilir.

İcra mahkemesine yapılan talep üzerine, yani itirazın kaldırılması davası açıldığında mahkemece bir inceleme yapılır. Bu inceleme sonucunda alacaklı haklı bulunursa borçlunun itirazı kesin olarak kaldırılır. İtirazın kesin olarak kaldırıldığı kararı ile alacaklı durmuş olan icra takibine devam edilmesi talebinde bulunabilir.

İtirazın kesin olarak kaldırılması talebinde bulunacak alacaklının alacağının İİK madde 68’de yazılı belgelerden birine bağlı olması gerekir. Alacaklı konumunda olduğunu bu belgelerle icra mahkemesine ispat edebilir. Madde düzenlemesine göre bu belgeler şu şekildedir:

  1. İmzası İkrar Edilmiş Adi Senet: Bir adi senedin itirazın kesin olarak kaldırılması talebinde bulunurken kullanılabilmesi için öncelikle senet üzerindeki imzanın borçlu tarafından inkar edilmemesi gerekir. Ayrıca senet belirli bir miktar için kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içermelidir.
  2. İmzası Noter Tarafından Onaylanmış Senet: Noter senetleri üzerindeki imza borçlu tarafından inkar edilemez niteliktedir. Bu nedenle senet üzerindeki imzaya itiraz edilmesi herhangi bir sonuç doğurmaz. Bu senetlerin de kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermesi gerekir.
  3. Resmi Dairelerin veya Yetkili Makamların Yetkileri Dahilinde ve Usulüne göre Verdikleri Belgeler: Bu belgeleri resmi daireler düzenlediği için borçlunun imzası bulunmaz. Ancak kayıtsız şartsız borç ödemeye ilişkin bir taahhüdün bulunması gerekir.  Borç ödemeden aciz belgesi örnek olarak gösterilebilir. Dekont, makbuz gibi belgeler borç taahhüdü içermediği için itirazın kaldırılması talebinde bulunurken kullanılamaz.
  4. Kredi Kurumları ile İlgili Belgeler: Alacaklı bankanın borçlu müşterisine usulüne uygun olarak gönderdiği kredi sözleşmeleri ve hesap özetleri belgelerine borçlu süresi içinde itiraz etmezse icra takibine yapacağı itirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verilir. Borçlu kendisine banka tarafından gönderilen belgelere bir ay içinde itiraz edilmelidir. Borçlu bu belgelere itiraz etmezse itiraz kaldırıldıktan sonra borcu ödemek zorunda kalır.
  5. Borçlunun Resmi Daireler ve Memurlar Huzurunda Borç İkrarında Bulunduğu Belgeler: Bu nitelikteki belgelere örnek olarak icra tutanakları, ihtiyati hacze ilişkin tutanaklar, konkordato projesi verilebilir.

İtirazın Kesin Olarak Kaldırılması Usulü

İtirazın kaldırılmasına ilişkin talep alacaklı tarafından icra takibinin yapıldığı icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesine 6 ay içinde yapılır. İtirazın iptali dava dilekçesi ve duruşmanın günü borçluya veya vekiline tebliğ edilir. İtirazın kaldırılması talebinin yapılmasının ardından icra mahkemesinde basit yargılama usulü uygulanır. Duruşma yapılması zorunludur.

Borçlu itirazın kaldırılması yargılamasında yalnızca önceki itirazında bildirdiği sebepler ve alacaklının takip dayanağı yaptığı senet metninden anlaşılabilen itiraz sebeplerini ileri sürebilir. Borçlu ıslah müessesesinden yararlanamaz. Ancak karşı tarafın açık muvafakati ile itiraz sebeplerini genişletebilir.

İtirazın Kesin Olarak Kaldırılmasına İlişkin Yargılama Sonucunda İcra Mahkemesinin Verebileceği Kararlar

İcra mahkemesi itirazın kaldırılması talebine ilişkin olarak yaptığı inceleme sonucunda itirazın kaldırılması talebini reddedebilir veya itirazın kesin olarak kaldırılması kararı verebilir.

İtirazın kaldırılması talebinin reddi alacaklının borçludan alacağının olduğunu kanunda belirtilen belgelerle kanıtlayamaması halinde söz konusu olur. Mahkeme alacaklı aleyhine red kararı ile birlikte alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata ilişkin bir karar da verebilir. Bunun için borçlunun talepte bulunması şartı aranır.

İcra mahkemesinin talebin reddine ilişkin verdiği karar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Yalnızca ilamsız icra hukuku açısından kesin hükümdür, bu karar ile yapılan icra takibi sona erer, bu alacağa ilişkin yeni bir icra takibi başlatılamaz. Ancak karar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaması sebebiyle alacaklının bir alacak davası açarak borçludan alacağı olduğunu iddia etmesi mümkündür.

İtirazın kaldırılması için yapılan talep ile alacak, kanunda gösterilen belgeler ile ispat edilirse icra mahkemesi tarafından borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verilir. Borçlu kaldırılma kararı ile birlikte alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata da mahkum edilebilir. Bu ancak alacaklının buna ilişkin bir talepte bulunması halinde söz konusu olur.

Alacaklı kendisi lehine verilen itirazın kaldırılması kararı ile icra dairesine başvuruda bulunarak borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi ile duran ilamsız icra takibine devam edilmesini ve borçlunun mallarının haczedilmesini talep edebilir. Haciz talebi için kaldırılma kararının kesinleşmesi şart değildir.

İtirazın kaldırılma kararı da itirazın kaldırılmasına ilişkin red kararı gibi maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Ancak ilamsız icra takibi bakımından kesin hüküm oluşturur. Borçlu yaptığı itirazında haklı olduğunu menfi tespit davası açarak ispat edebilme imkanına sahiptir. Eğer borç icra dairesine ödendi ise istirdat davası açılabilir.

İtirazın Geçici Olarak Kaldırılması

İtirazın geçici olarak kaldırılması borçlunun borcun esasına değil borcun ortaya çıkmasına sebep olan senetteki imzaya itiraz etmesi durumunda söz konusu olur. Alacaklının başlattığı icra takibinde borçlu kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren senet üzerindeki imzasını inkar ederse alacaklı itirazın kesin olarak kaldırılması yoluna başvuramaz, yalnızca geçici kaldırma talebinde bulunabilir ya da itirazın iptali yoluna başvurabilir.

İtirazın geçici olarak kaldırılmasında itirazın kesin kaldırılmasında uygulanan usul aynen uygulanır. Ancak geçici kaldırma talebinde bulunulması halinde inceleme yalnızca imzaya yönelik yapılır. İmza incelemesi yapılırken borçlunun sağ ve sol ellerinden imza örnekleri alınır. Bu imzalarla birlikte inceleme bilirkişi marifetiyle yapılır.

İtirazın geçici kaldırılmasına ilişkin yapılan duruşmaya borçlunun bizzat katılması gerekir. Herhangi bir mazeret belirtmeden borçlu duruşmaya gelmezse itirazın geçici olarak kaldırılması kararı onun yokluğunda verilir. Ayrıca %10 para cezasına mahkum edilir.

Bilirkişilerin de katılımı ile yapılan incelemeler ile birlikte yargılama sonunda borçlunun senet üzerinde attığı iddia edilen imza borçluya ait çıkmazsa itirazın geçici olarak kaldırılmasına ilişkin alacaklının talebi reddedilir. Bu durumda borçlu eğer talep ederse alacaklı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilir.

Yapılan incelemeler ile senet üzerindeki imzanın borçlu tarafından atıldığı sonucuna ulaşılması durumunda mahkeme itirazın geçici olarak kaldırılması kararı verir. İcra mahkemesinin verdiği bu karar ile birlikte borçluya borçtan kurtulma davası açarak bu sonuçlardan kurtulma imkanına sahiptir.. Borçtan kurtulma davası geçici kaldırma kararının bildiriminden itibaren 7 gün içinde açılabilir. Bu süre içinde alacaklının mallar üzerinde geçici haciz yapma hakkı vardır.

İcra mahkemesinin verdiği 7 günlük süre içinde borçlu borçtan kurtulma davası açmazsa bu süre içinde borçlunun eşyaları üzerinde yaptığı geçici haciz kesin hacze dönüşür. Bu durumda alacaklı haczettiği malların satışını da talep etme hakkına sahiptir.

Borçtan Kurtulma Davası

Borçtan kurtulma davası itirazın geçici olarak kaldırılmasına ilişkin kararın borçluya bildirilmesinden itibaren 7 günlük süre içinde açılabilir. Bu dava hukuki niteliği itibariyle bir menfi tespit davasıdır.

Borçtan kurtulma davasında ispat yükü davalı konumunda olan alacaklı tarafındadır. Alacaklı borçludan alacağı olduğunu ispat etmekle yükümlüdür. Borçtan kurtulma davasının sonunda verilen karar maddi anlamda kesin hüküm oluşturur. Davanın sonucunda verilen karar maddi anlamda kesin hüküm oluşturduğundan borçlu kaybetmişse alacaklıya karşı başka bir istirdat davası açamaz.

Davayı borçlunun kazanması durumunda alacaklı aleyhine alacağın %20’si oranında tazminata hükmedilir. Borçlu kaybederse aynı tazminata borçlu aleyhine hükmedilir.

Son Olarak Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yukarıda konu ile ilgili olarak itirazın kaldırılması davası nedir, işleme ilişkin süreç nasıl ilerler, yapılan işlemler sırasında nelere dikkat edilmelidir sorularını yanıtladık. Görüldüğü üzere takip alacaklısı ve borçlusu açısından önemli sonuçlar doğuran işlemler olması sebebiyle dikkat edilmesi gereken ayrıntılara sahiptir.

İcra hukukuna ilişkin işlemler sırasında hak kaybı yaşanmaması için işlemlerin hukuka uygun eksiksiz ve zamanında yapılması oldukça önemlidir. Bu nedenle itirazın kaldırılması için talepte bulunulması sürecinde hukuki bir hata yapılmaması için icra avukatından yardım almak önem arz eder.

Bu makale faydalı mıydı?