Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu ve cezası

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçu ve Cezası

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, bir kimsenin uyuşturucu maddelere ulaşmasına olanak sağlayan hareketlerle ve bu maddelerin temini yolundaki güçlüklerin ortadan kaldırılmasıyla oluşan suç türüdür. Kanun, bu suçu işleyen kişilere 5 yıl- 10 yıl aralığında hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezası öngörmüştür.

İçindekiler

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçu Nedir?

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, kişilerin uyuşturucuya rahatlıkla erişmesi için sağlanan imkanları ve kullanımının teşvik edilmesini cezalandıran bir suçtur. Bu bağlamda uyuşturucu ve uyarıcı maddeler, kullanılmalarıyla birlikte doğrudan sinir sistemini etkileyen, kişide fiziksel ve psikolojik bağımlılık yaratan ve vücutta çeşitli zararlara yol açan maddeler olarak tanımlanır.

Uyuşturucu maddelere örnek olarak; afyon, morfin, eroin, kokain, cannabis, amfetamin, esrar, crack söylenebilir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, Türk Ceza Kanunu m. 190’da düzenlemiştir.

TCK 190:

(1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak için;

a) Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan,

b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan,

c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren,

Kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçu Nasıl Oluşur?

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, uyuşturucu kullanmak isteyen kişinin bu maddeye ulaşımı ve tüketimi yolunda karşılaştığı engellerin ortadan kaldırmasına yardımcı hareketlerle oluşur. Bu suçu oluşturan hareketler şunlardır:

  • Özel yer, donanım veya malzeme sağlamak
  • Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler almak
  • Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi vermek
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendirmek ve bu nitelikte yayın yapmak

Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanımı toplum sağlığını tehdit etmektedir. Kanun bu maddelerin kullanımını kolaylaştıran eylemleri, uyuşturucunun yaygınlaşması riskini doğuracağından yasaklamıştır.

Özel Yer, Donanım veya Malzeme Sağlamak Suretiyle Kullanımı Kolaylaştırmak

Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanımını kolaylaştırmak için özel yer sağlamak; yalnızca bu amaca özgülenmiş, uyuşturucu kullanmak isteyen kişilerin başkaları tarafından görülmesini engelleyecek bir yer ayarlamaktır. Böyle yerler kullanıcıya güven verecek ve yakalanma riskini azaltacaktır.

Örneğin, uyuşturucu madde kullanılması için sağlanan yer bir ev, iş yeri, tarla, kafe, restoran, otomobil, yat gibi herhangi bir yer olabilir. Failin tahsis etmedeki amacının uyuşturucu kullanılmasına elverişli bir alan sağlamak olmalıdır. 

Yargıtay kararına göre; uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunun özel bir yer sağlamak suretiyle oluşabilmesi için, sanığın mülkiyetinde ya da fiili kullanımında olan bir yeri başkalarının yararlanması için sağlamalıdır. Fail, bir başkasına temin ettiği bu yerin uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştıracağını bilmesi ve istemesi gerekmektedir. (Yargıtay 10. CD., E. 2002/30290, K. 2003/846, T. 25.02.2003)

Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanımını kolaylaştırmak için donanım veya malzeme sağlamak, bu maddelerin kullanıma hazırlanmasını sağlayacak araçları, gereçleri ve tesisatı tedarik etmektir. Eğer uyuşturucu maddenin üretimini kolaylaştıracak malzemeler sağlanmışsa bu suç değil, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçu işlenmiş olur.

Failin donanım ve malzeme sağlamasına; uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı için enjektör, serum lastiği, uyuşturucunun hazırlandığı platin tabaka, pipo veya nargile düzeneği örnek verilebilir.

Yargıtay’a konu bir olayda sanığın, kiralayarak oturduğu suça konu evde, diğer sanıklara uyuşturucu madde içmek için düzenekler hazırladığı ortaya çıkmıştır. Bu düzenekle uyuşturucu madde kullanımına imkan sağladığı için uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunu işlediği vurgulanmıştır. Yargıtay sanığın beraat kararını bozmuş ve bu suçtan mahkumiyetinin gözetilmesine karar vermiştir. (Yargıtay 10. CD., E. 2013/2680, K. 2018/9869, T. 25.12.2018)

Uyuşturucu veya Uyarıcı Maddeyi Kullananların Yakalanmasını Zorlaştıracak Önlemler Almak

Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullananların yakalanmasını zorlaştıracak önlemler almak; işlenen suça ilişkin maddi delilleri yok edecek ve suçun ispatını zorlaştıracak hareketler ile uyuşturucu madde kullanan kişinin vücudunda ortaya çıkacak fiziksel belirtileri ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetlerdir.

Örneğin; uyuşturucunun kanda iz bırakmasını azaltmaya veya tamamen gidermeye yönelik maddelerin tedariki, uyuşturucu kullananların yakalanmaması için gözcülük yapmak, uyuşturucu kullanan kişilerin şırıngalarını saklamak gibi fiiller kullananların yakalaştırmasını zorlaştıracak faaliyetlerdendir.

Sanıkların uyuşturucu madde kullanımını için özel yer sağladığına, donanım ve malzeme tedarik ettiğine veya kullananların yakalanmasını zorlaştıracak önlemler aldıklarına ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmadığından Yargıtay, sanıkların uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan beraatlerini onamıştır. (Yargıtay 10. CD., E. 2020/15092, K. 2020/7760, T. 18.11.2020)

Uyuşturucu veya Uyarıcı Maddelerin Kullanılması Yöntemi Hakkında Başkalarına Bilgi Verme

Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması yöntemi hakkında başkalarına bilgi verme, bu maddelerin nasıl kullanıma hazır hale getirileceği, vücuda nasıl enjekte edileceği, hangi miktarda ve sıklıkta kullanacağı, daha fazla etkili olabilmesini sağlayacak kullanım şekilleri hususunda bilgi verici faaliyetlerdir.

Örneğin, uyarıcı nitelikteki hapların alkol ile birlikte alınması halinde daha fazla etki doğuracağına ilişkin bilgiler verilmesi veya ilk defa uyuşturucu madde kullanacak birine maddeyi çiğneme, sıvı halde içme, buruna çekme yöntemlerinden hangisini uygulayacağının anlatılması bu kapsamda suç sayılır.

Verilen bilgiler; maddenin satılması, nakledilmesi veya üretimine ilişkin ise bu suç değil, TCK m. 188 kapsamındaki uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçu oluşacaktır.

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Alenen Özendirmek ve Bu Nitelikte Yayın Yapmak

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendirmek; göz önünde olacak şekilde uyuşturucu maddenin övülmesi, ilgi çekici hale getirilmesi, kullanımının teşvik edilmesi ve maddenin güzel olduğuna ilişkin fikrin geniş kitlelere sunulmasıdır. Suçun oluşması için fail hem madde kullanmaya özendirmeli hem de bunu belirsiz sayıda kişiye açık ve aleni bir ortamda yapmalıdır.

Örneğin bir kahvehane, sokak, restoran, disko vb. yerlerin duvarlarına uyuşturucu madde kullanımını özendirecek nitelikte afişlerin asılması bu suçu oluşturacaktır. Ancak bir parkta uyuşturucu madde kullanan failin amacı sadece kullanmaksa ve bunu özendirme niyeti bulunmuyorsa suç oluşmayacaktır.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını özendirici nitelikte yayın yapmak; radyo, internet, televizyon veya sosyal medya kullanılarak uyuşturucu maddeyi özendirici niteliği bulun yayınların çok fazla kişiye ulaşacak şekilde görsel, işitsel veya yazılı yayın araçlarıyla sunulmasıdır.

Yargıtay’a konu olayda fail, uyuşturucu madde kullandığına ilişkin videoyu Tiktok hesabından canlı yayın yaparak paylaşmıştır. Söz konusu videoda fail, camdan yapılmış uyuşturucu maddeyi yakarak yanındaki şahsa uzatmaktadır. Yargıtay, söz konusu eylemin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına özendirme suçunun yayın yoluyla işlenmesine sebebiyet verdiğini vurgulamıştır. (Yargıtay 10. CD., E. 2021/18623, K. 2022/3392, T. 17.3.2022)

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçu Cezası

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu cezası, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır.

Kanunda belirlenen aralıkta cezanın ne kadar verileceği hususunda hakimin takdir yetkisi bulunmaktadır. Hakim bu belirlemeyi yaparken fiilin işlenme şekli, sanık ve mağdurun durumu, zararın boyutu gibi somut olayın özelliklerini dikkate alır.

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçunun Cezayı Artıran Nitelikli Halleri ve Cezaları

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunun cezayı artıran nitelikli hali; suçun, madde metninde belirtilen mesleki sıfatlara sahip kişiler tarafından işlenmesi halidir. Bu nitelikli hal, TCK m. 190/3 hükmünde düzenlenmiştir.

TCK 190/3:

“Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.”

Suçun; Belirli Meslek Mensuplarından Biri Tarafından İşlenmesi

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunun, kanunda belirtilen meslek mensuplarınca işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılacaktır. Fail hakkında ağırlaştırıcı nitelikli halin uygulanabilmesi için suçun işlendiği dönemde sahip olduğu meslek sıfatının geçerliliğini koruyor olması gerekir.

Kanunda sayılan meslekler şunlardır:

  • Doktor
  • Diş hekimi
  • Eczacı
  • Kimyager
  • Veteriner
  • Sağlık memuru
  • Laborant
  • Ebe
  • Hemşire
  • Diş teknisyeni
  • Hasta bakıcı
  • Sağlık hizmeti veren kişi
  • Kimyacılıkla uğraşan kişi
  • Ecza ticareti yapan kişi

Bu meslek grupları dışından olan kişilerin suçu işlemesi halinde cezaları ağırlaştırılmayacaktır. Örneğin; hastanede çalışan hademe veya eczanedeki ilaçları taşıyan şoför söz konusu suçu işlerse ağırlaştırıcı sebepten sorumlu olmazlar.

Konu ile alakalı olayda Yargıtay, nitelikli hal kapsamında sayılan mesleklerin sınırlı sayıda olduğunu ve yorum yoluyla genişletilemeyeceği hususunu gözetmeden … Hastanesinde çalışan röntgen teknikeri için artırım yapılarak verilen cezayı bozmuştur. (Yargıtay 10. CD., E. 2021/16727, K. 2021/13065, T. 7.12.2021)

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçuna Teşebbüs, İştirak ve İçtima

Teşebbüs, failin suça elverişli hareketlere başlaması ancak elinde olmayan sebeplerle suçu tamamlayamamasıdır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda teşebbüs mümkündür. Teşebbüs durumunda sanığa verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Örneğin; doktor olan fail, uyuşturucunun kanda çıkmasını engellemek amacıyla bir sıvı hazırlar. Hazırladığı bu maddeyi, uyuşturucu kullanan kişiye enjekte etmek üzereyken yakalanması durumda suç teşebbüs aşamasında kalır.

DİKKAT: Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunun tamamlanması için kolaylaştırmaya yönelik hareketlerin yapılması yeterlidir, bu eylemler sonrasında uyuşturucu madde kullanılmamış olabilir. Örneğin kişiye uyuşturucu kullanabilmesi için şırınga verilmesi ile suç tamamlanır ayrıca uyuşturucuyu kullanması aranmaz.

İştirak, tek kişi tarafından işlenmeye elverişli bir suçun, yapılacak anlaşma ve iş bölümü çerçevesinde birden çok kişi tarafından ortaklaşa işlenmesidir. İştirak kapsamında suçu işleyen failin yanı sıra davranışlarıyla faili suça azmettiren ve suç fiillerine yardım eden de cezalandırılır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu iştirak halinde işlenebilir.

Örneğin, uyuşturucu maddelerin kullanılmasını özendirmek maksadıyla bir başkasını yayın yapmaya teşvik etmek veya uyuşturucu maddeler konusunda bilgi sahibi olan birisini bu maddelerin nasıl kullanılacağına ilişkin bilgi vermesi için azmettirmek iştirak kapsamında cezalandırılır.

İçtima, failin gerçekleştirdiği tek bir eylemle suçun, birden fazla kişiye karşı işlenmesidir. Failin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunu aynı anda birden fazla kişiye karşı uygulaması durumunda içtima hükümleri uygulanır. Bu halde faile, suçun temel halinden tek ceza verilir ardından bu cezada artırım yapılır.

Yargıtay’a konu olayda sanık T., Kurttepe’de bulunan bağ evini esrar alemleri için tertip etmiştir. Esrar içmek isteyen şahıslar, sanığın bilgi ve müsaadesi ile bu evde toplanmaktadır. Sanık T, evini uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak amacıyla ayırmıştır. Sanığın kolaylaştırma eylemini birden çok şahsa karşı işlemiştir. (Yargıtay 5. CD., E. 1976/2603, K. 1976/2898, T. 15.10.1976)

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçu ve Cezası

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçunun Soruşturma Aşaması

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunun soruşturma aşaması, savcılıkta yeterli şüphe oluşturacak bir suç haberinin alınmasıyla başlar. Savcının yapacağı araştırma sonucunda kamu davasının açılmasına yönelik hazırladığı iddianamenin görevli mahkeme tarafından kabulüyle soruşturma aşaması sona erer.

Bu kapsamda, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunun soruşturma aşamaları şunlardır:

  • Şikayet-İhbar
  • Gözaltı
  • Delillerin Toplanması
  • İfade ve Sorgu
  • Uzlaşma
  • Adli Kontrol
  • Tutukluluk

Şikayet-İhbar

Şikayet, suçtan zarar gören veya bizzat suçun mağduru tarafında yetkili mercilere başvurularak failin ceza almasına yönelik bildirim yapılmasıdır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, şikayet şartına tabi tutulmuş suçlardan biri değildir. Savcılık bu suçu öğrendikten sonra kendiliğinden soruşturmayı başlatır.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan soruşturma başlatılabilmesi için savcılığın bunu ihbar suretiyle veya başka bir yolla (sokakta işlenirken, medya kanalıyla vb.) haber alması gerekir. Bu kapsamda ihbar, suçla ilişkisi olması aranmaksızın herhangi birinin suç olayını yetkili makamlara bildirmesidir.

Mevzubahis suçun, şikayete tabi suçlardan olmaması sebebiyle, mağdur şikayetini sonradan geri çekse dahi soruşturma ve kovuşturma işlemlerine devam edilecektir.

Şikayet ve ihbarın yapılabileceği yetkili mercilerin en başında savcılık ve emniyet teşkilatı (polis, jandarma vb.) gelmektedir. Ayrıca valilik, kaymakamlık veya mahkemelere yapılan şikayetler de geçersiz nitelik taşımaz. Buralara yapılmış şikayetler doğrudan savcılığa iletilir. Şikayetin yapılması 6 aylık bir süreye tabi tutulmuşken suçun ihbarı için süre şartı yoktur.

Gözaltı

Gözaltı, suç şüphesi altındaki kişinin yakalanmasının ardından belli işlemlere tabi tutulması için savcılık kararıyla alıkonulmasıdır. Gözaltı tedbirinin uygulanabilmesi için bu tedbirin soruşturmanın yürütülebilmesi bakımından zorunluluk arz etmesi gerekir. Ayrıca gözaltı kararı, suçun işlendiğine yönelik somut delillerin varlığı halinde verilir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda şüphelinin gözaltı süresi en fazla 24 saattir. En yakın mahkemeye gönderilmesi için yol süresi en fazla 12 saattir.

Uygulanan gözaltı tedbirinin ya da gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin kararın haksız olduğu düşünülüyorsa savcılığın görev yaptığı yargı çevresindeki sulh ceza hakimliğine sunulacak bir dilekçe ile itiraz edilebilir. Gözaltı kararına itiraz etmeye yetkili olan kişiler; şüpheli, eşi, birinci ve ikinci derece akrabaları (anne, baba, çocuk, büyükanne, büyükbaba, torun) ve avukatıdır.

DİKKAT: Suç şüphesi bulunan 12 yaşından küçük çocukların ve 15 yaşını tamamlamayan sağır ve dilsizlerin gözaltına alınması yasaklanmıştır.

Delillerin Toplanması

Delillerin toplanması, soruşturma ve kovuşturma aşamaları boyunca suçun ispatına yarayacak her türlü emarenin hukuka uygun bir şekilde ele geçirilerek muhafaza altına alınmasıdır. Deliller, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı kovuşturmada ise mahkeme tarafından ortaya konulur. Ayrıca şüpheli de delil toplanması talebini her zaman ileri sürebilecektir.

Ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşmak için failin hem lehine hem de aleyhine olacak deliller toplanır. Ancak bu deliller toplanırken hukuka aykırı usullere başvurulamaz. Bu deliller hem iddianamede hem de hükümde kullanılamaz.

Örneğin, iletişimin denetlenmesi kararı alınmaksızın şüphelinin telefon konuşmaları polis tarafından dinlenmiş ve kayıt altına alınmıştır. Telefon konuşmasında fail, uyuşturucu maddenin kullanılması için bir ev ayarladığını açıklamıştır. Hukuka aykırı elde edilen telefon kayıtları, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunun ispatında kullanılamayacaktır.

İfade ve Sorgu

İfade, şüphelinin suça ilişkin beyanlarının gözaltı süresi içerisinde ya da davetiye ile çağrılması sonucunda dinlenmesidir. Şüphelinin ifadesi, savcı veya kolluk görevlileri tarafından alınır. Sorgu, şüpheli veya sanığın isnat edilen suça ilişkin açıklamalarının sulh ceza hakimi ya da mahkeme tarafından dinlenilmesi olarak tanımlanır.

Sorgu ve ifadenin geçerli olabilmesi için hukuka uygun usuller izlenerek yapılması gerekir. Öncelikle sorgu ve ifadenin kanunen yetkili kılınmış kişiler tarafından alınması gerekmektedir. Suça ilişkin delil elde etmek için sorgu ve ifade sırasında şüphelinin iradesini bozacak hareketler yapılmamalıdır. Bu eylemlere örnekler şunlardır:

  • Şüpheliye veya sanığa kötü davranma,
  • Zorla ilaç verme,
  • Uzun saatler aç, susuz, uykusuz bırakarak kişiyi yorma,
  • İşkence etmek suretiyle konuşturmaya çalışma,
  • Aldatma, cebir veya tehditte bulunma,
  • Hukuka aykırı bir vaatte bulunma,
  • İradeyi bozan bedensel ve ruhsal müdahaleler.

İfade ve sorgu başlangıcında öncelikle kişinin kimlik tespiti yapılır ve kendisine isnat edilmiş suç anlatılır. Suça ilişkin beyanları dinlenmeden önce bu süreçte sahip olduğu haklar açıklanır. Buna göre; şüphelinin yöneltilen sorulara karşı susma hakkı vardır. Yakınlarına haber verme ve lehine olan delillerin toplanmasını isteme hakkı vardır.

Suça ilişkin sorular tüm sorulur ve alınan cevaplar tutanağa geçirilir. İfade ve sorgu işlemi sonlandırılmadan önce tutanağın şüpheli ve müdafisi tarafından okunarak imzalanması gerekmektedir. Tutanak okunduğunda gerçeğe aykırı hususların bulunduğu görülürse veya işlemler sırasında yasak usuller tatbik edilmişse imzadan kaçınılabilir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunun yaptırımlarının ciddiyeti düşünüldüğünde şüpheli veya sanık, ifade ve sorgu işlemleri vasıtasıyla kendini savunma olanağı bulacaktır. Yargılamayı şekillendirecek bu işlemler için alanında uzman ceza hukuku avukatına danışılmasında fayda vardır.

Uzlaşma

Uzlaşma; mağdurun haklarını korurken faili de topluma kazandırılmayı amaçlayan, suçtan kaynaklanan uyuşmazlığın mahkeme öncesi çözülebilmesini sağlayan anlaşma kurumdur. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, uzlaşma kapsamındaki suçlardan biri değildir.

Adli Kontrol

Adli kontrol; soruşturma aşamasında şüphelinin kaçma, delilleri karartma ya da mağdura baskı yapma şüphesinin bulunması halinde bunun engellenmesine yönelik şüpheliye bazı yükümlülüklerin uygulandığı koruma tedbiridir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda kişi hakkında 2 yıla kadar adli kontrol verilmesi mümkündür. Bu kapsamda hakimin, şüpheli veya sanık hakkında verebileceği yükümlülüklere örnekler şunlardır:

  • Ulaşım araçlarını kullanmaktan yasaklılık ve gerektiğinde sürücü ehliyetinin kaleme teslim edilmesi,
  • Uyuşturucu madde bağımlılığından arınmak için hastanede yatmak da dahil çeşitli tedavilere tabi olmak,
  • Yurt dışına çıkmaktan yasaklı olmak,
  • Hakim tarafından belirlenecek yerlere (polis karakolu, jandarma vb.) düzenli aralıklarla giderek imza atmak,
  • Hakimin belirlediği yerlerde ve belirttiği kişilerin çağrısına uyarak mesleki ve eğitim faaliyetlerine katılmak,
  • Suçun neden olduğu zararların giderilmesi için bir güvence miktarı yatırmak,
  • Silah bulundurulmasının ve taşınmasının yasaklanması.

Adli kontrol verilmesi halinde kişinin tutuklanması söz konusu olamaz. Ancak şüpheli veya sanık, adli kontrol kararında belirtilen yükümlülüklere aykırı davranırsa hakim derhal tutukluluğa hükmedebilir.

Soruşturma ve kovuşturma evresinde verilmiş adli kontrol kararına ve bu tedbirde yapılmış değişikliklere karşı itiraz yoluna başvurulabilir. Adli kontrol kararına karşı itiraza yetkili kişiler, kararı öğrenmelerinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilirler. İtirazlar, kararı veren mercie bir dilekçe sunulmasıyla ya da zabıt katibine beyanda bulunulmasıyla yapılmaktadır.

Adli kontrol kararına; Cumhuriyet savcısı, şüpheli veya sanık, yasal temsilcisi, eşi, müdafisi ve katılan sıfatıyla mağdur itiraz edebilir.

Tutukluluk

Tutukluluk, suçun esasına ilişkin yargılama yapılmadan kişinin özgürlüğünü kısıtlayan istisnai ve ağır nitelikteki koruma tedbiridir. Bu kapsamda tutukluluk kararı; şüpheli veya sanığın kaçma şüphesi, delillere zarar verme ihtimali, tanık veya mağdur üzerinde baskı kurma şüphesinin bulunduğu durumlarda verilir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda uygulanacak tutukluluk süresi en fazla 1 yıldır. Soruşturma aşamasında en çok 6 aya kadar tutukluluğa hükmedilebilir. Hakim, zorunluluk hallerinde sürenin 6 ay uzatılmasına karar verebilir. Yargılama sonucunda sanık hakkında hapis cezası verilirse tutuklulukta geçirilmiş süreler hapis cezasından düşürülür.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan verilmiş tutukluluğa karşı; şüpheli veya sanık, yasal temsilcisi, eşi, müdafisi, birinci ve ikinci dereceden akrabaları (anne, baba, çocuk, torun, dede, büyükanne) itiraz hakkına sahiptir. Tutukluluk tedbirinin öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde, kararın verildiği merciye itiraz dilekçesiyle veya zabıt katibine beyanda bulunarak itirazda bulunabilirler.

DİKKAT: 2 yaşını doldurmayan çocuklar ile 15 yaşını doldurmayan sağır ve dilsizler hakkında tutukluluk kararı hiçbir surette verilemez. 15 yaşını doldurmayan çocuklar hakkında ise üst sınırı 5 yılı geçmeyen suçlar bakımından tutuklama tedbiri uygulanamaz.

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçunda Soruşturma Sonucu Verilebilecek Kararlar

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda soruşturma sonucu verilebilecek kararlar şunlardır:

  • Soruşturmaya yer olmadığı kararı (SYOK),
  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK),
  • İddianamenin düzenlenmesi kararı.

Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı (SYOK)

Soruşturmaya yer olmadığı kararı, yapılan ihbar ve şikayetin araştırmaya gerek duyulmaksızın suç oluşturmadığının açıkça anlaşılması durumunda savcılığın vereceği karardır. Ayrıca bu karar, genel ve soyut mahiyetteki suç bildirimleri sonrası da verilmektedir.

Örneğin, İstanbul’da enjektör ve serum lastiği satın alanlar uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma suçunu işliyorlar şeklindeki ihbar, soyut ve genel nitelik taşır. Cumhuriyet savcısı; kişi ve olay bilgisi, kimlik bilgisi, adres bilgisi içermeyen böyle bir ihbar karşısında soruşturmaya yer olmadığı kararı verir.

Soruşturmaya yer olmadığı kararı verildikten sonra ihbar ve şikayet edene tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden başlayarak 15 gün içerisinde kararı veren savcılığın yargı çevresindeki sulh ceza hakimliğine itiraz edilebilir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (KYOK)

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı, Cumhuriyet savcısının isnat edilmiş suçu ispatlamak ve kamu davası açmak için yeterli delile ulaşamadığı durumlarda verdiği karardır. Bu bağlamda KYOK kararı verilmesine sebep olan nedenlere örnekler şunlardır:

  • Şüphelinin ölümü,
  • Suça ilişkin af çıkması,
  • Kamu görevlisinin yargılanabilmesi için izin şartının yerine getirilememesi,
  • Şikayet şartının sağlanmaması,
  • Şüphelinin kalıcı akıl hastası olması,
  • Cezai ehliyeti ortadan kaldıran yaş küçüklüğü,
  • Dava zamanaşımı süresinin geçmesi,
  • Önödeme veya uzlaştırma şartının sağlanmaması.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu dolayısıyla başlatılmış bir soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde bu karar suçtan zarar görmüş kişiye tebliğ edilir. KYOK kararının tebliğinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine bir dilekçe ile başvurularak karara itiraz edilebilir.

Aynı olayın, yeni bir soruşturmaya konu olabilmesi için daha önce değerlendirilmemiş bir delilin ortaya çıkması ve sulh ceza hakiminin kararı gereklidir.

İddianamenin Düzenlenmesi

İddianamenin düzenlenmesi, Cumhuriyet savcısının, şüphelinin suçu işlediği hususunda yeterli şüpheye ulaşmasıyla suça ilişkin belge düzenlemesidir. Savcı hazırladığı iddianameyi mahkemeye gönderir ve mahkeme bu iddianameyi değerlendirir. İddianamenin iadesini gerektirecek haller mevcut değilse iddianame kabul edilerek kamu davası açılmış olur.

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçunun Savunması

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunun savunması, sanığın kendisi veya müdafisi yardımıyla meydana gelen suç olayını ve delilleri mahkeme huzurunda yazılı veya sözlü olarak aktarmasıdır. Bu kapsamda, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma  suçunun savunması için öne sürülebilecek hususlara örnekler şunlardır:

  • Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştıracak herhangi bir eylemin bulunmadığı,
  • Fiilin uyuşturucu madde kullanımını özendirmeye elverişli olmadığı,
  • Uyuşturucu kullanmak isteyenlere herhangi bir yer veya araç temin edilmediği,
  • Suç eyleminin kanunda sayılan meslek grupları tarafından işlenmediğinden nitelikli halin oluşmadığı,
  • Dosyada bulunan delillerin hukuka aykırı yöntemler kullanılarak elde edildiği,
  • Toplanması talep edilen lehe delillerin getirilmediği,
  • Suçun vasıflandırılmasının hatalı yapıldığı,
  • Suç unsurlarının yanlış değerlendirildiği,
  • Aleyhe olan delillerin çürütülmesi,
  • Masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği,
  • Suçun teşebbüs aşamasında kaldığı iddiaları ileri sürülebilir.

Yargılamanın en temel noktalarından biri savunmadır. Kişi özenli bir savunma yaparak suçsuzluğunu ispat etmeyi ve beraat almayı amaçlar. Ancak sanığın içinde bulunduğu durum dolayısıyla soğukkanlılığını kaybetmesi olasıdır. Bu nedenle, alanında uzman ceza hukuku avukatına danışılması yararlı olacaktır.

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçunda Ceza Yargılaması Aşaması

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda ceza yargılaması aşaması, soruşturma neticesinde savcı tarafından hazırlanan iddianamenin görevli mahkeme tarafından kabul edilmesiyle başlayan süreçtir. Ceza yargılaması diğer adıyla kovuşturma, mahkemenin vereceği hükmün kesinleşmesiyle sona erer.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda genel hükümler takip edilerek ceza yargılaması yapılır. Bu kapsamda, mahkeme öncelikle duruşma gününü belirler ve bu tarihi mahkemede hazır bulunması gerekenlere çağrı kağıdı ile bildirir. Sanığa gönderilecek çağrı kağıdında, isnat edilmiş suç anlatılır ve duruşmaya mazeretsiz olarak katılmaması durumunda zorla getirileceği yazılır.

Duruşma hazırlığını tamamlayan mahkeme, duruşma evresine geçer. İlk duruşmada hazır bulunanların kimliği saptanır ve iddianame sanığa okunur. Ardından sanık hazır olduğunda olaya ve delillere ilişkin savunması dinlenir. Müdafiye, katılana ve onun vekiline de beyanları sorulur. Ayrıca duruşma evresinde, bilirkişiden rapor istenebilir, keşif yaptırılabilir veya tanık dinlenebilir.

Duruşmalarda en önemli husus, toplanan delillerin tartışılmasıdır. Böylece hakimde, suça yönelik bir kanaat oluşturulmaya çalışılır. Son duruşmaya gelindiğinde hakim, sanığa son sözünü sorar ve hükmünü açıklar. Hükmün kesinleşmesiyle ceza yargılaması bitirilmiş olur.

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçunda Zamanaşımı 

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda dava zamanaşımı 15 yıldır. Bu süre, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Dava zamanaşımı süresi geçmiş bir suç için yargılama yapılma imkanı kalmamıştır. Artık bu suç kapsamında kamu davası açılamaz. Eğer dava açıldıktan sonra sürenin geçtiği fark edilirse “düşme kararı” verilerek yargılama bitirilir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda ceza zamanaşımı süresi, kesinleşen cezanın miktarına göre değişiklik gösterir. Eğer hükmedilen hapis cezası beş yıldan az ise 10 yıl, beş yıldan fazla ise 20 yıl ceza zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Hükmün kesinleştiği günden itibaren ceza zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır.

Ceza zamanaşımı süresi dolduğunda verilmiş mahkumiyet hükmü, devletin hiçbir organı tarafından infaz edilemez, buna yetkileri yoktur. Bu sürenin geçmesi cezanın infazına engeldir.

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçunda Mahkemenin Verebileceği Kararlar

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda mahkemenin verebileceği kararlar şunlardır:

  • Beraat,
  • Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı (CYOK),
  • Mahkumiyet,
  • Davanın Düşmesi.

Beraat

Beraat, sanığa isnat edilmiş suç dolayısıyla yapılan yargılama sonucunda sanığın aklandığını gösteren karardır. Hakimin beraat kararı vermesine neden olan durumlar şunlardır:

  • Sanığa yüklenmiş suçun kanunda suç olarak tanımlanmaması
  • Suçun sanık tarafından işlenmediğinin ortaya çıkması
  • Suça eylemini gerçekleştiren sanığın kast ve taksirinin bulunmaması
  • Failin suç fiilini işlemesine rağmen olayda hukuka uygunluk nedeni bulunması
  • Suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğini gösterecek yeterli delilin bulunmaması hali (Uygulamada delil yetersizliğinden beraat olarak bilinir.)

Beraat kararı verilmesiyle birlikte sanığın suçsuzluğu ortaya çıktığından adli sicil kaydına herhangi bir suç kaydedilmeyecektir.

Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı (CYOK)

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı, fiilin suç özelliği devam etmesine rağmen olayda bulunan bazı sebepler dolayısıyla faile ceza verilememesi karardır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda, ceza verilmesine yer olmadığı kararı şu sebepler dolayısıyla verilebilir:

  • Failin yaşının küçük olması,
  • Akıl hastası olması,
  • Sağır ve dilsizlik hali,
  • Fiilin hukuka aykırı bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle işlenmesi,
  • Suçun zorunluluk hali nedeniyle işlenmesi,
  • Eylemlerin cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi,
  • Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması halleri.

Mahkumiyet

Mahkumiyet, kamu davasına konu suçun somut delillerle ispatlanması halinde sanık hakkında bir cezaya hükmedildiğini gösteren karardır. Mahkumiyet hükmünde hakim; para cezasına, hapis cezasına veya ikisine birlikte karar verir. Ayrıca, bu cezaların yanında güvenlik tedbirine de hükmedilebilir.

Tekerrür, failin işlediği suçtan cezaya mahkum edilmesinin ardından belli bir süre içinde yeni bir suç daha işlemesidir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu dolayısıyla sanığa, beş yıldan fazla hapis ceza verilirse 5 yıllık tekerrür süresi bulunur. Daha az hapis veya adli para cezasına hükmedilirse 3 yıllık tekerrür süresi öngörülmüştür.

Tekerrür halinde sanığın işlediği ikinci suç için hapis ve adli para cezası birbirine alternatif olarak gösterilmişse hakim, hapis cezasına hükmedecektir. Ayrıca, ikinci suç nedeniyle verilen cezada daha ağır infaz kuralları uygulanacaktır. Failin cezaevinde geçireceği süre artacak ve cezaevinden çıktıktan sonra belirli bir süre denetime tabi tutulacaktır.

İyi hal indirimi, somut olayın bütününü değerlendiren hakimin, failin şahsına ilişkin hususlar dolayısıyla yapacağı takdiri indirimdir. Bu kapsamda hakim; failin kişisel ve sosyal durumunu, aile yaşantısını, geçmişini ve fiilden sonraki davranışlarını dikkate alabilir. İyi hal indirimi verildiği hallerde cezada altıda bir oranında bir indirim yapılır.

Davanın Düşmesi

Davanın düşmesi, kanunda belirtilen düşme sebeplerinin meydana gelmesi durumunda veya kovuşturma olanağı kalmayan hallerde esasa ilişkin karar verilmeksizin yargılama sürecinin sonlandırılmasıdır. Davanın düşmesine neden olacak hususlara örnekler şunlardır:

  • Sanığın ölmesi,
  • Genel af çıkmış olması,
  • Dava zamanaşımı süresinin geçmesi,
  • Takibi şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçilmesi,
  • Uzlaşma,
  • Önödeme.

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma Suçunda İstinaf ve Yargıtay Süreci

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda, ilk derece mahkemesinin verdiği karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir. İstinaf başvuruları kararı veren mahkemeye 7 gün içerisinde bir dilekçe sunulmasıyla veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunda, istinaf mahkemesinin bozma dışında vereceği tüm kararlara karşı 15 gün içinde Yargıtay’a temyiz başvurusu yolu açıktır.

Sanığın temyize başvurabilmesi için verilmiş mahkumiyetin 5 yıldan fazla hapis cezası içermesi gerekmektedir. Aksi halde İstinaf Mahkemesinin verdiği karar kesinleşecek ve temyize konu edilemeyecektir.

Sonuç

Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu, bir kimsenin uyuşturucuya rahatlıkla erişebilmesi için imkan sağlanmasıdır. Kişi hakkında bu suç dolayısıyla işlem başlatılmışsa, süreci dikkatle takip ederek etkili bir savunma yapması gerekir. Aksi halde daha ağır tedbir ve cezalar söz konusu olabilir. Bu nedenle, sürecin alanında uzman ceza hukuku avukatıyla takip edilmesinde yarar vardır.