İmzaya itiraz

İcra Hukukunda İmzaya İtiraz

İmzaya itiraz, icra takiplerinde sıkça karşılaşılan, takip alacaklısının takibini adi bir senede veya kambiyo senedine dayanarak yapması durumunda, borçlunun adi veya kambiyo senedi altındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek itiraz etmesi durumudur.

Yazımızda imzaya itiraz nedir, nasıl ve hangi sürelerde, hangi merciye yapılır, sonuçları nelerdir,  alacaklının yapabileceği işlemler nelerdir gibi soruları yanıtlayacağız. İcra takiplerinin borçlu ve alacaklı bakımından önemli sonuçları olması sebebiyle yazımızı dikkatle okumanızı ve süreci bir avukat yardımıyla sürdürmenizi öneririz.

İmzaya İtiraz Nedir?

Bir icra takibinde borçlunun takibe dayanak belgede yer alan imzanın kendisine ait olmadığını bildirerek takibe itiraz etmesine imzaya itiraz denir. Bu takip, senet takibi olabilir, bir sözleşmeye dayalı olabilir yahut tahliye taahhütnamesine dayalı bir takip olabilir. Metin üzerindeki imza kişiye ait değilse itiraz mümkündür.

Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken imzaya da itiraz etmek istiyorsa bu durumu ayrıca ve açıkça bildirmek zorundadır. Örneğin ‘senet altındaki imza bana ait olmadığı için itiraz ediyorum’, ‘senet altındaki imza sahtedir’ ‘Gösterilen imza benim değildir’ şeklinde itiraz yapılmalıdır.

Takip borçlusu ödeme emrine itiraz ederken imzaya itiraz ettiğini açıkça bildirmezse takip alacaklısının dayandığı adi senet üzerindeki imzayı kabul etmiş sayılır. Örneğin yalnızca ‘Senette gösterildiği gibi bir borcum yoktur’ şeklinde yapılan ödeme emrine itiraz, borca itiraz olarak kabul edilir. Ayrıca bu durumda borçlu imza ile ilgili itiraz ileri sürmediği için adi senetteki imza kendisine ait olmasa bile kabul etmiş gibi işlem görür.

Takip alacaklısının takibi bir senede veya imzalı bir evraka dayanmıyorsa doğal olarak imzaya itiraz edilmesi de mümkün olmayacaktır. İcra takibinin imzası noter tarafından onaylanmış bir senede dayanması durumunda borçlunun ödeme emrine itiraz ile imza inkarında bulunması mümkün değildir. Böyle bir itirazı icra mahkemesi inceleyemeyecektir.

Takip borçlusu böyle bir durumda noterlikçe onaylanmış imzanın kendisine ait olmadığını ayrıca bir sahtelik davası açarak ileri sürebilir. Ancak borçlu buna rağmen ödeme emrine itiraz ederken noterlikçe onaylı senetteki imzaya da itiraz ettiyse bu itiraz imzaya değil borca itiraz olarak kabul edilir ve işlemler buna göre yapılır.

İmzaya İtiraz Takibi Durdurur mu: Metindeki imzanın kişiye ait olmadığının ileri sürülmesi her zaman takibi durduran bir husus değildir. Kimi durumda satış hariç diğer işlemler dururken kimi durumda takip tamamen durabilir. Kimi durumda ise takibe hiç etki etmez. Bunlar tamamen somut olayın özelliklerine göre değişir. Bu noktada itirazın sağlıklı anlamda sonuç doğurabilmesi ve hak kaybı yaşatmaması adına deneyimli icra avukatlarından yardım almak gerekir.

İmzaya İtiraz Usulü

Alacaklının başlattığı takip üzerine borçluya ödeme emri gönderilir. Borçlunun bu ödeme emrine itiraz süresi tebliğin kendisine gönderilmesi ile başlar. İmzaya itiraz icra dairesine verilecek dilekçe ile yapılır. Ancak verilecek olan dilekçenin doğru yazılması, dosyaya tarandığından emin olunması, istenen şekilde sonuç doğurabilmesi adına bu işlemin avukat yardımı alınarak yapılması gerekir. Zira imzaya yönelik itiraz daireye sunulduktan sonra bir itirazın iptali davası söz konusu olabilecek ve bu davanın kazanılması itiraz usulüne göre belirlenecektir.

İmzaya İtiraz Süresi

İmzaya itiraz süresi takibin niteliğine göre değişir. Eğer bono gibi kambiyo senedi söz konusu ise 5 gün içinde itiraz yapılmalıdır. İlamsız bir takip söz konusu ise bu durumda 7 gün içinde itiraz yapılmalıdır. Bu süreler somut olaya göre değişeceğinden itiraz edilirken dikkatli olunmalıdır.

İcra müdürleri itirazın süresinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden gözetir. Süresinde yapılmadığı anlaşılırsa bu itiraz geçerli olmaz ve icra müdürü icra takibe devam eder.

Gecikmiş İtiraz: Borçlunun elinde olmayan sebeplerle ödeme emrine itiraz edememesi durumu için gecikmiş itiraz düzenlemesi vardır. Buna göre borçlu bir engel sebebiyle süresinde ödeme emrine itiraz edemediyse bu itirazını sonradan yapabilir. Ancak belirtilmelidir ki borçlu engelin oluşmasına kusuru ile sebep olduysa gecikmiş itiraz yoluna başvurulamaz.

Borçlunun ağır hastalığı bu engellere örnek olarak verilebilir. Bu durumda borçlu engelin kalktığı günden itibaren 3 gün içinde gecikmiş itirazını yapabilir. Gecikmiş itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır. Mahkeme borçlunun mazeretini kabul ederse itiraz süresinde yapılmış gibi işlem görür. Mazeret kabul edilmezse gecikmiş itiraz talebi reddedilir, icra takibi işlemlerine devam edilir.

İmza İtirazı Karşısında Alacaklının Hakları

Takip borçlusu ödeme emrinin kendisine tebliğinden sonra imzaya veya borca itiraz edebilir. İmzaya itiraz ederken aynı zamanda borca da itiraz etmiş ve bunun üzerine takip durmuş ise alacaklı itirazın iptali davası açabilir. İtirazın iptali davasına ilişkin ayrıntılı bilgi için ‘İtirazın İptali’ yazımızı inceleyebilirsiniz.

Takip borçlusunun imzaya itirazı üzerine alacaklı itirazın kaldırılmasını da talep edebilir. Ancak imzaya itiraz halinde itirazın kesin olarak kaldırılmasını talep edemez. Yalnızca itirazın geçici kaldırılması mümkün olacaktır.

İtirazın geçici kaldırılması talebi, takibin yapıldığı icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır. Basit yargılama usulü uygulanır. Duruşma yapılması zorunludur. İtirazın geçici kaldırılmasından sonra icra mahkemesinin vereceği karar kesin hüküm teşkil etmez. Geçici kaldırma talebinin reddi halinde icra takibi son bulur.

İtirazın geçici kaldırılmasında yalnızca imza incelenir. İmza incelemesi için borçludan sağ ve sol ellerinden imza örnekleri alınır ayrıca önceki tarihlerdeki resmi belgelerin altına attığı imzalar incelenir. Bu incelemelerin yapılabilmesi için borçlunun duruşmaya bizzat gelmesi şarttır. Mazeretsiz olarak gelmezse itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verilir ve aynı zamanda %10 para cezasına mahkum edilir.

Yapılan inceleme sonucunda imza borçluya ait çıkmazsa icra mahkemesi itirazın geçici olarak kaldırılması talebini reddeder. Borçlunun talep etmesi şartıyla alacaklı kötüniyeti olmasa da borçlu lehine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilir. İmza borçluya ait çıkarsa itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verilir. Alacaklının talep etmesi şartıyla borçlu aleyhine, %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ve talep olmaksızın %10’dan aşağı olmamak üzere para cezasına hükmedilir.

İcra mahkemesi itirazı geçici olarak kaldırırsa takibin devamına karar veremez. Mahkeme tarafından borçluya 7 gün içinde borçtan kurtulma davası açması için süre verilir. Alacaklıya da borçlunun malları üzerinde geçici haciz yapma hakkı tanınır. Borçlu 7 günlük süre içinde borçtan kurtulma davası açmazsa yapmış olduğu geçici hacizler kesin hacze dönüşür ve alacaklı haczettiği malların satışını isteyebilir.

Kambiyo Senetlerinde İmza İtirazı

Takip borçlusunun takip konusu olan kambiyo senedindeki (bono-çek-poliçe) imzanın kendisine ait olmadığını bildirmesi de mümkündür. Borçlu bu durumu itiraz dilekçesinde açıkça göstererek bildirmelidir.

Kambiyo senedindeki imzaya yapılacak olan itiraz ödeme emrinin tebliğ edilmesinden itibaren 5 gün içinde yapılmalıdır. İtiraz bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirilir. Mahkeme incelemeyi mutlaka duruşmalı olarak yapar.

Yapılan inceleme sonucunda imzanın borçluya ait olmadığı ortaya çıkarsa itirazın kabulüne karar verilir. Mahkemenin bu kabul kararı ile birlikte icra takibi durur. Bu kararın kesinleşmesi ile icra takibi iptal edilir, borçlunun haczedilen malları varsa haciz kalkar.

İmzanın borçluya ait olduğu ortaya çıkarsa itirazın reddine karar verilir. Bunun üzerine alacaklının takibe hemen devam edilmesini talep etme hakkı vardır.

Sonuç Olarak Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yukarıda konu ile ilgili olarak imzaya itiraz nedir, nasıl yapılır, süresi nedir, alacaklı hangi yollara başvurabilir sorularını ayrıntılı olarak yanıtladık. Görüldüğü üzere pek çok prosedürü içerisinde barındıran dikkat edilmesi gereken bir konudur.

Borçlunun takip konusu olan senet üzerindeki imzaya itiraz etmesi halinde yapılacak işlemlerde usuli veya maddi hatalar yapılması çok muhtemeldir. Bu nedenle işlemlerden önce deneyimli bir avukata sormak, süreci icra avukatı vasıtasıyla sürdürmek hak kaybı yaşanmasının önüne geçecektir.

Bu makale faydalı mıydı?