Açık bankacılık

Bankacılık Hukuku Açısından Açık Bankacılık

Açık bankacılık, bankalarda bulunan kişilere ait verilerin üçüncü kişi hizmet sağlayıcılar tarafından hızlı ve kolay erişilmesini amaçlar. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de henüz yeni olan bu sistemin önemli bir hukuki arkaplanı vardır.

Yazımızda konu ile ilgili olarak yasal düzenlemelerden, sistemin nasıl işlediğinden, avantajlarından, hukuki süreçten ve diğer bazı önemli noktalardan bahsedeceğiz. Genel olarak sık sorulan soruları cevaplandırdığımız bu yazımızı dikkatli okumanızı öneririz.

Açık Bankacılık Nedir?

Üçüncü kişi hizmet sağlayıcılara, kullanıcıların onayı da alınmak şartı ile, bankalarda bulunan kullanıcılara ait finansal verilerine erişim imkanı sağlayan sisteme açık bankacılık denir.

Bu sistem sayesinde üçüncü kişi finansal kuruluşlar, bankalarda yer alan bir takım müşteri verilerine ulaşır ve bu verilerden yola çıkarak kullanıcılara teklif sunar veya bazı başka kolaylıklar sağlar. Bunun hem kullanıcılar açısından hem de üçüncü kişi firmalar açısından önemli avantajları bulunur.

Bahsettiğimiz bu sistem Türkiye’de henüz yeni olan ve geliştirme aşamasında bir sistemdir. Mikro ve makro düzeyde kullanıcı deneyimini ve finansal piyasanın gelişimini artırmayı hedefleyen bir sistemdir. Türkiye’de de hukuki zemini gittikçe daha da oturacaktır.

DİKKAT: API üzerinden çalışma yapmak isteyen kuruluşlar yahut halihazırda düzenini bu sisteme adapte etmek isteyen bankalar gerek kişisel verilerin korunması, gerekse bankacılık hukuku bakımından önemli sonuçlara sahip bu işlemleri hukuki yardım alarak yapmalıdır. Zira henüz yeni olan bu sistem yargısal olarak ne tür bir karşılık doğuracak henüz net belli değildir. Dolayısıyla atılan her adımın hukuki zemini doğru oluşturulmalıdır.

Açık Bankacılık Nasıl Çalışır?

Açık bankacılık, bahsettiğimiz veri aktarımını mümkün hale getiren bir uygulama ile çalışmaktadır. Buna ‘Uygulama Programlama Arayüzü’ (Application Programming Interface) yani kısaca ‘API’ denmektedir.

API dediğimiz şey aslında iki uygulamanın birbiri arasındaki iletişimi sağlayan yazılım sistemidir. Bunun finans sektöründeki karşılığı ise iki finans kuruluşundan birinin diğerinin sistemine girerek orada yer alan verileri gene yazılık sayesinde bazı veriler gizli kalacak şekilde kendi sistemine çekmesi anlamına gelir.

Açık bankacılık sistemi ile verilerin bu şekilde paylaşılması, hangi verilerin ne kadar ve kimlerle paylaşılabileceği tamamen kullanıcılar tarafından belirlenir, kullanıcının verdiği onayla sınırlı kalır.

Dünyada bu açık bankacılık sistemi daha doğrusu API olarak adlandırdığımız sistem sadece finans değil, taşımacılık, konaklama, turizm gibi bazı önemli başka alanlarda da kullanılmaktadır. Ancak her halükarda bu sistem çok eskilere dayanmaz.

Türkiye’de Açık Bankacılık Mevzuatı

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere API sistemi Türkiye’de tam anlamıyla faaliyete girmiş değil. Buna ilişkin hukuki düzenlemeler mevcut ve hazırlanmış durumda. Bu noktada 31069 Resmi Gazete numaralı olan ve 2020 yılında karşımıza çıkan ‘Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik’ düzenlemesinden bahsetmek gerekir.

Bu yönetmelik API sistemine yeşil ışık yakmakta ve genel anlamda açık bankacılık sistemine atıfta bulunmaktadır. Normal şartlarda bu yönetmeliğin 1 Temmuz 2020 tarihinde yürürlüğe girmesi bekleniyordu. Ancak ilgili yönetmeliğin değiştirilmesi hakkında kanun çıkarılarak yürürlük tarihi 1 Ocak 2021 olarak değiştirildi. Dolayısıyla yönetmelik 2021 tarihi itibariyle Türkiye’de sonuçlarını doğuracaktır.

Yönetmelik açık bankacılık sistemlerini “müşterilerin yahut müşteriler adına/hesabına işlem yapan tarafların API, web servis, dosya aktarma protokolü vb. kanallarla bankanın sağladığı finansal servislere uzaktan ulaşım sağlayarak bankacılık işlemlerini yapabildikleri yahut yapabilmek için bankaya talimat verebildikleri elektronik dağıtım kanalı” olarak tanımlar.

Aynı zamanda API için de “bir yazılımın başka bir yazılımda tanımlanan işlevleri kullanabilmesi amacıyla üretilmiş uygulama programlama arayüzü” tanımını yapar.

Bunun haricinde gerek 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, gerek 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun ve gerekse 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun bahsettiğimiz sistemle ilgili işlemlerde temel olarak gözönünde bulundurulması gereken düzenlemelerdir.

Esasen açık bankacılık sistemi ile halihazırdaki bankacılık hukuku bazı noktalarda uyumsuzdur. Bu konuda ilgili mevzuat henüz tam anlamıyla oluşturulmuş sayılmaz.

Bu nedenle olası bazı hukuki problemler önceden hesaplanarak sistemin buna göre kurulması icab eder. Örnek vermek gerekirse Bankacılık Kanunu düzenlemelerinde yer alan bankaların sır saklama yükümlülüğü ile açık bankacılık uygulaması arasında ne tür bir hukuki bağ kurulacağını tamamen uygulamadaki işleyiş gösterecektir.

Dolayısıyla açık bankacılık sistemine adapte olmak isteyen kuruluşların sürecin en başından olası hukuki sorunları gözeterek buna karşı sağlam bir hukuki temel atmaları en iyisi olacaktır.

Açık Bankacılıkta Vergilendirme

Mart 2017 tarihli Gider Vergileri Genel Tebliği çerçevesinde 6493 sayılı Kanun hükümlerine göre faaliyet gösteren elektronik para ve ödeme kuruluşları ve dolayısıyla açık bankacılıkla iştigal eden kuruluşlar, bankerlik faaliyeti kapsamında sayılmıştır.

Buna bağlı olarak KDV değil, banka ve sigorta muameleleri vergisine, BSMV’ye tabidirler. Bunun haricinde genel ticari faaliyetin çeşidine göre defter tutma ve vergi ödeme yükümlülüğü devam eder.

Bu Süreçte Nelere Dikkat Etmeli?

Yukarıda açık bankacılık nedir, nasıl işler sorularına yüzeysel açıklamalar yaptık ve açık bankacılık faaliyeti sürdürmek isteyen kuruluşların dikkat etmesi gereken bazı hususlara dikkat çekmeye çalıştık.

Görüldüğü üzere açık bankacılık oldukça önemli bir faaliyettir ve hukuki zemini de bir o kadar önemlidir. Yeni düzenlemelerle açık bankacılığa izin veriliyor olması, kuruluşların KVKK’dan doğan sorumluluklarının sona erdiği anlamına gelmez. Sadece KVKK değil genel anlamda, ticari elektronik ileti olsun veya diğer mevzuat düzenlemeleri olsun bir uyum içinde açık bankacılık faaliyeti sürdürülmelidir.

Özellikle bu alanın henüz Türkiye’de tecrübe edilmemiş olması da gözönünde bulundurulursa; tüm bu aşamalardan sağlıklı sonuç alabilmek ve uzun vadede hukuki anlamda sorunsuz bir işleyiş için deneyimli avukatlardan yardım alınmalıdır.

Bu makale faydalı mıydı?