vakıf nasıl kurulur

Vakıf Nasıl Kurulur?

(8 Dakika Ortalama Okuma Süresi)

Vakıf ve derneklerin yaşadıkları hukuki problemlerin kayağına baktığımızda çoğu zaman kuruluş aşamasında yapılan hata ve eksiklikleri görürüz. Dolayısıyla vakıf kuruluş işlemleri oldukça önemlidir ve özenle takip edilmelidir.

Yazımızda vakıf nasıl kurulur sorusunu cevaplandıracağız ve konunun en çok bilinmesi gereken meselelere değineceğiz. 

Hemen belirtmemiz gerekir ki vakıf kuruluşu ile ilgili hukuki işler tecrübeli avukatlardan yardım alarak gerçekleştirilmelidir. Ancak bu süreç içerisinde yer alacak kişilerin de meselenin hukuki boyutu hakkında genel bir bilgi sahibi olması gerekir. Bu nedenle yazımızı dikkatli okumanızı tavsiye ederiz.

Vakıf Nedir?

Belirli ve sürekli bir amaç için yeterli mal ve hakların birleştirildiği topluluklara vakıf denir. Buradan anlaşılacağı üzere vakıflar iki temel unsur üzerine kurulu özel hukuk tüzel kişileridir. Bunlardan birisi malvarlığı, diğeri ise amaçtır. 

Vakıfların derneklerden en temel farkı da budur. Vakıflar malvarlığı topluluğu iken dernekler kişi topluluğudur. Bu bakımdan vakıf mı yoksa dernek mi kurulacağı iyi belirlenmelidir. Gerektiği durumlarda tek faaliyet olsa da iki kuruluş aynı anda hukuki zeminde kurulmalıdır. Bu değerlendirmenin bir avukat yardımı ile yapılmasında yarar vardır.

Vakıflara ilişkin temel hukuki düzenlemeler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 101-117 hükümleri arasında yer alır. Bununla birlikte Yargıtay kararları da uygulamaya oldukça etki etmektedir. Ayrıca Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliği vardır.

Vakıf Nasıl Kurulur?

Vakıf kurmak iki şekilde mümkündür: 

  • Noterde resmi senet ile 
  • Ölüme bağlı tasarrufla 

İster ölüme bağlı tasarrufla olsun ister noterde resmi senet ile kurulmuş olsun vakfın resmi olarak kurulabilmesi için, yerleşim yerinde bulunan sicile tescil edilmesi gerekir. Bunun ayrıntısına aşağıda değineceğiz.

Resmi senetle vakıf kurma işleminin noterde yapılması gerekiyor dedik. Bunun bir temsilci aracılığı ile yapılması da mümkündür. Ancak temsil ilişkisinin bu konuda özel yetki içeren vekaletname ile sağlanması gerekir. Bu vekalet noterde verilmiş olmalıdır. Ayrıca bu vekalet belgesi özgülenecek mal ve hakları da içeriyor olmalıdır.

Örnek vermek gerekirse vakıf kurma işlemi için avukata vekalet verileceğinde genel vekaletname yeterli olmaz. Noterden bu konuda ayrıca yetki içeren özel vekaletname çıkarılmalıdır. 

Ölüme bağlı tasarruf denildiği zaman akla gelen en önemli işlem vasiyetnamelerdir. Kuruluş işleminin ölüme bağlı tasarrufla – vasiyetname ile kurulması mümkündür. Vasiyetname ile ilgili önemli ayrıntıları “vasiyetnamenin açılması, tenfizi ve iptali” başlıklı yazımızda bulabilirsiniz. 

Vakfın Tescili

Vakıf kurma işlemi noterde resmi senetle veya ölüme bağlı tasarrufla yapıldıktan sonra bunun tescili gerekir. Bu tescil işlemi vakfın yerleşim yerinde bulunan Asliye Hukuk Mahkemesinde gerçekleştirilir. Ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğünce tutulan bir sicil daha vardır ki bu sicile de tescil gerçekleşir.

Tescile ilişkin karar, başka bir yerde bulunan mahkemece verilmişse bu karar vakfın yerleşim yerinde bulunan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek durumundadır. Genel Müdürlükte bulunan sicile yapılacak olan kayıt, mahkemenin bildirimi üzerine kendiliğinden gerçekleşir. 

Yani vakıf kuracak kişilerin mahkemenin tuttuğu sicile kayıt için başvurma yükümü vardır. Ondan sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü sicili ile mahkeme ilgilenir. Tabi bunun takibi ilgili kişilerce muhakkak yapılmalıdır.

Genel Müdürlükte tutulan sicile kayıt da yapıldıktan sonra vakfın kurulduğuna dair Resmi Gazete’de ilan yapılır. 

Vakıf Kurma Şartları ve Maliyeti

Yukarıda yaptığımız genel açıklamalar kapsamında vakıf kurma şartlarını şu şekilde izah edebiliriz:

  • Bir amacı olmalıdır. Bu amaç Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, milli birliğe ve milli menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek olamaz.
  • Kurucu gerçek veya tüzel kişi olabilir. Ancak gerçek kişi ise Türk Medeni Kanununda yer alan fiil ehliyetine sahip olmalıdır. Yani ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmamalıdır.
  • Kurucu başka bir tüzel kişilik ise bu tüzel kişiliğin kuruluş statüsünde vakıf kurmaya ilişkin yetkilendirme bulunuyor olması gerekir.
  • Kanun genel bir kavram olarak yeterli mal veya hak özgülenmesi ifadesini kullanıyor. 2020 yılı için asgari vakıf kurma sermayesine aşağıda yer verdik.
  • Ayrıca tescil için yukarıda bahsettiğimiz gerekli işlemler yapılmalıdır.

Tabii ki bunlar temel kanuni şartlardır. Bu sürece girildiği zaman ciddi hukuki meselelerin halledilmesi gerekir. 

Somut olayın özelliklerine göre hukuki temelleri sağlam atılmış bir vakıf kurulmalıdır ki uzun vadede hukuki problem doğmasının önüne geçilebilsin. Bu noktada avukat yardımı almak büyük önem taşıyor.

Vakıf kurma şartları arasında vakıf kurma maliyeti de yer alır. Vakıf kurmak için ne kadar sermaye gerekli sorusunun cevabı her sene yeniden verilmelidir çünkü bu rakam her sene güncelleniyor. 2020 yılı vakıf kurma asgari sermayesi 80 bin TL’dir. 

Bu rakam, özgülenecek asgari miktardır. Bu miktar Vakıflar Meclisi tarafından her sene güncellenmektedir. Biz de yazımızı bu kapsamda değişikliklere göre güncelliyoruz.

Vakıf Kuruluşu Sonrası Neler Yapılmalıdır?

Kuruluş aşamasında temel idari organlar zaten belirlenmiş olur. Buna aşağıda değineceğiz. İşte bu organları idare eden kişilerin Genel Müdürlüğe mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü vardır.

Vakfın Yönetim Kurulu üyeliğine seçilme halinde göreve başlama tarihini takip eden 1 aylık süre içerisinde bu bildirim yapılmalıdır. Yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesi halinde ise ayrılma tarihini takip eden 1 aylık süre içerisinde benzer bir bildirimin yapılması gerekiyor.

Vakıflar Genel Müdürlüğüne yapılacak her türlü bildirim ve iletişim o vakfın bağlı bulunduğu Vakıflar Bölge Müdürlüğü kanalı ile gerçekleşir. Yani yazışmalar önce Bölge Müdürlüğü ardından Genel Müdürlük tarafından değerlendirilir. 

Bu bürokrasi içerisinde hak kaybı yaşamamak adına yapılan işlemlerin tamamı kanuni zeminde koruyucu nitelik taşıyacak şekilde özenle hazırlanmalıdır.

Vakıf Kuruluşundan Önce Bilinmesi Gerekenler

Yukarıda vakfın kurulması ile ilgili bilinmesi gereken ayrıntılara yer verdik. Bunlar sadece kuruluşa ilişkin meselelerdi. Vakfın hukuki işlemleri ile ilgili tüm ayrıntılara burada yer vermemiz mümkün değil. Ancak bazı önemli hususlara değinmekte yarar görüyoruz.

Şimdi sırasıyla hem bu hususlara hem de çok sorulan bazı soruların cevaplarına yer vereceğiz.

Vakıf Senedi Nedir?

Vakıf senedi, kuruluşun en temel belgesidir. Hukuki anlamda bağlayıcıdır ve vakfın bir çok hukuki işlemleri burada yer alan özelliklere göre belirlenir. Bu senet üzerinde vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri bulunur. 

Vakıf senedindeki bir takım eksiklikler tamamlanabilir nitelikte olduğu için kuruluşu engellemez. Yani başvuru reddolunmaz. Mahkeme bu eksiklikleri tamamlattırabilir. Ancak bu eksikliklerin kuruluşa mani olmaması için ilk başvuruda vakfın amacı ve malvarlığı tam olarak senette yer almalıdır.

Vakfın Organları Nelerdir?

En önemli ve zorunlu organı yönetim kuruludur. Bunun adının yönetim kurulu olması zorunlu değil ancak bir yönetim organı bulunmak durumundadır. Vakfeden kişi, vakıf senedinde yönetim organını göstermelidir. 

Ayrıca gerekli görülen başka organlar da gösterilebilir. Bunlar mütevelli heyeti, denetim organı gibi vakfın niteliğine uygun organlardır. Ancak belirtmemiz gerekir ki onur kurulu, eğitim kurulu, teşkilatlanma kurulu vs. yönetim ile ilgili olmayan organlar senette yer alamaz.

Yeni Vakıfların Yönetimi Nasıl Olur?

Yeni kurulan bir vakfın ne şekilde ve kimler tarafından yönetileceği, vakıf senedinde yer alır. Ancak yukarıda da belirttiğimiz üzere bu kişilerin çoğu Türkiye’de yerleşik olmalıdır. 

Bununla birlikte hırsızlık, nitelikli hırsızlık, yağma, nitelikli yağma, dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, zimmet, rüşvet, sahtecilik, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, güveni kötüye kullanma, kaçakçılık suçları ile Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlardan hüküm giymiş olan kişilerin yönetimde yer alması mümkün değildir.

Vakıf faaliyetinde bulunan kişilerin mevzuat ve yıllık olarak değişen Bakanlık – VGM düzenlemelerine uygun hareket etmeleri gerekir. Kasıtlı veya ihmali hatalar ciddi sonuçlara neden olabilir. Bu bakımdan hukuki yardım almak gerekir.

Vakfın bazı faaliyetleri dolayısıyla mahkeme kararı ile yöneticilerin görevden alınması söz konusu olabilir. Kayyım atanması durumu da uygulamada sık görülmektedir. Ayrıca mahkeme Genel Müdürlüğün görüşünü de alarak vakfın örgütünü, yönetimini, işleyişini vs. komple değiştirebilir. 

Bu tür durumlara mahal vermemek için işin en başından hukuki temeller sağlam atılmalıdır. İlerde doğabilecek hukuki problemler ihtimalli olarak hesaplanıp ilgili kuruluşun faaliyetleri göz önünde bulundurularak ciddi bir temel oluşturulmalıdır. Bunun için alınacak avukat yardımı oldukça hayatidir. 

Vakfa Taşınmaz Özgülemek

Vakıfların mal edinmesi mümkündür. Zaten bu kuruluşların olayı budur. Malları üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilir. Yalnızca vakıfların malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanmaya ilişkin hükümler uygulanmaz.

Bu malların vakfın mülkiyetine geçebilmesi için vakfın tescil edilmiş olması gerekir. Tescili gerçekleştiren mahkeme ilgili tapu idaresine bildirimde bulunarak söz konusu taşınmazların kuruluşa geçirilmesini sağlar.

Vakfın amacını gerçekleştirebilmek için yeterli malvarlığının olması gerekir. Bu şu anlama geliyor; Vakıflar Meclisi her yıl amaca göre gerekli asgari malvarlığı belirler. Bu belirlenen miktarın altında malvarlığı ile vakıf kurmak mümkün değildir. Ayrıca bunun düzenli olarak takip edilmesi önemlidir. Bu miktara yukarıda değindik.

Vakıf Kurmanın Avantajları

Vakıflar yapıları gereği güvenilir kurumlardır. Vakıflar amaçları uğruna kolaylıkla bağış ve yardım toplayabilirler. Çoğu vakıf amaçları gereğince Devlet’ten destek görür. Yönetimi şirketlere göre daha kolaydır ve sorumluluğu daha kısıtlıdır. Bununla birlikte vergisel kolaylıklar da vardır. 

Vakıf Kurmanın Vergisel Avantajları: Vakıflara yapılan bağışlarda hibe vergisi söz konusu olmaz. Kurumlar vergisinden de muaftırlar. Yalnızca ticari faaliyet yürüten vakıflar yani iktisadi işletmesi olanlar kurumlar vergisi öder.

Vakfın Ticari Faaliyeti

Genel Müdürlüğe bildirmek koşuluyla vakıfların halihazırda kurulmuş olan şirketlere ortak olması mümkündür. Ancak ne şekilde olursa olsun bir vakfın kazancı, senedinde yazan amaç uğruna kullanılmak durumundadır.

Vakıfların bağış veya yardım alması da, uluslararası işbirliği yapması da mümkündür. Gene bunların da amaca uygun kullanılması şarttır. Son olarak vakıf iktisadi işletmesi de açılabilir.

Yabancıların Vakıf Kurması

Türkiye’de yabancıların vakıf kurabilmesi, faaliyetleri yürütmesi hatta yabancı ülke merkezli bir vakfın şubesini açması mümkündür. Ancak bunun bazı farklı şartları bulunuyor.

Burada öncelikle ‘mütekabiliyet’ dediğimiz bir şart aranmaktadır. Bu şu anlama geliyor, Türkiye’de vakıf kurmak isteyen yabancı kişinin vatandaşı olduğu ülkede Türk vatandaşlarına aynı imkanın tanınıyor olması gerekir. Buna mütekabiliyet veya karşılıklılık deniyor. 

Bu karşılıklılık meselesi hukuki veya fiili olabilir. Yani yabancı ülke hukukunda Türk vatandaşlarına vakıf kurma ve faaliyetleri sürdürme konusunda imkan tanınmış olabilir. Yahut yabancı ülke hukukunda böyle bir düzenleme olmasa da fiilen Türk vatandaşlarına vakıf kurdurup faaliyetlere müsaade ediliyor olabilir.

Ancak belirtmemiz gerekir ki Türkiye’de yeni kurulan vakıflarda yönetim kurulunda yer alan kişilerin çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik olması şarttır. YK üyelerinin çoğunluğu Türkiye’de yerleşik değilse Türkiye’de yabancılar vakıf kuramaz.

Yabancı Vakıfların Türkiye’de Temsilcilik Açması: Yabancı vakıfların Türkiye’de şube veya temsilcilik açması, üst kuruluş kurması, üst kuruluşlara katılması veya bunlarla işbirliği yapması mümkündür. Bunun için İçişleri Bakanlığından izin alınması gerekir. Bakanlık burada uluslararası alanda işbirliği yapılmasını yararlı görmelidir ve yukarıda bahsettiğimiz karşılıklılık şartı burada da geçerlidir. İçişleri Bakanlığı Dış İşleri Bakanlığının da görüşünü alarak izin verir.

Türk Vatandaşlarının Vakıf Kurması Yabancıların Vakıf Kurması
Türk vatandaşları yukarıda bahsettiğimiz prosedüre göre vakıf kurabilir.  Yukarıda saydığımız prosedürün haricinde mütekabiliyet şartı aranır.
Yönetim kurulunda yer alan kişilerin çoğunluğu Türkiye’de yerleşik olmalıdır. Aynı şekilde YK üyelerinin çoğu Türkiye’de yerleşik olmalıdır.
Herhangi bir kısıtlama olmaksızın mahkeme kararı ile taşınmaz özgüleyebilirler. Kurucularının çoğunluğu yabancı olan vakıflara gayrimenkul özgüleyebilmek için ‘yabancıların gayrimenkul alması’ başlıklı yazımızda yer alan şartların sağlanması gerekir. (Tapu Kanunu madde 35)

Vakıf İktisadi İşletmesi Nasıl Kurulur?

Vakıflar ideal amaçlarla kurulurlar. Kar dağıtma amacı güdemezler ancak ticari faaliyette bulunabilirler. Ticari faaliyetin ve kazancın amacı ideal amacın yerine getirilebilmesidir. Vakıflar kendileri bir iktisadi işletme açabileceği gibi halihazırda var olan bir iktisadi işletme de vakfa tahsis edilebilir.

Bir vakıf ticari işletme kurduğu zaman bunu ticaret siciline tescil ettirmelidir (Ticaret Sicil Yönetmeliği madde 55 ve 56 uyarınca). Kuruluş aşamasında veya sonradan bir işletme tahsis edileceği zaman bunun Asliye Hukuk Mahkemesinde tespiti gereklidir.

İktisadi işletme işleten vakıflar şu sonuçların farkında olmalıdır:

  • İktisadi işletme işleten bu kuruluşlar hukuken tacir sayılır. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanununun tacire ilişkin hak ve sorumluluklarına sahip olur. 
  • İktisadi işletmesi olan vakıflar kurumlar vergisine tabi olur.
  • Ticari faaliyetleri ayrıca denetime tabi tutulur. 

Vakfın Sona Ermesi Nasıl Olur?

Vakfın sona erebilmesi için yukarıda bahsettiğimiz temel unsurların sona ermesi gerekir. Amaç eğer imkansız hale gelirse amacın değiştirilmesi de olanaksız hale gelirse kendiliğinden sona ermiş olur ve mahkeme kararı ile sicilden silinir. 

Yasak amaç güden, yasak faaliyetlerde bulunan vakıf duruşma yapılarak mahkemece sona erdirilir. Burada davayı açan taraf denetim makamı yahut savcı olur. Vakfın bu şekilde temel anayasal hak ve özgürlüklere aykırı amaç güttüğü durumda vakfın sona ermesi dağıtılma yoluyla gerçekleşir

Amacı sonradan yasaklanan vakfın amacının değiştirilmesi imkansızsa gene savcı veya denetim makamının talebi üzerine mahkemece duruşma yapılır ve vakfa son verilir. Vakfın kapanmasını bir tablo ile izah etmemiz gerekirse:

Şikayetçi Karar Veren Makam
Amacın İmkansız Hale Gelmesi, Amaca Ulaşma Şikayetçiye gerek olmaz, vakıf veya Genel Müdürlük mahkemeye başvuru yapar. Kendiliğinden sona erer, Asliye Hukuk Mahkemesi yalnızca sicilden siler.
Yeterli Malvarlığı veya Hakkın Olmaması Şikayetçiye gerek olmaz, vakıf veya Genel Müdürlük mahkemeye başvuru yapar. Kendiliğinden sona erer, Asliye Hukuk Mahkemesi yalnızca sicilden siler.
Yasak Amaç Gütme, Amacın Sonradan Yasak Hale Gelmesi Savcı veya denetim makamı şikayetçidir. Sona erme kararını Asliye Hukuk Mahkemesi verir.
Yasak Faaliyetlerde Bulunma Savcı veya denetim makamı şikayetçidir. Sona erme kararını Asliye Hukuk Mahkemesi verir.

Vakıf Sona Erdiğinde Mallara Ne Olur?

Vakıf kapatıldığı zaman ilk olarak borçları tasfiye edilir. Bundan başka mal veya hak kalırsa mallar en yakın amacı güden bir başka kuruluşa geçer. Bu kuruluş vakıf senedinde yazıyor olabilir. 

Eğer yazmıyorsa Genel Müdürlüğün ve devredilecek vakfın görüşü alınarak mahkeme kararı ile o kuruluşa geçirilebilir. Yani eğer kapatılan vakfın senedinde malların kime devredileceğine ilişkin bir bilgi yoksa mahkeme kararı ile devir yapılır.

Vakfın Denetimi

Bir vakıf kendi iç denetim mekanizmasını oluşturabilir ve oluşturmalıdır da. Genel olarak danışmanlık sağladığımız kuruluşlarda bu düzeni koruyoruz. Burada denetim kuruluş içinde sağlanabileceği gibi dışardan bir denetim mekanizması kurmak da mümkündür. Bu tamamen somut olayın özelliklerine ve yöneticilerin tercihine bağlıdır.

Vakıf yöneticileri, yılda en az bir defa vakıf içi denetim raporu oluşturur. Bu raporları da hazırlanmasını takip eden 2 aylık süre içerisinde Vakıflar Genel Müdürlüğüne bildirir. Bu iç denetimin haricinde gene müdürlük, vakfın faaliyetlerini mevzuata uygunluğunu vs. düzenli aralıklarla denetler.

Dernek ile Vakıf Farkı

Bilindiği üzere Türk hukukunda tüzel kişilik olarak vakıf ve dernekler özellikle ön plandadır. Vakıf ve dernekten hangisinin avantajlı olacağı, tamamen ortaya konmak istenen oluşumun özelliğine göre değişir. 

Derneklerle ilgili önemli ayrıntılar için “dernek nasıl kurulur” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. Burada vakıf ile dernek arasındaki farkı bir tablo ile izah edecek olursak

VAKIF DERNEK
Vakıflar malvarlığı topluluğudur. Malın çokluğu ve kullanımı öne çıkar. Dernekler kişi topluluğudur. Kişi sayısı ve toplulukla yapılan faaliyetler öne çıkar.
Kurulmasında herhangi bir kişi sayısı kısıtlaması yoktur.  Kurulması için en az 7 kişi gereklidir.
Üye olunamaz. Üye olunabilir.
Vakfın kurulabilmesi için mahkeme kararı gerekir. Derneğin kurulabilmesi için onay, izin, karar vs. gerekmez. Yalnızca bildirim yapılır.
Vakfın ölüme bağlı tasarrufla veya resmi senetle kurulması söz konusudur. Dernekte vasiyetname veya noter senedi ile kurulma gibi bir durum olamaz.
Belirli şartlar altında ticari faaliyette bulunması mümkündür. Ancak kar paylaşma amacı güdemezler. Kazanç veya kar amacı güdemezler.

Vakıf Devralma

Vakıf devralmalar aslında bir vakfın yönetiminin devralınması anlamına geliyor. Bir kuruluş bu şekilde devralındığı zaman baştan aşağı hukuki zemini incelenmeli ve eksiklikler tamamlanmalıdır.

Yapılmak istenen faaliyetler doğrultusunda gerekli hukuki zemin oluşturulmalıdır.

Vakfın Adını Değiştirme

Yukarıda bahsettiğimiz şekilde vakıf devri olduğunda çoğu zaman adının değiştirilmek istendiğini görürüz. Esasen bu mümkün olmakla birlikte önemli bir hukuki prosedürü vardır. 

Çoğu kişi yapılan başarısız başvurular sonucunda bunun mümkün olmadığını düşünse de gerekli işlemler yapıldığı takdirde bu gerçekleşebilir. Bunun için en önemli husus vakfın amacının, değiştirilmek istenen isme uygunluğudur. Bu kapsamda önce vakfın amacının değiştirilmesi ardından ismin değiştirilmesi söz konusu olacaktır.

Vakfın Amacını Değiştirme

Yukarıda da belirttiğimiz üzere vakfın amacını değiştirmek, kimi durumlarda hukuki problemin önündeki en büyük aşamadır. Böyle ciddi bir hukuki işleme girişmeden önce ayrıntılı bir değerlendirme yapmak gerekir. 

Vakfın amacının değişikliği, sicile kayıtlı olduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde başlatılacak bir yargısal süreç sonucu mümkün olur. Bunun için avukat yardımı almak yerinde olacaktır. 

Vakıfla İlgili Hukuki Uyuşmazlıklar Nasıl Çözümlenir?

Vakıfların uygulamada yaşadıkları problemlerin bir çoğunun kaynağı vakıf senedinde çözümlenir. Vakıfla ilgili yapılmak istenen değişiklikler, önündeki engeller vs. bir çok meselenin çözümü vakıf senedinde yatar. 

Ancak tabii ki somut olayın özelliklerine göre çok farklı problemler söz konusu olabilir. Bu nedenle vakıfla ilgili hukuki uyuşmazlıklara ihtimalli olarak hukuki çare üretebilmek için avukat yardımı alınmalıdır. 

Vakıflar Hukuku Avukatı Desteği

Yukarıda vakıf nasıl kurulur sorusunu tüm önemli ayrıntıları ile cevapladık. Mesele tabii ki bundan ibaret değil. Hukuki meselelerde her somut olay kendine has özellikler taşır. Her somut olayın mevzuatın farklı noktalarına temas eden bir yanı vardır.

Bu nedenle o olaya özgü hukuki çare üretmek gerekir. Bunu sağlamanın en sağlıklı yolu ise tecrübeli bir avukat ile çalışmaktır. 

Gelişigüzel basit işlemlerle başlangıçta halledilmiş gibi görülen meseleler uzun vadede problem doğurabilir. Yukarıda sizlere bahsettiğimiz prosedür gereksiz bir yük olarak görülmemelidir.

Aksine, gereği gibi uygulandığında vakıf ve kurucular için hukuki koruma sağlar. Dolayısıyla hatalı yahut ihmali işlemlerden kaçınmak adına vakıflar hukuku avukatı ile çalışmakta yarar vardır.

Bu makale faydalı mıydı?