İstihkak davası

İstihkak Davası Nedir?

(7 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

İstihkak davası uygulamada çeşitli nedenlere bağlı olarak açılan ve sık karşılaştığımız davalardan biridir. Bu dava çok farklı hukuki nedenlere bağlı olarak açılabildiği için mevzuatta dağınık yerlerde kendini gösterir ve önemli bir hukuki zemini vardır.

Yazımızda istihkak davası nedir, nasıl açılır, nelere dikkat edilmelidir gibi meselenin önemli noktalarına yer verdik. En çok merak edilen soruların cevaplarına kanun ve uygulamadaki işleyişi göz önünde bulundurarak cevap verdik. Dikkatli okumanızı öneririz.

İstihkak Davası Nedir?

Bir borçlu hakkında haciz yapıldığı zaman, borçlunun olduğu düşünülen bir mala haciz konulur ve borçlu yahut bir başka üçüncü kişi o malın üçüncü kişiye ait olduğunu iddia ederse, bu malın mülkiyetinin belirlenmesi için açılan davaya istihkak davası denir.

İstihkak davası nedir dediğimiz zaman aslında bunun haciz için istihkak, miras için istihkak, taşınır malın elden çıkması durumunda açılan istihkak vs. çeşitli halleri olduğundan farklı tanımlamaları olabilir. Yazımızda bu çeşitli hallere ayrı ayrı değineceğiz ancak esas olarak hacizde istihkak meselesini ele alacağız.

Hemen belirtmemiz gerekir ki istihkak davası gibi mülkiyet hakkına dayanan davalar oldukça önemlidir. Hukuki zemini iyi oturtulmalı ve süreç ciddiyetle takip edilmelidir. Aksi halde hatalı yahut ihmali işlemler ile ciddi hak kayıpları doğabilir. Bu nedenle deneyimli avukatlardan yardım alınmalıdır.

Hacizde İstihkak

İstihkak davası nedir dediğimiz zaman karşımıza çıkan en önemli hal hacizde istihkak halidir. Haczedilen bir malın üçüncü kişiye ait olduğu iddia edildiği zaman hacizde istihkak davası gündeme gelecektir.

İcra İflas Kanunu madde 96 ve devamında düzenlemesinde yer alan hacizde istihkak davası uygulamada sıklıkla işletilen bir yoldur. Bir mal haczedilirken o malın üçüncü bir kişiye ait olduğu iddia edilirse haciz tutanağına bu durum yazılır ancak gene de o mal haczedilmiş olunur.

Belirtmemiz gerekir ki kimi zaman haczedilen mal gerçekten başka bir kişiye ait iken kimi zaman borçlu kötüniyetli olarak sanki o mal başka bir kişiye aitmiş gibi yaparak malını kurtarmaya çalışıyor olabilir. Bu tür durumlar için hacizde istihkak süreci takip edilecektir.

Hacizde istihkak davasının amacı o malın mülkiyetinin kesin surette kime ait olduğunun tespit edilmesi değildir. Bu davada malın üzerinde kimin hakimiyetinin olduğu ve haczedilip haczedilemeyeceği tespit edilir. Yani mülkiyet yalnızca icra hukukunu ilgilendirdiği kadar belirlenir.

Borçlunun çekişmeli olan malları varsa öncelikle onlar haczedilir. Ancak bunlar yeterli olmadığı takdirde bu bahsettiğimiz çekişmeli mallar haczedilir. Ayrıca bu çekişmeli mallar borçlunun elinde ise haczedilir ve bunlara el konulabilir.

Ancak bu mallar üçüncü kişinin elinde ise bu sefer gene haciz gerçekleşir ancak mal yediemin sıfatı ile üçüncü kişinin elinde bırakılır. Ta ki hacizde istihkak olarak adlandırdığımı süreç sonuçlanıncaya kadar.

Belirtmemiz gerekir ki istihkak iddiası yalnızca mülkiyete dayanmak zorunda değildir. Rehin altındaki malın haczedilmesi durumunda da rehin sahibi kişi istihkak iddiasında bulunabilir. Bu durumda istihkak davasında mülkiyet değil rehin hakkı incelenecektir.

Hacizde istihkak davası nedir dediğimiz zaman ikili bir ayrım yapmak gerekir. Çünkü prosedür de bu iki duruma göre değişecektir. Bu iki hal şunlardır:

  • Malın borçlunun elinde olması veya borçluya birlikte üçüncü kişinin elinde olması
  • Malın üçüncü kişinin elinde olması

Malın Borçlunun Elinde veya Borçlu ile Birlikte Üçüncü Kişi Elinde Olması

Haciz esnasında borçlunun elinde olan bir mal borçlu tarafından veya üçüncü kişi tarafından o üçüncü kişiye ait olduğu iddia edilirse bu durum tutanağa geçirilir ve mala haciz konmuş olur.

Sadece ait olma değil, yukarıda değindiğimiz üzere sınırlı ayni haklar için de bu tür bir iddia öne sürülebilir. Ayrıca bunun haciz esnasında olması da şart değildir. Haczin öğrenilmesinden itibaren 7 gün içerisinde bu şekilde istihkak iddiası öne sürülebilir.

İstihkak iddiasından sonra bu iddia takibin her iki tarafına da bildirilir. Bu durumda iki şey söz konusu olabilir:

  • İstihkak iddiasına itiraz edilebilir
  • İstihkak iddiasına itiraz edilmeyebilir

Alacaklı yahut borçludan biri bu istihkak iddiasına 3 gün içerisinde itiraz etmez ise istihkak iddiası kabul edilmiş olunur. Yani itiraz edilmediği zaman istihkak iddiası ile birlikte işlem görür söz konusu mal. Eğer mülkiyet iddiası varsa haciz kalkar, rehin iddiası varsa rehinli olarak haczedilmiş olunur.

Eğer 3 gün içerisinde itiraz edildiği görülürse bu durumda icra müdürünün yapacağı şey, dosyayı icra mahkemesine göndermek olacaktır. İcra mahkemesinin önüne böyle bir dosya geldiğinde öncelikle yapacağı şey ise takibin devamı yahut ertelenmesi ile ilgili karar vermek olacaktır.

Uygulamada bu tür bir durumda takip ertelenir ve istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişiden teminat göstermesi istenir. Bu teminat, haksız çıkılması halinde alacaklının zararının giderilmesi amacıyla istenmektedir. Teminat gösterilmezse takip devam eder. Takibin devamına ilişkin mahkemenin vereceği karar kesindir.

Esasen burada takip yalnızca istihkak iddiasında bulunulan mallar için ertelenir. Çekişmeli olmayan malların haczi ve satışına devam edilebilir. Eğer icra mahkemesi istihkak iddiasının kötüniyetle sırf satış işlemlerini ertelemek maksadı ile yapıldığına kanaat getirirse bu durumda takibin çekişmeli olan mallar için de devamına karar verir.

Buradan sonra hacizde istihkak davası aşaması gelir. Üçüncü kişi takibin devamına yahut durdurulmasına ilişkin mahkeme kararı kendisine tebliğ veya tefhim edildikten sonra 7 günlük süre içerisinde aynı mahkemede istihkak davası açmak durumundadır.

Üçüncü kişi bu süreyi aşar da dava açmazsa ne olacak? Eğer üçüncü kişi istihkak davası açmaz ise istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır ve o mal üzerindeki çekişme sona erer, satış aşamasına geçilebilir.

Ancak bu üçüncü kişinin tamamen hak kaybına uğradığı anlamına gelmez. Bu durumda üçüncü kişi takibin borçlusuna karşı sebepsiz zenginleşme kuralları uyarınca rücu eder.

Üçüncü kişiye istihkak iddiasında bulunma imkanı tanınmamışsa, üçüncü kişinin takipten vs. haber olmamışsa bu durumda üçüncü kişi satış gerçekleşene kadar bu durumdan haberi olduktan sonra 7 gün içerisinde istihkak davası açabilir.

Satış gerçekleşmişse gene istihkak davası açabilir ancak bu durumda dava satış bedeli üzerinden ilerler. Uygulamada genellikle doğrudan icra mahkemesinde istihkak davası açma yoluna gidilmektedir.

Üçüncü kişi bu davada neyi ispat edecek? Öncelikle malı ne şekilde iktisap ettiğini, malın borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki sebepleri ispat etmelidir. Davacı ayrıca taşınırın maliki olduğunu da ispat etmelidir.

Çünkü mal borçlunun elinde olduğu için hukuken zilyetlik mülkiyete karine olduğu için mahkeme borçlunun malik olduğunu farzedecektir. Bahsettiğimiz davada bu tür özel ispat kuralları yer alır.

Ancak buna rağmen genel ispat hukuku çerçevesinde ispata yarayışlı her türlü ispat aracını kullanmak mümkündür. Hakim bilirkişi incelemesi yapabilir, tanık dinleyebilir ancak nihayetinde delilleri kendisi değerlendirecektir.

Üçüncü kişinin istihkak iddiasını borçlu kabul etmiş olabilir. Bu durum kesinlikle alacaklıyı etkilemez. Yani üçüncü kişi gene iddiasını ispatlamak durumundadır. Bu ikrar ancak borçlu aleyhine hüküm doğurabilir.

Malın Tamamen Üçüncü Kişinin Elinde Olması

Eğer haczedilen mal üçüncü kişinin elinde ise ve bu malda o üçüncü kişinin istihkak iddiası varsa o mal haczedilir ancak üçüncü kişinin elinden alınamaz. Tabii ki üçüncü kişi malı teslim etmek isterse mal fiilen haczedilebilir. Üçüncü kişi malı vermek istemezse yediemin olarak malı tutar.

Hakkında istihkak iddiası bulunan malların halihazırda üçüncü kişinin elinde olması durumunda ispat yükü malın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya geçer. İspat yükü bakımından önemli bir farklılıktır bu.

Üçüncü kişinin elindeki malı haczeden icra dairesi, alacaklıya istihkak davası açması için 7 günlük süre tanır. Alacaklı bu 7 günlük süre içerisinde istihkak davası açmaz ise istihkaka konu edilen mal üzerindeki haciz kaldırılır. Yani alacaklı üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş olur.

Bu haldeki önemli bir fark da davalı ve davacı noktasında ortaya çıkar. Mal tamamen üçüncü kişinin elinde olduğu zaman alacaklı istihkak davası açar. Davalı ise üçüncü kişi olur. Bunun haricinde aşağıda bahsedeceğimiz tazminat kalemleri bu halde söz konusu olmaz.

Yani mal tamamen üçüncü kişinin elinde ise tazminat da doğmayacaktır. Ancak üçüncü kişi muhafaza tedbirlerine kendir rızası ile izin vermiş ise ve zarar doğmuşsa bu durumda genel hükümler kapsamında ayrıca tazminat davası açmak mümkündür.

İstihkak iddiasına konu olan mal zaten üçüncü kişinin elinde olduğu zaman istihkak davası açılırsa takip kendiliğinden durur. Bunun için icra mahkemesinin ayrı bir dava açmasına gerek olmaz.

Hacizde istihkak davasında malın kimin elinde olduğuna göre değişen prosedürler arasındaki farkı şu şekilde özetleyebiliriz:

Mal Borçluda İse Mal Üçüncü Kişide İse
İstihkak davasını üçüncü kişi açar İstihkak davasını alacaklı açar
İspat yükü borçludadır İspat yükü alacaklıdadır
İstihkak davasına özel tazminat kalemleri vardır İstihkak davasına özel tazminat olmaz
Takibin durmasına mahkeme karar verir Takip kendiliğinden durur

İstihkak Davası Hangi Mahkemede Açılır?

İstihkak davası hangi mahkemede açılır denildiği zaman istihkak davası görevli mahkeme ve istihkak davası yetkili mahkeme şeklinde iki önemli kural söz konusu olur. İstihkak davası hangi mahkemede açılır sorusuna şu tablo ile cevap verebiliriz:

İstihkak Davası Yetkili Mahkeme İstihkak Davası Görevli Mahkeme
Söz konusu icra takibini yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu yerde bulunan İcra mahkemesinde görülecektir.

İstihkak Davasının Tarafları

İstihkak davasında davacı ve davalının kim olacağı, haczedilen malın haciz anında kimin elinde bulunduğuna bağlı olarak değişecektir. Bunu şu şekilde gösterebiliriz:

Davacı Davalı
Mal borçluda ise Üçüncü kişi Alacaklı
Mal üçüncü kişide ise Alacaklı Üçüncü kişi

İstihkak iddiasına itiraz etmediği takdirde borçlu da bu davada davalı olarak yer alacaktır. İstihkak davasının diğer halleri için davanın taraflarına aşağıda ilgili kısımda yer verdik.

İstihkak Davası Açma Süresi

Hacizde istihkak davası açma süresi çok önemlidir. Esasen burada aşama aşama bazı sürelerden bahsedebiliriz. Şöyle ki;

İstihkak Davası Açma Süresi
İstihkak iddiası öne sürme süresi Haczin öğrenilmesinden itibaren 7 gün
İstihkak iddiasına itiraz etme süresi İstihkak iddiasının taraflara bildirilmesinden itibaren 3 gün
İstihkak davası açma süresi Takibin devamına ilişkin kararın tebliği – tefhiminden itibaren 7 gün

ÖNEMLİ: Belirtmemiz gerekir ki istihkak davası karara bağlanmadığı sürece istihkaka konu mallardan ötürü takipte satış isteme süreleri durur.

ÖNEMLİ: İstihkak davasında davanın esası kadar usuli kurallar da önem taşır. Gerek görev – yetki kuralı, gerek süreler, gerek husumetin yöneltileceği taraf gerek se dilekçeler kanunda yer alan kurallara ve uygulamada mahkemelerin dikkat ettiği düzene göre eksiksiz halledilmelidir.

İstihkak Davası Dilekçe Örneği

İstihkak davasından olumlu sonuç elde edebilmek için haklı olmak yeterli değildir. Aynı zamanda haklı olunduğunun ispatı da gerekir ki bu büyük oranda dilekçeler üzerinden sağlanan bir husustur. Bu nedenle istihkak davası dilekçesi önemli bir konudur. Hukuki zemini iyi oturtulmalıdır.

Uygulamada belirli mecralarda istihkak davası dilekçe örneği adı altında taslak bazı metinler olduğunu görmekteyiz. Bunlar genel olarak arzuhalcilerde veya internet ortamında ‘istihkak davası dilekçe örneği’ adı altında bulunur. Belirtmemiz gerekir ki bunlar güncel mevzuattan uzak, somut olayın özelliklerini taşımayan ve hukuki hatalarla dolu metinlerdir.

Çoğu zaman basit hatalardan ötürü kişiyi haklı iken haksız konuma düşürür. Bu nedenle istihkak davası dilekçesi hazırlanırken taslak hazır dilekçelere değil avukat yardımına başvurulmalıdır. Somut olayın ihtimallere göre analiz edilip mevzuatın temas eden farklı noktalarına göre değerlendirme yapıp işe yarar bir dilekçe hazırlanmalıdır.

İstihkak Davasının Sonuçları

İstihkak prosedürü sonunda üçüncü kişinin iddiası kabul edilirse mal üzerindeki haciz kalkacaktır. Eğer malın borçluya ait olduğu ispat edilirse bu durumda o mal da diğer mallar gibi satış işlemine tabi tutulur ve elde edilen bedelden borç ödenir.

Eğer bir mal hakkında hazcedilmezlik itirazında bulunulmuşsa bu sefer istihkak davasında bu iki husus birlikte görülüp çözüme kavuşturulacaktır. İstihkak davası devam ederken herhangi bir nedenle haciz kalkarsa istihkak davası konusuz kalır.

Belirtmemiz gerekir ki istihkak davası mülkiyete ilişkin kesin hüküm içermez. Mülkiyete ilişkin verilen karar yalnızca icra takibi bakımından sonuç doğurur. Mahkeme üçüncü kişinin istihkak iddiasını haksız bulursa davayı reddeder ve o mal hakkında takip diğer mallar gibi kesinleşir, satışa devam edilebilir.

Üçüncü kişi bu davayı kaybettiği zaman dava dolayısıyla tahsili geciken miktarın %20’sinden az olmayacak şekilde tazminata hükmedilir. Eğer istihkak iddiası sürecinde takip icra mahkemesince ertelenmemişse üçüncü kişi aleyhine tazminata hükmedilmez.

Mahkeme üçüncü kişinin istihkak iddiasını haklı bulursa davayı kabul eder. Söz konusu hak mülkiyet hakkı ise haciz kalkar. Sınırlı ayni hak ise üçüncü kişinin hakkına zeval verilmeyecek şekilde haciz devam eder.

Üçüncü kişinin istihkak iddiası kabul edildiği zaman alacaklının kötüniyetli olarak istihkak iddiasına itiraz ettiği anlaşılırsa haczedilen malın değerinin %15’inden az olmayacak şekilde tazminata hükmedilir.

İstihkak iddiasına itiraz etmiş olmak tek başına kötüniyeti ispatlamaz. Ayrıca alacaklının kötüniyeti ispatlanmalıdır. Üçüncü kişinin başka bir zararı varsa genel tazminat kuralları kapsamında dava açarak bunun tazminini sağlayabilir.

İstihkak Davasının Açılacağı Diğer Haller

Yukarıda istihkak davasının açılacağı haller arasında; hacizde istihkak, malın elden çıkması halinde istihkak ve mirasta istihkak davalarını saymıştık. Buraya kadar hacizde istihkak meselesini izah ettik. Şimdi miras ve malın kaybolması hallerine yer vereceğiz.

Malın Elinden Çıkması Halinde İstihkak

Malik olunan bir malın elden rıza dışı çıktığı durumda istihkak davası açılabilir. Malın dolaysız zilyetliğini kaybeden kişinin dolaysız zilyetliği tekrar sağlamak üzere açtığı davadır. Malın elinde olduğunu bildiğimiz kişiden, mülkiyet hakkını almak için hemen istihkak davası açılabilir. Amaç dolaysız zilyetliği ele geçirmektir.

Bu dava taşınırlar içindir ancak taşınmazlarda da istihkak niteliğinde diyebileceğimiz tapu sicilinin düzeltilmesi davası vardır.. Taşınmazlarda, tapu sicilinde hak sahibi kim ise malik de odur. Aynı zamanda zilyettir. Kanun tapu sicilinde kayıtlı kişinin zilyetliğini karine olarak kabul etmiştir. Taşınırlarda malın iadesi, taşınmazlarda kaydın düzeltilmesi sağlanır.

İstihkak davası ayrılmaz şekilde hakka bağlıdır. Mülkiyet hakkı ile istihkak davası birbirinden ayrılamaz. Bu davada malik olduğunu iddia eden kişi mutlaka mülkiyet hakkını kanıtlamalıdır. İstihkak davası ayni hakka dayanan, ayni bir davadır. Bunun sonucu olarak hiçbir süreye tabi değildir.

Bir mal kişinin elinden çıktığı zaman o kişi aslında iki tür dava açabilir. Bunlardan biri istihkak davası, diğeri taşınır davasıdır. Peki bunlardan hangisi açılacaktır? Bu tamamen somut olayın özelliklerine bağlıdır. Burada iki dava arasındaki farka gözatacak olursak:

İstihkak Davası Taşınır Davası
Hem taşınırlar için hem de taşınmazlar için açılabilir Sadece taşınırlar için açılır
Sadece malik olmak yeterlidir Mala bir şekilde zilyet olan kişi açabilir
Mutlaka ayni hak iddiasına dayanmalıdır Mülkiyet hakkı iddia etmeyenler de açabilir
Hiçbir süresi yoktur. (Miras sebebi ile istihkak dava hariç) Hak düşürücü süreye tabidir

İstihkak davasının davacısı malik, paylı veya elbirliği ile mülkiyet varsa maliklerden biri olabilir. Sınırlı ayni hak sahipleri de bu davayı ayni haklarını korumak için açabilirler. Sınırlı ayni hak sahiplerinin de davacı sıfatı vardır. İstihkak davasının davalısı haksız ve dolaysız zilyettir. Yani zilyetliğini herhangi bir ayni veya şahsi hakka dayanmadan sürdüren zilyettir.

Miras Sebebiyle İstihkak

İstihkak davası nedir denildiği zaman bunun bir başka türü de miras sebebiyle istihkak davasıdır. Türk Medeni Kanunu madde 637 ve devamında yer alır. Miras sebebiyle istihkak, tereke malını elinde bulunduran kişiden bunun alınması adına açılan davadır.

Yasal veya atanmış mirasçılar, terekenin tamamını yahut içinden bazı malları bir şekilde elinde bulunduran kişiye karşı mirasçılıktan doğan üstün hakkını ileri sürmek suretiyle miras sebebiyle istihkak davası açma imkanına sahiptirler. Miras sebebiyle istihkak davasında hâkim, mirasçılık sıfatıyla ilgili diğer uyuşmazlıkları da çözüme bağlar.

Hâkim, davacının talebi üzerine bahsettiğimiz hakkın korunması adına bir takım önlemler alacaktır. Buna davalıdan güvence göstermesi isteme ve tapu kütüğüne şerh konulması gibi ciddi önlemler de dahildir.

Miras sebebiyle istihkak davasının kabul edildiği zaman davaya konu tereke malları, davacıya geri verilir ve burada zilyetlikteki geri vermeye ilişkin kurallar uygulanır. Miras sebebiyle istihkak davasında davalının davaya konu tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri sürme imkanı bulunmaz.

Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malının zilyedi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda mirasbırakan öldükten yahut vasiyetnamesinin açılmasından itibaren 10 yıl geçerse zamanaşımına uğrayacaktır. İyiniyetli olmayan davalılara karşı bu 10 yıllık zamanaşımı süresi 20 yıl olur.

İstihkak Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yukarıda istihkak davası nedir, hangi hallerde açılır özellikleri nelerdir gibi sorulara cevap verdik ve sürecin önemli noktalarını izah ettik. Belirtmemiz gerekir ki bu anlattıklarımız kanunda yer alan temel bilgilerden ve uygulamadaki asgari işleyişten ibaret.

Bunun haricinde her somut olay kendine has özellikler taşır ve mevzuatın farklı noktalarına temas eder. Dolayısıyla sürecin en başında, ihtimalli olarak bir hukuki strateji belirlemek gerekir.

Özellikle hatalı yahut ihmali işlemlerden kaçınmak adına planlı ve doğru işlemler yapmak önemlidir. Bu nedenle sürecin deneyimli icra avukatlarından yardım alınarak takip edilmesi yapılacak en sağlıklı iştir. Aksi halde kısa vadede günü kurtaracak işlemlerle uzun vadede ciddi hak kaybı yaşanabilir.

Bu makale faydalı mıydı?