ticari elektronik iletiler

Ticari Elektronik İletiler

(7 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Ticari elektronik iletilerin hangi hukuka ve hangi kurallara tabi olduğu çok önemlidir. Mevzuatın farklı yerlerinde düzenlenen ticari elektronik iletiler bu kurallara uygun şekilde alıcılara gönderilmediği zaman ciddi hukuki yaptırımlar söz konusu olabilir. Yazımızda ticari elektronik iletilerle ilgili bilinmesi gereken hukuki ayrıntılara değineceğiz.

Ticari elektronik iletiler, aşağı yukarı 20 yıldan beri hayatımızın içindeler. Özellikle akıllı cihazların yaygınlaşması ve internet dünyasının kalabalıklaşması ile iyice artış gösterdiler. 

Uzun süredir hayatın içinde olmalarına rağmen bunlarla ilgili kanuni düzenlemeler henüz yeni sayılır. Yazımızda konuyu hem kanuni düzenlemelere göre hem de uygulamada yaşanan hukuki sorunlara göre açıklayacağız.

Ticari elektronik ileti gönderen firmalar veya bu sürecin içine bir şekilde dahil olan kişiler muhakkak tecrübeli avukatlar ile çalışmalıdır. Ancak bunun yanında konu hakkında bilgi sahibi olmak da önem taşıyor. Bu yazıyı sizler için bu amaç doğrultusunda hazırladık. Önemli bir konu olduğu için dikkatlice okuyunuz.

Ticari Elektronik İleti Nedir?

Gerek 6563 sayılı “Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun” gerekse de 29417 sayılı “Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik” düzenlemelerinde ticari elektronik ileti nedir sorusu cevaplanıyor.

Buna göre; telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta (gmail, hotmail vs. mail sistemleri), kısa mesaj hizmeti (SMS) gibi araçlar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletiler ticari elektronik ileti olarak tanımlanabilir.

Neredeyse bütün firmalar bu anlamda tanıtıcı veya başka özellikte ticari elektronik ileti gönderiyor. Tabi bu şekilde iletiler ticari amaçla atılmazsa burada bahsedeceğimiz hükümlere tabi olmaz. Kişilere ticari amaçla atılan mail, SMS, aramalar vs. Hep ticari elektronik iletiye girer ve aşağıda bahsedeceğimiz hükümlere tabidir. 

Bu düzen biraz da Kişisel Verilerin Korunması (KVKK) sistemine benziyor. Burada da KVKK benzeri bir rejim ve gene ona benzer bir koruma sağlanıyor. Şirketlerin KVKK uyumu ihtiyacı olduğu kadar ticari elektronik ileti düzenine uyum sağlamaları da gerekiyor.

Ticari Elektronik İletilerde Bulunması Zorunlu Olan Hususlar

İlk olarak ticari elektronik ileti, alıcının onayına uygun şekilde hazırlanmalıdır. Bunun haricinde şu hususların iletilerde yer alması gerektiği kanuni şarttır:

  • İletinin başlığında yahut içeriğinde, tacirler için MERSİS numarası ve ticaret unvanı, esnaflar için ise ad – soyad bilgisi ve TC kimlik numarasına bulundurulmalıdır. Bunlar asgari bulunması gereken özellikler. Bunların yanında ayrıca marka veya işletme adı gibi tanıtıcı unsurlara yer vermek mümkün.
  • SMS olarak gönderilen ticari elektronik iletilerde, tacirler MERSİS numarasına ve ticaret unvanına, esnaflar ise ad – soyad bilgisi ve T.C. kimlik numarasına yer verir. Burada da marka ve işletmeye ilişkin başka ad eklemek mümkündür.
  • Ayrıca iletinin gönderildiği iletişim aracının niteliğine bağlı olarak; telefon, faks, tel no, e-posta adresi vs. gibi erişime açık iletişim kanallarından en az birisi konmak zorundadır.
  • Ticari elektronik iletinin niteliği olağan bir bakış ile anlaşılamıyorsa tanıtım veya kampanya gibi ne olduğuna dair bilgi verici ibare konur. Gene iletişim aracının niteliğine bağlı olarak bu ibare en başta yer alır. Örneğin e-postanın konu bölümünde, SMS’in en üstünde yer alır.
  • Eğer ileti, indirim veya hediye çeki gibi promosyonları içeriyorsa bu durum da iletide açık bir şekilde yer almak zorundadır.
  • Alıcılara  promosyonun geçerlilik süresi veya kullanım şartları ile ilgili yapmaları gerekenleri, bir URL’ye koyarak bunu ticari elektronik iletiye koymak da zorunludur. Eğer bu yapılmıyorsa, bu konuda bilgi alınabilecek bir iletişim aracına yer vermek gerekiyor.

Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi’ne (İYS’ye) Kayıt

Ticari elektronik ileti yönetim sistemi, yani İYS, ticari elektronik ileri onayı alınmasına, buna ilişkin reddetme hakkının kullanılmasına ve aşağıda bahsedeceğimiz şikayet süreçlerinin yönetimine imkan sağlayan sistemdir. 

Ticari elektronik ileti kullanan tüm hizmet sağlayıcılar İYS’ye kaydolmak durumundadır. Bunu kişisel verilerin korunmasındaki VERBİS kaydına benzetmek mümkün. Burada artı bir durum şudur ki, İYS üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ticari elektronik ileti gönderilemez. Yani alıcılardan onay alınmak durumundadır ve bu onay İYS’ye işlenmelidir. Onay konusunun ayrıntılarına da aşağıda değineceğiz.

Ticari Elektronik İleti Gönderme Şartı

Ticari elektronik iletilerin gönderilmesinde ilk ve en önemli şart, bu iletiyi gönderen gerçek veya tüzel kişinin kim olduğu açıkça anlaşılabiliyor olması gerektiğidir.

Buna ek olarak eğer indirim, hediye vb. promosyonlar veya bu amaçlı yarışma veya oyunlar bildiriliyorsa bunların niteliği ve temel ayrıntıları açıkça belirlenmelidir. Bunlar aslında ticari iletişimde genel esaslardır.

Bu esaslardan başkaca, ticari elektronik ileti gönderenlerin özellikle dikkat etmesi gereken çok önemli bir şart var. Bu da Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun madde 6 düzenlenmesinde yer alan onay şartıdır. Ayrıntıları yönetmelikte yer alsa da burada genel esasları yer alıyor. Buna göre şu şartların varlığından bahsedebiliriz:

  • Ticari elektronik ileti gönderebilmek için alıcılardan önceden onay almak gerekiyor. Bunun kurallarına ve uygulamasına aşağıda değineceğiz. 
  • Bu onay kanun gereği, yazılı olarak veya elektronik ortamda alınabilir. 
  • Alıcıdan iletişim amaçlı olarak bazı iletişim bilgilerinin alınması halinde bazı konulardan ötürü ticari elektronik ileti gönderebilmek için ayrıca onay almak gerekmez. Bunlar özellikle: temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik bilgileri ve kullanım – bakımla ilgili bilgilerden ötürü atılan ticari elektronik iletilerdir.
  • Esnaf, şirket ve tacirlere önceden onay almadan ticari elektronik ileti gönderilebilir. Dolayısıyla onay alma şartı Türk Ticaret Kanunu anlamında esnaf veya tacir olmayan kişiler için yani genel olarak tüketiciler için geçerlidir.

Ticari Elektronik İletilerde Onay Alma

Hizmet sağlayıcılar; mal ve hizmetlerini tanıtmak, pazarlamak yahut işletmesini tanıtmak, tanınırlığını artırmak maksadıyla alıcıların elektronik iletişim adreslerine ticari elektronik ileti gönderiyor. İşte bu tür bir elektronik ileti, önceden onay alınmadan kimseye gönderilemez. Tabi bir kişi önceden onay vermişse bu onayı geri alıncaya kadar ticari elektronik ileti göndermek hukuka uygun olur. Peki bu onay nasıl alınmalıdır?

  • Onayın yazılı olarak yahut başkaca her türlü elektronik iletişim aracı ile alınması mümkün. Bu bazen mağazada bir ürünün satımı sırasında faturalama ile alınabilir yahut bir SMS’e evet şeklinde cevap vererek yapılabilir. Örnekleri çoğaltmak mümkün.
  • Onayda alıcı, ticari elektronik iletileri kabul ettiğine dair irade beyanını ortaya koymalıdır. Adı ve soyadı ile elektronik iletişim adresi yer almalıdır.
  • Eğer fiziki ortamda yani hazırlar arasında bir onay söz konusu ise alıcının imzası aranır.
  • Onay elektronik ortamda alınıyorsa, onayın alındığına ve reddetme imkanının olduğuna – bu red imkanını nasıl kullanacağına dair bilgi aynı gün içerisinde alıcıya bildirilmek durumundadır.
  • Uygulamada en sık gördüğümüz şekilde; bir kimseye ticari elektronik ileti göndererek buna onay verilmesi sağlanamaz. İlk bile olsa bu tarz bir iletiyi göndermek için önceden onay alınmalıdır. Örneğin kurumsal web sitesinde buna ilişkin bir kısım bulundurulabilir.
  • Eğer bir abonelik sözleşmesi, satış veya üyelik sözleşmesi gibi sözleşmeler ile birlikte alınıyorsa yani sözleşme metninin içerisine dahil ediliyorsa sözleşmenin en son kısmında imzadan önce “ticari elektronik ileti” başlıklı bir alt başlık açılmalı ve ret imkanı ile birlikte bu onay en az 12 punto olacak şekilde buraya eklenmelidir.
  • Acenteye, özel yetkili işletmeye yahut bayilik sözleşmesindeki taraflardan birisine onay verilirse sözleşmenin diğer tarafı için de bu onay verilmiş olunur. Ancak tabi sözleşmeye konu mal, hizmet veya marka ile sınırlı kalacak şekilde bu onay verilmiş olur. Yani Migros firmasının bir şubesine onay verildiğinde Migros’un genel yönetim biriminden ticari elektronik ileti gönderilebilir.
  • Hizmet sağlayıcısı; aldığı onayı, kendi mal ve hizmetleri ile birlikte olması koşuluyla, promosyon olarak sunulan mal ve hizmetleri için de kullanabilir. Ancak bu promosyon ilişkisinin bir sözleşmeye bağlı olması gerekiyor.
  • Onaya ilişkin metinde, alıcının onay iradesi önceden seçili halde sunulamaz. Yani onay iradesinin alıcı tarafından ortaya konulduğu sözleşmeden anlaşılmalıdır.
  • Alıcıya bir mal ve hizmet satışı yapılırken ön şart olarak ticari elektronik iletilere onay vermesi istenemez. Bu tarz emrivaki onaylamaları kanun onaylamıyor. 
  • Herhangi bir hukuki uyuşmazlıkta onay alındığına ilişkin ispat yükü hizmet sağlayıcı taraftadır. Bu nedenle burada bahsettiğimiz kurallara dikkat etmek önem taşıyor.

Bunlar gereksiz külfetmiş gibi görünebilir. Ancak gereği gibi uygulandığı zaman ilgili firma için hukuki koruma görevi görür. Yani aslında bu kurallar tüketicileri korumak için getirilmiş olsa da bu kuralları işin niteliğine uygun şekilde uygulamaya geçiren firma, kendisine bir hukuki koruma sağlamış olur. Tekrar etmek gerekirse bu da KVKK benzeri bir durum oluyor.

ÖNEMLİ!: Burada yazılan kurallara hiç bir firmanın uymadığını ve herhangi bir yaptırım ile karşılaşmadığını düşünebilirsiniz ancak bu konuda bize başvuran ve ağır cezalar almış bir çok firma mevcut. Karşılaştığımız üzere genel olarak gönderilen ticari SMS’in e-devlet üzerinden şikayet edilmesinden kaynaklanmaktadır.

Bu nedenle eğer ticari elektronik ileti kullanan bir firmanız var ise bir avukat ile çalışarak iletilerinizi hukuka uygun şekle getirmenizi öneririz.

Hangi Durumlarda Onay Gerekmez?

Bazı hallerde alıcının onayı gerekmeyebilir. Bu haller gene 29417 sayılı Yönetmelikte yer alıyor. Uygulaması da aynı maddede olduğu gibidir. Bu halleri şu şekilde sıralamak mümkün:

  • Alıcının, kendisiyle iletişime geçilmesi maksadıyla iletişim bilgilerini vermesi durumunda, temin edilen mal ve hizmete ilişkin değişiklik, kullanma ve bakım ile ilgili ticari elektronik ileti göndermek için ayrı bir onaya gerek duyulmaz.
  • Devam eden abonelik, üyelik yahut ortaklık durumu ile tahsilat, borcun hatırlatılması, bilgilerin güncellenmesi, satın alma işlemleri ve teslimata ilişkin işlemler yahut bunlara benzer bildirimlerle ilgili ticari elektronik iletilerden ötürü onay alma zorunluluğu söz konusu değildir. 
  • Ayrıca hizmet sağlayıcıya ilgili mevzuatla getirilen bilgi verme yükümü söz konusu ise gene önceden onay almak gerekmez.
  • Tabi belirtmemiz gerekir ki bu tür onay zorunluluğu olmayan iletiler yalnızca amacına uygun kullanılmalıdır. Yani bu iletiler ile mal veya hizmet özendirmesi veya reklamı yapmak mümkün değil.
  • Yukarıda da belirttiğimiz üzere ticari elektronik ileti gönderilen kişi tacir veya esnaf ise bu kişilerden önceden onay almak gerekmiyor. Ancak birazdan reddetme hakkından bahsedeceğiz. Eğer tacir veya esnaf kişi bu ret hakkını kullanırsa bunlar için de artık onay alınmadığı sürece ileti gönderimi söz konusu olmaz.
  • Sermaye Piyasası ile ilgili mevzuat vardır. Bu mevzuat hükümleri uyarınca aracılık faaliyetleri gören şirketlerce müşterilere bilgilendirme maksatlı gönderilen ticari elektronik iletiler için onay alınması da bir zorunluluk değildir. 

Bunlar da onay gerekmeksizin ileti gönderilebilecek durumlardı. Şimdi de alıcıların ticari elektronik iletiyi reddetme hakkından bahsedeceğiz.

Alıcıların Ticari Elektronik İletiyi Reddetme Hakkı

Yönetmelik ile alıcının ticari elektronik iletileri reddetme hakkı getiriliyor. Madde 9 düzenlemesine göre herkesin iletileri reddetme hakkı vardır. Kendisine ileti gönderilmeden onay almaya gerek olmayan kişilerin dahi bu ret hakkını kullanması mümkün.

Alıcının reddetme hakkını şu esaslar doğrultusunda kullanabileceğini söyleyebiliriz:

  • Alıcıya ret imkanı yukarıda bahsettiğimiz esaslar doğrultusunda açık bir şekilde sunulur. Ticari elektronik ileti içerisinde bir URL, irtibat numarası veya SMS geri bildirimi vs. şekilde sadece ret bildirimine özgülenmiş bir kanal bulundurulmak zorundadır. 
  • Ayrıca ret için alıcıya sunulan bu imkan ücretsiz ve kolay bir yöntem olmak durumundadır. Bununla birlikte bu ret kanalları, gönderilen her ticari elektronik ileti içerisinde yer almak zorundadır.
  • Alıcı istediği zaman ticari elektronik ileti almak istemediğini söyleyebilir. Bunda herhangi bir gerekçe göstermesi gerekmez. Alıcı bir gerekçe sunmaya zorlanamaz. 
  • Alıcı ret bildiriminde bulunduğu zaman, bu bildirim ile ilgili ileti kanalına ilişkin onay kesilmiş olur.
  • Yukarıda şube veya acente gibi temsilcilere verilen onayın, genel tüm işletme için verilmiş olduğundan bahsettik. İşte ret hakkı kullanıldığında da bu ret tüm işletmeyi kapsar. Ret bildirimi alan taraf bunu genel merkezine bildirmek zorundadır.
  • Şunu da belirtmek gerekir ki alıcının ret hakkını kullanmış olması, kanunen gönderilmesi zorunlu olan iletileri kapsamaz. Yani firma bu tür iletileri ret hakkına rağmen kullanabiliyor.

Ret Bildirimi Geldikten Sonra Ne Yapılmalıdır? → Alıcı ret hakkını kullandıktan sonra bu ret bildirimi ilgili firmaya ulaşır. Ulaştıktan sonra üç iş günü içerisinde alıcıya ticari elektronik ileti gönderme işlemleri durdurulmak zorundadır.

Onay Kayıtları Ne Kadar Tutulur? → Öncelikle alıcı onayını çekmediği sürece bunun muhafaza edilmesi şarttır. Alıcı tarafından ret hakkı kullanıldıktan sonra ise 1 yıl süre ile bu onay kaydı tutulmak durumundadır. Bakanlık kimi zaman bunu talep edebilmektedir. Talep halinde hazır bulundurmak için 1 yıllık muhafaza yükümü söz konusu.

Ticari Elektronik İleti ve Kişisel Verilerin Korunması

Kişisel verilerin korunması, aynı ticari elektronik iletiler gibi Türk hukukunda yeni sayılır. Bununla ilgili ayrıntılar için “Kişisel Verilerin Korunması (KVKK)” başlıklı yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Bunun ticari elektronik iletilerle ilişkisine gelecek olursak; hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar, yani genel olarak firmalar, Yönetmelik kapsamında ticari elektronik iletilere ilişkin yaptıkları işlemlerde insanların kişisel verilerine ulaşır. İşte bu süreçte elde edilen bilgilerin de KVKK ve buna bağlı çıkarılan mevzuat kapsamında korunması zorunludur.

Firmaların ticari elektronik ileti göndermek için birbirlerine numara veya diğer elektronik bilgileri verdiği görülebiliyor. Bu durum KVKK anlamında kabahat ve TCK anlamında suç teşkil eder.

Onay Verilmemiş Bir Firmadan İleti Gelirse Ne Yapılabilir?

Böyle durumlar için şikayet kurumu düzenlenmiştir. Onay vermemiş olduğu halde bir firma veya başka bir kişiden ticari elektronik ileti alan kişi şikayet hakkına sahiptir. Şikayet ile ilgili ayrıntılar yine Yönetmelikte yer alıyor. Şimdi bu konu hakkında bilinmesi gereken hususlara değineceğiz.

Firmaların Denetlenmesi

Ticari elektronik ileti faaliyetinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler Bakanlık tarafından düzenli olarak denetlenir. Başkanlığın görevlendirdiği müfettişler, çoğunlukla firmaların Yönetmelik hükümlerine uygun davranıp davranmadığını kontrol eder. Bazı durumlarda bilgi ve belgeleri incelemek ister. Elektronik ileti kayıtlarını denetler. Bu müfettişlere gerekli bilgi ve belgeleri sunmak da bir yükümlülüktür.

Ticari Elektronik İletilerle İlgili Şikayet Hakkı

Hukuka aykırı olarak ticari elektronik ileti aldığını, kendisine gönderilen iletinin başkaca herhangi bir hukuka aykırılık içerdiğini düşünen kişilerin şikayet hakkı var.Peki bu hak nasıl kullanılıyor?

Şikayet Nereye Yapılır? → Şikayet başvuruları birkaç farklı yoldan yapılabiliyor. E-devlet üzerinden şikayet ile ilgili özel bir kısım vardır buradan şikayet işlemleri gerçekleştirilebiliyor. Yahut, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının web adresi üzerinden şikayet etmek mümkün. Bununla birlikte herkes yazılı olarak ikamet ettiği yerde bulunan ve bakanlığa bağlı il müdürlüğüne şikayette bulunabilir.

Şikayetçinin Durumu →  Gerçek kişi veya tüzel kişi şikayetçi olabilir. Ama tabii ki de kendi iletişim kanallarına ileti gönderilen kişiler şikayetçi olabilir. Kendisine ait olmayan bir iletişim kanalından ötürü şikayette bulunmak mümkün değildir. Eğer gerçek kişi şikayetçi ise; adı ve soyadı, imzası ve ikametgah adresi şikayet içerisinde yer almak zorundadır. Ancak şikayetçi tüzel kişi ise; unvanı, adres bilgisi, temsile yetkili kişiye ilişkin bilgiler yahut vekiline ilişkin bilgiler ve yetkililerin imzası yer almak zorundadır. Şikayet e-devletten yapılıyorsa imza gereksizdir.

Şikayetin Süresi → Ticari elektronik iletilerle ilgili şikayette bulunacak olan kişi, iletinin kendisine gönderildiği tarihten itibaren 3 ay içerisinde bu hakkını kullanmak zorundadır.

Ticari elektronik iletilerle ilgili şikayette şu hususların bulunması özellikle gereklidir:

  • SMS ile gönderilmişse → Şikayet edenin T.C. kimlik numarası, telefon numarası, cep telefon numarası, iletiyi gönderen kişi veya firmanın telefon numarası, eğer numarası yoksa marka ve işletme adı gibi bilgileri, iletinin gönderildiği tarih ve saat ve iletinin eksiksiz içeriğinin ne olduğu, eğer şikayet eden tacir ise MERSİS numarası, eğer şikayetçi esnaf ise esnaf olduğunu belirten ibare gereklidir. Eğer mümkünse ticari elektronik iletinin bir görseli de başvuruya eklenmelidir.
  • E-posta ile gönderilmişse → Şikayet edenin T.C. kimlik ve telefon numarası, e-posta adresi, e-posta hizmeti aldığı kuruluşun adı (Google, Yandex.navi, Bing vs. gibi), ticari elektronik ileti gönderenin e-posta adresi, e-postanın gönderildiği tarih ve saat ile içeriğin eksiksiz hali, eğer şikayet eden tacir ise MERSİS numarası, eğer şikayetçi esnaf ise esnaf olduğunu belirten ibare gereklidir. Eğer mümkünse ticari elektronik iletinin bir görseli de başvuruya eklenmelidir.
  • Sesli arama yoluyla ileti gönderilmişse → Bu halde de aynı şeyler isteniyor. Yalnızca e-posta bilgisi ve iletinin içeriği istenmiyor. 
  • Diğer elektronik araçlar kullanılarak gönderilmişse → Böyle bir durumda da iletinin türüne bağlı olarak yukarıda bahsettiğimiz türlerden hangisi uygun düşerse onlar isteniyor. 

Görüldüğü üzere şikayet başvurusu oldukça teknik bir arka plana sahip. Özenilmemiş, gelişi güzel hazırlanan ve hukuki zeminde ayakları yere basmayan başvurular kabul edilmez. Hatta kişiyi haklı iken haksız konuma düşürür. 

Bu bahsettiğimiz şartları taşımayan başvurular işleme alınmaz. Şartları taşıyan ama hukuken sonuca ulaştırmayacak içeriği olan başvurular da başarısıza sonuçlanır. Dolayısıyla ticari elektronik iletilerle ilgili bu alanda da hukuki yardım almak önem taşıyor.

Şikayetin Sonuçlandırılması

Öncelikle başvuru incelenir. Şartları taşıyor mu buna bakılır. Eğer şikayet edilen, başka bir il sicil müdürlüğünün olduğu yerdeki sicile kayıtlı ise başvuru belgeleri o yer il müdürlüğüne gönderilir ve başvurucu bu konuda bilgilendirilir.

İl müdürlüğü gerekli gördüğü araştırmayı yapar. İlgililerden bilgi ve belge talep edebilir. Gerekirse yerinde inceleme yapabilir. Bu bilgi ve belgeler, talep üzerine on beş gün içerisinde ilgili il müdürlüğüne teslim edilmek zorundadır. Eğer gerekiyorsa bu süre 15 gün daha uzatılabilir. Ancak bu, ilgilinin talebi üzerine ve bir kereye mahsus söz konusu olur.

Bu ikinci süreye rağmen de belgeler teslim edilmezse ilgili bilgi ve belgeleri teslim etmeyen firma veya kişilere idari yaptırım uygulanıyor. Bilgi ve belge talebi yapılan bildirimde bu idari işleme ilişkin ayrıntılı bilgi veriliyor.

Bazı durumlarda ticari elektronik ileti gönderenin kimliği tam olarak tespit edilemeyebilir. Hangi firmanın gönderildiği, firmaya ilişkin bilgiler bulunamayabilir. Böyle durumlarda araştırmayı yapan il müdürlüğü, GSM veya başka firmalarla iletişime geçerek ticari elektronik iletinin izini sürebilir.

Ticari Elektronik İletilerle İlgili Hukuki Yardım

Yukarıda ticari elektronik iletilerle ilgili bilinmesi gereken tüm önemli ayrıntılardan bahsettik. Belirtmek gerekir ki konu çoğu zaman burada anlatılanlarla kalmıyor. Her hukuki meselede olduğu gibi burada da işin içinde başka konular da oluyor ve mevzuatın bütüncül olarak düşünülmesi gerekiyor. 

Bir olaya mevzuatın çok farklı yerlerinde etki eden hükümler bulunabilir. Bu durum özellikle KVKK ve ticari elektronik ileti konularında kendini gösteriyor. Dolayısıyla bu konularda ortaya çıkan meselelerde tecrübeli avukatlarla çalışmak önem taşıyor.

Bu makale faydalı mıydı?