zimmet suçu

Zimmet Suçu

(14 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

TCK 247 düzenlemesinde yer alan zimmet suçu, haklı veya haksız olarak bir çok kamu görevlisini takibe uğratan karmaşık bir suçtur. Zimmet suçundan ötürü başlayan hukuki süreçte bir avukat desteği almak ne kadar önemliyse konu hakkında bilgi sahibi olmak o kadar önemlidir. Bu nedenle zimmet suçunun önemli noktalarını ele aldığımız bu yazıyı sizler için hazırladık.

Zimmet çok ciddi bir suçtur. Türk Ceza Kanunu içerisinde millete ve devlete karşı işlenen suçlar içerisinde yer almıştır. Dolayısıyla TCK 247’den ötürü başlatılan cezai süreç önemle takip edilmelidir.

Yazımızda zimmet suçunun nasıl işlendiğine ve temel cezasına, bu cezaya artırıcı veya azaltıcı olarak etki eden unsurlara,şikayet ve zamanaşımına, yargılama sürecine, mahkemenin verebileceği kararlara, tutuklama ve adli kontrole ve bu suçla ilgili bilinmesi gereken diğer önemli meselelere değindik. Konunun ciddiyetine binaen yazımızı dikkatlice okumanızı tavsiye ediyoruz.

TCK 247 kanun metnini okumak istemiyorsanız aşağıda konu ile ilgili detaylı açıklamalarımıza geçebilirsiniz.

TCK 247

 

Zimmet  Suçu ve Cezası Nedir?

TCK 247/1 düzenlemesinde zimmet suçunun temel işleniş şekli ve bunun için öngörülen ceza yer almaktadır. Buna göre görevi nedeniyle; zilyetliği kendisine devredilen malı veya korumak ve gözetmekle yükümlü olduğu malı kendisinin yahut başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi 5 yıl ile 12 yıl arasında değişen hapis cezası ile cezalandırılır.

Belirtmemiz gerekir ki bu 5 ile 12 yıl arasında değişen hapis cezası kanunda yer alan kanuni alt ve üst sınırdır. Yani birazdan da bahsedeceğiz, buna artırıcı veya azaltıcı etki edecek birçok unsur mevcut.

Burada zimmetine geçirmekten maksat “mülkiyetini devretmek” değildir. Burada suçun gerçekleşebilmesi için malın mülkiyetini devretmeye gerek olmadığı gibi basit kullanımlar da zimmet suçunu oluşturmaz. Ancak söz konusu kamu malında malikmiş gibi bazı tasarruflarda bulunmak TCK 247 suçunu oluşturur ve belirttiğimiz cezaya konu olur.

Zimmet Suçunda Nitelikli Hal ve Cezası (TCK 247/2)

Yukarıda zimmet suçunun temel işleniş şeklinden bahsettik. TCK 247/2 düzenlemesi ise nitelikli zimmet suçunu düzenler. Buna göre; ilgili kamu görevlisi eğer zimmetin ortaya çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunursa verilecek olan ceza 1/2 oranında artırılarak verilir.

Yani kamu görevlisi eğer zimmet suçu işlemiş, üstüne bir de bunu gizlemeye yönelik hileli davranışlarla tedbir almışsa verilecek olan ceza 7.5 yıl ile 18 yıl arasında değişecek olan hapis cezasıdır. Tabi bu da kanuni ceza üzerinden yapılan kanuni bir artırım hesabıdır. Uygulamada bir cezaya etki eden birçok unsurla karşılaşmaktayız.

Zimmet Suçunda Basit Hal ve Cezası (TCK 247/3, TCK 249)

Türk Ceza Kanunu madde 247/3 ve madde 249 düzenlemelerinde iki tane cezayı azaltıcı unsur öngörülmüştür. Bunları şu şekilde sıralamamız mümkündür:

  • Eğer kamu görevlisi malı kullandıktan sonra iade edecek şekilde zimmet suçu işlemişse (buna kullanma zimmeti deniyor), yani suçu işlerken böyle bir amaç taşıyordu ise verilecek olan ceza 1/2 oranında indirilebilir. (TCK 247/3)
  • Eğer kamu görevlisinin zimmetine geçirdiği malın değerin çok az ise verilecek olan ceza 1/3 ile 1/2 oranları arasında indirilebilir. (TCK 249)

Malın değerinin azlığı veya kamu görevlisinin suçu işlerken geri yerine koyma maksadı taşıyor olup olmadığını uygulamada mahkeme belirlemektedir. Mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken kamu görevlisinin beyanı ile birlikte bir çok unsuru da gözetir.

TCK 248 düzenlemesinde zimmet suçu için etkin pişmanlık hali yer almıştır. Bu da cezada indirimi gerektiren bir durumdur. Ayrıca iyi hal indirimi, olası kast indirimi vs. hallere ve etkin pişmanlığa aşağıda değineceğiz.

Tablo 1: Zimmet Suçunun İşleniş Şekilleri ve Kanunda Öngörülen Cezalar

Hangi Hallerde Gerçekleşir? Cezası Nedir?
Suçun Temel Hali Kamu görevlisinin görevi gereği kendisine zimmetlenen kamu malı üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunması 5 ile 12 yıl arasında değişen hapis cezası
Basit Zimmet  -Kullanma amacıyla malın zimmete geçirilmesi

-Zimmete geçirilen malın değerinin az olması

-Kullanma zimmetinde temel cezada 1/2 oranında indirim yapılabilir

-Değeri az olan malın zimmete geçirilmesinde 1/3 ile 1/2 oranları arasında indirim yapılabilir.

Nitelikli Zimmet Zimmet suçu işleyen kamu görevlisinin bunun anlaşılmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunması Temel cezada 1/2 oranında ceza arttırımı yapılır.

TCK 247 Suçunun Unsurları

Zimmet suçu taksirle işlenebilen bir suç değildir. Failin doğrudan kast ile hareket ediyor olması lazım. Yani suçun yukarıda bahsettiğimiz unsurlarını biliyor olması aranır. Ayrıca olası kast ile zimmet suçunu işlemek mümkündür.

Fail zimmet suçunu işlemeyi istemez ama başka bir amaç için olursa olsun mantığıyla hareket ederek TCK 247’de yer alan fiili işlerse olası kast ile bu suçu işlemiş olur. Böyle bir durumda cezada indirime gidilir. Eğer zimmet suçu olası kast ile işlenmişse zimmet cezasında 1/3 ile 1/2 oranları arasında indirim yapılır.

TCK 247 suçu ancak bir kamu görevlisi tarafından işlenebilir. Kamu görevlisi olmayan kişi istediği kadar kamu malı üzerinde tasarrufta bulunmuş olsun TCK 247’den ötürü yargılanamaz. Bu bakımdan zimmet suçu aslında bir özgü suçtur. Yani herkes tarafından işlenebilen bir suç değildir.

Örnek olarak özel şirketlerde çalışanın bir malı zimmetine geçirmesi durumunda hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu oluşur.

Zimmet suçunun konusu olan mal kamu görevlisine “görevi nedeniyle” verilmiş olmalıdır. Bir kamu görevlisi çalıştığı kurumda kendisi ile alakalı olmayan bir kamu malı üzerinde haksız bir tasarrufta bulunursa TCK 247 anlamında suç işlemiş olmaz.

Zimmet suçunu işleyebilmek için  kamu malı üzerinde TCK 247 anlamında zimmete geçirme söz konusu olmalıdır. Buna göre kamu görevlisi, ilgili kamu malı üzerinde sanki malikmiş gibi; satma, kullanma, başkasına kullandırma, semerelerinden yararlanma, malı tüketme işlerinden birini yapmış olmalıdır. Para üzerinde de zimmet suçu işlemek mümkündür.

Zimmet Suçunda Yargılama Süreci

Buraya kadar zimmet suçunun kanuni unsurlarına ve suçun ne şekilde işlenebileceğine değindik. TCK 247’den ötürü cezai soruşturma veya kovuşturma geçirmek için yukarıda saydığımız fiillerin işlenmesi yeterlidir.

Kimi durumda da bu unsurlar tam olarak gerçekleşmiş olmasa da soruşturma ve yargılama yapılır. Sonuç olarak suçun işlendiğine dair tespiti mahkeme yargılama sonunda yapar. Şimdi bu sürecin nasıl işlediğinden bahsedeceğiz.

Zimmet Suçunda Şikayet, Zamanaşımı ve Şikayetten Vazgeçme

TCK 247 suçundan ötürü soruşturma ve yargılama yapabilmek için herhangi bir şikayete gerek yoktur. Takibi şikayete bağlı bir suç olmadığı için zimmetle ilgili olarak yapılan bildirimlerin hukuki niteliği şikayet değil ihbar olur. Dolayısıyla 6 aylık şikayet süresine de tabi değildir. Bir zimmet fiili her zaman kolluk veya savcılığa bildirilebilir. 

Zimmet suçunda şikayet söz konusu olmasa da 15 yıllık dava zamanaşımı süresi söz konusudur. Dolayısıyla fiilin işlenmesinden sonra 15 yıl içerisinde soruşturma ve kovuşturma süreci tamamlanmamış olursa dava düşer. Aslında burada devletin cezalandırma hakkından vazgeçtiği varsayılır.

Takibi şikayete bağlı suçlarda mağdurun şikayetten vazgeçmesi ile soruşturma ve kovuşturma aşamaları sona erer. Soruşturma aşamasında mağdur şikayetten vazgeçer ise ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı, yargılama aşamasında mağdur şikayetten vazgeçer ise ‘davanın düşmesi’ kararı verilir. Ancak belirttiğimiz gibi bu kural takibi şikayete bağlı suçlar için söz konusu olur. TCK 247 suçu ise takibi şikayete bağlı suçlardan olmadığı için şikayetten vazgeçme diye bir imkan burada mümkün olmaz. 

Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu suç Devlete ve Millete karşı işlenen suçlar arasında yer alır. Ancak zimmet suçu ile ilgili yargılamada kamu görevlisinin çalıştığı kurum belirli şekillerde yer alacağı için bunların bazı beyanları mahkeme kararına etki edebilir. Gene de hiçbir beyan hukuken şikayetten vazgeçme sonucu doğurmaz.

Zimmet Suçunda Etkin Pişmanlık (TCK 248)

Etkin pişmanlık, bir kişinin suçu işlerken tamamen kendi iradesiyle pişman olarak suçun etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik fiil gerçekleştirmesi durumunda söz konusu olur ve etkin pişmanlıktan yararlanan failin cezasında indirime gidilir.

Etkin pişmanlık, kanunda hangi suç için düzenlenmişse o suç için söz konusu olabilir. Yani her suçtan ötürü etkin pişmanlıktan yararlanmak mümkün olmaz. Zimmet suçu, etkin pişmanlık imkanının tanındığı bir suçtur.

TCK 248’e göre, etkin pişmanlık indirimi şu şekilde belirlenir:

  • Eğer kamu görevlisi henüz soruşturma başlamadan pişman olur ve zimmetine geçirdiği malı aynen iade ederse yahut uğranılan zararı tamamen giderirse verilecek olan temel cezanın 2/3’ü indirilir.
  • Eğer kamu görevlisi soruşturma başladıktan sonra ama henüz yargılama (kovuşturma) başlamadan pişman olur ve zimmetine geçirdiği malı aynen iade eder yahut uğranılan zararı tamamen tazmin ederse verilecek olan temel cezanın 1/2’si indirilir.
  • Eğer kamu görevlisi yargılama başladıktan sonra ancak hüküm verilmezden önce etkin pişmanlık göstererek malı aynen iade eder yahut uğranılan zararı tamamen giderirse bu sefer cezanın 1/3’ü indirilir.

Tablo 2: Zimmet Suçunda Etkin Pişmanlığın Cezaya Etkisi

İndirim Oranı Uygulanacak Ceza
Soruşturma Başlamadan Önce ⅔ oranında indirim yapılır 1,5 yıl ile 4 yıl arasında değişir
Soruşturma – Kovuşturma Arasında ½ oranında indirim yapılır 2,5 yıl ile 6 yıl arasında değişir
Kovuşturma Sırasında Ama Hükümden Önce ⅓ oranında indirim yapılır 4,5 yıl ile 8 yıl arasında değişir
Not: Burada yer alan ceza miktarları temel ceza üzerinden belirlenmiştir. Suçun basit hali nitelikli hali veya cezaya etki eden diğer unsurlar arttırıcı veya azaltıcı etkiye sahip olabilir. Yani burada bahsettiğimiz sınırların dışında cezaya hükmedilebilir.

TCK 247 Suçunda Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

Yukarıda takibi şikayete bağlı olan suçlardan bahsettik. İşte bu suçlardan ötürü soruşturma yapılıp da yargılama yapılmasına gerek görülürse dava şartı olarak uzlaştırma prosedürünün takip edilmesi gerekir. Uzlaştırma görüşmeleri kapsamında mağdur ile şüpheli, adliye eliyle uzlaştırılmaya çalışılır. 

Ancak TCK 247 zimmet suçu uzlaştırma kapsamında yer almaz. Dolayısıyla zimmetten ötürü soruşturma yapılıp da kovuşturmaya gerek görülürse direk iddianame hazırlanır ve yargılama aşamasına geçilir. Zimmet suçu ile ilgili yargılama Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılır.

İyi Hal İndirimi

Uygulamada iyi hal indirimi veya saygınlık indirimi olarak bilinen hakimin takdiri indirim hakkı, failin suçu işledikten sonra, soruşturma sırasında ve yargılama sırasında nasıl hareket ettiği, mahkemeye yardımcı olup olmadığı, sosyal durumu ve yaşantısı vs. gözetilerek hakime verilmiş bir ceza indirim hakkıdır. 

TCK 62 düzenlemesinde yer alan iyi hal indirimi düzenlemesine göre zimmet davasında sanık gerekli şartlara sahipse cezasında 1/6 oranına kadar indirim yapılabilir. Esasen iyi hal indirimi önemli ve ayrıntılı bir konudur. Bununla ilgili önemli ayrıntılar için ‘iyi hal indirimi’ başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Tutuklama ve Adli Kontrol

Zimmet suçu yukarıda da bahsettiğimiz üzere kanuni cezası yüksek olan bir suçtur. Ancak bir suçun cezasının yüksek olması veya suçun işlendiğine kesin gözle bakılıyor olması tek başına tutuklama için yeterli nedenler değildir. Kamu görevlisinin somut kaçma tehlikesi yahut delilleri ortadan kaldırma tehlikesi söz konusu olmadığı sürece tutuklama yahut adli kontrol kararları hukuka olur.

Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100/3 düzenlemesinde karine olarak tutuklama nedeni var sayılan haller yer alır. Burada yer alan katalog suçlardan ötürü mahkemenin ekstra tutuklama nedeni araştırması yapmasına gerek olmaksızın tutuklama kararı vermesi mümkündür. Ancak burada tutuklama nedeni olmadığı gene de savunulabilir. Tabi burada ispat yükü sanık üzerindedir.

CMK 100/3’te TCK 247’deki zimmet değil ancak 4389 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 22. maddesinde yer alan zimmet suçu yer alıyor. Bakanlar Kurulu Kararında düzenlenen zimmet, banka yönetim kurulu başkan, üye ve diğer mensuplarının işlediği zimmettir. Bu kişilerin işledikleri zimmet suçunda tutuklama nedeninin varlığı karinedir.

Tutuklama ve ona nazaran daha hafif olan adli kontrol konuları oldukça ayrıntılıdır. Bununla ilgili önemli ayrıntıları yazdığımız “tutukluluğa itiraz” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

TCK 247 Suçunda Cezanın Ertelenmesi

Yargılama sonucunda mahkemenin hükmettiği ceza hükmü 2 yılın altında kalırsa ve sanık daha önce kasıtlı bir suçtan ötürü 3 aydan daha fazla ceza almamış biri ise mahkeme sanık hakkında cezanın ertelenmesi kararı verebilir. 

Bu karar ile kişi hakkında 1 ile 3 yıl arasında bir denetim süresi belirlenerek hapis cezasının infaz edilmemesi sağlanır. Bu süreyi yükümlülüklerine uygun geçiren ve kasıtlı bir suça karışmayan kişi hakkında sürenin sonunda ‘cezası infaz olunmuş’ gibi sonuç doğar. 

Zimmet suçunda temel cezaya göre cezanın ertelenmesi kararı verilemez ancak bir takım indirim nedenlerinin varlığı halinde cezanın ertelenmesi mümkündür. Bu konunun önemli ayrıntılarını “hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı yazımızda inceledik. 

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı da yukarıda bahsettiğimiz cezanın ertelenmesi kararına benzer. Gene hapis hükmünün 2 yılın altında kalması ve sanığın daha önce kasıtlı bir suç işlememiş olması gerekir. Ancak burada 5 yıllık bir denetim süresi söz konusu olur. Bu süreyi yükümlerine uygun geçiren ve kasıtlı bir suça karışmayan kişi hakkında denetim süresi sonunda “sanki hiç suç işlememiş” gibi sonuç doğar.

TCK 247 zimmet suçunda cezanın ertelenmesi gibi HAGB kararı da ancak belirli ceza indirimi halleri varsa söz konusu olabilir. Bu konunun önemli ayrıntıları için de “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” yazımızı inceleyebilirsiniz.

Zimmet Suçu Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilmesi

Bir suçun cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için hükmedilen hapis hükmünün 1 yıl veya altında olması gerekir. Zimmet suçunda yukarıda da belirttiğimiz üzere cezalar genellikle 1 yılın çok üstünde kalır.

Dolayısıyla bu suçta adli para cezasına çevirme pek görülmez. Suçun unsurları oluşmamışsa sanık hakkında beraat kararı verilir. Ancak somut olay bazen öyledir ki bir çok ceza indirimi sebebi vardır. Bu durumda 1 yılın altına düşen ceza hükmü adli para cezasına çevrilebilir.

Zimmet Suçu ile İlgili Dikkat Edilmesi Gereken Konular

Yukarıda TCK 247 düzenlemesinde yer alan zimmet suçunun kanuni unsurlarına ve yargılama sürecine değindik. Bunun yanında zimmet davasına muhatap olan kişinin bilmesi gereken başka önemli konular da vardır. Bunlardan uygulamada en çok merak edilenlerini aşağıda sizin için hazırladık.

Zimmet Suçunun Memurluğa Etkisi

Herhangi bir suçtan ötürü alınan mahkumiyet kararının memurluğa etkisi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 48 hükmünde yer alır. Buna göre kasten işlediği bir suçtan ötürü 1 yıl ve üzerinde ceza alan kişi devlet memuru olamaz ve memur ise memuriyetten ihraç edilir.

Ayrıca ceza miktarına bakılmaksızın bazı suçlardan ötürü cezaya hükmedilmesi durumunda da memuriyet kaybedilir. Zimmet suçu da bunlar arasında yer alır.

Dolayısıyla zimmet suçundan yapılan yargılamada suçlu bulunan kişi memuriyetini kaybeder. Yukarıda etkin pişmanlık hükümlerinden bahsettik. Bazı etkin pişmanlık hallerinde ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilip memuriyet hakkı kurtarılsa da zimmet suçunda etkin pişmanlık yalnızca ceza indirimi sağlar. Bu nedenle TCK 247 ile ilgili bir cezai süreç çok ciddi şekilde takip edilmelidir.

Zimmet Suçu İşleyen Memurun Açığa Alınması

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 137 ve devamında memurların açığa alınması ve buna karşı itiraz yolu yer almıştır. Buna göre bir kamu görevlisi hakkında bir suç soruşturması veya kovuşturması varsa o memurun görevden uzaklaştırılması (açığa alınması) mümkündür.

Açığa alma, tabii ki sınırsız kullanılabilecek bir yetki değildir. Belirli şartların gerçekleşmiş olması gerekiyor. Görevden uzaklaştırma tedbiri için o memurun görevi başında bulunmasında sakınca bulunması gerekiyor.

Görevden uzaklaştırma kararı geniş bir konu olduğu için ayrıntılarına burada girmiyoruz. Ancak belirtmemiz gerekir ki zimmet suçunda açığa alınma açığa alınma mümkün olsa da buna karşı idari tartışa itiraz etmek hatta iç hukuk yollarını tükettikten sonra Anayasa Mahkemesine başvurmak mümkündür. Açığa alma yetkisinin kötüye kullanıldığı durumlarda bu kararı verenler için ciddi sorumluluk doğar.

Zimmet Davası Ne Kadar Sürer?

TCK 247 yani zimmet suçundan ötürü başlatılan bir cezai süreç oldukça uzun sürebileceği gibi birkaç ay gibi kısa bir sürede de sonuçlanabilir. Eğer yargılamaya geçmeye yeter şüphe ve delil oluşmamışsa henüz soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile süreç sonlanır.

Ancak yeterli delilin olduğu durumlarda; mahkemenin durumu, sanık ve müşterinin durumu, bilirkişi raporu, keşif, itiraz süreleri, tebligat vb. birçok unsur yargılamanın süresine olumlu veya olumsuz olarak etki edebilir. Bu süreçte tecrübeli bir ceza avukatından hukuki yardım almak zamansal olarak olumlu etki doğurur.

İcra Memurunun Kullanma Zimmeti

İcra memuru ve icra müdürü görevi gereği kendilerine çeşitli malların teslim edildiği kişilerdir. Bunların işlediği zimmet suçları çoğu zaman yargılamaya konu olur ve Yargıtay kararlarında karşımıza çıkar.

Genellikle yukarıda bahsettiğimiz kullanma zimmeti söz konusu olur ancak bazı durumlarda icra memuru ve müdürünün fiili Yargıtay tarafından kullanmayı aşar şekilde yorumlanmıştır. Bu nedenle yargılamada icra müdürü ve memurunun fiillerinin nitelendirilmesi önemli bir konudur.

Avukatın Zimmet Suçu İşlemesi

Yargıtay kararlarında da yer aldığı üzere avukatlar kamu görevi gören kişilerdir ve hukuken kamu görevlisidirler. Dolayısıyla avukatlık faaliyeti etrafında kendilerine teslim edilen şeyler zimmet suçuna konu olabilir.

Bu kapsamda örneğin avukatın müvekkiline teslim etmek üzere kendisine verilen parayı müvekkiline vermeyerek herhangi bir şekilde bunun üzerinde tasarrufta bulunması çoğu zaman nitelikli zimmet suçunu oluşturur. Avukatların icra dosyasından yahut haricen elde ettiği parayı müvekkiline vermemesi bunun bir görünüm şekildir.

Zimmet Suçuna Göz Yumma (TCK 251)

TCK 251/1 düzenlemesine göre; bazı memurları denetleme yükümlülüğü olan kamu görevlisi, yükümlülüğü kapsamında bir zimmet olayına tanık olur ve buna kasten göz yumarsa TCK 247 zimmet suçunun müşterek faili olur. Yani zimmet suçunu işleyen kişi ile birlikte yargılanır ve TCK 247 cezasına muhatap olur.

TCK 251/2 düzenlemesine göre; denetim görevini ihmal etmek suretiyle zimmet suçunun işlenmesine imkan oluşturan kamu görevlisi ise 3 ay ile 3 yıl arasında değişen hapis ile cezalandırılır. 

Görüldüğü üzere. TCK 251/1’de denetim görevinin kasten kötüye kullanılması, TCK 251/2’de ise ihmale bu suçun işlenmesi yer almaktadır.

Zimmet Suçunda Ceza Avukatı Desteği

Yukarıda zimmet suçu ile ilgili bilinmesi gereken tüm meseleleri sizler için değerlendirdik. Ancak şunu önemle belirtmemiz gerekiyor ki burada bahsettiğimiz kanuni düzenlemeler ve uygulamada genellikle görülenlerden ibarettir. 

Her zimmet vakıası kendine has özellikler taşır ve bir hukuki probleme mevzuatın çok farklı yerlerindeki kanunlar aynı anda etki edebilir. Dolayısıyla birçok suç tipinde olduğu gibi zimmet suçunda da sürecin en başından beri ihtimalleri gözeterek hukuki plan oluşturulmalıdır. Bu plana göre hukuki zemin oluşturulmalıdır. 

zimmet suçu emsal yargıtay kararları

Zimmet Suçu Emsal Yargıtay Kararları

ÖNEMLİ!: Aşağıdaki emsal Yargıtay kararlarını okuyarak yukarıda yazılan detayların uygulamada karşılaşılan hallerini ve bu konularda Yargıtay hakimlerinin ne yönde karar verdiklerini öğrenebilirsiniz.

Suça Konu Paranın Görev Dolayısıyla Teslim Edilmemesi

“Somut olayda; İş-kur tarafından mağdur Se… Er…’e gönderilen 510,96 TL tutarındaki havaleyi sanığın kendi gişesinde ödeme yapması mümkün olduğu halde tanık Ha… Kö…’nun bulunduğu gişeye gidip “henüz gişesini açmadığını, sırada bekleyen çok kişi olduğunu, müşteki Se…’dan bahisle bu kişiyi tanıdığını, mağdur olmasın, sıra beklemesin” diyerek tanıktan alıp mal edinmesi şeklinde gerçekleşen eyleminde, suça konu paraların görev dolayısıyla sanığa teslim edilmediği, sanığın muhafaza ve gözetim sorumluluğunun da olmadığı bu nedenle de fiilinde yasal tevdii unsurunun gerçekleşmediği, hileli ve yasal olmayan yollarla kendisine haksız olarak menfaat sağladığı, anlaşılmakla sanığın eyleminin kamu kurumuna karşı dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç niteliğinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırılık teşkil eder” (Yargıtay 5.CD., 09.01.2014, 2012/11490, 2014/218). 

Kullanma Zimmeti TCK 247 248

“Kurum tarafından 15/08/2002 tarihinde yapılan yazılı uyarı sonrasında da sanığın üzerinde para kalması, toplam değerin 16.695 TL’ye ulaşması karşısında uyarı sonrası ortaya çıkan bu durum nedeniyle kullanma zimmetinin söz konusu olmadığı anlaşılmakla zincirleme basit zimmet suçundan hüküm kurulması ve TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, TCK 247/1, 3, 43/1, 248/1. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği nazara alınmayarak aynı Kanunun 61. maddesine aykırı davranılması ise sonuca etkili görülmemiştir” (Yargıtay 5.CD., 25.11.2013, 2012/10376, 2013/11298).

Görevi Kötüye Kullanma, Belgede Sahtecilik ile Birlikte Zimmet 

“Suç tarihinde A… ili B… köyü muhtarı olarak görev yapan sanığın,  menfaat temini suretiyle I… ilinden köye ait meraya hayvan getirmek amacıyla N… A…’ın nüfus cüzdanı fotokopisini kullanarak I… İl Tarım Müdürlüğünden menşe şahadetnamesi düzenletmesi eyleminin TCK’nın 204/1. maddesin- la düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve sanığın 4342 sayılı Mera Kanunu hükümlerine göre yetkisi bulunmadığı halde köye ait merayı usulsüz olarak kiralayarak elde ettiği 990 TL paranın görevi sebebiyle sanığa teslim edilmediği, kendisine haksız olarak para ödenmesini sağlama eyleminin yasal tevdii unsurunun gerçekleşmemesi nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır” (Yargıtay 5.CD., 07/02/2013, 1237/931).

Nitelikli Zimmet Suçunun İşlenmesi TCK 247

“S… Mal Müdürlüğü tarafından, Tarım İlçe Müdürlüğünde görevli daimi işçi Ö… Ş… ile 4/b kapsamında sözleşmeli B… G… ve C… A…’ın Şubat ayı SSK primleri olan 1.682.20 TL’nin SSK E… İl Müdürlüğüne makbuz karşılığı yatırmak üzere Tarım İlçe Müdürlüğü mutemeti olan sanık M… B…’ın İş Bankası E… Şubesindeki 1556906 nolu hesabına 26/03/2008 tarih ve 58 nolu gönderme emri ile aktarılması sonrası bu paranın çekilip mal edinilmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, Mal Müdürlüğü tarafından Tarım İlçe Müdürlüğüne paranın yatırıldığına dair makbuzun getirilmediği ve yapılan işlemle ilgili herhangi bir bilgi de verilmediğine dair yazılan 09/06/2008 gün ve 250 sayılı yazısı üzerine yapılan inceleme sonucu ortaya çıkması karşısında bu suçun nitelikli zimmet olarak kabul edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, S… İlçe Merkezi ve Köylerden 2007 yılı ürünü Yağlık Ayciceği ve Dane Mısır Primi Desteklemesi kapsamında müracaat eden çiftçilerden Sayman Mutemedi Alındısı kesilmeden tahsil edildiği anlaşılan 606 adet dosya bedeli toplam 6.060,00 TL’yi mal edinmesi şeklindeki diğer eylemi de dosya kapsamı ile sabit bulunduğundan bu hususta bilirkişi raporu alınması yönünde bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir” (Yargıtay 5.CD., 18/02/2013, 3265/1217).

TCK 247 Zimmete Teşebbüs

“Suç tarihinde Orman İşletme Şefliğinde dozer operatörü olarak görev yapan sanığın aracında kullanılmak üzere kendisine teslim edilen mazotu hortum yardımı görevlilerinin olay yerine intikal etmesi sebebiyle kaçtığı ve yapılan tespitte 90 litre mazotu bidonlara doldurduğunun anlaşılması karşısında sabit olan eyleminin zimmete eksik teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden 765 sayılı TCK’nın tam teşebbüse ilişkin hükümlerinin tatbiki ve orantılılık ilkesine aykırı biçimde 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi ile de aynı oranda indirim yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, sanığın olay mahallinde bıraktığı mazotun jandarma tarafından 02/04/2004 tarihinde orman muhafaza memuru E… S…’a teslim edilerek iade edildiği nazara alınarak sanık lehine 765 sayılı Yasanın 202/3. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılmaması yasaya aykırılık teşkil eder” (Yargıtay 5.CD., 20/09/2012, 14347/9158).

Zincirleme Şekilde İşlenen Zimmet Suçunda Cezanın Arttırılması 

“Sanığın 21/05/2008 ve 28/05/2008 tarihlerinde iki haftanın hasılatlarını zimmetine geçirdiği kabul edildiği halde zincirleme suç nedeniyle cezasının TCK’nın 43. maddesi ile arttırılmaması ve suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-e maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır” (Yargıtay 5.CD., 19/11/2012, 9158/11619).

Zimmet Suçunun Meydana Gelme Şartları 

“Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Zimmet suçunun şekli bir suç olmayıp sanıklarda temellük kastının da bulunması gerektiği göz önüne alındığında, Dairemizin 07/06/2007 günlü 2007/5750 E. 2007/4611 K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere; S… Y…’ın sigorta primlerinin yatırılması konusunda yönetim kurulu kararının bulunup bulunmadığı, herhangi bir karar yoksa primlerin kim ya da kimler tarafından ödendiğinin kooperatif ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından araştırıldıktan ve 02/12/2000 günlü T… ve B… şirketleri ile 07/07/2000 günlü Y… şirketinden alınan faturaların hangi sanık veya sanıklar tarafından kooperatif kayıtlarında gider gösterildiğinin sanık savunmaları, tanık beyanları ve kooperatif kayıtlarına göre saptandıktan sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yönetim kurulu üyelerinin eylemlere katkı ve iştirak dereceleri de tartışılmadan tüm sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verilmesi yasaya aykırıdır” (Yargıtay 5.CD., 22/11/2012, 7142/11897).

 Zimmet Suçuna İştirak

“Sanığın yönetim kurulu başkanı olan diğer sanık V… E…’ın eşi olduğunu, kendisinin kooperatifin işleriyle fiilen ilgilenmediğini, gelir ve giderlerinden haberdar olmadığını aşamalarda savunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın diğer sanıklarca işlenen zimmet suçuna ne surette iştirak ettiği ve buna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırı bulunmuştur” (Yargıtay 5.CD., 06.12.2011, 12666/25004).

TCK 247/1 Basit Zimmet ve TCK 247/2 Nitelikli Zimmet Suçu Ayrımı

“29/02/2004 günlü genel kurulda yapılan inceleme sonunda sanığın üyelerden toplanan bir kısım aidatları muhasebe kayıtlarında göstermeyerek zimmetine geçirdiğinin tespit edilmesi üzerine olayın ortaya çıktığı, kooperatif ortakları R… İ… ve Hakim K…’nın ibraz ettiği belgelere göre sanığın eylemlerinin tam olarak ortaya çıkarılabildiği ve böylece eylemlerin hileli davranışlarla işlendiğinin anlaşılması karşısında, TCK 247/2. maddesinde yer alan nitelikli zimmet hükümleri uyarınca cezasının arttırılması gerektiği gözetilmeden sadece zincirleme basit zimmetten hüküm kurulması yasaya aykırı bulunmuştur” (Yargıtay 5.CD., 28/02/2013, 5321/1461).

Makbuzları Eksik Düzenlemek, Zimmetin Açığa Çıkmamasını Sağlama 

“Suç tarihinde K… Ticaret Borsasında tescil memuru ve aynı zamanda tahsildar olarak görev yapan sanığın, tescil işlemi yaptıran üyelerden tahsil edilen tescil ücreti ve mera fonu için düzenlediği tahsilat makbuzlarının dip koçanlarındaki rakamları düşük gösterdiği, bazı tahsilat makbuzlarının üzerinde de kalemle düzeltme yaparak miktarları eksik yazdığı ayrıca tescil işlemi yapıp da tahsil ettiği bedelleri muhasebe kayıtlarına hiç yansıtmayarak mal edindiği sanığın ikrarı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmasına rağmen ve sanık eylemlerini zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdiği halde, TCK 247/2. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır” (Yargıtay 5.CD., 28/02/2013, 2108/1449).

Zimmetin Açığa Çıkmamasını Sağlama 

Sanığın, kendisi tarafından tahsil edilmiş olan faturalardan üç tanesini bilgisayar kayıtlarından silmek ve fatura örneklerini yok etmek şeklinde zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdiği eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun ve TCK’nın 247/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırılık teşkil eder” (Yargıtay 5.CD., 18/10/2012, 2239/10515).

Kullanma Zimmeti, Nitelikli Zimmet 

“Tokat PTT Merkez Müdürlüğünde memur olarak görev yapan sanığın mağdurlar V… S… ve M… B…’na ait posta çeki hesaplarından birden fazla olmak üzere değişik zaman ve miktarlarda paraları çekip kullandıktan sonra geri yatırma şeklindeki eylemlerinin sahte çekme-ödeme varakaları düzenlenerek işlenmesi ve mağdurların başvurusu üzerine ortaya çıkartılmasına göre nitelikli zincirleme kullanma zimmeti olarak, ayrıca sanığın döviz cinsinden havale alıcısı Z… E…’a veznedar M… D…’dan teslim aldığı 2500 Euroyu ödediği halde sisteme vezneden döviz almamış ve kendi gişesinden 4.682 TL ödemiş gibi kayıt yaparak söz konusu parayı uhdesine geçirmesi eyleminin ise basit zimmet olarak kabul edilip en ağır suç olan nitelikli zimmet fiílinden tek hüküm kurularak diğer eylemlerin zincirleme suç içinde değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden sade zincirleme kullanma zimmetinden hüküm kurulması açıkça yasaya aykırıdır” (Yargıtay 5.CD., 20/03/2013 3875/2044).

Görevi İhmal Suçunun İşlenmiş Olması 

P T.T Şubesinde havale memuru olarak görev yapan sanığın, suç tarihinde davaya konu olan havaleyi alıcısına ödediği sırada, P.T.T Havale İşlemleri Rehberi ve PTT Genel Müdürlüğü emirlerine aykırı şekilde yeterli kimlik tespiti yapmayarak ve parayı hak sahibi olmayan bir şahsa ödeyerek kişilerin mağduriyetine neden olma biçimindeki eyleminin görevi ihmal suçunu oluşturduğu gözetilmeden bu suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi yasaya açıkça aykırıdır” (Yargıtay 5.CD., 12/11/2012, 7264/11189).

Ekonomik Koşullar ve Alım Gücü, Ceza İndirimi 

“Sụç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü nazara alındığında zimmete geçirildiği kabul edilen 4.692 TL’nin değerinin azlığı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 249. maddesi uyarınca cezada indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırıdır” (Yargıtay 5.CD., 16.01.2014, 2013/13298, 2014/497).

Zimmet Miktarının Hesaplanması TCK 249 Uygulaması

“Bayilik sözleşmesi gereği alınan teminat miktarı mahsup edilmeksizin, gecikme cezası olarak alınan miktarlar ise mahsup edildikten sonra zimmet miktarının belirlenmesi ve belirlenen miktara göre sanık hakkında TCK 249. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırılık teşkil eder” (Yargıtay 5.CD., 20.11.2013, 2012/11500, 2013/10991).

Zimmete Konu Akaryakıt Bedelinin Tahsili, Etkin Pişmanlık 

“19/02/2009 tarihli oturumda zimmete konu akaryakıt bedelinin sanığın maaşından kesilmek suretiyle kuruma ödendiğinin savunulduğu, katılan belediye başkanlığı vekilince de bu hususun doğrulandığı anlaşılmakla; zimmete konu akaryakıt bedelinin tahsil edilip edilmediği araştırılıp sonucuna göre sanığa verilen cezadan TCK 248. maddesi uyarınca indirim yapılıp yapılmayacağının tartışılması gerekirken noksan araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırılık teşkil eder” (Yargıtay 5.CD., 11/03/2013, 3892/1694).

Zimmet Suçunda Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanmaması 

“Kasa defterinde sanık Y…’un imzası olmakla birlikte, K… A.Ş.’ye ödenmiş gibi işlem yapılan ödeme fişinde sanık N…’nin imzasının bulunması nedeniyle sanık Y…’un bu eylem ile ilgili olarak sorumluluğunun bulunmadığının kabul edilmesi halinde, gerekçede açıklanmamış olmakla beraber, hükümde ödenmeyen zararın ödettirilmesine ilişkin kısımda belirtilen zarar miktarına göre, 3/12/2001 günlü kararın gerekçesinde ifade edildiği üzere, sanık Y… tarafından hazırlık aşamasında 548.000.000 lira ile 95.105.000 liranın ödendiğinin kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, 95.105.000 liranın ödenmesine ilişkin belgelerinin onaylı örneğinin temini ile M… T… tarafından yatırılan miktar ile birlikte toplam ödeme tutarları nazara alındığında sanık Y… yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırıdır” (Yargıtay 5.CD., 12/02/2013, 12350/1111).

Geri Ödeme İradesini Ortaya Koyma 

“İdari soruşturma sırasında düzenlenen 08/10/2003 tarihli Müfettiş raporunda zimmet miktarının 3.261,13 TL olarak belirtildiği, sanığın 06/02/2003 ila 05/03/2003 tarihleri arasında 5.550 TL’yi ödediği, olayın C.Savcılığına intikalinden sonra hazırlık soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporunda zararın bu kez 7.293,47 TL olarak tespiti üzerine eksik kalan 1.800 TL’yi 10/02/2004 tarihinde ödediği, yargılama aşamasında alınan rapor uyarınca eksik kaldığı belirtilen 345 TL’yi kurum hesabına yatıracağının anlaşılması karşısında, başlangıçtan itibaren ödeme iradesini ortaya koyan ve zimmet miktarının yükseldiği belirtilen her aşamada talep edilen farkı ödeyen sanık hakkında, geri ödemenin büyük kısmının da adli soruşturma öncesinde gerçekleştiği gözetilerek TCK 248/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılması yerine TCK 248/2. maddesine göre 1/2 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini yasaya aykırılık teşkil eder” (Yargıtay 5.CD., 18.12.2013, 2012/12506, 2013/12347).

Malın Değerinin Azlığı, Ekonomik Koşullar, Paranın Satın Alma Gücü 

“İstanbul PTT Avrupa Yakası Başmüdürlüğüne bağlı G… Dağıtım Merkezinde 07/05/2001 tarihinden itibaren şef olarak görev yapan sanığın 28/05/2008- 07/08/2008 tarihleri arasında geçici olarak görevlendirildiği M… K… Sitesi PTT Şubesinde görev yaptığı sırada, farklı tarihlerde göndericisi veya alıcısı tarafından uzun süre alınmadığından Kurumun elinde kalan, 7 adet havaleyi yönetici/kontrol eden yetkisiyle otomasyon sistemi üzerinden havalelerin alıcı ad ve soyadını kendi adını yazarak değiştirmek suretiyle, eylemlerini gizlemek için 3 farklı şubeye havale yaparak, 5 adet havale tutarı 2.350 TL’yi mal edindiği, diğer havaleleri çekemeden yakalandığı anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin, gönderilerin tarafı olan ilgililerin beyanlarına başvurulmadan veya eylemi bilence ihbar yapılmadan ya da ödeme yapan çalışanların kasada olağandışı kontrolleri olmadan belirlenemeyeceği, bu nedenle zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdiği, bu hususun basit bir inceleme ile ortaya çıkarılamayacağı anlaşılmakla, zincirleme nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulması gerekirken zincirleme basit zimmet suçundan ceza tayin edilmesi, suç tarihi itibariyle günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü değerlendirildiğinde zimmet miktarı kabul edilen değerin az olduğu gözetilerek sanık hakkında TCK 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi yasaya aykırıdır” (Yargıtay 5.CD., 06/05/2013, 6741/4601).

Görevi Kötüye Kullanma Suçunun İşlenmiş Olması 

Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın suç tarihi itibariyle belediye başkanı olarak görev yaptığı sırada, kiraz festivaline katılan kişilere yer kiraladığı ve kira bedellerinin belediye görevlisi olan tanık İ… tarafından tahsil edildiği halde, tahsil edilen bu kira bedellerine karşılık makbuz verilmeyip paraların usulsüz olarak harcandığının anlaşılması karşısında; resmi bir kurum olan belediyenin tüm gelir ve giderlerinin usulüne uygun olarak kayıt ve muhasebe altına alınması ve yapılan harcamaların yetkili mercilerin kararına istinaden yapılması yerine, yasalara aykırı şekilde usulsüz para tahsil edilmesi ve harcama yapılması şeklinde gerçekleşen sanığın eyleminin, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırıdır” (Yargıtay 5.CD., 08/11/2012, 5155/11059).

Kullanma Zimmeti 

“765 sayılı Kanunda açıkça düzenlenmeyen ancak doktrin ve uygulamada kabul edilen zimmet suçunun hafif cezayı gerektiren nitelikli hali olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 247/3. maddesi ile failin görevi gereği yasal olarak kendisine tevdii edilen mal ya da parayı belli bir süre kullanıp hakkında herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet veya soruşturma olmaksızın kendiliğinden iade ettiği hallerde kullanma zimmeti suçunun oluşacağı gözetildiğinde, dosya kapsamına göre sanığın eyleminin zincirleme biçimde basit zimmet suçunu oluşturacağı nazara alınmadan yazılı şekilde suç vasfının tayininde hataya düşülerek sanık hakkında eksik ceza tayini kanuna aykırılık teşkil eder” (Yargıtay 5.CD., 06/12/2012, 6138/12604).

Zimmetin Açığa Çıkmamasını Sağlama 

“Orhaneli Orman İşletme Müdürlüğünde, özel bütçe kadrolarında görevli personelin maaş ve diğer özlük haklarını takip etmek üzere muhasebe yetkili mutemedi olarak görev yapan sanığın, 14/06/2007-03/09/2007 tarihleri arasında yangınla mücadele hizmetinde çalışan 45 işçiye ödenmesi gereken net miktarlar üzerinde kesintiler yapmak ve Orman İşletme Müdürlüğü’nde kalan nüshaları ile bordrolarından farklı olarak suça konu banka ödeme listelerini düzenlemek suretiyle aradaki fark olan toplam 15.398,91 YTL’yi kurumda çalışan başka işçilerin ücretleri üzerine fazladan ilave edip, bunları bankadan çekerek mal edinmesi şeklindeki hileli eyleminin, idarede kalan ödeme listelerinin, Z… Bankasından alınan listelerle karşılaştırılması ve bankamatik kartları kullanılan işçilerin dinlenmeleri şeklinde kurum dışı incelemeyle ortaya çıkarıldığı nazara alınıp sanık hakkında TCK’nın 247/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırılık teşkil eder” (Yargıtay 5.CD, 18/06/2012, 14340/6862).

Veznedarın Ödemeyi Kayıtlara Geçirmemesi İle Zimmet

“Suç tarihi itibariyle kamu kuruluşu olan A… Elektrik Dağıtım AŞ de A… ili K… ilçesi TEDAŞ işletmesinde kamu görevlisi (veznedar) olarak çalışan sanığın, elektrik faturasını ödemek üzere vezneye gelen müştekiye ödeme karşılığında fatura vermesi gerekirken, zimmet olayının ortaya çıkmasını engellemek için borç ihbarnamesi üzerine ödendi kaşesi vurarak kaşeli bu ihbarnameyi müştekiye vermekle yetinip ödeme için verilen 160,00 lirayı kayıtlara intikal ettirmeksizin mal edindiği ve olayın müşteki C… D…’ın ödediği 160,00 liranın kayıtlara intikal ettirilmediğini öğrenmesi üzerine durumu işletme müdürüne bildirmesi üzerine ortaya çıkmış olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın anlatıldığı biçimde eylemini hileli faaliyetlerle geçekleştirdiği gözetilerek, TCK 247/2. maddesinde tanımlanan nitelikli zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde basit zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırılık teşkil eder” (Yargıtay 5.CD., 20/11/2012, 6611/11675).

Bu makale faydalı mıydı?