İdarenin Hizmet Kusuru Nedeniyle Tazminat Davası

İdarenin Hizmet Kusuru Nedeniyle Tazminat Davası

İdarenin hizmet kusuru ve bundan doğan sorumluluk, zarara uğrayan kişiler açısından oldukça önemli bir konudur İdarenin hizmet kusurundan doğan sorumluluğu ve zararın tazmini için açılan davada mahkeme, ilgili hizmetin kusurlu olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapar.

Yazımızda idarenin hizmet kusuru nedir nedir, idari işlem nedeniyle zarar uğrayan kişinin zararının tazminat için izlemesi gereken yollar nelerdir, açılan davanın ne gibi özellikleri vardır vb. konu ile ilgili merak edilenleri açıklayacağız.

İdarenin Hizmet Kusuru Nedir?

Kamu hizmeti yerine getirilirken, hizmetin olması gerektiği gibi ve olması gereken zamanda yapılmaması veya hiç yapılmamasına idarenin hizmet kusuru denir. Bu kusur neticesinde oluşan zarardan sorumluluk, kamu hizmetini yerine getiren memurun değil, işlemin asıl sahibi ve düzenleyici olan idarenindir.

İdarenin hizmet kusuru neticesinde, bu işlemden etkilenen kişilerin maddi manevi zarara uğraması söz konusu olabilir. Bu durumda zarara uğrayan kişilerin, zararının tazmini amacıyla, idarenin hizmet kusurundan doğan sorumluluğuna başvurarak zararın giderilmesini talep etmesi mümkündür. Bu, ilgili kişi tarafından açılacak tam yargı davası ile olur.

Hizmet kusuru neticesinde oluşan zararlara örnek olarak, yol çalışması yapılması sırasında gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle yayaların zarara uğraması, sağlık hizmetinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle kişilerin zarara uğraması verilebilir.

ÖNEMLİ: Esasen burada açılacak olan davanın hukuki niteliği tam yargı davasıdır. Ancak uygulamada sık görülmesi nedeniyle burada idarenin hizmet kusuru nedeniyle tazminat davası isimlendirmesi de yaygındır. Konu ile ilgili önemli detaylar için “tam yargı davası” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

İdarenin hizmet kusuru nedeniyle zarara uğrayan kişiler bu zararın giderilmesi için tam yargı davası açabilecekleri gibi, zararın oluşmasına sebebiyet veren idari işlemin iptali için iptal davası açmaları da mümkündür. İptal davasına ilişkin ayrıntılı bilgi için “İdari İşlemin İptali” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

İdarenin Hizmet Kusurundan Doğan Sorumluluğu Nedir?

İdarenin, yaptığı eylem ve işlemler nedeniyle kişilerin maddi manevi zarara uğraması nedeniyle doğan sorumluluğuna, idarenin hizmet kusurundan doğan sorumluluğu denir. Anayasa madde 125/7 uyarınca idare kendi eylemleri nedeniyle sebep olduğu zararları gidermekle yükümlüdür.

İdarenin hizmet kusuru nedeniyle sorumluluğunun doğabilmesi, idari eylem ve işlemleri yaparken herhangi bir kusurun bulunup bulunmadığına bağlıdır. İdarenin hizmet kusurundan doğan sorumluluğuna ilişkin düzenleme, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda bulunur.

ÖNEMLİ: İdarenin hizmet kusurundan doğan sorumluluğu nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkin süreç, hukuki teknik bilgi gerektirir. Bu süreçte yapılacak küçük hatalar ciddi hak kayıplarına neden olabilir. Bu nedenle dava sürecini hukuki danışmanlık alarak takip etmek yararlı olacaktır.

İdarenin Hizmet Kusuru Nedeniyle Tazminat Davası

Bir kamu hizmetinin mevzuat hükümlerine aykırı yapılması, zamanında ve olması gerektiği gibi yapılmaması durumlarında idarenin hizmet kusuru gündeme gelir. İdarenin sebebiyet verdiği hizmet kusuru nedeniyle kişiler maddi ve manevi zarara uğrayabilirler.

Yukarıda açıkladığımız üzere, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişilerin maddi manevi zarara uğraması halinde, oluşan bu zararların tam yargı davası açılarak giderilmesi mümkündür. İdarenin hizmet kusuru nedeniyle oluşan zararların giderilmesi amacıyla açılan tam yargı davası, esasında tazminat davasıdır.

Açılacak Davanın Şartları

İdarenin hizmet kusuru nedeniyle maddi veya manevi olarak zarar ortaya çıkması halinde, idarenin bu zararlar sebebiyle mali bir yaptırıma tabi tutulması için birtakım şartların mevcut olması gerekir. Açılacak dava için gerekli şartlar şu şekildedir:

  • Zararın ortaya çıkmasına sebep olan işlem idarenin yaptığı bir kamu hizmeti olmalıdır.
  • İdarenin gerçekleştirdiği hizmetin türüne göre farklılık gösterecek bir kusur bulunmalıdır.
  • İdarenin gerçekleştirdiği kamu hizmeti nedeniyle zarar oluşmuş olmalıdır.
  • Zarar gören kişi, idarenin bu eyleminin kusurlu olduğunu ispat etmelidir.
  • Davanın kanunda belirlenmiş süre içinde açılmalıdır.

Yukarıda, idari işlemden zarar görenlerin dava açarken dikkat etmesi gereken dava şartlarını kısaca özetledik. Bu şartlar davanın açıldığı yetkili idari yargı mercileri tarafından kendiliğinden araştırılır. Sayılan tüm şartların sağlanmış olması oldukça önemlidir. Aksi halde davanın reddine karar verilecektir.

Dava şartlarının eksiksiz bir şekilde tamamlanmış olması oldukça önemlidir. Aksi halde zarara uğrayan kişinin bu zararlarının giderilmesi mümkün olmayacaktır. Şartların eksiksiz yerine getirilerek davanın açılması sırasında hukuki destek almak faydalı olacaktır.

İdarenin Hizmet Kusuru Nedeniyle Tazminat Davası Dilekçesi

İdarenin hizmet kusuru nedeniyle tazminat davası dilekçesi hazırlama aşaması oldukça önemlidir. Ayrıntılara dikkat edilmeden hazırlanan dilekçeler, hizmet kusuru nedeniyle zarara uğramış kişiler açısından olumsuz sonuçlar ortaya çıkmasına neden olabilir.

İdarenin kusuru nedeniyle tazminat davası dilekçesinde, kamu hizmetinin hangi nedenlerle kusurlu olduğu hukuki deliller ile desteklenerek açıklanmalıdır. İdari işlemin hizmet kusuru oluşturmasının sebebi, mevzuat düzenlemesine aykırılık oluşturması ise bu husus dilekçede ayrıntılı bir şekilde açıklanmalıdır.

İnternet ortamında birçok idarenin hizmet kusuru nedeniyle tazminat davası dilekçesi örneği bulunmaktadır. Bu taslak dilekçe metinleri birçok usuli ve maddi hata barındırır. İdarenin hizmet kusuru nedeniyle tazminat davası dilekçesi hazırlanırken somut olayda yapılan kamu hizmeti değerlendirilerek bu işlemin sebep olduğu zararlara özgü bir dilekçe hazırlanmalıdır. Bu aşamada, hukuki destek almak önem arz eder.

İdarenin Hizmet Kusuru Nedeniyle Tazminat Davası Zamanaşımı

İdarenin hizmet kusuru nedeniyle tazminat davalarında, dava açma süresi 60 gündür. Bu süre zamanaşımı değil, hak düşürücü niteliktedir. Bu nedenle 60 günlük süre içerisinde dava açılması oldukça önemlidir.

Hak düşürücü nitelikte olan 60 günlük sürenin ne zaman işlemeye başlayacağı dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Zararın oluşmasına sebep olan işlem nedeniyle oluşan zararın tam olarak öğrenilmesinden itibaren 60 günlük süre işlemeye başlayacaktır. Süre hesaplamasına ilişkin ileride herhangi bir problemle karşılaşmamak için bu aşamada bir avukat desteği almak yararlı olacaktır.

Davada İspat Yükü

Burada ispat edilmesi gereken husus, kamu hizmetinin idare tarafından kusurlu bir şekilde yerine getirildiğidir. Burada kusur ile anlatılmak istenen hizmetin ayıplı bir şekilde yapılması, zamanında yapılmaması veya hiç yapılmamasıdır.

Yani zarara uğrayan kişi, kamu hizmetini yerine getiren görevlinin kusurunu ispatlamakla yükümlü değildir. Zarara uğrayan kişinin hizmetin kusurlu olduğuna yönelik iddiası üzerine idare, hizmetin olması gerektiği gibi yapıldığını ispatlamakla yükümlü hale gelir.

Mahkeme yapılan incelemeler ile, idare tarafından yapılan işlemin kusurlu olup olup olmadığı, işlemin herhangi bir yasal mevzuat hükmüne aykırılık oluşturup oluşturmadığı konusunda bir karar verir. Karar verilirken somut olayın özellikleri dikkate alınır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Yazımızın konusu olan dava, İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre idari yargının görev alanına girer. Bu nedenle zarara uğrayan kişinin açacağı tam yargı davasında görevli mahkeme, idare mahkemeleridir.

Zarara uğrayan ilgili kişi tarafından idare mahkemesinde açılan davalar için yetkili mahkemelere ilişkin düzenleme, İdari Yargılama Usulü madde 36’da bulunur. Madde düzenlemesine göre, zararın doğmasına sebebiyet veren hizmetin gerçekleştirildiği merciin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olur.

Zararın, ulaştırma veya bayındırlık hizmetleri yapılırken veya idarenin herhangi bir eylemi nedeniyle doğduğu hallerde hizmetin gerçekleştirildiği yer mahkemesi yetkili olur. Bu durumlar dışında kalan hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi tam yargı davalarında yetkili mahkeme olur.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yukarıda konu ile ilgili olarak, idarenin sorumluluğu nedir, bu sorumluluk hangi hallerde doğar, zarara uğrayan kişi hangi yollara başvurulmalıdır, tam yargı davası ile ilgili özellikler nelerdir gibi konu ile ilgili merak edilenleri açıkladık.

İdari davalar önemli ayrıntılar içeren davalardır. Kamu hizmetinin kusurlu ve hukuka aykırılık oluşturan bölümünün tespit edilmesi ve ortaya çıkan zararları tazmin etmek amacıyla dava açılması oldukça önemlidir. Sürecin en başından itibaren avukata sormak, herhangi bir hukuki hata yapmamak için önem taşır.

Bu makale faydalı mıydı?