e ticaret cayma hakkı

E-Ticaret Cayma Hakkı

İnternet alışverişlerinde tüketiciler için cayma hakkının olduğu herkesin malumu. Kanuni düzenlemelerin getirdiği zorunluluk nedeniyle satıcılar bu hakkı satış kanallarında tüketicilere bildiriyor. Ancak bu hakkın hukuki zemini, tüketici ve satıcının cayma hakkı çerçevesinde hak ve yükümlülükleri, cayma hakkının nerelerde kullanılıp nerelerde kullanılamayacağı vb. hukuki ayrıntılar hep gözardı edilerek hak kaybına neden olunuyor. Bu nedenle aşağıda sizler için cayma hakkı konusunun hukuki arka planını yazdık.

Tüketicinin korunması anlayışı, Türk hukuk düzeninde kanun ve yönetmelik düzenlemelerinde kendini baskın şekilde göstermektedir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik’te düzenlemeleri incelendiği zaman görüleceği üzere tüketici lehine düzenlemeler ve tüketici lehine yorum ilkesi mevcuttur.

Ancak bu, satıcıların iş yapamayacakları şekilde baskılandığı anlamına da gelmiyor. Satıcıların kanuni düzenlemeleri kısa vadeli planlara göre değil, uzun vadede devamlılığa göre ticari işlerine uygulamaları durumunda durum tam tersi satıcıyı korur hale dönüşebilir. 

Ticaretin sağlıklı işleyebilmesi için bu düzenlemelerin ilgili sözleşmelerde somut olay gözetilerek bulundurulması önem taşıyor. Ayrıca e-ticaretin diğer sözleşmeleri de önemlidir. Bununla ilgili olarak “e-ticaret sitesinde bulunması gereken hukuki metinler” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Cayma hakkı dediğimiz zaman aslında çok geniş anlamda sözleşmeden dönme anlaşılabilir. Her türlü sözleşme için belirli şekilde cayma söz konusu olabilir. Ancak biz bu yazımızda sebep göstermeksizin ve cayma bedeli ödemeksizin tüketicilerin sözleşmeden dönme hakkından bahsedeceğiz. 

Bu kapsamda, cayma hakkının kapsamı ve süresi, cayma hakkı kullanılamayacak ürünler, 2. el araç satışında cayma hakkı, kredi cayma hakkı, satıcı ve tüketicinin yükümlülükleri ve konunun diğer önemli ayrıntılarına değineceğiz. Konu önemli olduğu için yazımızı dikkatlice okuyunuz.

Cayma Hakkı Nedir?

Bir çok sözleşme için Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun düzenlemelerinde ayrı ayrı cayma hakkı hükümleri yer alıyor ancak mesafeli sözleşmelerden cayma yani aslında internet ortamından alınan bir şeyden ötürü cayma hakkının kullanılması 48. maddede yer alıyor. Kanunun 48/4 düzenlemesine göre tüketici 14 günlük süre içerisinde herhangi bir haklı-haksız gerekçe göstermesine gerek olmadan, herhangi bir cezai şart ödemeden sözleşmeden cayabilir.

Bu bahsedilen cayma hakkı mesafeli sözleşmeler için geçerlidir. E-ticarette mesafeli satış sözleşmeleri ile ilgili daha geniş bilgi edinmek için “mesafeli satış sözleşmesi” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Öncelikle belirtmemiz gerekir ki cayma hakkını kullanabilmek için ürünün bozuk olması, kırık olması, çizik olması vs. herhangi bir kusurunun olması gerekmez. Kargo gelince kapıda bunu açıp bakmak da gerekmez. Kanun açık ve net bir şekilde mesafeli sözleşmeler için bu cayma hakkını tanımıştır. 

Ayıp ve benzeri durumlarda gene cayma hakkı devam ederken ek bazı haklar doğar. Bunlara aşağıda değineceğiz. Ayrıca bazı istisnai ürünler vardır ki bunların satışında cayma hakkı kullanılamaz. Bunlara da aşağıda ayrıntılı olarak değineceğiz. Şimdi cayma hakkı süresine değinelim.

Cayma Hakkı Süresi

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere cayma hakkını kullanmak için tüketicinin 14 günlük süresi vardır. Bu süre, mesafeli satış sözleşmelerinde satılan ürünün tüketicinin eline ulaşmasından itibaren başlar. Eğer üründe bir ayıp, hata söz konusu ise bunun süreleri farklıdır. Buna aşağıda kısaca değineceğiz. Burada bahsettiğimiz 14 günlük süreli cayma hakkını kullanmak için hiçbir şart gerekmez.

ÖNEMLİ!: Cayma hakkı kaç gün içinde kullanılmalıdır sorusunun cevabı yalnızca 14 gün ile sınırlı değildir. Şöyle ki; normalde satıcıların mesafeli satış sözleşmesinde, ön bilgilendirme formunda cayma hakkına ilişkin gerekli bilgilendirmeyi kanunda yazdığı şekilde yapması gerekir. Satıcı eğer bu bilgilendirmeyi gerektiği şekilde tüketiciye yapmamışsa cayma hakkı süre 14 gün + 1 yıl olur. Ön bilgilendirme formu konusunda “ön bilgilendirme formu” yazımızı okuyabilirsiniz.

Cayma Hakkının Kullanılması 

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 48/4 maddesine göre 14 günlük süre içerisinde satıcı veya sağlayıcıya cayma hakkının kullanıldığına dair bir bildirim yapılmış olmalıdır. Bu bildirimin şekli Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği madde 11 düzenlemesinde yer alıyor. 

Buna göre cayma hakkının kullanılması yazılı olarak yahut kalıcı veri saklayıcısı ile satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmesi yeterlidir. Yani cayma bildiriminin satıcıya ne zaman ulaştığı değil, tüketicinin yazılı beyanı ne zaman gönderdiği önemlidir.

Cayma hakkının kullanılmasında yazılı beyan olması gerektiğinden bahsettik. Bu yazılı beyan, yönetmeliğe ek olarak yayımlanan form doldurularak yapılabilir. Ancak bu formun kullanılması şart değildir. Usulüne uygun şekilde hazırlanmış ve cayma beyanını içeren her türlü yazılı bildirim hakkın kullanıldığı anlamına gelir. 

Bazı durumlarda satıcı internet ortamında cayma hakkının kullanılması için ayrı bir (form gibi) imkan sağlamış olabilir. Bu  da geçerli olacaktır. Ancak böyle bir durumda satıcı, tüketicinin göndermiş olduğu cayma beyanının kendisine ulaştığını anında tüketiciye bildirmek zorundadır.

Noterden cayma hakkı kullanımı → Tüketici, mesafeli sözleşmeden caymak istediği zaman cayma bildirimini noterden yapmak zorunda değildir. Ancak somut olayın özelliklerine, ileriki aşamada açılması muhtemel davalara vs. bakılarak noterden yapmanın bazı durumlar için daha sağlıklı olduğunu söyleyebilir. Ancak çoğu zaman noterden cayma hakkı kullanmaya gerek olmaz.

Ürüne zarar gelmesi → Cayma hakkı süresi içerisinde ürünün zarar görmesi Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 48/4 düzenlemesinde yer almıştır. Buna göre satın alınan üründe cayma hakkı süresi içerisinde mutad değişim veya bozulma söz konusu olursa tüketici bundan sorumlu olmaz. Ancak malda tüketicinin ihmali veya kastından ötürü bir bozulma yahut değişim söz konusu olursa bundan tüketici sorumlu tutulur.

Ücret iadesi → Ayrıca belirtmemiz gerekir ki cayma hakkının kullanılması ile satıcı, tüketicinin yapmış olduğu ödemeleri iade etmek durumundadır. Herhangi bir çek, senet vs. şeklinde ödeme yapılmışsa bu senetlerin geri verilmesi rehin söz konusu ise rehnin de iadesi gerekir. Satıcının bu iade yükümlülüğünü cayma bildiriminin kendisine ulaşmasını takip eden 14 gün içerisinde yerine getirmesi gerekir. Teslim masrafları da kanuni düzenlemelere göre satıcıya aittir.

Malın iadesi → Tüketici, cayma hakkını kullandığını satıcıya bildirdikten sonra 10 gün içerisinde söz konusu malı iade etmekle yükümlüdür. 10 günlük sürenin başlangıcı, bildirimin satıcıya ulaştığı tarih değil bildirimin gönderildiği tarihtir.

Cayma hakkında kargo ödemesi → Ayrıca tüketici iadeden ötürü kargo ödemesi vs. yapmak durumunda değildir. Bütün bu ödemeler satıcıya aittir. Eğer tüketici kendisi kendi isteği ile satıcının belirttiği taşıma yolu dışında başka bir kargo firmasını tercih ederse o zaman taşıma ücreti tüketiciye ait olur. Eğer satıcının belirttiği kargo firması tüketicinin bulunduğu bölgede yer almıyorsa bu sefer satıcı bir şekilde malın tüketiciden teslim alınmasını kendi imkanları ile sağlamak zorundadır.

İnternet alışverişlerinde tüketici cayma hakkı aslında şunu ifade ediyor: Bir tüketici, internetten son model bir telefon sipariş edip, hatta bunu bir süre kullanıp 14 günlük süre geçmeden cayma hakkını kullanarak yaptığı tüm ödemeleri iade alabilir. Cayma hakkının kullanılması böyle bir durumdur.

Cayma Hakkını Kullandırmayan Satıcının Şikayet Edilmesi

Cayma hakkının kullandırılmaması, kanunda yer alan ağır ihlallerden birisidir. Böyle bir durumda tüketici, Tüketici Hakem Heyetine başvuruda bulunabilir. Tüketici hakem heyetleri genellikle il ve ilçelerde kaymakamlık nezdinde çalışmalarını sürdüren bir uyuşmazlık çözüm merciidir. Hukuken tüketici ilişkisi olan uyuşmazlıklardan ötürü hakem heyetine başvurmak mümkündür. Tüketici hakem heyetine bir hukuki problemin ayrıntılarını içeren bir dilekçe verilebilir.

Hakem heyetinin bu probleme ilişkin 6 aylık çözüm üretme süresi vardır. Ancak gerekli görülen durumlarda bu sürenin 6 ay daha uzatılması mümkündür. Hakem heyeti kararı sanki mahkeme ilamıymış gibi icra edilebilir.

Hakem heyeti karar verdikten sonra her iki taraf da Tüketici Mahkemesine dava açarak itiraz edebilir. Ancak Tüketici Mahkemesinde dava açarak heyet kararının icrası durdurulamaz. Yalnızca mahkemeden bu kararın icrasının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı istenebilir.

Cayma Hakkı Kullanılamayacak Ürünler

Bazı ürünler vardır ki bunlarda cayma hakkının kullanılması hakkaniyete aykırı olur. İşte bu durum gözetilerek Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde bazı ürünler için cayma hakkı kullanılamayacağı düzenlenmiştir. Bu ürünleri şu şekilde sıralamamız mümkündür:

    • Fiyatı finansal piyasalardaki dalgalanmalara bağlı olarak değişen ve bu değişimin satıcının veya sağlayıcının elinde olmadığı mal veya hizmetler (örneğin internetten altın veya hisse senedi satın alıp sonrasında cayma hakkı kullanmak mümkün değildir) 
    • Tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan ürünler (örneğin internetten üzerine lazerle tüketicinin adının yazıldığı bir iPad sipariş edilip bu ürün için cayma hakkı kullanılamaz)
    • Çabuk bozulabilen yahut son kullanma tarihi geçebilecek ürünler (örneğin günlük süt sipariş edilip cayma hakkı kullanılamaz)
    • Ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu unsurları açılmış olan ürünlerden yalnızca iadesi hijyen ve sağlık açısından problem doğuran ürünler (buradan anlaşıldığı üzere herhangi bir ürünün ambalajı açılmış olsa bile iadesi sağlanabilir ancak ambalajı açılıp ta hijyen açısından sıkıntı doğuran, örneğin ilaç gibi, ürünlerde cayma hakkı kullanılamaz)
    • Teslim edildikten sonra başka ürünlerle karışan ve yapısı gereği başka ürünlerle ayrıştırılması mümkün olmayan ürünler
    • Tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu unsurları açılıp maddi ortamda sunulan kitap, dijital içerik ve bilgisayar sarf malzemeleri
    • Gazete dergi vb. süreli yayın ürünleri (abonelik sözleşmeleri kapsamında olanlar için cayma hakkı kullanılabilir)
    • Belirli bir tarihte veya belirli bir dönemde yapılması gereken; konaklama, eşya taşıma, araba kiralama, yiyecek – içecek tedariki ve eğlence veya dinlenme amacıyla yapılan boş zaman değerlendirmesine ilişkin satışlar
    • Elektronik ortam üzerinden anlık olarak ifa edilen hizmetler yahut tüketiciye anlık olarak teslim edilen maddi olmayan mallar
    • Cayma hakkı süresi henüz dolmadan tüketicinin onayı ile ifasına başlanan hizmetler

Bu saydığımız liste yukarıda da belirttiğimiz gibi cayma hakkının geçerli olmadığı ürünler listesidir. Belirtmemiz gerekir ki bu ürünlerde cayma hakkının kullanılabileceğine ilişkin tüketici ile satıcı arasında bir belirleme yapılabilir. Yani bunlar aksi taraflarca kararlaştırılmadığı sürece cayma hakkının istisnalarıdır. 

E-ticaretle uğraşacak olan kişilerin genellikle bu listeye giren ürünlerle ilgili araştırma yaptıkları görülür. Belirtmemiz gerekir ki satışı düşünülen ürünün bu listeye girip girmediği, somut olayın şartlarına göre değerlendirilmelidir. Bu konuda, e-ticaret konusunda tecrübeli avukatlardan hukuki yardım alınması en sağlıklı yoldur.

Ayıplı Mal Durumunda Sözleşmeden Cayma

Tüketici normal şartlarda kendisi zarar verdiği üründen ötürü cayma hakkı kullanamaz. Ancak mal kargoda taşıma sırasında zarar görmüşse, taşıma boyunca malda oluşacak olan zarardan satıcı sorumlu olduğu için bu sözleşmeden ayıp nedeniyle dönebilir.

Burada genellikle ürünün kargoda zarar gördüğü veya zaten hasarlı ürün gönderilmiş olduğu her zaman kolay ispatlanamayabiliyor. Bu nedenle kargo teslim alındığı sırada kargo görevlisi ile birlikte açılmasında fayda vardır.

Ancak bu yapılmamış olsa bile ayıptan ötürü gerekli işlemler yapılabilir. Çünkü Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 10 hükmüne göre teslim tarihinden itibaren 6 ay içerisinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu varsayılır. Dolayısıyla satıcı buna göre sorumlu tutulur.

Malda bir ayıp olduğu zaman yazımızın konusu olan cayma hakkının kullanımı mümkün olmaz. Çünkü olağan değişim veya hasarın haricinde bir durum söz konusu olur artık. Dolayısıyla bu 14 günlük cayma hakkı yerine ayıp hükümlerine dayanılır. Ayıp halinde tüketici bir takım seçimlik haklara sahiptir:

  • Malın ayıpsız benzeri ile değişimi
  • Malın ücretsiz tamir edilmesi (aşırı masraf gerektirmediği takdirde)
  • Malın ücretinin iade edilmesi
  • Ücrette ayıp oranında indirim yapılması

Eğer kişinin eline geçen bir mal ayıplı ise ve bu ayıp olağan bir gözden geçirme ile farkedilebiliyorsa bunun uygun bir süre içerisinde satıcıya bildirilmesi gerekir.

Ancak olağan bir gözden geçirme ile farkedilemeyecek bir ayıp söz konusu ise bu sefer ayıp farkedilir farkedilmez derhal satıcıya durumun bildirilmesi gerekir. Eğer ayıpla ilgili olarak satıcının ağır bir kusuru varsa satıcı sürenin geçirildiğini iddia edemez. 

Ayıplı malda sözleşmeden cayma konusu da ciddi ayrıntıları olan bir konudur. Bu yazıda ancak kısaca değinmiş olduk. Ayıplı ürünlerle ilgili hukuki prosedür uygulamada ciddi problemlere yol açabilmektedir.

Cayma Hakkı Kullanıldığında Yan Sözleşmelere Ne Olur?

Tüketici yukarıda bahsettiğimiz şekilde cayma hakkını kullandığı zaman mesafeli satış sözleşmesine bağlı yan sözleşmeler de varsa bunlar kendiliğinden sona erer. Böyle bir durumda tüketici yan sözleşmelerle ilgili olarak gene herhangi bir masraf, tazminat yahut cezai şart ödemek zorunda değildir. Satıcı veya sağlayıcı, yan sözleşmelere taraf olan üçüncü kişilere, tüketicinin sözleşmeden caydığını derhal bildirmek zorundadır.

Cayma Hakkı ile İlgili Meselelerde Bilişim Avukatı Desteği

Yukarıda genel olarak mesafeli sözleşmelerde cayma hakkının özelliklerinden ve nasıl kullanılması gerektiğinden bahsettik. Bu hakkın kullanımı bir dava olmadığı için bildirimin hukuka uygun olup olmadığını denetleyecek hukuki bir mercii başlangıçta yoktur.

Eğer hatalı yahut ihmali işlemler gerçekleştirilmişse (hem satıcı hem tüketici için) iş Hakem Heyetine veya Tüketici Mahkemesine yansıdığında telafisi güç zararlar doğabilmektedir. 

E-ticaretin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için hukuki problem henüz doğmadan önleyici nitelikte hukuki yardım, hukuki problem ortaya çıkarsa da giderici nitelikte hukuki yardım alınmalıdır.

Bu konuda özellikle tecrübeli bir bilişim avukatı ile çalışmak önemlidir. Türkiye’de bilişim avukatlarının çalıştığı alanlarla ilgili bilgi edinmek için ‘bilişim ve e-ticaret avukatı’ başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Bu makale faydalı mıydı?