vergi mahkemesi

Vergi Mahkemesi

(4 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

İdari yargı kişiler ile idare arasında çıkan hukuki uyuşmazlıkları çözmekle görevli yargı koludur. İdari yargı kolunun ilk derece yargılamasını yapacak mahkemeler ise vergi mahkemesi ve idare mahkemesidir.

Bireysel nitelikte bir vergi uyuşmazlığının çözüme kavuşturulması için idari çözüm yöntemlerini denemek istemeyen veya denediği halde istediği sonucu elde edemeyenler uyuşmazlık konusunu vergi mahkemesine götürme imkanı bulunmaktadır.

Yazımızda vergi uyuşmazlıkları için başvurulacak ilk yargı mercii olan vergi mahkemelerini açıklayacağız. Vergi mahkemesinin ne olduğu, nasıl dava açılması gerektiği, açılan davaların ne kadar sürede sonuçlandığı, vergi uyuşmazlıklarının nasıl çözüme kavuşturulacağı gibi önemli soruların cevaplarını vereceğiz.

Vergi Mahkemesi Nedir?

Vergi mahkemeleri vergi uyuşmazlıklarında ilk derece yargılamasının yapıldığı mahkemelerdir. Konu alanı 2576 sayılı kanun tarafından belirli uyuşmazlıklarla sınırlandırıldığından özel bir mahkeme niteliğinde olup sadece bu konu alanına giren uyuşmazlıklar vergi mahkemelerinde çözülür.

2576 sayılı kanuna göre vergi mahkemelerinde çözülecek uyuşmazlık konusunun miktarı 2020 yılı için 53.000 TL’yi aşmayan davalar tek hakimli olarak görülür. Bu sınırın üzerindeki davalar ise kurul halinde 3 kişilik heyet tarafından görülür.

Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu

Vergi mahkemeleri bölgelerin coğrafi durumu ve vergi uyuşmazlıklarına ilişkin iş yoğunluğuna göre Adalet Bakanlığı tarafından kurulur. Vergi mahkemelerinin yargı çevresinin tespitinde İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın görüşü alınır.

Vergi mahkemelerinin kaldırılması yahut yargı çevrelerinin değiştirilmesi halinde de bu bakanlıkların görüşü alındıktan sonra Adalet Bakanlığı’nın önerisi ile Hakimler ve Savcılar Kurulu karar verilir.

Vergi Mahkemelerinin Görev Alanı

2576 saylı kanunun 6. maddesine göre;

  • Genel bütçeye, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere ait vergi, resim harç vb. mali yükümlülükler ve bu yükümlülüklerin zam ve cezalarına ilişkin davalar,
  •  6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un uygulanmasına ilişkin davalar,
  •  Diğer kanunlarda belirtilen dava ve işler

vergi mahkemelerinin görev alanına girmektedir.

Uyuşmazlıklarında Yetkili Vergi Mahkemesi

Vergi uyuşmazlıkları söz konusu olduğunda hangi vergi mahkemesinin yetkili olduğu konusundaki kurallar İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda düzenlenmiştir. Buna göre ilgili kanunun 37. maddesi uyarınca aşağıdaki mahkemeler vergi uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme olarak görev yapar;

  • Dava konusu olan vergi, resim vb. mali yükümlülükleri tarh ve tahakkuk ettiren veya bu mali yükümlülüklere ilişkin zam ve cezaları kesen vergi dairesinin bulunduğu yer vergi mahkemesi yetkili mahkemedir. 
  • Gümrük Kanunu’na göre alınması gereken vergiler ile Vergi Usul Kanunu uyarınca şikayet yoluyla vergi düzeltme taleplerinin reddine ilişkin işlemlerde vergi, resim vb. mali yükümlülükleri tarh ve tahakkuk ettiren vergi dairesinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesi yetkilidir.
  • Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasında ödeme emri düzenleyen vergi dairesinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesi yetkili mahkemedir.
  • Diğer uyuşmazlıklarda dava konusu işlemi yapan dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesi yetkilidir.

Vergi Mahkemesinde Hangi Davalar Görülür?

Vergi davalarının konusunu tarh edilen vergiler ve kesilen vergi cezaları oluşturmaktadır. Buna göre; vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi yahut cezanın kesilmiş olması gerekir.

Yukarıda bahsedildiği üzere vergi mahkemesinin görev alanına giren dava ve işler söz konusu ise yetkili ve görevli vergi mahkemesinde açılacak dava ile bu uyuşmazlıklar çözüme kavuşturulur. Vergi uyuşmazlıklarının çözecek ilk mahkeme olduğundan birçok vergi uyuşmazlığı bu mahkemede görülür. Örnek olarak aşağıdaki davalar verilebilir:

  •   Vergi zammı ve cezalarına karşı açılan davalar
  •   İhtiyati haciz işlemine karşı açılan davalar
  •   Ödeme emrine karşı açılan davalar
  •   Vergi uyuşmazlığının uzlaşmaya varılamaması durumunda açılan davalar
  •   Takdir komisyonlarınca belirlenen matraha karşı açılan davalar
  •   Vergi mahkemesinin kararlarının yerine getirilmemesi nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davaları

Vergi Mahkemesinde Nasıl Dava Açılır?

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre vergi uyuşmazlıklarına ilişkin olarak vergi mahkemesinde dava açma süresi 30 gündür.

Bu süre;

  •   Tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin yapıldığı tarihi izleyen günden,
  •   Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın yapıldığı tarihi izleyen günden,
  •   Tevkif (kesinti) yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapıldığı tarihi izleyen günden,
  •   Tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı tarihi izleyen günden,
  •   Vergi idaresinin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlar.

Buna göre yukarıda belirtilen tarihleri izleyen günden itibaren 30 gün içinde vergi uyuşmazlığına ilişkin yetkili ve görevli vergi mahkemesinde dava açılmalıdır.

Yetkili vergi mahkemesini doğru tayin ettikten sonra bu mahkemeye dava açma süresi olan 30 günlük süre içinde verilecek bir dava dilekçesi ile dava açılır. Söz konusu uyuşmazlığa ilişkin dava dilekçesinin harç ve posta ücretinin alınmasının ardında deftere kaydı yapılır. Kayıt tarihi ve sayısı dilekçesine yazılır. Vergi davası bu kayıt işleminin yapıldığı tarihte açılmış kabul edilir.

Vergi Mahkemesinde Dava Açmaya Yetkili Olanlar

Vergi Usul Kanunu uyarınca vergi davası açmaya yetkili olan kişiler;

  • Vergi mükellefleri,
  • Kendilerine vergi cezası kesilenler,
  • Vergi sorumlularıdır.

Vergi Mahkemesinde Davanın Görülmesi

Davacının yetkili vergi mahkemesine verdiği dava dilekçesi mahkeme başkanı veya onun görevlendirmiş olduğu herhangi bir üye tarafından ilk incelemeye tabi tutulur. İlk inceleme sonucunda dilekçede usuli hataların bulunmaması halinde tebligat işlemi yapılır.

Dava dilekçesinin ilgili yargı merciine verilmesinden sonra dilekçe ve eklerinin davalıya tebliğ edilmesinden sonra vergi davasının yürütülmesine başlanmış olur.

Vergi mahkemelerinde çözülecek uyuşmazlıklar yazılı yargılama usulüne tabidir. Hakim uyuşmazlığa ilişkin incelemeyi evrak üzerinden gerçekleştirir. Dolayısıyla her iki taraf için de dilekçelerin titizlikle hazırlanması gerekir.

Ancak unutulmamalıdır ki vergi mahkemeleri bakmakta oldukları davalarda resen inceleme yaparlar. Yani gerekli görülen belgelerin gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilir. Bu durumda ilgililer süresi içinde bu talebi yerine getirmek zorundadır.

Yukarıda da bahsedildiği üzere vergi mahkemeleri kural olarak tarafların yazılı iddia ve savunmaları ile bu iddia ve savunmaları desteklemek üzere mahkemeye sundukları belgeler veya mahkemenin ilgili yerlerden bizzat talep ettiği bilgi ve belgeleri inceleyerek davayı karara bağlar.

Vergi mahkemeleri istisnai olarak ise duruşma yapmak suretiyle tarafların sözlü açıklamalarını dinleme yoluna gidebilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca vergi, resim harç vb. mali yükümlülükler ve bunlara ilişkin zam ve cezaların toplam miktarı 2020 yılı için 53.000 TL’yi aşan uyuşmazlıklara ilişkin davalarda taraflardan herhangi birinin talep etmesi halinde dava duruşmalı olarak görülür.  

Vergi Mahkemesi Kararına Karşı Kanun Yoluna Başvurma

Vergi mahkemesinin vermiş olduğu kararın hatalı yahut eksik olduğunu düşünen taraf verilen bu kararı kanun yoluna götürebilir. Böylece vergi mahkemesinin yapmış olduğu ilk derece yargılamasında verilen eksik ya da hatalı karar nedeniyle oluşan mağduriyet giderilecektir.

Vergi mahkemelerinin belirli kararlarına karşı istinaf mercii olarak bölge idare mahkemeleri görev yapar. Bölge idare mahkemelerinin vermiş olduğu bazı kararlar ile Danıştay Daireleri’nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla vermiş olduğu kararlar için ise temyiz kanun yoluna gidilebilir ve temyiz incelemesini Danıştay yapar.

İstinaf kanun yoluna ilişkin düzenlemeler İdari yargılama Kanunu’nun 45. maddesinde yer almaktadır. Buna göre; vergi mahkemelerinin kararlarına karşı başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa bile vergi mahkemesinin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesinde kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.

Ancak vergi mahkemesinin konusu belirli bir miktarı aşan kararları için istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Konusu bu miktarı geçmeyen uyuşmazlıklarda vergi mahkemesinin vermiş olduğu kararlar kesin niteliktedir. Bu kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Bu sınır 2020 yılı için 7.000 TL’dir.

Bölge idare mahkemesi yapmış olduğu istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesi olan vergi mahkemesinin vermiş olduğu kararı hukuka uygun bulması halinde istinaf başvurusunun reddine ilişkin karar verir. Ancak vergi mahkemesinin kararı hukuka aykırı bulunursa o halde istinaf başvurusu kabul edilir. Bölge idare mahkemesi vergi mahkemesinin kararının bozar ve uyuşmazlığın esası hakkında yeni bir karar verir.

Bölge idare mahkemesinin vergi uyuşmazlığına ilişkin vermiş olduğu karara karşı da kanun yoluna başvurmak mümkündür. Ancak bunun için de bir sınır söz konusudur. 2020 yılı için miktarı 176.000 TL’yi aşan bölge idare mahkemesi kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurulabilir ancak miktarı bu değerin altında kalan uyuşmazlıklara ilişkin verilen kararlar kesin olup temyiz edilemez.

Davalarda Vergi Avukatı Desteği

Vergi uyuşmazlıkları için farklı çözüm yöntemleri öngörülmüş olup bunlar arasında etki alanı bakımından yargı yoluyla çözüm yönteminin açık bir üstünlüğü söz konusudur. Dolayısıyla vergi uyuşmazlığını idari yollarla çözmek isteyenler öncelikle ilk derece yargılamasının yapıldığı vergi mahkemesinin işleyişini, yargılama usulünü iyi bilmelidir.

Vergi mahkemelerinde incelemeler dosya üzerinden yapılacağından dilekçelerin her somut olay için titizlikle hazırlanması gerekir. Uyuşmazlık konusunun miktarı da çok önemlidir. Davanın tek hakimle görülüp görülmeyeceği, kanun yollarının kapalı olup olmadığı gibi hususlarda uyuşmazlık konusunun miktarı esas alınır.

Dilekçedeki usuli eksiklikler ve hataların bulunması yahut dava açma süresi veya yargılama aşamasında bazı işlemlerin yapılması için verilen sürelere uyulmaması halinde ciddi hak kayıpları söz konusu olabilmektedir. Vergi, resim, harç vb. mali yükümlülüklerin yanında bunlara ilişkin faiz, zam ve cezalar da gündeme gelebilmektedir.

Vergi uyuşmazlığını yargı yoluna taşımak isteyenler, gerek dilekçelerin hazırlanması gerek vergi mahkemesinde davanın açılması ve görülmesi gerekse kanun yolu aşamasında hukuki yardım alarak tüm bu süreçleri alanında uzman bir vergi avukatı ile yürütmek daha hızlı ve etkili sonuç elde edilmesini sağlayacaktır.

Bu makale faydalı mıydı?